… allesi ve Kara Meydân mahallesi ve Bâğ-ı Safâ mahallesi. Ma‘lûmumuz olan ma‘mûr
mahalleri
bunlardır. Her birinde İremezât-misâl hâne-i zibâlar vardır.
Sitâyiş-i aded-i mahallât-ı Ruhâ: Evvelâ Beğ Kapusu mahallesi ve Tâatlık mahallesi ve Câygerli mahallesi ve Kalaboynu mahallesi ve Tılığdır mahallesi ve Kara Meydân mahallesi ve Bâğ-ı Safâ mahallesi. Ma‘lûmumuz olan ma‘mûr mahalleri bunlardır. Her birinde İremezât-misâl hâne-i zibâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
… ederler. Bu değirmânların mekânları Silistre kal‘ası önünde herkesin nişânıyla
mahalleri
vardır, buyurdular ile sâkin olurlar. Zîrâ kal‘a önünde nehr-i Tuna gâyet serî‘ …
Evvelâ iki aded dibi yassı Tuna'nın tıransa gemileri gibi gemilerdir ve ikisi birbirine azîm direklerle bend olmuşdur. Bu iki keştî mâbeyninde on arşın mikdârı enli kalın tahtalar ve amûd haşebler ile mebnî dollâbları vardır. Bu dollâbın büyük gemi tarafında gemi içre azîm çarhlar vardır. Büyük çarhın ucunda bir azîm değirmân taşı vardır kim üç çift câmûs ancak bârkeş olur. Bu değirmânlarda şeb [u] rûz ellişer Silistre kilesi un hâsıl olur. Tâ bu mertebe serî‘ deverân eder çarhlardır kim âdemin nazarı iremez. Her âsiyâbın ikişer ve üçer âdemleri ehl [ü] iyâlleriyle değirmânlarda sâkin olurlar. Her biri bir hân-misâl tahta örtülü damlardır. İçinde matbahı ve müte‘addid hücreleri ve revzenleri ve bacaları vardır. Niçesinde furûnları olup tâze poğaça ve ekmek tablı ederler. Bu değirmânların mekânları Silistre kal‘ası önünde herkesin nişânıyla mahalleri vardır, buyurdular ile sâkin olurlar. Zîrâ kal‘a önünde nehr-i Tuna gâyet serî‘ cereyân eder bir girdâb-ı azîmdir. Ammâ bu yetmiş seksen aded değirmânların Tuna üzre ber-karâr olmaları aceb ma‘rifetdir. Meselâ iki gemi birbirine gemi direkleriyle bend olmuşdur. Yaban asmasından bir azîm sepet örüp seng-i hârâ ile sepedi leb-ber-leb edüp ağzın seddiderler. Ve yine yaban asmasından âdem beli kalınlığı avret saçı gibi elli altmış arşın ip örüp değirmân gemilerin Tuna ile cereyân etdirerek tâ değirmân sâhibinin Tuna üzre mahall-i hudûduna geldüğü mahalde mezkûr seddi memlû taş ile nehr-i Tuna'ya uçurup değirmân mahallinde karâr eder. Zîrâ asma ipin bir ucu sepetde ve bir ucu gemide makyûddur. Tamâm vakt-i şitâ karîb olup Tuna nehrinden buz akmağa başladıkda değirmânlar asmadan iplerin kesüp her bir değirmânı birer cezîre limanlarında hıfz edüp yine bahâr mevsiminde icrâ ederler. Azîm temâşâgâh ma‘rifet-i garîbe ve acîbe âsiyâblardır kim her biri beşer kîseye olur ammâ her sene beşer kîse mahsûl verir bir serbest ze‘âmetden a‘lâdır. Ekseriyyâ Silistre a‘yânının bir gûne kârları bu âsiyâblardır ve's-selâm. (---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121b ·
metinde göster ·
… buhayrenin ta vasatında umkı yetmiş kulaç derindir. Her tarafı a‘lâ demir dutar
mahalleri
vardır. Ve her tarafında a‘lâ latîf limanları vardır. Ve bu buhayrenin cânib-i …
Birine Ahdim-var cezîresi derler, bir kal‘a-i metîni ve bir deyr-i kadîmi var ve birisine Ahtaman cezîresi derler. Latîf limanı vardır. Ve bu buhayrenin ta vasatında umkı yetmiş kulaç derindir. Her tarafı a‘lâ demir dutar mahalleri vardır. Ve her tarafında a‘lâ latîf limanları vardır. Ve bu buhayrenin cânib-i edvârından bu bahre sağîr ü kebîr yetmiş aded enhârlar dâhil olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237a ·
metinde göster ·
… ihâvend'in garbında bir kayada bir çeşme-sâr var kim kaçan dihkânîlerin zirâ‘at
mahalleri
geldikde cümle re‘âyâ vü berâyâ-yı zürrâ‘ ol çeşme 308a kayası dibine varup b …
Diğer mutalsam-ı gayr: Bu şehr-i Nihâvend'in garbında bir kayada bir çeşme-sâr var kim kaçan dihkânîlerin zirâ‘at mahalleri geldikde cümle re‘âyâ vü berâyâ-yı zürrâ‘ ol çeşme 308a kayası dibine varup bir sığır ve bir deve ve bir at ve bir üştür ve bir çemender ve bir koyun ve bir keçi ve'l-hâsıl kırk gûne zî-rûh hayvânâtdan birer danesin boğazlayınca hemân bi-emrillah bu kadar zamândan berü mu‘attal çeşme kırk gün kâmil cereyân edüp cümle bâğ u bâğçe ve tarlalar kırk günde reyy olup yine çeşmeden su munkatı‘ olur. Bu mutalsamlar aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b–308a ·
metinde göster ·
Menzil-i kal‘a-i Kirmânşâhî: Bu kal‘a dahi mukaddemâ bâlâda Şâh İsmâ‘îl binâ etdiğiyçün Kirmânşâhî dedikleri ve gayrı evsâfları tahrîr olunmuşdu. Lâkin bu mahalden Nihâvend ve Kum ve Kâşân diyârların seyr edüp yine bu kal‘a-i Kirmânşâhî'ye gelmek iktizâ etdi. Zîrâ bu Kirmânşâhî diyâr-ı Hemedân'a üç menzil olup Bağdâd yolu üzre vâki‘ olmuş bir kal‘a-i Kirmânşâhî'dir. Lâkin bu hakîr bu mahalleri geşt [ü] güzâr etmek içün seb‘a-i seyyâre-vâr devr-i diyâr edüp Kirmânşâhî'den cânib-i cenûba üç sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 328a ·
metinde göster ·
Hakîkatü'l-hâl Seydî Paşa zamânı iki kerre diyâr-ı Erdel'e girmişdik, ammâ bu
mahalleri
görmemişdik ve hâlâ refîklerimizde de görmüş yok. Tatarlarsa evlâ bi't-tarîk Er …
Hakîkatü'l-hâl Seydî Paşa zamânı iki kerre diyâr-ı Erdel'e girmişdik, ammâ bu mahalleri görmemişdik ve hâlâ refîklerimizde de görmüş yok. Tatarlarsa evlâ bi't-tarîk Erdel'e girdikleri yok. Hemân bu kâfirlerin ardlarına düşüp ol gün "Bire bire Hay!" deyüp 13 sâ‘at yürüyüp bu kadar koyun sığır kalup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… ı Muhammedî kitâbın gösterüp birez mütâla‘a ederken haşr u neşr ve mevt ü hayât
mahalleri
kırâ’at olunup,
Ol ân paşa-yı Âsaf-şân mezkûr kitâbı koynuna koyup ve bir şemmâme amber bilesince alup esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup doğru Şeyhülislâm Sun‘îzâde Efendi'ye varup dest bûsdan sonra koynundan Tarîkat-ı Muhammedî kitâbın gösterüp birez mütâla‘a ederken haşr u neşr ve mevt ü hayât mahalleri kırâ’at olunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44b ·
metinde göster ·
… li çemenzâr sahrâdır kim Âl-i Osmân askeri kondu. Ve ol fezâ-yı mahsûldâr ba‘zı
mahalleri
sazlıkdır. Dahi bu kal‘anın mağrib cânibi havâleli bayırlardır kim bu bayırlar …
Eşkâl-i kal‘a-i Segsâr: Bir mesîregâh bir tell-i âlî bayır üzre şekl-i murabba‘ bir taş kal‘adır, lâkin yalın katdır. Ve cümle sekiz aded kulledir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz germe adım bir kulle-i şîrîndir ve dâ’iren-mâdâr etrâfı kesme alçak handakdır. Ve kal‘a içinde ancak beş aded hânesi var, gayri yerleri meydândır. Ve bir küçücük tahta örtülü Süleymân Hân câmi‘i ve cânib-i cenûba mekşûf bir demir kapusu var ve handak üzre zincîr ile bağlı asma cisri var. Bu kal‘anın poyraz rûzgârı tarafı tâ nehr-i Tuna'ya varınca bir top menzili çemenzâr sahrâdır kim Âl-i Osmân askeri kondu. Ve ol fezâ-yı mahsûldâr ba‘zı mahalleri sazlıkdır. Dahi bu kal‘anın mağrib cânibi havâleli bayırlardır kim bu bayırlar üzre İbrâhîm Paşa ve Rüstem Paşa toplar koyup döğerek amân ile feth etmişler, gâyet yakın bayırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… îse ve manastırlar Şeddâdî binâ olmağile meydânda sögeli kalmışlar idi, zîrâ bu
mahalleri
tâ Komaran ve Uyvar ve Litre ve nehr-i Vak aşırı tâ henüz geçdiğimiz Pojon kal‘ …
El-hâsıl bir gece haymemizle nehr-i Vak sâhilinde bir çemenzâr yerde yatup 76a andan ertesi ale's-sabâh nehr-i Vak'ın geçidin bulup yüz bin renc-i anâ ile nehri ubûr edüp Uyvar hâki taraflarına düşdük, ammâ henüz kâfiristânın katana yerlerine geldik. Bunda dahi niçe yüz ihrâk olmuş kurâ ve kasabâtlar ubûr etdik ve niçe ihrâk etdiğimiz köylere ve şehirlere râst gelüp âşinâ çıkup alâmetleriyle bildim, ammâ niçe yüz kârgîr binâlı kenîse ve manastırlar Şeddâdî binâ olmağile meydânda sögeli kalmışlar idi, zîrâ bu mahalleri tâ Komaran ve Uyvar ve Litre ve nehr-i Vak aşırı tâ henüz geçdiğimiz Pojon kal‘ası ve Akyaylalar ve Sucever kal‘ası ve Ban kal‘asına varınca yigirmi konak yerleri tâ Tot vilâyetine varınca bu vilâyetleri berbâd etmişdik. Lâkin henüz amâr olmada, ammâ yüz yüz elli bin esîrleri alınup bu kadar mâl-ı ganâ’imleri alındığından bu üç seneden berü bir hoş amâr olmamış. Hamd-i Hudâ üç seneden sonra yine harâb etdiğimiz yerleri amâr olur görmek müyesser oldu. Andan bu sahrâları dahi bir günde ılgar ile geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b–76a ·
metinde göster ·
kâmil on gün görüp seyr [ü] temâşâlar edüp mandıralarda çobanlar ile koyun ve k …
Bu mahalleri kâmil on gün görüp seyr [ü] temâşâlar edüp mandıralarda çobanlar ile koyun ve kuzu ve bal ve tereyağı ve kaymak ve gölemez ve hoşmerim ve ağız ve katık ve teleme peyniri ve kesmik ve surutka ve gûnâ-gûn peynirler ve latîf südler zevk u safâların etmişizdir kim Hudâ bilür. Ve seyishânelerimize tâze tekerlek peynirlerin tahmîl edüp andan şarka gidüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
aslâ görmemek ile kâh şimâle ve kâh cenûba ve kâh şarka ve garba kasaba kasaba …
Hakîr-i pür-taksîr bu mahalleri aslâ görmemek ile kâh şimâle ve kâh cenûba ve kâh şarka ve garba kasaba kasaba gezüp andan yine cânib-i şimâle gidüp karye-i Çatalca'yı geçüp Kavala'ya 6 sâ‘at karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
cümle hâlîdir kim tilkiler ve çakallar ve tavşanlar vardır, zîrâ vâsi‘ kal‘a-i …
Ve kal‘anın bu mahalleri cümle hâlîdir kim tilkiler ve çakallar ve tavşanlar vardır, zîrâ vâsi‘ kal‘a-i azîmdir. Ve bu kal‘ada âdem sığar mefret ibret-nümâ toplar var kim tâ Ebü'l-feth komuşdur, ammâ bu mefret top-ı kûpları bu kal‘a-i serâmedün tâ zirve-i a‘lâsına nice çıkarmışlardır. Bu dahi garîb temâşâdır. Bu kal‘ada aslâ kurşum örtülü eser-i binâlardan alâmet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·
ubûr edüp mezkûr Varvul tuzlası cânibleri sâfî harâmî ve harâmzâdesi çok olmak …
Bu mahalleri ubûr edüp mezkûr Varvul tuzlası cânibleri sâfî harâmî ve harâmzâdesi çok olmak ile iç yüzünde Pîrsiz Alî Ağa çiftliğine varup andan bir kaç âdemler alup kıble cânibine 3 sâ‘at taşlı sarp boğazlar içre ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y102b ·
metinde göster ·
… ur. At ve âdem düşmesin içün yollar üzre çam ağaçlarından korkuluk etmişler. Bu
mahalleri
yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp,
Söğüdlü dere: Bir mahûf u muhâtara içre Karamanoğulları'nın yaylaları olmak ile niçe kerre yüz bin bîd-i sernigûnları mezkûr derenin iki cânibine ale't-tertîb hemvâr dikmişler kim âdem hayrân olur. Ve bu derenin kıble cânibi Silifke sancağı hâkidir. Şimâl tarafı Karaman sancağı hudûdudur. Ve bu derelerde eyle uçurum yerler vardır kim âdem aşağı baksa bî-tâb olur. At ve âdem düşmesin içün yollar üzre çam ağaçlarından korkuluk etmişler. Bu mahalleri yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·
geçüp yine şarka iri dıraht-ı müntehâ korular ve çemenzâr örüler ve zeytûn ağac …
Andan bu mahalleri geçüp yine şarka iri dıraht-ı müntehâ korular ve çemenzâr örüler ve zeytûn ağacı ile ârâste olmuş harâb kurâ yerlerin güzer edüp 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y146b ·
metinde göster ·
… hûn-ı insân şemm olunur bir vatan-ı aşkıyâ-yı Türkmân-ı bî-îmândır. Ve bu mahûf
mahalleri
ubûr ederken refîklerimiz "Vallâhi bî-tâb ve bî-mecâl kaldık. Şu görinen kal‘ay …
Nehr-i Ak Cihân: Bu dahi Arslanlı yaylağından gelüp nehr-i Y 158b Ceyhûn'a [mahlût olur] anı dahi at ile güzer edüp Arslanlı beline iki sâ‘atde urûc edüp eyle bir çengelistân u hıyâbân gûnâ-gûn meyve ile memlû bir teferrücgâh yayladır. Ammâ her kûçe ve pûçesinde kemîngâh yerler var kim cümle râyihası hûn-ı insân şemm olunur bir vatan-ı aşkıyâ-yı Türkmân-ı bî-îmândır. Ve bu mahûf mahalleri ubûr ederken refîklerimiz "Vallâhi bî-tâb ve bî-mecâl kaldık. Şu görinen kal‘aya varalım, ta‘âm yeyelim" dediler. Hakîr dahi teba‘iyyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158a–Y158b ·
metinde göster ·
… ik, zîrâ sene 1058 târîhinde cülûs-ı Mehemmed Hân-ı Râbi‘de Murtazâ Paşa ile bu
mahalleri
seyâhat etmeğile sol cânibde şarka dağlar içre 3 sâ‘at gidüp,
Bunu dahi seyr [ü] temâşâ edüp leb-i deryâ ile Akke cânibine azîmet etmedik, zîrâ sene 1058 târîhinde cülûs-ı Mehemmed Hân-ı Râbi‘de Murtazâ Paşa ile bu mahalleri seyâhat etmeğile sol cânibde şarka dağlar içre 3 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196a ·
metinde göster ·
… bizi vakt-i sabâh kayd-bend etdiniz. Merrîh hükmüdür. Merrîhin hükmü kandır. Bu
mahalleri
def‘ etmeğiyçün sâhib-i firâş olduk. Bilâhire huzûruna câmehâb ile gelüp anda d …
"Ve andan sonra biz dahi ziyâde takayyüd etmeğe var makdûrumuz sarf edüp koynumuzda cüzdânlarla türâb taşımağa başladık. Ba‘dehu Papanın mektûblarında ol cânibe bir asker varır, deyü tahrîrlerinden bir nakş alup bir remil etdik. Bize havf u hatar menzili göründü ve bizi vakt-i sabâh kayd-bend etdiniz. Merrîh hükmüdür. Merrîhin hükmü kandır. Bu mahalleri def‘ etmeğiyçün sâhib-i firâş olduk. Bilâhire huzûruna câmehâb ile gelüp anda dahi halâs olamayup cenâbınıza kasd etdik, yine halâs olmadık. Eğer dîn-i Muhammed'e girirsem beni âzâd edin" deyü ricâ eyleyüp cemî‘i sergüzeşt [ü] serencâmların min-evvelihi ve âhirihi nakl ederler. Hemân koca Nûreddîn eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y285b ·
metinde göster ·
Bu mahalden tâ Mekke'ye gelince iki bin adımdır. Acele ile bu
mahalleri
"Allâhümme lebbeyk" deyü feryâd ederek Şâm ve Mekke bürkelerin ubûr ederek esvâ …
Bu mahalden tâ Mekke'ye gelince iki bin adımdır. Acele ile bu mahalleri "Allâhümme lebbeyk" deyü feryâd ederek Şâm ve Mekke bürkelerin ubûr ederek esvâk-ı Mekke içre girdikde (---) nâm bir mahaldir, çârsû içinde yolun iki tarafında dîvâr köşelerine muttasıl iki mîl vardır. Her şeb işâre kandîlleri ile çerâğân olur. Bu mahalden ibtidâ Mekke-i mükerremenin mîl-i minâreleri nümâyân olur. Bu mahalde el açup Mekke'ye müteveccih olup işbu du‘âyı tilâvet ede. Ol du‘â budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314b ·
metinde göster ·
… lmuş, ammâ Dâvûd Paşa içerden bir kat dahi tula binâ kal‘a dîvârı çekmişler. Bu
mahalleri
ubûr edüp beş yüz adım gidüp,
Bâb-ı Derbü'l-Ahmer-i bûr şûr sûr(?): Şarka nâzır iki kat tahta kapulardır. Bu mahalde kal‘a dîvârı kömler içre gâ’ib olmuş, ammâ Dâvûd Paşa içerden bir kat dahi tula binâ kal‘a dîvârı çekmişler. Bu mahalleri ubûr edüp beş yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·
… Nîl içre ormanlı ve timsâhlı ve kayıklar ile mansar harâmîli adalar vardır, bu
mahalleri
kâmil sekiz sâ‘atde dolaşarak gidüp,
Andan ale's-sabâh kalkup dörd sâ‘at şarka Nîl kenârınca andan dörd sâ‘at yine Nîl kenârınca cenûb cânibine giderek, zîrâ bu mahalde Nîl deve boynu gibi gâyet eğri cereyân eder, ve Nîl içre ormanlı ve timsâhlı ve kayıklar ile mansar harâmîli adalar vardır, bu mahalleri kâmil sekiz sâ‘atde dolaşarak gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366b ·
metinde göster ·
… âyet münharif cereyân edüp cânib-i şimâle dolaşır. Biz dahi ana teba‘iyyeten ol
mahalleri
ubûr ederek sekiz sâ‘atde,
Evvelâ İbrîm'den Nîl kenârınca cânib-i şimâle revâne olduk. Zîrâ Nîl bu mahalde gâyet münharif cereyân edüp cânib-i şimâle dolaşır. Biz dahi ana teba‘iyyeten ol mahalleri ubûr ederek sekiz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y392b ·
metinde göster ·