… larındaki yoğurdlar dahi meşhûrdur. Ve Silivrikapusu'nun iç yüzünde ve Yaylacık
mahallesinde
ve Ma‘cûncu mahallesinde ve Lanka mahallesi ve Karaman mahallesinde hâsıl olan …
Ve İslâmbol içre Zeyrekbaşı câmi‘i kurbünde Hacı Hasan yoğurdu, acâyibdir, sâhib-i vefkdir derler. Ve Cübbealîkapusu'nun iç yüzünde yedi kârhâne südcü odalarındaki yoğurdlar dahi meşhûrdur. Ve Silivrikapusu'nun iç yüzünde ve Yaylacık mahallesinde ve Ma‘cûncu mahallesinde ve Lanka mahallesi ve Karaman mahallesinde hâsıl olan yoğurdlar dahi şöhret bulmuşdur. Ammâ Südlüce ve Kâsımpaşa ve Ortaköy'de imâm yoğurdu ve Kanlıca yoğurdu ve Üsküdar kaymağı ve yoğurdu meşhûr-ı âfâklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… meşhûrdur. Ve Silivrikapusu'nun iç yüzünde ve Yaylacık mahallesinde ve Ma‘cûncu
mahallesinde
ve Lanka mahallesi ve Karaman mahallesinde hâsıl olan yoğurdlar dahi şöhret bul …
Ve İslâmbol içre Zeyrekbaşı câmi‘i kurbünde Hacı Hasan yoğurdu, acâyibdir, sâhib-i vefkdir derler. Ve Cübbealîkapusu'nun iç yüzünde yedi kârhâne südcü odalarındaki yoğurdlar dahi meşhûrdur. Ve Silivrikapusu'nun iç yüzünde ve Yaylacık mahallesinde ve Ma‘cûncu mahallesinde ve Lanka mahallesi ve Karaman mahallesinde hâsıl olan yoğurdlar dahi şöhret bulmuşdur. Ammâ Südlüce ve Kâsımpaşa ve Ortaköy'de imâm yoğurdu ve Kanlıca yoğurdu ve Üsküdar kaymağı ve yoğurdu meşhûr-ı âfâklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… ve Yaylacık mahallesinde ve Ma‘cûncu mahallesinde ve Lanka mahallesi ve Karaman
mahallesinde
hâsıl olan yoğurdlar dahi şöhret bulmuşdur. Ammâ Südlüce ve Kâsımpaşa ve Ortakö …
Ve İslâmbol içre Zeyrekbaşı câmi‘i kurbünde Hacı Hasan yoğurdu, acâyibdir, sâhib-i vefkdir derler. Ve Cübbealîkapusu'nun iç yüzünde yedi kârhâne südcü odalarındaki yoğurdlar dahi meşhûrdur. Ve Silivrikapusu'nun iç yüzünde ve Yaylacık mahallesinde ve Ma‘cûncu mahallesinde ve Lanka mahallesi ve Karaman mahallesinde hâsıl olan yoğurdlar dahi şöhret bulmuşdur. Ammâ Südlüce ve Kâsımpaşa ve Ortaköy'de imâm yoğurdu ve Kanlıca yoğurdu ve Üsküdar kaymağı ve yoğurdu meşhûr-ı âfâklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
sâkinlerdir. Bu t[â]’ife avcıbaşılara mensûb olmağile, bile alay gösterdiler. N …
Esnâf-ı vasılcıyân ya‘nî ayıcıyân: Bunlar pîrsizân-ı Fir‘avniyân'dır, cümlesi Sultân Balat Şâh mahallesinde sâkinlerdir. Bu t[â]’ife avcıbaşılara mensûb olmağile, bile alay gösterdiler. Neferât yetmiş aded Karyağdı ve Avra ve Duracak ve Binbereket ve Yazıoğlu ve Sürioğlu ve Hayvânoğlu nâm Çingâneler ayıların çatal zencîrler ile keşân-ber-keşân çekerek ellerinde sopaları ve dâ’ireleriyle ubûr ederken kâhîce ayılarına,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169a ·
metinde göster ·
… şdir, zîrâ Kâsımpaşa'da ve Eyyûb'da ve İslâmbol'da ve Hocapaşa semtinde, Yahûdî
mahallesinde
çok dükkânları vardır, a‘lâ kâr ederler.
Bunlara tâ’ife-i ispeçerân derler, Sakız Urumu ve Freng kefereleridir. Ammâ gâyet üstâdlardır. Ve ilm-i tıbda dahi mahâretleri vardır. Cümle neferâtları beş yüzdür ve kârhâneleri altmışa yetmişdir, zîrâ Kâsımpaşa'da ve Eyyûb'da ve İslâmbol'da ve Hocapaşa semtinde, Yahûdî mahallesinde çok dükkânları vardır, a‘lâ kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174a ·
metinde göster ·
Hikâye{-i münâsib}: Hikmet-i Hudâ bir gün İslâmbol'da Yahûdî
mahallesinde
ihrâk-ı azîm vakı‘ olup bostâncıbaşı ve yeniçeri ağası yankını söndürmeğe varup …
Hikâye{-i münâsib}: Hikmet-i Hudâ bir gün İslâmbol'da Yahûdî mahallesinde ihrâk-ı azîm vakı‘ olup bostâncıbaşı ve yeniçeri ağası yankını söndürmeğe varup bir kaç bostâncı ve yeniçeriler bu tîz-âbcı kârhânesinin birine girüp görseler kim raflar üzre yüz, iki yüz şîşeler içre elvân elvân şarâblar, "bire meded" deyü herbiri birer şî[şe]den nûş edüp on üç nefer kimesnenin ol mahalde ciğerleri ve bağırsakları tarfetü'l-ayn içre taşra çıkup merhûm olup vücûdları âteşe yanup kaldı. Tîz-âb (---)(---) hâsıl olur. Böyle mel‘ûn şeydir kim kîmyâcılara dahi lâzımdır. Ve bu Yahûdîler dahi kîmyâya çalışırlar, ba‘zısı vâsıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187b ·
metinde göster ·
… ehişt-âbâd'dır, anın asrında şehr-i İslâmbol'un Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler
mahallesinde
bi-emri Hudâ mâder-i rahmden bir ma‘sûm vücûda gelüp gözleri la‘lgûn, ya‘nî âlü …
Sene 1032 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ ki, fâtih-i Bağdâd-ı behişt-âbâd'dır, anın asrında şehr-i İslâmbol'un Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler mahallesinde bi-emri Hudâ mâder-i rahmden bir ma‘sûm vücûda gelüp gözleri la‘lgûn, ya‘nî âlü'l-âl kırmızı mercân-misâl, ammâ âteş gibi şu‘le verirdi. Ve burnunun orta direği yok idi. Ammâ bi-emri Hayy-ı Kadîr, peder [u] mâderi bu ma‘sûmu şîr-i mâder, hurmâ ve kand-i nebât-ı hamavî ile perveriş ederek şeb [u] rûz cemâl-i bâ-kemâl sâhibi olmada terakkî bulup sûre-i Ve't-tîn âyeti üzre Arapça nassı üzre eyle bir rûh-ı musavver oldu kim her gören vâlih [ü] mecnûnu ve meftûnu olurdu. Hikmet-i bâliğa emri üzre ol ma‘sûm-ı pâk bâliğ olup merdâne cünbüş ü hareket etmede iken hikmet-i Hudâ ol ma‘sûm çiçek nâm bir maraza mübtelâ olup Allâhümme âfinâ yedi gün yedi gecede çeşm-i ebrû, müjgân ve kemân kaşlardan ve burun ve kulak ve dehândan el-hâsıl Arapça ile medh olunan evsâfdan fakîr gulâmda aslâ vücûd-ı insâna benzer bir uzvu kalmayup gûyâ fakîr gulâm-ı pâk, bir nâ-pâk yağ tulumuna dönüp savt-ı hazîni âheng-i zenbûr-ı asele dönüp peder ve mâderi fakîr gulâmın savt-ı hazînin anlamadan kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217a ·
metinde göster ·
bir attâr dükkânı açup kâr [u] kesb ederdi. Ammâ İslâmbol halkı bundan bir metâ …
Ba‘dehu mezbûr gulâm, Unkapanı semtinde Azebler mahallesinde bir attâr dükkânı açup kâr [u] kesb ederdi. Ammâ İslâmbol halkı bundan bir metâ‘ almasına bahâne edüp bî-bahâ bu hey’et-i mecmû‘a-i ahmerluyu seyr [ü] temâşâ ederlerdi. Ve ol kadar bâzâr ederdi kim akçe almadan ve halkın izdihâmından bî-zâr olup kimi fâl dutardı, kimi nazar edüp giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217b ·
metinde göster ·
… â evce peyveste olmuş bir şecer-i azîmdir. Kabr-i şerîfi Bursa şehri içre (---)
mahallesinde
bir tekye-i azîmdir kim Orhân Gâzî binâsıdır. Kuddise sırruhu.
Evvelâ Geyikli Baba Sultân: Fukarâ-yı Yesevî'den olup Azerbaycân şehirlerinden Hoy-ı hüsn-hûydandır. Kûh-ı azîmlerde vahşî sığınlara süvâr olup Orhân Gâzî ile sefer eşüp at tavlası gibi bir tavla sığınları var idi, barhanasın bile vahşî gazâllara yükledirdi. Bursa'da iç kal‘a içre Hünkâr Sarâyı kurbunda bir dıraht-ı müntehâ dikmişdir. Hâlâ evce peyveste olmuş bir şecer-i azîmdir. Kabr-i şerîfi Bursa şehri içre (---) mahallesinde bir tekye-i azîmdir kim Orhân Gâzî binâsıdır. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237b ·
metinde göster ·
… ım" rumûzun etdi. Hakkâ ki ol asrın ikisi de gerçek erleridir. Bursa içre (---)
mahallesinde
bir tekye-i ma‘mûrda âsûdedir. Bunlar dahi Bursa fethinde bulunmuşlardır. Kuddi …
Andan müctehid-i evliyâ münferid-i asfiyâ eş-Şeyh Hazret-i Abdâl Mûsâ: Bu dahi Hoca Ahmed-i Yesevî fukarâsı idi. Horâsân'dan Hacı Bektaş ile Rûm'a geldi. Niçe yüz keşf [u] kerâmetleri zâhir olmuşdu. Cümleden biri Geyikli Baba'ya kor olmuş âteşi pembe içine sarup hedâyâ-yı rumûz gönderir. Geyikli Baba dahi anlara süd gönderir. Rûmûz oldur kim "Sen âteşle pembeyi imtizâc etdirdinse ben dahi leben-i hâlis hâsıl olan vahşî gazâlları teshîr edüp at gibi binüp ve südün yiyüp kullanırım" rumûzun etdi. Hakkâ ki ol asrın ikisi de gerçek erleridir. Bursa içre (---) mahallesinde bir tekye-i ma‘mûrda âsûdedir. Bunlar dahi Bursa fethinde bulunmuşlardır. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237b ·
metinde göster ·
… fukarâ mürîdi var idi. Âhir aşk-ı İlâhî ile merhûm olup Bursa içre (---)(---)
mahallesinde
tekyesi içinde medfûndur.
Ve eş-Şeyh Akbıyık Sultân: Fukarâ-yı Bayrâmiyândandır. Zamân-ı Murâd Hân-ı Sânî'de pîşvâ-yı tarîk olup niçe bin fukarâ mürîdi var idi. Âhir aşk-ı İlâhî ile merhûm olup Bursa içre (---)(---) mahallesinde tekyesi içinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 239a ·
metinde göster ·
… bir tabya binâ edüp on pâre balyemez top ile liman tarafın döğesiz ve içeri Rûm
mahallesinde
bir kaç ok ile Rûmlara istimâlet kâğızları atasız, inşâallah böyle etseniz kal‘ …
{Der-beyân-ı muhâsara-i kal‘a-i Hanya} : Ba‘dehû fermân-ı serdâr ile cümle hayme ve hargâhları Hanya kal‘asının cânib-i şarkîsi ve garbîsi ve cenûbî tarafına top menzili ba‘îd ordu-yı İslâm kat-ender-kat kurulup cânib-i erba‘a içine karavullar ta‘yîn olunup cümle mîr-i mîran ve asâkir-i a‘yân-ı cüyûş-ı müslimîn hayme ve hargâhı ve bâr [u] bengâhıyla ta‘yîn olunduğu yerlerde meks edüp taraf taraf çavuşlar tenbîh edüp cümle guzât gusller eyleyüp herkes helâlleşüp Bismillah ile ibtidâ yeniçeri ocağı rûz-ı rûşende meterise girdiler. Ertesi ale's-sabâh deryâ-misâl asker ile mevc mevc ve fevc fevc ve gürûh gürûh müzeyyen ve müsellâh cüyûş-ı muvahhidîn ile Serdâr-ı mu‘azzam Yûsuf Paşa kal‘a altından küffâr-ı hâre karşu alâ rağmi'l-a‘dâ'l-a‘dâ bir alay olmuşdur kim cümle küffâr-ı dûzah-karâr havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân'dan mebhût [u] mütehayyir kaldılar. Andan serdâr-ı mu‘azzam, kânûn-ı kadîm üzre otağına nüzûl etdüğü sâ‘at cümle beldâr u çerâhora kırk bin mikdârı kazma ve kürek verüp yedi koldan sıçan yollarına mübâşeret olunup yedi koldan kal‘a-i Hanya'yı kuşadup muhâsara etdiler. Evvelâ kal‘anın cânib-i cenûbunda yeniçeri kethüdâsı koluna serdâr-ı mu‘azzam girdi. Ve Anadolu eyâleti ile (---) Paşa on oda ile zağarcıbaşı girdi. Ve Rûmeli eyâletiyle (---) Paşa on oda ile samsoncubaşı girdi. Kapu tarafı ki cenûb tarafıdır, Sivas eyâletiyle (---) Paşa beş oda ile yeniçeriyle haseki ağa meterise ve cânib-i şarkîsinde gümüş tabyasına cümle Cezâyirli meterise girdi. Ve kal‘anın cânib-i garbîsinde Altuntabya tarafına Haleb eyâletine mutasarrıf (---) Paşa üç oda ile zenberekçibaşı meterise girdi. Netîce-i kelâm yedi koldan on yedi kat-ender-kat cümle guzât meterise girüp her tarafdan göz açdırmayup günden güne meterisler yürümede, ammâ sedd-i İskender-vâr bir çâr-kûşe kal‘a-i üstüvâr olmağıla cânib-i şimâlîsi liman ve deryâ vâkı‘ olup ol tarafında meterise girilmek muhâl-ender-muhâl olup ancak karada şarkî ve garbî ve cenûb tarafından meterise girildi. La‘în-i bî-dîn küffâr, Âl-i Osmân ile Kıbrıs gazâsından berü ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl etmemeğile askeri dinç ve cebehânesi gülünç ve sâ’ir mühimmatları mütekâsir ve soltatları vâfîr, şeb [u] rûz ârâm etmeyüp yedi gün yedi gice kırk bin top ve niçe kerre yüz bin tüfenk-i pür-renk ve niçe bin kazan kumbara atup şeb-i zulmânîde kal‘ayı meş‘al-i mu‘allaklar ile çerâğân ederdi. Yedi günde yedi bin âdem şehâdet câmın nûş edüp camadanları beytü'l-mâle teslîm olundu. Ammâ hamd-i Hudâ guzât-ı müslimîn zerre ve şemme havf etmeyüp serdâr-ı bâ-vakârın ihsân [u] in‘âmı sebebiyle ihtimâm-ı 271b tam edüp gice ve gündüz meterisleri ileri yürüdüp üçüncü gün handak kenarına varıldı. Ve yedi koldan balyemez toplar kal‘anın yedi yerinden rahneler verdi. Ammâ kal‘anın zerre mikdârı rûhunun haberi olmadı. Gûyâ bir kûh-ı Demâvend idi. Bu hâl üzre yigirmi gün yigirmi gice ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl olup mel‘ûn küffâr topa tutulmuş maymuna dönüp henüz hâbdan bîdâr olur gibi kudurmuş yılana dönüp eyle hıyel u şeytanat ve âteş-bâzlıklar edüp cümle guzât-ı müslimîni kebâb eyledi. Asker-i İslâm bu hıyel u mel‘ânetlerine bakmayup gün-be-gün ser-bâzlıkların ziyâde edüp Kumtabya cânibinden toprak sürmeğe eyâlet-i Şâm ve Mar‘ayş ve Karaman ve Tarabefzûn me’mûr olup toprak dağlar gibi gelirken küffâr-ı bed-girdâr [u] hilekâr kal‘a içinden el kumbarası ve kazan kumbarası ile erbâb-ı timarı yakup yandırdı. Âhir toprak sürmek mümkün olmayup taraf taraf lağımlara mübâşeret olunup kal‘anın garbî cânibi ki Nazarta tarafıdır, ol cânibden üç ağızlı bir lağm-ı sehm-gîn atılup kal‘anın yetmiş arşın mikdârı yeri hevâya perrân olup üzerinde olan küffârlar zâğ-ı gammâz-vâr hevâya pervâz urup dârü'l-bevâr-ı veylde karâr etdiler. Küffâr-ı dûzah-karâr bu lağım fennin görüp fi'l-hâl derûn-ı kal‘ada zîr-i handakdan güzer edüp bir lağım-ı sehm-gîn [ü] keyd-i mekîn atmışdır kim sürülen toprakla iki yüz mikdârı âdemleri evc-i hevâya münkalib edüp bir sâ‘at-i nücûmî gubar-ı türâb ile asker-i İslâm zulumât içre kaldılar. Niçe âdemler zîr-i türâbda bî-nâm u nişân olup bilâ-lahid ü bilâ tekfîn medfûn oldular. Guzât-ı müslimîn bu hâle dahi bakmayıp birbirlerin cenge tergîb edüp kal‘anın rahnedâr yerlerinden serdengeçdiler câbecâ kelleler ve diller getirmeğe başladılar. Hemân serdâr hazretleri kelle getirene elli altun, dil getirene yüz altun ve esîrin ihsân edüp niçesine timar u ze‘âmet bî-dirîğ ihsân oldukça guzât-ı müslimîn cân u gönülden cân ve baş verüp bir kaç kerre tâ derûn-ı kal‘adan kelle ve dil ve bir kerre ceneralin oğlun kayd-bend ile getirdiler. Ammâ ol gün mel‘ûn küffâr kudurdular ve hayli ceng edüp bî-nihâye yiğitleri şehîd etdiler. Ve bundan mâ‘adâ şeb [u] rûz görülmemiş âteş-feşânlık ederdi. Mâh-ı mezbûrun (---) günü derûn-ı kal‘adan bir küffâr resen-bâzlık ederek nüzûl edüp serdâr-ı âlî-tebârın huzûruna gelüp eydür "Sultânım! Eğer kal‘a içinde benim evimi ve ehl [u] iyâlimi bana ihsân edersen sana müjdem vardır" dedi. Serdâr "Hânenden ma‘a ziyâde murâd [u] maksudun her ne ise dîn-i Muhammedî hakk-içün sana ihsân edüp cümle re‘âyâya seni zâbit nasb edüp cümle tekâlîf-i örfiyyeden seni ve evlâdların mu‘âf ve müsellem edem" deyü yemîn billah ve kasem tallah edüp mezkûr keferenin gerdenine bir emân destmâlı bend edüp keferenin cümle ricâsın kabûl etdikde kefere eyitdi. "Sultânım: Küffâr içerde iki fırka olup Rûmlar kal‘ada kırılmakdan kal‘ayı Osmânlıya verüp harâc-güzâr re‘âyâ olalım derler. Venedikli, yok elbette imdâdımız gelince ceng edüp kırılırız, kal‘ayı virmeziz derler ve imdâdlarının gelmek ihtimâlleri vardır. Ve kendüler dahi top u tüfenk ve lağımdan helâk olup cümle küffâr liman tarafı emîn olmağıla anda cem‘ olmuşlardır. Şimdi tedârik oldur kim liman tarafına havâle taşrada bir tabya binâ edüp on pâre balyemez top ile liman tarafın döğesiz ve içeri Rûm mahallesinde bir kaç ok ile Rûmlara istimâlet kâğızları atasız, inşâallah böyle etseniz kal‘anın fethi müyesser olur" deyü kefere niçe gûne mütehassin tedârikler gösterdi ve vâfir sûret-i hak yüzünden telkîn edüp bir kaç ok ile Rûm mahallesine Rûmî lisânı üzre kâğızlar atup ol gice içerden on aded Rûm kefereleri çıkup İslâm ile müşerref olup isimlerine Burmalı fülân, Burmalı Sinân nâmında isimler kodular. Serdâr-ı zafer-şi‘âr bunların bu kelâm-ı dürûğlarına aslâ i‘timâd etmeyüp yevmen fe-yevmen göz açdırmayup kal‘ayı döğerdi. Ve kal‘anın cânib-i şarkîsinde Cezâyirli kolunda limana havâle bir tabya-i âlî binâ etmeği vech-i ma‘kûl görüp bir gicede evce ser çekmiş bir tabya-i âlî ihdâs edüp on pâre balyemez top-ı küp ile derûn-ı kal‘ada olan sarây-ı âlîlere ve emîndir deyü liman kenarında sâkin olan küffâra eyle top gülleleri uruldı kim derûn-ı kal‘adan 272a bir feza‘ u çeza‘ kopdu kim feryâd u figânları evce peyveste oldu. Ve ol gün cümle donanma-yı hümâyûn gemilerinde ve cümle deryâ beğlerine ve Cezâyirliye emirler gidüp rûy-ı deryâda gâfil olmayup hıfz [u] hırâsetler üzre olup on iki pâre mavunalar ile kal‘anın leb-i deryâdan olan yerlerin ve liman tarafların döğmeğe me’mûr etdiler. Anlar dahi kal‘a limanın döğmeğe mübâşeret edince derûn-ı kal‘adan bir vâveylâ kopdu. Ammâ deryâdan atılan top-ı kûplerin gülleleri niçe kerre bizim asker-i İslâma isâbet etdüğünden donanma topçubaşısına gayrı fermânlar gitdi. Ammâ yine bu mâbeynde küffâr-ı anîd-i pelîd inâdına musırr olup niçe bin gûne muhîl [u] şeytanat ve âteşbâzlık edüp ve niçe kayd [u] hâ’inlik ile âteş-feşânlık edüp günden güne yüz ve iki yüz âdem derece-i şehâdete kadem basdılar, bu kemîngâhda ömr-i gümânların yasdılar, ve sâ’ir guzât-ı muvahhidîn kılıçların arşa asdılar. Hulâsa-i kelâm şeb [u] rûz olan vekâyi‘âtları tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olup bir mücelled kitâb olur. Ancak merâm [u] maksûd-ı kelâm oldur kim küffâr-ı hîlekâr bu hücûm-ı mehcûmu görüp mâh-ı mezbûrun (---) günü bendler üzre çıkup gördü kim kırk bin eli kılıçlı ve çeğini kalkanlı serdengeçdi gâzîleri yürüyüş etmeğe âmâde olmuşlar. Ol gün küffâr bu hâli görüp bedenler üzre beyâz vereh bayrakları diküp "Aman, aman ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyü feryâd u figân etdiler. Aslâ feryâd u vâveylâlarına nazar etmeyüp ma‘a'z-ziyâde kal‘a[yı] kûp toplar ile döğüp kumbara ve kurşumlar ve lağımlar atılup kal‘anın ba‘zı münhedim olan yerlerinden rehin nâmıyla bir kaç kapudan küffâr çıkup on gün mehil istediler. Serdâr eyitdi "Ale's-sabâh çıkarsınız, yohsa cümlenizi dendân-ı tîğdan bî-dirîğ geçiririz" deyü ta‘ahhüd etdiler. Hemân küffâr-ı dûzah-karârın birkaçı serdâr serâperdesinde kalup birkaçı derûn-ı kal‘aya gidüp "Kâbil ü imkân değildir. Cümle Türk yürüyüş edüp kırsalar gerekdir. Hemân cân u başımız ve ehl [u] iyâl ü yoldaşımız sağ iken sabâh çıkalım" deyü cümle ricâ edüp ma‘a-ziyâde bedenler üzre vere bayrakları zeyn edüp niçe mu‘temed küffârlar taşra rehne çıkup ol sâ‘at emân ile cümle yeniçeri ve sipâh ve cebeci ve topçu ocakları pür-silâh bedenler üzre zeyn olup cümle topları ve cebehâneleri kabza-i tasarrufa aldılar. (---) Ol gice cümle küffâr gemilerine dolup cezîre cezîre dârü'l-karâr-ı bevârlarına git(me)diler. Hamd-i Hudâ mâh-ı mezbûrun (---) günü burc u bârûlar üzre ezân-ı Muhammedîler kırâ’at olunup cümle guzât-ı müslimîn meterislerden çıkup kal‘anın der-i dîvârı üzre kat-ender-kat zeyn olup bir kerre gülbâng-ı Muhammedî ve bir yaylım top u tüfenk şâdmânın edüp üç gün üç gice donanma-yı hümâyûn olup şeb [u] rûz şâdmânîler olup sıyt u sadâ-yı top u tüfenk evkât-ı hamsede üç yaylım atıldığında zemîn ü âsumân ve deryâ-yı bî-pâyân cûş [u] hurûşa geldi. Küffâr gemileriyle Hanya'nın cânib-i şarkîsinde Suda kal‘asına ve Retime ve Apokorona ve Kandiye'ye giderlerken Hanya cenerali la‘în bu şâdmânîleri görüp ve ezân-ı Muhammedîleri istimâ‘ edüp ve nâkûshâneleri üzre haç alemleri ser-nigûn olup yerine yeşil alem-i Resulullah zeyn olduğun görünce ceneral-i mel‘ûn "Bu hâli görmemek yeğdir" deyü parmağıyla kendi gözün çıkarup la‘în oldu. Hemân ale'l-acele cümle donanma-yı hümâyûn limana girüp ıskarça olup sâ’ir şayka ve karamürsel ve cebehâne gemilerine destûr verilüp Âsitâne tarafına müjdeciler gitdi. Ve gayrı deryâ beğleri cümle yetmiş yedi pâre başdardalarıyla elli pâre Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus gemileri lenger-endâz olup yatdılar. Andan cümle gemilerde olan mühimmâtları ve forsa pâyzenleri gemilerden çıkarup leb-i deryâya azîm surâhî ve serâmed ve musanna‘ toplar koyup ve niçe tabya-i azîmler edüp kirpi-misâl toplar ile müzeyyen edüp kal‘anın ibtîda handaklerin ve sürülen dağlar gibi toprakların deryâ-misâl asâkir-i İslâm ve beldâr ve çerâhôr ve teberdârân ve azebân ve forsa ve pâyzenânlar ile üç gün üç gicede handakleri mülevvesâtdan ve meteris sıçan yollarından pâk edüp kal‘anın rahne-dâr yerlerin metânet üzre mebnî edüp cümle asâkir-i İslâmı yerlü yerine nasb 272b edüp kal‘a evvelkiden bin kat ziyâde metânet ve istihkâm bulup cemî‘î kenîseleri ma‘bed-i müslimîn olup tâ‘at-ı Sübhânî olmağa başlandı. İbtidâ cum‘a Sultân İbrâhîm câmi‘inde kılınup cümle guzât fethinde bulunduklarına hamd-i Hudâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 271a–272b ·
metinde göster ·
Miskînlere karîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd …
Ve kal‘a tarafında Şamlar Mahallesinde Miskînlere karîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i; kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli ve haremi serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kurşumlu kubbeli ve bir minârelidir. Ve Hızır-İlyas Câmi‘i; Çilehânededir. Âsitâne-i azîm ve kurşumludur ve Mahkeme Câmi‘i; tahta örtülüdür. Cümle kadîdler bi't-tamâm endâmlarıyla bu câmi‘de hücre içre tabutlarında durur. Bu câmi‘in minâresi tahtadır. Ve Fethiyye Câmi‘i; kiliseden bozma, minâresizdir. Ve Yorguç Paşa Câmi‘i; Çelebi Sultân Mehemmed vezîridir. Ve Gökmedrese Câmi‘i; kurşumlu ve minâresizdir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… i sâde hammâmdır, mâ‘adâsı çifte hammâmlardır kim güzîde hammâmlardır ve meydân
mahallesinde
iki hammâmdır, biri çiftedir}.
Evsâf-ı hammâmât: Cümlesi (---) aded hammâmlardır. Evvelâ Sinânoğlu hammâmı ve Kumacak hammâmı, kurb-ı Bâyezîd Paşa ve Mustafâ Beğ hammâmı, muttasıl-ı câmi‘-i Mehemmed Paşa ve Sarây hammâmı, kurb-ı Hünkâr Sarâyı ve Ilıcahammâm, alçak cisr başında su kenarındadır ve Çardaklı hammâm, Hacızâde kurbunda ve Kadı hammâmı, kurb-ı câmi‘-i Fethiyye ve Sultân Bâyezîd hammâmı ve Yorguç Paşa hammâmı ve Kanlıbâzârı hammâmı {ve karşu kal‘a içinde dörd hammâmdır, ikisi sâde hammâmdır, mâ‘adâsı çifte hammâmlardır kim güzîde hammâmlardır ve meydân mahallesinde iki hammâmdır, biri çiftedir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281b ·
metinde göster ·
… er Paşa ve binâ-yı ibret-nümâ-yı Şâm-ı Gazan ma‘lûmumuz bunlardır. Ammâ {Mırmır
mahallesinde
Tâk-ı Alî Şâh tâk-ı Kisrâ'dan nişân ve binâ-yı kal‘a-i Emîr Hân, kurb-ı câmi‘-i …
Der-vasf-ı ibret-nümâ-yı Âbâdân: Binâ-yı câmi‘-i Sultân Hasan ve binâ-yı Şâh Ya‘kûb ve binâ-yı Şâh Hıyâbân ve binnâ-yı Kasr-ı Sehlân ve binâ-yı Şâh Cihân ve binâ-yı Kasr-ı Hadım Ca‘fer Paşa ve binâ-yı ibret-nümâ-yı Şâm-ı Gazan ma‘lûmumuz bunlardır. Ammâ {Mırmır mahallesinde Tâk-ı Alî Şâh tâk-ı Kisrâ'dan nişân ve binâ-yı kal‘a-i Emîr Hân, kurb-ı câmi‘-i Şâh İsmâ‘îl, harâbdır. Ve binâ-yı kal‘a-i Hadım Ca‘fer Paşa, mukâbele-i câmi‘-i Şâh İsmâ‘îl, harâbdır ve Sehrâb kûhı dâmeninde kal‘a-i Reşîdiyye Muhammed Şâm-ı Gazan vezîri binâsıdır kim taraf-ı şimâl-i şarkîsine vâkı‘ olmuşdur}. Bu imâretlerden mâ‘adâ niçe bin ibret-nümâ âsâr-ı acîbe ve garîbeler var kim diller ile ta‘bîr olunmaz, ammâ bu kadar kifâyet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
Hazret-i Alî evlâdı (---) medfûndur. Ve kûh-ı Sürhâb'da Ayn-ı Alî ve Hazret-i Z …
Ve Sincârân mahallesinde Hazret-i Alî evlâdı (---) medfûndur. Ve kûh-ı Sürhâb'da Ayn-ı Alî ve Hazret-i Zeyn-i Alî ibn Hazret-i Alî iki birâder medfunlardır kim mesîregâh âsitânedir. Ve Derveze-i Ser'de Efrâsiyâb'ın kellesi medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 303b ·
metinde göster ·
… lığı damarlar ve cümlesi kurşumsuz hâlis gevherlerdir ve hâlâ bu şehr içre Emîn
mahallesinde
darbhânesi vardır. Lâkîn bu asrda mu‘attaldır. "Azze nasrahu duribe Canha" deyü …
Bosna hudûdunda Sirebreniçse ve Üsküp kurbunda Kıratova'da ve Priştine kurbunda Novaborda'da ve Selânik kurbunda Sidirkapsi'de ve niçe yerlerde dahi ma‘âdinler vardır ammâ rakîk damarlardır. Ammâ bu Canha şehri gümüşhanesinin damarı bi-emrillahi Te‘âlâ yedi koldan kol kalınlığı damarlar ve cümlesi kurşumsuz hâlis gevherlerdir ve hâlâ bu şehr içre Emîn mahallesinde darbhânesi vardır. Lâkîn bu asrda mu‘attaldır. "Azze nasrahu duribe Canha" deyü râyiç akçesine hakîr yetişüp bir kaçına teberrüken mâlik olmışdık. Hâlâ yine bakıyyetü'r-râyic ba‘zı meskûk akçeleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 327a ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Mısır hulefâlarının hâtûnlarından Şecerü'd-dür nâm bir Râbi‘a-i Adviyye Diyârıbekr eyâletinde Hısn-ı Keyfâ'da oğlunu ziyârete giderken bu mahalde Şecerü'd-dür Hâtûn'u hârâmîler basup ceng-i azîm ile halâs olup oğluna Hısn-ı Keyfâ'da Mısır hilâfeti müyesser olup avdetde bu mahûf u muhâtara yerde bu kal‘ayı binâ etdüğünden ol hâtûnun ismiyle müsemmâ kal‘a-i Şecer derler. Ba‘dehû Mısır'da hatûna hilâfet müyesser olup zamân-ı Fir‘avn'da Deluke nâm hâtûn şehr-i Menuf'da niçe pâdişâh olduysa eyle bir melike olup Mısır sultânlarının cümle ağavâtlarına ve iç gılmân-ı hâssalarının üç bin âdeme varınca yıllık hil‘at-i fâhire vakf etmişdir ve Ka‘be-i Şerîf'i siyâh harîr münakkaş kisve ve zer-ender-zer kuşak ve Bâb-ı Mekke perdesi serâpâ zer-dûz ve Makâm-ı İbrâhîm sütrü zer-dûz cümle üç yüz kîse masrûf ile işlenür bu kisve-i şerîfler hâlâ dâ’imdir. Bu kal‘a sâhibi Şecerü'd-dür Hâtûn'un hayrât [u] hasenâtıdır. Merhûme bizzât kendüleri Mısır içre Sitt-i Nefîse kurbunda Sirkeciler mahallesinde câmi‘-i latîfi içre bir kubbe-i âlîde medfûndur. Sebeb-i vefâtı ehli sultân Aybeği et-Türkmânî'yi câriyelerine hâmmâm içre katl etdirirken meğer Aybeğ et-Türkmânî derûn-ı hâmmâmda gâfil değil imiş. Hançer ile hâmmâm içre cevârîlerle ceng ederken mezkûr Şecerü'd-dür ayâ niçe oldu, deyü ol lahm-i şahmıyla hammâm kubbesi üzre câmdan Aybeğ et-Türkmânî'nin cengin seyr ederken hemân hammâm kubbesi çöküp Şecerü'd-dür Aybeği et-Türkmânî önüne düşünce Aybeğ "Eyi geldin" deyüp Şecerü'd-dürr'ü hançerle katl eder. Câriyeler de Aybeği yaman günde şehîd ederler. İkisinin dahi şehâdeti böyle vâki‘ olmuşdur. Ammâ bu Şecer kal‘ası anların asrında gâyet imâr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 24b ·
metinde göster ·
… tahûr Mevlevîhâne'nin bâğçesi kapusu önündeki ayn-ı zülâldır. Andan Büyük Çeşme
mahallesinde
ve Küçük Çeşme mahallesinde âb-ı hayât aynlardır. Andan Sîremitli çeşmesi ve Ki …
Der-vasf-ı çeşme-sâr-ı âb-ı hayvân: Cümle (---) aded çeşme-i mâ’-i zülâl-ı cân-perverdir. Cümleden şarâb-ı tahûr Mevlevîhâne'nin bâğçesi kapusu önündeki ayn-ı zülâldır. Andan Büyük Çeşme mahallesinde ve Küçük Çeşme mahallesinde âb-ı hayât aynlardır. Andan Sîremitli çeşmesi ve Kiçikapusu çeşmesi ve Paşa Sarâyı çeşmeleri ve Kuyumcularbaşı çeşmesi ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64b ·
metinde göster ·
… i kapusu önündeki ayn-ı zülâldır. Andan Büyük Çeşme mahallesinde ve Küçük Çeşme
mahallesinde
âb-ı hayât aynlardır. Andan Sîremitli çeşmesi ve Kiçikapusu çeşmesi ve Paşa Sar …
Der-vasf-ı çeşme-sâr-ı âb-ı hayvân: Cümle (---) aded çeşme-i mâ’-i zülâl-ı cân-perverdir. Cümleden şarâb-ı tahûr Mevlevîhâne'nin bâğçesi kapusu önündeki ayn-ı zülâldır. Andan Büyük Çeşme mahallesinde ve Küçük Çeşme mahallesinde âb-ı hayât aynlardır. Andan Sîremitli çeşmesi ve Kiçikapusu çeşmesi ve Paşa Sarâyı çeşmeleri ve Kuyumcularbaşı çeşmesi ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64b ·
metinde göster ·
… dükkânlı ve minâreli ve kurşumlu câm‘i-i rûşendir ve Çayırlı câmi‘i Hacı Mahmûd
mahallesinde
bir minâreli câmi‘dir ve Orta mahalle câmi‘i tahta minârelidir. Ve Sufiyân maha …
Evvelâ çârsû kurbunda câmi‘-i atîk-i Sultân Alâ’eddîn'indir. Cümle câmi‘lerden büyükdür, ammâ minâresi yokdur. Ve Gözlüzâde câmi‘i Adanalı Ramazânoğlu vakfıdır. Lâkin Kal‘a câmi‘i nâmıyla meşhûr bir minâreli câmi‘-i pür-nûr-ı Bor'dur. Ve Şehîd Mehemmed Paşa câmi‘i ya‘nî Sokullu Vezîr câmi‘i çârsû içinde fevkânî bir câmi‘-i nûrânîdir kim altında serâpâ altmış aded ârâste dükkânlı ve minâreli ve kurşumlu câm‘i-i rûşendir ve Çayırlı câmi‘i Hacı Mahmûd mahallesinde bir minâreli câmi‘dir ve Orta mahalle câmi‘i tahta minârelidir. Ve Sufiyân mahallesi câmi‘i minâresizdir. Bunlardan mâ‘adâ kırk altı aded mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 69a ·
metinde göster ·
medfûn olup ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır ve Cennet deresi semtinde ziyâretgâh- …
eş-Şeyh Battâk: Taşbâzârı mahallesinde medfûn olup ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır ve Cennet deresi semtinde ziyâretgâh-ı Çelebilik. Bu âsitânenin dahi üst yanında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 71b ·
metinde göster ·
… Ahmed Paşa efendimiz sem‘an ve tâ‘a deyüp tuğların ve otak-ı nüh-takların Çayır
mahallesinde
namâzgâha çıkardı.
Ve Dersiâm Göncüzâde Ahmed Efendi, eş-Şeyh Muhammed Buhârî, tarîk-i Nakşîbendî'de ulu sultândır. Bu Silistre şehrinde tarh-ı ikâmet ederken bin senesinde merhûm olup çârsû içinde bir türbe-i mahsûsda medfûndur. Bu hakîm konağı civârında {olmağıla subh u mesâ ubûr ederken birer Fâtiha tilâvet edüp her leyle-i cum‘ada birer şem‘-i asel ile türbesin rûşen ederdim. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Hatta Dersiâm Göncüzâde bunlardan irşâd olup ulemâ-yı mütebahhirînden serçeşme-i ulemâ olmuşdur}. 122a Bin altmış iki Rebîülevvelinde Vezîria‘zam Siyâvuş Paşa sadâretden gazab ile ma‘zûl olup sadâret-i uzmâ Koca Gürcî Mehemmed Paşa'ya sadaka olunup üçüncü gün efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya Silistre'de dergâh-ı âlî kapucubaşılarından Berberbaşı Bayrâm Ağa ile emr-i pâdişâhîler ve hatt-ı şerîf-i sa‘âdet-makrûn gelüp dîvânda kırâ’at olunca Melek Ahmed Paşa efendimiz sem‘an ve tâ‘a deyüp tuğların ve otak-ı nüh-takların Çayır mahallesinde namâzgâha çıkardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121b–122a ·
metinde göster ·
… ba Sultân, ve bâğlar içinde Durhan Baba Sultân ve Doğan Dede Sultân ve Tabahâne
mahallesinde
Karaca Ahmed Dede, andan şehrin nîm sâ‘at garbına ba‘îd karye-i Ahad Evren'de A …
Evvelâ Küçük hammâm önünde Tohum Baba Sultân, ve bâğlar içinde Durhan Baba Sultân ve Doğan Dede Sultân ve Tabahâne mahallesinde Karaca Ahmed Dede, andan şehrin nîm sâ‘at garbına ba‘îd karye-i Ahad Evren'de Abdülmü’min Baba; bir mesîregâh-ı teferrücgâh tekye-i dervîşân-ı Bektâşiyândır. Bundan gayri Eski Zağra şehrinin yetmiş seksen aded mesîregâh-ı ibret-nümâları vardır ammâ tahrîrinde aczimiz vardır. Bu kadar iktifâ etdik, temme'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 133b ·
metinde göster ·
ziyâretgâh-ı kadîm müfîd ü muhtasar bir tekyedir ammâ her cânibden kurbân ve ne …
Tekyegâh-ı Üçler ve Yediler: Kıyık mahallesinde ziyâretgâh-ı kadîm müfîd ü muhtasar bir tekyedir ammâ her cânibden kurbân ve nezâretleri dest-i züvvâr-ı bî-had eyle lâ-yu‘ad gelmededir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 160a ·
metinde göster ·
… kırmızı ve sarı ve gül-reng ve turuncu sahtiyân boyarlar. Ve Ağa hammâmı, Kıyık
mahallesinde
bir hammâm-ı hûb-hevâdır ve Kâsım Paşa hammâmı, Eşe Kadın kurbundadır. Ve Sultâ …
Andan ve Mezîd Beğ hammâmı, hakkâ ki gâsilânı ziyâdedir. Ve kal‘a içinde Topkapusu hammâmı, memdûh u ma‘rûf değildir. Ve Bâyezîd Hân hammâmı, câmi‘e karîb Tunca nehri kenarındadır, ammâ sehel sovucaktır, ammâ pâkdir. 164a Ve Mihal Beğ hammâmı, gâyet büyük hammâm olmağıla bir kaç halvetinde debbâğlar âsumânî ve kırmızı ve sarı ve gül-reng ve turuncu sahtiyân boyarlar. Ve Ağa hammâmı, Kıyık mahallesinde bir hammâm-ı hûb-hevâdır ve Kâsım Paşa hammâmı, Eşe Kadın kurbundadır. Ve Sultân Mehemmed hammâmı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163b–164a ·
metinde göster ·
… bâğı ve Şîrek bâğı ve Bağdo bâğı ve Âvîh bâğıdır. Altıncı teferrücgâhı taklaban
mahallesinde
Hân gölüdür kim bir buhayre-i azîmdir. İçinde kayıkları var ve etrâfında gûnâ-g …
Cümle on yedi dere içre on iki bin bâğların baz ta‘bîr etdikleri kâşâne ve ibret-nümâları birer teferrücgâh-ı mesîregâh-ı dilküşâlardır ammâ cümleden biri seyrângâh-ı cihân-nümâ Hân bâğı ve Emîrek bâğı ve Şîrek bâğı ve Bağdo bâğı ve Âvîh bâğıdır. Altıncı teferrücgâhı taklaban mahallesinde Hân gölüdür kim bir buhayre-i azîmdir. İçinde kayıkları var ve etrâfında gûnâ-gûn hıyâbânları var kim âfitâbın te’sîri eşcâr-ı müntehâların berkleri kesretinden zemîn eyle kuyahdır kim gûyâ hıyâbân-ı İrân'dır. Yedinci mesîresi Şeref Hân Câmi‘i kurbünde Çevgân meydânıdır kim her haftada cemî‘i cündî silâhşorân ve fârisü'l-hayl Rujikiyân bu meydâna varup çevgân ve cirit oynayup arz-ı ma‘rifet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 234a ·
metinde göster ·
… âr'ın gövdesi Mısır Cîze'sinde belde-i Busır'da başı şehr-i Haleb'in Kellâsiyye
mahallesinde
medfûndur. Ba‘dehû Ebü'l-Müslim-i Teberdâr askeri Mervâniyân'ı kıra kıra bu Bas …
Ahır evlâdı Hımâr'ın gövdesi Mısır Cîze'sinde belde-i Busır'da başı şehr-i Haleb'in Kellâsiyye mahallesinde medfûndur. Ba‘dehû Ebü'l-Müslim-i Teberdâr askeri Mervâniyân'ı kıra kıra bu Basra kurbünde merkûm Ammâre kal‘asın feth edüp içinde olan Mervâniyân'ı cümle teber-i Müslimî'den geçirüp bu Hammâr kal‘asın harâb u yebâb edüp ba‘dehû yine imâr olup hâlâ Basra hükmünde sancak beği mukâta‘sında ma‘mûr kal‘ası Şatt cezîresi kenârında türâbdan şekl-i muhammes bir küçük kal‘adır. Dizdârı ve iki yüz neferâtları vardır ve cümle tahtânî müfîd ü muhtasar türâb ile mestûr hâneleri ve câmi‘ ve hân u hammâmı ve çârsû-yı bâzârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 366a ·
metinde göster ·
Osmân Paşazâdelerde on gün mihmân olup Firârî Mustafâ Paşa ile sohbet-i hâslar …
Kal‘a-i Diyârbekir'de Balıklı mahallesinde Osmân Paşazâdelerde on gün mihmân olup Firârî Mustafâ Paşa ile sohbet-i hâslar edüp Murtezâ Paşa Kethudâsı Ruznâmeci Hüseyin Efendi'den beş kise mâlın alup hakîr dahi paşadan ihsân [u] in‘âm-ı firâvânlar alup Diyârbekir'den bir asker-i pür-silâh ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 390b ·
metinde göster ·
… dübân deyri, Urumlarındır. Ve Tahta'l-kal‘a deyri ve şehir içinde Büyük Terbiye
mahallesinde
Atnabur deyri, Ermeni lisânında "Gatnabur"; "Südlü aşa" derler. Bâlâda zikri se …
Evvelâ şehir içinde Taşnerdübân deyri, Urumlarındır. Ve Tahta'l-kal‘a deyri ve şehir içinde Büyük Terbiye mahallesinde Atnabur deyri, Ermeni lisânında "Gatnabur"; "Südlü aşa" derler. Bâlâda zikri sebkat eden Taşolukdan akan südden bu kilisede südlü aş pişdiğiyçün Atnabur, Südlü aş deyri derler, deyr-i atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23b ·
metinde göster ·
Cümle yigirmi üç aded cevâmi‘-i ehl-i îmândır. Evvelâ İslâmbol yolu üzre Yelec
mahallesinde
Altun câmi‘i ma‘bedgâh-ı kadîmdir ve Tereke Bâzârı'nda kenîseden vely olunmuş c …
Cümle yigirmi üç aded cevâmi‘-i ehl-i îmândır. Evvelâ İslâmbol yolu üzre Yelec mahallesinde Altun câmi‘i ma‘bedgâh-ı kadîmdir ve Tereke Bâzârı'nda kenîseden vely olunmuş câmi‘-i Gâzî İsâ Beğ eski fetihdir, ammâ kurşumlu ibâdetgâhdır ve Taşköprü câmi‘i ve el-Hacı Hürrem câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) On iki cum‘a‘dan mâ‘adâ yigirmi üç mihrâba varınca mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166b ·
metinde göster ·
… a göre değil, kiremitli ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i pür-nûrdur; Ali Beğ
mahallesinde
Hüseyin Beğ câmi‘i; İskele-başında Müftî câmi‘i; [ve] Kara Hasan câmi‘i meşhûr …
Cümle on bir mihrâbdır. Evvelâ çârsû başında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, önünde bir kuyusu âb-ı {hayâtdır kim demir zincîri} var kim gayri câmi‘ler buna göre değil, kiremitli ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i pür-nûrdur; Ali Beğ mahallesinde Hüseyin Beğ câmi‘i; İskele-başında Müftî câmi‘i; [ve] Kara Hasan câmi‘i meşhûr u ma‘mûr ve kiremit ile mestûr câmi‘i- pür-nûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
cümlesin hânelerine götürdüler. Ve sıhhatde kalan gâzîler cümle meterislerde ve …
Hemân küffâr kubur yolların görünce ve kal‘a altına lağım yolları girince ve sürülen toprağın handak içine dağlar gibi geldiğin görünce hemân küffâr-ı murdâr gûyâ bir kudurmuş mâr olup gece ve gündüz top u tüfeng ve kumbara vü fişeng dûdının muzlimliğinden rûz-ı rûşen leyle-i muzlimden fark olunmazdı. 112b Hattâ bu savaş-ı perhâşda yüz beş aded yiğit câm-ı şehâdetden nûş {edince mest}[ü] medhûş-ı ebed olup meşhed-i gâziyân mahallesinde cümlesin hânelerine götürdüler. Ve sıhhatde kalan gâzîler cümle meterislerde ve sıçan yollarında mükellef tabyalar ve siperler yapdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112a–112b ·
metinde göster ·
Anatolu'nun Balat şehri çinganeleri İslâmbol'un Balat
mahallesinde
müselmân şekilli kalup çinganeler sâzende ve çengilik edüp kaldılar. Anıniçün h …
Anatolu'nun Balat şehri çinganeleri İslâmbol'un Balat mahallesinde müselmân şekilli kalup çinganeler sâzende ve çengilik edüp kaldılar. Anıniçün hâlâ çingane beği kâhîce bu Gümülcine şehrinde oturur, zîrâ etrâf-ı Gümülcine'de olan gûyende sâzende ve kalpazan ya‘nî kalp akçe yapar ve hırsızlık eder kıptîler çokdur. Her kavmin ve her millet-i nasârânın elbette çinganeleri vardır, ammâ bu Gümülcine etrâfı çinganeleri meşhûr harâmîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208b ·
metinde göster ·
… asan Çelebi. Ve ziyâret-i Şâmî Yahyâ Efendi: Şâm-ı cennet-meşâmın Sâlihiyye nâm
mahallesinde
vücûda gelüp seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem iken Yenişehir'de tavattun edinüp Me …
Ziyâret-i Kapudan Hasan Çelebi. Ve ziyâret-i Şâmî Yahyâ Efendi: Şâm-ı cennet-meşâmın Sâlihiyye nâm mahallesinde vücûda gelüp seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem iken Yenişehir'de tavattun edinüp Mehemmed Çavuş mescidi sâhasında medfûndur. Yerine mahdûm-ı nevcüvânları Seyyid Şerefeddîn seccâde-nişîn olup ol dahi sene 1004 târîhinde azîz-i mezbûr kerâmât-ı aliyye ile meşhûr iken merhûm olup pederleri cenbinde âsûdedirler. Ve (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 237a ·
metinde göster ·
Cümle dörd aded mihrâbdır. İç kal‘ada Bâyezîd Hân mescidi, taşra kal‘ada Bâyezîd Hân câmi‘i, Havâle mahallesinde (---) mescidi, mahkeme kurbunda kârgîr minâreli ve serâpâ kiremit örtülü (---) câmi‘i var. Cümle bir medrese-i sûhtegân ve cümle bir aded mekteb-i sıbyân ve cümle bir aded tekye-i dervîşân-ı zî-şân ve cümle yigirmi aded dükkânlar arasında ve şehir bâğlarında câ-be-câ serv dırahtları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273b ·
metinde göster ·
İlyâs Efendi câmi‘i, ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim helâl-i zülâl mâl ile binâ old …
Ve Şabşadan mahallesinde İlyâs Efendi câmi‘i, ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim helâl-i zülâl mâl ile binâ olduğundan rûhâniyyet vardır. Ve sâhibü'l-hayrât İlyâs Efendi câmi‘in solunda kendü hücreleri içre medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348a ·
metinde göster ·
bir fezâ-yı azîmde kal‘a-misâl çâr-kûşe bir hân-ı azîm binâ olunmuşdur kim güz …
Bu şehrin kıblesi tarafında Çingane mahallesinde bir fezâ-yı azîmde kal‘a-misâl çâr-kûşe bir hân-ı azîm binâ olunmuşdur kim güz eyyâmları mevsiminde bunda yılda bir kerre bâzâr-ı azîm durmak içün Narda şehri yolu üzre merhûm u mağfûrun leh Gâzî Alî Paşa bir bâzâr yeri binâ edüp dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil üç bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349a ·
metinde göster ·
bir âb-ı hayât çeşme-sâr vardır. Be-kavl-i hukemâ cümle sulardan hafîf tartılup …
Ve Aya Nikola mahallesinde bir âb-ı hayât çeşme-sâr vardır. Be-kavl-i hukemâ cümle sulardan hafîf tartılup bunu dahi şîşelerle ve tutyâ kumkumalar ile Dib Frengistân'a suyun götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350b ·
metinde göster ·
Kara Murâd Paşa yeğeni Çelebi Hüseyin Paşa câmi‘i nev binâ bir câmi‘-i zîbâdır …
Andan Murâd Çelipa mahallesinde Kara Murâd Paşa yeğeni Çelebi Hüseyin Paşa câmi‘i nev binâ bir câmi‘-i zîbâdır kim bu hakîrin ana târîhi budur kim kıble kapusunun atebe-i ulyâsı üzre tahrîr olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358b ·
metinde göster ·
… rı ve zâviyeleri ve mezkitleridir. Evvelâ Vakıf mahallesi mescidi. Murâd Çelipa
mahallesinde
üç aded mesâcidler var. Baba Kadı mescidi, Paşmakçılar mescidi, Akmahalle mesci …
Der-mesâcidhâ-yı muvahhidân-ı mü’minât: Cümle (---) aded mahallât buk‘aları ve zâviyeleri ve mezkitleridir. Evvelâ Vakıf mahallesi mescidi. Murâd Çelipa mahallesinde üç aded mesâcidler var. Baba Kadı mescidi, Paşmakçılar mescidi, Akmahalle mescidi, Eskibâzâr mescidi, Güngörmez mahallesi mescidi. Ve sekiz aded mesâcidleri dahi var ammâ meşhûr ma‘mûrları bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358b ·
metinde göster ·