… ı yokdur. Hemân bunlar dahi ıssı şerbetciler gibi ibrîkler ile reh-i râstlarda "
Mahleb
nefâyis" deyü feryâd edüp ubûr ederler. Mahleb dahi yaylalarda hâsıl olur bir o …
Esnâf-ı mahlebciyân: Bunların dahi dükkânları yokdur. Hemân bunlar dahi ıssı şerbetciler gibi ibrîkler ile reh-i râstlarda "Mahleb nefâyis" deyü feryâd edüp ubûr ederler. Mahleb dahi yaylalarda hâsıl olur bir otdur. Havânlarda döğüp şeker ile yâhûd asel-i hâlis ile tabh edüp ubûr ederler. Bu dahi mukavvî ve safrâ ve balgamı ve sevdâyı mahv eder, hoş-hor nefâyis şerbetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b ·
metinde göster ·
… bi ibrîkler ile reh-i râstlarda "Mahleb nefâyis" deyü feryâd edüp ubûr ederler.
Mahleb
dahi yaylalarda hâsıl olur bir otdur. Havânlarda döğüp şeker ile yâhûd asel-i h …
Esnâf-ı mahlebciyân: Bunların dahi dükkânları yokdur. Hemân bunlar dahi ıssı şerbetciler gibi ibrîkler ile reh-i râstlarda "Mahleb nefâyis" deyü feryâd edüp ubûr ederler. Mahleb dahi yaylalarda hâsıl olur bir otdur. Havânlarda döğüp şeker ile yâhûd asel-i hâlis ile tabh edüp ubûr ederler. Bu dahi mukavvî ve safrâ ve balgamı ve sevdâyı mahv eder, hoş-hor nefâyis şerbetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b ·
metinde göster ·
… b-ı güzîn mâbeyninde kış günleri ıssı şerbet ve ıssı pâlûde ve sa‘leb ve süd ve
mahleb
fürûht edüp kâr ederdi. Âhir-i kârı Uhud gazâsında tamâm olup Hazret-i Hamza il …
Bu bâlâdâ tahrîr olunan ıssı pâlûdeci ve ıssı şerbetci ve ıssı südcü ve ıssı sa‘lebci ve ıssı mahlebcilerin pîrleri Hazret-i Mukbil-i Zerrîn-kemerdir. Hazret-i Hamza kemerin bağlamışdır ve Hamza'nın sarrâc-ı yâr-ı gârıdır. Kaçan kim Hazret-i Hamza gazâya gitmese bu Mukbil-i Zerrîn-kemer Ashâb-ı güzîn mâbeyninde kış günleri ıssı şerbet ve ıssı pâlûde ve sa‘leb ve süd ve mahleb fürûht edüp kâr ederdi. Âhir-i kârı Uhud gazâsında tamâm olup Hazret-i Hamza ile bir arada pâre pâre olup Hazret-i Hamza cenbinde medfûndur ki Medîne'nin hâricinde şimâl tarafındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b ·
metinde göster ·
… evletlere sükkerî ve mu‘amberîn kahve-i Yemenîler ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve
mahleb
bezl edüp bu kasr içre Gümrük Emîni Koca Alî Ağa ile latîfe ve şakalar ederler …
Ardı sıra sırık hammâlları üzre gümrükhâne misâli bir kâh-ı Âzerbâycân içre havz u şâzrevânlar tasnîf edüp fevvâreleri pertâb edüp cereyân etmede., Niçe çârkâb yasdıklar ve incü dikme mak‘adlar ve Isfehân-ı nısf-ı cihân halîçeleri üzre hûr [u] gılmânlar kasr içre oturan erbâb-ı devletlere sükkerî ve mu‘amberîn kahve-i Yemenîler ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve mahleb bezl edüp bu kasr içre Gümrük Emîni Koca Alî Ağa ile latîfe ve şakalar ederler tâ ki alayköşkü'ne karîb vardıklarında çârkâb ve zer-ender-zer zerdûz cibinliklerin içinden kırk elli aded üstâd-ı kâmillerden hânende ve sâzendeler fasla başlayup alayköşkü dibinde tevakkuf edüp huzûr-ı pâdişâhîde on çift âhû-yı Hoten gözlü rakkâs mehpâreler raksa âgâz etdüklerinde eflâk dahi çarh-ı semâ‘a başlayup huzûr-ı pâdişâhîde eyle bir fasl ederler kim Zühre engüşt ber-dehen edüp Hüseyin Baykara fasılları ederek 179a ubûr edüp gümrük emîni ve tershâne emîni kasrdan taşra çıkup zemîn-bûs etdiklerinde Murâd Hân buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178b–179a ·
metinde göster ·
… m içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne
mahleb
ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı v …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… ndan cevâhirli fincânlar ile mümessek ve mu‘amber kahve-i bî münevver sağleb ve
mahleb
ve çay ve bâdyân ve ıssı avşıla ve sükkerî şerbet ve ıssı palûde ve südler gelü …
Andan cevâhirli fincânlar ile mümessek ve mu‘amber kahve-i bî münevver sağleb ve mahleb ve çay ve bâdyân ve ıssı avşıla ve sükkerî şerbet ve ıssı palûde ve südler gelüp nûş olundu. Rûz merre beher yevm bir kerre ale's-sabâh futûr kim niçe yüz elvân hulviyyât ve sükkerî riclât ve mürabba‘at ve sâ’ir ma‘âcinât ve reybas ve kebbât ve emlah ve şakakıl ve bevvâ ve murabba-ı hıyar-şembu ve murabbâ-ı felic nâm murabba‘âtlar ve ma‘âcinler ve reçeller gelürdü. Vakt-i zuhurda mezkûr somat-ı kebîr gelürdü ve kable'l-gurûb bir somat-ı Muhammedî gelirdi kim on gün on gicede hân-ı âlîşân Melek Ahmed Paşa'ya böyle ziyâfet-i azîmler edüp cümle üç bin altmış aded ağavâtlarının sekban ve sarıcalarının netice ta ednâ mertebe meş‘alcilerin ve cümle seyislerin ta‘yînâtların hân verüp bir at içün çul ve tobraya muhtâc etmeyüp cümlesinin kahveleri bile hân tarafından verilirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230b ·
metinde göster ·
… ı vardır ve gâyet müzeyyendir. Kahve-i Yemen'den gayrı çay u bâdyân ve sa‘leb u
mahleb
ve sükker şerbeti ve leben-i hâlis pişirirler. Ve niçe bin edviye ile terkîb ol …
Cümleden pâk u müzeyyen dükkânçeler berberler ve derziler ve sarrâclardır ve cemî‘i esvâkları sadranç nakşı tarh olunmuşdur. Ve kahvehâneleri Şâm u Haleb gibi havz u şadırvânlı kahâvîlerinde hânende vü sâzende ve mutrıbân u kışmirân ve rakkâsân [u] mahbûbânları vardır ve gâyet müzeyyendir. Kahve-i Yemen'den gayrı çay u bâdyân ve sa‘leb u mahleb ve sükker şerbeti ve leben-i hâlis pişirirler. Ve niçe bin edviye ile terkîb olunmuş mukavvî ve müferrihâtdan ma‘âcîn-i gûnâ-gûnlar bezl ederler. Her kahvede şükûfe râyihasından ahibbâ-yı dûstânların dimâğları mu‘attar olur ve her kahvenin elbette cânib-i erba‘ası 295a gül-i gülistân ve hadîka-i çemenistândır kim her kûşesi birer gûne mecma‘-ı irfândır. Beher dükkânları hemçünân kân-ı kân-ı fândır. Ve pençe-i âfitâb Selmân-ı Pâk köçekleri hamı serbendleri üzre çiçekleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 294b–295a ·
metinde göster ·
… e yebrûhu's-sanem, ya‘nî âdem gibi abdüsselâm otu ve cedvâr-ı Rûmî ve sa‘leb ve
mahleb
ve ışkın ve reybâs ve çöpçini ve saparna ve labada kökü ve şâhtere ve roka ve h …
Ve bu sahrâ eyle bir fezâ-yı bâlâdır kim cemî‘i nebâtât u ahşâbât ve dâ-i devâ-i giyâhât bunda mevcûddur. Hattâ bu yaylanın cânib-i garbîsinde bir deyr-i kadîm var. Hâlâ ma‘mûr olup bu deyrde Eflâtûn ve Bokrât u Sokrât ve Câlinûs ve Ristetâlîs ve Batlîmûs ve Feylesof u Feylekos nâm hukemâlar bu deyrde sâkin olup bu kûh-ı bâlâda hâsıl olan hâssalı edviyelerden râvend-i Rûmî ve sünbül-i Rûmî ve yebrûhu's-sanem, ya‘nî âdem gibi abdüsselâm otu ve cedvâr-ı Rûmî ve sa‘leb ve mahleb ve ışkın ve reybâs ve çöpçini ve saparna ve labada kökü ve şâhtere ve roka ve havlicân-ı Rûmî ve sadef ve ırkı'l-cenâh ve çilek ve lûzi'n-nebî misilli otları hukemâ-yı kudemâlar bu yaylada cem‘ etmek içün bu deyri binâ etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a ·
metinde göster ·
… ı ile zevk [u] safâ ve dakku'l-hanek ederek çay ve bâdyân ve kaşîr ve sa‘leb ve
mahleb
ve kahve ve şerbet ve leben-i hâlis nûş ederek her dükkân önünde ve ba‘zı hâned …
Ve cümle ehl-i hıref dükkânların pâk ü pâkîze döşeyüp herkes yârânları ile zevk [u] safâ ve dakku'l-hanek ederek çay ve bâdyân ve kaşîr ve sa‘leb ve mahleb ve kahve ve şerbet ve leben-i hâlis nûş ederek her dükkân önünde ve ba‘zı hânede mutrıbân ve hânendegân Y 331b ve gavâzî duhter-i pâkîze-ahterler savt-ı hazîn ile mevâl uzzâl kasâyidlere âgâze edüp rakkâslar raks ederek bir hây hûy bir kütürdü ve bir hengâme olurdu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y331a–Y331b ·
metinde göster ·
… e câriyeler ile leb-ber-lebdir. Ve çay ve bâdyân ve kahve ve kışır ve sa‘leb ve
mahleb
ve leben ve bahârlı mümessek eşribeler bişüp fağfûrî ve hıtâyî fenâcînler ile b …
Ve bu Mısır ve şâm bürkeleri mâbeyninde kırk aded kahvehâneler var kim her birinde ecnâs-ı mahlûkâtdan biner ikişer bin haşerât-ı Fellâhîn ile mâl-â-mâldir. Ammâ bu kahvehâneler kârgîr binâlar değildir. Cümle külbe-misâl ahşâbât ile mebnî olup hurmâ hasîrı ile pûşîdedir. Bunlardan mâ‘adâ şehr-i Mekke içre mükellef ü müzeyyen yetmiş aded kahvehâne-i ma‘mûreler vardır. Herbirinde kıssahân ve meddâhân ve şu‘arâ ve mutrıbân Y 356b ve hânendegân ve remmâsân bikir esmerü'l-levn menkûşeli kavâzî Habeşe câriyeler ile leb-ber-lebdir. Ve çay ve bâdyân ve kahve ve kışır ve sa‘leb ve mahleb ve leben ve bahârlı mümessek eşribeler bişüp fağfûrî ve hıtâyî fenâcînler ile bey‘ olunur. Kahvehâneleri mecma‘u'l-irfândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a–Y356b ·
metinde göster ·
… cemî‘i hâzırûnlara mutantan ve mücevher kahveler ve çay [u] bâdyân ve sa‘leb ü
mahleb
ve bâlûde ve leben-i hâlis ve bahârlı eşribeleri taraf taraf gül-i Gülşenî fuka …
Ve ba‘zı fukarâlar fûtalar içre şeker ile mülebbes bâdâm ve leblebi ve Şâm fısdıkı ve mukaşşer Rûm fındıkı ve envâ‘ından nuküller ve mu‘amberîn ü mümessek eşribeleri rengâreng kâse-i fağfûr ile bezl ederler. Ardı sıra bir remmâ fukarâlar dahi cemî‘i hâzırûnlara mutantan ve mücevher kahveler ve çay [u] bâdyân ve sa‘leb ü mahleb ve bâlûde ve leben-i hâlis ve bahârlı eşribeleri taraf taraf gül-i Gülşenî fukarâları bezl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221b ·
metinde göster ·