… rhûm Sefer Dede böyle bir âşık-ı serbâz, büdelâ-yı mümtâz idi. Ol sene Unkapanı
mahzeninde
merhûm olup Unkapanı hâricinde Horosî Dede yanında defn etdiler. Kuddise sırrah …
Kara Hoca ve Alî Peçenzâde tevâbi‘leri nakl ederlerdi: "Yedi sene mukaddem bu Sefer Dede'yi Sedde Boğazı'ndan taşra Bahr-i Muhît üzre bir balığa süvâr olup şinâverlik ederken gemimize alup muvâfık eyyâm ile Cezâyir'e gelirken Sefer Dede süvâr olduğu neheng akîbimizden ayrılmayup biz Cezâyir'e geldikde balık dahi limana girüp kenâra düşüp merhûm olup lâşesin Sefer Dede ricâsıyla defn eyledik" deyü bu kadar ibâdullâh şehâdet etdiler. İşte merhûm Sefer Dede böyle bir âşık-ı serbâz, büdelâ-yı mümtâz idi. Ol sene Unkapanı mahzeninde merhûm olup Unkapanı hâricinde Horosî Dede yanında defn etdiler. Kuddise sırrahu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 113b ·
metinde göster ·
… ın Hürmüz gemileri incü getirirler, kân-ı lülü Basra'dır. Her tüccâr-ı bengânın
mahzeninde
ve rûy-ı dükkânçesinde bî-hadd ü bî-hasr dürr-i yetîm ü dürr-i yektâ ü dürr-i b …
Andan cümlesi bir olup cereyân ederek Diyârbekir'in cânib-i şarkîsi dibinde Fızkayası altından ubûr ederek Çay bostânlığın ve Reyhân gülistânlığın reyy edüp andan aşağı Diyârbekir'in Şat üzre Bağdâd ve Basra'ya giden Kelek Cisri İskelesinden aşağı Hasankeyf'e doğru ve Cezîre'ye doğru yüz yetmiş pâre kılâ‘ u kasabât ve medâyinleri ve bender-i şehr-i Musul'u ve gayrı diyârları saky ederek Bağdâd-ı behişt-âbâd'a varınca yüz elli aded enhâr-ı azîmler mahlût olup Bağdâd'dan aşağı nehr-i Deyyâle ve Çerka ve Darb-ı Alî ve niçe nehr-i kebîrler karışup ba‘dehû Basra'dan yukaru Kurna kal‘ası burnunda nehr-i Furât ile Şat birâderi bir olup yek-dil [ü] yek-cihet nehreyn-i birâdereyn ittifâkıyla deryâ-misâl cereyân edüp Basra önüne vardıklarında deryâ-misâl olup Hindistân ve Portukal ve Luristân ve Moltân ve İngilis ü Felemenk ve Ummân ve Yemen ve Aden ve Cidde ve Habeş gemileri gelüp Basra'ya yanaşup metâ‘-ı zî-kıymet getirüp kâlây-ı bî-minnet alırlar. Ammâ bu Basra'ya ekseriyyâ Acem diyârının Hürmüz gemileri incü getirirler, kân-ı lülü Basra'dır. Her tüccâr-ı bengânın mahzeninde ve rûy-ı dükkânçesinde bî-hadd ü bî-hasr dürr-i yetîm ü dürr-i yektâ ü dürr-i beyza hasır gibi yatar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205a ·
metinde göster ·