… arı bu hizmete me’mûrlardır. Kapusunun bir asma cisri vardır. Her gice ol cisri
makaralar
ile ref‘ edüp kal‘a celâlî ve harâmîden emîn olur. Ammâ çârsû-yı bâzârı ve hân …
Evsâf-ı kal‘a-i Erdoğan, ya‘nî sedd-i Türkistân: Evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kesme kayalı sun‘-ı Hudâ üzre sekiz yüz kademe kayadan kesme nerdübân ile urûc olunur. Benî Âdemden gayrı devâbât makûlesi urûc edemez. Mardin-misâl bir kal‘a-i kâr-ı Zü'l-celâl, hisâr-ı üstüvârdır. Yekpâre kaya üzredir. Kıbleye nâzır bir demir kapusu var. Kal‘anın zirve-i a‘lâsı eğrice kayadır, gören anı münhedim olur zann eder. Rûm keferesi elinden fâtih-i Niksâr Melik Gâzî feth edüp ba‘dehû Yıldırım Hân mâlik olmuşdur. Tevârîhde sedd-i Türkmân nâmıyla tahrîr olunan kal‘a-i serâmed budur. Hâlâ derûn-ı kal‘ada yüz elli mikdârı hâne ve bir câmi‘ ve su sarnıçları ve buğday anbârları ve Köprü halkının mahzenleri olup cümle zî-kıymet esbâb [u] âvânîleri bu kal‘ada ve Deşan dağı dibinde Koca kal‘asında mahfûzdur. Dizdârı ve kırk sekiz neferâtları bu hizmete me’mûrlardır. Kapusunun bir asma cisri vardır. Her gice ol cisri makaralar ile ref‘ edüp kal‘a celâlî ve harâmîden emîn olur. Ammâ çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur. Lâkin aşağıda Kızılırmak kenarında bâğları çokdur. Bu kal‘a dahi Köprülü kazâsı nâhiyesidir. Andan cânib-i garba 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348b ·
metinde göster ·
… Her gece kal‘a neferâtları cisri zencîrler ile burc [u] bârûlar üzre dollâb ve
makaralar
ile çeküp kal‘a kapusuna sedd edüp kal‘a nehr-i Tuna içre gûyâ bir cezîre gibi …
Nehr-i azîm Tuna sâhilinde seng-trâş ile mebnî şekl-i mukavves sûr-ı metîndir. Gûyâ yay gibi yayılmışdır. Yayın çille tarafı Tuna kenarı vâkı‘ olmuşdur kim azîm seng-i kebîrler ile inşâ olunmuşdur. Gûyâ yayın çille başlarında Tuna'ya nâzır metîn kulle-i kebîrleri vardır. Ve cânib-i garba meyyâl dîvâr (---)(---) dır. Dâ’imâ bu tarafı Tuna içindedir kim Tuna'nın girdâbı mahallidir kim bu mahalde azîm gümiler üzre yetmiş seksen aded un değirmânları var kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ve bu kal‘anın kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafıdır kim metîn ü kavî seng-i kebîrler ile mebnî kavs-misâl nîm müdevverdir. Vâsi‘ ü arîz ü amîk handakı vardır. Dâ’imâ içinde Tuna cereyân edüp handakın cânib-i garbından girüp cânib-i şarkından hurûc eder. Cümle on bir kulle-i kavîlerdir. Ve cümle beş yüz bedendir. Ve iki kat mazgal delikleri vardır. Ve cümle iki kapusu vardır. Evvelâ cânib-i garba Tuna kenarında su kapusu, küçük kapudur. Ekseriyyâ mesdûd durur. On kademe taş nerdübân ile nehr-i Tuna'ya nüzûl olunur. Bir kapusu dahi cânib-i kıbleye, şehre mekşûf iki kat metîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile ubûr olunur. Her gece kal‘a neferâtları cisri zencîrler ile burc [u] bârûlar üzre dollâb ve makaralar ile çeküp kal‘a kapusuna sedd edüp kal‘a nehr-i Tuna içre gûyâ bir cezîre gibi kalır. Bu kal‘a kapusuna taşradan içre girerken kapunun solunda kemer altında bir azîm gürz-i pehlivânî maslûbdur. Ve sağ tarafında handak üzre âyende vü revendeye ârâmgâh olmak içün bir tahta binâ bir maksûre-i ra‘nâsı var. Ve bu kapudan içeri orta kapunun atebe-i ulyâsı üzre ay ve güneş tasvîrin üstâd-ı kâmil beyâz mermer üzre tahrîr etmiş. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış. Sihr-i helâ şems [ü] kamer göstermiş kim bu felek-i atlasda eyle bir mâh-ı âfitâb resmin bir ressâm-ı kâmil kemâliyle etmemişdir kim gûyâ kamer bedr-i münîr olmuş, güneş âleme pertev urmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118a ·
metinde göster ·
… sr-i haşeb bir kal‘ada yokdur. Her şeb kal‘a huddâmları ve dîdebânları bu cisri
makaralar
ile ipleri bocı-ırgatlar ile çekerek cisr-i haşebi kal‘a dîvârına dayayup siper …
Ve bu kulleden mâ‘adâ mezkûr Tebrîz kapusunda bir dirsekli tabya-i metîn etmişdir kim Tebrîz kapusunun yemîn [ü] yesârı handakı içre kuş uçurmaz. Ve handak üzre Tebrîz kapusuna âyende vü revendegân içün mancınıklı bir gûne musanna‘ makaralı cisir inşâ etmişdir kim böyle kapân-ı cisr-i haşeb bir kal‘ada yokdur. Her şeb kal‘a huddâmları ve dîdebânları bu cisri makaralar ile ipleri bocı-ırgatlar ile çekerek cisr-i haşebi kal‘a dîvârına dayayup siper ederler. Ba‘dehû iç yüzden cisri kal‘aya zencîrler ile bend ederler. Ta bu mertebe metîn cisr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… r. Ve büyük kapu önünde bir haşeb cisr-i mu‘allâkı vardır. Her gece nigehbânlar
makaralar
ile cisri kaldurup kal‘anın demir kapusuna dayayup kal‘aya aslâ geçilmez olur.
Hâlâ Hudâ âlimdir, iki kerre vâki‘ olup gördük. Bir kerre bir kefere düşüp hurd oldu ve bir kerre bir büdelâ müslim âdem düşüp sabâhın handak kapusun açup taşra çıkardılar. Aslâ bir kılına hatâ gelmemiş. Bir ibret-nümâ handak-ı a‘lâdır. Ve bu derin handak tarafında olan kal‘a dîvârı kırkar ayak enli kalın rıhtım fîl cüssesi kadar küfeke taşlı kalın şeddadî dîvâr-ı hemvârdır. Ve büyük kapu önünde bir haşeb cisr-i mu‘allâkı vardır. Her gece nigehbânlar makaralar ile cisri kaldurup kal‘anın demir kapusuna dayayup kal‘aya aslâ geçilmez olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… a-i üstüvârdır. Ve handakı üzre bir haşeb cisri var, her gece cisri nigâhbânlar
makaralar
ile çeküp cisri kal‘a kapusuna dayayup kapuya siper ederler.
Eşkâl-i Özü: Bu kal‘a biri birine muttasıl üç kat bölme kal‘alardır, ammâ cümleden kadîm yukaru Macar Alî Paşa binâ etdiği eski kal‘a bir topraklı bayır üstünde on beş tahta örtülü kulleli ve yigirmi ayak enli kalın şeddadî-misâl taş dîvârlı ve iki kat hisâr pîçe dîvârlı ve handakı derin enli sarp ve metîn çâr kûşe bir kal‘a-i üstüvârdır. Ve handakı üzre bir haşeb cisri var, her gece cisri nigâhbânlar makaralar ile çeküp cisri kal‘a kapusuna dayayup kapuya siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54b ·
metinde göster ·
… p kapu aralığından gâzîler taşra çıkup derhâl cisri zincirler ile bağlayup yine
makaralar
ile kapu kullelerinden çeküp kapu cisrin kal‘a kapusuna siper eylediler. Ve tar …
"Bire bizim sarıca gâzîleri yok mu?" deyü hakîr feryâd edince der-akab elli aded şahbâz nâmdâr tüfengli yiğitler gelüp gördüler kim kapunun içerdeki semerkandîlerinden bir aralık peydâ olmuş. Hemân ol aralıkdan elli aded tüfeng bir ağızdan atılınca kapu önünde cisir üzre yığılup çalışan küffârların yetmiş sekseni ser-nigûn olup tekerlekleri bakıyye-i küffâr bırağup firâr etdiklerinde bedenler üzre sâ’ir gâzîler kâfirlere kurşumlar 59a urup kapu aralığından gâzîler taşra çıkup derhâl cisri zincirler ile bağlayup yine makaralar ile kapu kullelerinden çeküp kapu cisrin kal‘a kapusuna siper eylediler. Ve tarfetü'l-ayn içre derûn-ı hisârda avrat ve oğlan üşüp kapu arasına taş ve toprak doldurup kapuyu sedd edüp emîn oldular, {lâkin sonra} bu kapu mahalli arası cenginde Yûsuf Kethüdâ'nın bir gulâmı mecrûh ve biri kurşum ile urulup şehîd oldu ve yukaru dendân bedenden Alî Hoca nâm bir sulehâ-yı be-nâm benim yanımda kâfire beden üzre birkaç el kumbarası atup hayli kâfiri mürd edüp bir dahi atarken kumbara elinde paralanup kendisi dahi şehîd olup bu hâl üzre {mezkûr} kapu önünde üç sâ‘at ceng-i azîm ederken yine Özü {nehri} kenârını küffâr hâlî bulup ol taraflar kayıklarına yakın olmağile kayıkların direklerin nerdübân edüp kal‘a bedenlerine urûc edüp Yassı Kulle nâm bir kulleye haçlı bayraklar diküp milk etdim zann edüp sâ’ir guzât ile köpek cengi ederken ahâlî-i kal‘aya telâş verüp hemân Özü beği ve Karkılı Halîl Ağa ve Yûsuf Kethüdâ bir sâ‘at kulle üzre ceng-i azîmde iken anı gördük: Mukaddemâ handak kenârında yatan Nigebolı ve Vidin ve Silisre alaybeğileri ve zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârları "Bu ceng dörd gündür mümted oldu. Âhir n'olsa gerek. Her çi bâdâ-bâd" deyüp üç bin mikdârı güzîde asker Özü {nehri} burnundaki Küçük Hasan Paşa kal‘asından berü dal uryân kılıç olup kal‘a-i Özü altında meterislerde olan Kazak-ı Ak üzre bir baş at bırağup Allâh Allâh deyü sâtûr-ı Muhammedî ururken hemân bizimle kulle üzre ceng edüp metânet etdim diyen kâfirlerin cümle bakıyyetü's-seyfi kendüleri kal‘adan aşağı perrân atup kimi pâre pâre ve kimi mecrûh-ı pür-yara olup bu kerre aşağı meterislerde basılan küffârlar savlet-i guzât-ı müslimîne tâkat getiremeyüp meterislerinden çıkınca kal‘adan bunlara kurşumları guzât-ı müslimîn bârân-ı la‘net gibi üzerlerine yağdırup kal‘adan toplar râyegân gezen küme küme kâfirlere atılup balyemezler ve şâhî toplar demir zincirler ile ve safra taşlarıyla sıklanmış topların darbından niçe bin küffâr helc ü melc olup Silisre ve Nigebolı gâzîleri mâl-ı ganâ’imle ve kelle ve diri esîrler ile muğtenim olup anlar bize feryâd ederler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b–59a ·
metinde göster ·
Ve bu kapu önünde handak üzre bir asma haşeb cisri var. Her şeb
makaralar
ile çekilüp kal‘a kapusu önüne siper edüp sedd-i İskender olur ve her sabâh bu …
Ve bu kapu önünde handak üzre bir asma haşeb cisri var. Her şeb makaralar ile çekilüp kal‘a kapusu önüne siper edüp sedd-i İskender olur ve her sabâh bu kapu du‘â ve senâ-yı Süleymân Hân ile açılırken birer koyun kurbân ile bu bâb-ı âlî küşâde olur ve bu nârin kal‘anın handakı gâyet vâsi‘ ve amîkdir. İç kal‘a içinde bir kat iç kal‘a ve handaklı kal‘ayı nâdir görmüşüzdür. Eğer var ise böyle metânet üzre değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112b ·
metinde göster ·
… nde asma makaralı haşeb köprüleri vardır. Her gece kapuları sedd edüp cisirleri
makaralar
ile çeküp kapuların önlerine siper ederler. Evvelâ bâb-ı garb iki kapudur kim a …
Ve kal‘a-i Tımışvâr'ın cümle beş aded kapusu var, ammâ bu kapuları ancak kârgîr kemer binâlı ve ikişer kat metîn ve âlî ve vâsi‘ demir kapulardır ve her kapuların önlerinde asma makaralı haşeb köprüleri vardır. Her gece kapuları sedd edüp cisirleri makaralar ile çeküp kapuların önlerine siper ederler. Evvelâ bâb-ı garb iki kapudur kim anın târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… kapusu var. Ana dahi zemberekli asma cisr ile varılup her gece dîdebânlar cisri
makaralar
ile çeküp kaldırup kapuya dayarlar. Kal‘a bir cezîre içre kalır. Bu göl yine ne …
Kal‘ası bir fecc-i amîk göl içinde olduğıyçün kavm-i Ervâm Gölhisâr derler, ammâ lisân-ı Latince ismi (---)(---) mezkûr göl içinde bir alçacık dîvârlı şekl-i murabba‘ taş binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Bir cânibinden zafer mümkün değil bir sa‘b ve metîn kal‘adır kim bir vech ile yanına varılmaz. Ancak cânib-i şimâle nâzır bir küçücük demirli iki kat kavî kapusu var. Ana dahi zemberekli asma cisr ile varılup her gece dîdebânlar cisri makaralar ile çeküp kaldırup kapuya dayarlar. Kal‘a bir cezîre içre kalır. Bu göl yine nehr-i Pileve'den cem‘ olup amelî göldür. Eğer murâd olunsa gölün suyun kesüp kal‘a karada kalmak emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b ·
metinde göster ·
… vardır ve bu tarafda kapu önünde handak üzre haşeb cisri var. Ba‘zı zamân cisri
makaralar
ile nigehbânlar kaldırup kapu önüne siper ederler ve bu kapunun atebe-i ulyâsı …
Ve kal‘anın mağrib tarafı nehr-i Vardar cereyân edüp hattâ kal‘adan kayalar içre yer altından üstâd Ferhâdlar yol kesüp nehr-i Vardar'dan su alınır azîm su kullesi var. Bu taraf gayyâ-misâl uçurum olduğundan aslâ handakı yokdur ve olmak da muhâldir, ammâ kal‘anın maşrık tarafı ve kıble tarafı ve şimâl tarafında kesme kaya handak-ı amîki vardır ve bu tarafda kapu önünde handak üzre haşeb cisri var. Ba‘zı zamân cisri makaralar ile nigehbânlar kaldırup kapu önüne siper ederler ve bu kapunun atebe-i ulyâsı üzre kal‘anın ta‘mîr ü termîmine târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170a ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân kal‘a yapamaz derler. Bu kal‘a ile Bender kal‘ası ve Segedin ve Boğazhisâr kal‘aların görmeyen Âl-i Osmân pâdişâhları ne kuvvetde ve ne metânetde kal‘a inşâ etdiklerini bilmezler. Ve bu kal‘a-i Vidin'in maşrık tarafına nehr-i Tuna'ya nâzır ancak bir küçük demir kapusu var, ammâ üç kat 57b dîvârda üç kat kavî ve metîn demir kapulardır. Taşra kapu önünde handak üzre asma cisr-i haşebi var, her gece pâsbân ve nigehbânları bu kantarayı makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna dayayup siper etdiklerinde kal‘a hemân cezîre-misâl su içinde kalır. Taşra kapusu üzre celî hat ile beyâz mermer üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a–57b ·
metinde göster ·
… . Ve bu kapuların önlerinde handak üzre haşeb cisirleri her gece müstahfızânlar
makaralar
ile cisirleri kaldırup kal‘a kapularına siper ederler, ammâ bu mezkûr iki kapul …
Ve bu kapuların mâbeynleri dîvârlar yüzünde niçe bin gûnâ-gûn âlât-ı silâh ile tezyîn olup cümle dîdebânlar pür-silâh mevcûd olup nevbet beklerler. Bu kapunun iç yüzünde bir azîm şayka top var, içine bir âdem sığar. Ve bu kapuların önlerinde handak üzre haşeb cisirleri her gece müstahfızânlar makaralar ile cisirleri kaldırup kal‘a kapularına siper ederler, ammâ bu mezkûr iki kapular demir kaplı değildir, ağaç balvan meşe direklerinden müstahkem kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… n tüccâr bir metâ‘ kaçırmasın" deyü her gece cisir pâsbânları bu kepeng-i cisri
makaralar
ile kaldırup cisrin kapusunı sedd edüp bu kantaradan zî-rûh kısmı bir şey geçem …
Ve bu mahalde cisrin on adım yeri başka bir kepeng-i cisrdir. "Düşman öteden beri ubûr etmesin ve bâcdârlardan tüccâr bir metâ‘ kaçırmasın" deyü her gece cisir pâsbânları bu kepeng-i cisri makaralar ile kaldırup cisrin kapusunı sedd edüp bu kantaradan zî-rûh kısmı bir şey geçemez. Bu mahalde Darda ve Ösek kal‘ası neferâtları oturu[p] âyende vü revende tüccârlarından bâc alırlar mîrî mâldır kim bir metâ‘ın bâcı alınmadan bir zerre ubûr edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… enûba nâzır bir küçük kapusu var, önünde bir haşeb cisri var. Her gece bu cisri
makaralar
ile çeküp kapuya dayayup siper ederler.
Ve bu iç kal‘anın büyük kal‘a içine açılır cânib-i cenûba nâzır bir küçük kapusu var, önünde bir haşeb cisri var. Her gece bu cisri makaralar ile çeküp kapuya dayayup siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135a ·
metinde göster ·
… Neretva'ya enilir. Ve her gece kapuyu sedd edüp kesme kaya üzre handakı cisrin
makaralar
ile dîdebânlar çeküp kal‘a kapusuna dayarlar.
Şimâl cânibine ancak bir küçük demir kapusu var, nerdübân ile kayalardan nehr-i Neretva'ya enilir. Ve her gece kapuyu sedd edüp kesme kaya üzre handakı cisrin makaralar ile dîdebânlar çeküp kal‘a kapusuna dayarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… nde handak üzre haşeb cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu cisirleri
makaralar
ile kaldırup kal‘a kapusu 170b önlerine siper eder. Handakı nehr-i Vuka ile l …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Nehr-i Sava'dan azmış nehr-i Vuka kenârında bir sahrâ-yı çemenzâr düz yerde şekl-i murabba‘ tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde bir küçük câmi‘i ve elli aded şindire tahta örtülü ve hâneleri ve anbârı ve cebehânesi ve çâr-kûşesinde çâr tula kulleleri ve on aded şâhî topları ve iki aded demir kapuları var, biri kara tarafına ve bini nehr-i Vuka kenârına açılır. Bu iki kapunun dahi önlerinde handak üzre haşeb cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları bu cisirleri makaralar ile kaldırup kal‘a kapusu 170b önlerine siper eder. Handakı nehr-i Vuka ile leb-ber-leb vâsi‘ ve amîk handakdır. Kal‘a dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a–170b ·
metinde göster ·
… l‘a kapusu kıbleye mekşûf olup handak üzre bir haşeb cisrini her gece pâsbânlar
makaralar
ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lon …
Ve bu kal‘a kapusu kıbleye mekşûf olup handak üzre bir haşeb cisrini her gece pâsbânlar makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş kat demir kapular dahi vardır. Kal‘a intihâsında Süleymân Hân câmi‘i var. Minberi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn-ı münakkaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
… de bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve kapudan taşra handak üzre haşeb cisri her gece
makaralar
ile kalkar cisr-i musanna‘dır.
Ve cânib-i şarka bir kapusu var. İç yüzünde bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve kapudan taşra handak üzre haşeb cisri her gece makaralar ile kalkar cisr-i musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171b ·
metinde göster ·
… er ile mebnî asma cisrlerdir kim her gece bevvâblar bu cüsûr-ı memerr-i nâsları
makaralar
ile ref‘ edüp bu iç kal‘a bir cezîre gibi kalır.
Ammâ bu iç hisâr orta kal‘anın cânib-i garbîsinde bir batak deryâsı içre bir kal‘aya ve bir binâya ittisâli yok başka bir kal‘a-i sedd-i Ye’cûc'dür. Ve orta hisâr bu iç kal‘aya bataklık üzre iki yüz adım tûlu bir haşeb cisr üzre giderken bu cisrin iki başında ve ortasında zemberekler ile mebnî asma cisrlerdir kim her gece bevvâblar bu cüsûr-ı memerr-i nâsları makaralar ile ref‘ edüp bu iç kal‘a bir cezîre gibi kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176a ·
metinde göster ·
… ve yine her kapular önünde birer zemberekli cisrleri var. Her gece bu cisrleri
makaralar
ile kaldırup kapuya siper ederler. Ve cümle pâsbânları yine pür-silâh olup her …
Evvelâ Kanije kal‘asının Beç kapusundan çıkup cânib-i garba buheyre üzre haşeb cisir kim kazıklar üzre binâ olunmuş iki yüz elli adım kantara-i tavîlin üzerinde üç yerde yine kapular var ve yine her kapular önünde birer zemberekli cisrleri var. Her gece bu cisrleri makaralar ile kaldırup kapuya siper ederler. Ve cümle pâsbânları yine pür-silâh olup her gece cisri muhâfaza edüp kuş geçirmezler. Bu cisri ubûr edüp Topraklık varoşuna varılır, gayri yerden varılmak muhâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181b ·
metinde göster ·
… tûlı kazıklar üzre haşeb cisrler vardır ve her cisr üzre üçer yerden zemberekli
makaralar
ile her gece kalkar asma cisrleri vardır.
Ve bu kapuların araları asker ile şeb [ü] rûz pür olup tavla ve sadranc ve bir hâyhûdur kim ta‘bîr olunmaz ve gûnâ-gûn âlât-ı silâhlar ile ârâste ve bevvâbân ve nigehbânlar ile pîrâste olmuş tedribe kapularıdır. Ve bu iki aded kapuların önlerinde ikişer yüz adım tûlı kazıklar üzre haşeb cisrler vardır ve her cisr üzre üçer yerden zemberekli makaralar ile her gece kalkar asma cisrleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… kat haşeb kapu-yı musanna‘dır ve cisri bunun dahi asma zemberekli dörder yerden
makaralar
ile kalkar kantaralardır kim her gece bevvâblar bu cisrleri kaldırup her cisr ü …
Bu dahi iki kat haşeb kapu-yı musanna‘dır ve cisri bunun dahi asma zemberekli dörder yerden makaralar ile kalkar kantaralardır kim her gece bevvâblar bu cisrleri kaldırup her cisr üzre üçer yüz âdem nevbet bekler, zîrâ bu kal‘anın bir havf edecek yeri bu cüsûrlardandır. Hudâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… önünde handaklar üzre yüzer adım tûlı haşeb cisr-i kavîler var kim üçer yerden
makaralar
ile kalkar. Cisirleri kapuların önüne sedd edüp siper ederler.
Ve her kapular önünde handaklar üzre yüzer adım tûlı haşeb cisr-i kavîler var kim üçer yerden makaralar ile kalkar. Cisirleri kapuların önüne sedd edüp siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b ·
metinde göster ·
Evvelâ kal‘adan taşra varoşa haşeb cisr ile giderken üç yerden
makaralar
ile her gece cisri nigehbânlar kaldırup kal‘a cezîre gibi kalır, ammâ handak ci …
Evvelâ kal‘adan taşra varoşa haşeb cisr ile giderken üç yerden makaralar ile her gece cisri nigehbânlar kaldırup kal‘a cezîre gibi kalır, ammâ handak cisrinden varoşa garb cânibine giderken cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtülü yine haşebden bir musanna‘ lonca köşkü var, cemî‘i şehrin zurefâları ve garîbü'd-diyârları bu köşkde oturup kesb-i tarâvet ederler. Gâyet mesîregâh ve ârâmgâh ve namâzgâh maksûrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… , mahkeme-i şer‘-i Resûl civârındadır. Ve kapu önünde bir enli amîk handak üzre
makaralar
ile asma çit cisri var. Bu cisrden geçüp büyük varoşa varmağa nehr-i Tuna üzre …
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yarlı(?) bayır üzre çâr-kûşe palanka olup cümle iki kapusu var. Biri beri maşrık tarafına nâzırdır. Biri küçük kapudur kim nehr-i Tuna kenârına bu kapudan yigirmi ayak nerdübân ile enilir, Tuna taşsa on kademe nerdübân kalır. Varoş tarafına mezkûr büyük kapu üzre bir kasr-ı âlîsi var, mahkeme-i şer‘-i Resûl civârındadır. Ve kapu önünde bir enli amîk handak üzre makaralar ile asma çit cisri var. Bu cisrden geçüp büyük varoşa varmağa nehr-i Tuna üzre yüz adım gidüp bir ağaç cisrden dahi geçüp andan varoşa girilir. Bu hisâb üzre bu kal‘ayı nehr-i Tuna ihâta edüp bir cezîre gibidir, zîrâ Tuna'dan ayrılmış bir fırka ensiz su dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
… pucuğu var, ammâ atlı(?) gücile girir çıkar. Bu kapucuğun önündeki handakı üzre
makaralar
ile asma köprüsü var. Karşu handak kenârında Mehemmed Geray Hân'ın bir küçük ho …
Sitâyiş-i taşra kal‘a içre yüz aded toprak örtülü evleri olup çârsû-yı bâzâr hammâm ve hân bu kal‘ada yokdur. Ancak kal‘a bânîsi Sâhib Geray'ın bir câmi‘i var, tûlen yüz elli ayakdır ve arzen yüz aded kademedir. Mihrâbı üzre "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün resûlullâh" tahrîr olunup bu hat üzre âyetü'l-kürsî tahrîr olunmuşdur kim üstâd-ı mermer-bür bu hatları taşa eyle yazmış kim cidden sikkeyi mermerde kazmış. Minâresi câmi‘in solunda bir alçak beyâz taş minâre-i zîbâdır. Câmi‘ dahi tarz-ı kadîm alçacık toprak örtülü bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim gazâ mâlıyla binâ olmağın gâyet rûhâniyyetli ve cemâ‘at-i kesîreli dâru't-tevhîd bir musallâ-yı atîkdir. Hattâ bu câmi‘in sol tarafında maşrık cânibine nâzır kal‘anın bir küçük kapucuğu var, ammâ atlı(?) gücile girir çıkar. Bu kapucuğun önündeki handakı üzre makaralar ile asma köprüsü var. Karşu handak kenârında Mehemmed Geray Hân'ın bir küçük hoş hevâ ve hoş binâ hammâm-ı rûşinâsı var, varoşda vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
bağlayup câmûs ve sığır derilerin dilim dilim edüp kalın gemi palamarı ipleri g …
Tırhala tarafına bir sivri kaya burnu vardır. Anda zamân-ı kadîmde küffârlar âdem gevdesi kalınlığı demir kollar uzadup uçlarına tuç makaralar bağlayup câmûs ve sığır derilerin dilim dilim edüp kalın gemi palamarı ipleri gibi örmüşler. Hîn-i mahalde bu ipleri tuçdan makaralara geçirüp ol örme urganların uçlarına yine kalın ipden balık ağı gibi örülmüş beşer onar âdem alur zenbîl-misâl şeyleri aşağı sarkıdup yukaru çekecek zahîreleri ve koyunları ve sığırları ve'l-hâsıl her ne var ise postlara(?) aşağıda koyup yukaru kayanın tâ zirve-i a‘lâsındaki tuç makaraların yanlarında dollâb-ı çarh-ı musanna‘lar vardır, ol dollâbların hidmetine on aded papaslar dâ’imâ me’mûr olup dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
… ağup on nefer yârân ile pür-silâh olup kayanın altına gelüp yukarudan ruhbânlar
makaralar
ile ipden örülmüş zenbîlleri sarkıdup aşağı endirdiler.
Sabâh olup cümle atlarımız bu köyde birkaç hidmetkârlar ile bırağup on nefer yârân ile pür-silâh olup kayanın altına gelüp yukarudan ruhbânlar makaralar ile ipden örülmüş zenbîlleri sarkıdup aşağı endirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
… üntehâ üzre bir zer-ender-zer filandıra bayrağı sütûn-ı âlînin zirve-i a‘lâsına
makaralar
ile çeküp bir ucu handak içre zemînde olup bir filandıra göstermişdir kim dille …
Sabâhısı kal‘anın cemî‘i tabyaları ve der-i dîvârları üzre haçlı ve sanmarkalı peykerleri ve orsa bayrakları ve filandıraların ve yüksek tabya üzre üç kat gemi direğin birbirine mıhlayup evc-i âsımâne ser çekmiş amûd-ı müntehâ üzre bir zer-ender-zer filandıra bayrağı sütûn-ı âlînin zirve-i a‘lâsına makaralar ile çeküp bir ucu handak içre zemînde olup bir filandıra göstermişdir kim diller ile ta‘bîr ve tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291b ·
metinde göster ·
… azîm zer-ender-zer ü zîvere gark olmuş bir filandıra San Marko tasvîrli bayrağı
makaralar
ile çeküp filandıra açup tâ handak içine enüp kâhîce rûzgâr ile filandıra bayra …
Hemân Sadrıa‘zam topçubaşıya fermân edüp Sarı esed nâm bir serâmed top-ı benâma âteş e[di]nce bi-emrillâh gülle ol direğe isâbet edüp yeniden iki pâre edüp üzerindeki kâfirleriyle zemîn-i handaka uçup küffârları pâre pâre oldular. Lâkin yine bu Yüksek tabyanın bir tarafında üç aded direkler birbirlerine mıhlı olup bu dahi eflâke ser çeküp durur. Dahi küffâr bir sürûr [u] safâları ve yâhûd bir bednâm günleri olunca ol serâmed direk üzre bir azîm zer-ender-zer ü zîvere gark olmuş bir filandıra San Marko tasvîrli bayrağı makaralar ile çeküp filandıra açup tâ handak içine enüp kâhîce rûzgâr ile filandıra bayrağı evc-i âsımâna peyveste olurdu. Ba‘de'l-feth anı dahi Sadrıa‘zam kırup endirtdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·
… dibindeki boğazın asma makaralı ağaç köprüsü var. Kaçan gemiler geçerken cisri
makaralar
ile asakorlar, gemiler ve firkateler ve kayıklar beri öte geçüp yine cisirleri …
Ammâ kal‘a dibindeki boğazın asma makaralı ağaç köprüsü var. Kaçan gemiler geçerken cisri makaralar ile asakorlar, gemiler ve firkateler ve kayıklar beri öte geçüp yine cisirleri ipler ile yerine endirirler. Ammâ bu cisir altından gemiler geçdikden sonra ol göl gibi sığlar içre eğri büğrü giderken sırıklar ile sığları yoklaya yoklaya gitmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344a ·
metinde göster ·
… bir kapusu var. Asma zemberekli cisir ile binâ olunmuşdur. Her şeb dîdebânları
makaralar
ile cisri ref‘ edüp tabya dîvârına seddederler.
Ve kapusu garba nâzır iki kat sarp demir kapudur, andan gayri kapusu yokdur. Ve bu kapu önünde bir azîm tabyası vardır, kara tarafına nâzırdır. Bu tabyanın cirmi iki yüz adımdır. Ve bir hayli meydândır. Ve bunda dahi azîm toplar vardır. Anın dahi şimâle nâzır bir kapusu var. Asma zemberekli cisir ile binâ olunmuşdur. Her şeb dîdebânları makaralar ile cisri ref‘ edüp tabya dîvârına seddederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·
… şeddâdî cisirdir. Ammâ kal‘anın eşiği önü on adım asma tahta cisirdir. Her gece
makaralar
ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler.
Andan yine handak kenârınca Eğri kapu önüne gelince yüz adımdır ve sâfî mezâristândır ve mezkûr Eğri kapu garba nâzır iki kulle-i mevzûnun ortasında vâki‘ olmuşdur. Ve üç göz şeddâdî cisirdir. Ammâ kal‘anın eşiği önü on adım asma tahta cisirdir. Her gece makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115a ·
metinde göster ·
… na dîvâr kapusunun önünde asma kepenkli tahta cisir vardır. Her şeb mustahfızân
makaralar
ile çeküp kapuya siper ederler. Bu mahalden aşağı handaka bakmağa âdemin zehres …
Ve ana dîvâr kapusunun önünde asma kepenkli tahta cisir vardır. Her şeb mustahfızân makaralar ile çeküp kapuya siper ederler. Bu mahalden aşağı handaka bakmağa âdemin zehresi çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164b ·
metinde göster ·
Ve bu ağızlık üzre dörd âdem çıkup demir kafeslere dayanup dörd yerden demir
makaralar
ile gece ve gündüz çatal kovalar ile âb-ı Zemzem çeküp huccâc-ı müslimîni saky …
Ve bu ağızlık üzre dörd âdem çıkup demir kafeslere dayanup dörd yerden demir makaralar ile gece ve gündüz çatal kovalar ile âb-ı Zemzem çeküp huccâc-ı müslimîni saky ederler. Ve huccâc dahi âb-ı Zemzemi nûş edüp bu du‘âyı tilâvet ederler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·