İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

makbûl*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
193
isabet
180 cümle/beyitte
71,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
15
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi19378,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 193

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“makbûl*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 16a Andan Bâb-ı Süleymân Hân, bir gecede ihdâs edüp Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa bu kapudan nihânîce duhûl ederdi. Cânib-i garba nâzır …
EÇS I 17a … de olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin adedince her pâdişâh-ı hâkimden ol kadar makbûl [u] mu‘teber reng-â-reng ahcâr-ı zî-kıymet taleb edüp geldikde Atmeydânı sahrâs …
EÇS I 18b … gile Hızır Ma‘deni derler. Cümleden latîf ve kat‘ etmesi sehel âsân bir hacer-i makbûldür .
EÇS I 18b … Andan dahi kûze ve kâseler inşâ edüp a‘yân [u] eşrâfa hedâyâ götürürler, gâyet makbûldür .
EÇS I 32b Ve Makbûl Siyâvuş Paşa'ya bir sarây-ı azîm ve yeniçeri ağaları'na mahsûs bir sarây-ı kadî …
EÇS I 47a Vezîr-i a‘zam Makbûl ü Maktûl İbrâhîm Paşa: Harem-i hâsda neşv [ü] nemâ bulup sadâret ile Mısır'a va …
EÇS I 67a "Bizzât şâh-ı bed-fi‘âli kayd [ü] bend ile pâye-i serîrime getirsen makbûl-i hümâyûnum değildir. Elbette sana başın gerek ise Bağdâd-ı Dârü'l-hilâfe'yi feth …
EÇS I 71b–72a … Eğer düşman ile cengde kucak kucağa olursa karakuş ve boğma ve kelle kesme bile makbûldür .
EÇS I 84b … eri gülle-misâl tabl [ü] nefîrlerin çalarak Âsitâne-i sa‘âdete getirdiler. Yine makbûl-i şehriyârî olmadı.
EÇS I 84b "Erdel kıralın ve Nemse çâsârın kayd [ü] bend ile huzûruma getirirsen makbûl-i hümâyûnum değildir. Anatolu vilâyetlerinde Kara Hasan Paşa ve Sarı Ken‘ân Paşa …
EÇS I 91b Ve Topkapusu dâhilinde medrese-i Makbûl Ahmed Paşa.
EÇS I 92b Ola makbûl-i Hudâ derbânı dedi târîhin / Hamdü lillâh oldu zîbâ tekyesi hâlâ tamâm. / Sene ( …
EÇS I 98a Adnî Paşa: Ebü'l-feth'in makbûl Mahmûd Paşasıdır.
EÇS I 101a … up Ahmed Paşa, Süleymân Hân cülûsunda isyân etmeğile Hâ’in nâmıyla şöhret bulup Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa mührüyle Mısır'a varmazdan mukaddem askerî tâ’ifesi Ah …
EÇS I 106a Evvelâ türbe-i vezîr-i Ebü'l-feth Gâzî Makbûl Mahmûd Paşa câmi‘i hareminde bir kubbe-i âlîde medfûndur. Târîhi budur: (---) ( …
EÇS I 110a Tekmîl-i mevâd etmiş müverrih-i âlem Türkî ve Fârisî tevârîhleri makbûl-i enâmdır.
EÇS I 131b … rı vardır ve cümlesi (---) neferdir. Senevî mevâcibleri (---) kîse olur, hâs ve makbûl askerdir.
EÇS I 136b "Bir sığır derisi kadar çiftlik ederse makbûlümdür , ricâların kabûl ederim ve illâ bu sığır derisi cirminden ziyâdeye iznim yokdur …
EÇS I 139b Evsâf-ı Tokat bâğçesi: Ebü'l-feth Mehemmed Hân bu mahalde sayd [u] şikârda iken Makbûl Mahmûd Paşa Tokat kal‘asın feth etdüği {haberi} bu mahalde gelüp sürûrundan,
EÇS I 142a Tamâm olunca dedi himmetiyle târîhin hâtif / Bu câmi‘de olan tâ‘at ola makbûl-i Subhânî. / Sene (---).
EÇS I 149a … âb iki elinden ferzendi yine meydâna çeküp cümle ma‘rifeti arz olunup ma‘rifeti makbûle geçdikden sonra ale'l-ittifâk cümle huzzâr-ı meclis "Bu ferzende post müstahakd …
EÇS I 164b … ba‘dehu pâdişâhlar ubûr eder. Ammâ bu alay-ı orduda ibtidâ elzem-i levâzımından makbûl olan askerî ve ulemâ-yı monlâ-orduyî(?) ve hukemâ ve kehhâl ve habbâzîn ve mahf …
EÇS I 170a … şı re’yiyle başcıbaşıya yamakdır. Zîrâ başcılar ordu-yı İslâm fukarâları ta‘âmı makbûl ta‘âmdır. Anıniçün bir kaç esnâf zam olunup başka tabl [u] alem sâhibi oldu.
EÇS I 171a Bu esnâf-ı makbûl , cümlesi pâk libâslar ile ve pâk müsellah ve müretteb saf saf ubûr edüp arabala …
EÇS I 176a Tokuzuncu, evsâf-ı tuz emîni: Ekmekciyân takrîbiyle tahrîr olundu. Azîm makbûl askerdir. {Emîninin kârhânesi Zindânkapusu'yla Balıkbâzârıkapusu'nun arasında Ç …
EÇS I 176a … mât emîni: Dahi cümle esnâfıyla ekmekcibaşı neferâtıyla alayında tahrîr olundu, makbûl emânetdir. Seferlerde bundan azîz emânet yokdur. Bir dahi nüzül emîni makbûldür …
EÇS I 176a … u, makbûl emânetdir. Seferlerde bundan azîz emânet yokdur. Bir dahi nüzül emîni makbûldür . Ve,
EÇS I 176b … vukıyye havânlar elleriyle saf saf ubûr ederler. Bu esnâflar dahi Âl-i Osmân'da makbûldür .
EÇS I 178a … inci, esnâf-ı nüzül emîni: Ağa bir, neferât yedi yüz, bu emîn, seferlerde gâyet makbûl emânetdir, cemî‘i vilâyetlerden asâkir-i İslâm içün gelen zahâyirleri buna tesl …
EÇS I 186a … ân Hân vâlidesi Kostanta'ya bin altun verüp cürmün afv etmeği ricâ eder, ricâsı makbûle geçmeyüp bin altunu Süleymân Hân'a haddeden tel çekdirüp beş yüz çubuk tel etdi …
EÇS I 187b … i âteşde pâk olur. Anıniçün bu iki ma‘den "Yâ Azîz" ismine mazhar olup azîz [u] makbûl olmuşlardır. Ammâ sâ’ir cevâhirler âteşden cümle fenâ bulurlar.
EÇS I 187b … stesidir. Hazret-i Resûl'e hedâyâsıyla gelüp Veys el-Karanî'den kemer-besteliği makbûl-i Resûl olup Risâlet-penâh du‘âsıyla hakkâklara pîr olup yine Yemen şehirlerinden …
EÇS I 190b Ammâ bu bâlâda zikr olunan kebûterin cümlesinden makbûl taklabâz ve Bağdâdîdir kim bir âsitâna dahi varup âvâre olup lâne eylemez, âhir …
EÇS I 194a … lmağa muhtâc olduklarından mutâflar [tabbâğlar]a yamak olunmuşdur. Seferlerd[e] makbûl fırkadır.
EÇS I 194b el-Faslu's-selâsîn / Esnâf-ı mu‘azzez, sarrâcân-ı makbûlân
EÇS I 194b … İslâm'da semerciler ve na‘lbandlar ve âşbâzlar ve berberler ve bozacılar kadar makbûl ehl-i hıref yokdur, azîm kâr edüp cümlesi pür-silâh geçüp giderler.
EÇS I 210a … elîmim Fir‘avn'a taklîd etmez, sana taklîd edüp kılınır. Cümle evzâ‘ [ü] etvârı makbûlümdür , sana taklîd edüp ö[y]kündüğiyçün mukallid-i sahîhdir, ana cennetim nasîb etmiş …
EÇS I 211a … ukallidîn ser-çeşmesi Hasanzâde-i şebbâz hâlâ cemî‘i ulemâ ve sulehâ mâbeyninde makbûl [ü] mergûb idi. Ve haftada iki gece Murâd Hân huzûrunda mukallidlik edüp evvel …
EÇS II 278a … am tahtası ve çam direği yiyüp kifâflanırlar. Bolu tahtası İslâmbol'da memdûh u makbûldür . Bu şehrin cânib-i garbında iki konak yerde leb-i deryâda Akçaşar iskelesidir. …
EÇS II 282b … urûf-ı hecâ üzre mükellef dîvânı ve fıkh [u] ferâ’ize müte‘allık nifâs bahsinde makbûl mes’eleleri ve manzum risâleleri vardır. Bikri fikri gibi mümtâz-ı ser-efrâz-ı …
EÇS II 284b … âne-i rûhânîdir kim âdem dâhil olunca gışş u mebhut olup elbette hayr murâdât-ı makbûledir . Hamd-i Hudâ ziyâret edüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet etdik. Bu azîzin rûhâniyyet …
EÇS II 299a–299b … âm-ı Alî tilâvet ederler. Belî hadîs-i sahîh dahi nakl ederler ammâ kelâm-ı Alî makbûldür . Niçe bin hadîs-i Murtazâ kitâbları vardır. (---) (---) (---) (---) (---) ⟦299b …
EÇS II 306a–306b … îde fürûht olunur. Başka kedi dellâlı vardır, kafes içre koyup bey‘ eder, gâyet makbûldür . {Husûsan} Divriği kedisi Erdebîl'de yüz guruşa fürûht olunduğu müsbetdir, ammâ …
EÇS II 312a … ân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretlerinin halîfelerindendir. Tarîk-i Yesevî, Acem'de makbûl olmağıla yüz aded fukarâ Yesevî âsitânesinde tâ‘at [u] ibâdâte meşgûllerdir. Ve …
EÇS II 314b–315a … udâger tüccâr alup götürürler. Yedi sekiz gûne neft olur, ammâ sarı nefti gâyet makbûldür ve siyâh nefti şâhlıkdır kim cemî‘î Acem diyârının Özbekistân ve Hindistân ve I …
EÇS II 327b Ve me’kûlât ü meşrûbâtının ve sanâyi‘ât-ı makbûlâtının memdûhâtından latîf ter ü tâze tereyağı ve ketesi ve katmer beyâz yağlı çöreği …
EÇS II 336a–336b … çi geldi. Ve Paşa efendimize cemî‘î hedâyâların arz-ı kâlây kılup her metâ‘ları makbûl-ı vezîr olup kârhâne işi şâh kılıçlarından bir mücevher ve murassa‘ gılâflı bir ş …
EÇS II 358a … bîhârdır. İzmir'e ve Frengistân'a ve Arabistân'da, Mısır'da ve yedi iklîmde sûf makbûl olmağıla halkı seyâhat ile ticâret ederler. Ermenisi ve Yahûdîsi gâyet çokdur. …
EÇS II 360b–361b … üp tashîh ederek kendü hattıyla nâmeler tahrîr edüp her mülûk huzûruna vardıkda makbûl-ı şehriyârî olup elden ele gezerdi. Ve menâsıb-ı âlîlerde iken aslâ re’îslerine m …
EÇS II 361b … ınız ise adl-i adâlet ederim, deyü tâ Üsküdar'a {varmayınız}. Bu pendlerim eğer makbûl-i şerîfiniz olursa işte bu ciğeri pür-hûn ehl-i hâlim evlâdı ve kardaş yoldaşım o …