… ed panayırcı dükkânları şehrin kıblesi tarafında nehr-i Sava kenârında çalaş ve
malaş
ve palaşdan dükkânlardır, ammâ yılda bir kerre kırk gün kırk gece işler külbe-i …
Ve cümle üç yüz aded panayırcı dükkânları şehrin kıblesi tarafında nehr-i Sava kenârında çalaş ve malaş ve palaşdan dükkânlardır, ammâ yılda bir kerre kırk gün kırk gece işler külbe-i ahzândan dekâkîn-i müfîd ü muhtasarlardır. Kiraz mevsiminde bu şehre kırk elli bin âdem cem‘ olup hayme vü hargâhlarıyla meks edüp bir bey‘ [u] şirâ ve bir hây hûy ile zevk u safâlar ederler. Bir kerre dahi bu şehirde güz eyyâmında yine germâ-germ panayır durup cemî‘i serhadlerden cemapur askeri gibi ecnâs-ı mahlûkât haşerâtlar cem‘ olup bey‘ men-yezîd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60a ·
metinde göster ·
… i kadar panayır dükkânları var. Mâ‘adâ panayır cem‘iyyeti zamânı bin aded çalaş
malaş
çalaşdan külbe-i ahzân-misâl dükkânlar binâ olunup niçe kerre yüz bin hayme ve …
Karye-i Eksiri Valtoz: Elli aded 356a hânedânları ve bir büyük çiftliği ve yılda bir kerre durur azîm panayır cem‘iyyeti olur, yerinde bir azîm hânı ve elli kadar panayır dükkânları var. Mâ‘adâ panayır cem‘iyyeti zamânı bin aded çalaş malaş çalaşdan külbe-i ahzân-misâl dükkânlar binâ olunup niçe kerre yüz bin hayme ve hargâhlar kurulup azîm cem‘iyyet-i kübrâ yeri vâsi‘ çemenzâr sahrâ-yı lâlezârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b–356a ·
metinde göster ·
Ve bu şehir içre yılda bir kerre panayur-ı azîm ya‘nî bâzâr durup kırk elli bin âdem cem‘ olup on gün on gece bir hây hûy bâzâr-ı cem‘iyyet-i kübrâ olur kim vasfında lisân kâsırdır. Şehir hâricinde cümle üç yüz aded panayır dükkânları vardır. Ve niçe bin dükkân dahi bâzâr mahallinde çalaş malaş palaşdan dükkânlar binâ edüp kâr [u] kisb edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369a ·
metinde göster ·
… taşra vâdîlerde niçe bin hayme ve hargâh ve bârgâh ve külbe-i ahzânlar çalas ve
malaş
palaşdan kurulup bir ordu-yı bâzâr tüccârı kurulur kim gûyâ İskender-i Kübrâ yâ …
Yılda bir kerre kiras mevsiminde bu fezâya yüz bin benî âdem Rûm ve Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Semerkand ve Belh [u] Buhârâ ve Mısır u Şâm ve Irâk'dan ve cemî‘i Dib Frengistân'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘adan cemî‘i tüccârân-ı berr [ü] bihârânların hamusu metâ‘-ı firâvânlarıyla bu panayıra cem‘ olup çârsû-yı bâzâra getirenlerden mâ’adâ taşra vâdîlerde niçe bin hayme ve hargâh ve bârgâh ve külbe-i ahzânlar çalas ve malaş palaşdan kurulup bir ordu-yı bâzâr tüccârı kurulur kim gûyâ İskender-i Kübrâ yâhûd Keyhusrev-i Dârâ ordusu olup bu vâdî âdem deryâsıyla pür olup niçe kerre yüz bin yük metâ‘lar elbette meydâna çıkup fürûht olup ve niçe yüz bin yük metâ‘lar alınup kuş südü ve âdem südü ve arslan südü dahi bulunur. Kuş südü yumurtadır, âdem südü avret südüdür, arslan südü şarâb-ı bî-hicâbdır. Anlar dahi bulunur. Hattâ yumurta envâ‘ından deve kuşu yumurtası ve âdem yavrusu ve körpe âdem kuzusu ve ciğer-kûşeleri bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 375b ·
metinde göster ·