… i zulmetde iken "Firâren an tevâli'l-kesürât deyüp ibtidâ Duka gemileri ba‘dehû
Malta gemileri
, ba‘dehû Mesina gemileri birer birer karârı firâra mübeddel edüp ba‘dehû Venedi …
Tedbîr-i hâmis [sâdis]: Kapudan Alî Paşa cezîre-i Girid'den mansûr [u] muzaffer selâmetle gelüp tershâne-i âmirede yüz pâre kadırga ve elli pâre galyon inşa etmeğe mübâşeret olunup Ereğli'de ve Sinop ve Amasra'da ve Bartın'da ve Çayağzı'nda ve Balıklağa ve Varna'da ve Üsküdar ve Tophâne ve Bâğçekapusu'nda ve Sinân Paşa Köşkü'nde ve Tershâne'de ve Şâhkulı İskelesi'nde, bu cümle zikr olunan leb-i deryâda kalyonlar yapılup İslâmbol ve Galata ve Kâsımpaşa'da velvele ve gulgule-i Rûm olup deryâ-misâl asker cem‘ olup cemî‘i Anadolu ve Rûmeli'ne asker sürücüler gidüp asâkir-i İslâm'ı İslâmbol'a ve Boğazhisârlara ve Sakız karşusında Çeşme ve Mora cezîresinde kal‘a-i Benefşe'de niçe bin asker âmâde etdiler. Andan Vâlide Sultân iki galyon ve Bektâş Ağa bir galyon ve Kara Çavuş bir galyon ve Çelebi Kethüdâ bir galyon ve efendimiz Melek Ahmed Paşa Bâğçekapusu'nda bir galyon-ı azîm, dörd anbarlı idi, binâ edüp temâm oldukda sû-i tedbîr ile deryâya nüzûl etdirirken galyon gark olup yüz elli mikdârı âdem gark olup hâh-nâ-hâh yine bu gark olan galyonı ka‘r-ı deryâdan çıkarup cemî‘i galyon ve kadırgaları mükellef ve mükemmel edüp Beşiktaş'da lenger endâht olup sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtların görüp Tophâne'de bin altmış aded sağîr ü kebîr toplar dökülüp cümle gemileri pür-silâh edüp kırk üç bin askerle yüz seksen pâre kalyon kadırga ve üç yüz pâre mühimmât gemilerinden şayka ve karamürsel ve pinek ve kalyonlar ümmet-i Muhammed ile pür olup cümlesi beş yüz aded yelken olup elli bin asker-i pür-silâh, cengâver olup du‘â-i hayr [u] senâ ile Beşiktaş'dan muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile Boğazhisâr'a varup anda dahi Rûmeli ve Anadolu askerlerin cümle keştîlere leb-ber-leb edüp cümle seksen bin aded cengâver, dilâver, asâkir-i hünerver gemilerde hâzırbâş olup Cezâyirli ve Tunuslu ve Tarabuluslu dahi kırk pâre gemiyle on bin şecî‘ ve dilâver, bahâdır erler gelüp kapudan paşa Bismillah ile eyyâm-ı muvâfık ile bâdbanların küşâde edüp küffâr-ı hâksâr-ı dûzâh-karâr "Ha şunda ve ha bunda" diyerek iş bu sene (---) mâh-ı (---) gününde (---) nâm mahalde Venedik donanmasına Âl-i Osmân donanması râst gelüp eyle bir ceng-i sultânî olmuşdur kim diller ile tahrîr 97b ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Zîrâ bu Melek Ahmed Paşa donanması Âl-i Osmân devrinden berü böyle bir donanma ve böyle bir güzîde isdekli asker cem‘ olmamışdır. Hulâsa-i kelâm küffârdan bir kalyon ve iki kadırga alınup yedi pâre gemi anlardan gark olup vakt-i gurûba dek tarafeynden eyle savaş-ı perhâş olup rûy-ı deryâ hûn-ı insân ile la‘l-gûn olup temevvüc eder. Küffâr-ı bedgirdâr-ı nâ-sezâ-murdâr bu hâl-i pür-melâli görüp {vakt-ı} gurûbda âlem şeb-i zulmetde iken "Firâren an tevâli'l-kesürât deyüp ibtidâ Duka gemileri ba‘dehû Malta gemileri, ba‘dehû Mesina gemileri birer birer karârı firâra mübeddel edüp ba‘dehû Venedik donanması dahi dârü'l-bevârları taraflarına firâr edüp bir yirde doç karâr edüp meşveret-i bed-gümân edüp çaşıt gönderirler. Bizim Âl-i Osmân donanması "Küffâr firâr edüp meydân bizde kaldı", deyü mağrûr olup kal‘a-i Nakşa nâm mahalde limana girüp lenger-endâht olup yatarlar. Cümle asâkir-i nusret-me’ser gemilerden taşra çıkup bâğlara ve bâğçelere gidüp perîşân olurlar. Kimi esbâb yıkayup her biri bir işgâl-i kârda.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97a–97b ·
metinde göster ·
… nısfı karaya düşmüş, nısfı yedi sâ‘at ceng etmiş bî-tâb u bî-mecâl gemiler içre
Malta gemileri
girince Venedik küffârları taze cân bulup üç sâ‘at dahi ceng-i azîm edüp ibtidâ …
Melek Ahmed Paşa kalyonun kapudanı Kapudan Alî Paşa'ya "Gel kapudan filandıra kaldıralım. Top atup askeri cem‘ edüp salpa demir edüp avanta ribaçse ve tente fora ve sök yelken edüp alarka deryâda yatalım, yâhûd orsa poça ve buruna ve baba finko yelken kullanup deryâda volta uralım. Olmaya illâ hayr" deyü gemici ıstılâhâtlarıyla niçe gûne elfâz-ı keştîbân tekellüm edüp aslâ bu kelâma Kapudan Alî Paşa gûş dutmayup bu nasîhat-âmîz kelâmları gûşına menkûş etmeyüp "Bre balıkçı! Venedik küffârı ne olsa gerek?" deyü mağrûrâne niçe kelâm-ı nâ-pûhte söyler. Âhir ale's-seher "Küffârın donanması, bre geldi!" deyince cümle asker taşra, cümle gemilerin askerin cem‘ etmeğe iktidârları olmayup salpa demir etmeden niçe bin lenger hadîdlerin halat ve palamar ve gimana ve cankurtaranlarına balta urup demirler deryâda kalup deryâya çıkalım derken cümle bizim keştîler biri biri üzerine düşüp hırâş-ı cân çekmede iken küffâr gemileri bizim donanma içine girüp cenge âğâze edüp deryâda demir üzre yatan galyon ve Cezâyirli ve altı pâre mavunalarımız kâfiri ortaya alup topa tutulmış maymuna döndürüp kâfirden yedi pâre gemi gark olup elli pâre gemi bizden karaya düşüp bâkî kalan askerleri dahi karaya dökülüp beğ gemileri ve Cezâyir gemileri ve sâ’ir kalyonlar küffâr ile kal‘a-i Nakşa ve Berre altında kâmil yedi sâ‘at-i nücûmî ceng ede ede vâlide kalyonu ve Melek Paşa kalyonu ve Ereğli kalyonunda Mustafâ Forsa Kapudan kalyonu içre Anadolu Vâlîsi Abaza Ahmed Paşa kâfiri ortaya alup bir ceng [ü] savaş-ı perhâş ederler kim gûyâ ceng-i Ayamavra'dır. Küffâr münhezim olmuşken Duka ve Malta ve Papa ve Mesina ve Korsika ve Sardalya ve Alakorna gemileri zede vü büve yememiş kırk pâre gemiler, Âl-i Osmân donanmasının nısfı karaya düşmüş, nısfı yedi sâ‘at ceng etmiş bî-tâb u bî-mecâl gemiler içre Malta gemileri girince Venedik küffârları taze cân bulup üç sâ‘at dahi ceng-i azîm edüp ibtidâ deryâ beğleri firâr edince ba‘dehû galyonların her biri birer taraf deyüp pârekende ve perîşân olup Varna'da binâ olunan burunsuz kalyon bir gicede cezîre-i Girid'de Hanya'ya düşer. Kimi Rodos'a, kimi Nakşa ve Berre ve Foça ve İşkatoz'a ve Hereke ve İliye ve Zacca ve Darahıyye ve İstanköy'e ve Sakız'a ve Midilli'ye düşüp her biri bu zikr olunan kal‘alara düşüp cân kurtarırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97b ·
metinde göster ·
… ile aşağıdan taşırlar, a‘lâ sarnıcları vardır. Ve bir kaç kerre Duka ve Papa ve
Malta gemileri
gelüp şebhûn etmişlerdir. Zafer bulmayup hâyib [ü] hâsir gitmişlerdir.
Ve kal‘anın cümle otuz beş neferâtı ve dizdârı vardır. Ve kırk pâre hurde topları var ve hân u hammâm ve gayri binâ yokdur. Gâyet cezîre yerdir. Ve suları eşekler ile aşağıdan taşırlar, a‘lâ sarnıcları vardır. Ve bir kaç kerre Duka ve Papa ve Malta gemileri gelüp şebhûn etmişlerdir. Zafer bulmayup hâyib [ü] hâsir gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109a ·
metinde göster ·
… burun üzre bu kazâ kurâları âsî tüfeng-endâz kavimdir. Ammâ bizden üç gün evvel
Malta gemileri
bu kenâre asker döküp kurâları gâret edüp zahâyir ve esîr almak murâd edinüp as …
Ve bu mahal garbdan şarka seksen mîl bir burundur. Bir cânibi Sönbeki adası kıyılarıdır. Ve bir cânibi Gökova körfezidir. Ancak bir burun üzre bu kazâ kurâları âsî tüfeng-endâz kavimdir. Ammâ bizden üç gün evvel Malta gemileri bu kenâre asker döküp kurâları gâret edüp zahâyir ve esîr almak murâd edinüp asker döker. Mezkûr âsî Türkler fi'l-hâl yedi sekiz bini bir yere cem‘ olup hemân leb-i deryâya seğirdüp kâfir gemilerin kayalar mâbeyninden kurşum ile döğe döğe alarka ederler. Beri cânibde küffâr karada kalup aslâ birisi halâs olmayup dendân-ı tiğden geçirüp bakıyyetü's-seyfi Y 110a esîr edüp dağlarında keçi güderler idi. Gerçi mel‘ûn kavimdir, ammâ gâyet bahâdır ve pehlivân ve tüvânâ kavimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109b–Y110a ·
metinde göster ·
… i sekiz harâcdır. Ammâ beş bin kâfir vardır, gûyâ Malta'dır. Ve hakîkat her bâr
Malta gemileri
gelüp bir hafta zevk [u] safâ edüp gider, aslâ bir vaz‘-ı yed etmez. Ve cümle k …
Süleymân Hân Rodos'u feth etdükde bu kal‘anın dahi miftâhların teslîm etmişler, yohsa Hudâ âlimdir bir vechile zafer mümkin değil idi. Anıniçün cümle re‘âyâsı mu‘âf [u] müsellemlerdir, ancak mütevellîye birer altun harâc verirler, maktû‘-ı kadem vakf-ı Süleymân Hân'dır, hâkimleri mütevellîdir. Cümle beş yüz yigirmi sekiz harâcdır. Ammâ beş bin kâfir vardır, gûyâ Malta'dır. Ve hakîkat her bâr Malta gemileri gelüp bir hafta zevk [u] safâ edüp gider, aslâ bir vaz‘-ı yed etmez. Ve cümle kâfirleri siyâh manlifke şapka geyerler ve mâbeynlerinde bir kaç müselmân şekilli ahiryanları vardır ve halkı gâyet mün‘imdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b ·
metinde göster ·