kėn inçip böle adırtlayu tükedgey biz üç ėdigsiz-ler -niŋ yörügin birer baḫşı-l …
yol kėrtü-nüŋ yörügi kėŋ üçün amtı margapudgalakoş-ta kėn inçip böle adırtlayu tükedgey biz üç ėdigsiz-ler -niŋ yörügin birer baḫşı-lar böle adırtlayu karikda söz-leti erti munda kök ḳalıḳ tıdıġ-sız töz-lüg erür tėp此中者munda tėptėmiş-i erser bu üç ėdigsiz-ler-te adırıp almış kergek.
cezîrelerinden berü cûş u hurûş edüp temevvüc ederek geldikde bu hattın levni v …
Ve bu râdde yine deryâ iken sekiz rûzgâr-ı zorkârın telattumundan müteğayyir olmak ihtimâli yokdur. İllâ lodos rûzgârı Marmara cezîrelerinden berü cûş u hurûş edüp temevvüc ederek geldikde bu hattın levni ve bahreynin mâbeynleri müteğayyir olur. Ve âsûde hevâda niçe keştîbânlara hakîr bu mahalli gösterdikde cümlesi pesend [ü] hezâr ahsend etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
ölürsem bana yeğdir. Nitekim bu kadar Hıristiyanlar'ın ya‘nî ümmet-i Îsâ'nın fe …
"Ben cüzâm marazından ölürsem bana yeğdir. Nitekim bu kadar Hıristiyanlar'ın ya‘nî ümmet-i Îsâ'nın feryâd [ü] figânların işitmeyem ve bu kadar bin ma‘sûm-ı nâ-resîdelerin kanı benim sıhhatim içün zemîne dökülmeye. Tîz bu kadar ma‘sûmları vâlide ve pederlerine verin, Allâh içün âzâd eyledim, ebeveynleri ba‘de'l-yevm du‘â-yı hayrımda olsun" deyü cümle ma‘sûmları vâlideynlerine teslîm etdüklerinde niçesi teslîm-i rûh edüp şâd-merg olayazup cümle ma‘sûmların âbâ ve ecdâdları ve cümle akrabâ ve ta‘allukâtları baş açup yüzlerin rû-yı zemîne sürüp şâdumânlarından bükâ-âlûd olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… üp bu cüzâm derdin çekmek bana yeğ gelir deyü kan dökmeği irtikâb etmeyüp ehl-i
maraz
olmağı irtikâb etdin. İmdi Allâhu Ta‘âlâ dahi sana rahm edüp bu marazdan halâs …
"Yâ Kostantîn, sen ol ma‘sûmlara merhamet edüp bu cüzâm derdin çekmek bana yeğ gelir deyü kan dökmeği irtikâb etmeyüp ehl-i maraz olmağı irtikâb etdin. İmdi Allâhu Ta‘âlâ dahi sana rahm edüp bu marazdan halâs oldun" deyüp Hazret-i Îsâ Kostantîn'in cümle endâmın dest-i şerîfiyle sığayup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
"Yâ Kostantîn, sen ol ma‘sûmlara merhamet edüp bu cüzâm derdin çekmek bana yeğ gelir deyü kan dökmeği irtikâb etmeyüp ehl-i maraz olmağı irtikâb etdin. İmdi Allâhu Ta‘âlâ dahi sana rahm edüp bu marazdan halâs oldun" deyüp Hazret-i Îsâ Kostantîn'in cümle endâmın dest-i şerîfiyle sığayup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
Muhâsara-i sânî: Kal‘a-i Kostantıniyye Hicret-i Fahr-i âlem'in elli ikinci senesinde alemdâr-ı Resûlullâh olan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmeti'l-Bârî hazretleri ve Hazret-i Abdullâh ibn Abbâs ve Abdullâh bin Zeyd hazretleri ve niçe bin Sahâbe-i kirâm ile elli bin şecî‘ ü dilîr asker-i İslâm iki yüz pâre zevraka süvâr olup Mesleme hazretleri dahi akîb-i askerden imdâdâ gelüp cümle asker eyyâm-ı muvâfık ile yine Rodos'a varup anda muhâfazada olan asâkir-i İslâm'a zahîre ve imdâd koyup İslâmbol'un Yedikulle tarafında keştîleri limana koyup cânib-i berden kal‘ayı muhâsaraya meşgûl olup yine keştîler cânib-i erba‘ayı nehb ü gâret ederek harâb [ü] yebâb edüp asker-i İslâm ganîmet ederlerdi. Altı ay bu minvâl üzre subh [u] şâm Şâm-ı cennet-meşâm askeri küffâr-ı bed-girdâr [u] murdâr ile ceng-i kavî eyleyüp hikmet-i Hudâ cümle cüyûş-ı muvahhidîn gülbâng-i Muhammedî'ye rehâ buldurup yürüyüş ederken serdâr-ı zafer-şi‘âr olan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri zemberek sehm-i kazâsına uğrayup şehîd oldu. Ammâ kavl-i sahîh maraz-ı ishâlden merhûm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
… r Kıral'da kayâsıralar munkarız oldukdan sonra devletleri helc ü melc kendüleri
maraz-ı
felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a-i Kostantîne niçe gûne batâlis …
Netîce-i kelâm Kanator Kıral'da kayâsıralar munkarız oldukdan sonra devletleri helc ü melc kendüleri maraz-ı felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a-i Kostantîne niçe gûne batâlise ve tekur ve papa ve ladikalar gelüp tâ hicretin sene 699 târîhinde evvelen Osmân lafzı târîh olup Âl-i Osmân zuhûr edince (---) sene dest-i küffârda Kostantîn şehri ma‘mûr [u] âbâdan olup Âl-i Osmân dahi İslâmbol'un feth [u] teshîrine ihtimâm-ı bezl-i himmet edüp Sultân Alâeddîn-i Selçûkıyân ta‘lîmiyle ibtidâ İslâmbol'un cânib-i erba‘asın feth [u] fütûh etmeğe ihtimâm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… nâm âsâr-ı azîmelerden gelmişdir. Ve ekseriyyâ nukre-i hâm gibi mermer-i hâmlar
Marmara
cezîresinden gelmişdir.
Ve niçe bin sommâkî ve zenbûrî ve zeytûnî ve ruhâmî ve yerekânî mücellâ sütûn-ı müntehâlar Atina şehri kurbünde Hazret-i Süleymân'ın binâ etdüği Temâşâlık nâm âsâr-ı azîmelerden gelmişdir. Ve ekseriyyâ nukre-i hâm gibi mermer-i hâmlar Marmara cezîresinden gelmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
cezîresinden gelmiş iki aded beyâz mermer-i hâmdan hum-ı husrevânîler getirdmiş …
Ve yine Sultân Murâd-ı Sâlis câmi‘ içre Marmara cezîresinden gelmiş iki aded beyâz mermer-i hâmdan hum-ı husrevânîler getirdmişdir kim böyle bir küplere ne Cem ve ne Cemşîd ve ne Dâr[â] mâlik olmamışdır. Her biri birer yek pâre hammâm kubbesi kadar vardır. Allâhu a‘lem ale't-tahmîn her biri biner kîle hınta almak ihtimâli vardır. Câmi‘in dâhilinde, biri yemînde biri yesârda âb-ı hayât ile mâl-â-mâl durup cümle cemâ‘at musluklarından tecdîd-i vuzû’ edüp âb-ı nâbından nûş edüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… li, çuka dolamalı, beli bıçaklı ve gümüş zencîrli ve burma sarıklı bir yeniçeri
maryolu
kıyâfet bir yeniçeri âşcısı çıkar.
Bunlar ikisi lecc [ü] cidâl ederek Ayasofya'nın hâcethânelerine gelince sipâh bir kazâhâneye girirken Gülâbî Ağa'ya sehel te’hîr eyle deyüp sipâh hâcethâneye girince Gülâbî Ağa kapuyu alup bekler. Ân-ı sâ‘atden taşra bir siyâh meşinli, çuka dolamalı, beli bıçaklı ve gümüş zencîrli ve burma sarıklı bir yeniçeri maryolu kıyâfet bir yeniçeri âşcısı çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b ·
metinde göster ·
Hâssa-i bi’r-i Ayasofya: Bir âdem yürek oynamasına ve hafakân
marazına
mübtelâ olsa üç cum‘aertesi Ayasofya içindeki kuyunun suyundan ale's-seher aç k …
Hâssa-i bi’r-i Ayasofya: Bir âdem yürek oynamasına ve hafakân marazına mübtelâ olsa üç cum‘aertesi Ayasofya içindeki kuyunun suyundan ale's-seher aç karnına üç kerre nûş ede be-izn-i Hudâ rehâ bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
… e Kara Hamîd ve Diyârbekir ve kırk pâre tevâbi‘i kal‘aları ve inhizâm-ı sâhib-i
Mar‘aş
ibn Zülkadr Sultân Alâüddevle katl olunup yetmiş aded boybeğleri kelleleri ile …
Bu sefer-i zafer-me’serde kal‘a-i Kars ve kal‘a-i Ahıçka ve kal‘a-i Ardahan ve ma‘ahû tevâbi‘i ve kal‘a-i Hasan ve Erzurûm ve Bayburd ve Canha ve kal‘a-i Kemâh ve yine Kara Hamîd ve Diyârbekir ve kırk pâre tevâbi‘i kal‘aları ve inhizâm-ı sâhib-i Mar‘aş ibn Zülkadr Sultân Alâüddevle katl olunup yetmiş aded boybeğleri kelleleri ile Mısır Sultânı Gavrî'ye gönderildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42b ·
metinde göster ·
… ser-nigûn-ı mînâyı gördüklerinde cümle başlarında manlifke şapkaların çıkarup "
Marya
Marya" deyü vâlih oldular. Ve dâmen-i kubbede olan tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir …
Kapuların Hind sadefkârîsi kanatların gördükçe başların salup ikişer parmakların ısırırlardı. Ve kubbe-i ser-nigûn-ı mînâyı gördüklerinde cümle başlarında manlifke şapkaların çıkarup "Marya Marya" deyü vâlih oldular. Ve dâmen-i kubbede olan tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir dörd aded kemerleri gördüler kim beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… igûn-ı mînâyı gördüklerinde cümle başlarında manlifke şapkaların çıkarup "Marya
Marya
" deyü vâlih oldular. Ve dâmen-i kubbede olan tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir dörd a …
Kapuların Hind sadefkârîsi kanatların gördükçe başların salup ikişer parmakların ısırırlardı. Ve kubbe-i ser-nigûn-ı mînâyı gördüklerinde cümle başlarında manlifke şapkaların çıkarup "Marya Marya" deyü vâlih oldular. Ve dâmen-i kubbede olan tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir dörd aded kemerleri gördüler kim beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
andan kapudan paşa durur. Ammâ Rûm'da olsa ibtidâ vezîr-i a‘zam andan Budin vez …
Kânûndur kim Mısır sultânı iki sorguc taşır. Ve Habeş vezîri iki otağa taşır. Bağdâd vezîri kezâlik sorguc taşır. Pâdişâh Anatolu gazâlarında bulunsa ve dîvânda ve ıydeynde Pâdişâh huzûrunda ibtidâ Mısır andan Bağdâd andan Habeş andan Budin andan Anatolu andan Mar‘ayş andan kapudan paşa durur. Ammâ Rûm'da olsa ibtidâ vezîr-i a‘zam andan Budin vezîri andan Mısır, Habeş ve Bağdâd ve Rûmeli ba‘dehu eyâleti kadîm feth olmuşlar birbirleri üzre takaddüm ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Bâkî Paşa ve Çerkes Mehemmed Paşa merhûm olup
Mardin'de
defn olunup sene 1034 Diyârbekir'de Hâfız Ahmed Paşa mühr ile sipehsâlâr-ı mu‘a …
Ba‘dehu Bâkî Paşa ve Çerkes Mehemmed Paşa merhûm olup Mardin'de defn olunup sene 1034 Diyârbekir'de Hâfız Ahmed Paşa mühr ile sipehsâlâr-ı mu‘azzam olup Husrev Paşa'ya yeniçeri ağalığı mukarreri gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64a ·
metinde göster ·
Ve Hüseyin Efendi def‘a-i sânîde sadr-ı Rûm olup şîr-pençe
marazından
fevt oldu deyü haberi gelince Çeşmî Efendi yerine sadr-ı Rûm olup Hüseyin Efend …
Ve Hüseyin Efendi def‘a-i sânîde sadr-ı Rûm olup şîr-pençe marazından fevt oldu deyü haberi gelince Çeşmî Efendi yerine sadr-ı Rûm olup Hüseyin Efendi'nin şîr-pençeden fevti hilâf-ı vâkı‘ olup yine Hüseyin Efendi Rûm ve Çeşmî Efendi'ye Anatolu mukarrer oldu sene 1041.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 74a ·
metinde göster ·
… a ve Memi Paşa ve Ca‘fer Paşa ve Kâsım Paşa ve Cığaloğlu ve Hüsâmoğlu ve Moralı
Maryoloğlu
Mustafâ Paşa ve Hasan Beğ ve Manca Çarıkoğlu ve Elvân Kapudan ve Melemenlioğlu …
deyü bu gûne arzlar ve gûnâ-gûn feryâdnâmeler kırâ’at olunup mefhûmu ma‘lûm olunca bu arzları Kara Mustafâ Paşa telhîs ile Pâdişâha gönderüp ol dahi kırâ’at edüp ol an Kara Mustafâ Paşa ile Kapudan Siyâvuş Paşa ve Tershâne kethudâsı Piyâle Kethudâ ve yetmiş aded deryâ beğlerinden Bekir Paşa ve Hüsâm Paşa ve Abdurrahmân Paşa ve Köse Alî Paşa ve Memi Paşa ve Ca‘fer Paşa ve Kâsım Paşa ve Cığaloğlu ve Hüsâmoğlu ve Moralı Maryoloğlu Mustafâ Paşa ve Hasan Beğ ve Manca Çarıkoğlu ve Elvân Kapudan ve Melemenlioğlu ve Mustafâ Korsa kapudanlar ve'l-hâsıl yetmiş aded deryâ beğleri ve Tershâne-i âmîrenin maslahat-güzâr iş-erleri ve ser-i kârda olan umûr-dîde ihtiyârları ba‘de'l-meşvere "Tershâne-i âmîrenin her gözünde birer yarar başdarda ve sâ’ir vâsi‘ yerlerde yigirmi aded seksener marankoz arşını çekdirir mavunalar binâ oluna" deyü fermân-ı şehriyârî olup Rûznâmeci İbrâhîm Efendi yediyle hazîne mührüyle memhûrlu Kapudan (---) Paşa'ya ve Tershâne kethudâsına ve Tershâne emîni Sâlih Efendi'ye iki bin kîse-i Rûmî verüp mühimmât [ü] levâzımâta masrûf etmeğe başlayup cemî‘i memâlik-i Âl-i Osmân'a asker sürmeğe Dergâh-ı âlî kapucubaşıları gidüp beri tarafda Tershâne dîvânhânesi kurbünde beş göz tershâne var idi, anları münhedim edüp üç aded göz yapdılar kim her biri birer kârbânsarây-misâldir. Anların içinde bizzât sa‘âdetlü pâdişâha mahsûs bir pâre mücevher taht-ı sultânü'l-bahr başdarda ve iki aded yeşil melek mavunalara bism-i İlâh ile mübâşeret olundu. Her keştînin kıçları tershâne gözlerinin evce ser-çekmiş tâk-ı Kisrâlarına berâber idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75a ·
metinde göster ·
deyü bu gûne arzlar ve gûnâ-gûn feryâdnâmeler kırâ’at olunup mefhûmu ma‘lûm olunca bu arzları Kara Mustafâ Paşa telhîs ile Pâdişâha gönderüp ol dahi kırâ’at edüp ol an Kara Mustafâ Paşa ile Kapudan Siyâvuş Paşa ve Tershâne kethudâsı Piyâle Kethudâ ve yetmiş aded deryâ beğlerinden Bekir Paşa ve Hüsâm Paşa ve Abdurrahmân Paşa ve Köse Alî Paşa ve Memi Paşa ve Ca‘fer Paşa ve Kâsım Paşa ve Cığaloğlu ve Hüsâmoğlu ve Moralı Maryoloğlu Mustafâ Paşa ve Hasan Beğ ve Manca Çarıkoğlu ve Elvân Kapudan ve Melemenlioğlu ve Mustafâ Korsa kapudanlar ve'l-hâsıl yetmiş aded deryâ beğleri ve Tershâne-i âmîrenin maslahat-güzâr iş-erleri ve ser-i kârda olan umûr-dîde ihtiyârları ba‘de'l-meşvere "Tershâne-i âmîrenin her gözünde birer yarar başdarda ve sâ’ir vâsi‘ yerlerde yigirmi aded seksener marankoz arşını çekdirir mavunalar binâ oluna" deyü fermân-ı şehriyârî olup Rûznâmeci İbrâhîm Efendi yediyle hazîne mührüyle memhûrlu Kapudan (---) Paşa'ya ve Tershâne kethudâsına ve Tershâne emîni Sâlih Efendi'ye iki bin kîse-i Rûmî verüp mühimmât [ü] levâzımâta masrûf etmeğe başlayup cemî‘i memâlik-i Âl-i Osmân'a asker sürmeğe Dergâh-ı âlî kapucubaşıları gidüp beri tarafda Tershâne dîvânhânesi kurbünde beş göz tershâne var idi, anları münhedim edüp üç aded göz yapdılar kim her biri birer kârbânsarây-misâldir. Anların içinde bizzât sa‘âdetlü pâdişâha mahsûs bir pâre mücevher taht-ı sultânü'l-bahr başdarda ve iki aded yeşil melek mavunalara bism-i İlâh ile mübâşeret olundu. Her keştînin kıçları tershâne gözlerinin evce ser-çekmiş tâk-ı Kisrâlarına berâber idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75a ·
metinde göster ·