İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

mekân

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
42
isabet
40 cümle/beyitte
15,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4217,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–42 / 42

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“mekân” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 42a … mdir. Mihrâb tarafında sultân-ı mûmâ-ileyh-i cennet-mekânın âşiyân-âsûde olduğu mekân ve merkad-i münevveri enârallâhu mazca‘ahu âsâr-ı meşhed-i zâhiri mermer-i hâm- …
EÇS I 69a … Ağa'ya teslîm edüp Kilar-ı hâssa önünde ağalara mahsûs odada bir hücre içre bir mekân ta‘yîn eyleyüp Turşucubaşı Ahmed Ağa lalamız ve Güğümbaşı Mehemmed Efendi hat ü …
EÇS I 93b Mübârek ola sa‘âdetle dâ’imâ bu mekân . / Sene (---).
EÇS I 93b Yümn-i devletle mübârek ola dâ’im bu mekân .
EÇS I 196a Esnâf-ı pîne-dûzân-ı bâb-ı hammâm: Mekân 105, neferât yine 105, yine pîrleri Ammâr bin Yâsir'dir. İslâmbol içre cümle yü …
EÇS I 199a … e müzehheb ü münakkaş devâtlar ile müzeyyen edüp kendüler dahi pür-silâh tayy-ı mekân ederler.
EÇS II 256a–256b … ât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve g …
EÇS II 286a … ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı mekân olup andan karye-i Kân dibinden geçüp ikinci konakda kal‘a-i Kemâh dibinden ubû …
EÇS III 14b–15a … mdir. Beni defn eyle" deyü menâmında görüp ol ân Sultân Veled bîdâr olup tayy-ı mekân ile Lârende'de bulunup pederi vâlidesinin hâlet-i nez‘inde yetişüp büyük vâlide …
EÇS III 14b–15a … şüp büyük vâlidesini binâ etdüğü Lârende Mevlevîhânesinde defn edüp yine tayy-ı mekân ile Konya'ya gelüp bu keşf [u] kerâmetini ifşâ etdiklerinde âhir sene isnâ ve a …
EÇS III 51a … bizim Ma‘arra suyu hiffetine müşâbihdir" deyüp nûş ederken "Allah Allah! Tayy-ı mekân ile ya ben Ma‘arra'ya vardım, ya Ma‘arra suyu Bağdâd'a geldi" deyü nûş edüp "Sü …
EÇS III 122b–123a … ultân Pırevadi'de Müselmân olan Dobruca kralından izin alup bu Batova vâdîsinde mekân dutup bir gün kebâb pişirüp tenâvül etdikden sonra kebâb şişi olan ağacı 123a …
EÇS III 137b … eslîm edüp bir tarafa durdular. Andan sonra emân ile Bulgar kavmi çıkup şehirde mekân ricâ etdiler ve ricâları kabûl oldu.
EÇS IV 314a … ler. Lisân-ı Hindegân Kâzımîn der. Zirâ İmâm Mûsâ Kâzım bunda hayli zamân kân-ı mekân idinmişdi. Ve lisân-ı Moğolî'de Kazmun derler. Lisân-ı Latin'de (---) (---). Hu …
EÇS IV 348a … mâm Hüseyin ve Selmân-ı Pâk ve Kamber-i Alî rıdvanullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în mekân u makâm-ı şerîfleri olduğu mahalle diyâr-ı Necef derler, bir kenâre vâki‘ olmuş …
EÇS IV 387a Îzu dû roje mekân dûre hûb hûb / mükerrer- / Bejnin zizâve hâl tahûre hûb hûb / mükerrer- / A ye …
EÇS V 70a Ve Gürcî Mustafâ Paşa dahi cân ve başıyla kaçarak Afyonkarahisârı'n kân-ı mekân eyleyüp iki vezîr-i âlîşân ve yigirmi iki aded mîr-i mîrân-ı Âl-i Osmân cümlesi …
EÇS VII 131b … de olmadan bir bî-zevâl lâ-yezâl bî-mekân Allâh'dır bilirdik. Şimdi Allâh'a bir mekân mı isbât edersiz? Yâ Allâh evine varan Allâh'ı görür mü, eger görürsem şimdi gi …
EÇS VII 137b … çlerinde âdem ve âdemîzâd olmayup bûm u gurâblara âşiyân ve mûr-ı mâr çıyanlara mekân olmuş bir şehr-i harâbistândır.
EÇS VII 149a … yine gemiyle Şağak ibn Elheme Çerkezistân dağlarında Anapa kal‘asına varup anda mekân dutar. Hâlâ bu tahrîr etdiğimiz kavme anıniçün Şağake kavmi der[ler].
EÇS VII 166b–167a … e mektûbları verüp bu hakîre ta‘zîm ü tekrîmler edüp kapudan sarâyında bize bir mekân ta‘yîn edüp cümle me’kûlât [ü] meşrûbâtılarımızı verdiler. Hamd edüp bir dahi g …
EÇS VII 182b–183a … lesin bana sen, / Ben de bildim kulum olıser revân, / Ola mes‘â(?) yeri ana bir mekân , / Ol gece de leyle-i Mi‘râc idi, / Rûhu Firdevse azîmet eyledi, / Hak Te‘âlâ r …
EÇS VIII 198a … Anda tenâsül bularak ol diyârlardan gelüp Mâverâü'n-nehir'de Mâhân vilâyetinde mekân edinüp Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı bâ-sa‘âdetlerinde Cingiz Hân zuhûr edü …
EÇS VIII 328b … âde dîn-i mübîn uğuruna bezl-i vücûd-ı cân ve tahsîl-i rızâ-yı Hâlık-ı kevn [ü] mekân ve tekmîl-i hoşnûdî-i Habîb-i Râzık-ı ins [ü] cân merd-i şîrân, şemşîrgîr, hüne …
EÇS IX Y2a … selâm anın üzerine olsun kim ibtidâ mebde-i âdemiyân ve eşyâ-yı kadı-i kevn [ü] mekân anın muhteri‘ât-ı bedî‘i'l-beyânından bir risâledir. Mukaddimesi netîce-i nübüv …
EÇS IX Y120b … iskele başında gümrükhâne bir ve hân-ı bâzergân üç ve hân-ı âyende vü revendeye mekân yokdur, arzullâh-ı vâsı‘adır. Ammâ cümle halkı garîb-dostdırlar. Bir garîbü'd-d …
EÇS IX Y142b … miş bir yalçın kırmızı mücellâ dîvâr-misâl kayadır. Adem tırnağı ilüp ve kuşlar mekân dutup konacak yeri yokdur, eyle mücellâ ve musaykal kayadır. Zemînden iki minâr …
EÇS IX Y161b … i ve Kâhta mahallesi ve Orta mahalle ve Aşağı mahalle ve Kızılca mahalle ve Yüz Mekân mahallesi. Ve bu mahallelerde cümle bin mikdârı toprak örtülü evlerdir.
EÇS IX Y213b "Yâ Muhammed! Cenâb-ı izzet sana selâm eyledi. Tayy-i mekân ile Kudüs'ümü ziyâret eylesün" deyüp Hazret-i Habîb-i Hudâ tayy-i mekân edüp Ci …
EÇS IX Y213b … Tayy-i mekân ile Kudüs'ümü ziyâret eylesün" deyüp Hazret-i Habîb-i Hudâ tayy-i mekân edüp Cibrîl-i Emîn bile idi. Ba‘zı sâhib-i sekr,
EÇS IX Y246a–Y246b … esnâda yeniçeri ağası tarafından iki eli asâlı yeniçeri bu hammâmın câmekânında mekân dutmuşlar idi. Zîrâ berber dükkânı ve kahvehâne ve hammâm- Y 246b -hâne-i bî- …
EÇS IX Y260b … u. Hakîr hemân üç re’s atlarımı kilim ve keçe ile sarup tîz tîz yerlerin tayy-ı mekân etdirüp rûzgâra kıçın verirdim. Ve başlarından tobra ile arpa ve samanın eksik …
EÇS IX Y271a … p bâğ u bâğçesin tîmâr edüp müsmirâtını tenâvül etdikden sonra beriyyeye tayy-ı mekân ederler. Ve bu mahalde vîrân olan şehirlerin birine,
EÇS IX Y338b–Y339a … her ne tarafa nazar etsem ol kez nazarım tîri atılup ol ân nişânın bulup tayy-i mekân ederdim ve murâd [u] maksûdum olan diyâra kadem basardım. Ve ekâlîm-i seb‘ayı s …
EÇS IX Y340a … rmîm edüp bâlâda tavsîf etdiğimiz üzre binâ olunup gûyâ cennet-i firdevs-âşiyân mekân oldu. Ve hâlâ ta‘mîr [ü] termîm olunup günden güne şehri ve Harem-i şerîfi ma‘m …
EÇS X Y1b–Y2a … aki cild-i (---) mufassal tahrîr olunmuşdur. Ve Hazret-i Âdem iptidâ Serendîb'i mekân edindi. Mekân-ı evveli Bin[göl] yaylasında mekân-ı Serendîl Hazret-i Âdem'in me …
EÇS X Y69a … rlâb ve ilm-i Harf (---) (---) ve ilm-i Hurûf ve ilm-i Nârencât ve ilm-i Tayy-i Mekân ve ilm-i İhfâ ve ilm-i Ta‘bîr ve ilm-i Sihir ve ilm-i Ferâset. Ammâ ilm-i edeb …
EÇS X Y86a … uları hamâsînde gâyet sovuk olur. Hattâ ba‘zı hasta ifâkat bulsun içün tebdîl-i mekân etdirüp yukaru kal‘aya götürürler, bi-emrillâh birkaç günde sıhhat bulup halâs …
EÇS X Y150a … a ve selsebîl ve havz u şâzrevânlar ve hammâm câmekânları var kim bî-mekân olan mekân edineceği gelir.
EÇS X Y162a … sakalı ve kaba üzre(?) [yerde?] vücûdu balıkdır. Mısır ile îcâ ibhâ olur, ammâ mekân dutdu(?) kalur dându(?) olur.}
EÇS X Y406b … Hazret-i Süleymân ins [ü] cin ve hûş [u] tuyûr ile taht-ı Süleymânî ile tayy-i mekân edüp ber-havâ tayrân ederken bu buhayreyi görüp vezîri Âsaf-ı Berhıyâ'ya ve ba‘ …
EÇS X Y450b … Ahmed Paşa'yı Hacı Paşa sarâyından nakl edüp etdirüp Ken‘ân Beğ sarâyına tayy-i mekân edüp anda cümle ağavâtları gelüp gitmeğe başladılar.