İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

mekr*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
76
isabet
67 cümle/beyitte
28,2
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
21
farklı biçim
21 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7430,2
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası252,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 76

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“mekr*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 33/50a1 … r anlar kim küçsüz tutuldılar anlarḳa kim boynaġuluḳ ḳıldılar: kendü tüm kündüz mekri . ançada fermanladıŋız bizke tansa-miz taŋrıḳa ėtelim aŋar teŋeşikler belgürtürl …
KuT Ku. T. 35/50a3 45 küḍezdi anı taŋrı ėsiz / yawuz mekrlerindin seza firʿavn boḍnıḳa ḳın yawuzı
EÇS I 73b–74a … âl edüp def‘a-i sânîde yine Yahyâ Efendi şeyhülislâm oldu ve ba‘dehu Receb Paşa mekriyle mütekâ‘id oldu.
EÇS I 76a … ubin'den Bosnavîü'l-asl idi sene (---) sadrıa‘zam olup Tezkireci Ahmed Paşa'nın mekriyle ma‘nûkan hürr-i şehîd etdiler.
EÇS I 102b "İlâhî Rüstem âhiretde yüzün kara olsun, bizi kana şerîk etdin" deyü " mekr-i Rüstem" derler şehzâdenin şehâdetine târîh vâkı‘ olmuşdur, sene 960.
EÇS I 102b Dürüst târîhidir. Bu dahi Rüstem Paşa'nın def‘a-i sânî vezâreti mekrile oldu derler.
EÇS II 237a … rağup cümle halk Süleymân Hân'dan nefret edüp Şehzâde-i mazlûmun mevtine târîh " Mekr-i Rüstem"dir, sene (---) [960]. Ba‘dehû na‘ş-ı Mustafâ Çelebi'yi Bursa'ya getirüp …
EÇS III 129b … r alay arabalar ile göçer evli fâhişe-i cihân-ârâlardır. Ne‘ûzü billah bir gûne mekr-i şeytândır. Hulâsa-i kelâm ol fâhişe gûyendeler Karasu şehrine kadem basdıkların …
EÇS IV 216b … mil üç sâ‘at mütemâdî olup anı gördük, sahrânın şimâlîsi tarafında olan gürûh-ı mekrûh-ı Urbân-ı uryân mûr-ı mâr-misâl târ-mâr olup kararları firâra mübeddel olup deşt- …
EÇS IV 252a … serdengeçdi dilâverler yazup kal‘aya her tarafdan gemiler ile ve niçe hıyel [ü] mekr ile kal‘aya duhûl edüp derûn-ı kal‘aya istîlâ eden Ekrâd'a şemşîr-i Ahmedî urup …
EÇS IV 276b … ûb u mahbûbe tasvîrâtların ol musanna‘ çehrelerin ve cümle libâsların ağzındaki mekrûh balgamı ve tükrüğüyle telvîs edüp böyle zî-kıymet kitâbın her varakın üstâd bir …
EÇS IV 278b … ya ârifâne eydür: "Sultânım, bu Bitlîs şehrine biz ne kılıç urduk, bilirsin? Ve Mekr-i zenân nâm bir kitâb vardır, anı kırâ’at etmişsin? Biz bu ta‘âmdan şîr-i hurmâ v …
EÇS IV 303a Kayser-zemînin niçe yüz bin gûne mekri vesîleleri vardır. Ülke-i Osmânlı yağmacı Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikâra ben …
EÇS IV 327a … şup kenz-i Kârûn küşâde etmeğe cidd ü ihtimâm-ı tâm edüp derbeder benâm olup bu mekr ile ifnâ-yı vücûd etmededirler. Ve bu kenz-küşâlığın bir kubhu dahi oldur kim, …
EÇS IV 338a … e Alî Fâris'den ve'l-hâsıl Bağdâd çölistânından tâ Basra ve Ummân ve Cezâyir ve Mekrân ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Şâm ve Haleb ve Mardin çölistânları içre hoş-nişî …
EÇS IV 353b … dan şarka meyyâl Lahsa'dır ve şarkîsi cânibi vilâyet-i Ummân ve vilâyet-i kûh-ı Mekrân'da nihâyet bulur çölistân içre vilâyet-i Kûfe'dir. Andan hâk-i Kûfe'de (---) gidüp …
EÇS IV 354b Evc-i ihsân u mekremet-bedr / Vâlî-i dîn ü âlî-i kadr / Yâr-ı râbi‘dürür Alîyy-i velî / Müşkil-i dîn bununl …
EÇS IV 356a … deryâ nâmı kaldı. Bir tarafı Basra ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Ummân ve Kuc-i Mekrân hudûdlarına varır bir bahr-i azîm idi. İçinde niçe bin aded kelek gemiler ve ni …
EÇS IV 359b … h-ı enbiyâ, belde-i atîk-i Abâdân, sâhil-i bahr-i Hürmüz [ü] Ummân, ya‘nî hâk-i Mekrân-ı Hadra, kal‘a-i Basra
EÇS IV 359b Andan Kûh-ı Mekrân hâkine varup imâr oldu.
EÇS IV 360a … Habeş gemileri gelir. Ve paşası üç bin asker ile tâ Lahsa ve Yemen ve Ummân ve Mekrân ve Mekke ve Ane ve Seleme çöllerine varınca hükm eder. Ve Bağdâd ile müşâdır. V …
EÇS IV 362b … an ayrılup Basra nevâhîlerin saky eder. Bu mahallerden tâ Lahsa ve Ummân ve Tûc Mekrân ve Cezâyir vilâyetlerine varınca konup göçen Urbân-ı bî-pâyânın şeyhine Şeyh Be …
EÇS IV 363b Evsâf-ı kal‘a-i Kapân: Sene 213 târîhinde Abâdân şâhlarından Mekrân Şâh binâ etmişdir. Kapân nâmıyla müsemmâ olmasının vech-i tesmiyyesi oldur kim …
EÇS IV 364a Bender-i Mekrânâbâd : Nâm bender kim şehr-i mu‘azzamdır. Basra'nın Lahsa ile intihâ-yı hudûdunda bah …
EÇS IV 364a … â-yı hudûdunda bahr-i Hürmüz ile bahr-i Muhît bir olduğu mahalde Basra hükmünde Mekrânâbâd bir bender-âbâddır. Hâkimi Basra hâkimi cânibinden yedi bin askere ve yetmiş pâ …
EÇS V 18a Burnâz Müftî nâm müfsidin ifsâd u mekriyle böyle yüzden şehîd olduğın beyân eder: Evvelâ Siyâvuş Paşa merhûm olıcak,
EÇS V 93b … saba-i Kavak'a ve dahi kal‘a-i Enez'e ve dahi kal‘a-i Misine'ye ve dahi kal‘a-i Mekri'ye ve kal‘a-i Fere'ye ve kal‘a-i Kavala-i azîme ve Sidirkapsi ve Aynaroz ve dahi k …
EÇS V 118b Meded yâ Rab masûn eyle bu hısnı mekr-i a‘dâdan.
EÇS V 124b … k muhâl olduğundan ol gece küffâr münhedim olan yerleri bir gecede niçe yüz bin mekr u hiyel ü şeytanat ve mekr [ü] âl ile ta‘mîr ü termîm eder imiş.
EÇS V 124b … küffâr münhedim olan yerleri bir gecede niçe yüz bin mekr u hiyel ü şeytanat ve mekr [ü] âl ile ta‘mîr ü termîm eder imiş.
EÇS V 186b … tedbîrleri cümle hıyel ü şeytanat idiği Seydî'nin ma‘lûmu değil idi, zîrâ Seydî mekr ü hîleden müberrâ bir sâf-derûn bir mücellâ-dil idi. Serdârın her sözüne i‘timâ …
EÇS VI 44b … rü Melek Dede, Tarîkat-ı Muhammediyye kitâbın okuyup Budin mansıbıyla amel edüp mekr-i zenândan halâs olup şimden gerü pamuk bezi esbâblar geysin" deyü cilbendinden b …
EÇS VI 57a … bu kadar mağlûb-ı zenân meshûr ve ebleh âdemleri var. Cenâb-ı Kibriyâ ibâdların mekr-i zenândan hıfz ede. Bu tafsîlden murâdımız zemm ü nemm ü kadh değildir, ancak te …
EÇS VI 75a Âhir içerden melike avret zebûn olup mekr-i zenân hîlelerine sâlik [ü] zâhib olup mukaddemâ kendüyi isteyen krallara ve tâc …
EÇS VII 9a "Dest-kârınıza kuvvet, gazâ-yı ekber savâbı edüp bizi ol şakînin mekr-i fenninden halâs edüp kılıcınız arşa asdınız" deyüp cümle gâzîlerimizi herkes hâ …
EÇS VII 108a … r kim İmâm-ı A‘zam ve hümâm-ı akdemdir, anların kavl-i şerîfi üzre at eti yemek mekrûhdur , zîrâ [at] âlet-ı gazâdır, at yemeğe ruhsat verilse ihtimâldir atlar inkırâz bu …
EÇS VII 110b Ede İslâm ellerin Hak mekr-i a‘dâdan emîn, / Sene 1072.
EÇS VII 111a … Doğan'dır kim her bâr sayd [u] şikâr gözedir. Târîhimize göre Hak Te‘âlâ dâ’imâ mekr-i a‘dâdan emîn ede âmîn.
EÇS VII 131b … tın sünnetlerini ve yigirmi beş yerde müstehibbâtlarını ve on iki yerde salâtın mekrûhâtını ve on dörd yerde salâtı fesâd eden sebebleri ve dörd yerde âbdestin farzlarını …
EÇS VII 131b … altı yerde vudû‘un âdâblarını ve yedi yerde vudû‘un nevâfillerini ve altı yerde mekrûh-ı vudû‘u ve beş yerde menhiyyât-ı vudû‘u ve yedi yerde nevâkız-ı vudû‘ları ve üç …
EÇS VII 133a … ş sofîleri vardır. Bıyıkların anıniçün tırâş ederler kim "Bozaya bulaşup bozayı mekrûh etmesin" deyü şevâriblerin ustura ile dibinden tırâş eder şekl-i garîbü'l-heyke …
EÇS VII 148b … k-ı Acem ve Irâk-ı Dâdyân [ve] vilâyet-i Kirmân ve Gence ve Şirvân ve Şamâkî ve Mekrân ve Sîstân ve Bedahşân ve Âzerbâycân ve Îrân u Tûrân ve Belh u Buhârâ ve niçe yü …
EÇS VIII 207a Ve bir acâ’ib yel değirmeni var. Cümle Enez sahrâsında ve Mekri kal‘ası taraflarında ve Dimetoka taraflarından âdemler gelüp bu yel değirmenind …
EÇS VIII 207a Evsâf-ı kal‘a-i köhne-âbâd hisâr-ı Mekri
EÇS VIII 207a–207b Bir kal‘a-i Mekri dahi Rodo[s] cezîresinin mukâbelesinin cânib-i şarkîsinde Anatolu hâkinde Alâ’i …
EÇS VIII 207a–207b … rkîsinde Anatolu hâkinde Alâ’iyye hâkinde leb-i deryânın bir körfez nihâyetinde Mekri kal‘ası var. Ammâ bu Rûmeli Mekrisi andan ziyâde 207b ma‘mûr ve müzeyyendir. …
EÇS VIII 207a–207b … hâkinde leb-i deryânın bir körfez nihâyetinde Mekri kal‘ası var. Ammâ bu Rûmeli Mekrisi andan ziyâde 207b ma‘mûr ve müzeyyendir. Sene (---) târîhinde (---) (---) fet …
EÇS VIII 207b … köy nâhiyesi dahi vakf-ı Bâyezîd Hân'dır kim hîn-i tahrîrde muharrirler şehr-i Mekri ile nâhiye kurâların cümle dörd yüz aded hâne tahrîr etmişler. Ammâ şehri cümle …
EÇS VIII 207b … çınâr-ı azîmin kökleri arasında kayalardan turna gözü-misâl kaynayup çıkar. Bu Mekri şehri bu su ile ve çınâr-ı azîm ile meşhûr bir şehr-i ma‘mûrdur.
EÇS VIII 207b … bu mahalle gelince zeytûn nâdirdir, zîrâ ol taraflar şiddet-i şitâdır, ammâ bu Mekri iklîm-i sâlisin vasatında bulunup hevâsı sehîldir. Anıniçün bu şehrin şimâl cân …