… mâ cânib-i garb kapusundan taşra bir harem-i azîm dahi vardır. Şecere-i dud ile
memdûd
dırahtlar ile ârâste ve yedi aded çınâr-ı azîmler ile pîrâste olmuş bir haremdi …
Bu nüzhetgâh ile Ebâ Eyyûb kabri mâbeyninde evc-i âsumâna ser çekmiş iki çınâr-ı müntehâlar var kim her şu‘besi kâkül-i dilberân gibi perîşân olup sâyesinde cemî‘i cemâ‘at-i kesîre ibâdet ederler. Bu haremin dahi iki kapusu var. Ammâ cânib-i garb kapusundan taşra bir harem-i azîm dahi vardır. Şecere-i dud ile memdûd dırahtlar ile ârâste ve yedi aded çınâr-ı azîmler ile pîrâste olmuş bir haremdir. İki tarafında âbdest muslukları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… yigirmişer fağfûrî sâfî tereyağlı muttabak böreği ve çöreği ve mümessek ta‘âamı
memdûd
idi. Ve bunda olan âlât-ı âvânî-i sımât-ı zî-kıymet bir vezîrde yok, bî-kıymet …
Bu Erzurûm'da Tabanıyassı Mehemmed Paşa şehîd edüp Erzingân kapusu hâricinde Deveçeşmesi cenbinde medfundur. Rahmetullahi aleyh. Ammâ bu Mehemmed Paşa efendimizin ta‘âmı anlardan vefret üzre tabh olunup cemî‘î zamânda sefer u hazarda matbahına asel ve mî‘âd sükkeri girmemişdir. Cümle Şâm'ın nebât-ı hamavî ki katu şekeridir, zülbiyyât [u] hulviyyâtı ve baklavası ve pâlûdesi ve muhallebisi ve sayf [u] şitâda üçer kâse gûnâ-gûn hoş-âbı cümle Şâm nebâtından idi. Ve cümle seferlerde bile şeb [u] rûz yigirmişer fağfûrî sâfî tereyağlı muttabak böreği ve çöreği ve mümessek ta‘âamı memdûd idi. Ve bunda olan âlât-ı âvânî-i sımât-ı zî-kıymet bir vezîrde yok, bî-kıymet [ü] pâk eşyâ-yı âvânîleri vardır. Ve sofrabaşı hizmetine me’mûr reşîd ve necîb, mümtâz [u] müstesnâ, cüst ü çâpük-i çâlâk pençe-i âfitâb, şîb ü zerbâfa müstağrak huddâmları vardır kim her biri birer işgâle meşgûl me’mûr gılmân-ı hâsları vardır. Ve bir hasleti dahi bu idi kim matbahında cümle kırk aded aşçı var idi. Yolda olsa yigirmisi konakcıyla ileri gider, anlara halîfe-i baş olurdu. Yigirmisi gerüde aşçıbaşıyla gerü kalup ba‘zı menâzilde âb-ı revânlar sâhilinde meks edüp sayd [u] şikâr olunan mâhîleri ve vahşî âhûları ve keklik ve turrâc ve süğlün ve çili ve gayrı şikâr olunan eşyaları bişirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 337a ·
metinde göster ·
Ve bu cây-ı hurrem-âbâdda niçe çemenzâr soffalar ve niçe nişîmenler var. Niçe yüz bin dıraht-ı müntehâların sâyesinden âfitâb-ı münevverin tâbı te’sîr etmeyüp bir gûne zıll-ı memdûd olur kim gûyâ hıyâbân-ı Acem olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145b ·
metinde göster ·
… eykubâd bin Keyhusrev bin Kılıçarslan. Sene sitte ve sittîn ve seb‘i mie" [766]
memdûd
olunmuşdur.
"Benâ hâze'l-câmia'ş-şerîf, sultânu'l-Arab ve'l-Acem Keykubâd bin Keyhusrev bin Kılıçarslan. Sene sitte ve sittîn ve seb‘i mie" [766] memdûd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80b ·
metinde göster ·
bir metîn kal‘adır ve kaddi otuz arşın bâlâdır. Ve içinde Sultân Kalâvûn câmi‘i …
Hâlâ kal‘ası bir alçak kayalı dağcuğaz üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî kıbleden şimâle memdûd bir metîn kal‘adır ve kaddi otuz arşın bâlâdır. Ve içinde Sultân Kalâvûn câmi‘i ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve hatîb ve neferât hâneleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·
… ta Eski Mısır ki Nîl kenârında vâki‘ olmuşdur, ol mahalle dek bu cebelin zıllı
memdûd
olur.
Ve şems vakt-i tulû‘da bu cebelin ardından hurûc etdükde sâyesi ta Eski Mısır ki Nîl kenârında vâki‘ olmuşdur, ol mahalle dek bu cebelin zıllı memdûd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y16b ·
metinde göster ·