… geçüp tâ Faşa Çayı boğazına varınca bin beş yüz mildir. Ve yine Boğazdan Abaza
memleketi
bin yedi yüz mildir. Ve yine Boğazdan tâ Azak Kal‘ası bucağına varınca iki bin …
Seyyâhân-ı berr [u] bihâra ma‘lûm ola ki bu Karadeniz'i seyâhat edüp im‘ân-ı nazar ile gavvâsı olup temâşâ etdiğimiz hesâbı üzre bu boğazdan Karadeniz'in tûlu Anadolu cânibine şimâle gidüp Tarabefzûn önünden geçüp tâ Faşa Çayı boğazına varınca bin beş yüz mildir. Ve yine Boğazdan Abaza memleketi bin yedi yüz mildir. Ve yine Boğazdan tâ Azak Kal‘ası bucağına varınca iki bin tûlî bir Karadeniz'dir. Anadolu ve Rûmeli cânibinde bu Karadeniz'e bin yedi yüz sağîr ü kebîr nehr-i azîm mahlût olur. Cümlesinden ulu nehr-i azîm Rûmeli'nde nehr-i Tuna'dır kim ana da yedi yüz nehr-i azîm munsab olmağıla bahr-i azîm olup Bahr-i siyâha Kili Kal‘ası önünde ve Tulça Kal‘ası dibinde ve Soluna Boğazı'nda ve Karaharman Boğazı'nda ve Hızır-İlyâs Boğazı'nda, bu beş yerde Karadeniz'e karışır. Bu nehirden küçük Tarabefzûn kurbunda nehr-i Faşa ve nehr-i Çoruğ ve Taman Kal‘ası kurbunda nehr-i Kuban, andan küçük nehr-i Tün Azak dibinde ve nehr-i Özü, andan nehr-i Turla, andan küçük Anadolu cânibinde Bafra kurbunda Kızılırmak ve nehr-i Çehârşenbe ve nehr-i Sakarya. Bu zikr olunanlar deryâ-misâl nehr-i azîmlerdir. Bunlardan mâ‘adâ bin altı yüz seksen nehirler, geçit vermez azîm sular mahlût olur, böyle bir Bahr-i siyâhdır. Ve yine İslâmbol Boğazı'ndan Kefe'ye (---) mildir. Ve Balıklağa (---) mildir. Ve Akkirmân (---) mildir. Ve Varna kal‘ası (---) mildir. Ve Keliğra kayası burnundan karşu Anadolu tarafında Sinop kal‘ası burnu (---) mildir. Ve yine Boğazdan Amasra (---) mildir. Ve Ereğli (---) mildir. Ve Karadeniz'in dâiren-mâdâr cânib-i etrâfı Azak deniziyle bile cümle altı bin altmış mil ihâta eder. Ve karadan devr olunsa konak hesâbınca Karadeniz'in etrâfı yüz elli konak ve beş aylık yoldur. Her konağı on ikişer sâ‘at olmak üzre Karadeniz beş ayda devr olunur. Böyle bir bahr-i azîmdir. Bu hakîr-i pür-taksîr Karadeniz'in dâiren-mâdârın seyâhat edüp bin elli (---) Şa‘bânü'l-mu‘azzamının evvelki gün Karadeniz Boğazı'ndan sıhhat u selâmetle İslâmbol'a dâhil olup hemân ol sâ‘at Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup âsitâne-i sa‘âdetine yüz sürüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp râh-ı Hakka bir kurbân edüp andan peder ü mâderimize gelüp buluşdukda hakîri bağırlarına basdılar. Andan hakîr bir dahi Karadeniz'e gemiyle çıkmağa tevbe-i nasûh etdim. Hak Te‘âlâ cemî‘î ümmet-i Muhammed'i şerrinden emîn eyleye. Âmîn, yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268a ·
metinde göster ·
Bu memleket-i Sivas beled-i kadîm olmağıla bânîsi Amalak asrından berü kavm-i Ermenî destinde olup Ays ibn İshâk Nebîye müntehî olur kavm-i cebbârlar idi. Lisân-ı Ermenî anların zu‘munca Amalak peydâ etdi derler. Bu lisânın fesâhat [ü] belâğatı şehr-i Rûm-ı Sivas'da tekellüm olunur. Millet-i Ya‘kûbî'dir. Ba‘dehû Hazret-i Mesîh'e îmân getirüp kavm-i Mesîhâdan olup cümle İncîlî'dir. Bunlar dahi yedi fırka ve yedi lisân üzre tekellüm ederler. Ammâ cümlesi İsevî olmağıla İncîl'le amel edüp tilâvet-i İncîl ederler. Arabistân'ın Ermenî'lerine Ya‘kûbî derler. Şâm'da ve Haleb'de ve Irâk'da cümle Ya‘kûbî lisânı tekellüm ederler. Ve âyîn-i bâtıl-ı bî-mezhebleri gayri gûnedir. Lisân-ı Ya‘kûbî dahi mahalliyle tahrîr olunur ve kavm-i Mıgdisî lisânı dahi başka lisândır kim ba‘zı elfâzı ve niçe lügatleri Fârisî'ye yakındır. Gâyet fasîh lisânları vardır. Ve lisân-ı (---) lisân-ı Ekrâd'a yakındır ve lisân-ı (---) Arabî'ye yakındır ve lisân-ı (---) Gürcî'ye yakındır. Bunlar Enüşirvânî'dir ve lisân-ı (---) bir lisâna müşâbeheti yokdur. Ermenî kavminin Çingânesidir. Ammâ cümlesi İncîlî ve millet-i Mesîhî'dir. Ancak mezâhib-i bâtılaları Rûm gibi değildir. Iyd-i beyza-yı Nasârâ gecesi Ermenî yağlı yer ve savm-ı bâtıllarınca Urûmlar sabâhısı yağlı yerler. Bu lisân-ı Ermenî'den dahi seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olanlara elzem-i levâzımından lisân olmağıla bu kadarca tahrîr olundu kim ba‘zı menâzillerde ve kurâ ve kasabâtlarda tahsîl-i ma‘îşet edüp herkesle hüsn-i ülfet etmek içün kifâyet mikdârı tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 79b ·
metinde göster ·
… kir-i İslâm deryâ-misâl olup Erdel diyârından Rakofçi kral tabur-ı azîm ile Leh
memleketi
üzre hurûc etdiği haberi geldi.
Anda mâh-ı Ramazân ıydının salâtın edâ edüp günden güne asâkir-i İslâm deryâ-misâl olup Erdel diyârından Rakofçi kral tabur-ı azîm ile Leh memleketi üzre hurûc etdiği haberi geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34a ·
metinde göster ·
… h kuluyla âsî olup sefere gelmediğinden mâ‘adâ sekbân ve sarıca haşerâtları eli
memleketi
nehb ü gârete başlayup yüz bin asker ile Bursa şehri üzre azîmet eyledüğü haber …
Anadolu'da Abaza Kara Hasan Paşa yetmiş seksen bin {askerle} sefere me’mûr pâdişâh kuluyla âsî olup sefere gelmediğinden mâ‘adâ sekbân ve sarıca haşerâtları eli memleketi nehb ü gârete başlayup yüz bin asker ile Bursa şehri üzre azîmet eyledüğü haberi sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh hazretlerine gelince Ser-bevvâbân-ı Dergâh-ı âlî'den Zenceflizâde nâm kapucubaşı Hasan Paşa'ya hatt-ı şerîf ile varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69a ·
metinde göster ·
ve gayrı eyâletler seg-i sekbânlar ve sarıca ve bî-ârice kelplerinin şûr-ı şerr …
Bu uslûb üzre Anadolu memleketi ve gayrı eyâletler seg-i sekbânlar ve sarıca ve bî-ârice kelplerinin şûr-ı şerrinden re‘âyâ vü berâyâlar âsûde hâl olup bu menzilde Hasan Paşalı katliyçün ve gayrı zorba ve zâlimlerin zulmü def‘ [u] ref‘ içün İsmâ‘îl Paşa teftîşci olup 82b on bin asker ile celâlî katline revâne oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 82a–82b ·
metinde göster ·
içre Demirkapu'dan içeri girüp ol şiddet-i şitâda on iki bin salt ve sebük-bâr …
Andan üçüncü gazâmız sene (---) târîhinde Erdel memleketi içre Demirkapu'dan içeri girüp ol şiddet-i şitâda on iki bin salt ve sebük-bâr yiğitler ile Hacek sahrâsı nâm mahalde kar üzre Rakofçi Kral'ın seksen yedi bin aded cünûd-ı cünübiyle dokuşup hamd-i Hudâ küffâr-ı hâksâr münhezim olup cümle on altı bin kelle ve yigirmi üç bin esîr-i bend-i zincir alınup Rakofçi Kral-ı dâl mecrûhen firâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 187b ·
metinde göster ·
Ol gün sene 1071 mâh-ı Zilka‘de'sinin on sekizinci cum‘a gün (Erdel) Erdel
memleketi
kâfirlerin cümle mutî‘ etmek içün cümle Tatar askeri kalkup bir sâ‘at ileri git …
Ol gün sene 1071 mâh-ı Zilka‘de'sinin on sekizinci cum‘a gün (Erdel) Erdel memleketi kâfirlerin cümle mutî‘ etmek içün cümle Tatar askeri kalkup bir sâ‘at ileri gitmek fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a ·
metinde göster ·
dörd bölük hükûmetdir. Bir bölüğü Erdel'dir. Bir sınıfı Saz'dır ve bir bölüğü S …
Bu Erdel memleketi dörd bölük hükûmetdir. Bir bölüğü Erdel'dir. Bir sınıfı Saz'dır ve bir bölüğü Seykel'dir. Ve bir bölüğü Hayduşak'dır. Cümle Macar'dan bahâdır ve ankâ ve şecî‘ ve mahbûb u mahbûbeli vilâyetdir, ammâ şehirlerinin çoğunu ıhrâk edüp mâl-ı ganâ’imlerden alup yaka yıka ol gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11b ·
metinde göster ·
Hattâ altmış yedide ve yetmiş iki târîhine dek Erdel
memleketi
gâret ve alan [u] tâlân olacağın ve hattâ Rakofçi kralın başına bizim Seydî Ahm …
Hattâ altmış yedide ve yetmiş iki târîhine dek Erdel memleketi gâret ve alan [u] tâlân olacağın ve hattâ Rakofçi kralın başına bizim Seydî Ahmed Paşa kılıç ile uracağın aceb tasvîr eylemiş kim tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
… dir. Gerçi câmi‘ küçükdür, ammâ alemler ne alemlerdir kim bu alemlerle bu câmi‘
me[m]leket-i
Âl-i Osmân'da alem olmuşdur. Her alemin kadleri âdem kaddi kadardır. Hattâ bu s …
Ve bu câmi‘in yine çâr-kûşesinde dörd aded zînet kubbeleri dahi var ve taşra kıble kapusu sofası üzre dörd aded sütûn-ı mermerler üzre üç aded kubbeler dahi var. Cümle mezkûr sağîr ü kebîr on dörd aded kubbeler üzre on dörd aded alem bir pâdişâh câmi‘inde görülmemişdir. Gerçi câmi‘ küçükdür, ammâ alemler ne alemlerdir kim bu alemlerle bu câmi‘ me[m]leket-i Âl-i Osmân'da alem olmuşdur. Her alemin kadleri âdem kaddi kadardır. Hattâ bu sâhibü'l-hayrât Bulehnikli Hasan Paşa Mısır vezîri iken bu alemleri Mısır'da yapdırup on dörd bin altun ile yaldız urdurup Mısır İskenderiyyesinden bu alemleri Dobra-Venedik gemilerine koyup Dobra-Venedik'e gelüp andan bu Taşlıca'da câmi‘e konur. Hâlâ üstâd elinde henüz musaykal olmuş gibi şu‘le verüp zıyâsından âdemin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Ve Süleymân Hân zamânından berü bu alemlerin reng-i rûlarına bir zerre kadar kesâfet gelmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144a ·
metinde göster ·
… ni olan sedd-i İslâm cây-ı amân olan kal‘a-i Kanije altından diyâr-ı Alman'ı ve
memleket-i
Hırvadistân'ı ve vilâyet-i İslovin'i ve vilâyet-i Ungurus'ü ve Mekemorya vilâye …
1b Der-beyân-ı seyâhatnâme-i fütûhât-ı diyâr-ı Alman-ı dâr-ı bî-îmân vilâyet-i Kâfiristân-ı bî-amân olan intihâ-yı serhaddin kıfl-ı sedd-i sedîdi ve hısn-ı hasîni olan sedd-i İslâm cây-ı amân olan kal‘a-i Kanije altından diyâr-ı Alman'ı ve memleket-i Hırvadistân'ı ve vilâyet-i İslovin'i ve vilâyet-i Ungurus'ü ve Mekemorya vilâyetlerin nehb ü gâret etmeğe gitdiğimiz kılâ‘ları ayân u beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 1b ·
metinde göster ·
… ka ve vilâyet-i Lonçat ve vilâyet-i Filimenk'de Amstırdam ve vilâyet-i İsfaç ve
memleket-i
Çeh ve vilâyet-i Tot ve memleket-i Macar ve ülke-i Erdelistân, andan diyâr-ı Âl …
"Vallâhi pâdişâhım benim bu seferlerde sergüzeşt [ü] serencâmım kopdur, ammâ Nemse kralında [pa]pintalar alup Bahr-i Muhît kenârında vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve vilâyet-i Lonçat ve vilâyet-i Filimenk'de Amstırdam ve vilâyet-i İsfaç ve memleket-i Çeh ve vilâyet-i Tot ve memleket-i Macar ve ülke-i Erdelistân, andan diyâr-ı Âl-i Osmân, andan vilâyet-i Eflak andan vilâyet-i Boğdan, el-hâsıl pâdişâhım Uyvar seferinden beri yedi krallık yeri ve niçe ban u herseklik vilâyetleri kâmil üç yılda devr edüp el-hamdü lillâh pâdişâhımın mübârek cemâl-i bâ-kemâlin bu mahalde yine gördüm. Şimden gerü öldüğüme gam yemem" deyüp yine Hân'ın destin bûs edüp zânû be-zânû oturup niçe musâhabetden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
… Filimenk'de Amstırdam ve vilâyet-i İsfaç ve memleket-i Çeh ve vilâyet-i Tot ve
memleket-i
Macar ve ülke-i Erdelistân, andan diyâr-ı Âl-i Osmân, andan vilâyet-i Eflak and …
"Vallâhi pâdişâhım benim bu seferlerde sergüzeşt [ü] serencâmım kopdur, ammâ Nemse kralında [pa]pintalar alup Bahr-i Muhît kenârında vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve vilâyet-i Lonçat ve vilâyet-i Filimenk'de Amstırdam ve vilâyet-i İsfaç ve memleket-i Çeh ve vilâyet-i Tot ve memleket-i Macar ve ülke-i Erdelistân, andan diyâr-ı Âl-i Osmân, andan vilâyet-i Eflak andan vilâyet-i Boğdan, el-hâsıl pâdişâhım Uyvar seferinden beri yedi krallık yeri ve niçe ban u herseklik vilâyetleri kâmil üç yılda devr edüp el-hamdü lillâh pâdişâhımın mübârek cemâl-i bâ-kemâlin bu mahalde yine gördüm. Şimden gerü öldüğüme gam yemem" deyüp yine Hân'ın destin bûs edüp zânû be-zânû oturup niçe musâhabetden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
Sol‘ât'da menbût olan ve hâsıl olmayan eşcârât: Evvelâ şehr-i Sarây'da kavak ağ …
Memleket-i Sol‘ât'da menbût olan ve hâsıl olmayan eşcârât: Evvelâ şehr-i Sarây'da kavak ağacından ziyâde dıraht-ı müntehâ yokdur. Lâkin kûh-ı bülendlerinde ardıç ağacı gâyet çokdur. Servî ve çam ve sanavber ve çimşîr ve çınar ve incir ve nâr ve dûd ağaçları yokdur, ammâ söğüd (---)(---)(---)(---)(---) ağaçları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
hâki tamâm olduğu mahal olup nehr-i Kuban'ın karşu tarafında olan Kızıltaş kal‘ …
Bu mahal Kızıltaş kal‘ası mukâbelesinde Çerkes memleketi hâki tamâm olduğu mahal olup nehr-i Kuban'ın karşu tarafında olan Kızıltaş kal‘ası halkı cümle piyâde buz üzre Ak Mehemmed Paşa'ya gelüp buluşup ser ber-zemîn pây-bûs edüp durdular. Paşa dahi bu kal‘a ahâlîlerine sıklet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a ·
metinde göster ·
Ve Hâtem-i nübüvvete mâlik oldu. Cenâb-ı izzet zahrına mühr-i nübüvvet dest-i kudret ile yazmışdır kim gazâ-yı fî-sebîlullâh ile me’mûr olup enbiyâ askerinin mansûr u muzaffer şâhı ve risâlet memleket-i ma‘mûrunun pâdişâhı efdal-i enbiyâ ve ekmel-i asfiyâdır. Gerçi cümle enbiyâdan âhirde geldi, ammâ min-indillâh cümleden evvel geldi. Hadîs Arapça buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y287b ·
metinde göster ·
… ya‘nî ulu kral demekdir, ammâ beyne'l-halk kral derler. Âl-i Osmân'a mutî‘dir.
Memleketi
dörd bölükdür. Bir bölüğü Hayzavşak [Hayduşak]'dır. Bir sınıfı Erdel'dir. Bir k …
Menûçehr evlâdından geçinirler. Krallarına yuram der ve betlan g[ab]or derler, ya‘nî ulu kral demekdir, ammâ beyne'l-halk kral derler. Âl-i Osmân'a mutî‘dir. Memleketi dörd bölükdür. Bir bölüğü Hayzavşak [Hayduşak]'dır. Bir sınıfı Erdel'dir. Bir kavmi Saz'dır. Bir kavmi Seykel'dir. Ve cümle re‘âyâsı Eflâk'dır. Sikke sâhibidir. Kâğız yırtan guruş Nagbanya Ejder kal‘asında kesilir. Ma‘mûr vilâyetleri vardır. Bu diyârda hakîr çok gazâ etmeğile çok tahrîr etmişiz. Sene (---) târîhine nazar oluna. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y34b ·
metinde göster ·
Ve şavaroğlu, (---) memleketi bunlarındır, nehr-i Raba hudûddur, gâyet sa‘b yollardır, yetmiş dördde Köpürlüoğlu Vezîr Ahmed Paşa ile bunda münhezim olduk, berây-ı sû-i tedbîr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35b ·
metinde göster ·
… den tahrîr ü tafsîl üzre taraf-ı Âsitâne-i sa‘âdete irsâl ve ahvâlât-ı lâzime-i
memleketi
telhîs buyurduklarında matrah-ı nazar-ı kabûl-i şehinşâhî ve mevki‘-i iltifât-ı …
Ve'l-hâsıl cemî‘i sıgâr u kibâr erbâb-ı dîvân-ı Mısır ve sâ’ir a‘yân-ı huzzâr mahzarlarında mukaddemâ tahrîr olunan vezîr-i mükerrem müşârun-ileyh en‘amallâhu ta‘âlâ aleyh hazretleri taraf-ı pâdişâhî ve cânib-i zıllullâhdan muhâfaza-i eyâlet-i Mısır-ı nâdiretü'l-asr Y 70a ihsân olunup tahiyye-i(?) evkât olan es‘ad sâ‘atde sadr-ı melek-fersâ-yı dîvân-ı âlî-i Mısır'a pertev-endâz olduklarında kalem-i rûznâme ve muhâsebeden ve sâyir mukâta‘ât tarafından harâc-ı arâzî ve sâyir aklâm-ı müteferrikadan dâhil-i hazîne tahsîl olunan emvâlin usûl-i defâtirde müfredâtile mazbûta ve mahfûza olduğu minvâl-i meşrûh üzre senevî îrâd u masârıfının mersûm u masûn u musahhah icmâlleri huzûr-ı sa‘âdetlerine arz olundukda revnak-bahş-ı sadr-ı âlî-i dîvân-ı Mısır oldukları târîhe dek vüzerâ-yı sâbıkînin zamânlarında olan ihtilâlden nâşî tahsîl olunan emvâl masârîf-i lâzimeye kifâyet etmedüği ecilden belki masârîf-ı seneviyye îrâd-ı senevîden zâyid olmağın beher sene taraf-ı Âsitâne-i sa‘âdete lâzımü'l-irsâl olan bin iki yüz kîse-i Mısrîden dörd yüz kırk iki kîse ile on yedi bin yüz elli üç para küsûr u noksân olduğundan mâ‘adâ taraf-ı Âsitâne-i sa‘âdetde tahrîr olunan minvâl üzre mecmû‘-ı masârıf-ı lâzimeden zahâyir-i sultâniyye ve gayrı elzem-i levâzımâtlar içün kilâr-ı âmireye lâzımü'l-irsâl olan eşyânın masârıfından kırk bir kîse ile yigirmi üç bin yüz otuz beş para tenkîs olmağın beher sene hazînenin itmâmına cem‘an dörd yüz seksen dörd kîse-i Mısriyye on beş bin iki yüz seksen sekiz para lâzım olduğun defâtir-i aklâm-ı Mısrıyye nâtık oldukda vezîr-i muhterem-i müşârün-ileyh eşbe‘allâhu ta‘âlâ ni‘amehu aleyh hazretleri i‘mâl-i efkâr-ı sâyibe buyurup zamân-ı emânlarında vâki‘ olan mahlûlâtları zabt ve emvâl-i zâyi‘ayı cem‘ edüp tahsîl olunan emvâl zamân-ı sa‘âdetlerinde masârîf-i lâzimeye kâfiye olundukdan sonra defâtir-i aklâmı müceddeden tahrîr ü tafsîl üzre taraf-ı Âsitâne-i sa‘âdete irsâl ve ahvâlât-ı lâzime-i memleketi telhîs buyurduklarında matrah-ı nazar-ı kabûl-i şehinşâhî ve mevki‘-i iltifât-ı hümâyûn-ı zıll-i ilâhî olup irsâl olunan defâtir-i şerîf hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûna muzâhir olup ba‘de'l-vürûd kırâ‘at olundukda mazmûn-ı sa‘âdet-makrûnunda pâdişâh-ı Cem-cenâb-ı Cem-haşmet ve Dârâ-azamet buyurdular kim;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y69b–Y70a ·
metinde göster ·
Ve bu Mısır memleketi ilm-i hendese üzre tarh olunmuşdur. Zîrâ kurâdan kurâya malaka ta‘bîr etdikleri iki köy mâbeyninde olan yerlerdir. Kaçan ol vâdîleri Nîl basar köyden köye Y 158a gitmeğe toprakdan cisirler yığmışlardır, beşer onar âdem kaddi sedd-i bâlâdır, kaçan Nîl taşdıkda ol sedler üstünden cemî‘i halk atları ve develeri ve çemenderleri ile ubûr ederler. Ve Nîl-i mübârek ol sedlere dek mâl-â-mâl oldukdan sonra on gün bir yeri Nîl rey edüp andan ol seddin bendin açup bir vâdîye dahi Nîl gidüp deryâ olup gayrı beled hâkini ray eder, ya‘nî suvarır. Ve ceng [ü] cidâl olmasın içün hâkim tarafından askerî âdemlerden mu‘temedün-aleyh âdemler pür-silâh olup Nîl'i köylerden köylere koyverüp rey ederler. Yohsa hâkim tarafından âdem olmasa Urbân ve fellâhîn birbirlerini katl ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157b–Y158a ·
metinde göster ·
Ve âb-ı Nîl ata ve avrete gâyet nâfi‘dir. Lâkin Ferâ‘ine
memleketi
olmak ile âb [u] hevâsının hükmü halkı cebbâr ve mütekebbir olur ve sehel zamân …
Ve âb-ı Nîl ata ve avrete gâyet nâfi‘dir. Lâkin Ferâ‘ine memleketi olmak ile âb [u] hevâsının hükmü halkı cebbâr ve mütekebbir olur ve sehel zamânda hâlleri mükedder olur. Devletleri ber-devâm değildir, zîrâ ma‘îşetlerine vakfullâh karışmışdır. Ve Nîl'in niçe hâssası var, ammâ Q 218aP 215a bununla iktifâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160b ·
metinde göster ·
… vefâ, Hudâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır, kırk iki senedir on sekiz pâdişâhlık
memleketi
ibret göziyle nazzâreye alup geşt [ü] güzâr ederek temâşâ etdim, niçe bin sihr- …
Ey imdi ihvân-ı vefâ, Hudâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır, kırk iki senedir on sekiz pâdişâhlık memleketi ibret göziyle nazzâreye alup geşt [ü] güzâr ederek temâşâ etdim, niçe bin sihr-i mübîn mertebesinde lu‘bedebâzlıklar gördüm, ammâ bu mertebe sîmyâ-yı Sînâyî ve Hârisî ve Fisagoresî görmedim. Ve bu Fûncistân ve Donkolistân diyârlarında niçe ibret-nümâ sihr-i i‘câz şeyler gördüm, ammâ kilk-i cevâhir zebânım kâle getirsem tatvîl-i kelâm olup kırâ’at edene tasdî‘ verir. Ol ecilden tahfîf-i kelâm ile iktifâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y422b ·
metinde göster ·