değil belki cümle kâfiristânda yed-i kudret kayası üzre böyle bir Kahkahâ-yı hı …
Leh memleketinde değil belki cümle kâfiristânda yed-i kudret kayası üzre böyle bir Kahkahâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîn yokdur. Asâkir-i deryâ-misâl rûz-ı rûşende alâ mele’i'n-nâs kal‘ayı cümle cüyûş-ı ünâs muhâsara edüp (---) günde cebren ve kahren vere ile feth olunup içinde câmi‘-i selâtîn inşâ olup âyîn-i Muhammedî oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87a ·
metinde göster ·
Andan Saltık Muhammed-i Buhârî, tebdîl-i câme olup Leh
memleketinde
Sarı Saltık nâmında papası katl eyleyüp papasın savma‘asında Sarı Saltık nâmıyl …
Andan Saltık Muhammed-i Buhârî, tebdîl-i câme olup Leh memleketinde Sarı Saltık nâmında papası katl eyleyüp papasın savma‘asında Sarı Saltık nâmıyla karâr edüp pes-i perdeden Leh memleketinde sâkin olan Lipka kavmi Tatarın cümle İslâm ile müşerref edüp andan Saltık-ı Buhârî, Leh diyârından hurûc edüp tâ Daniska iskelesi, kim Bahr-i Muhît kenârında bir bender-i şehr-i azîmdir, elli bir târîhinde manzûrumuz olduğu inşâ’allâh tahrîr olunur, ol şehri feth edüp Lipka Tatarı'ndan yüz elli bin ümmet-i Muhammed'i anda iskân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
sâkin olan Lipka kavmi Tatarın cümle İslâm ile müşerref edüp andan Saltık-ı Buh …
Andan Saltık Muhammed-i Buhârî, tebdîl-i câme olup Leh memleketinde Sarı Saltık nâmında papası katl eyleyüp papasın savma‘asında Sarı Saltık nâmıyla karâr edüp pes-i perdeden Leh memleketinde sâkin olan Lipka kavmi Tatarın cümle İslâm ile müşerref edüp andan Saltık-ı Buhârî, Leh diyârından hurûc edüp tâ Daniska iskelesi, kim Bahr-i Muhît kenârında bir bender-i şehr-i azîmdir, elli bir târîhinde manzûrumuz olduğu inşâ’allâh tahrîr olunur, ol şehri feth edüp Lipka Tatarı'ndan yüz elli bin ümmet-i Muhammed'i anda iskân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… a ve Berût ve Sıfet mâlı bekâyâsı tahsîliyçün eyâlet-i Şâm askeriyle Dürüzistân
memleketinde
Ma‘ânoğulları üzerine gitdiğimiz menâzilleri ve kılâ‘, kurâ ve kasabâtları beyâ …
İşbu bin elli dokuz muharremü'l-harâmının (---) Şâm-ı Şerîf'den Sayda ve Berût ve Sıfet mâlı bekâyâsı tahsîliyçün eyâlet-i Şâm askeriyle Dürüzistân memleketinde Ma‘ânoğulları üzerine gitdiğimiz menâzilleri ve kılâ‘, kurâ ve kasabâtları beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34a ·
metinde göster ·
Mısır ve Bağdâd'dan gayri cemî‘i menâsıb-ı âlîlerin azl [u] nasbı senin re’y-i …
"Sen ki Melek Ahmed Paşa lalamsın, Anadolu memleketinde Mısır ve Bağdâd'dan gayri cemî‘i menâsıb-ı âlîlerin azl [u] nasbı senin re’y-i fermânında eyleyüp serdâr-ı mu‘azzamım olup ber-vech-i arpalık Van eyâletin sadaka etmişim" deyüp Melek Ahmed Paşa'nın destine hatt-ı şerîf verüp başına bir mücevher serdâr otağası sokup beş kîse altun ve bir serâperde-i Süleymânî ve bir direkli leylek çadırı ve yüz katar üştür ve yüz katar ester ihsân edüp sa‘âdetlü Melek Ahmed Paşa'ya hayr du‘a edüp "Yürü mu‘în u zahîrin Allah ola!" deyüp İpşir Paşa'ya hitâb etdi kim "Melek lalam ve Kapudan Kara Murâd Paşa lalam arz günleri huzûruma gelsinler ve Melek lalam gidince divânıma gelsinler ve kânûn-ı kadîm-i selef üzre gayri serdârlara niçe mühimmât u levâzımâtlar verilirse Melek lalama dahi veresiz. İnşâllahu Te‘âlâ âsitâne-i sa‘âdetimden evvel-bahârda deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile diyâr-ı Acem üzre müteveccih olup ân-ı karîb ammin Sultân Murâd Hân'ın fethi olan kal‘a-i Revân üzre revân oluruz" deyü serdârlık hatt-ı şerîfin Melek Ahmed Paşa'ya sa‘âdetlü pâdişâh verince İpşir Paşa'nın reng-i rûyı hâkister-misâl olup üçüncü sâ‘atde bu kadar müşâvere ve mübâhase-i dırâzdan sonra Melek Paşa ser-ber-zemîn edüp pâdişâh-ı Cem-cenâbın hayr du‘âsıyla vedâlaşup hemân Sarâyburnu'nda bostâncıbaşı kayığına süvâr olup Bismillah ile ibtidâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183b ·
metinde göster ·
… ıdır. Ba‘dehû Sultân Sarı Saltık Bay Maskov memleketindeki Heşdek kavmin ve Leh
memleketinde
Lipka kavmin cümle İslâm ile müşerref edüp illâ Saltık nâmında bir papası İslâm …
İbtidâ bânîsi Dobruca kralı Pıravadi sâhibi Dobra Kral binâsıdır. Ba‘dehû Sultân Sarı Saltık Bay Maskov memleketindeki Heşdek kavmin ve Leh memleketinde Lipka kavmin cümle İslâm ile müşerref edüp illâ Saltık nâmında bir papası İslâma getiremeyüp âhir-i kâr {Sarı Saltık'ı, Seyyid Muhammed Buhârî} katl edüp anın esbâbların geyüp "Ben Saltık'am" deyüp niçe yıl Leh kâfiri diyârında ol kıyâfetiyle seyâhat ederek gelüp bu Yeni Salacık kal‘asın feth edüp Lipka kavmiyle Seyyid Muhammed Buhârî ya‘nî Sarı Saltık Bay bu kal‘ada Bektaşi köçekleriyle ibtidâ bunda vatan edüp andan Baba şehri içinde medfûndur. Menâkıb-ı kibâr-ı evliyâullâhda hemân kırk kürrâs müdevven menâkıbı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67b ·
metinde göster ·
… ılır, sevâd-ı mu‘azzam rabât-ı müzeyyen ve ma‘mûr medyendir kim küffâr-ı hâksâr
memleketinde
böyle kıbleye nâzır (nâzır) şehir yokdur. Ve şehir içi serâpâ sadranc nakşı tar …
Bu dahi şekl-i murabba‘ bir yalın kat kal‘adır, ammâ handakı gâyet sa‘b ve metîndir kim bu şehir iki sâ‘atde ancak dolaşılır, sevâd-ı mu‘azzam rabât-ı müzeyyen ve ma‘mûr medyendir kim küffâr-ı hâksâr memleketinde böyle kıbleye nâzır (nâzır) şehir yokdur. Ve şehir içi serâpâ sadranc nakşı tarh olunmuş şâhrâh pâk kaldırımlı sokaklardır kim tahrîri bir vech ile kâbil değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13a ·
metinde göster ·
… lir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel
memleketinde
değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Ve bu sefer-i eser-me’serde bu kadar semen-sîmâ kemân-ebrû ve perî-peyker ve melek-manzar ve gül-çehre ve gül-bûlar dirâğûş olunup her birinin hüsn-i cemâlleri bir mertebede idiler kim geysû-yı mürgûle-i çîm-ender-çîm ve hîm-ender-hîmlerinin her târları revnak ve şeb gibi gören uşşâkın akılların târumâr ederlerdi, lâkin bu bânûların niçe bini nâ-ehl ehremen ve zîr-dest ve dîv-dest ellerine girüp şeb [ü] rûz haymelerinde ve dağıstân hıyâbânistânlarda bu bâkire ve dûşîze ve kâlimleri ve mûğpîçe gulâmları alt edüp ol fetâlar şakır şakırdı şaka ayyûka âvâzeleri tâ araka çıkınca her kûşe ve pûşede ol kadar cimâ‘ olurdu kim tokuz ayda on binden mütecâviz bula hâmile olup bu seferde evlâd sâhibi oldular ve hâmile kalmaz gayri hüddâmânın hidmetin kavm-i Lût bilir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… h-ı bî-hemtâya hamd [ü] şükr ederler. Hulâsa-i kelâm böyle bir bâğ-ı Merâm Ulah
memleket[in]de
görmedim. Hudâ-yı Bîçûn dâ’imâ amâr edüp kulların şâdân [u] mesrûr ede. Anda bi …
Nehr-i Kolintina sâhiline vardık, ol kadar büyük su değildir. Ve bâğı şimâl tarafında dağlarda olup katı yakındır. Bu şehrin kenârında beğlere mahsûs bir kasr-ı âlî var cümle cibisdendir. Cümle krallar donaları ve boyar ve vamoş ve logofetleriyle bunda zevk u safâlar edüp anda olan buhayrecikden ve cereyân eden uyûndan gûnâ-gûn mâhîler sayd edüp beğe hedâyâ getirilir ihsânlar olup bu cây-ı hıyâbânda ayş [u] işretler ederler. Hakkâ ki bir gül-i gülistân çemenistân murğzâr lâle‘ızâr yerdir kim hezâr hezârânın nağamât-ı hoş-nevâları âdeme hayât verir. Bir tarafda mutrıbân ve hânendegânlar rehâvî makâmında âğâzeler etdiklerinde bir yanında dahi bülbülân-ı çemenistân asvât-ı hazînleriyle nevâsâzlık ve demsâzlık ederler. Hakkâ ki âb [u] hevâsı latîf gün görünmez dıraht-ı müntehâların zıll-ı himâyesinde nişîmenler üzre eğer müslim ve gayr-i müslim cümle mahlûk-ı Hudâ taraf taraf cavk cavk olup zevk ü şevk edüp pâdişâh-ı bî-hemtâya hamd [ü] şükr ederler. Hulâsa-i kelâm böyle bir bâğ-ı Merâm Ulah memleket[in]de görmedim. Hudâ-yı Bîçûn dâ’imâ amâr edüp kulların şâdân [u] mesrûr ede. Anda bir ziyâfet-i azîm tenâvül olunmuşdur kim her bir sâhib-i cû‘ pür-şikem olup gûyâ her bir benî âdem Ma‘dî-Kereb gibi ekûl oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102a ·
metinde göster ·
… ur. Rûy-ı arzda buna mânend kûh-ı serbülend-i ibret-nümâ yokdur. Meğer kim Acem
memleketinde
kulle-i Kahkahâ-yı mahpûshâne ola, ammâ Kahkahâ kal‘asının at ve katır çıkacak …
Hâlâ Tırhala hâkimi hükmünde Tırhala'ya bir sâ‘at karîb cânib-i garbda evc-i âsımâna kad keşân olmuş bir püşte-i a‘lâ-yı yed-i kudret ile halk olunmuş bir mekâlîd-i sahra-i ibret-nümâdır kim vakt-i zuhur olmayınca bu kûh-ı serbülendin zirve-i a‘lâsı ebr-i kebûdlar içre mestûr durur, nümâyân olmaz. Ba‘de'z-zuhur âfitâb-ı âlemtâb kulle-i feleğe urûc etdikde bu cibâl-ı âlînin mâ-fevkı zâhir ü bâhir olur. Rûy-ı arzda buna mânend kûh-ı serbülend-i ibret-nümâ yokdur. Meğer kim Acem memleketinde kulle-i Kahkahâ-yı mahpûshâne ola, ammâ Kahkahâ kal‘asının at ve katır çıkacak bir yolu vardır ammâ bu Kalabakkayası'na "Ne reh ne râhber peyd[â]" dediği gibi aslâ bir keçi 240b tırmaşup çıkacak yolu yokdur. Hemân bi-emrillâhi te‘âlâ mantar gibi aşağısı incecik yukarusu yayla-yı sahrâ-yı azîm bir çemenzâr u lâlezâr kayadır. Aslâ bir tarafında kal‘adan bir eser-i binâ yokdur. Hemân yed-i kudret kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a–240b ·
metinde göster ·
memdûh-ı âlem her cihetde mevsûf bir hammâm-ı rûşenâdır. Gûyâ Ebû Alî Sînâ'nın …
Ve cümle bu şehir içre dörd hammâmdır. Ammâ çârsû içinde Yeni Hammâm dörd ayak nerdübân ile câmekânına çıkılır hammâm-ı hoş-hevâdır. Serâpâ kurşum örtülüdür. Ne tatvîl-i kelâm edelim Hudâ alîmdir, Anatolu memleketinde memdûh-ı âlem her cihetde mevsûf bir hammâm-ı rûşenâdır. Gûyâ Ebû Alî Sînâ'nın ilm-i sîmyâ ile inşâ etdüği hammâm-ı Sînâ'dır. Misli meğer Ma‘nisa'da Vâlide hammâmı veyâhûd Marzifon'da Pîr Dede nazargâhı hammâmı ola. Ammâ bunlardan rûşen u rûşenâ hammâm-ı hoş-hevâ ve musanna‘ binâ ve şîrîn ve tâk-ı ra‘nâ bir hammâm-ı hayât-efzâdır. Ve ol kadar âb [u] hevâsı ve huddâmân-ı dilrübâsı latîfdir kim şeb [u] rûz âdem gasl eylese aslâ sudâ‘ isâbet etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b ·
metinde göster ·
… îri Mûğlı Beğ feth etmişdir. Azîm ceng ü cidâl olmuşdur. Mezkûr Mûğlı Beğ Mâhân
memleketinde
Hazret-i Risâlet-penâh'ı vâkı‘asında görüp izn-i şerîfleri ile sultânü'l-ulemâ …
Sene (---) târîhinde Rûm keferesi destinden Menteşe oğlu Dârâhikey vezîri Mûğlı Beğ feth etmişdir. Azîm ceng ü cidâl olmuşdur. Mezkûr Mûğlı Beğ Mâhân memleketinde Hazret-i Risâlet-penâh'ı vâkı‘asında görüp izn-i şerîfleri ile sultânü'l-ulemâ huzûrunda İslâm ile müşerref olup Menteşe oğlu Dârâhikey'e boybeği edüp Muğla kal‘asın feth etdükde mezkûr şehri ismiyle müsammâ edüp Muğla deyü sebeb-i tesmiye olmuşdur. Sonradan îmâna gelmek ile Muğla Beğ derler. Lügat-i Pârsîde mûğ kefereye derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y98a ·
metinde göster ·
… ı nazar ile nazar etdim, bu dıraht-ı P 53b müntehânın misli meğer Çerkezistân
memleketinde
Âdemî kabîlesi içinde bir gûne Q 53b kavak dırahtı var. Ol kavim ol ağacı hâş …
Sitayiş-i çınâr-ı azîm-i kal‘a-i İstanköy: Ve bu kapudan taşra kal‘a ile varoş mâbeyninde Lonca meydânında bir çınâr-ı sun‘-ı Hudâ var kim Cenâb-ı Bârî yed-i kudreti ile bir dıraht-ı azîm halk etrniş kim atlas-ı felekde bu hakîr kırk bir sene on sekiz pâdişâhlık yer seyâhat edüp cihânbânlık eyledim ve rûy-i arzda sun‘-ı Hudâ'ları im‘ân-ı nazar ile nazar etdim, bu dıraht-ı P 53b müntehânın misli meğer Çerkezistân memleketinde Âdemî kabîlesi içinde bir gûne Q 53b kavak dırahtı var. Ol kavim ol ağacı hâşâ ve kellâ ma‘bûd ittihâz edinüp ana taparlar. Bu dahi sun‘-ı Girdigâr'dır. Anı gören zî-rûh sanır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105a ·
metinde göster ·
… e ubûr olunmaz. Eyle bir şehr-i azîmdir. Hâlâ bunda olan ibret-nümâ meğer İsvân
memleketinde
ola. El-hâsıl bu Irâk-ı Dâdyân kurbunda Penç Hasan derler bir sahrâ-yı azîm var …
Ve bir dıraht-ı müntehâ dahi Dağıstân vilâyeti kurbunda kûh-ı Elburz dâmeninde Irâk-ı Dâdyân derler Nûşirvân oğlu Hürmüz-i Tâcidârın tahtı imiş. Hâlâ vîrândır, ammâ âsâr-ı binâdan bir günde ubûr olunmaz. Eyle bir şehr-i azîmdir. Hâlâ bunda olan ibret-nümâ meğer İsvân memleketinde ola. El-hâsıl bu Irâk-ı Dâdyân kurbunda Penç Hasan derler bir sahrâ-yı azîm vardır. Anda yılda bir kerre kırk gün kırk gece bir bâzâr-ı azîm olur. Hind ü Sind ve Belh u Buhârâ ve Çîn ü Mâçîn ve Fağfûr ve Hıtâ ve Hoten ve Maskov memleketinden niçe kerre yüz bin tüccâr gelüp bey‘ [u] şirâ ederler bir cem‘iyyet-i kübrâdır. Mezkûr Penç Hasan ziyâretgâh-ı azîmi dibinde bir dıraht-ı kavak vardır. Ammâ içi boşdur ve otuz atlı sığar ol kadar ecvefdir. Ve cânib-i erba‘ası dîvârdır. Ve cemî‘i halk bu dırahta mu‘tekidlerdir. Ammâ Çerkez'den gayri bir kavim tapmazlar. Ancak temâşâ ederler. Ve cümle halk ol zu‘m üzrelerdir kim bu dıraht altında İskender-i Zülkarneyn medfûn ola. Hattâ ol ağacın kovuğu içre benî âdem girüp çıkmadan fenâ bulmasın deyü ağacın kapu gibi yerine demir kaplamışlardır. Ve enderûn [u] birûnunda hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür ol kadar demir ve na‘l ve mıh ve bıçak ve hançer ve kılıç pâreleri mıhlamışlar kim cesed-i şecer gûyâ pûlâd-ı Nahçivânî'den halk olunmuşdur. Ve bu dıraht evc-i âsumâna ser çeküp serâmed olması ile şöhre-i şehr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105a ·
metinde göster ·
… hâk-i Mısır'a duhûl etmemiş isen asker-i İslâm ile avdet edüp beri tarafda Irâk
memleketinde
Ummân gazâsı vâki‘ oldu, elbette avdet edüp gelesin."
"Yâ Amr! Nâmem vusûlünde eğer Mısır hâkine kadem basmış isen Mısır üstüne yürü. İşin Allâh âsân eylesin. Ve illâ eğer hâk-i Mısır'a duhûl etmemiş isen asker-i İslâm ile avdet edüp beri tarafda Irâk memleketinde Ummân gazâsı vâki‘ oldu, elbette avdet edüp gelesin."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y14b ·
metinde göster ·
Yüz yetmiş sene hükûmetleri Ahlât'da olup yine âl-i Cingiz derdinden Ahlât
memleketinde
olan milk [ü] emlâkların terk edüp Konya'da âl-i Selçukıyân'a dâhil düşmeğe gid …
Yüz yetmiş sene hükûmetleri Ahlât'da olup yine âl-i Cingiz derdinden Ahlât memleketinde olan milk [ü] emlâkların terk edüp Konya'da âl-i Selçukıyân'a dâhil düşmeğe giderken nehr-i Murâd sâhilinde Ca‘ber kal‘ası dibinde Süleymân şâh serdârları gusl ederken gark olunca Erduğrul serdâr olup âl-i Selçuk'a mülâkât günü Konya sahrâsında bir azîm cenge duş olup bir cebel-i âlînin zirvesinde temâşâ edüp gördüler kim Tatar gâlib, karşu tarafda Selçukıyân tarafı mağlûb.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y25b ·
metinde göster ·
… reyân eder. Bir kolu da Mağrib-zemîn'de Girid cezîresi mukâbelesinde Benî Hilâl
memleketinde
Akdeniz'e munsab olurmuş. Hâlâ cereyân etdüği yerler âşikâredir. Y 31a Ba‘deh …
Ve Nîl'in bir kolu dahi bu cezîre-i Mısır'ın cânib-i garbında Sûdân memleketine cereyân eder. Bir kolu da Mağrib-zemîn'de Girid cezîresi mukâbelesinde Benî Hilâl memleketinde Akdeniz'e munsab olurmuş. Hâlâ cereyân etdüği yerler âşikâredir. Y 31a Ba‘dehu Seyf-i Zülyezen şellâlât boğazların kat‘ edüp cümle Nîl Mısır'a cereyân edüp Hilâl vilâyetine nehr-i Nîl gitmeyüp mu‘attal oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30b–Y31a ·
metinde göster ·
… antâr sırıklı nâmdâr Urbânları, ve iki bin Elvâhât sıbyânları ki bunlar karalar
memleketinde
ve Fûncistân diyârlarında ceng edüp mâl-ı ganâyimden siyâh-çerde gulâm ve bintâ …
Hâsıl-ı kelâm bâlâdaki alaylar gibi bu dahi bir alaydır, ammâ bunun sâ’ir alaylardan siyâh Zengî üç bin piyâde Ceberti tüfeng-endâzları var kim herbiri kara yılandır, ve iki bin kısraklı havvâre atlı fârisü'l-hayl kantâr sırıklı nâmdâr Urbânları, ve iki bin Elvâhât sıbyânları ki bunlar karalar memleketinde ve Fûncistân diyârlarında ceng edüp mâl-ı ganâyimden siyâh-çerde gulâm ve bintân getirirler, andan beğin muhâfazacı askeri ve kendi askeri gürûh gürûh tabl u nefîr ü kudümleri ve Habeş makrafaların döğerek piyâdeleri ceyrân gibi sekerek ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b ·
metinde göster ·