… İlâh Buhtunnasr bî-nasr olup bedbaht-ı bî-nusret münhedim olup bu kadar mâl [u]
menâl-i
firâvânı Yanko'ya gelüp ol mâl-ı ganâyim ile Yanko ibn Mâdyân, Hazret-i Süleymâ …
Hikmet-i Hudâ bir gün bu Yanko ibn Mâdyân ayş [u] nûş edüp mest [u] medhûş câme-i hâb-ı nâzda hâb-âlûd 9a olup yatırken ale's-sabâh serîri ile kendüyi Sarâyburnu nâm mahalde bulup niçe eyyâm anda sâkin olup cemî‘i vüzerâ ve vükelâları ve cümle ser-i kârda olan huddâmları başına cem‘ olup İslâmbol'un Sarâyburnu nâm mahallin âb [u] hevâsından hazz edüp bir kal‘a bünyâd etmeğe ihtimâm etdi. Zîrâ bu Yanko ibn Mâdyân, cihângîr-i kübrâ azîmü'ş-şân bir pâdişâh idi. Cümle Yûnâniyân buna Süleymân-ı Sânî derler. Bunun zamân-ı hilâfetinde Kürdistân'dan Buhtunnasr dîn-i Yahyâ üzre sâhib-hurûc olup hûn-ı Yahyâ Nebî'yi taleb içün Arz-ı Mukaddes'i ve Haleb [ve] Şâm'ı ve Taberistân ve arz-ı Filistîn ve arz-ı Askalân'ı ve arz-ı Hâsân'ı ve bilâd-ı Mısr'da yetmiş pâre şehir harâb [u] yebâb edüp yedi kerre yüz bin Benî İsrâ’îl'i katl edüp Hazret-i Ermiyâ'yı ve Hazret-i Dânyâl'ı Sıfet şehrinde esîr edüp bilâ-hisâb mâl-ı hazâyin cem‘ edüp Yanko ibn Mâdyân'a isyân etmek kasdında olduğun Yanko istimâ‘ edüp karındaşı Yanıvan'ı Buhtunnasr üzre deryâ-misâl asker ile gönderüp kendünün baş vezîri olan Kanator vezîri iki kerre yüz bin asker ile talî‘a-i cüyûş edüp azm-i Buhtunnasr deyüp Karaman sahrâsında iki asker-i bî-pâyân birbirleriyle dokuşup hikmet-i İlâh Buhtunnasr bî-nasr olup bedbaht-ı bî-nusret münhedim olup bu kadar mâl [u] menâl-i firâvânı Yanko'ya gelüp ol mâl-ı ganâyim ile Yanko ibn Mâdyân, Hazret-i Süleymân'ın binâsı ve makâmıdır deyü İslâmbol'un sûruna mübâşeret edüp karındaşı Yanıvan Tuna nehrin İslâmbol içinden cereyân etmeğe ta‘ahhüd edüp Yanko vezîri Kanator'a Yedikulle'yi binâ etmeğe mübâşeret etdi. Silivrice Vezîri Silivri kal‘asın, Burgazice Vezîr Burgaz kal‘asın, Bugados Vezîr Bugados kal‘asın, Ereğliye Vezîr Ereğli kal‘asın, iki karındaş iki vezîr idi, Çekmece kal‘aların ve Terkoziçe Vezîr Karadeniz Boğazı kurbünde Terkoz kal‘asın ve Karadeniz nihâyet bulduğu mahalde Yoroz nâm bıtrîk-ı kıssîs Yoroz kal‘ası ki hâlâ Kavak nâm kasabanın ensesinde Yoroz nâmıyla meşhûr kal‘a-i ma‘mûredir, anı binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b–9a ·
metinde göster ·
… û-yı deryâda alınan Fransa kıralının yigirmi gemi mâl-â-mâl ve bî-hisâb mâl [u]
menâli
Tershâne bâğçesinde dağlar gibi küme küme alâhide alâhide yığdılar. Ve İslâm il …
Der-beyân-ı taksîm-i mâl-ı ganâyim: Üç gün üç gece ziyâfetlerden sonra cemî‘i askerî tâ’ifesinin ağavâtları ve küttâbları ve üç defterdâr-ı pâdişâhî cem‘ olunup mukaddemâ rû-yı deryâda alınan Fransa kıralının yigirmi gemi mâl-â-mâl ve bî-hisâb mâl [u] menâli Tershâne bâğçesinde dağlar gibi küme küme alâhide alâhide yığdılar. Ve İslâm ile müşerref olan Baba Mehemmed'in Ayasofya'da Hazret-i Süleymân'ın gösterdiği kenzin mâlını dağlar gibi püşte püşte öbek öbek yığdılar. Ve İslâmbol içre yedi bin deyr-i manastır ve sarâylardan alınan mâl-ı ganâyimleri Tershâne bâğının dıraht-ı müntehâlarına berâber yığup defter ile ibtidâ asker-i İslâm içre hidmet eden hukemâ ve kehhâl ve cerrâha ve gassâle ve gûr kazanlara ihsân etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
… Salmas ovalarına ve Dumdumî ve Dümbülî ve Rûmiyye kal‘alarına bu kadar mâl [u]
menâli
götürüp cümle kızılbaş mâl-ı ganâ’imle mu‘tenim oldular. Pâdişâhımın zamân-ı sa …
Ammâ şimdi katı yahşi eyâlet-i emn [u] emân oldu. Lâkin pâdişâhım bu kuluna Haleb'de mühr geldikde Van eyâletinde Mahmûdî ekrâdlarının bir kabîlesine Pinyânişi Kürdü derler. Altı bin mikdârı bahâdır u fetâ yiğitlerdir. Ve yaylalarında hayvânları gâyet çokdur. Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı rîş-tırâş ile hem-meşâ olmaları haysiyyet ile kızılbaş-ı evbâş top çeküp asker-keş olup Müslimînden merdüm-küş olup kerrenâyların ve sûr-ı Efrâsiyâb'ın çalarak Kürdistân-ı nehb ü gâret ederek on kerre yüz bin koyun sürüp Salmas ovalarına ve Dumdumî ve Dümbülî ve Rûmiyye kal‘alarına bu kadar mâl [u] menâli götürüp cümle kızılbaş mâl-ı ganâ’imle mu‘tenim oldular. Pâdişâhımın zamân-ı sa‘âdetinde sulha muğâyir iş etdiklerinden Kürdistân serhaddi ağaları 183b cümle Haleb'e gelüp bu hakîre tazallum etdiler. Ben dahi "Aya bu Van tarafında sulha muğâyir dahi ne gûne iş zuhûr eder?!" deyü müterakkıb olup yedi ayda Haleb'den der-i devlete gelmemin aslı ol idi. Yohsa pâdişâhımın Haleb'den mührile on günde rikâb-ı hümâyûnuna yüzüm ve gözüm sürmem mukarrer idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183a–183b ·
metinde göster ·
emrine imtisâlen üzerine varmak farz-ı ayn olup fenkerû(?) mâl u
menâl-i
ganâ’iminüz helâl-i zülâl olduğuna mezâhib-i erba‘adan mükerrer fetvâlar alınup …
emrine imtisâlen üzerine varmak farz-ı ayn olup fenkerû(?) mâl u menâl-i ganâ’iminüz helâl-i zülâl olduğuna mezâhib-i erba‘adan mükerrer fetvâlar alınup memâlik-i İslâmı sencileyin yağî ve bâğî ve dağî ve âsî haşerâtlar elinden şâh-râh-ı Müslimîni pâk edüp üstüne varmağa azîmet olunmuşdur. Gerekdir kim mektûb-ı pend-üslûbum vüsûl buldukda bir ân durmayup Van derneği altında sâ’ir ümerâ karındaşların ile hizmet-i pâdişâhîde bulunup gâret etdiğin koyunları ve mâl-ı sevdâgerânları ve gayrı nehb etdiğin mâl-ı bî-girânları cümle ashâblarına redd etmeğe Taht-ı Van'a gelüp mürâfa‘a-i şer‘-i Resûl-i mübîn olasın. Vallahi ve billahi ve tallahi sana ve gayrı tevâbi‘lerine ve mâl-ı hânene zerre kadar halel gelmez. Elbette gelesin ve illâ bu kadar mâl [u] menâl hasâre etdiğin mukâbelesinde senin dahi ilin vilâyetin nehb ü gâret olup hemîn cümle erzâkın gâret olup vücûd-ı bî-sûd-ı pür mazarratın sahîfe-i rûzgâr-ı zûrkârda hakk olunmağa azîmet olunup iki yerden gayret kılıcın kemerime bend edüp "Bismillah niyyetü'l-gazâ demişiz!", ümiddir kim seninle Rahova nâm sahrâda asâkir-i İslâm-ı Van ile varıldıkda sen dahi kavm-i Yezîdî Rûjikiyân asker-i Çamapurunla karşu çıkasın. Ya taht ola, ya baht ola, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 261a ·
metinde göster ·
… erin bile bizimle gelen tevâbi‘ u levâhık olan asker-i İslâm'a bu kadar mâl [u]
menâli
hibe eyledi.
Bu şehrin niçe gûne ahvâl-i pür-melâllerine kırk günde vâkıf olup niçe bin gûne seyr [ü] temâşâlar ederek ser-i kârda olan kefereler ile hüsn-i ülfet edüp her bâr ziyâfet-i uzmâlar tenâvül olunup niçe kerre bu şehrin şimâli tarafında rub‘ sâ‘at ba‘îd yerde bâğ-ı İremlerde Beğ, Ahmed Ağa efendimize ziyâfet-i uzmâlar eyleyüp gûnâ-gûn hedâyâlar verirdi. Hattâ bir kerre mukaddemâ Yaş gölünde gazâ günlerinde gark olan küffârların cümle lâşe-i murdârların atları ve donlarıyla gölden çıkarup cümle raht u bahtları ve âlet-i silâhları ve bellerinde kemerlerin bile bizimle gelen tevâbi‘ u levâhık olan asker-i İslâm'a bu kadar mâl [u] menâli hibe eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 108a ·
metinde göster ·
ve evlâ[d ü] iyâli ile esîr olup bu kadar mâl-ı ganâ’imle yedinci günde yigirmi …
Bu mahalde serdâr on bin Tatar-ı adüv-şikâr ile eyle ilerüsün nehb ü gâret edüp Kemen Yanoş kraldan bir haber getirmeğe gitdiler, ammâ hakîr bile gitmedim, ammâ Tatar-ı adüv-şikâr ol gün ol gece çapul civerüp Sakmar nevâhîleri nâm mahalde bir niçe bin melâ‘în hınzîrları bir bataklık göle arka verüp bir tabur kazmışlar. Ve domuz sürüsü gibi içine girmişler dahi etrâfların tabur-ı azîm handakları gibi çukurlar kazmışlar. Ve cânib-i edvârların dıraht-ı müntehâlar ile paçarızlar ve kırıntılar kırup içine girüp bir sûr-ı kebîr ve içine bî-nihâye esîr ve bî-hisâb mâl-ı kebîr ile kâfirin tahassün etdiklerin Tatar haberdâr olup Tatar ile bile giden tüfeng-endâz serhad gâzîleri iki bin güzîde piyâde ve esb-süvâr ile mezbûr taburun üzerlerine varıldıkda hınzîr batakdan çıkar gibi cümle küffâr batakdan taşra çıkup kâmil üç sâ‘at ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olunup âhirü'l-emr Tatar 7a bir kerre yan vericek küffâr bunları kaçdı zann edüp askeri kovarak cümlesi dahi taburdan taşra sahraya çıkınca Tatar'a ıyd-ı adhâ olup ân-ı vahidde Tatar yine dönün deyüp cümle kâfirleri serhad gâzîleriyle ortaya alup topa dutulmuş maymuna döndürüp ansızın(?) katanaların ve evlâd [u] ensâbları ve esbâbları üzre kâfirleri dendân-ı tîğdan geçirüp cümle mâl [ü] menâli ve evlâ[d ü] iyâli ile esîr olup bu kadar mâl-ı ganâ’imle yedinci günde yigirmi bin esîr ile ordu-yı İslâm'a gelirken kaba ve saba esbâbları bırağup cümle üsârâları koyun sürüsü gibi sürü sürü sürüyüp bâzâr-ı İslâma dâhil olup askerimiz ez‘âfından ziyâde olduğunda aslâ şübhemiz kalmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 6b–7a ·
metinde göster ·
… Hân bu Baç kal‘asın gâret etdikde bu câmi‘ olan kenîseye niçe bin küffâr mâl-ı
menâli
ve evlâdlarıyla kapanup yedi gün ceng-i azîm edüp niçe bin gâziyân-ı mücâhidân …
{Süleymân Hân bu Baç kal‘asın gâret etdikde bu câmi‘ olan kenîseye niçe bin küffâr mâl-ı menâli ve evlâdlarıyla kapanup yedi gün ceng-i azîm edüp niçe bin gâziyân-ı mücâhidân şehâdet câmın nûş edüp âhır-ı kâr sekizinci gün bu kilise feth olup niçe bin esîr ve niçe bin kîse milyon mâl ile guzât muğtenim olup bu kadar esîrler ile asker-i İslâm sîr oldular.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… üz aded çatal atlı Tatarlarıyla cümle Şîrîn beğleri ehl [ü] ıyâlleri ve mâl [u]
menâl-i
firâvânların Mehemmed Geray Hân gibi bırağup cümlesi cân bâzârına düşüp Kırım c …
Nâhiye-i Nakşivân 197a ya‘nî ülke-i Şîrînli hudûduna bu kadar bin asker kadem basdığın Şîrîn beğleri görüp hemân karârları firâra mübeddel olup Kırım'da müselmân olan üç yüz aded Kalmık Tatarlarıyla ve üç yüz aded çatal atlı Tatarlarıyla cümle Şîrîn beğleri ehl [ü] ıyâlleri ve mâl [u] menâl-i firâvânların Mehemmed Geray Hân gibi bırağup cümlesi cân bâzârına düşüp Kırım cezîresinin Çikişke nâm kal‘ası kurbunda Arbat geçidi nâm geçitden geçerken niçe Kalmıkları ve niçe yarar yiğitleri geçitde gark olup kendileri cân kurtarup firâr etdikleri haberi hâna gelince hemân hân ardları sıra Şîrînlinin hasm-ı kavîleri olan Mansûrlu'dan ve karaçı halkından üç bin aded zor batır yiğitleri Sasıklık nâm geçitden anlar dahi geçüp Heyhât sahrâsı içre Şîrînli'yi kova kova ol Şîrînliler ile bile firâr eden üç yüz aded Kalmıklara Mansûrlular râst gelüp cümlesin kırarlar. Ammâ Şîrînliler yahşı koşkol çatal atlılar ile kal‘a-i Azak'da Süleymân Paşa'ya ve Monla Ganî Paşa'ya varup cân atup halâs oldular, ammâ birer at ile kalup mâl u menâlden ayrıldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b–197a ·
metinde göster ·
… mmed Geray Hân fakîr âbâ ve ecdâdından kalan on Mısır hazînesi mâlı ve bu kadar
menâli
ve bu kadar ehl [ü] iyâli ve körpe evlâdları bırağup ol ihtiyâr pâdişâh ağlaya …
"Sen ki sâbıkan Mehemmed Geray'sın. Hatt-ı şerîfim vüsûl buldukda yetmiş yedi sadaklı ve zırh zireh-külâhlı sultânlarınla âsitâne-i sa‘âdetime gelesin. Kırım hânlığın Çoban Geray Hân'a ihsân eyledim" deyü hatt-ı şerîf gelince Mehemmed Geray Hân fakîr âbâ ve ecdâdından kalan on Mısır hazînesi mâlı ve bu kadar menâli ve bu kadar ehl [ü] iyâli ve körpe evlâdları bırağup ol ihtiyâr pâdişâh ağlaya ağlaya Dağıstân pâdişâhına hakîr bile gitdik. Bu dahi Kırım'da esîr tamgası bahâsı zulmünden eşedd zulm-i Haccâc-ı zâlim idi, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197b ·
metinde göster ·
… imle ve on altı re’s atlarımla ve üç bin aded nakid guruşumla ve bu kadar mâl-ı
menâl-i
metâ‘-ı gûnâ-gûnlarımla hâneme vâsıl olup yüz bin hamd [ü] senâ etdim.
Andan (---) sâ‘atde sene 1077 mâh-ı Zilka‘de'sinin on yedinci günü sevâd-ı mu‘azzam İslâmbol'a sâlimîn ü gânimîn on altı gulâmımla ve cümle refîklerimle ve on altı re’s atlarımla ve üç bin aded nakid guruşumla ve bu kadar mâl-ı menâl-i metâ‘-ı gûnâ-gûnlarımla hâneme vâsıl olup yüz bin hamd [ü] senâ etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
… gemi ile sekiz gemi dahi feth edüp cümle keferelerini esîr edüp ol kadar mâl-ı
menâl-i
ganâ’im ve silâh ve cebehâne makûlesi alup yine Larinçe kal‘ası limanına lenger …
Hamd-i Hudâ Gâzî Durak Beğ sekiz pâre gemi ile sekiz gemi dahi feth edüp cümle keferelerini esîr edüp ol kadar mâl-ı menâl-i ganâ’im ve silâh ve cebehâne makûlesi alup yine Larinçe kal‘ası limanına lenger-endâht olunca hakîr dahi dağdaki esîr mâl-ı ganâ’imleri yine getirüp Durak Beğ'e teslîm etdikde Gâzî Durak Beğ ve Mısırlıoğlu ve gayri hocalar ve dayılar hakîre hidmetimiz mukâbelesinde üç kefere esîr ve iki Freng gulâmı ve bir kîse talar guruş ihsân edüp ol ân on altı pâre gemilere cümle guzât girüp küffârın sekiz pâre gemilerinin haçlı peykerlerin baş aşağı edüp top u tüfeng şâdımânları edüp muvâfık eyyâm ile yelkenlerin açup İnebahtı kal‘asına doğru azm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 262b ·
metinde göster ·
… li Mehemmed Ağa ve Arab Sâlih Efendi hânesi gulûy-i âm ile sengsâr olup mâl [ü]
menâli
gâret olup kendi firâr etmişdi. Ve Yeşil İmâret imâmı Çelebi Efendi ve Serdâr Ç …
Ve a‘yân-ı vilâyetden ve erbâb-ı yârândan Nakîbüleşrâf Bekir Ağa ve bürâderi el-Hâc Hamza Ağa ve Nedîm Çelebi ve Yahyâ Ağa ve Bedastenli Mehemmed Ağa ve Arab Sâlih Efendi hânesi gulûy-i âm ile sengsâr olup mâl [ü] menâli gâret olup kendi firâr etmişdi. Ve Yeşil İmâret imâmı Çelebi Efendi ve Serdâr Çolak Laz Çavuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
paşa hazîne ağasına teslîm edüp yine ke'l-evvel kânûn üzre paşalı alayı müsella …
Bu kadar mâl [u] menâli paşa hazîne ağasına teslîm edüp yine ke'l-evvel kânûn üzre paşalı alayı müsellah ve müzeyyen ü mükellef alay alay Âdiliyye'ye giderken paşa kethudâsı ve hazîne ağası atbaşı berâber bir alay-ı azîm ile paşalılar Âdiliyye'de meks edüp cümle hazîneyi ağanın cergesine yığarlar. Anda paşa kethudâsı hazîne ağasına dörd Mısrî kîse harcırâh ve her paşalıya dörder bin para verirler. Ve hazînenin cânib-i erba‘asına Mısırlı ve paşalılar kat-ender-kat olup konarlar. Ve yine Sebîl-i Allâm beği ve Kalyûb kâşifi direği olması takrîbiyle iki bin atlı ile üç gece hazîneyi ihâta edüp hıfz [u] hırâset eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y196b ·
metinde göster ·
… ve bir seyishânesi kulağına dek yüklü çadıriyle ve bu kadar mâlı ve gayrı a‘yân
menâli
nehb ü gâret olunmuş kim ta‘bîr olunmaz."
"Devletli vezîr, benim elli kadar yoldaşım ve Evliyâ Çelebi karındaşım kulunuz dahi yaralanup beş atı ve bir seyishânesi kulağına dek yüklü çadıriyle ve bu kadar mâlı ve gayrı a‘yân menâli nehb ü gâret olunmuş kim ta‘bîr olunmaz."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·