… beher sene kırk elli bin ibâdullâh esîr-i pâ-beste [ve] dil-haste olup mâl [u]
menâlleri
gâret olur.
Ve her sene tüccâr ü züvvâr ve huccâcdan ve gayrı sevâhil-i bahrde olan belîde ve kasabâtlardan beher sene kırk elli bin ibâdullâh esîr-i pâ-beste [ve] dil-haste olup mâl [u] menâlleri gâret olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75a ·
metinde göster ·
… nlı cezîresi ve Burgazlı cezîresinin kefereleri gark olan gemilerden ol mâl [u]
menâlleri
çıkarup mâl-ı Kârûna mâlik olup ile'l-ân bu cezîre keferelerinin zengîn olmalar …
Cezîre-i Burğazlı: Sene (---)de Ebü'l-feth'e mutî‘ oldular. Kal‘ası leb-i deryâ üzre bir yalçın kayalar üzre bir şekl-i murabba‘ bir şeddâdî binâ küçük kal‘adır. Cezîresi on bir mîl ihâta eder bir cezîre-i mahsûldârdır. Kal‘ası olmağıla Burgaz adası derler. Lisân-ı Türkî'de kal‘aya burgaz derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu evleri vardır. Bu dahi bostâncıbaşı hükmünde ve bir yeniçeri yasakçısı vardır. Ve (---)(---) olmağıla subaşısı vardır. Cümle halkı Urum kefereleridir. Ma‘mûr kenîseleri vardır ve keçisi ve tavşanı gâyet çokdur. Dağlarında bâğlarının hesâbı yokdur. Ve halkı gâyet zengîn re’îslerdir. Yanovan Târîhi'nde yazdığı üzre bir kerre İşpâniye küffârı İslâmbol'a Yanko ibn Madyan'dan sonra istîlâ edüp nehb ü gâret eder ve Ayasofya deyrinde olan cemî‘î zî-kıymet sanemleri ve niçe bin hazîne mâl-i cevâhîrleri alup gemilere koyup diyâr-ı İşpâniye'ye giderken bi-emrillah bir furtuna-i azîme uğrayup İşpaniye'nin yedi yüz pâre gemileri bu Kızıladaların mâbeynlerinde cümlesi telattum-ı deryâdan pâre pâre olup kâfirleri gark olur. Ba‘dehû bu Kızılada cezîresi ve Heybeli cezîresi ve Tavşanlı cezîresi ve Burgazlı cezîresinin kefereleri gark olan gemilerden ol mâl [u] menâlleri çıkarup mâl-ı Kârûna mâlik olup ile'l-ân bu cezîre keferelerinin zengîn olmalarının aslı odur, deyü tahrîr etmişler. Andan 16 milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
… san Çelebi'nin ve gayri a‘yânların kezâlik hadden efzûn ve kalemden bîrûn mâl u
menâlleri
gitdi. Eğer ma‘lûmumuz olduğu üzre cümle zuhûr eden havâdisâtları tahrîr etsek …
Ammâ İslâmbol a‘yânları cümle sekbân ve sarıca ve muklacıyân ellerinde büryân u uryân oldular. Hemân Şâmîzâde Re’îsü'l-küttâb Mehemmed Efendi'nin yetmiş aded semmûr kürkü gitdi. Ve Gümrük Emîni Hasan Çelebi'nin ve gayri a‘yânların kezâlik hadden efzûn ve kalemden bîrûn mâl u menâlleri gitdi. Eğer ma‘lûmumuz olduğu üzre cümle zuhûr eden havâdisâtları tahrîr etsek seyâhatnâmemiz tahrîrine mâni‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 185a ·
metinde göster ·
ile çıkup sahrâlarda köylerine inerken niçe bin arabalara yollarda râst gelüp b …
Cümle küffâr-ı hâksâr "Tatar-ı adû-şikâr, şikârların alup geçdi" deyü dağlarda mütehassın oldukları becenelerden mâl [u] menâlleri ile çıkup sahrâlarda köylerine inerken niçe bin arabalara yollarda râst gelüp bilâ-ceng [u] cidâl ve lâ-harb u kıtâl etmeden cümle küffâr evlâd [u] ensâblarıyla giriftâr-ı bend-i belâ olup hemân yüz yetmiş bin sığır ve at ve dörd kerre yüz bin aded koyup sürülüp meymene ve meysere ertesi gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·