… Galata şehrinin bu gûne esnâfâtları vardır. Bu keyfiyetlere mübtelâ olup müflis
mendebûr
olanları Yağkapanıkapusunun iç yüzündeki zindâna koyup ıslâh-ı vücûd eder. Ammâ …
İşte Galata şehrinin bu gûne esnâfâtları vardır. Bu keyfiyetlere mübtelâ olup müflis mendebûr olanları Yağkapanıkapusunun iç yüzündeki zindâna koyup ıslâh-ı vücûd eder. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur. Ve bay u gedâya ni‘metleri mebzûldür. Ve cümle yâr anda âlüfte dervîşân-meşreb halkı vardır. Vakt-i şitâda oda sohbetleri memdûhdur. Ve a‘yân [u] kibâr re’îsleri seferden gelüp filika ve firkateleri ile cümle yârânların alup Boğazhisâr'da bâğ fasıllarına gidüp cân sohbeti etmeleri meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
oturur. Ayn-ı bâtınla gördü kim her kim hakkına râzı olup bey‘ [ü] şirâsında dü …
Esnâf-ı muhtesib ağa: Hâkim-i kadîmdir, ağa bir, neferâtları üç yüzdür, anlara kul oğlanı derler, gûyâ cellâdlardır. Bu muhtesibin pîri Behlül Dânâ'dır, mukaddemâ olmamışdır. Hilâfeti terk edüp muhtesiblik kabûl edüp bir gün kol dolaşup görse kim her kim bey‘ [ü] şirâsında hîlekârdır, dükkânında iki ellerin böğrüne koyup ağzın poyraza açup müflis [ü] mendebûr oturur. Ayn-ı bâtınla gördü kim her kim hakkına râzı olup bey‘ [ü] şirâsında dürüstdür, dükkânında mâlının hisâbın bilmeyüp müşterîden akçe almağa dermânı olmaz. Hemân bu ahvâle vâkıf olup atından enüp yine vîrânistâna yüz dutup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
… le âlûde olan cânlar ifnâ-yı vücûd edüp fakr [u] fâkadan kurtulmayup müflis [u]
mendebûr
olup beyne'l-halk mezmûm-ı âlem olup mezemmet-i iflâsdan halâs olmayup pâdişâh- …
buyurmuşlardır. Ey imdi bu keyfiyyet-i mecâzî ile âlûde olan cânlar ifnâ-yı vücûd edüp fakr [u] fâkadan kurtulmayup müflis [u] mendebûr olup beyne'l-halk mezmûm-ı âlem olup mezemmet-i iflâsdan halâs olmayup pâdişâh-ı vakt ise de âkıbeti hayr olmaz. Eş‘âr-ı netîce-i merâm:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 214b ·
metinde göster ·
abdî Devseriyye nâm, bir vezîr-i benâm, ibtidâ inşâ eden ol hümâm idi. Ba‘dehû …
Melik-i Mender'in abdî Devseriyye nâm, bir vezîr-i benâm, ibtidâ inşâ eden ol hümâm idi. Ba‘dehû Ca‘fer Kuşeyrî mâlik-i mülk-i ümem-i âmm olup bu kal‘ayı gâyetü'l-gâye istihkâm ve metânet üzre ta‘mîr ü termîm edüp yetmiş sene mutasarrıf olduğundan anın Ca‘fer nâmiyle ma‘rûf lisân-ı Etrâkde Ca‘ber Kal‘ası derler. Andan Melik-i Selçuk bu kal‘ayı muhâsara edüp yedi ayda ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl ederek Ekrâd-ı Âd-ı pür inâd elinden dest-i kahr ile feth etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59a ·
metinde göster ·
… dir. Hâlâ ki bu gûyendeler niçe hânedânları berbâd edüp sâhib-i hâneleri müflis
mendebûr
edüp kendülere hüddâm etmişlerdir. Bir alay arabalar ile göçer evli fâhişe-i ci …
Hâkim-i şer‘ ü hâkim-i örf men‘ etmeğe kâdir değillerdir. Zîrâ men‘ine cümle ahâlî-i vilâyet râzî değillerdir. Hâlâ ki bu gûyendeler niçe hânedânları berbâd edüp sâhib-i hâneleri müflis mendebûr edüp kendülere hüddâm etmişlerdir. Bir alay arabalar ile göçer evli fâhişe-i cihân-ârâlardır. Ne‘ûzü billah bir gûne mekr-i şeytândır. Hulâsa-i kelâm ol fâhişe gûyendeler Karasu şehrine kadem basdıklarından ol kadar ma‘mûr şehir değildir. Allah ıslâh eyleye, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129b ·
metinde göster ·
Manzara-i ibret-nümâ ve mine'l-garâ’ib ü acâ’ib san‘at-ı ilm-i simyâ: Mukaddemâ şehr-i Bitlîs'e alây-ı azîm ile girerken esb-i lâğara süvâr olan Monlâ Muhammed meydân-ı muhabbete yine ol kirli ve bezirli ve pelâs pelâs destârıyla ve hırka-i hezârpâre-i nemed peşmînesiyle huzûr-ı paşaya gelüp yüz du‘âdan sonra Kürd lehcesiyle "Meni bu siyaset meydâna ne çağırmışsuz. Ziyâfet meydânına çağırmışsuz kim pelâs pelâs esbâbı vardır, dersüz. Şimdi menden ma‘rifet istersiz" deyü gazabâne niçe kelimât-ı zebân-dırâzlıklar edüp eydür: "Hayya ale's-salâ, hân ocağı dâ’im ola, Melek Ahmed Hân kâ’im ola, rûh-ı Fisagores-i Tevhidî ve Ebû Alî Sînâ ve bürâder-i cân-berâberi Ebü'l-Hâris ervâhları şâd ola." deyüp meydân-ı muhabbete bir çuval koyup pehlivân ve nökerün yârdihleri dâ’ire ve kudüme el urdular. Hemân Monlâ Muhammed el kaldırup eydür: "Eyâ huzzârân yârân-ı ihvânân! Bilin, âgâh olun! Eğer katı yürekli merd-i Hudâ kişiler iseniz benim temâşâma sâbit-kadem olun. Ve illâ bir kadem-i mukaddem taşra çıhmağa tekaddüm edin." deyü hemân anadan doğma uryân olup şallak u mellak bu meydânda bir hayli deverân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 231a ·
metinde göster ·
… rsin kim bir küme halk neye gelmişsüz? Cümle a‘yân [u] kibârımız sözleri dükeli
mendedir
ve cümleler hâzırlardır. Hamısı ricâ ederler kim bu Ziyâeddîn Beğ'i va‘de-i sâb …
Hemân ol demde Monlâ Muhammed Buhtî eydür: "Ey vezîr-i dilîr! Bilirsin kim bir küme halk neye gelmişsüz? Cümle a‘yân [u] kibârımız sözleri dükeli mendedir ve cümleler hâzırlardır. Hamısı ricâ ederler kim bu Ziyâeddîn Beğ'i va‘de-i sâbıka-i kerîmen üzre bize hâkim-i hân idesüz deyü cümle ayağa düşüp ricâya gelmişıh." dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274a ·
metinde göster ·
… en ahça virsen men bir dehi bu Van hânı devrinde Van'a çaşıtlığa gitmenem. Heze
mende
erlik ve hünerverlik kalmamışdır, Vallah ve Billah" deyü yaka silküp yemîn etdi …
Çaşıt eyitdi: "Hânım, Hudâdâd ile meni Van ordusunda çaşıtdır deyü dutup Melek vezîrin serâperdesi önüne meni ve Hudâdâd'ı götürüp adı Melek kendi zâlim bizi söyledüp men garîbim deyü diz çöküp bir aşr-ı Kur'ân okuyup Fâtiha dedim. Hemân ol Fâtiha berekâtıyla felekde Melek beni âzâd etdi. Hudâdâd fakîr meded imdâd-ı dâd derken Van hânı önünde cellâd-ı Mirrîh fakîr Hudâdâd'a Hudâ'dan korhmadan bir hudâyî kılıç ile urdu kim Hudâdâd fakirin kellesi feryâd ederek galtân olup hamd-i Hudâ men halâs oldum. Belî hânım mena min tümen ahça virsen men bir dehi bu Van hânı devrinde Van'a çaşıtlığa gitmenem. Heze mende erlik ve hünerverlik kalmamışdır, Vallah ve Billah" deyü yaka silküp yemîn etdikde cümle hâzırân safâ-yı merdân olanlar ol meydânda handân olmadan usları gidüp bî-dermân kaldılar. 303b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 303a–303b ·
metinde göster ·
… gösterem Rûm'a vardıkda meni mahtayasın, fermân ile meni Rûm'a kıgıralar, tâ ki
mende
ne ma‘rifetler var göreler’ deyü meni ol sovukda alıkoyardı" dedim.
"Ey hânım, men uryân kolun el saldığın ne bilem, bir vücûd görünmez, bir eldir salınır, men dahi ana hayrân idim ve sovukdan men buymuş idim. Monla Mehemmed nâ-merhûm ‘Hele dahi otur, sana bir ma‘rifet dahi gösterem Rûm'a vardıkda meni mahtayasın, fermân ile meni Rûm'a kıgıralar, tâ ki mende ne ma‘rifetler var göreler’ deyü meni ol sovukda alıkoyardı" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11b ·
metinde göster ·
… n cem‘iyyeti İslâmbol'da Oğlan Şeyhi tekyesinde olmazdır. Niçe züğürd ve müflis
mendebûr
âşıklar göz cizircikiyle, ya‘nî göz zinâsıyla geçinüp künc-i mihnethânesine âh- …
Der-medh-i sıfat-ı mahbûbe [vü] mahbûbân: Hevâsının letâfetinden gılmân [u] nisvân-ı bintânları gâyet hüsn-i cemâlde ve lütf-ı i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri gûyâ dürr-i meknûn müstesnâ cüvân [u] bintânları olur kim geysû-yı müşk-bârların sarkıtdıklarında uşşâkânların gönüllerin kendülerine cân ü dil ile akıdırlar. Ve duhter-i pâkîze-ahterleri var kim hakkâk desti değmemiş bir dürr-i yektâlardır. Ve dâmenlerine hâr ilişmemiş birer mehtâbelerdir. Ve cümle Çerkes ve Abaza ve Gürcî ve Leh vilâyetlerinden gelme pençe-i âfitâb mehtâb gulâmları sîm-beden ve nâzük ter ü tâze kulak şahmesi gibi yumuşak ve nerm ü râm ve nâzük-endâm gulâm-ı mehpâreleri olur kim mahbûb-dost gulâmpâre bürâderlerimiz bu mâhpâreleri gördüklerinde pâre pâre olurlar. Hattâ Kavâflar bâzârı yanında her sabâh esîr bâzârı durur, bunda olan dilberân cem‘iyyeti İslâmbol'da Oğlan Şeyhi tekyesinde olmazdır. Niçe züğürd ve müflis mendebûr âşıklar göz cizircikiyle, ya‘nî göz zinâsıyla geçinüp künc-i mihnethânesine âh-ı dâğ-ı derûn çekerek gider. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141b ·
metinde göster ·
olduklarında Ten nehri firkatelerine süvâr olup nehr-i Ten'in karşu tarafında h …
Ammâ bu tâ’ife müflis ve mendebûr olduklarında Ten nehri firkatelerine süvâr olup nehr-i Ten'in karşu tarafında horosları istimâ‘ olunan Maskov'un Kazakları kal‘aların urup bu kadar mâl-ı ganâ’im ve esîrler alup yâ baht ve yâ taht olup yine Azağ'a gelüp cemî‘i ganâ’imleri fürûht edüp geçinirler. Ve her üç ayda bir Âl-i Osmân'dan vazîfe-i mu‘ayyenelerin alup bu derbend-i calender-i bî-amânı beklerler. Anıniçün bu kadar bin âdemlere hâkimler ruhsatlar vermişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
olacak altı yüz kîse Azak'da borç edinmiş bir ankâ vezîr-i mükerremdir kim Azak …
"Züğürd değildir, ammâ dünyâda âhiretde müflis mendebûr olacak altı yüz kîse Azak'da borç edinmiş bir ankâ vezîr-i mükerremdir kim Azak'da balık pilav, balık yahni, balık çorba ve balık yemek ve balık geymek ve balığı vâkı‘asında görmek ve Azak'da ekmeği görmemek ile dörd yıl geçinmiş bir ankâ-yı müflisdir" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
… du‘âsıyla Mısır iklîminde duramayup iklîm be-iklîm târumâr olup ac u zâc müflis
mendebûr-ı
bî-vatan olup dağlarda sâkin olup şehirden şehre hırsîzlıcak edüp sigidüp ⟦209b …
Bu diyâra ve gayri memâlik-i mahrûselere bu kavim Mısır'da Fir‘avn Hazret-i Mûsâ ile ceng-i azîm edüp Bahr-i Kulzüm ki Mısır'da Süveyş deryâsıdır, bu bahr-i mâlihin yine sahrâsı tarafında sâhil-i Bahr-i Kulzüm'de Kolundur boğazı nâm mühlik girdâbında Fir‘avn elli kerre yüz bin leşkeri ve sehhâr ve sehereleri ve keheneleri ve âlât-ı sihirleriyle cümle gark olup ol cengde hâzır olmayup gâ’ib olan kavm-i Fir‘avn Hazret-i Mûsâ bed-du‘âsıyla Mısır iklîminde duramayup iklîm be-iklîm târumâr olup ac u zâc müflis mendebûr-ı bî-vatan olup dağlarda sâkin olup şehirden şehre hırsîzlıcak edüp sigidüp 209b gezmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209a–209b ·
metinde göster ·
: Bu mezkûr Koçbaşı kenîsesinden şark cânibine 2 sâ‘atde kayalı dağlar ve sa‘b y …
Nâ-medh-i deyr-i râhibân-ı Mendel: Bu mezkûr Koçbaşı kenîsesinden şark cânibine 2 sâ‘atde kayalı dağlar ve sa‘b yollar ile gidüp bir kûhistân mişeistân bâğ-ı hıyâbân koyah içinde keşîşhâne-i Mendel manastırın dahi Hazret-i Îsâ âyet, sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘-ı bürhânı üzre Îsâ Nebî âsımâna urûc etdikde on iki aded havâriyyûn nâm halîfeleri pârekende ve perîşân olup her biri bir cânibe seyâhat ederek (---) nâm havâriyyûn dahi bu Atina şehrine gelüp bu Mendel kenîsesin binâ etmiş. Hâlâ beş yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Buna dahi cemî‘i kâfiristândan nezerâtlar gelir. Bin atlı gelse "Hoş geldiniz" deyü ta‘zîm edüp ri‘âyet ederler, ammâ Yahûdî varsa sabâh mürd olmuş bulunup kapkara yanmış bulunur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
Nâ-medh-i deyr-i râhibân-ı Mendel: Bu mezkûr Koçbaşı kenîsesinden şark cânibine 2 sâ‘atde kayalı dağlar ve sa‘b yollar ile gidüp bir kûhistân mişeistân bâğ-ı hıyâbân koyah içinde keşîşhâne-i Mendel manastırın dahi Hazret-i Îsâ âyet, sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘-ı bürhânı üzre Îsâ Nebî âsımâna urûc etdikde on iki aded havâriyyûn nâm halîfeleri pârekende ve perîşân olup her biri bir cânibe seyâhat ederek (---) nâm havâriyyûn dahi bu Atina şehrine gelüp bu Mendel kenîsesin binâ etmiş. Hâlâ beş yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Buna dahi cemî‘i kâfiristândan nezerâtlar gelir. Bin atlı gelse "Hoş geldiniz" deyü ta‘zîm edüp ri‘âyet ederler, ammâ Yahûdî varsa sabâh mürd olmuş bulunup kapkara yanmış bulunur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… i bir cânibe seyâhat ederek (---) nâm havâriyyûn dahi bu Atina şehrine gelüp bu
Mendel
kenîsesin binâ etmiş. Hâlâ beş yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Buna dahi ce …
Nâ-medh-i deyr-i râhibân-ı Mendel: Bu mezkûr Koçbaşı kenîsesinden şark cânibine 2 sâ‘atde kayalı dağlar ve sa‘b yollar ile gidüp bir kûhistân mişeistân bâğ-ı hıyâbân koyah içinde keşîşhâne-i Mendel manastırın dahi Hazret-i Îsâ âyet, sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘-ı bürhânı üzre Îsâ Nebî âsımâna urûc etdikde on iki aded havâriyyûn nâm halîfeleri pârekende ve perîşân olup her biri bir cânibe seyâhat ederek (---) nâm havâriyyûn dahi bu Atina şehrine gelüp bu Mendel kenîsesin binâ etmiş. Hâlâ beş yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Buna dahi cemî‘i kâfiristândan nezerâtlar gelir. Bin atlı gelse "Hoş geldiniz" deyü ta‘zîm edüp ri‘âyet ederler, ammâ Yahûdî varsa sabâh mürd olmuş bulunup kapkara yanmış bulunur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… z-ziyâfe içün cânib-i vakfa beş bin vukıyye asel-i musaffâ verirler. Ve eğer bu
Mendel
manastırının mâ-vaka‘ı üzre binâsı ve hevâsı ve anda olan ibret-nümâ musanna‘ k …
Ve hâlâ İslâmbol'un Emînönü'nde binâ olunan Vâlide câmi‘ine bu kenîse hâs kayd olunup bostâncıbaşı tarafından bir haseki zabt edüp imâret-i dâru'z-ziyâfe içün cânib-i vakfa beş bin vukıyye asel-i musaffâ verirler. Ve eğer bu Mendel manastırının mâ-vaka‘ı üzre binâsı ve hevâsı ve anda olan ibret-nümâ musanna‘ kanâdîl ü şem‘dân ve çelipaları 255b ta‘rîf ü tavsîf eylesek bir tomar-ı dırâz olur, zîrâ bu deyr-i bî-misâlin vasfında lisân kâsırdır. Bu deyri dahi temâşâ edüp mâ-fevkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a–255b ·
metinde göster ·
Ammâ bu Aya Mavra yol uğrağı yer olmamak ile halkının garîb ü gurebâları sâ’ir diyâr halkıyla hüsn-i ihtilâtları yokdur, ammâ gâyet bahâdır ve şecî‘ ve yarar dilâver erlerdir kim bunlar Frengistân'ın gözlerine diken olmuşlardır. Bunların dahi lisânları Urûmca çalup fasîh ü belîğ Rûm lisânı ve Freng zebânı tekellüm ederler. Lâkin hevâsı sakîldir. Cezîre yerdir, her bâr gâzîleri firkatelere süvâr olup Dib Frengistân'ı urup mâl-ı ganâ’imleriyle mansûr u muzaffer Aya Mavra'ya gelüp gazâ mâlların bahş-i kalenderî edüp tâ müflis mendebûr olunca ayş [u] ışret edüp yine sefere giderler. Kâr [u] kisbleri budur ammâ gâyet musallî yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
kenârında üç sâ‘at giderken nehr-i Menderes'i yedi göz taş cisirden ubûr edüp k …
Hamd-i Hudâ selâmetle bu boğazı sekiz sâ‘atde Y 67b çıkup Dalyan ovası nâm mahalde cümle seyishânelerimizden yüklerimiz yıkup ve atlarımız otarup ve me’kûlât [u] meşrûbâtdan mâ-hazar ne bulunduysa tenâvül edüp andan yine Alman Boğazı'nın Ayasuluk yolu üzre olan gölün ayağı deryâya mahlût olduğu mahalde mîrî balık dalyanların ubûr edüp Ayasuluk sahrâsı içre şark tarafına nehr-i Menderes kenârında üç sâ‘at giderken nehr-i Menderes'i yedi göz taş cisirden ubûr edüp kıble cânibine bir sâ‘at dahi mezra‘aları hûb ve buk‘aları merğûb zemîn üzre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67a–Y67b ·
metinde göster ·
… k sahrâsı içre şark tarafına nehr-i Menderes kenârında üç sâ‘at giderken nehr-i
Menderes'i
yedi göz taş cisirden ubûr edüp kıble cânibine bir sâ‘at dahi mezra‘aları hûb v …
Hamd-i Hudâ selâmetle bu boğazı sekiz sâ‘atde Y 67b çıkup Dalyan ovası nâm mahalde cümle seyishânelerimizden yüklerimiz yıkup ve atlarımız otarup ve me’kûlât [u] meşrûbâtdan mâ-hazar ne bulunduysa tenâvül edüp andan yine Alman Boğazı'nın Ayasuluk yolu üzre olan gölün ayağı deryâya mahlût olduğu mahalde mîrî balık dalyanların ubûr edüp Ayasuluk sahrâsı içre şark tarafına nehr-i Menderes kenârında üç sâ‘at giderken nehr-i Menderes'i yedi göz taş cisirden ubûr edüp kıble cânibine bir sâ‘at dahi mezra‘aları hûb ve buk‘aları merğûb zemîn üzre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67a–Y67b ·
metinde göster ·
ve gılâlleri anbârlarında bûr olur. Ve tuzları sulanup erir ve cî‘ân-ı cuğaymân …
Hakîkatü'l-hâl Ayasuluk kavmi müflis mendebûr ve gılâlleri anbârlarında bûr olur. Ve tuzları sulanup erir ve cî‘ân-ı cuğaymân fakr [u] fâkada insânları vardır. Ammâ yine bu şehir içre âsûde olan kibâr-ı evliyâullâhın rûhâniyyetleri sebebiyle aşağı varoşda yüz mikdârı toprak örtülü evleri ve yigirmi aded dükkânı ve bir mescidi ve bir kesîf küçük hammâmı ve bir hânı var. Ve çârsû meydânı ortasında bir azîm çınâr-ı müntehâ sâyesinde bir âb-ı hayât kuyusu var, Temmûz'da buz pâresidir. Ve câ-be-câ hânelerinde bâğçecikleri vardır. Ammâ çârsûdan alarka kal‘a altına karîb eski şehirde bâkî kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68a ·
metinde göster ·
… Eğer bunun dahi vîrânistânın tahrîr etsek bir müdevven kitâb olur. Ancak nehr-i
Menderes
deryâya mahlût olduğu mahalde leb-i deryâda bir top menzili ba‘îd nehr-i Mender …
Sene (---) târîhinde Kaydefâ binâsı ve tahtı idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûm keferesi elinden Aydın Bay oğlu Îsâ Bay ümerâlarından Polâd Emîr feth etdiğiyçün Polâd kal‘ası derler. Bir zamân Ciniviz küffârı destine girmiş. Zîrâ kal‘asının ba‘zı yerlerinde Ciniviz tasvîri alâmetleri vardır. Ba‘de'l-feth eyle ma‘mûr olmuşdur kim bilâd-ı selâsın biri Ayasuluk ve biri Milâs ve biri bu şehr-i Balat idi. Ammâ bu dahi ahâlî-i Mısır'a zahîre vermedikleriyçün beddu‘â hedefine uğrayup Ayasuluk gibi harâb [u] yebâb olmuşdur. Eğer bunun dahi vîrânistânın tahrîr etsek bir müdevven kitâb olur. Ancak nehr-i Menderes deryâya mahlût olduğu mahalde leb-i deryâda bir top menzili ba‘îd nehr-i Menderes kal‘asının dîvârların döğer bir vîrân azîm şehir ve kal‘adır. Hâlâ burc [u] bârûları metânet üzre zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72a ·
metinde göster ·
… nderes deryâya mahlût olduğu mahalde leb-i deryâda bir top menzili ba‘îd nehr-i
Menderes
kal‘asının dîvârların döğer bir vîrân azîm şehir ve kal‘adır. Hâlâ burc [u] bâr …
Sene (---) târîhinde Kaydefâ binâsı ve tahtı idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûm keferesi elinden Aydın Bay oğlu Îsâ Bay ümerâlarından Polâd Emîr feth etdiğiyçün Polâd kal‘ası derler. Bir zamân Ciniviz küffârı destine girmiş. Zîrâ kal‘asının ba‘zı yerlerinde Ciniviz tasvîri alâmetleri vardır. Ba‘de'l-feth eyle ma‘mûr olmuşdur kim bilâd-ı selâsın biri Ayasuluk ve biri Milâs ve biri bu şehr-i Balat idi. Ammâ bu dahi ahâlî-i Mısır'a zahîre vermedikleriyçün beddu‘â hedefine uğrayup Ayasuluk gibi harâb [u] yebâb olmuşdur. Eğer bunun dahi vîrânistânın tahrîr etsek bir müdevven kitâb olur. Ancak nehr-i Menderes deryâya mahlût olduğu mahalde leb-i deryâda bir top menzili ba‘îd nehr-i Menderes kal‘asının dîvârların döğer bir vîrân azîm şehir ve kal‘adır. Hâlâ burc [u] bârûları metânet üzre zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72a ·
metinde göster ·
nehri ile çekeleve kayıkları ve Gelibolu ve İstanköy kayıkları ve Sönbeki ve An …
Husûsâ bu şehrin lodos cânibinden İstanköy cezîresi yüz mîl yakındır. Ol cezîreyi ganîmet eden bu Balat iskelesidir kim gemileri İstanköy'e giderken ibtidâ Kara bâğlar kıyısı tarafından geçüp Çatal adalara uğrar. Andan Paşa adalarını sağ tarafda bırağup yüz mîlde İstanköy'e dâhil olur. Birbirinden dağları küşâde hevâda nümâyândır. Bu Balat kal‘ası leb-i deryâdan sehel ba‘îddir. Ammâ Menderes nehri ile çekeleve kayıkları ve Gelibolu ve İstanköy kayıkları ve Sönbeki ve Anabolu firkateleri ve zarbuna ve şayka gemileri nehr-i Menderes'den içeri girüp bu Balat şehrinden metâ‘ alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72b ·
metinde göster ·
… kayıkları ve Sönbeki ve Anabolu firkateleri ve zarbuna ve şayka gemileri nehr-i
Menderes'den
içeri girüp bu Balat şehrinden metâ‘ alırlar.
Husûsâ bu şehrin lodos cânibinden İstanköy cezîresi yüz mîl yakındır. Ol cezîreyi ganîmet eden bu Balat iskelesidir kim gemileri İstanköy'e giderken ibtidâ Kara bâğlar kıyısı tarafından geçüp Çatal adalara uğrar. Andan Paşa adalarını sağ tarafda bırağup yüz mîlde İstanköy'e dâhil olur. Birbirinden dağları küşâde hevâda nümâyândır. Bu Balat kal‘ası leb-i deryâdan sehel ba‘îddir. Ammâ Menderes nehri ile çekeleve kayıkları ve Gelibolu ve İstanköy kayıkları ve Sönbeki ve Anabolu firkateleri ve zarbuna ve şayka gemileri nehr-i Menderes'den içeri girüp bu Balat şehrinden metâ‘ alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72b ·
metinde göster ·
… yokdur. Ve şehri Söke dağının burnundan ba‘îd bir burun ucunda vâki‘ olup şehri
Menderes
kenârında ve şark tarafı Eyne Ovası'ndan tâ Güzelhisâr'a varınca bir sahrâ-yı b …
Kethudâyeri ve serdârı ve a‘yânı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbi yokdur. Ve şehri Söke dağının burnundan ba‘îd bir burun ucunda vâki‘ olup şehri Menderes kenârında ve şark tarafı Eyne Ovası'ndan tâ Güzelhisâr'a varınca bir sahrâ-yı bî-pâyânın ucuna vâki‘ olmuş bir şîrîn kasabadır. Ve şark tarafı Eyneâbâd kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73a ·
metinde göster ·
kenârınca şarka üç sâ‘at gidüp ba‘dehu nehr-i Menderes'i atlar ile karşu cânibe …
Ve bundan dahi vesîleler alup nehr-i Menderes kenârınca şarka üç sâ‘at gidüp ba‘dehu nehr-i Menderes'i atlar ile karşu cânibe ubûr edüp yine ol sahrâ içre üç sâ‘at dahi gidüp nehrin bu cânibi Eyneâbâd kazâsı hudûdudur. Ammâ bu kazâda kasaba yokdur, serâpâ kasaba-misâl ma‘mûr kurâlardır. Kadısı ekser evkâtda kurâlarında deverân etmededir. Altıncı sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b ·
metinde göster ·
… hi vesîleler alup nehr-i Menderes kenârınca şarka üç sâ‘at gidüp ba‘dehu nehr-i
Menderes'i
atlar ile karşu cânibe ubûr edüp yine ol sahrâ içre üç sâ‘at dahi gidüp nehrin …
Ve bundan dahi vesîleler alup nehr-i Menderes kenârınca şarka üç sâ‘at gidüp ba‘dehu nehr-i Menderes'i atlar ile karşu cânibe ubûr edüp yine ol sahrâ içre üç sâ‘at dahi gidüp nehrin bu cânibi Eyneâbâd kazâsı hudûdudur. Ammâ bu kazâda kasaba yokdur, serâpâ kasaba-misâl ma‘mûr kurâlardır. Kadısı ekser evkâtda kurâlarında deverân etmededir. Altıncı sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b ·
metinde göster ·
Bundan dahi refîkler alup yine Eyneâbâd sahrâsı içre nehr-i
Menderes'in
sağ tarafımızda kalup ılgın ormanları içre tazı ve zağarlarımız ile sayd [u] şi …
Bundan dahi refîkler alup yine Eyneâbâd sahrâsı içre nehr-i Menderes'in sağ tarafımızda kalup ılgın ormanları içre tazı ve zağarlarımız ile sayd [u] şikâr ederek 3 sâ‘at şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b ·
metinde göster ·
Ve âb [u] hevâsı sevâhildir. Ve kıblesi tarafı tâ nehr-i
Menderes'e
varınca ve cenûb tarafı iki menzil tâ leb-i deryâda Balat şehrine varınca bir s …
Ve âb [u] hevâsı sevâhildir. Ve kıblesi tarafı tâ nehr-i Menderes'e varınca ve cenûb tarafı iki menzil tâ leb-i deryâda Balat şehrine varınca bir sahrâ-yı azîmdir kim yigirmi altı gûne mahsûlü hâsıl olup re‘âyâ ve berâyâsı kifâflanırlar, gâyet ganîmet diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… ül olunup müsellimden diş kirâsı elli altun ve on refîk alup yine ol sahrâ içre
Menderes
nehri sağ tarafımızda kalup Birgi dağları dâmeninde cânib-i şarka iki sâ‘atde,
Bunda bir ziyâfet-i azîm tenâvül olunup müsellimden diş kirâsı elli altun ve on refîk alup yine ol sahrâ içre Menderes nehri sağ tarafımızda kalup Birgi dağları dâmeninde cânib-i şarka iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
… u yaylanın sâye-i zıllında Tire ve Birgi sahrâsında cereyân eden Y 89b nehr-i
Menderes
bir ark-ı âsiyâb gibi görünür, böyle bir cebel-i âlîdir.
Bu kûh-ı bûhdan şimâl cânibine nigerân etdükde Tire sahrâsı bir sahîfe-i kitâb-ı Gülistân [u] Bostân gibi nümâyândır. Bunun dahi evsâfın mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek müsevvedâtımız yayla-nâmeye döner. Hemân şundan ma‘lûm ola kim bu yaylanın sâye-i zıllında Tire ve Birgi sahrâsında cereyân eden Y 89b nehr-i Menderes bir ark-ı âsiyâb gibi görünür, böyle bir cebel-i âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89a–Y89b ·
metinde göster ·
… kasabada üç gün zevk [u] safâ edüp andan cânib-i şarkdaki sahrâ içre ve nehr-i
Menderes'i
atlar ile ubûr edüp cenûb tarafındaki cebel-i Donduran dibinde,
Ve bu kasabada üç gün zevk [u] safâ edüp andan cânib-i şarkdaki sahrâ içre ve nehr-i Menderes'i atlar ile ubûr edüp cenûb tarafındaki cebel-i Donduran dibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89b ·
metinde göster ·
… r alup şehrin bâğları içre cânib-i şarka Nâzlı sahrâsı içre cereyân eden nehr-i
Menderes
Işıklı dağlarından tulû‘ edüp bu mahalden üç konak dahi gidüp Akdeniz kenârında …
Ve bu şehrin a‘yânlarından Serdâr Hacı Hasan Beşe ve nakîb ve seyyid çelebiler ile vedâlaşup ve yarar refîkler alup şehrin bâğları içre cânib-i şarka Nâzlı sahrâsı içre cereyân eden nehr-i Menderes Işıklı dağlarından tulû‘ edüp bu mahalden üç konak dahi gidüp Akdeniz kenârında Balat kal‘ası kurbunda deryâya munsabb olur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri olur. Bu nehir sağ cânibimizde kalup üç sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92b ·
metinde göster ·
bir başı dahi bu nehr-i Honaz'dır. Ve bir fırkası dahi Y 94b Işıklı kazâsı ka …
Ve nehr-i Menderes'in bir başı dahi bu nehr-i Honaz'dır. Ve bir fırkası dahi Y 94b Işıklı kazâsı kasabası içinde büyük Akgöz bınarındandır. Dere ve depelerden cem‘ olup deryâ-misâl nehr-i Menderes olur. Ve Honaz'ın iki sâ‘at yer bâğ u bâğçesi zeyn olmuşdur. Ve niçe yüz âb-ı revânlar cârî olmuşdur. Ve bu şehri temâşâ edüp cenûb cânibine bâğ u bostânlar içre beş sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94a–Y94b ·
metinde göster ·
… inde büyük Akgöz bınarındandır. Dere ve depelerden cem‘ olup deryâ-misâl nehr-i
Menderes
olur. Ve Honaz'ın iki sâ‘at yer bâğ u bâğçesi zeyn olmuşdur. Ve niçe yüz âb-ı r …
Ve nehr-i Menderes'in bir başı dahi bu nehr-i Honaz'dır. Ve bir fırkası dahi Y 94b Işıklı kazâsı kasabası içinde büyük Akgöz bınarındandır. Dere ve depelerden cem‘ olup deryâ-misâl nehr-i Menderes olur. Ve Honaz'ın iki sâ‘at yer bâğ u bâğçesi zeyn olmuşdur. Ve niçe yüz âb-ı revânlar cârî olmuşdur. Ve bu şehri temâşâ edüp cenûb cânibine bâğ u bostânlar içre beş sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94a–Y94b ·
metinde göster ·
… okdur. Ve tabbâğhânesi çârsûnun altında büyük Akgöz bınarı yanındadır. Bu nehir
Menderes
nehrinin başıdır. Bu şehrin bâğı ve bâğçesin rey eder. Ve âb [u] hevâsı hûbdur. …
Ve mekteb-i sıbyânı ve hammâmı ve hânı ve bir kaç dükkânı vardır, ammâ bezzâzistânı yokdur. Ve tabbâğhânesi çârsûnun altında büyük Akgöz bınarı yanındadır. Bu nehir Menderes nehrinin başıdır. Bu şehrin bâğı ve bâğçesin rey eder. Ve âb [u] hevâsı hûbdur. Mahbûb u mahbûbesi merğûbdur. Gerçi Türkistân şehridir ammâ hayli zarîf ü pür-ma‘rifet fasîhü'l-lisân ve belîgu'l-beyân sözün dinler me’âl ve hâl anlar çelebileri vardır. Ve Işıklı şehri olmağile Işıklı âşıklarına aşk olsun. Pür-şevk ve ehl-i zevk âşıkları vardır. Ve ekseriyyâ ahâlîsi sipâhdır, zîrâ hussânü'l-ciyâd misilli küheyl atları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96a ·
metinde göster ·