İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

merci*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
69
isabet
61 cümle/beyitte
25,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
12
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6928,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 69

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“merci*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 28b … yigirmi beş yaşına bâliğ bir fetâ yiğit idim deyü Selîm Şâh'ın Sultân Gavrî ile Mercidâbık'da olan ceng-i azîmin ve Sahrâ-yı Kâkûn'da olan neberd-i kebîrin ve ol cengde Gavr …
EÇS I 160b–161a … tâ’ife kemâl-i ma‘rifetlerin şol mertebeye ergürmüşlerdir kim buğday ve arpa ve mercimek ve bakla ve pirinc bir yerde mahlût olsa bunlar bir kalbur içre cümlesin birbir …
EÇS I 165a … p Mısır'a gidüp altı aydan yine İslâmbol'a şeker ve kettân ve kına ve pirinc ve mercimek ve gûnâ-gûn me’kûlât [ü] meşrûbât makûlesi getirüp İslâmbol'u ganîmet ederlerdi …
EÇS I 165a "Pâdişâhım bizim kalyonlarımız pirinc ve mercimek ve kahve ve kettânlarımız getirmeğe me’mûr olup anlar bizsiz biz anlarsız olmay …
EÇS I 165b Ve mercimek dediğiniz cümle Rûm'da ve Anatolu'da mercimek olur kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
EÇS I 165b Ve mercimek dediğiniz cümle Rûm'da ve Anatolu'da mercimek olur kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
EÇS I 165b Ve mercimeğimiz hakkında Cenâb-ı izzet Arapça buyurmuşdur. Cennet toprağında ve Nîl suyunda h …
EÇS I 165b … b-ı izzet Arapça buyurmuşdur. Cennet toprağında ve Nîl suyunda hâsıl olup Rûm mercimeğinden lezîz ve pişkindir.
EÇS I 166a … ı kenârında medfûndur. Bunlar dahi arabalar üzre dükkânlarında ba‘zı fukarâlara mercimek bezl ederek ubûr ederler, müzeyyen askerdirler. Andan,
EÇS I 175a … oldukları zamân bu balıkbâzârı âşbâzları yağsız ta‘âmlardan bakla ve nohudap ve mercimek ve hilete ve opsimata ve ipsomisko ya‘nî ekmek tirîdi, ankuryasa ya‘nî hıyâr bû …
EÇS II 332b mercivân / yoğurd
EÇS II 332b vây cây dâhodi küli kübâl mercivân uçkum / gel âdem otur peynir ekmek yoğurd yiyelim
EÇS II 368a–368b Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Türbeli Gönlük: Evvelâ menba‘-ı esrâr, merci‘-i ebrâr ve kıdve-i ricâl, nokta-i kemâl, nâsıh-ı halayık, nâtık-ı hakâyık, pîrân- …
EÇS III 21b … nân Paşa'ya miftâhları teslîm edüp Yûnus Paşa'yı kal‘a hâkimi edüp bu yollardan Mercidâbık sahrâsına Âl-i Osmân askerin geçirmeğe me‘mûr oldu. Bir bayır üzre şekl-i muham …
EÇS III 22a … Mısır'da Gavrî Hân'a gönderüp "Hâzır ol vaktine!" dedi. Gavrî dahi Selîm Hân'ı Mercidâbık'da dört kerre yüz bin benî Âdemle karşulayup Hazret-i Dâvûd-ı Nebî Câlût Melik ile …
EÇS III 44b … fere gidüp Tâlût Melik Hazret-i Dâvûd'a îmân getirüp Câlût ile Haleb eyâletinde Mercidâbık sahrâsında bir ceng-i azîm edüp Hazret-i Dâvûd, Câlût'un kellesine bir seng-i s …
EÇS III 56b Medh-i mahsûlât-ı hubûbât: Buğday ve şa‘îri ve mercimeği ve hummusu ve pembesi.
EÇS III 63a … haklarından geldim hâzır ol vaktına!" deyü haber gönderdikde yüz bin asker ile Merc-i Dâbik sahrâsında münhedim olup Mısır'a firâr eder. Hâlâ üstühân-ı Mısrîler vâdi …
EÇS III 63a … bik sahrâsında münhedim olup Mısır'a firâr eder. Hâlâ üstühân-ı Mısrîler vâdi-i Merc-i Dâbik'da püşte püşte yığılıdır ve Türkmân uzuvları Göksun yaylasında yığın yığı …
EÇS III 76a Evsâf-ı mahsûlât-ı hubûbât: Buğday ve arpası ve nohûdı ve mercimeği gâyet çok olur. Bir kîlesi kırk kîle mahsûl verir. Bir vakıyye nân bir akçeyedi …
EÇS III 96b … ve muhtesib dîvânı çârdağına gelüp anda hubûbâtdan pirinç ve bakla ve nohud ve mercimek ve kettân ve hınnâ ve şeker ve kahveye ve gayri eşyâlara narh-ı sultânî vererek …
EÇS III 127b Evsâf-ı ziyâretgâh-ı şehr-i Babadağı: Evvelâ derûn-ı şehirde menba‘-ı esrâr, merci‘-i ebrâr, âmil-i sıddîk, âlim-i tahkîk Hazret-i Sultân Sarı Saltık Muhammed Buhârâ …
EÇS III 165a … çıksız ve kızılca ve Beğlerce buğdayı ancak Şâm Havrânı'nda olur. Ve baklası ve mercimeği ve böğrülcesi ve gayri hubûbâtı firâvân olur ammâ şa‘îri az olur.
EÇS IV 239a … sin, hâzır-bâş ol!..." deyüp sene 921 târîhinde Gavrî üzre varup Haleb kurbünde Mercidâbık nâm sahrâda Sultân Gavrî'nin yüz bin askerin bi-emri Hudâ kırup Gavrî Haleb'e v …
EÇS IV 251a … aded mağara-yı azîmlerde arpa ve buğday ve darı ve çeltikli pirinç ve bakla ve mercimek ve nohud (---) (---) (---) sâ’ir hubûbât var kim hisâbın Hallâk-ı Ezel bilür.
EÇS IV 258a–258b … ân buğday olur ve yedi gûne siyâh yağlı ve semîn şa‘îri olur. Fûli ve nohudu ve mercimeği ve sâ’ir hubûbâtının hisâbın Hudâ bilür. 258b
EÇS IV 363a … n demircilik san‘atın tekmîl edüp Hazret-i Dâvûd Melik Câlût ile Haleb kurbünde Mercidâbık sahrâsında ceng-i azîm edüp Dâvûd Nebî Câlût'u sapan-ı Dâvûd ile katl edüp Câlû …
EÇS V 24a … sûlât: Evvelâ yedi elvân buğdayı olur ve dânedâr arpası firâvândır. Ve bakla ve mercimek ve mâşı ve,
EÇS V 25a–25b Andan ana karîb, menba‘-ı esrâr merci‘-i ebrâr bedrika-i makâmât ebniye-i kerâmât ser-çeşme-i dervîşân, ya‘nî Sünbüllü B …
EÇS V 115b … sı topraklarında kırmızı ve sarı ve beyâz dânedâr buğday ve arpa ve böğrülce ve mercimek ve kırah ve darı olur kim bu gûne gılâllar meğer Anadolu'da Sivas ve Erzurûm'da …
EÇS V 131a … 'dan ve Hersek'den gelir, ammâ Sarây hâkinde darı ve kırah ve şa‘ir ve bakla ve mercimek ve nohud ve heldine nâm bir şey biter. Andan bir gûne bal gibi lezîz ekmek olur …
EÇS VI 87b … endümü olur, gûyâ İslâmbol kurbunda Tekirdağı buğdayıdır. Şa‘îri ve böğrülce ve mercimek ve nohudu vefret üzre olup buğdayı anbârlarda yüz yıl dursa aslâ bit yemeyüp tâ …
EÇS VIII 220b Der-ganîmet-i hubûbât-ı mahsûlât: Sahrâsında böğrülce ve bakla ve nohud ve mercimek ve (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 231b … icâl, nokta-i kemâl, p[i]r-i erbâb-ı zevk, şeyh-i ashâb-ı şevk, menba‘-ı esrâr, merci‘-i ebrâr, müftî-i esrâr-ı ilâhî, mücâhid-i envâr-ı nâmütenâhî, kutbu'l-aktâb Hazre …
EÇS VIII 244b … anhünne ırk-ı tâhir-i sülâle-i evlâd-ı zevi'l-ihtirâmından olan menba‘-ı esrâr, merci‘-i ebrâr, meczûb-ı vahdet, meslûb-ı izzet, bedrika-i makâmât, âyîne-i kerâmât, imâ …
EÇS IX Y167b Karye-i Merc-i Dâbık: Sultân Selîm ile Sultân Gavrî mesaf cengi edüp Gavrî münhedim olup firâr …
EÇS IX Y208a Hazret-i Dâvûd Kudüs'ü binâ edüp Melik Tâlût ile Hazret-i Dâvûd Haleb kurbunda Merc-i Dâbık nâm mahalde ceng-i azîm olup Hazret-i Dâvûd seng-i sapan ile âye[t]: ⟦Ara …
EÇS IX Y244a … iyâretgâh-ı hâss [u] avâmdır. Ve bu minâre mecma‘-ı fuzalâ-yı âlem (ve âlim) ve merci‘-i umûr-ı benî âdemdir. Bu minârenin evsâfı çokdur. Ammâ hakîr ihtisâr üzre tahrîr …
EÇS IX Y249b … ır. Hakîkatü'l-hâl behişt-i dünyâ ve dâr-ı enbiyâ ve mecma‘-ı fuzalâ-yı âlem ve merci‘-i umûr-ı benî âdem mahrûse-i İslâm şâm-ı dârü's-selâmdır.
EÇS X Y453a … âm yâ fâtihe'l-Mısır Selîm" deyü bir sadâ geldiği ve Selîm şâh Mısır'a giderken Merc-i Dâbık'da Sultân Gavrî ile ceng-i azîm edüp Gavrî münhezim Selîm Hân mansûr oldu …
EÇS X Y46b {Selim-i Evvel Mısır'a giderken Merc-i Dâbık'da Sultân Gavrî ile ceng etdiğidir}
EÇS X Y47a … z anı sağ iken Mısır hâkine komam. Vaktine hâzır olsun. Haleb altında kendü ile Merc-i Dâbık sahrâsında görüşelim. Er ise meydânıma gelsin" deyü nâmeleri geldikde Sul …
EÇS X Y47b … udûduna dâhil oldu. Zîrâ ol asırda hadd-i Mısır Adana idi. Andan Kilis kurbunda Merc-i Dâbık sahrâsı nâm mahalde meks etdükde bir pîr dervîş gelüp eyitdi:
EÇS X Y47b "Yâ Selîm! Eğer mansûr [u] muzaffer olmak dilersen, bu Merc-i Dâbık sahrâsında Cenâb-ı Bârî'nin emriyle Hazret-i Dâvûd Câlût ile ceng edüp Câ …
EÇS X Y47b Hemân Selîm Hân andan kalkup Merc-i Dâbık'da makâm-ı Dâvûd'da tınâb tınâba meks edüp cânib-i erba‘aya karavullar ko …
EÇS X Y48a … aşerâtından gayrı iki kerre yüz bin kılıca gelür müsellah asker ile Selîm Şâh'ı Merc-i Dâbık'da karşuladı, ammâ âl-i Osmân cümle seksen yedi bin idi. Beyt:
EÇS X Y48a Andan Selîm Şâh yigirmi gün Merc-i Dâbık sahrâsında meks edüp eyle mâl-ı ganâyime müstağrak oldular kim bir şütürb …
EÇS X Y49a … kâğıdları çıkarup kırâat olundukda eyle tahrîr etmiş kim Sultân Gavrî askeriyle Merc-i Dâbık'da münhezim olup firâr edenlerin cümle heccânları ve atları Katıyye ve Üm …
EÇS X Y55b–Y56a Ve ibtidâ Haleb altında Merc-i Dâbık sahrâsında Gavrî münhezim olup firâr etdükde Hazret-i Y 56a Risâlet-pen …
EÇS X Y59b … ) erdeb pirinç ve (---) kantâr şeker ve (---) kantâr ferde kahve ve yarım erdeb mercimek tahsîl edüp bender-i Reşîd'e endirüp andan cerimlere tahmîl edüp İskender (---) …