İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

merhamet*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
46
isabet
43 cümle/beyitte
17,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
5
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4618,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–46 / 46

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“merhamet*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 13b "Yâ Kostantîn, sen ol ma‘sûmlara merhamet edüp bu cüzâm derdin çekmek bana yeğ gelir deyü kan dökmeği irtikâb etmeyüp ehl …
EÇS I 13b … dük, anlar dahi hâzır olup vâveylâ vü vâveledâ deyü feryâd etdüklerinde kıralım merhamet edüp cümle ma‘sûmları âzâd etdüğinizde du‘âları müstecâb olup anlara rahm etdüğ …
EÇS I 13b … âd etdüğinizde du‘âları müstecâb olup anlara rahm etdüğinden Hırıstos dahi sana merhamet edüp şifâ verdi" deyü hekîm-i hâzik kelâm-ı cevâb verdikde Kostantîn ol hekîm-i …
EÇS I 29b … ün Osmânlı'ya nisbeten ve Cem Şâh kendü kızları evlâdı olduğu ecilden Cem Şâh'a merhamet edüp Cem'e müşâbih gayrı âdemi zehirleyüp na‘ş-ı Cem'dir deyü İslâmbol'a gönder …
EÇS I 88b … / Rüttibet fî zilâli sultânin / Mâ re’â'd-dehru kattu sânîhâ / Bâyezîdin efâza merhameten / Küllü fâzin bihâ ve dânîhâ / Kad benâhâ vezîruhu sıdkan / İsmuhu lafzuhu me‘â …
EÇS I 135a Ve mahbûb [u] mahbûbe-i Beşiktaş taş yüreklilerdir, kimseye merhamet yüzünden nazar etmeyüp kec-nigâh ederler, garîbü'd-diyâra dil-nüvâzlık etmezler …
EÇS II 292a … llesin galtân edecek mahalde ayak üzre kalkup "Hey demirayak paşa! Endek hâlime merhamet et. Gelin bir danışığım vardır diyem" deyüp cellâd amân verdi. "Vallah ve billa …
EÇS II 353b–355b … bûs-edüp vâfir ağlayup "Kişi basdığını boğazlamaz. Beni sütreyle ve ak sakalıma merhamet eyle" deyü elime eteğime düşüp tazarru‘ [u] nâlişler eyledi. Ammâ hakîr asl [u] …
EÇS II 353b–355b … iyiliğin işidüp geldi ve hâtırından geçemeyüp el kaldırmayup senin ak sakalına merhamet etdi. Her ne verirse versin. Biz anın ni‘metin yedik. Biz anı kendi rızâsına ko …
EÇS II 353b–355b … rü sûfunun envâ‘-ı gûnâ-gûnu ve bir külçe köse destâr getirüp ağlıyarak "Hâlime merhamet edüp benim hâlimi kimseye eyitme" diyerek gelüp ayağıma sarıldı ve "Bu sır bura …
EÇS II 358a–358b … takîmdir. Ammâ sen de bu avânlar ile gezerken istikâmet edüp fukarâ ve zu‘afâya merhamet üzre olup avânlardan halâs etmeğe sa‘y eyle ve paşana söyle benim himâyemde ola …
EÇS II 363a–363b … eşân-ber-keşân götürürüm" dedikde "Gördüm sultânım! Aleyhi mâ-yestahıkku, lâkin merhamet edüp niçesin âzâd edüp Cenâb-ı Bârî sizin dahi niçe müşkil işleriniz âsân ide. …
EÇS II 372a–372b … " deyince hemân Defterdâr efendimiz eydür: "Sultânım: Lillah ve Resûlihî hâlime merhamet eyle, evlâd [u] ıyâl sâhibiyim. Bir yıldır kim Anadolu'da on sekiz sancak yerde …
EÇS II 372b–373a … e şimdi paşayı kayd-bend ile önüme eli bağlı ve ciğeri dâğlı getirdiler. Hâline merhamet edüp bir dahi üzerime gelmeyeceğine yemîn verüp âzâd etdim. İşte şimdi gitdi" d …
EÇS IV 267a–267b … n karıncalar helâk olup yere döküldüler. Anı gördüm niçesi dahi cânlıca. Anlara merhamet edüp içlerinden bir kaçın çıkarup on altısın Evliyâ'ya verüp bunları yuvalarına …
EÇS IV 280a … " dedikde Van ağaları paşanın ayağına düşüp {ricâ etdiler. Âhir Paşa-yı sâhib-i merhamet ricâların kabûl edüp} her ağaya birer ikişer âdem bâğışlayup "Ammâ bunlar benim …
EÇS IV 337a … rk-ı âb oldular. "Yetmiş bin Kızılbaş'dan ancak altı bin mikdârı tırkazlarda ve merhametli dest-i Osmânlı'da halâs oldu." deyü kendüleri nakl etdiler.
EÇS IV 394b–395a … tidir. Evvelâ akl-ı tâm u halâvet-i lisân ve tab‘-ı pâk u sehâ ve hüsn-i hulk u merhamet ve sıdık u rızâ ve sıfat-ı vuslat u hande. 395a
EÇS V 72a Ey imdi mürüvvet ve merhamet Hazret-i Alî'den kalmışdır. Sen dahi Murtazâ Alî isimlisin. Hâlâ şimdi huzûruna …
EÇS V 76a–76b Andan gayrı Paşacığım ol avratı görmedim, ammâ yüreğim merhametden gâyet acıyup ‘Acaba öldürürler mi ki? Eyvâh bir kızcağazı var. Eğer 76b ol ha …
EÇS VI 38a–38b … ı‘ bir rabta-i vâsi‘ zemîn-i mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır, ammâ deyyâr halkında merhamet yokdur. Dağlarına sayd [u] şikâra giden haydudlara kendi şikâr olup şehre uryân …
EÇS VI 74b … oldur kim eğer kefere ve eğer bay u gedâ fukarâlarına ve yetîm ve yetîmelerine merhamet edesin. Al imdi kendi öksüz garîbini" deyüp Yanoş gulâmı Süleymân Hân önünde bı …
EÇS VI 74b Süleymân bu gulâm-ı cüvânı görüp merhameti deryâsı cûş [u] hurûşa gelüp bu gulâmı yakasından geçirüp ma‘nâ oğlu edüp Budin …
EÇS VI 123a Hemân Hüseyin Paşa bunlara merhameten on sığır ve bu kadar pilâv, çorba ve yahni ve ekmek ısmarladığında hakîr eyitdi …
EÇS VI 184a–184b … ûh ve şehîd olurdu. Bir ferde dehşet gelmeyüp cengden el çekmediler. Bir zâbıta merhamet gelüp vücûd-ı insâna terahhum etmediler. Hemân cümle guzât-ı müslimîn hacer ü ş …
EÇS VI 186b–187a … âmâde olduklarında hemân dizdâr ağa-yı sâhib-i îmân bu haberden âgâh olup bize merhameten bir garîb ü dil-nüvâz ü maslahat 187a güzâr âdem ile nihânîce bu hakîre haber …
EÇS VI 187a … mmâ biz gazâdan gelince gördük, cümle guzât-ı müslimînin mecrûhlarına şefkat ve merhamet edüp bî-dest ü bî-pâ olanlara tekâ‘üdler ile terakkîler ve ze‘âmet ve tîmârlar …
EÇS VII 58b–59a … te bî-dermân döğüp sağına soluna bakup bî-tâb u bî-mecâl kaldığından bu hakîrin merhamet tamarları seğreyüp sehâvetim dutup "İhtiyâr esîrlere birkaç akçe verelim" deyü …
EÇS VII 59b … Allâh ol câmi‘i bu deyr gibi amâr edüp hüddâmları ve hâkimleri ol garîb câmi‘e merhamet nazarıyla nazar edeler.
EÇS VII 78b Hakîr dahi bu gâzîlere merhamet edüp kal‘a yoklaması bahâların almayup ancak bir Macar gulâmı ve iki çift karab …
EÇS VII 148b … re süvâr olup İşpanya kralına dahil düşer. Kral-ı dâll dahi Cebel-i Elheme['ye] merhameten hâlâ Arnavudistân ola[n] Avlonya ve Delvine vilâyetleri dağların Elheme'ye hâs …
EÇS VII 148b … şehrinde Galata'da sâkin Ciniviz kralına varup dahil düşerler. Ol dahi bunlara merhameten Karadeniz sevâhilleri nihâyetinde kûh-ı bülendleri ihsân edüp her birin birer c …
EÇS VIII 272a … ölürse yerine bir gayri köle verir. Sâhibi döğse yetmiş seksen döğenek(?) urup merhamet edüp koyverir, ammâ beği bî-rahm hûnî cellâd-ı merrîh döğünce helâk edecek mert …
EÇS VIII 288a–288b … meterise girmeden şehîd oldukların arz etdiklerinde Sadrıa‘zam asâkir-i İslâma merhamet edüp,
EÇS VIII 292b … âsların geydirüp yüreklerinin bağırları başına merhem urup gözlerinin yaşlarına merhamet ederdim.
EÇS VIII 350b–351a … lî-i vilâyet gâyet garîb-dost ve âlüfte ve âşüfte yârândan ehl-i kerem ve ehl-i merhamet sofra sâhibi âdemleri vardır.
EÇS IX Y278b Hamd-i Hudâ yine benî âdemde merhamet var imiş. Darb-ı meseldir kim yerde yatan yüzü kimse basmaz, derler. Gerçek imi …
EÇS IX Y309a … eyle. Mekke'ye varup senin düşmenlerine kılıç urayım" dedikde ol mürüvvet kânı merhamet edüp,
EÇS X Y77a … ısır'dan Şâm-ı şerîfe Nûreddîn-i Şehîd hazretlerine tazallum edüp Nûreddîn dahi merhameten Salâhaddîn Yûsuf'u Mısır'a seksen bin askerile serdâr edüp Mısır'a geldikde cüm …
EÇS X Y158a–Y158b … ûriyâ üzre bî-riyâ koyup mâl-ı pâdişâhî[yi] galk(?) ederler. Eğer vezîr-i Mısır merhamet ederse yine sene-i âtiye içün hil‘at geydirüp mansıbın mukarrer edüp mesrûr [u] …
EÇS X Y190b … ediler. Hâlâ ol ecilden paşayı haps edüp göz hapsine alırlar. Ve eğer yeni paşa merhamet edüp,
EÇS X Y220b … larak ubûr ederler. Bunların teşrîfât üzre hâliyeleri yokdur, ammâ Mısır vezîri merhameten bir yeşil destâr ve bir vukiyye ûd ihsân edüp şeyhi Şerefüddin hazretlerinin du …
EÇS X Y268b … Bâb-ı Züveyl'de salb Q 259b edüp fitne vü fesâd münkatı‘ olup yine Selîm Hân merhamet edüp cenâzesin gasl etdirüp tâ Âdiliyye'ye bile gidüp Âdiliyye'de câmi‘inin sağ …
EÇS X Y283b … lvârlı kulların bu zâlimler üzre dâ’im musallat etmişdir kim bunlarda dahi aslâ merhamet ü şefkat yokdur, amân vermeyüp fellâhı topuz ile depeler, halâs oldu ise fellâh …
EÇS X Y421a … ar edüp âsudehâl bir köşede müte’ellim olup söğüp oturdu. Ve bir kimesne hâline merhamet edüp bir katra su vermediler.
EÇS X Y433a Hemân cümle refîklerimiz merhamet edüp bir uğurdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup tüfengler atarak üzerlerin …