… cü tılısmât-ı acîbe: Ayasofya deyrinin cenûbunda dörd aded amûd-ı müntehâ beyâz
mermerler
üzre bilâ-teşbîh Cebrâ’îl ve İsrâfîl ve Mîkâ’îl ve Azrâ’îl kerrûblarının timsâl …
On dördüncü tılısmât-ı acîbe: Ayasofya deyrinin cenûbunda dörd aded amûd-ı müntehâ beyâz mermerler üzre bilâ-teşbîh Cebrâ’îl ve İsrâfîl ve Mîkâ’îl ve Azrâ’îl kerrûblarının timsâlleri var idi. Biri cânib-i şarka, biri garba, biri şimâle, biri cenûba müteveccih dururlardı. Yılda bir kerre Cebrâ’îl sûreti kanat kakup sayha ursa şark cânibi ganîmet olur derlerdi. İsrâfîl sûreti kanat ursa garbda kaht [u] galâ olur derlerdi. Mîkâ’îl sayha ursa şimâl cânibinde bir sâhib-hurûc zuhûr eder derlerdi. Azrâ’îl sayha ursa cemî‘i dünyâda tâ‘ûn olur deyü havf ederlerdi. Bu timsâller Hazret-i Fahr-i âlem vücûda gel[dik]de ser-nigûn olup hâlâ mezkûr amûdlar Ayasofya Çukurçeşmeleri kurbünde dörd aded mermer amûdlar râyegân temâşâgâhdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
Ve mahpûshâneleri olan San Pavla zindânı bir tarh üzre binâ olunmuşdur kim bir vech ile andan benî âdem rehâ bulmak mümkün değildir. Ve murg-ı zeyrek dahi bu kafese girse pervâz urmak muhâldir. Zîrâ ka‘r-ı zemîni bile kat-ender-kat azîm mermerler döşenmişdir kim lağım dahi mümkün değildir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
la‘l-gûn oldu. Bu hâli sipâh görüp haremin üç kapusun açup yeniçeriler üzre üç …
Ve'l-hâsıl yigirmi beş aded sâhib-i fetvâ imzâsıyla sadrıa‘zam telhîsiyle (---)(---) [katline hatt-ı şerîf sâdır olup] yeniçeri ve cebeci ocakları mâh-ı şevvâlin onuncu gün yevm-i selâse idi, orta Câmi‘de tekrâr meşveret edüp Atmeydânı'na bir mütekellim âdem gönderüp çorbacı-ı mezbûru katl edince cümle} yeniçeri ve cebeci ocağı ve gayrı askerî tâ’ifesi Hazret-i Risâlet-penâhın sancağ-ı şerîfi dibinde cem‘ olup cümle meşâyihân fukarâlarıyla tevhîd ü tezkîr ederek sadrıa‘zam ve yeniçeri ocağı ve cümle asker tâ’ifesi Atmeydân'ın ve Yeni Câmi‘in yedi tarafdan kapuların asker ihâta edüp Atmeydânı'nın iki başından yeniçerileri Atmeydânı'na dolup sadâ-yı Allah Allah ile tarafeynden gülbâng-ı Muhammedî sadâsı cihânı dutdu. Hemân Atmeydânı'nda olan pür-silâh sipâh yiğitleri yeniçeri üzre küheylân atların Atmeydânı'nda at bırağup bir hücûm etdiler kim hakkâ bârekallah ancak olur. Niçe âdemi dendân-ı tîğdan ve rîh-ı bî-emân-ı sinândan geçirüp bî-bâk ü bî-pervâ merkezlerinde karâr edüp yine yeniçeri cânibinden varan atlılar yine birbirlerine hücûm edüp bir epeyce elbeşti dahi etdiler. Ammâ bu hücûmda niçe sipâh hâk-i mezellete düşüp Yeni Câmi‘ hareminden kafadârları gelüp şehîdlerin aldılar. Hemân yeniçeri çavuşları ve çorbacıları yeniçeriye "Koma kurdlarım" deyüp tâ vasat-ı meydâna köpek cengi ederek geldiklerinde sipâh Atmeydânı'nda kalmayup cümle Yeni Câmi‘ haremine mâl-â-mâl olup cümle demir kapuları seddidüp demir pencereleri sedd [ü] siper edüp içerden taşra yeniçeriye kurşum ve oku bârân-ı la‘net gibi yağdırup ân-ı vâhidde yüz yetmiş yeniçeriyi şehîd ve niçe yüz âdem mecrûh olup sipâh siper ardında yeniçeri Atmeydânı'nda kaldı ve sipâh minârenin altısına dahi çıkup pür-nakıl olup minâreler ve harem kubbeleri üstünden Atmeydânı'nda yeniçerilere eyle kurğuşum urdular kim yeniçeri bî-emân kaldı. Âhir yeniçeriler Ahmed Hân Türbesi tarafındaki Kurrâ kubbeleri ve medrese kubbeleri ve niçe hânelerin dâm [u] bâmları üzre çıkup Yeni Câmi‘ haremi içre olan sipâha kurşumu eyle yağdırdılar kim bu kerre sipâhın atları kurşum zahmından sipâhları târmâr edüp niçe yüzü de kurşumdan helâk olup hemân yeniçeriler Atmeydânı'ndan "Allah" ile demir pencerelerden ankebût-vâr urûc edüp taşra harem kapuların kırup hücûm edince cümle sipâh Yeni Câmi‘in iç haremine mâl-â-mâl olup derûn-ı câmi‘e dahi girüp mahsûr olup harem pencerelerinden taşra haremde olan askere oku kurşumu urup taşrada olan asker cân ve baş kaydına düşdüler. Hikmet-i Hudâ Yeni Câmi‘in altı minâresinin kapuları taşra hareme vâkı‘ olmuşdur. Hemân yeniçeriler minârelerin kapuların kırup dal-kılıç minâreden yukaru çıkdıklarında celeb sipâhlar kuşluk vaktinde öyle ezânı okumağa başlayup niçesin minârede katl ve niçesin kayd-bend ile "vakitsiz ezân okuyan yalancı mü’ezzinin hâli budur" deyü aşağı indirüp kelle paça ederlerdi. Ba‘dehû yeniçeriler altı aded minârelerden iç harem içre olan sipâha havaliden eyle kurşumlar urdular kim beyâz mermer-i hâm üzre pembe-misâl cesed-i insândan cereyân eden hûn-ı ahmer-gûndan cümle mermerler la‘l-gûn oldu. Bu hâli sipâh görüp haremin üç kapusun açup yeniçeriler üzre üç yerden dal-satûr-ı sipâh olup fakîrlerden câmi‘e avdet eder kalmayup cümlesi yeniçeri destinde şehîd oldular. Niçe yüzü câmi‘-i şerîf içre girüp kapandılar. Yine pencerelerden câmi‘ içre kurşumlar urup câmi‘ kapuların kal‘ edüp dal-sâtûr-ı Bektâşî urarak câmi‘ içinde ibrişim haliçeler üzre sipâh kırarak kimi namâz kılarak kırılırdı, kimi Kur’ân-ı azîm okuyarak Hazret-i Osmân gibi şehîd olarak kırılırdı. Câmi‘in cemî‘î der-i dîvârında ve câmlarında ve kıbâblar üzre mestûr olan kurşumlarda kurşum darbından bir rahnedâr olmadık yer kalmamışdı ve derûn-ı câmi‘de Kelâm-ı İzzet'i gerdeninde iken gerdeninden kılıç geçen ibâdullahın hadd [u] pâyânı yok idi. Hulâsa-i kelâm, kâmil yedi buçuk sâ‘at {kâr-zâr eylediler kim eğer Kahramân-ı bî-emân ol kâr-zârda olsa Nerîmân-ı nerm-râm olurdu. Veyâhud perhâş-ı bî-kârda ceng-cûyân olan dilâverân-ı mübârizânın merdâneliklerin Rüstem-i zamân ve Zâl-ı bî-amân istimâ‘ etse meddâhân-ı sipâhiyân ol[urdu]. El-kıssa yeniçeri bî-hisâb sipâhiyân bî-tâb olmağıla cenge iktidârları olmayup "El-firâru mimmâ lâ yutak, min süneni'l-mürselîn" mâ-sadakınca sipâhın karârı firâra mübeddel olup her biri bir cânibe perîşân oldular. Sipâhdan bî-aded ve yeniçeriden mürd az oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 371b ·
metinde göster ·
… ında kat-ender-kat niçe yüz gûne şem‘dân ve çerâğdân ve buhûrdân ve gülâbdân ve
mermerler
vardır. Ve ol kıbâb-ı pür-envâr içre gûnâ-gûn zî-kıymet ibret-nümûn âvîze-i mas …
Bu âsitâne-i pür-envâra dâhil olup bizzât sultân hazretlerinin harem-i muhteremine Bismillah ile kadem basup mü’eddebâne "Es-selâmü aleyke yâ ebü'l-fukarâ!" deyüp ber-zânû olup Yâsîn-i şerîfi hasbeten-lillah kırâ’at edüp sevâbın rûh-ı Muhammed-i Buhârî'ye hîbe edüp derûn-ı âsitâneyi seyr [u] temâşâ etmeğe şurû‘ etdik. Kabr-i münevveresinin sebz-gûn sûf kaplı sütri etrâfında niçe hüsn-i hat kelâm-ı şerîfler rahleler üzre durur. Her biri birer pâdişâh-ı Cem-cenâbların hedâyâlarıdır kim İslâmbol'da Ayasofya ve Yenicâmi‘ ve Süleymâniyye'de eyle mushaflar yokdur. Ve başı ve ayağı ucunda âdem kaddi müzehheb ve mutallâ şem‘dânlar vardır. Dahi etrâfında kat-ender-kat niçe yüz gûne şem‘dân ve çerâğdân ve buhûrdân ve gülâbdân ve mermerler vardır. Ve ol kıbâb-ı pür-envâr içre gûnâ-gûn zî-kıymet ibret-nümûn âvîze-i maslûbâtlar var kim bir âsitâne-i ma‘mûr [u] âbâdânda misilleri yokdur. Ve kabr-i münevverenin cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat kıt‘alar ile ârâste ve dervîşân-ı zî-şân pâlhengleriyle ve zerdeste ve keşkülleriyle pîrâste olmuş âsitânedir. Ve azîzün ser-i sa‘âdeti tarafında zamân-ı sa‘âdetlerinde isti‘mâl etdikleri tuğ ve tabl [u] alem ve nefîr ü zil ü kudûmler hâlâ âmâdedir. El-hâsıl bu âsitânenin medhinde lisân kâsırdır. Ve türbedâr Süleymân Dede ile müşerref olup dest-i şerîfiyle hakîrin dostâne mâ-i gülâb nisâr edüp râyiha-i tayyibe-i sultâna nâ’il olup türbedâr pîrin du‘â-i hayriyle şerefyâb olup behremend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128b ·
metinde göster ·
… ndır kim görenler vâlih ü hayrân olur. Ve ferşi eyle ruhâm-ı ibret-nümûn hemvâr
mermerler
ile mefrûşdur kim görenler "Yekpâre iri taş döşelidir" derler.
Bu câmi‘-i nûr kıble kapusundan tâ mihrâba varınca iki yüz elli kademe tûlıdır ve arzı kâmil yüz kademe arîzdir. Mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahfili hem-çünân bir şuğl-ı üstâd-ı mi‘mârândır kim görenler vâlih ü hayrân olur. Ve ferşi eyle ruhâm-ı ibret-nümûn hemvâr mermerler ile mefrûşdur kim görenler "Yekpâre iri taş döşelidir" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b ·
metinde göster ·
… ed zînet kubbeleri dahi var ve taşra kıble kapusu sofası üzre dörd aded sütûn-ı
mermerler
üzre üç aded kubbeler dahi var. Cümle mezkûr sağîr ü kebîr on dörd aded kubbele …
Ve bu câmi‘in yine çâr-kûşesinde dörd aded zînet kubbeleri dahi var ve taşra kıble kapusu sofası üzre dörd aded sütûn-ı mermerler üzre üç aded kubbeler dahi var. Cümle mezkûr sağîr ü kebîr on dörd aded kubbeler üzre on dörd aded alem bir pâdişâh câmi‘inde görülmemişdir. Gerçi câmi‘ küçükdür, ammâ alemler ne alemlerdir kim bu alemlerle bu câmi‘ me[m]leket-i Âl-i Osmân'da alem olmuşdur. Her alemin kadleri âdem kaddi kadardır. Hattâ bu sâhibü'l-hayrât Bulehnikli Hasan Paşa Mısır vezîri iken bu alemleri Mısır'da yapdırup on dörd bin altun ile yaldız urdurup Mısır İskenderiyyesinden bu alemleri Dobra-Venedik gemilerine koyup Dobra-Venedik'e gelüp andan bu Taşlıca'da câmi‘e konur. Hâlâ üstâd elinde henüz musaykal olmuş gibi şu‘le verüp zıyâsından âdemin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Ve Süleymân Hân zamânından berü bu alemlerin reng-i rûlarına bir zerre kadar kesâfet gelmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144a ·
metinde göster ·
… ükkânı ve bir küçük hânı var ve taşra varoşda bir vîrân kenîsesi var, anda olan
mermerler
üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlar meğer kal‘a-i Üstürgon'da yâhûd Alman di …
Hakkâ ki metîn kullelerdir kim bir kavî kapuları var ve taşra varoş kal‘asının cânib-i kıbyele nâzır bir kapusu önünde asma makaralı haşeb cisri var. Her şeb dîdebânlar cisri ref‘ edüp kal‘a kapusuna siper ederler kim cisir altı sâfî sudur, handak içinde mâhîler şinâverlik ederler. Ve kapu cisri önünde bir câmi‘i ve üç dükkânı ve bir küçük hânı var ve taşra varoşda bir vîrân kenîsesi var, anda olan mermerler üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlar meğer kal‘a-i Üstürgon'da yâhûd Alman diyârında Nemse çâsârının taht-ı kadîmi olan Prak kal‘asında ola. Lâkin bu kal‘a ahâlîleri fukarâlar ve garîblerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
… d serâmed kulle-i Kahkahâlardır. Her kullelerin iki taraflarında çâr-kûşe beyâz
mermerler
üzre Ciniviz Frengi keferelerinin tamgaları ve tasvîrleri var. Ve her bir kulle …
Ve cümle yigirmi dörd aded serâmed kulle-i Kahkahâlardır. Her kullelerin iki taraflarında çâr-kûşe beyâz mermerler üzre Ciniviz Frengi keferelerinin tamgaları ve tasvîrleri var. Ve her bir kulleyi binâ eden ban ve krallar ve beğlerin eşkâl-i acûbeleriyle timsâlleri var, zîrâ bu kal‘aya bin aded küffâr-ı Freng beğleri imdâd etmeğile binâ olunmuş. Yohsa yüz yılda itmâm bulmaz bir hisâr-ı kebîrdir. Anıniçün her beğin sûretleri her kullede nişâneleriyle tasvîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
ile bir tarz-ı acîb ü garîb kaplanmış dîvârlardır kim a‘ceb ü garâ’ibden temâşâ …
Ve cümle der-i dîvârları iri somâkî mermerler ile bir tarz-ı acîb ü garîb kaplanmış dîvârlardır kim a‘ceb ü garâ’ibden temâşâgâh dîvârlardır kim her taşı âşıklara temâşâ edecek nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… niçe bin elvân mermer-i hâm ruhâmlar ve beşer altışar arşın tavîl ü âriz beyâz
mermerler
döşelidir. Ve niçe bin aded billûr ve necef ve moran ve (...) gûn câmlar ile ku …
Dîvârları cümle amber-i hâm ve za‘ferân ve lâden kokar. Ve zemîninde mefrûş olan niçe bin elvân mermer-i hâm ruhâmlar ve beşer altışar arşın tavîl ü âriz beyâz mermerler döşelidir. Ve niçe bin aded billûr ve necef ve moran ve (...) gûn câmlar ile kubâbları münevver olup zemînde bir ser-i mû olsa nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227a ·
metinde göster ·
… vven olur, ammâ bunda olan ibret-nümâ sütûnlar ve gûnâ-gûn biçilmiş iri ruhâm-ı
mermerler
ve niçe kerre yüz bin aded kubâb-ı tâk revâk-ı kisrâlar ve bî-hisâb havz sarây- …
Bunu dahi Afrika pâdişâhı Melik Mansûr münhedim etmişdir. Eğer bu şehr-i harâbı mâ-vaka‘ı üzre vasf etsem bir müdevven olur, ammâ bunda olan ibret-nümâ sütûnlar ve gûnâ-gûn biçilmiş iri ruhâm-ı mermerler ve niçe kerre yüz bin aded kubâb-ı tâk revâk-ı kisrâlar ve bî-hisâb havz sarây-ı azîmler içre fıskiyye ve şâzrevânlar var kim görenler vâlih ü hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
… on sekiz aded kârgîr binâ hücreli ve her hücre önleri kârgîr kemerler ve amûd-ı
mermerler
ile mebnî müzeyyen medrese-i ma‘mûrdur kim her hücreye beşer akçe vazîfe-i mu‘a …
Der-evsâfât-ı dâru'l-ulûm-ı âlimân-ı müfessirân: Cümlesi altı aded medrese-i muhaddisân vardır. Cümleden Bebr Paşa pederi Alî Paşa medresesi bir uzun uzadıya on sekiz aded kârgîr binâ hücreli ve her hücre önleri kârgîr kemerler ve amûd-ı mermerler ile mebnî müzeyyen medrese-i ma‘mûrdur kim her hücreye beşer akçe vazîfe-i mu‘ayyene ve üçer aded şem‘-i revgan ve ikişer aded nânpâre ve birer tâs çobraları vardır. Bunda olan imâreti gâyet ma‘mûr olup âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Ve müderrisine (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348a ·
metinde göster ·
… nâ-yı azîmleri var kim görenin aklı perîşân olur. Ve bu binâların cümlesi beyâz
mermerler
ile mebnîdir. Ve harâbistânı içre niçe bin Ayasofya amûdları gibi mermer sommâk …
Ve şehrin şarkında evc-i âsumâna ser çekmiş kavs-i kuzahdan nişân verir tâk-ı revâk ser-bülend su kemerleri var kim hâlâ bir pâdişâh bir tâkın binâ etmeğe kâdir değildir. Bu gûne binâ-yı azîmleri var kim görenin aklı perîşân olur. Ve bu binâların cümlesi beyâz mermerler ile mebnîdir. Ve harâbistânı içre niçe bin Ayasofya amûdları gibi mermer sommâkî ve zenbûrî sütûnları var kim zîr ü zeber olup yatır. Ve niçe bin tâk-ı Kisrâ-misâl kemerler ve havz u şâzrevânlar harâb olmadadır. Hattâ İslâmbol'da Süleymâniyye ve Yeni câmi‘ içinde olan ibret-nümâ amûdlar ve zî-kıymet ahcâr-ı garîbeler cümle bu şehirden gitmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68a ·
metinde göster ·
… r. Ve bu kapunun cânib-i erba‘asında olan der-i dîvârın zîr [ü] bâlâsında beyâz
mermerler
üzre gûnâ-gûn ucbe-likâ ve turfe-heykel Frenk tasvîrleri var kim hâşâ gûyâ zî-r …
Ve şimâle nâzır handak kapuları başka küçük kapulardır, ammâ kal‘a kapusu değildir. Ve bu kapunun cânib-i erba‘asında olan der-i dîvârın zîr [ü] bâlâsında beyâz mermerler üzre gûnâ-gûn ucbe-likâ ve turfe-heykel Frenk tasvîrleri var kim hâşâ gûyâ zî-rûh sanırsın.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
… aki dîvârı üç âdem kaddi biçme tahta gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ nakş-ı bûkalemûn ebrî
mermerler
kaplıdır. Her birine im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa niçe sun‘-ı Hudâ müşâhede o …
Ve bu câmi‘in mihrâb tarafındaki dîvârı üç âdem kaddi biçme tahta gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ nakş-ı bûkalemûn ebrî mermerler kaplıdır. Her birine im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa niçe sun‘-ı Hudâ müşâhede olunur. Gâyet mücellâ ve musaykal ebrî mermer-i hâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211a ·
metinde göster ·
… e şekl-i müsemmendir ve taşrası üç âdem kaddi ebrî ve sommâkî ve yeşim harakânî
mermerler
kaplıdır. Ve herbir parça mermerlerde niçe bin sun‘-ı Hudâ nümâyândır. Ve bu me …
Bu hakîr otuz sekiz sene on yedi pâdişâhlık yer seyâhat etdim, temâşâ etdiğim binâlarda böyle mânend-i ürd-ı behişt-i heşt görmedim. İçine benî âdem girdikde dehşet-âlûd olup dem-beste ve hayrân olarak ol ân engüşt ber-dehen eder. Bir beyâz mermer döşeli sahrânın vasatında bir kasr-ı Havernak-misâl bir câmi‘-i pür-envârdır. Ve taşrasından Y 212b haremi dâ’iren-mâdâr üç yüz adımdır. Ve şekl-i müsemmendir ve taşrası üç âdem kaddi ebrî ve sommâkî ve yeşim harakânî mermerler kaplıdır. Ve herbir parça mermerlerde niçe bin sun‘-ı Hudâ nümâyândır. Ve bu mermerlerden yukarusu tâ kubbe saçağına varınca münakkaş ve musanna‘ kâşî-i Çîn ve şekl-i nîlgûn ile bir gûne tezyîn olmuşdur kim pesendîde-i P 91b âlem-bîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212a–Y212b ·
metinde göster ·
… ve sommâkî ve beyâz mermer-i arakânî ile ve gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevcli ve ebrî
mermerler
ile mezkûr derûn-ı dîvâr kaplıdır. Ve herbir mermeri üstâd-ı mermer-bür birer s …
Ve bu kapulardan içeri tâ Sahratullâh'a varınca dörd kat binâdır. Evvelki katı tahrîr olunandır ki bunun dahi iç yüzü tâ başdan başa taşrası gibi yeşim ve harakânî ve safrâyî yerekânî ve sommâkî ve beyâz mermer-i arakânî ile ve gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevcli ve ebrî mermerler ile mezkûr derûn-ı dîvâr kaplıdır. Ve herbir mermeri üstâd-ı mermer-bür birer san‘at ile biçmiş kim sahîfeteyni yan yana geldikde gûnâ-gûn kitâbeler ve eşkâl-i acîbe [vü] garîbeler nümâyândır. Hattâ bâb-ı (---) taşrasında Sahra-i şerîfe müteveccih oldukda bu kapunun sağ tarafında dîvâra kaplı mermerde iki horos tasvîri birbirine minkâr minkâra cenâhların küşâde kılup dururlar. Bi-emrillâh biçme ebrî seng-i elvânlarda böyle ibret-nümâ firâvândır. İm‘ân-ı nazarla görüldükde dürlü dürlü eşkâller ve şükûfeler zâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212b ·
metinde göster ·
kaplıdır. Ve bu câmi‘in mukâbilinde Halîl câmi‘i kapusuna nâzır bir kapusu var, …
Ve bu câmi‘ tûlen ve arzen yüz ellişer ayakdır. Ve altı sütûn üzre mebnî toloz kemer binâlardır, kubbeler değildir ve ortası açıkdır. Ve derûn-ı câmi‘in cânib-i erba‘ası dîvârları birer âdem kaddi bâlâ gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevvâc ebrî mermerler kaplıdır. Ve bu câmi‘in mukâbilinde Halîl câmi‘i kapusuna nâzır bir kapusu var, ol dahi şebekedir. Kemeri üzre bu târîh kitâbet olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231a ·
metinde göster ·
… bir fâ’idesi dahi oldur ki eğer Harem-i şerîfe serâpâ tavâf mahalli gibi beyâz
mermerler
döşeli olsa mefrûş olmuş taşların şiddet-i harâretinden tavâf edüp ayak (---) ( …
Ve bu hurde dökülmüş taşlar Hazret-i İbrâhîm Beyt-i şerîfi binâ etdükde andan bekâyâ kalmış hurde moloz taşcuğazlardır. Teberrüken tathîr edüp kaldırmazlar. Y 345b Ve bir fâ’idesi dahi oldur ki eğer Harem-i şerîfe serâpâ tavâf mahalli gibi beyâz mermerler döşeli olsa mefrûş olmuş taşların şiddet-i harâretinden tavâf edüp ayak (---)(---)(---)(---) edüp edemeyüp şemsin harâretin teskîn edüp safâ ile tavâf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y345a–Y345b ·
metinde göster ·
… r, zîrâ bu câmi‘ fevkânî olmağile zemîni yübûset üzredir. Ve der-i dîvârda olan
mermerler
eyle mücellâdır kim âdemin reng-i rûyları ve cemâ‘atın rükû‘ [u] sücûdları nümâ …
Ve mihrâb dîvârı tarafı serâpâ üç adım kaddi bâlâ ebrî ve mevvâc ve sommâkî gûnâ-gûn mermer kaplıdır. Ve sahrâ-misâl haremi eyle musanna‘ ruhâmlar ve eyle musaykal beyâz mermer ile mebsûtdur kim Ümmü Dünyâ câmi‘lerinde misli yokdur. Dâ’imâ mücellâdır, zîrâ bu câmi‘ fevkânî olmağile zemîni yübûset üzredir. Ve der-i dîvârda olan mermerler eyle mücellâdır kim âdemin reng-i rûyları ve cemâ‘atın rükû‘ [u] sücûdları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y93b ·
metinde göster ·
… okdur. Ve cümle münakkaşdır. Ve cânib-i erba‘ası birer âdem kaddi bâlâ gûnâ-gûn
mermerler
kaplıdır. Bu dahi sûk-ı sultânîde vâki‘ olmağile cemâ‘at-i kesîreye [mâlikdir]. …
Ve bu câmi‘in ortası açıkdır ve haremi yokdur. Ve cümle münakkaşdır. Ve cânib-i erba‘ası birer âdem kaddi bâlâ gûnâ-gûn mermerler kaplıdır. Bu dahi sûk-ı sultânîde vâki‘ olmağile cemâ‘at-i kesîreye [mâlikdir]. Ve üç tabaka bir minâresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y98a ·
metinde göster ·
Ve bu harem soffalarının dîvârları birer âdem kaddi dâ’iren-mâdâr tahta
mermerler
ve gûnâ-gûn sommâkîler kaplıdır. Ve bu mermerler üzre Kûfî hat ile üstâd-ı merm …
Ve bu harem soffalarının dîvârları birer âdem kaddi dâ’iren-mâdâr tahta mermerler ve gûnâ-gûn sommâkîler kaplıdır. Ve bu mermerler üzre Kûfî hat ile üstâd-ı mermerbür zemîn ü zamân bir Âyetü'l-kürsî tahrîr etmiş kim bir hatt-ı Kûfî'ye müşâbeheti yokdur. Seyyâhân-ı erbâb-ı ma‘rifet gelüp temâşâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y102a ·
metinde göster ·
… âdem kaddi dâ’iren-mâdâr tahta mermerler ve gûnâ-gûn sommâkîler kaplıdır. Ve bu
mermerler
üzre Kûfî hat ile üstâd-ı mermerbür zemîn ü zamân bir Âyetü'l-kürsî tahrîr etmi …
Ve bu harem soffalarının dîvârları birer âdem kaddi dâ’iren-mâdâr tahta mermerler ve gûnâ-gûn sommâkîler kaplıdır. Ve bu mermerler üzre Kûfî hat ile üstâd-ı mermerbür zemîn ü zamân bir Âyetü'l-kürsî tahrîr etmiş kim bir hatt-ı Kûfî'ye müşâbeheti yokdur. Seyyâhân-ı erbâb-ı ma‘rifet gelüp temâşâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y102a ·
metinde göster ·
… da ola. Ammâ bunda olan hatt-ı Kûfî ve musanna‘ Fahrî oymasına müşâbih gûnâ-gûn
mermerler
üzre olan şükûfeler ve Mısır bağlamaları ile müzeyyen cihân-ârâ bir ârâmgâhdır. …
Ve bu kubbenin içinde olan der-i dîvârda sun‘-ı Hudâ ruhâmları ve zî-kıymet elvân elvân sommâkî ve yeşim ve harekânî ve yerekânî ve arakânî ve seng-i ferah ve balgamî ve ebrî taşları meğer Kudüs-i şerîfin Sahratullâh'ında ola. Ammâ bunda olan hatt-ı Kûfî ve musanna‘ Fahrî oymasına müşâbih gûnâ-gûn mermerler üzre olan şükûfeler ve Mısır bağlamaları ile müzeyyen cihân-ârâ bir ârâmgâhdır. Ve kubbe-i âlî-i sernigûnu içinde aslâ bir hâlî yer olmayup sihr-i i‘câz münakkaşdır kim Mânî ve Hassân ve Bihzâd u Erjeng ve Freng-i sâhib-reng kalemin çekmede âcizlerdir. Hakkâ ki evâyil-i a‘sârda acâyib üstâd-ı kâmiller var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226b ·
metinde göster ·
… olmuşdur. Lâkin kapunun atebe-i ulyâsının kemerinde bir gûne hatlar vardır kim
mermerler
üzre tahrîr olunmuşdur. Hakîr gûnâ-gûn hatlar kırâ’at etmede mahâretim vardır, …
Ve buna karîb bir temâşâgâh dahi vardır. Bir deyr kapusu var, rimâl ve hâşâk ile mesdûd olmuşdur. Lâkin kapunun atebe-i ulyâsının kemerinde bir gûne hatlar vardır kim mermerler üzre tahrîr olunmuşdur. Hakîr gûnâ-gûn hatlar kırâ’at etmede mahâretim vardır, ammâ bu hatlara mânend bir hat görmedim, bir hurûfu kırâ’at olunmak muhâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y234b ·
metinde göster ·
… tında medfûndur. Lâkin cânib-i erba‘asında beyâz mermerden dîvâreler vardır. Ol
mermerler
üzre bir gûne Kûfî hat tahrîr olunmuşdur kim Fes ü Merânkeş ulemâları gelüp kır …
Ziyâret-i Sultân Aybeğ et-Türkmânî: Tarîk-ı âm üzre kubbesiz bir örtü altında medfûndur. Lâkin cânib-i erba‘asında beyâz mermerden dîvâreler vardır. Ol mermerler üzre bir gûne Kûfî hat tahrîr olunmuşdur kim Fes ü Merânkeş ulemâları gelüp kırâ’at etmede âcizlerdir, gâyet musanna‘ hatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y265b ·
metinde göster ·
… kat demir kapunun iç yüzünde kapucular soffası üzre birkaç kıt‘a çâr köşe beyâz
mermerler
üzre ba‘zı kirişmeli mahlût hatt-ı kadîmler vardır, gâyet âlî olup kırâ’atinde …
Andan yine inbât rûzgârı üzre yine handak kenârınca gidüp kâmil altı yüz adımda bâb-ı Sidre'ye varılır. Lodosa nâzır iki kat âlî demir kapudur. Ammâ iç kat demir kapunun iç yüzünde kapucular soffası üzre birkaç kıt‘a çâr köşe beyâz mermerler üzre ba‘zı kirişmeli mahlût hatt-ı kadîmler vardır, gâyet âlî olup kırâ’atinde su‘ûbet olunmağile tahrîr olunmadı. Ammâ bir çâr-gûşe mermer-i beyâz üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y320a ·
metinde göster ·
… ı İslâmbol'da Ayasofya tarzı elvân elvân mevcli ve mücellâ ve sun‘-ı Hudâ beyâz
mermerler
ve kırmızı ve yeşil ve zenbûrî sommâkî taşlar kaplıdır kim rükû‘ u sücûd eden c …
Ve mihrâb dîvârı tarafında üç âdem kadd-i bâlâda bir başından bir başa Q 283a dîvârın nısfı İslâmbol'da Ayasofya tarzı elvân elvân mevcli ve mücellâ ve sun‘-ı Hudâ beyâz mermerler ve kırmızı ve yeşil ve zenbûrî sommâkî taşlar kaplıdır kim rükû‘ u sücûd eden cemâ‘atin kıyâm [u] ku‘ûdları âyîne-vâr nümâyân olduğundan mâ‘adâ cümle cemâ‘atin reng-i rûyları müşâhede olunur. P 280a Eyle musaykal u mücellâ taşlar ile inşâ olunmuş bir câmi‘-i rûşen-binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322a ·
metinde göster ·
… dîvârı tarafı dahi serâpâ ruhâm sun‘-ı Hudâ musaykal u mücellâ gûnâ-gûn mevcli
mermerler
ve sommâkî ve balgamî ve yeşim ve yerekânî kebûtî ve ebrî hacer-i zî-kıymetler …
Bu câmi‘in haremi cümle acîb ü garîb musanna‘ ruhâm döşelidir. Ve kıble dîvârı tarafı dahi serâpâ ruhâm sun‘-ı Hudâ musaykal u mücellâ gûnâ-gûn mevcli mermerler ve sommâkî ve balgamî ve yeşim ve yerekânî kebûtî ve ebrî hacer-i zî-kıymetler kaplıdır. Ve minberi levha ve haşebdir, ammâ gâyet musanna‘ Hind püsûskârîsi gibi hurde doğramacı kârlı minber-i serâmeddir. Gûyâ Fahrî oymasıdır kim vâcibü's-seyr mihrâb u minber-i dilberdir. Ve yine çârsû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375b ·
metinde göster ·