… ehrinden olduğuna isbâtımız oldur kim Tuna nehrinde hâsıl olan moruna balığı ve
mersin
balığı ve uştuka ve çıka balığı cümle {Tuna nehrine mahsûs iken} mezkûr uyûnlar …
Ve bu takrîr etdüğimiz mahallerden cereyân eden ayn-ı zülâller Tuna nehrinden olduğuna isbâtımız oldur kim Tuna nehrinde hâsıl olan moruna balığı ve mersin balığı ve uştuka ve çıka balığı cümle {Tuna nehrine mahsûs iken} mezkûr uyûnlardan ve Çekmece halîclerinden çıkup sayyâdların dâmına düşdüğü hakîrin birkaç kerre Çekmece buhayresinde manzûru olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… Nehr-i Tün gibi ve nehr-i Turla ve nehr-i Tuna gibi bunda dahi latîf morina ve
mersin
balıkları olur ve çığa ve uştuka balıkları gâyet lezîz olur. Bu nehr dahi diyâr …
Nehr-i Muş: Azîm sudur, bunu dahi yüz bin renc [u] anâ ile şiddet-i şitâ ile yeldirüp cümle silâhları tulumlara koyup karşu tarafında sehl meks olundu. Zîrâ asker geçmede usret çekildi. Bir âb-ı hayât sudur. Nehr-i Tün gibi ve nehr-i Turla ve nehr-i Tuna gibi bunda dahi latîf morina ve mersin balıkları olur ve çığa ve uştuka balıkları gâyet lezîz olur. Bu nehr dahi diyâr-ı Moskov'un şîmâlinde (---) dağlarından cem‘ olup bu mahalde Bahr-i Azak'a mahlût olur. Cümle asker bu nehri ubûr edüp andan kûs-i rıhletler çalınup yola revâne olduğumuz mahalde üç arşın kar yağdı ve ol gice Deşt-i Kıpçak'da kar üzre meks edüp ertesi gün ale's-sabâh dipi ve boran çekerek 16 sâ‘at yürüyüp yine Deşt-i Kıpçak'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263a ·
metinde göster ·
… geldiği menfezleri zâhirdir. Ba‘zı zamân nehr-i Tuna'ya mahsûs morina balığı ve
mersin
balığı ve çıka mâhîleri bu buhayreden çıkar. Bir kerre Çekmece gölü sâhilinde T …
Ol zamân ki Yanko ibn Madyan İslâmbol kal‘asın binâ etmeğe mübâşeret etdikde karındaşı târîh sâhibi Yanvan Kral kühene ve ilm-i hendesede ferîd-i asr idi. İslâmbol'a nehr-i Tuna'yı akıtmağa ta‘ahhüd edüp beş kerre yüz bin âdem ile Tuna'nın arz-ı irtifâ‘ın ilm-i hendese üzre alup hâlâ Tuna'nın Demirkapu ve Tahtalı nâm mahallinden kazup yedi senede İslâmbol kurbunda Âzâdlı nâm mahalle Tuna lağımların getirüp kendüsi karındâşı Yanko ibn Madyan'a gelüp "İşte bu mahalde Tuna'yı koyverdiler. İşte avret gibi saçından yedüp getirirler" deyince bi-emri Hudâ Tuna nehri şehr-i 105a İslâmbol'a girüp Yenibâğçe içinden cereyân edüp Lanka Kapusu kurbunda deryâya mahlût olmuş iken hemân mezkûr Âzâdlı karyesinden gâ’ib olup Kırkkilisa kurbunda Yenihisâr'da ve Pınarhisâr'da ve Pirevadi kurbunda Devne değirmânlarında ve bu Küçük Çekmece ve Büyük Çekmece'de nehr-i Tuna zâhir olur. Zîrâ niçe yerden Tuna'dan geldiği menfezleri zâhirdir. Ba‘zı zamân nehr-i Tuna'ya mahsûs morina balığı ve mersin balığı ve çıka mâhîleri bu buhayreden çıkar. Bir kerre Çekmece gölü sâhilinde Topkapulu Mahmûd Ağa yalısında otururken sayyâdlar bir küçük morina balığı sayd edüp Sultân İbrâhîm Hân'a hedâyâ getürdiler. Ma‘lûm oldu kim Tuna'dan menfezi vardır. Anınçün pek acı değildir. Acı deniz ile bu buhayrenin mâbeyni bir ok menzili alarkadır. Ammâ buhayreye eyyâm-ı şitâda niçe dere gelüp bu buhayreye munsab olup ayağı deryâya dâ’imâ cereyân edüp üzerinde Süleymân Hân'ın esâsı bir cisr-i azîm vardır. İtmâmı Selîm Hân-ı Sânî'de müyesser olmuşdur kim tâk-i Kisrâdan ve Kavs-ı kuzahdan nişân verir (---) göz bir kantara-i nüh-tâk-i revâkdır. İslâmbol'un cemî‘i Rûmeli diyârlarına giden hâs [u] âmmun memerridir kim hayrât-ı azîmedir. Bu buhayrenin cânib-ı selâsı ma‘mûr [u] âbâdân bâğlı ve bâğçeli çiftliklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 104b–105a ·
metinde göster ·
… bin sayyâd-ı mâhîler buzu delüp beş yüz altı yüz vakıyye gelir morina balığı ve
mersin
balığı çıkarup kâr ederler. Sâ’ir elvân mâhîlerin hisâbın Hudâ bilür. Ve cümle …
Ve niçe bin sayyâd-ı mâhîler buzu delüp beş yüz altı yüz vakıyye gelir morina balığı ve mersin balığı çıkarup kâr ederler. Sâ’ir elvân mâhîlerin hisâbın Hudâ bilür. Ve cümle Silisre ahâlîsi bu yahpâreden hıfz edüp mâh-ı temmuzda billur ve necef ve moran-misâl vişne hoşâbı içine koyup hayât-ı câvidân bulurlar. Ammâ hikmet-i Hudâ Cenâb-ı Bârî semekelerine su içre hayât vermek içün Tuna nehrinin ba‘zı yerinde niçe bin delikler halk eder kim ol mahallerde asla Tuna buzu olmaz. Mezkûr deliklere niçe kerre yüz bin azîm mâhîler gelüp başların buzdan taşra çıkarup teneffüs edüp insân su içdiği gibi cümle mâhîlerin rüzgâr içdiklerin gördüm, aceb hikmetdir. Mısrâ‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118b ·
metinde göster ·
… engistân'a ve'l-hâsıl cemî‘i kâfiristâna arabalar ile ve keştîler ile havyar ve
mersin
ve morina balığın götürürler. Tuna ile Azak'da nehr-i Ten'e mahsûs balıklardır. …
Bu müteferrika ta‘bîr olunan morina mâhîleri eyle mefret balıklardır kim her biri sekizer dokuz arşın gelir pereme kalınlığı ve Üsküdar kayığı cüssesi kadar balıklardır kim bi-emrillahi Te‘âlâ her birinin karnında üçer ve beşer ve onar kantar havyarı çıkar, bal fıçıları içre bu havyarı tuzlarlar. Bu mertebe mâhîleri emînden bâzergânlar birer ikişer kîseye alup havyarın ve balık dutkalı dedikleri beyâz dutkalın balık kassâbları çıkarup balığın kassâblar dilim dilim çilim, çilim edüp tuzlayup diyâr-ı Leh'e ve Moskov'a ve Donkarkız'a ve Danimarka ve Dip Frengistân'a ve'l-hâsıl cemî‘i kâfiristâna arabalar ile ve keştîler ile havyar ve mersin ve morina balığın götürürler. Tuna ile Azak'da nehr-i Ten'e mahsûs balıklardır. Gayri sularda olmak ihtimâli yokdur. Gûyâ her biri birer ejdehâdır. Bi-emrillahi Te‘âlâ karnında cîfe ve muzahrafâtdan bir şey çıkmaz ve vücûduna göre bağırsakları ve dendânları azdır. Ammâ mersinin arkasına yapışmış dutkalı çokdur. Tuna nehrinin ejdehâsı bu morina müteferrikasıdır. Mısır diyârında nehr-i Nîl'in ej[de]hâsı nehenk timsâhıdır. Ammâ timsah muzır mel‘ûndur. Cebrîler ve Kenuzîler yerler. Gayri âdem timsahı yemezler. Ammâ bu Tuna morinası bir zararsız mâhîdir. Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezeliyyesi oldur kim balık balığı yiyüp kût edinirler kim eyle halk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121a ·
metinde göster ·
balıkları aslâ balık yimeyüp eğir kökü ve kamış kökü ve anlara müte‘allık ba‘zı …
Ammâ bu morina ve mersin balıkları aslâ balık yimeyüp eğir kökü ve kamış kökü ve anlara müte‘allık ba‘zı yonsın otlar vardır anı yerler. Bi-emrillah ol vücûda ol kadar me’kûlât ile perveriş eder. Ammâ bu dişi morinanın hadd ü hasrın Cenâb-ı Bârî bilür. Yavrusu olup anası ardı sıra Turna katarı yavruları çekildikde berk-i hâtif gibi geçüp her balığın yavrusu bir sâ‘atde güc ile ubûr eder. Ammâ bi-emri Hayy [u] Kadîr erkeği küçük olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121a ·
metinde göster ·
Balı, yağı ve peyniri ve Eflâk tuzu ve morina balığı ve
mersin
balığı kurusu ve karabalık havyârı ve kurâlarında buğdayı ve arpası gâyet latîf …
Balı, yağı ve peyniri ve Eflâk tuzu ve morina balığı ve mersin balığı kurusu ve karabalık havyârı ve kurâlarında buğdayı ve arpası gâyet latîf olup beyâz ekmeği ve esîr bâzârında beyâz câriye ve gılmânlarının hadd [ü] hasrları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
Bu şehir içre kırk elli bin guruşa mâlik morina ve
mersin
balığı bâzergânı kefereleri var kim Leh diyârına ve Maskov diyârlarına yılda ik …
Bu şehir içre kırk elli bin guruşa mâlik morina ve mersin balığı bâzergânı kefereleri var kim Leh diyârına ve Maskov diyârlarına yılda iki bin araba balık salamurası gider, zîrâ Tuna kenârında hemân iki yüz aded mîrî balık kassâbı dükkânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35a ·
metinde göster ·
… et-i İsâ asrında Boğdan keferelerinden Kılıbu nâm bir kefere Tuna'dan morina ve
mersin
balığı avlamak ile bin milyon mâla mâlik olup ba‘dehû kral-ı dâl oldukda,
İbtidâ bânîsi Hazret-i İsâ asrında Boğdan keferelerinden Kılıbu nâm bir kefere Tuna'dan morina ve mersin balığı avlamak ile bin milyon mâla mâlik olup ba‘dehû kral-ı dâl oldukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65a ·
metinde göster ·
… Bu kal‘a önünde nehr-i Tuna üzre emîn ağa azîm balık dalyanları yapup morina ve
mersin
ve çığa ve uştuka ve liçse ve kefal ve som ve lom ve sazan balıkları ve gayrı i …
Silisre eyâletinde hâkimi yetmiş yük akçe iltizâm sâhibi emîndir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [u] cinâyet anın kabza-i tasarrufundadır. Gâyet büyük emânetdir. Bu kal‘a önünde nehr-i Tuna üzre emîn ağa azîm balık dalyanları yapup morina ve mersin ve çığa ve uştuka ve liçse ve kefal ve som ve lom ve sazan balıkları ve gayrı isimli niçe bin elvân balıkları sayd edüp tuzlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
… ar kadar onar on beşer arşın kaddi müteferrika morina ve sekizer ve beşer zirâ‘
mersin
balıkların kıra kıra Tuna yüzü {kızıl} kan olup andan tuzlayup nice bin bâzergâ …
Bir menfez-i cây-ı rehâ ararken hemân görse kim Tuna yüzünde kapan boğazı açık. Tarfetü'l-ayn içre su akındısı ile ol boğazdan yıldırım gibi geçem derken sayyâdlar kapanın iplerin kaldırıp beri tarafda bir açık boğaz dahi vardır. Ana sağîr ü kebîr cümle balıklar girüp mahpûs olup bir karış balık taşra çıkamayup pereme ve kayıklar kadar onar on beşer arşın kaddi müteferrika morina ve sekizer ve beşer zirâ‘ mersin balıkların kıra kıra Tuna yüzü {kızıl} kan olup andan tuzlayup nice bin bâzergânlara balık salamurasın gök paslı sivilye ve altun ile fürûht edüp nice bin araba yükü balık turşusu kâfiristâna gider. Ve ba‘zı morina balığından beş altı kantar kara havyarı çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
… kırmızı hortum burunlu tavuk kebâbı ve dolma tavuk kapaması ve sazan balığı ve
mersin
balığı furunu ve beyâz Latin ekmeği ve Zümon kaymağı ve yoğurdu ve (---)(---)
Ta‘rîf-i ni‘met-i me’kûlât: Cümleden baklava-yı Belgrad Rûm ve Arab u Acem'de meşhûrdur kim sûr-ı azîm ziyâfetlerinde kanlı araba tekerleği kadar bin kat güllâc ve hâs un yuf[k]asından tereyağı ve bâdem ile bir gûne baklavadır kim yerde tennûr içinde pişerler. Ol kadar büyükdür kim furuna sığmaz ve bir baklavayı üç yüz âdem yese doymaz. Tâ bu mertebe büyük ve lezîz ve kalındır, ammâ üstüne bir penez akçe bıraksan baklavaya batar. Tâ bu mertebe bir baklavası olur. Ve bâdemli ve darçın ve karanfilli ve za‘ferânlı lezîz zerdesi bir diyârda olmaz. Ve Mısır tavuğu add etdikleri kırmızı hortum burunlu tavuk kebâbı ve dolma tavuk kapaması ve sazan balığı ve mersin balığı furunu ve beyâz Latin ekmeği ve Zümon kaymağı ve yoğurdu ve (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… lelerinde parka derler bir gûne gemilerle gûnâ-gûn balıklar gelir kim morina ve
mersin
ve çığa ve uştuka ve sazan ve üsmük ve ismodik misilli mâhîler gelir.
Evvelâ cümle iskelelerinde parka derler bir gûne gemilerle gûnâ-gûn balıklar gelir kim morina ve mersin ve çığa ve uştuka ve sazan ve üsmük ve ismodik misilli mâhîler gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
… flak'dan niçe kerre yüz bin kaya tuz gelir ve niçe kerre yüz bin aded morina ve
mersin
balıkları gelüp anlardan ve cümle gelüp giden metâ‘dan bâc u bâzâr alır mîrî mâ …
Bir hâkimi dahi kapudandır. On pâre firkatesi ve üç yüz levendâtıyla Tuna deryâsı üzre cezîre cezîre gezüp haydudları dutup katl eder, a‘lâ hükûmetdir, Vidin kapudanı nâmıyla iştihâr bulmuşdur. Bir hâkimi dahi gümrük emînidir ve bir hâkimi harâc ağasıdır ve bir hâkimi şehir subaşı ağasıdır ve bir hâkimi kal‘a dizdârıdır ve bir hâkimi sipâh kethudâyeridir ve bir hâkimi yeniçeri serdârıdır ve bir hâkimi muhtesib ağasıdır. Ve bir zâbiti bâcdârdır kim Eflak'dan niçe kerre yüz bin kaya tuz gelir ve niçe kerre yüz bin aded morina ve mersin balıkları gelüp anlardan ve cümle gelüp giden metâ‘dan bâc u bâzâr alır mîrî mâl verir bâcdâr mâldâr hazînedârdır. Ve bir zâbiti şehir kethudâsıdır ve bir âmili bâğ ağasıdır kim bâğlarının hadd-i nihâyeti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a ·
metinde göster ·
… mâhîleri olur. Hattâ Tuna nehri tuğyânında bu gölde hâsıl olan eğir kökü yemeğe
mersin
balıkları gelüp bu buheyrede sayd olunur, mahsûllü ve gûnâ-gûn balıklı buheyrec …
Der-manzara-i buheyre-i Kıraşiçe: Bu Darda hisârıyla Birnivar kal‘ası arasında nehr-i Tuna'dan ve nehr-i Dırava'dan azma bir küçük buheyrecikdir. Dâ’iren-mâdâr sekiz mîl bir âb-ı hayât göldür. Latîf ve semîn mâhîleri olur. Hattâ Tuna nehri tuğyânında bu gölde hâsıl olan eğir kökü yemeğe mersin balıkları gelüp bu buheyrede sayd olunur, mahsûllü ve gûnâ-gûn balıklı buheyrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… rı kırılup gemileri hezârân pâre olur. Hattâ Tuna içre niçe morina balıkları ve
mersin
balıkları bu Tahtalu kayaları arasından geçerken serâsime olup kiminin beli kır …
El-ıyâzen billâh bu girdâbda her sene yetmiş seksen pâre Tuna gemileri pâre pâre olup bu kadar bin âdem helâk olur. Gerçi bir dar boğaz değildir, ammâ bi-emrillâhi te‘âlâ nehr-i Tuna içre beri cânibden tâ karşu cânibe varınca Poraça tarafı Tuna içinde balık sırtı gibi tahta tahta döşeli taşlar ve kayalar olduğiyçün bu mahalle Tahtalu Girdâbı derler. Ve nehr-i Tuna'nın bu mahalde cereyânı feryâd [u] fiğânına âdem tahammül edemez. Ve bu mahalde bir transa gemiyi karadan bin âdem gücile iştirank ipler ile gücile çeküp selâmete vâsıl ederler. Ve ba‘zı gemilerin halatları kırılup gemileri hezârân pâre olur. Hattâ Tuna içre niçe morina balıkları ve mersin balıkları bu Tahtalu kayaları arasından geçerken serâsime olup kiminin beli kırılup karaya düşer. El-hâsıl hakkâ ki girdâb-ı Tuna'dır, Hudâ gemileri ve benî âdemleri ol girdâb-ı elemden halâs eyleye, ammâ bu Tahtalı'dan aşağısı selâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a ·
metinde göster ·
balığı ve morina balığı ve kara havyarı, ya‘nî balık yumurtası ve beyâz ve rakî …
Memdûhâtından: Evvelâ nehr-i Ten'de mersin balığı ve morina balığı ve kara havyarı, ya‘nî balık yumurtası ve beyâz ve rakîk sâ‘at kumu ve nehr-i Ten cezîrelerinde sivrisineği ve beyâz billûr gibi buzu ve sekir verir ilik gibi bozası ve sovuğu ve (---)(---)(---)(---) bunlar meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
Evvelâ Kandiye kal‘ası kurbunda Lodos cânibinde ibtidâ Sadrıa‘zam ile ordu-yı İslâm konduğu mahalde nehr-i (---) üzre bir göz Kral cisri aslâ yıkılmayup metânet üzre durup ibtidâ andan ubûr edüp nîm sâ‘at gidüp nehr-i Mersin üzre bir göz cisri dahi güzer etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
… arından çıkup yarım sâ‘at gidüp hemân ol mahalde yine deryâya mahlût olur. Ammâ
Mersin
nehri gibi âb-ı hayât su olmadığından Acısu derler. Ammâ bunda çıkan alabalıkla …
Andan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile nehr-i azîm Acısu'yu atlar ile ubûr etdik. Niçe yerde kaynaklardan tulû‘ eder, ammâ Katırcızâde Mehemmed Pa[şa] çiftliği dibinde bir kayadan ve isfakiye dağları eteklerinde Kolina dağlarından çıkup yarım sâ‘at gidüp hemân ol mahalde yine deryâya mahlût olur. Ammâ Mersin nehri gibi âb-ı hayât su olmadığından Acısu derler. Ammâ bunda çıkan alabalıklar ve kefal balıkları üç yıl Âl-i Osmân askerin ganîmet etdi, ammâ yine her balığın dânesi birer guruşa bey‘ olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
… cümle Marmaris dağları ve dere ve depeleri cümle sığala ağacı ve tefne ağacı ve
mersin
ağacı ile müzeyyen olup âyende vü revendenin demâğın ıtr-ı şâhî-misâl mu‘attar …
Ve bu beş kazâ yerin cümle halkı bunu tahsîl edüp öşr-i sultânîsin Milâs şehrinde (---) câmi‘i mütevellîsine öşür verirler. Kadîm eyyâmdan berü bu dağlar ol câmi‘in evkâfıdır. Öşürden mâ‘adâsın Rodos mukâbelesinde Marmaris iskelesine götürüp füruht ederler. Ve cümle Marmaris dağları ve dere ve depeleri cümle sığala ağacı ve tefne ağacı ve mersin ağacı ile müzeyyen olup âyende vü revendenin demâğın ıtr-ı şâhî-misâl mu‘attar eder. Hattâ Sultân Süleymân Hân Rodos fethine müteveccih olduklarında bu Gökâbâd hıyâbânı içinden ubûr ederken demâğı mu‘attar olup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y128b ·
metinde göster ·
… e melbûsât ve tasnîfâtının memdûhâtın beyân eder: Evvelâ hâs ve beyâz ekmeği ve
Mersin
yemişi ve ziyâfetlerinde gûnâ-gûn lezîz ta‘âmları ve dilber yanağı şeftâlûsü ve …
Ve bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbât ve melbûsât ve tasnîfâtının memdûhâtın beyân eder: Evvelâ hâs ve beyâz ekmeği ve Mersin yemişi ve ziyâfetlerinde gûnâ-gûn lezîz ta‘âmları ve dilber yanağı şeftâlûsü ve tüffâhı ve Şâm fısdığı ta‘bîr etdikleri isnâddır, Haleb'e ve nevâhîlerine Y 175b mahsûsdur. Ve şerâben tahûr-vâr âb-ı hayâtı meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y175a–Y175b ·
metinde göster ·
… ı dillerinde ve serâpâ kendülerini gûnâ-gûn şükûfeler ile ve reyhân ü sünbül ve
mersin
ve hınnâ ve gül-i nesrîn ile başların zeyn edüp ellerinde limon ve turunc ve ha …
Esnâf-ı bâğbân: Mısır içinde iki bin altmış bâğ [u] bostân ve gaytân vardır. Pîrleri Hazret-i İsmâ‘îl'dir. Ve cümle tokuz bin üç yüz bâğbândır. Ekinciler ve keyyâl ve gırbâlcı ve bâğbânlar cümle balta ve kazma ve çapa ve kürekleri ve belleri ellerinde ve yâ Hâlık ve yâ Rezzâk, Y 167a yâ Mün‘im, yâ Muğnî ve yâ Ganî esmâları dillerinde ve serâpâ kendülerini gûnâ-gûn şükûfeler ile ve reyhân ü sünbül ve mersin ve hınnâ ve gül-i nesrîn ile başların zeyn edüp ellerinde limon ve turunc ve hammâslı dallar ile keyyâlbaşı ve bâğbânbaşı atbaşı berâber yine mahbûbları ile mehterhânelerin çalarak ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166b–Y167a ·
metinde göster ·
… yûr içün sular ve buğdaylar dökerler. Ve her bir kabrin başı ucuna gül gülistân
mersin
ü reyhân korlar.
Ba‘dehu her mezârın hîce taşlarında târîh-i musanna‘ u müzehhebler kazarlar. Y 246a Ve gûnâ-gûn üstü açık kubbeler düzerler. Ve hûş [u] tuyûr içün sular ve buğdaylar dökerler. Ve her bir kabrin başı ucuna gül gülistân mersin ü reyhân korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y245b–Y246a ·
metinde göster ·