gaytân-ı ravza-i rıdvânı medh eylesek bir mücelled kitâb olur. Hulâsa-i kelâm b …
Eğer manzûrumuz olduğu mertebe bu gaytân-ı ravza-i rıdvânı medh eylesek bir mücelled kitâb olur. Hulâsa-i kelâm bir haftada, gicemiz Kadr, gündüzümüz ıyd-ı adhâ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171b ·
metinde göster ·
Eski Musul İremezâtü'l-imâd misilli bir hadîka-i ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinân i …
Evvelâ bu Eski Musul içün be-kavl-i Mıkdısî ibtidâ bânîsi ba‘de't-Tûfân (---)(---) imâr edüp ol asrın müverrihleri bu şehre lisân-ı Süryânî üzre Bendâv Acînât ya‘nî Peygamber Cenneti demekdir. Tâ bu mertebe bu Eski Musul İremezâtü'l-imâd misilli bir hadîka-i ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinân imiş. Yârân-ı bâ-vefâya ne gûne imâreti müzeyyen olduğu andan ma‘lûm ola kim bu şehrin yemîn [ü] yesârında olan bâğ-ı cinânları ve gaytân-ı gülistânları ve müşebbek bostânları sabâh ve ahşâm nehr-i Şatt ile saky etdikleri mahalde Şattu'l-Arab gibi deryâ-misâl nehr-i azîm cereyân itmeyüp Şatt'dan aşağı ehl-i Medâyin feryâd edüp "Bre, nehr-i Şatt Musul kavminin isti‘mâl etdiğinden gelmez oldu." deyü feryâd ederlermiş ve vakt-i gurûb olup ahâlî-i Musul atlarına su vermek içün nehr-i Şatt'ın yemîn ü yesârından altı kerre yüz bin altun ve gümüş satıllar ile atlarına su verdikleri zamân yine Şattu'l-Arab bir sâ‘at cereyân etmez olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a ·
metinde göster ·
Ammâ ihvân-ı bâ-safâ-yı müstemi‘îne şöyle ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim, eğer bu kavm-i Kılmağın envâ‘ın ve üç kerre Maskov diyârın nehb ü gâret edüp bildiğimiz ve anladığımız mertebe bu iki kavmin ahvâlâtların mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek Hudâ'ya ayândır mecmû‘a-i nâ-matbû‘amız başka bir mücelled kitâb olur. Bu kadarca tahrîrât ile iktifâ edüp elçi beğ ile Azak vilâyeti tarafına çıkmağa sa‘y ederken Taysı Şâh Kalmığ'ın sefere gidenleri bî-hisâb mâl-ı ganâ’imler ile gelüp cümle Kalmık sürûrlarından [e]lçiye destûr verüp azm-i râh mahallinde bu hakîre Taysı Şâh ve oğlu Moyinçak Şâh ikişer at ve ikişer sığın yavruları derisinden Hıtâyî kâğız gibi mücellâ ve rakîk kürkler ve ikişer aded Noğay ve Heşdek esîri gulâmları ihsân etdi. Ve refîklerime de hem-çünân birer ton sığın derisi kürkleri ve birer re’s atlar verdi. Ve elçi bana "Es'sehî mâ melek" deyüp on bin koyun ve beş bin sığır verdi, zîrâ anlarda akçe pul ve gayri metâ‘ aslâ yokdur. Yedikleri et, geydikleri etin derileridir. Hattâ gömlekleri ve donları bile deridir, ammâ ne deridir, gûyâ beyâz Hıtâyî kâğızdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·
… sagores-i Tevhîdî mertebesi üstâd-ı kâmiller vardır. Ve vâkıf-ı esrâr olduğumuz
mertebe bu
tekyenin Q 200b evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ve bundan sonra ş …
Ve bunda olan erbâb-ı ma‘rifet dervîşân-ı P 198b zîşân bir tekyede yokdur. Herbiri tekmîl-i fünûn-ı tarîk etmiş ârif-i billâh dilrîşler var. Ve ilm-i edvâr gâ’ib olsa cihânda bir âğâze kalmasa îcâdına kâdir nefes sâhibleri fukarâlar var kim gûyâ herbiri Abdullâh-ı Fâryâbî ve Gulâm Nâsırî ve Gulâm Şâdî ve Fisagores-i Tevhîdî mertebesi üstâd-ı kâmiller vardır. Ve vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe bu tekyenin Q 200b evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ve bundan sonra şehr-i Mısır'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
"Ilgun cenneti bizim olsa, âhiret cennetin istemezdik" derler. Tâ bu mertebe bu şiddet-i hâr diyâr-ı nârda Şâm-ı cennet-meşâm-misâl şehr-i İremezâtdır. Zamân-ı kadîmde olan imârâtının kubbeleri ve kâ‘a ve esvâkları ve kasr-ı Havernaklarının esâslarına âdem nazar etdükde hayrân olup engüşt ber-dehen edüp dembeste kalır. Ve bunda olan alâyimât u acâyibât u garâyibâtlar meğer İsvân'da ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408b ·
metinde göster ·