… âhî'den cihâz-ı fakrı kabûl edüp kümmelînden kimesne oldu. Âhir İslâmbol'da bir
mescid ve
bir tekye binâ edüp anda medfûndur.
Ve eş-Şeyh Hazret-i Âbid Çelebi: Bâyezîd Hân şeyhidir. Hazret-i Celâleddîn-i Rûmî neslindendir. Kuzât tâ’ifesi idi, terk edüp Hazret-i Şeyh-i ilâhî'den cihâz-ı fakrı kabûl edüp kümmelînden kimesne oldu. Âhir İslâmbol'da bir mescid ve bir tekye binâ edüp anda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 107a ·
metinde göster ·
… ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir
mescid ve
bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 4b ·
metinde göster ·
… vî halîfelerinden Horâsân erenleridir. Zile vâdîsinde ma‘mûr u âbâdân imâret ve
mescid ve
misâfirhâneli bir tekye-i mu‘azzamdır pâ-bürehne ser-bürehne yetmiş aded fukarâ …
Hacı Bektâş ile diyâr-ı Horâsân'dan gelmiş ceddimiz Hâce Ahmed-i Yesevî halîfelerinden Horâsân erenleridir. Zile vâdîsinde ma‘mûr u âbâdân imâret ve mescid ve misâfirhâneli bir tekye-i mu‘azzamdır pâ-bürehne ser-bürehne yetmiş aded fukarâları vardır. Bu diyârın ahâlîsi azîz Şeyh Nusret'e gâyet mu‘tekidlerdir. Hattâ tekyesinin önünde bir azîm köhne dud şeceri vardır. Bir tarafı çürümüşdür. Ol çürükden bir kımık koparup hummâ-yı muhrıkaya ve hummâ-yı rub‘a mübtelâ olan âdemlere buhûr etse bi-emrillah şifâ bulur; gâyet mücerrebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91a ·
metinde göster ·
… avâlîsi yokdur. Ve bir tarafdan aslâ zafer mümkin değildir. Derûn-ı kal‘ada bir
mescid ve
gılâl anbarı ve dizdârhânesi ve imâm ü mü’ezzin hânesi var. Dizdârı ve on aded …
Eşkâl-i kal‘a-i Pirevadi: Kal‘ası şehrin maşrık tarafında evc-i âsumâne ser çekmiş yalçın kesme dîvâr gibi kaya üzre bir tarz-ı acîb ü garîb kal‘a-i bâlâdır. Cümle der-i dîvâr mücellâ ve musaykal, mutarraş seng-i musanna‘ ile mebnî bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ibret-nümâ kal‘a-i ra‘nâdır. Cânib-i erba‘aları derk-i esfelden nişân verir gayyâ dereleri olmağıla aslâ ve kat‘â bir tarafında handakı yokdur. İllâ cânib-i garba mekşûf iki kat demir kapusu vardır. Ol tarafda on zîrâ‘ kadar arîz ü tavîl kesme kaya handakı vardır. Bu tarafa nâzır metîn kulleleri vardır. Bu kal‘anın zerre mikdârı bir tarafında havâlîsi yokdur. Ve bir tarafdan aslâ zafer mümkin değildir. Derûn-ı kal‘ada bir mescid ve gılâl anbarı ve dizdârhânesi ve imâm ü mü’ezzin hânesi var. Dizdârı ve on aded neferâtları ve kifâyet mikdârı ve şâhî topları var. Ve derûn-ı kal‘ada bir azîm âb-ı hayât câh-ı mâsı var kâmil yüz kulaçtır. Bir seng-pâre ilkâ ile seng sadâsı âdemin zehresin çâk eder. Bu kal‘a içre bundan gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr burc [u] bârûları üzre cirmi yedi yüz adımdır. Kıbleden şimâle vâkı‘ olup kapusundan kıbleye tûlu iki yüz adımdır, arzı kâmil elli adımdır ve gâyet ensiz kal‘acıkdır, ammâ kal‘a-i Kahkahâ'dır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109b ·
metinde göster ·
… estûr bir kubbe-i ma‘mûrdur. Ve bir âşiyân-ı Bektâşiyân ve bir imâret ü kilâr ü
mescid ve
meydân inşâ edüp yedi pâre kurâ vakf eder. Hâlâ ma‘mûr [u] âbâdân cihân-nümâ bi …
Ziyâret-i Hazreti-i Kademli Baba Sultân: Hacı Bektâş-ı Velî hizmetiyle tâ Horâsân'dan bile Rûm'a gelmiş Fağfûr diyârı hâkinde Kozak kavmi memlûklarından bir çâker-i hâkister-emkinde muhibb-i hânedân ârif-i billah-ı zî-şân kimesne imiş. Bektâş-ı Velî'nin cihâz-ı fakrı ve sılalarına vâsıl olup tuğ u alem ve def ü kudûm ü nefiriyle erre-i tevhîd-i sultânî ederek bu kûh-ı bülendi cây-ı me’men edinüp ber seccâde olup yedi sene niçe bin cânlar andan me’zûn olup âhir dâr-ı âhirete min muhabbetillah yönelüp bu mürtefi‘ cihânnümâ püşte üzre fukarâları cesed-i azîzi defn ederler. Sultân Çelebi Mehemmed Hân azîzin fevti haberin istimâ‘ edüp Edirne'den ılgar ile gelüp Kademli Baba hazretleri üzre bir kubbe-i pür-nûr binâ eder. Sâfî rasâs-ı hâs ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûrdur. Ve bir âşiyân-ı Bektâşiyân ve bir imâret ü kilâr ü mescid ve meydân inşâ edüp yedi pâre kurâ vakf eder. Hâlâ ma‘mûr [u] âbâdân cihân-nümâ bir tekye-i Bektâşiyân'dır. Cümle a‘yân-ı vilâyet bu Kademli Baba'ya mu‘tekid olup nezerâtları gelüp âyende vü revende züvvâr-ı müsâfirîne ol nezerâtdan fukarâlar ni‘met çeküp hizmet ederler. Kubbe-i pür-nûru içre azîzin cânib-i erba‘asında çerâğlar ve şem‘dânlar ile müzeyyendir. Hattâ azîz-i merhûm çobanlık etmeğile kaval-ı Mûsâ çalarmış, başları ucunda durur, ulu sultândır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-aziz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132a ·
metinde göster ·
… ‘in cânib-i erba‘asındaki dîvârların yüzüne bu şehir içre ne kadar bin câmi‘ ve
mescid ve
medrese ve hân u hammâm ve sûk-ı sultânî, ve'l-hâsıl ne kadar imâristân var ise …
Ammâ câmi‘-i Emîr Kay nâm bir câmi‘-i ma‘mûr var, meydân-ı muhabbetde kalmış. Cânib-i erba‘asının der-i dîvârları ta sütûhına varınca eyle mücellâ dîvârlardır kim gûyâ Hıtâyî kâğızdır. Bu câmi‘ sâhibi Emîr Kay bu şehr-i kadîmin muharriri olmağile câmi‘in cânib-i erba‘asındaki dîvârların yüzüne bu şehir içre ne kadar bin câmi‘ ve mescid ve medrese ve hân u hammâm ve sûk-ı sultânî, ve'l-hâsıl ne kadar imâristân var ise câmi‘ dîvârına Mühür hattı gibi zemîn hatt-ı Musta‘sımî şeklinde pâk râygân hattıyla cümle ebniyye-i azîmler tahrîr olunmuş hakîr anı kırâ’at edüp alâ kadri'l-imkân deryâda katre ve güneşde zerre mikdârı tahrîr etdim. Ta ol mertebede dikkat etdim ki câmi‘in sütûhına karîb olan âlî hatları dûrbîn ile kırâ’at edüp terkîm etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 239b ·
metinde göster ·
bir tekye vardır. Gayri hân ve hammâm ve çeşme ve kârbânsarây ve medâris ve imâ …
Süleymân Hân câmi‘inden gayrı yedi mescid ve bir tekye vardır. Gayri hân ve hammâm ve çeşme ve kârbânsarây ve medâris ve imâret-i dârü'z-ziyâfe yokdur, ammâ üç mekteb-i sıbyân ve on mikdârı küçük dükkân vardır. Lâkin her hânda birer gasilhâne hammâm mukarrerdir. Herkes hânelerine atlarıyla ve katırlarıyla aşağıdan su götürürler ve niçe yerde âb-ı hayâtdan nişân verir buz pâresi gibi suları sarnıçlarda bârân-ı rahmetden cem‘ ederler, ammâ muhâsarada Suluk yollarından su taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252a ·
metinde göster ·
… bu serhadde gulâmlarına imhâl vermişler. Zîrâ bu şehirde ancak bir câmi‘ ve bir
mescid ve
müsâfirîn içün bir hân vardır. Gayri eser-i binâdan bir hammâm ve bir çârsû-yı …
Beher yevm cümle sıbyân ba‘de'l-asr hocalarından âzâd olunca böyle ağaçlar üzre oynarlar, aceb temâşâgâhdır. Ammâ gâyet necîb ü reşîd gulâmları var. Bir sengistân u cezîre-zemîn olmağile pederleri bu serhadde gulâmlarına imhâl vermişler. Zîrâ bu şehirde ancak bir câmi‘ ve bir mescid ve müsâfirîn içün bir hân vardır. Gayri eser-i binâdan bir hammâm ve bir çârsû-yı bâzâr aslâ yokdur. Ammâ yaylalarında koyunları çokdur. Lâkin şehr-i Haleb'den İpşir Paşa tahrîkiyle Kızılbaş bu kavmin kırk bin aded koyunların alup sürdü ve ol koyun mâddesiyçün tahsîle me’mûr olduğumuz Pinyanişî kavmi bunlardır kim anınçün bu kavm bize ikrâm edüp mezkûr ağaçlar sâyesinde meks edüp zevk [u] safâlar etdik. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b ·
metinde göster ·
… var, ammâ Fireng ve Macar'ın gûrhâneleri yokdur. Kıbtîlerin evlâ bi't-tarîk ne
mescid ve
ne kenîseleri bir diyârda yokdur. Hemân kiminle ihtilât ederse anın savm [u] sa …
Bî-medh kenîse-i râhibân-ı Mığdısiyân: Cümle dokuz aded duyûr-ı bed-âyînhâne kilisalar var. Rûm Ermeni ve Sırf ve Bulgar ve Yahud kenîseleri var, ammâ Fireng ve Macar'ın gûrhâneleri yokdur. Kıbtîlerin evlâ bi't-tarîk ne mescid ve ne kenîseleri bir diyârda yokdur. Hemân kiminle ihtilât ederse anın savm [u] salâtı üzre hareket edüp ol mezhebde olduklarıyçün beher sene iki kerre harâc verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
bir hân ve on beş dükkân var, gayri imâret yokdur. Ancak cümle on o kadar Müsel …
Bu rabta içre bir kiremit örtülü bir câmi‘ ve bir mescid ve bir hân ve on beş dükkân var, gayri imâret yokdur. Ancak cümle on o kadar Müselmân hâneleridir, mâ‘adâ Bulgar ve Sırf kefereleri evleridir. A‘yândan Kâsım Ağa ve karındaşı Mehemmed Ağaların hâneleri âyende vü revendegâna mihmân-sarây olup ni‘metleri bay u gedâya ve pîr u cüvâna ve gebr ü tersâya mebzûldur. Bunlar da bu menzilde olmasalar bu dereden kuş uçmazdı. Andan Kâsım Ağa bu hakîre yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve ormanlar ve niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
bir sarây ve bir hân-ı azîm ve elli kadar dükkân ve Arbina nâm bir deyr-i benâm …
Ve bu kasabada ancak mütevellî içün bir mescid ve bir sarây ve bir hân-ı azîm ve elli kadar dükkân ve Arbina nâm bir deyr-i benâm var, cümle kefereler anda âyîn-i bed-nâm ederler ve dâr-ı diyâr-ı menhûs hânelerine seg ber-sahrâ giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a ·
metinde göster ·
… kılır. Cümle yüz yigirmi aded bâğçeli hânelerdir. Ancak bir câmi‘-i sağîri var.
Mescid ve
mekteb ve tekye ve hân u hammâm, dükkânlardan bir âsâr-ı binâ yokdur, ammâ bâğ …
Ve bu kal‘adan aşağı varoşa kâmil üç bin adımda meşakkat ile enilir ve çıkılır. Cümle yüz yigirmi aded bâğçeli hânelerdir. Ancak bir câmi‘-i sağîri var. Mescid ve mekteb ve tekye ve hân u hammâm, dükkânlardan bir âsâr-ı binâ yokdur, ammâ bâğ u bâğçesi çokdur, lâkin küffâr zamânı varoşu gâyet büyük imiş. Hâlâ her tarafında üçer kat metîn esâs-ı dîvârları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… dahi metîn ve müstahkem oldu. Mukaddemâ türbe-i mehbıt-ı pür-envâr ve câmi‘ ve
mescid ve
medrese ve hân ve hammâm ve tekye ve dekâkîn hayrâtları cümle Selîm Hân-ı Sânî' …
Ve palanka dîvârları ve handakı dahi metîn ve müstahkem oldu. Mukaddemâ türbe-i mehbıt-ı pür-envâr ve câmi‘ ve mescid ve medrese ve hân ve hammâm ve tekye ve dekâkîn hayrâtları cümle Selîm Hân-ı Sânî'nin iken bu sene-i mübârekde cümle Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ hayrâtı olup gâyet ma‘mûr olmuş. Hâlâ dizdârı ve yüz nefer merdüm-hisârı ve müstevfâ cebehâneleri var ve hâkim-i şer‘i Seğitvar kadılığı nâ’ibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 11b ·
metinde göster ·
… yye gümüş âvânî sandûka gibi ve havz u şâzrevân gibi ve gümüş leğenler ve gümüş
mescid ve
gümüş servî ve gayri sîm-i hâlis âvânî hedâyâları ve sîm ü zer-i hâlis münakkaş …
Ve beher sene kânûn-ı Süleymân Hân üzre (---) bin Ungurus altunu harâcların ve yetmiş aded gümüş kupa birer vukıyye olmak üzre iki bin vukıyye gümüş âvânî sandûka gibi ve havz u şâzrevân gibi ve gümüş leğenler ve gümüş mescid ve gümüş servî ve gayri sîm-i hâlis âvânî hedâyâları ve sîm ü zer-i hâlis münakkaş arabalar ile gelmek üzre ve dahi tarafeynin elçilerine beher yevm yüz altmışar aded riyâl guruş harc-ı ma‘kûl verilüp tarafeynin elçileri mu‘azzez ü mükerrem varup geleler. Elçilerin vücûdlarına dîvân-ı pâdişâhîde bir zarar gelmeyüp bir yerleri rahnedâr olmaya, ya‘nî elçinin burnu ve kulağı kesilmeye" deyü çâsâr ricâ etdikde hemân elçi paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65b ·
metinde göster ·
… î kimi kârgîr ve kimi cümle haşebden tahta örtülü evlerdir. Ve bir câmi‘ ve bir
mescid ve
bir medrese ve bir mekteb ve yüz on aded dükkânları var, ammâ bezzâzistânı yokd …
Cümle üç yüz aded tahtânî ve fevkânî kimi kârgîr ve kimi cümle haşebden tahta örtülü evlerdir. Ve bir câmi‘ ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve yüz on aded dükkânları var, ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin her metâ‘ bulunur. Ve kal‘anın handak kenârında bir hammâmı ve bir hân-ı tüccârânı var. Ve nehr-i Tuna kenârınca ma‘mûr ve mükellef bâğçeli Rûm keferesi evleri ve bir kenîseleri var. Ve kal‘anın havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğlar ve halkının kârı ağlardır kim cümlesi balık avlarlar. Ve bu şehrin maşrık tarafı dağlarının ardları Eflak vilâyetidir kim bu şehir âhıru'l-hudûd olup, Eflak serhaddidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96a ·
metinde göster ·
Ve bu iç kal‘a içinde yigirmi mikdârı hânelerdir. Ve bir
mescid ve
anbâr ve cebehâne ve su sa[r]nıcı ve dizdâr evi ve yüz elli aded kal‘a neferâtl …
Ve bu iç kal‘a içinde yigirmi mikdârı hânelerdir. Ve bir mescid ve anbâr ve cebehâne ve su sa[r]nıcı ve dizdâr evi ve yüz elli aded kal‘a neferâtları bunda sâkinlerdir. Ve şâhâne şâhî topları cümle limana nâzırdır. Ve handakı gâyet her savaşa hâzırdır. Ve büyük kapudan taşra varoş-ı ma‘mûrda handak kenârında Mustafa Çelebi câmi‘inin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
… rdır. Ve bir câmi‘ dahi kayalar dibinde var, ammâ ismi hâtırımda yokdur. Ve bir
mescid ve
bir hammâm ve bir hân, bir mekteb-i sıbyân, bir tekye-i dervîşân, bir medrese-i …
Ve bu câmi‘e muttasıl cümle yüz aded dükkânlar var. Ve cümle üç yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar vardır. Ve bir câmi‘ dahi kayalar dibinde var, ammâ ismi hâtırımda yokdur. Ve bir mescid ve bir hammâm ve bir hân, bir mekteb-i sıbyân, bir tekye-i dervîşân, bir medrese-i âlimân var. Ammâ bu şehirde aslâ bâğ u bâğçe yokdur, zîrâ âb [u] hevâsı gâyet bürûdet üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
… skov'da bir dâru'l-mülk-i menhûs olmuş. Niçe bin aded hân ve câmi‘ ve imâret ve
mescid ve
medrese ve tekye ve hammâm ve dekâkînler ve bezzâzistânların kıbâbları ve tâk-i …
Mâ-tekaddem bu dahi Cinkız Hân'ın tahtgâhı imiş. Niçe mülûkdan mülûka kalmış. Hâlâ dest-i Maskov'da bir dâru'l-mülk-i menhûs olmuş. Niçe bin aded hân ve câmi‘ ve imâret ve mescid ve medrese ve tekye ve hammâm ve dekâkînler ve bezzâzistânların kıbâbları ve tâk-i kisrâları ve kâ‘aları râygân durur. İbret-nümâ-yı acâ’ibât [u] garâ’ibâtları çokdur. Hâlâ üç bin kadar saz ve kamış örtülü evleri ve yigirmi aded düyûr-ı kenîseler ve yedi aded mesâcidleri var, zîrâ bunda dahi kavm-i Noğay ve kavm-i Heşdek müselmânları çokdur. Ve altı yüz kadar dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171a ·
metinde göster ·
… ‘a-misâl ma‘mûr bezzâzistânlı ve bir hammâmlı ve iki hânlı ve iki mihrâblı biri
mescid ve
biri kurşum örtülü Ahmed Paşa câmi‘inin kapusu üzre celî hat ile târîhidir:
Menzil-i kasaba-i Yenibâzâr: Yigirmi sene kâmil bu diyârlarda seyâhat edüp bu kasabanın yemîn [ü] yesârından kırk elli kerre geçmek müyesser olup behr-i şehre dâhil olmak müyesser olmadı idi. Şimdi görmek nasîb olup bir ma‘mûr u müzeyyen kasaba-i ra‘nâ imiş. Hâlâ Silisre eyâletinde paşa hâssı voyvadalığı ve yüz elli akçe kazâdır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır, ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur. Şehri bir vâsi‘ çemenzâr ve lâle‘ızâr öz içinde vâki‘ olup Eğridere nâm mâ-i cârî şehir içinden cereyân eder. Yüz elli hâne kiremitli ve saz örtülü bâğ u bâğçeli vâsi‘ hânedânları ve yigirmi aded dükkânları ve üç aded demir kapulu ve kârgîr binâlı kal‘a-misâl ma‘mûr bezzâzistânlı ve bir hammâmlı ve iki hânlı ve iki mihrâblı biri mescid ve biri kurşum örtülü Ahmed Paşa câmi‘inin kapusu üzre celî hat ile târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 201b ·
metinde göster ·
… şa mescidi ve Kapucu mescidi ve Tatarlar mescidi ve Harâccı mescidi ve Zencîrli
mescid ve
Cırcır mescidi ve Abdâl Cindî mescidi ve köprü başında Gâzî Ferhâd Beğ mescidi. …
Cümle 12 mesâcidlerdir, ammâ câmi‘ olmağa müsta‘id zâviyeler vardır. Cümleden Nasûh Beğ mescidi bir câmi‘-i selâtîn-misâl kurşum kubbeli ma‘mûr mescid-i şerîfdir. Ve Kurd Beğ mescidi ve Bâzârlı Beğ mescidi, ya‘nî Alaca mescid demekle ma‘rûfdur. Ve Ankâ’ü'l-vâsi‘ mescidi ve Oruç Paşa mescidi ve Kapucu mescidi ve Tatarlar mescidi ve Harâccı mescidi ve Zencîrli mescid ve Cırcır mescidi ve Abdâl Cindî mescidi ve köprü başında Gâzî Ferhâd Beğ mescidi. Bunlar cümle kiremit ile mestûr buk‘a-i mübârekelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205b ·
metinde göster ·
iki aded hânları var, gayri âsâr-ı binâdan şeyler yokdur. Hattâ bu varoşun iki …
Bir tekye ve bir mekteb ve bir mescid ve iki aded hânları var, gayri âsâr-ı binâdan şeyler yokdur. Hattâ bu varoşun iki tarafında şarkî ve garbîsi sığ deryâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
… mescidi ve Küçi Beğ mescidi ve Emîr Mahmûd mescidi ve Çârsû mescidi ve Çınârlı
mescid ve
Kara Hoca mescidi. El-hâsıl on yedi aded câmi‘ olmağa müsta‘id mesâcidler vardı …
Der-defter-i mesâcidhâ-yı mü’minân-ı âbidât: Cümle 17 aded mahallât buk‘alarıdır. Evvelâ cümleden İskender Beğ mescidi ve Yûnus Voyvada mescidi ve Küçi Beğ mescidi ve Emîr Mahmûd mescidi ve Çârsû mescidi ve Çınârlı mescid ve Kara Hoca mescidi. El-hâsıl on yedi aded câmi‘ olmağa müsta‘id mesâcidler vardır. Her birinin evkâfları metîn olup hüddâmları mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370b ·
metinde göster ·
… Demir kapu değildir. Ve bu kapunun iç yüzünde iki su sarnıçları vardır. Ve bir
mescid ve
dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve kethudâ hânesi ve iki buğday anbârı ile cümle sek …
Ve iç kal‘a bu kal‘anın cenûb tarafı nihâyetinde çâr-kûşe bir kal‘acıkdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Ve cânib-i şarka nâzır bir küçük kapusu vardır. Zamân-ı kadîmde bu kapunun tahta kanatları yüzüne câmûs derisi kaplamışlar. Demir kapu değildir. Ve bu kapunun iç yüzünde iki su sarnıçları vardır. Ve bir mescid ve dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve kethudâ hânesi ve iki buğday anbârı ile cümle sekiz hânedir. Bunlardan gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Ve gâyetü'l-gâye bâlâ iç kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9b ·
metinde göster ·
… ‘ada Germiyanoğlu câmi‘i ve yetmiş aded toprak örtülü neferât evleridir. Ve bir
mescid ve
bir âb-ı hayât çeşmesi var. Hikmet bu kim böyle cebel-i âlî üzre aynü'l-hayât ç …
Ammâ taşra kal‘ada Germiyanoğlu câmi‘i ve yetmiş aded toprak örtülü neferât evleridir. Ve bir mescid ve bir âb-ı hayât çeşmesi var. Hikmet bu kim böyle cebel-i âlî üzre aynü'l-hayât çeşmesâr vardır. Ve aşağı yeni hisârda yigirmi kadar toprak örtülü evlerdir. Ve bir tahta minâreli mescidi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9b ·
metinde göster ·
Ve mesâcidlerin meşhûru ve ma‘mûru Esen Çeşme mescidi ve Akmescid ve Kapalı
mescid ve
Çavuşlar mescidi ve Kubbeli mescid ve Yeni Abdullâh Efendi mescidi.
Ve mesâcidlerin meşhûru ve ma‘mûru Esen Çeşme mescidi ve Akmescid ve Kapalı mescid ve Çavuşlar mescidi ve Kubbeli mescid ve Yeni Abdullâh Efendi mescidi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16a ·
metinde göster ·
… Esen Çeşme mescidi ve Akmescid ve Kapalı mescid ve Çavuşlar mescidi ve Kubbeli
mescid ve
Yeni Abdullâh Efendi mescidi.
Ve mesâcidlerin meşhûru ve ma‘mûru Esen Çeşme mescidi ve Akmescid ve Kapalı mescid ve Çavuşlar mescidi ve Kubbeli mescid ve Yeni Abdullâh Efendi mescidi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16a ·
metinde göster ·
… rkında yine şehre muttasıl câmi‘li ve müte‘addid hânlı ve hammâmlı ve imâret ve
mescid [ve]
medreseli ve çârsû-yı bâzârlı binden mütecâviz sûk-ı sultânlı bir bâğ-ı İrem-mi …
Şehrin şarkında yine şehre muttasıl câmi‘li ve müte‘addid hânlı ve hammâmlı ve imâret ve mescid [ve] medreseli ve çârsû-yı bâzârlı binden mütecâviz sûk-ı sultânlı bir bâğ-ı İrem-misâl bâğ u bâğçeli ve uyûn-ı enhârı firâvânlı üç bin kiremitli ma‘mûr ve âbâdân hıyâbânlı evlerdir. Cümle Tire şehri halkının ba‘de'l-asr teferrücgâhları bu Kara Kadı semtidir. Ve yakın olmak ile her gün cümle yârân-ı bâ-safâ ve erbâb-ı ma‘ârif-i ehl-i vefâ ve zümre-i zurefâ gürûh gürûh gelüp bu Kadı bâğlarında cilveler ederek kesb-i tarâvet edüp kelleler germ ve sîneler nerm olup kavl-i edvâr üzre ilm-i mûsıkîye ri‘âyet edüp her âşıkân bülend-âvâz-ı muhrik ile hoş-elhânlık edüp nevâhânlık ederek makâm-ı uşşâkda uşşâkda uşşâka âşıkâne kavl-i uşşâk terennümâtların terennüm edüp birbirlerine müselsel âheng olurlar. Ve bu kasabanın her köşesinde niçe yüz yerde gülistân [u] bostânlar içre Hüseyin Baykara fasılları olur. Ve cümle mahallâtları çârsû-yı bâzârları içre çemenzâr soffalar üzre çınâr-ı ra‘nâ ve bîd-i sernigûnlar sâyesinde cümle yârân [u] ihvân zevk [u] safâ ederler. Böyle bir cây-ı sürûr kasaba-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84a ·
metinde göster ·
… slimîn mâ‘adâ kefereler sâkindir. Cümle iki yüz hânelerdir. Ve bir câmi‘ ve bir
mescid ve
bir hammâm ve bir hân ve bir kaç dükkân-ı tüccâran vardır. Ammâ tabbâğhânesi al …
İki mahalle-i müslimîn mâ‘adâ kefereler sâkindir. Cümle iki yüz hânelerdir. Ve bir câmi‘ ve bir mescid ve bir hammâm ve bir hân ve bir kaç dükkân-ı tüccâran vardır. Ammâ tabbâğhânesi altında Akgöz bınarı nâm bir âb-ı hayâtdır. Ayağında niçe yüz âsiyâb-ı dakîkler vardır. Şeb [u] rûz âsiyâb-ı felek gibi cevelân edüp ahâlî-i vilâyet kendi gendümlerin ömr-i azîzleri gibi öğüdüp kût-ı lâyemût kifâflanırlar. Bu değirmenlerden aşağı niçe bin bâğ u bâğçe ve müşebbek besâtînleri rey eder mâ-i hayâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94a ·
metinde göster ·
… bir câmi‘i var, Melikü't-Tâhir'indir. Mâ-tekaddem kenîseden velî olunmuş. Ve üç
mescid ve
bir hammâm-ı muhtasarı var. Y 196a Temmûz'da mu‘attal durur. Yigirmi dükkânı …
Ve ma‘mûr yerinde cümle üç mahalle ve üç yüz toprak örtülü hânelerdir. Ve bir câmi‘i var, Melikü't-Tâhir'indir. Mâ-tekaddem kenîseden velî olunmuş. Ve üç mescid ve bir hammâm-ı muhtasarı var. Y 196a Temmûz'da mu‘attal durur. Yigirmi dükkânı ve bir küçük hânı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y195b–Y196a ·
metinde göster ·
… arı ve cebehânesi vardır. Bu kal‘a içre iki yüz mikdâr hücreleri vardır. Ve bir
mescid ve
bir hammâm-ı sağîresi var. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Busrâ şehrine ti …
Bu kal‘a içre şâm yeniçeriyânından bir çorbacıyla iki yüz neferâtı vardır. Topçu ve cebeciyânı ve mükellef topları ve cebehânesi vardır. Bu kal‘a içre iki yüz mikdâr hücreleri vardır. Ve bir mescid ve bir hammâm-ı sağîresi var. Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Busrâ şehrine ticâret ile giderken bizzât mübârek dest-i şerîfleri ile eşdiği eşme kal‘a içinde kaynar bir âb-ı zülâl-i cân-perverîdîr. Ve huccâcdan ishâl marazına mübtelâ olan nûş etse bi-emrillâh şifâ bulur. Mu‘cize-i Resûlullâh'dır. Anıniçün Peygamber Eşmesi derler. Ve bu kal‘a ol şerefiyyet içün binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y267a ·
metinde göster ·
… ese ve sebîl ve imâret tekye ve mekteb ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâdır. Ammâ
mescid ve
gayri câmi‘ yokdur. Ammâ kal‘adan taşra mesâcid ve cevâmi‘ vardır. Ve kal‘a içr …
Ve bu cirmde olan kal‘a içre sağîr ü kebîr dörder beşer kat ma‘mûr u müzeyyen hâne-i âlîler vardır. Serâpâ sütûhları kireç ile pûşîde cümle iki bin âbâdân beyt-i musanna‘lardır. İmâretinin çoğu hân ve câmi‘ ve medrese ve sebîl ve imâret tekye ve mekteb ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâdır. Ammâ mescid ve gayri câmi‘ yokdur. Ammâ kal‘adan taşra mesâcid ve cevâmi‘ vardır. Ve kal‘a içre sûk-ı sultânî çokdur. Ve hammâmât dahi vardır
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
… Ömer ibnü'l-Hattâb. Ve Bâbü'l-Acle kurbunda Ca‘fer bin Ebî Tâlib mevlûdu olduğu
mescid. Ve
Zukâk-ı Mirfak'da Hazret-i Ebû Bekr'in beyti, mescidi ve dükkânı dahi bu mahald …
Fî beyân-ı mesâcid-i şehr-i Mekke: Evvelâ mescid-i (---) ve Hazret-i Resûl'ün Bi’r-i Cübeyr'i kurbunda mescid-i Nebî derler ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve cebel-i Nûbâ üzre mescid-i Ömer ibnü'l-Hattâb. Ve Bâbü'l-Acle kurbunda Ca‘fer bin Ebî Tâlib mevlûdu olduğu mescid. Ve Zukâk-ı Mirfak'da Hazret-i Ebû Bekr'in beyti, mescidi ve dükkânı dahi bu mahaldedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350a ·
metinde göster ·
Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ sene 1037 târîhinde Bayram Paşa Mısır vâlîsi iken Bayram Paşa'ya ve Circeli Alî Beğ'e ve Emîrü'l-hac Rıdvân Beğ'e hatt-ı şerîf gönderüp Mısır'ı tahrîr edesiz, deyü fermân buyurmuşlar. Anlar dahi Mısır'ın cemî‘i imârâtın Gazâlî defteri ve Kemâl Paşazâde tahrîri üzre fürâden fürâden cemî‘i hân ve câmi‘ ve imâret ve mescid ve medrese ve'l-hâsıl cemî‘i imârâtı tahrîr edüp arz eylediklerinden sudan acz gösterüp âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86a ·
metinde göster ·
Ve bu yayla-yı Kayıtbay'da ol kadar harâb u Y 139b yebâb cevâmi‘ ve minâre ve
mescid ve
medrese ve tekye ve hân ve hammâm sebîl ve sâkıye hayrâtları var kim zamân-ı ka …
Ve bu yayla-yı Kayıtbay'da ol kadar harâb u Y 139b yebâb cevâmi‘ ve minâre ve mescid ve medrese ve tekye ve hân ve hammâm sebîl ve sâkıye hayrâtları var kim zamân-ı kadîmde Mısır'a mu‘âdil bir şehr-i azîm imiş. Hudâ amâr eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139a–Y139b ·
metinde göster ·
{Ammâ bu Eski Mısır sene 425 435(?)(---) târîhinde otuz altı bin
mescid ve
sekiz bin işlek sokak ve bin yüz yetmiş hammâm-ı hâs [u] âm ve iki kerre yüz bi …
{Ammâ bu Eski Mısır sene 425 435(?)(---) târîhinde otuz altı bin mescid ve sekiz bin işlek sokak ve bin yüz yetmiş hammâm-ı hâs [u] âm ve iki kerre yüz bin dekâkîn-i esnâfât var idi. Ba‘dehu sene 428'de âl-i Fâtımiyyînden el-Mustansır Billâh kulları birbirleriyle Mısır içinde ceng-i azîm edüp aslâ askerî tâ’ifesi hiç kalmayup ol sene bir kaht [u] galâ ve bir tâ‘ûn-ı azîm olup cümle halk-ı Fustât mezkûr el-Mustansır Billâh Ebû Temîm Sa‘d bin ez-Zâhir el-A‘izzâdînillâh [el-A‘azz Lidînillâh?] Ebî Hasan Alî ki hulefâ-yı Fâtımiyyînin güzîdesi idi, Fustât halkı el-Mustansır'a gelüp şikâyet etdiklerinde el-Mustansır ehl-i Fustât'dan on nefer âdem Kostantıniyye'de bu on nefer âdem âdem doğru âl-i Selçukıyân'ın boy beği olan Ertuğrul'a zahîre talebiyçün Ayasuluk şehrine âdemler gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y140a ·
metinde göster ·