… ânîce gelüp türbedârlara bir kaç akçe verüp ziyâret ederler. Zîrâ dâ’imâ kapusu
mesdûddur
.
Hakîrin niçe kerre vakt-i seherde manzûru olmuşdur kim eczâhânlar türbesinde eczâ-yı şerîfler kırâ’at etdüklerinde sâ’ir kubâblarda medfûnlara müteveccih olup tilâvet-i Kur’ân ederler. Ammâ bunun İslâm ile rıhlet etdüğine şekk [ü] şübhe olmağile cümle eczâhânlar sandûkasına arkaların 29a çevirüp tilâvet-i Kur’ân ederler. Ve niçe kerre hakîr'in manzûru oldu kim Fransa Fireng'i tâ’ifesi nihânîce gelüp türbedârlara bir kaç akçe verüp ziyâret ederler. Zîrâ dâ’imâ kapusu mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b–29a ·
metinde göster ·
… nâzırdır, biri hisâr-pîçe kapusudur, biri demir pençereli Sel kapusudur, dâ’imâ
mesdûddur
. Cümle yüz beş pâre topları var ammâ leb-i deryâda Boğaz'a nâzır âdem girir şay …
Ve cümle üç kapusu var; biri Dağkapusu şimâle nâzırdır, biri aşağı şehre nâzırdır, biri hisâr-pîçe kapusudur, biri demir pençereli Sel kapusudur, dâ’imâ mesdûddur. Cümle yüz beş pâre topları var ammâ leb-i deryâda Boğaz'a nâzır âdem girir şayka ve balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… âfında talebe hücreleri vardır. Ferhâd Paşa Câmi‘i'nin evkâfı olmağıla kapuları
mesdûddur
ammâ tarz-ı Rûm câmi‘-i dilküşâ imiş. Ve Câmi‘-i Özdemirzâde, hâlâ medresedir; …
Ve cümle yetmiş mihrâbdır. Evvelâ Dîv Alî Câmi‘i, kâr-ı kadîmdir. Mâ-takaddem Şâh Tahmas'ın hânı imiş, ammâ sünnî olmağıla bu câmi‘i inşâ etmiş ve taşra varoşda cemâ‘at-i kesîreye mâlik Câmi‘-i Kebîr-i Şâh Safî nitekim tâk-ı kisradan nişân 313a verir bir binâ-yı şîrîndir. Ve hareminde bir şâfi‘î havzı ve şâzirvânı ve etrâfında talebe hücreleri vardır. Ferhâd Paşa Câmi‘i'nin evkâfı olmağıla kapuları mesdûddur ammâ tarz-ı Rûm câmi‘-i dilküşâ imiş. Ve Câmi‘-i Özdemirzâde, hâlâ medresedir; şehrin müftîsi ders takrîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 312b–313a ·
metinde göster ·
… tları yokdur ammâ Celâlî ve Cemâlî havfından birkaç kulleleri ma‘mûr ve bâbları
mesdûddur
.
Lisân-ı Yunaniyân üzre Târîh-i Yanvan'da bu İznik kal‘asın ibtidâ binâ eden Sâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Ba‘de't-tûfân Musul kurbunda Cûdî cebelinde gemileri karâr bulup gemiden çıkan yetmiş nefer kimesne kendülere tavattun içün bir mekân-ı latîf arayarak Hazret-i Sâm seyâhat ederek bu İznik mahalline gelüp görür kim bir buhayre kenarında âb [u] hevâsı latîf bir cây-ı nazîf olmağıla ehl [u] iyâliyle bu ferah-fezâda yetmiş sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol kal‘ası yerin Hazret-i Süleymân kasr binâ etmezden bin yedi yüz yıl makdem imâr olmuş şehr-i kadîmdir. Ba‘dehû İslâmbol'a bânîsi bânî olan Yanko b. Madyan'ın duhter-i ferhunde-ahteri olan İznike nâm krale-i muhtâre Sâm binâsı üzre müceddeden bir sûr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn inşâ etmişdir kim hâlâ cemî‘-i seyyâhân-ı berr [u] bihâr lisânında ve cemî‘i müverrihân-ı Rûm kütüb-i mu‘teberelerinde husûsan Tevârîh-i Yanvan'da kal‘a-i Çîn-i Rûm-ı atîk şehr-i İznik deyü tevârîhlerde mevsûfdur. Ba‘dehû nice mülûkden mülûke değüp âhir İslâmbol Tekürü Pozatin oğlu Ali nam kralın destinde iken dest-i kahr ile sene 731 târîh ile Orhân Gâzî muhâsara edüp yedi ay döğdükten sonra küffârın beş yüz pâre gemileriyle Gemlik nâm iskeleden imdâda gelüp guzât-ı müslimîni zeyl-i hisârdan kaldırmak içün gelüp asker-i İslâm bu hâli görüp imdâda gelen küffâra bir satûr-ı Orhânî urup sâhil-i buhayrede cümle dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp niçe bini gark-âb-ı buhayre olup yine kal‘ayı muhâsaraya şurû‘ edüp derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp cânları halâs olmadan me’yûs olup kırk gün dahi ceng-i azîm edüp âhir kal‘anın rahnedâr olan yerlerinden guzât-ı müslimîn ankebût-vâr zirve-i hisâr-ı üstüvâra urûc edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup derûn-ı kal‘ada küffârı cümle dendân-ı tîğdan geçirüp feth olduğuçün hâlâ Orhân Gâzî câmi‘inde hatîb minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i azîmin biri dahi budur. Ba‘dehû Gâzî Hudâvendigâr tahrîri üzre Bursa sancağı hâkinde (---) tarafından hâkimlidir ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır ve cümle (---) nâhiye kurâlardır. Bu kurâlardan senevî kadısına cümle yedi kîse-i Çînî hâsıl olur. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ-yı sulehâsı ve meşâyih-i kirâmı ve halîm ü selîm ve sâhib-i sülûk sâhib-i vera‘ müttakî âdemleri vardır ve şehr nâ’ibi ve kapan muhtesibi vardır ammâ iç il olmağıla kal‘asının dizdârı ve neferâtları yokdur ammâ Celâlî ve Cemâlî havfından birkaç kulleleri ma‘mûr ve bâbları mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5a ·
metinde göster ·
… ânib-i kıbleye aşağı şehre mekşûfdur. Ve bir kapusu şarka Uğrın kapudur. Dâ’imâ
mesdûddur
. İçinde iki yüz neferât hânesi ve bir câmi‘i ve gılâl anbârları ve su sarnıcı v …
Der-eşkâl-i iki aded iç-kal‘a: Birbirlerinden bir ok menzili ba‘îddir. Biri cânib-i kıbleye yüksek kal‘a sene (---) târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed binâsıdır. Şekl-i murabba‘ çâr-kûşe handaksız, yalın kat, iki kapulu ve handaksız bir topraklı püşte üzre vâki‘ olmuşdur. İşlek kapusu cânib-i kıbleye aşağı şehre mekşûfdur. Ve bir kapusu şarka Uğrın kapudur. Dâ’imâ mesdûddur. İçinde iki yüz neferât hânesi ve bir câmi‘i ve gılâl anbârları ve su sarnıcı ve cebehânesi ve kırk aded hurde şâhî topları vardır. Bu kal‘a cümle şehre havâledir ve paşa kal‘asından âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74b ·
metinde göster ·
… tih-i Bağdâd Murâd Hân girdiği hammâm-ı hoş-hevâdır kim hâlâ o halvet-i sultânî
mesdûddur
. Gayr kimesneler girüp gusl edemezler ve kal‘a altında eski Hasan Paşa hammâmı …
Der-vasf-ı hammâmât-ı Sivas: Cümle (---) aded hammâmdır. Evvelâ köprü başında Koca Hasan Paşa hammâmı âb [u] hevâsı ve binâsı latîf ve kâr-ı kadîm olduğundan Süleymân Hân ve fâtih-i Bağdâd Murâd Hân girdiği hammâm-ı hoş-hevâdır kim hâlâ o halvet-i sultânî mesdûddur. Gayr kimesneler girüp gusl edemezler ve kal‘a altında eski Hasan Paşa hammâmı hûb u zîbâ hammâm-ı rûşenâdır ve bâzâr meydânında Meydân hammâmı ve Taşhân hammâmı ve Medrese hammâmı ve Paşa Kal‘ası hammâmı ve bu hammâmlar cümle çifte hammâmlardır. Bunlardan mâ‘adâ yüz on aded sarâylar ve gayri hânedânlar hammâmı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
… ar. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri
mesdûddur
. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünd …
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
… ne'deki (---)(---) medresesi hücresi olmuşdur. İlâ hâze'l-ân ol hücre-i sultân
mesdûddur
. Yanına varmağa bile cür’et edemezler. Eyle bir mahûf hücredir.
Ale's-sabâh Kemâl Paşazâde taşra çıkınca görse kim kapusu önünde imâm ve mü’ezzin ve cemâ‘atler tâbût hâzır edüp su ıssı etmişler. Kemâl Paşazâde'yi görüp vâlih ü hayrân kalup şükr-i Yezdân ederler. Kemâl Paşazâde keşf-i râz etmeyüp bu hücrede tekmîl-i fünûn edüp eyle âlim ü fâzıl olur kim ferîd-i asr, mütebahhirînden gavvâs-ı ma‘ânî olup hakkâ ki müfti's-sakaleyn olup âhir Süleymân Hân-ı Gâzî asrında Mısır kadı‘askerliğinden ma‘zûl olup {İslâmbol'da} şeyhülislâm iken dâr-ı selâmı selâmlayup Edirnekapusu hâricinde bir demir şebeke içre üstü mekşûf bir merkad-i muvakıdede medfûndur. Masrû‘ olan cânlar yedi cum‘a ertesi ale‘s-sabâh ziyâret edüp hâk-i pâk-i anber-âsâ türâbından sehel tenâvül ederler, bi-emrillâhi Te‘âlâ sıhhat bulup gider. Bu sultânın irtifâ‘-ı kadrine sebeb bu Edirne'deki (---)(---) medresesi hücresi olmuşdur. İlâ hâze'l-ân ol hücre-i sultân mesdûddur. Yanına varmağa bile cür’et edemezler. Eyle bir mahûf hücredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 157b ·
metinde göster ·
… nibi kayalar üzre âlî vâki‘ olmuşdur. Ol tarafa bir uğrun kapusu vardır, dâ’imâ
mesdûddur
. Bu rıbâtın cirmi altı bin adımdır. Limana nâzır kullelerinde azîm şayka toplar …
Eşkâl-i rıbât-ı Âdilcevâz: Bu dahi yalçın kaya üzredir ammâ alçak püşte üzre vâki‘ olmuşdur. Bir tarafı leb-i deryâdaki kaya üzredir kim 3 aded kapusu var; Ahlat kapusu, cânib-i cenûba mekşûfdur. Bir kapusu, taraf-ı şarka cânib-i Ercîş'e meftûhdur. Bu aşağı kal‘a dahi gâyet metânet üzre seng-i azîmler ile binâ olunmuşdur ve şekl-i murabba‘dır. Şimâl cânibi kayalar üzre âlî vâki‘ olmuşdur. Ol tarafa bir uğrun kapusu vardır, dâ’imâ mesdûddur. Bu rıbâtın cirmi altı bin adımdır. Limana nâzır kullelerinde azîm şayka topları var kim içlerine âdem sığar. Cümle yetmiş altı pâre şâhâne balyemez topları var kim akrânları kal‘a-i Van sedd-i imândadır. Bu kal‘a cümle yine bâğsız ve bâğçesiz üç yüz aded hâne-i kadîmler var kim cümle kârgîr binâ-yı kavîlerdir. Zîrâ niçe kerre bu kal‘ayı Kızılbaş muhâsara edüp hâ’ib ü hâsir gitmişdir. Anınçün evleri cümle kârgîr ve cibis binâdır ve mağaraları kayalar içre kemîn-hâneleridir. Bu kal‘anın batı tarafı dağlardır ve üzerleri serâpâ bâğlardır. Hevâsı latîf olmağile ahâlîsi sağlardır ve kıble tarafı Van deryâsıdır. Sağîr ü kebîr sarâyları ve re‘âyâ hâneleri ve bâğ evleriyle cümle bin yüz aded büyût-ı ra‘nâlardır ve cümle sekiz mahalle ve yedi mihrâbdır. Cümleden Zâl Paşa câmi‘i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242b ·
metinde göster ·
Evvelâ bu İçkal‘a taşra sûr-ı kebîrin cânib-i şarkîsinde bir düz yerde şekl-i murabba‘ bir seng ve tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Etrâfında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Ve cânib-i kıbleye ve şehr içine mekşûf bir kapusu var ve bir uğrun kapusu var dâ’imâ mesdûd durur. {Sene (---) târîhinde Bekir Subaşı Celâlî olup Bağdâd'a kapanup Acem şâhına haber gönderdi kim "Şâhım, Bağdâd senin, sarâyına gelesin!" deyü haber gönderüp şâh geldikde Celâlî Bekir kal‘ayı şâha vermeyüp cenge âheng ederken Celâlî Bekir oğlu Dervîş Muhammed bu iç kal‘anın mezkûr handak kapusun açup şâh askerin Bağdâd'a koyup Acem istîlâ etdüği menhûs Uğrunkapusu'dur kim hâlâ mesdûddur}. Ammâ büyük kapusunun dâhilinde şeb [u] rûz cümle dîdebânlar pür-silâh âmâdedirler. Bilmedikleri âdemi kal‘aya komak ihtimâlleri yokdur. Zîrâ cümle cebehâne ve hazîne ve barûd-ı siyâh ve cümle erzâk-ı sipâh bu İçkal‘a'da mahfûzdur. Bu kal‘ada başka dizdâr ve cümle (---) aded neferât-ı kerrâr vardır. Ve derûn-ı hisârda cümle (---) hâk-i amber-pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 341a ·
metinde göster ·
, ammâ dîdebânları dâ’imâ nigâhbânlık edüp pür-silâh bevvâbları vardır, zîrâ aşa …
Cânib-i garba nâzır bir demir kapusu vardır. Derûn-ı hisârda dizdâr hânesi ve kethüdâ ve imâm ve mü’ezzin ve kal‘a mehterleri hânesi var ve cebehâne hücreleri ve gılâl anbârları ve su sarnıçları ve Ceylân yolu nâm su yolları vardır. {Kâmil üç yüz altmış iki ayak kesme kaya taş nerdübân ile nehr-i (---) inilir ve garb tarafında Ayyâr kayası bu kal‘aya sehel havâledir}. Ve Yıldırım Hân câmi‘i var. Gayrı hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir âsâr yokdur, zîrâ evc-i âsumâna kad-keşân olmuş bir kal‘a-i bâlâ olmağile değme âdem bir sâ‘atde urûc edemediğinden şeb [ü] rûz kapusu dâ’imâ mesdûddur, ammâ dîdebânları dâ’imâ nigâhbânlık edüp pür-silâh bevvâbları vardır, zîrâ aşağı şehir ahâlîsinin cemî‘i zî-kıymet metâ‘ları cümle kal‘ada mahfûzdur ve cümle mücrim ve kanlılar bunda mahpûsdur kim Kuds-i şerîf'in zindânı Kerek kal‘asıdır, ammâ bu Tokat gûyâ diyâr-ı Acem'in kal‘a-i Kahkaha'sıdır. Hattâ sene 1056 târîhinde Varvar Alî Paşa'dan İpşir Mustafâ Paşa'nın hatunu Mavrol Hân kızı Perihân'ı Sultân İbrâhîm Hân Varva[r]'dan taleb etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 20a ·
metinde göster ·
… lar Tuna'ya gelse giremezler. Gerçi ol tarafda kapan yokdur, ammâ cümle çit ile
mesdûddur
. Tâ ki şiddet-i şitâ olup yedi aydan sonra balık kalmayup kış geldikde bu dalya …
Başka balık kassâbları ve sayyâdları vardır kim şeb [ü] rûz bu kapan ağzın bekleyüp gelen balıkları sayd ederler, zîrâ balık ol dar boğaza gelüp bir dahi dönemez. Agreb ve garâ’ibden san‘at-ı şeytândır ve bir Tuna gemisi gelse mezkûr kapanın iplerin koyverüp 66a gemiler tarfetü'l-ayn içre geçerken meğer ol mahalde fakîr balıklar fürce bulup geçüp Karadeniz'de yaylalara varup yumurta döker, ammâ Karadeniz'den balıklar Tuna'ya gelse giremezler. Gerçi ol tarafda kapan yokdur, ammâ cümle çit ile mesdûddur. Tâ ki şiddet-i şitâ olup yedi aydan sonra balık kalmayup kış geldikde bu dalyanları ve sarâyları emîn ağa sökdürüp yine Tuna'nın iki tarafına keraste ve direkleri dağlar gibi yığılır, zîrâ bu dalyana emîn ağanın yüz kîse masrûfu gider, ammâ beş yüz kîse kâr edüp kal‘a neferâtları ulûfelerin kebe ve keçe ve keraste ve balık ve kazma ve çapa ve kürek verüp haklaşdıkdan sonra kendüye yüz elli ve iki yüz kîse ve yigirmi kîse ve ba‘de'l-harc ve'l-mesârıf beş kîse kalmamış emîn-i medyûnlar vardır, zîrâ Cenâb-ı Kibriyâ'nın ol mâyide mahlûku kanında nice bed ve berekât olur. Bir kerre anı gören andan ibret alup böyle ibret-nümâ bir dalyan-ı temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b–66a ·
metinde göster ·
… im bu hayrât câmi‘ sâhibi Yahyâlı Mehemmed Paşa'nındır, ammâ Bayrâm Beğ imâreti
mesdûddur
ve niçe tekyelerde imâretler var, ammâ dervîşân içündür.
Der-vasf-ı dârü't-ta‘âm-ı imârât: Ancak bir aded dârü'z-ziyâfe imâreti var kim aşağı çârsûdadır. Cümle fakîr ve pîr ü cüvâna beher yevm iki kerre ni‘meti bî-imtinân mebzûldür kim bu hayrât câmi‘ sâhibi Yahyâlı Mehemmed Paşa'nındır, ammâ Bayrâm Beğ imâreti mesdûddur ve niçe tekyelerde imâretler var, ammâ dervîşân içündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… emir kapusu var. Ammâ bu iç kal‘ada on aded kâfiri kârgîr binâ evlerin kapuları
mesdûddur
, ammâ sâhiblerinin esvâb-ı eskâlleri var.
Bu kal‘a içinde benî âdem olmadığının aslı evc-i âsumânda bulutlar içre bir kal‘a-i bâlâ olmağile nüzûl [u] urûcunda benî âdem usret çekmelerinden kaçup bu kal‘ada bir ferd-i âferîdeden kimesne sâkin olmaz. Ancak nevbet ile bekler birkaç dîdebânları ve cânib-i şimâle mekşûf bir demir kapusu var. Ammâ bu iç kal‘ada on aded kâfiri kârgîr binâ evlerin kapuları mesdûddur, ammâ sâhiblerinin esvâb-ı eskâlleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
… Kâfir zamânında liman kal‘ası imiş. Hâlâ deryâ kenârında liman kapusu var, ammâ
mesdûddur
. Ve bu kapunun iki tarafında beyâz mermerden birer arslan tasvîr olunmuşdur. Ve …
Der-vasf-ı aşağı iç kal‘a: Başka handaklı ve mağrib cânibine nâzır bir demir kapulu ve içinde üç aded evli kal‘a-i sağîrdir. Kâfir zamânında liman kal‘ası imiş. Hâlâ deryâ kenârında liman kapusu var, ammâ mesdûddur. Ve bu kapunun iki tarafında beyâz mermerden birer arslan tasvîr olunmuşdur. Ve bu iç kal‘a üç aded kulle-i azîmlerdir. ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
Andan tâ Karanlık kapuya varınca üç bin adım yerde olan kapular cümle
mesdûddur
, işlemeyüp hîn-i mahalde açılır. Ammâ Karanlık kapu cânib-i garba nâzır olup üç …
Andan tâ Karanlık kapuya varınca üç bin adım yerde olan kapular cümle mesdûddur, işlemeyüp hîn-i mahalde açılır. Ammâ Karanlık kapu cânib-i garba nâzır olup üç kat metîn kapulardır. Lâkin tabyaların kemerleri altından gidilüp gâyet karanlık yer olmak ile Karanlık kapu derler, gâyet muzlim yolları vardı[r]. Hattâ ba‘de'l-feth cümle halk bu karanlık yolların izdihâmında giderlerken niçe âdemler birbirlerine başların urup "Geri tur, ileri gel, sağa var, sakın yoldan" deyü giderlerken bu Karanlık kapu yollarında ba‘zı levendât makûlesi gâzîler ba‘zı dilberin ardı sıra gözedüp ol karanlık yere geldikde ol mahbûbların bûselerin aldıklarıyçün uşşâkân mâbeyninde bu kapuya "Şeftâlû kapusu" dediler. Hakkâ ki karanlık kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310a ·
metinde göster ·
, zîrâ ol tarafda cemâ‘at yokdur, harâbdır. Ve bu câmi‘[in] bir tabaka bir minâr …
Ve haremin kıble kapusu mesdûddur, zîrâ ol tarafda cemâ‘at yokdur, harâbdır. Ve bu câmi‘[in] bir tabaka bir minâre-i mevzûnu var kim Hüseynî makâmı kadar bâlâdır ve bir makâm-ı Habeşî binâ-yı ra‘nâdır. Ve serâpâ bu imâret rusâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘i nûrun alâ-nûrdur kim ürd-i behiştden nişân verir bir câmi‘dir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a ·
metinde göster ·
… ânî gılâli hıfz içün iki anbâr vardır. Ve garba nâzır bir kapusu vardır, dâ’imâ
mesdûddur
. Ammâ kadîm-i eyyâmda gâyet Y 98b s‘ab kal‘a imiş. Ve cânib-i erba‘ası yalçın …
Ba‘dehu bu şehir sene (---) târîhinde Âl-i Osmân'dan Sultân Murâd-ı Sânî destine girüp kal‘asın münhedim etmişdir. Hâlâ şehrin ensesinde şimâl cânibinde bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır. Ammâ içinde dizdârı ve neferâtı ve âdemî zâdı yokdur. Ancak öşr-i sultânî gılâli hıfz içün iki anbâr vardır. Ve garba nâzır bir kapusu vardır, dâ’imâ mesdûddur. Ammâ kadîm-i eyyâmda gâyet Y 98b s‘ab kal‘a imiş. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kayalar olmak ile handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y98a–Y98b ·
metinde göster ·
… buğday yeyüp bir sene müstevfâ yetişir imiş. Hâlâ ol mahzenler boşdur ve ağızı
mesdûddur
.
Ve bu şehir içinde yol üzerlerinde üç yüz altmış altı mahzenler vardır. Küffâr zamanında bu mahzenlerde mâl-â-mâl buğday dururmuş. Rûz-merre bir müd buğday yeyüp bir sene müstevfâ yetişir imiş. Hâlâ ol mahzenler boşdur ve ağızı mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120b ·
metinde göster ·
… i benî âdem yokdur. Cümle ahâlîsi aşağı varoşda sâkinlerdir. Şeb [u] rûz kapusu
mesdûddur
.
El-hâsıl medhinde lisân kâsırdır, bir kal‘a-i bî-misâldir. Lâkin ne top ve ne tüfeng ve cebehânesi yokdur. Sultân İbrâhîm bir avreti anda haps etmiş. Andan gayri benî âdem yokdur. Cümle ahâlîsi aşağı varoşda sâkinlerdir. Şeb [u] rûz kapusu mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142b ·
metinde göster ·
… ı evlerdir. Ve şarka nâzır bir kapusu var. Metîn demir kapudur. Ve kıble kapusu
mesdûddur
.
Ve kal‘ası bir kayalı dere başında şekl-i murabba‘dan tûlânî bir şeddâdî binâ kal‘a-i zîbâdır. Ve cirmi altı yüz adımdır. Ve bir kat dîvârdır, ammâ gâyet metîndir. Ve aslâ handakı yokdur. Ve içinde dizdâr ve cebehâneden gayri bir şey yokdur. Ammâ taşra kal‘ada bir câmi‘ ve elli yedi kireç sıvalı evlerdir. Ve şarka nâzır bir kapusu var. Metîn demir kapudur. Ve kıble kapusu mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y147a ·
metinde göster ·
… . Bu ol kadar mükellef değildir. Ve bir dahi hammâm-ı Attârîn. Ve hammâmın biri
mesdûddur
.
Ve yedi zâviye ve altı hammâmı var. Üçü sayf ü şitâda işler. Paşa sarâyı kurbunda hammâm-ı Amberiyye: Hakkâ ki Hudâ hakkıyçün cemî‘i der-i dîvârı dâ’iren-mâdâr amber-i hâm kokar. Âb [u] hevâsı ve binâsı gâyet latîfdir. Bu hammâmın misli meğer Aydın Güzelhisârı'nda Y 199b Sultân hammâmı ola. Ve bir hammâm dahi Yeni hammâm. Bu ol kadar mükellef değildir. Ve bir dahi hammâm-ı Attârîn. Ve hammâmın biri mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y199a–Y199b ·
metinde göster ·
… ve Hazret-i Kaydâ ve Hazret-i Fütdemâ ve Hazret-i Taymâ. Bunların gâr kapuları
mesdûddur
, ammâ huzûrlarına varup ziyâret ederler. Ekseriyyâ bunları ziyâret etmeğe Yahûd …
Ammâ kal‘a altında gâr-ı Kutûr derler bir mağârada yine Hazret-i İsmâ‘îl evlâdları medfûndur. Evvelâ Hazret-i Kutûr ve Hazret-i Âzeryâ ve Hazret-i Kaydâ ve Hazret-i Fütdemâ ve Hazret-i Taymâ. Bunların gâr kapuları mesdûddur, ammâ huzûrlarına varup ziyâret ederler. Ekseriyyâ bunları ziyâret etmeğe Yahûd tâ’ifesi gâyet sa‘y ederler. Zîrâ tevârîhlerinde mastûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y200b ·
metinde göster ·
. Ba‘zılar "Hazret-i Mûsâ'ya verdiği kızdır" derler. Andan bir sâ‘at kıbleye sah …
Ve bu âsitânenin dere aşırısında yine kayalar içre bir kubbe-i âlîde ziyâret-i bint-i Hazret-i şu‘ayb Nebî ammâ harem-i Resûlullâh olmağile kapuları mesdûddur. Ba‘zılar "Hazret-i Mûsâ'ya verdiği kızdır" derler. Andan bir sâ‘at kıbleye sahrâlar içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203a ·
metinde göster ·
… bu gâr içre girüp nâbînâ feryâd ederek a‘mâ olmuş taşra çıkar. Hâlâ gârın bâbı
mesdûddur
. Ve,
Makâm-ı Hazret-i Yûşa‘: Ve şehrin şarkîsi cânibinde ziyâret-i Cennet kapusu. Hazret-i Mu‘âviye asrında niçe bin askerle bu şehire gelüp bi-emrillâh üç bin Sahâbe-i Resûlullâh şehîd olup bu gâr içre yatırlar. Hâlâ kimi ter ü tâze ve kimi kadîd ve ba‘zısı hemân üstühân kalmış. Bir kerre bir âdemin oğlu babasından firâr edüp bu gâr içre girüp nâbînâ feryâd ederek a‘mâ olmuş taşra çıkar. Hâlâ gârın bâbı mesdûddur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y207a ·
metinde göster ·
… na‘ı rusâs ile pûşîde ve altun alemlidir. Ve şimâle nâzır bir kapusu var, dâimâ
mesdûddur
. Derûn-ı kubbede ne olduğu ma‘lûmum değildir. Ve cânib-i erba‘asında pençeresi …
Ve bu mihrâbın sağ tarafında Hazret-i Risâlet-penâh'ın Mi‘râc kubbesi, şekl-i müsemmen bir kubbe-i latîfdir. Ve her köşesinde ikişer ince mermer sütûncuklar bitişikdir. Üstâd mühendis eyle inşâ etmiş. Serâpâ mermer kaplıdır. Ve kubbe-i musanna‘ı rusâs ile pûşîde ve altun alemlidir. Ve şimâle nâzır bir kapusu var, dâimâ mesdûddur. Derûn-ı kubbede ne olduğu ma‘lûmum değildir. Ve cânib-i erba‘asında pençeresi yokdur. İçine girmek terk-i edeb olduğundan mesdûddur. Ve kapusu üzre bu târîh ile bu âyet-i şerîf mahrûrdur ve bir beyâz kitâbe üzre celî hatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215a ·
metinde göster ·
… r. Ve cânib-i erba‘asında pençeresi yokdur. İçine girmek terk-i edeb olduğundan
mesdûddur
. Ve kapusu üzre bu târîh ile bu âyet-i şerîf mahrûrdur ve bir beyâz kitâbe üzre …
Ve bu mihrâbın sağ tarafında Hazret-i Risâlet-penâh'ın Mi‘râc kubbesi, şekl-i müsemmen bir kubbe-i latîfdir. Ve her köşesinde ikişer ince mermer sütûncuklar bitişikdir. Üstâd mühendis eyle inşâ etmiş. Serâpâ mermer kaplıdır. Ve kubbe-i musanna‘ı rusâs ile pûşîde ve altun alemlidir. Ve şimâle nâzır bir kapusu var, dâimâ mesdûddur. Derûn-ı kubbede ne olduğu ma‘lûmum değildir. Ve cânib-i erba‘asında pençeresi yokdur. İçine girmek terk-i edeb olduğundan mesdûddur. Ve kapusu üzre bu târîh ile bu âyet-i şerîf mahrûrdur ve bir beyâz kitâbe üzre celî hatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215a ·
metinde göster ·
… acındandır. Âsitânesi bir kubbe-i âlîdir. Lâkin harem-i muhterem olmak ile bâbı
mesdûddur
, içine girüp yatmak memnû‘dur. Ve bu kubbenin sütûhu kireç ile pûşîdedir.
Ziyâret-i Cesîmâniyye ya‘nî kabr-i Meryem Ana radıyallâhu anhâ: Haremine on üç kademe taş nerdübân ile enilir. Andan bu haremin şimâlinde kabr-i şerîfi bâbına otuz ayak taş nerdübân ile enilir. Kıbleye nâzır bir bâb-ı kebîrdir ammâ santa ağacındandır. Âsitânesi bir kubbe-i âlîdir. Lâkin harem-i muhterem olmak ile bâbı mesdûddur, içine girüp yatmak memnû‘dur. Ve bu kubbenin sütûhu kireç ile pûşîdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218a ·
metinde göster ·
… küçük kubbe-i pür-nûr içinde âsûdedirler. Ammâ harem-i Resûlullâh olmağile bâbı
mesdûddur
. Ammâ zer-ender-zer ile mülemmâ‘ bir murassa‘-misâl kapudur kim üstâd zerger an …
Ziyâret-i Hazret-i Sâre Ana radıyallâhu ta‘âlâ anhâ: Bir küçük kubbe-i pür-nûr içinde âsûdedirler. Ammâ harem-i Resûlullâh olmağile bâbı mesdûddur. Ammâ zer-ender-zer ile mülemmâ‘ bir murassa‘-misâl kapudur kim üstâd zerger ana bir sûfân-ı mıtraka urmuş kim vasfında zebân lâl bî-zebândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229a ·
metinde göster ·
Be-kavl-i ibn Abbâs, bu gârın kapusuna bâb-ı Serdâb derler. Taşra harem altından yolu vardır, ammâ kâ[r]gîr binâ ile mesdûddur. Buhtu'n-nasr-ı ahmak cesed-i Hazret-i İbrâhîm'i ve gayri enbiyâların na‘ş-ı şerîflerin çıkarmağa sa‘y-i ihtimâm murâd edindikde niçe bin ummâlleri helâk olup ferâgat etmiş. Ammâ câmi‘ içre âsitâne-i Halîl dibinde bir menfez yeri vardır. Destâr ile bir âdem kellesi sığar bir mevzi‘dir. Ve fevkında iki nahîf mermer-i nazîf üzre bir küçücük kubbeciği vardır. Ve iki rakîk sütûn-ı mermer dahi dîvâra muttasıldır. Bu çâr sütûn üzre mebnî kubbe içre ancak Serdâb türbedârı sığar ve andan gayri bir merd oturmağa kâdir değildir. Zîrâ bu azîz hasîb ü nesîbdir. Bunların zürriyyetine mahsûs bir hidmetdir. Ve bu türbedârın başı ucunda üç dâne murassa‘ ve mücevher kanâdîller maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229b ·
metinde göster ·
… ûsuf ile Hazret-i ibn Yâmen gayri anadandır. Ve bu kubbe harem-i Resûl olmağile
mesdûddur
. Ve Hazret-i Ya‘kûb ile Likâ Hâtûn mâbeynindeki mahal hanefî mescididir. Ammâ m …
Ziyâret-i Hazret-i Likâ Hâtûn: Hazret-i Ya‘kûb'un zevcesidir. Ammâ Hazret-i Y 230b Yûsuf ile Hazret-i ibn Yâmen gayri anadandır. Ve bu kubbe harem-i Resûl olmağile mesdûddur. Ve Hazret-i Ya‘kûb ile Likâ Hâtûn mâbeynindeki mahal hanefî mescididir. Ammâ mihrâbı yokdur. Hamd-i Hudâ yedi gece salât-ı terâvîhi bunda edâ eyledik. Andan haremin cânib-i garbîsinde yan soffası altında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y230a–Y230b ·
metinde göster ·
… Kıbleye nâzır bir kapusu var, demirdendir, ammâ gâyet musanna‘dır. Ve mukaffel
mesdûddur
. Ba‘zı ihtiyârlar bu câmi‘in evkâfâtının hüccet-i şer‘iyyeleri ve hudûdnâmeleri …
Andan nüzûl edüp haremde iki amûd-ı müntehâlar var, biri şarka ve biri garb cânibindedir. Mâbeyne-hümâları (---) kademedir. Bu iki mîl mâbeyni hatve-i Hazret-i Âdem aleyhisselâm'dır derler. Hâlâ bu amûdlar üzre micmereler vardır. Leyle-i mübârekelerde içinde ûd u amber ve kâfûr yakarlar. Ve bu haremin cânib-i garbîsinde şeş sütûn-ı mevzûn mermer-i ibret-nümûn üzre bir müdevver kubbe-i musanna‘ vardır, gûyâ bir kasırdır. Ammâ urûcu mümkin değildir. Kıbleye nâzır bir kapusu var, demirdendir, ammâ gâyet musanna‘dır. Ve mukaffel mesdûddur. Ba‘zı ihtiyârlar bu câmi‘in evkâfâtının hüccet-i şer‘iyyeleri ve hudûdnâmeleri vardır, derler. el-uhdetü ale'r-râvî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244b ·
metinde göster ·
… ---): Bir alçak kubbedir. Ve kireç ile sıvalıdır. Mahzen-i zeyt olmağile dâ’imâ
mesdûddur
. Bu Harem-i şerîfde ve şehir içinde ne kadar yüz bin kanâdîller var ise cümlesi …
Kubbe-i (---): Bir alçak kubbedir. Ve kireç ile sıvalıdır. Mahzen-i zeyt olmağile dâ’imâ mesdûddur. Bu Harem-i şerîfde ve şehir içinde ne kadar yüz bin kanâdîller var ise cümlesine zeyt bu kubbeden verilüp Harem-i şerîfi münevver ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b ·
metinde göster ·
… zı yeri elli kulac kemerlerdir. Ve alçak olan yerlerde yüz mikdâr kemer gözleri
mesdûddur
.
Ve beş yerden dollâblar ile sığırlar Nîl'den su çeküp havuzlara, andan su kemerleri ile tâ iç kal‘a sâkıyelerine gelince bir sâ‘atlik yerde üç yüz on üç göz kâ[r]gîr kemer binâlardır kim eflâke ser çekmişdir. Ba‘zı yeri uçurum yere gelmek ile seksen kulac, ba‘zı yeri elli kulac kemerlerdir. Ve alçak olan yerlerde yüz mikdâr kemer gözleri mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85b ·
metinde göster ·
… da olmak ile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ammâ edâ-yı salât olup kapuları
mesdûddur
. Zîrâ câmi‘i Mısır fellâhından halâs etmek mümkin değildir. Zîrâ bu câmi‘ bir h …
Ve bu câmi‘ Mısır'ın tâ ayne'l-fi‘ilinde Gavrî çârsûsunda olmak ile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ammâ edâ-yı salât olup kapuları mesdûddur. Zîrâ câmi‘i Mısır fellâhından halâs etmek mümkin değildir. Zîrâ bu câmi‘ bir havâdâr ferah-fezâ dilküşâ kasra mânend bir câmi‘-i ürd-i behiştdir. Her bâr küşâde olsa mihmânsarâya döndürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a ·
metinde göster ·
… âbıka ağacı ve câmi‘in üç(er) demir kapusu var. Subaşı sarâyından tarafa kapusu
mesdûddur
.
Âl-i Bahriyyenin âhiridir. Allâhu a‘lem bu dahi Salâhaddîn Yûsuf'un ola. Zîrâ câmi‘-i atîkdir. Lâkin ol kadar büyük câmi‘ değildir, cümle kırk sütûn üzre mebnîdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir. Hareminde bir azîm nâbıka ağacı ve câmi‘in üç(er) demir kapusu var. Subaşı sarâyından tarafa kapusu mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y98b ·
metinde göster ·
Mâ-tekaddem Bâb-ı Vezîr bu câmi‘ dibinde imiş, hâlâ
mesdûddur
, yeri zâhirdir. Fevkânî bir câmi‘-i âlîdir. Bâb-ı Vezîr tarîkı üzre olan kal‘a …
Mâ-tekaddem Bâb-ı Vezîr bu câmi‘ dibinde imiş, hâlâ mesdûddur, yeri zâhirdir. Fevkânî bir câmi‘-i âlîdir. Bâb-ı Vezîr tarîkı üzre olan kal‘a dîvârı üzre pençereleri vardır. İçinde sütûnları yok bir küçük câmi‘dir ve haremi dahi yokdur. Müfîd [ü]Q 196b muhtasar bir minâresi vardır. P 194b Ve yukaru iç kal‘ada,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y101b ·
metinde göster ·
… in Baykara âdemleri olur. Ve cümle üç yüz seksen küşâde dekâkînleri var, niçesi
mesdûddur
, ammâ bezâzistânı yokdur. Ve bu şehrin tâ ortasında leb-i Nîl'de,
Ve bu şehirde mâ-tekaddem yedi yüz hammâm var imiş. Hâlâ aşağı çârşûda bir hammâm vardır. Ve on bir vekâle vardır. Ve on kahvehâne vardır, ammâ Nîl kesimi günleri mu‘attal olan kahvehâneleri tezyîn edüp her birinden sâz söz ve Hüseyin Baykara âdemleri olur. Ve cümle üç yüz seksen küşâde dekâkînleri var, niçesi mesdûddur, ammâ bezâzistânı yokdur. Ve bu şehrin tâ ortasında leb-i Nîl'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y142b ·
metinde göster ·
… ahâzinlerdir kim herbiri beytü'l-hüzünlerdir. Başka kapuları vardır, toprak ile
mesdûddur
, hîn-i mahallinde açup defn ederler. Yüz iki yüz meyyiti bir fıskıyeye defn ede …
Ehl-i Mısır'ın bir âyîn-i latîfleri dahi elbette her cum‘a gecesi niçe yüz bin har-süvâr merdân u nisvân on iki karâfeye gidüp âdem deryâsı olup hatm-i şerîf ve Yâsîn-i şerîf tilâvet olunup cümle fukarâya tasadduklar verilüp ziyâret ederler. Ve cümle merkadleri kâ[r]gir binâ ile mebnî fıskıyye ta‘bîr etdikleri zîr-i zemînde mahâzinlerdir kim herbiri beytü'l-hüzünlerdir. Başka kapuları vardır, toprak ile mesdûddur, hîn-i mahallinde açup defn ederler. Yüz iki yüz meyyiti bir fıskıyeye defn ederler. Ammâ toprak ile örtmezler, hemân kefenile şöyle korlar, kimi çürür ve kimi kadîd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y245b ·
metinde göster ·
… l-i Abbâsiyân'da binâ olunmuş hammâm-ı atîkdir. Selîm Hân'ın girdiği kurna hâlâ
mesdûddur
. Kırk gün bir cüzâm bu hammâma girse şifâ bulur.
Ammâ Sultân Selîm Hân girdiği Muhammed İbâdullâh hammâmı: Şehrin ortasında tâ âl-i Abbâsiyân'da binâ olunmuş hammâm-ı atîkdir. Selîm Hân'ın girdiği kurna hâlâ mesdûddur. Kırk gün bir cüzâm bu hammâma girse şifâ bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y334b ·
metinde göster ·
… d olan yüz dükkân olur kârgîri vardır. Seksen dükkân ma‘mûr makfûldür, mâ‘adâsı
mesdûddur
.
Ve bir medrese ve altı mekteb ve yedi sebîl ve beş vekâle. Ve dahi {ma‘dûd olan yüz dükkân olur kârgîri vardır. Seksen dükkân ma‘mûr makfûldür, mâ‘adâsı mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y355a ·
metinde göster ·
… mkin değildir. Kanı Fes ü Merânkûş, bu Mısır cezîresinin nihâyetidir ve yolları
mesdûddur
. Ol diyâr ile mâbeynimiz cânib-i garba beş aylık yol çölistândır. Vallâhi biz s …
Biz sizi Fes ü Merânkûş vilâyetlerinin çöl çölistânı ve berr [ü] beyâbânına sizi koyvermeziz. Ve ol taraflara hükmümüz nâfiz değildir. Ve gâyetü'l-gâye bî-emân susuz ve mahûf u muhâtara yerlerdir. Ve sizcileyin beyâz âdemleri esîr edüp pişirüp yerler. Ve her giz bu bizim diyârımıza sizin gibi âdemler gelmemişdir. Görmez misiz, bizim diyârın halkı sizi gördükce ta‘accüb edüp bize her gün bin gûne su’âller ederler. Ne ol diyâra bir takrîb ile gitmeğe sened yok. Ve gidilmek mümkin değildir. Kanı Fes ü Merânkûş, bu Mısır cezîresinin nihâyetidir ve yolları mesdûddur. Ol diyâr ile mâbeynimiz cânib-i garba beş aylık yol çölistândır. Vallâhi biz sizi koyveremeziz" dedükde cümle musâhibleri ve kan vezîrleri ale'l-ittifâk rızâ vermediler. Ve cümle refîk ü huddâmlarımız,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y431a ·
metinde göster ·