… dan ankâ ve zengin baydır kim devletin korutmak içün cemî‘i krallara tevâzu‘ ve
meskenet
gösterüp cemî‘i krallar ile sulh [u] salâh etmiş bir müdebbir keferedir.
Bâ-husûs hâlâ hasmımız olan büyük Bundukanî Venedik'ini ıdlâl edüp pes ü perdeden zahîre veren bu Dobra-Venedik kâfiridir. Ve cümle kâfir krallarından ankâ ve zengin baydır kim devletin korutmak içün cemî‘i krallara tevâzu‘ ve meskenet gösterüp cemî‘i krallar ile sulh [u] salâh etmiş bir müdebbir keferedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151a ·
metinde göster ·
… eri olup mevlûdü'n-nebî edüp cümle âşıkân hidmet-i pîr [ü] civânda olup tevâzu‘
meskenet
birle hizmet ederler, ale's-sabâh Bedevî gemileri alay-ı azîm ile avm ederler. …
Ve on bir medrese ve altı dârü'l-kurrâ ve üç dârü'l-hadîs ve kırk mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve altı tekye-i dervîşân. Cümleden sâhil-i Nîl'de, fevkânî tekye-i İbrâhîm-i Gülşenî'dir. Otuz aded erbâb-ı ma‘rifetden tekmîl-i fünûn edüp Gülşenî'den rûşene erüp şen [ü] şâdumân olmuş ârif-i billâh cânlar var kim her biri bir celâl sâhibi âşıklardır. Hattâ Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdu günleri bu âsitânede iki gün iki gece a‘yân-ı Mısır'a ziyâfetleri olup mevlûdü'n-nebî edüp cümle âşıkân hidmet-i pîr [ü] civânda olup tevâzu‘ meskenet birle hizmet ederler, ale's-sabâh Bedevî gemileri alay-ı azîm ile avm ederler. Azîm âsitâne-i Gülşenîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134b ·
metinde göster ·
… berü tegallüben zabt ederler selâtînleri hasîb ü nesîb değillerdir, halkı ehl-i
meskenet
değildir, cümle askerî tâ’ifesi isyân [u] tuğyân üzre olup Y 159b zor-bâzû il …
Hakkâ ki Mısır'a kim gâlib olursa ol hâkim olurdu. Hazret-i Yûsuf'dan berü tegallüben zabt ederler selâtînleri hasîb ü nesîb değillerdir, halkı ehl-i meskenet değildir, cümle askerî tâ’ifesi isyân [u] tuğyân üzre olup Y 159b zor-bâzû ile tağallüben hâkim olur. Ve hâk-i Mısır'da altun biter, dediklerinin aslı bir kîle hubûb zer‘ ederler, yigirmi kîle mâl biter, fürûht edüp altun eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y159a–Y159b ·
metinde göster ·
üzre tevhîd ederek ve alemlerin küşâde kılup ubûr ederler. Ammâ deff ü kudüm ve …
Andan tarîk-ı Hâcegân ya‘nî tarîk-ı Nakşibendî: Hazret-i Ebâ Bekir'e müntehîdir. Ekseriyyâ Özbekî tâ’ifesidir. Tevâzu‘ [u] meskenet üzre tevhîd ederek ve alemlerin küşâde kılup ubûr ederler. Ammâ deff ü kudüm ve tabl ü nakâre ve boru ve zurna ve davulları yokdur. Âdâb üzre herbiri birer tarz [u] tavır üzre tevhîd ile ubûr etdiklerinde âdemin zehresi çâk olup mebhût [u] mütehayyir kalup dembeste ve hayrân olur. Ve ol gün Mısır'ın kûçe ve bâzârında nûr şa‘şa‘a urup Ümmü Dünyâ'dan nûr doğar ve ol gün üzerine nûr yağar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y202b ·
metinde göster ·
… nde doğru söyler yok; ve yalan şâhidi çok ve lecûc ve lecûc kavmi çok, Y 240b
meskenet
ile kelimât eder yok; ve askerî tâ’ifesi çok, zâbitleri yok, askere müdârâ eder …
Evvelâ Mısır'da çeşmi alîl ve müşevveşü'l-uyûn âdemin hisâbını Cenâb-ı Bârî bilür. Ma‘a hâzâ yine böyle iken üstâd-ı kâmil kehhâlı yokdur. Atı çok, na‘lbandı yok; marîzi çok, hekîmi yok; debesi çok, kat‘-ı fıtk eder cerrâhı yok; âdemi çok, hâkimi yok, hükm etdirmezler; kadısı çok, mahkemelerinde doğru söyler yok; ve yalan şâhidi çok ve lecûc ve lecûc kavmi çok, Y 240b meskenet ile kelimât eder yok; ve askerî tâ’ifesi çok, zâbitleri yok, askere müdârâ ederler; ve tahsîl hazînesi çok, müstakîm muhâsebecisi yok. Bu kelimâtlar hâlâ Mısır içinde darb-ı mesel olmuşdur, efvâh-ı nâsda söylenir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y240a–Y240b ·
metinde göster ·