… esi cümle muhayyer ferâce giyüp yassı-baş ile gezerler. Ammâ gâyet mü’eddebe ve
mestûre
hâtûnînleri vardır. Bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur.
Bu câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) hammâmdır. Şemsi Paşa hammâmı ve yedi hân ve bedâsten ve yedi çeşme cümle Şemsi Paşa hayrâtıdır. Ve cümle dörd yüz ma‘mûr ve müzeyyen dükkânlardır. Ammâ medrese ve dârü'l-hadîsi olduğu ma‘lûmum değildir. Ammâ yetmiş bir de mekteb-i sıbyânı vardır. İki yüzden mütecâviz hâfız-ı Kelâmullahı vardır. Ulemâsı çokdur ve Muhammediyye kitâbı tilâvet ederler. Oğuz âdemleri vardır. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi çokdur. Nisâ tâ’ifesi cümle muhayyer ferâce giyüp yassı-baş ile gezerler. Ammâ gâyet mü’eddebe ve mestûre hâtûnînleri vardır. Bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278a ·
metinde göster ·
… olup elvân çuka ferrâce ve beyâz Karova abası ferrâce giyerler. Gâyet sâliha ve
mestûre
ve mü’eddebe nisvânları var ammâ sâhib-i ısyânları azdır. Şûrîze cânları pür-nâ …
Andan bu şehrin zenâneleri yassı başlı olup elvân çuka ferrâce ve beyâz Karova abası ferrâce giyerler. Gâyet sâliha ve mestûre ve mü’eddebe nisvânları var ammâ sâhib-i ısyânları azdır. Şûrîze cânları pür-nâzdır. Ve cemî‘i halkı ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at müdâvim-i namâzdır. Ganîmet şehir olduğundan cemî‘i müsâfirîne ri‘âyet edüp misâfirîne da‘vet edüp ikrâm-ı it‘âm ederler. Halîm ü selîm ve halûk u sâhib-i tab‘ yârândan âlüfte ü âşüfte erbâb-ı ma‘ârifi çokdur. İklîm-i hâmisin âharı vasatında vâkı‘ olmağıla şiddet-i şîtâsı şedîd olur. Ammâ cümle halkı tendürüstdür. Atvel-i nehârî (---)(---) ve arz-ı beledî ilm-i usturlab üzre (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120a ·
metinde göster ·
Diğer şekl-i hasene lâkin bid‘at-i seyyi’e-i berây-ı nisvân-ı sâhib-isyân: Bu şehr-i Sofya'nın havâtinlerinin ehl-i perde olan mestûre zenâneleri aslâ şâhrâha çıkmazlar. Meğer muztarr-ı hâl olup sûk-ı sultânîye çıkalar. Ammâ her gice niçe bin zenâne ve zâniye kirlenüp kendüyi pâk etmek içün nâpâk esbâbların yıkamak ve kendüyi yıkanmak ve bir köşede kalmak içün esbâbların boğçalayup niçesi fânûs ile niçe bini şeb-i muzlimde banaya giderim, deyü ehl-i nâ-ehlinden me’zûn olup kimi banaya kimi gayri hâneye gidüp kirlenen esbâbların yıkarlar. Bu şehre mahsûs bir ayıb şeydir. Efendimiz Melek Ahmed Paşa men‘ edem zann edüp cümle a‘yân-ı vilâyet rızâ vermediler. Her şeb bu gûne nisvânlar tâ sabâha dek gürûh gürûh gelmede ve gitmede ve gezmededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140b ·
metinde göster ·
… inden hâlâ derûn-ı kal‘aya avret bile komazlar, meğer âşinâlarından bir hâtûn-ı
mestûre
ola. Bu kapudan gayrı dervezesi yokdur.
Andan aşağı top delikleri var ammâ sonradan delmişler. Cümle dîvârları köşe köşe çıkup her dirsek kulleleri birbirlerin gözler ve her kulle üzre dîdebânhâneler vardır. Ve cânib-i cenûba aşağı şehre nüzûl eder üç kat demir kapusu vardır kim kapu mâbeynlerinde âlât-ı silâh müzeyyen olmuşdur. Cemî‘i dîdebânlar bu bâb-ı azîmde dîdebânlık edüp bir merd ü zen kal‘aya girmek ihtimâli yokdur. Zîrâ bir kerre niçe yüz merd-i fetâ zen-i fertûte şeklinde kal‘aya girüp kılıç urup feth etdiklerinden hâlâ derûn-ı kal‘aya avret bile komazlar, meğer âşinâlarından bir hâtûn-ı mestûre ola. Bu kapudan gayrı dervezesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a ·
metinde göster ·
… r geyüp yüzleri açık gezerler, ammâ ehl-i ırzları yüzlerin nikâblar ile bürüyüp
mestûre
gezerler.
Der-kabâ-yı zenâne-i mahbûbe-i kirmân: Yine Rûm havâtînleri çuka ferrâce ve harîr haftanlar ve ayaklarında sarı iç edik ve sarı pâypûşlar geyerler, ammâ sokağa çıkmazlar ve çıkacak ve sokağa bakacak yerleri yokdur. Ammâ Karatayak Tatarı hâtûnları abâ ve koyun derisi kürkler ve başlarına gûnâ-gûn kalpaklar geyüp yüzleri açık gezerler, ammâ ehl-i ırzları yüzlerin nikâblar ile bürüyüp mestûre gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
… libâsına mâ’il âdemleri ve erbâb-ı ma‘ârif pâk ve sâlih ve mütedeyyin ehl-i ırz
mestûre
şekilli âdemleri vardır, ammâ hâkimlerine gâyet mutî‘lerdir. Ekseriyyâ ahâlîsi …
Avrethisârı nâmıyla meşhûr bir şehr-i ma‘mûr olmağın cümle halkı avret-misâl evzâ‘ u etvâr ve telaffuz edüp zenâne libâsına mâ’il âdemleri ve erbâb-ı ma‘ârif pâk ve sâlih ve mütedeyyin ehl-i ırz mestûre şekilli âdemleri vardır, ammâ hâkimlerine gâyet mutî‘lerdir. Ekseriyyâ ahâlîsi tüccâr ve ehl-i hırefdir. Re‘âyâsı Rûm ve Bulgar ve Sırfdır. Yüz elli akçe pâyesiyle kazâsı ve (---)213b tarafından voyvadası ve muhtesibi ve şehir kethudâsı ve harâc emîni ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ Selânik karîb olmağile şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213a–213b ·
metinde göster ·
… bu mezkûr sultân-ı merhûmların rûhâniyyetleri sebebiyle gâyetü'l-gâye sâliha-i
mestûre
Râbi‘a-i Adeviyye gibi mü’eddebe ve taşra çârsû-yı bâzâra çıkmaz havâtîn-i hurm …
Bu şehrin nisâ tâ’ifeleri bu mezkûr sultân-ı merhûmların rûhâniyyetleri sebebiyle gâyetü'l-gâye sâliha-i mestûre Râbi‘a-i Adeviyye gibi mü’eddebe ve taşra çârsû-yı bâzâra çıkmaz havâtîn-i hurmeleri vardır. Ve cemî‘i halkında sulehâ-yı ümmetden ehl-i tarîk halîm ü selîm ve halûk âdemleri vardır. Hak cümlesinden râzı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231b ·
metinde göster ·
… ‘bîr olunmaz. Ammâ Sakız cezîresinin cüvânı, bunun zenânesi meşhûrdur. Ve gâyet
mestûre
ehl-i ırz hâtûnları vardır. Hattâ Rûm avretleri bile ehl-i perdedir. Gündüz asl …
Ve bu cezîrenin âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bâd-ı sabâ her bâr esüp benî âdemin reng-i rûyına bâde-i gülgûnuna humret verdiğinden ol kadar mahbûb ü mahbûbesi vardır kim ta‘bîr olunmaz. Ammâ Sakız cezîresinin cüvânı, bunun zenânesi meşhûrdur. Ve gâyet mestûre ehl-i ırz hâtûnları vardır. Hattâ Rûm avretleri bile ehl-i perdedir. Gündüz aslâ avret makûlesi sokağa çıkmazlar. Ammâ yine âşık-perestlerdir. Ve Urum keratsaları yüzü açık gezüp fistân geyerler ve başlarına havlu makrame örterler ve müslim avretleri gûnâ-gûn çuka ferrâce geyerler ve cümle halkı Cezâyir esbâbı geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… estûr olup mükehhal çeşm-i gazâlinden gayri bir yerleri görünmez, gâyetü'l-gâye
mestûre
havâtînlerdir.
anların hakkında nâzil olmuş. Masdar-ı benî âdemdir. Gûnâ-gûn akmişe-i fâhire ile zer-ender-zere müstağrak olup serâpâ cevâhire gark olup serlerinde zer-i hâlisden ve sîmâbdan takye ile ve ba‘zılar zerdûz [u] zerbâf takyeler üzre siyâh izâr-ı harîr bürünüp yüzlerinde nikâb burka‘ı ve duduk ve saravuşı elvân reng harîr ile vech-i münevveri mestûr olup mükehhal çeşm-i gazâlinden gayri bir yerleri görünmez, gâyetü'l-gâye mestûre havâtînlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y359a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı fâhişe-i hânegî: Bunlar mestûre ve ehl-i ırza mel‘ûnelerdir. Hânelerinde pes-i perdeden geçinirler, ammâ vâsıtaları vardır. Cümle iki bin yüz fâhişedir. Subaşının der-defterinde olup mîrî mâl verirler. Ve askerî tâ’ifelerinin kabza-i tasarrufunda olana subaşı vaz‘-ı yed edemedüği fâhişe hisâba gelmez. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y177b ·
metinde göster ·