… -ı hüsrân eksik değildir. Ammâ bu bahreyn tarafları yalın kat sedd-i Ye’cûc-vâr
metîn ü
müstahkem dîvâr ve burc [u] bârûları hezâr ve hezârân dendân-ı bedenler ile ârâ …
Ve kal‘a-i İslâmbol şekl-i müselles vâkı‘ olup cânib-i garbı ber tarafı, şarkı ve cânib-i şimâli bahr vâkı‘ olup müsellesü'ş-şekl samsa olmağile içinden fitne ve isyân [u] tuğyân ve nâr-ı tâ‘ûn-ı hüsrân eksik değildir. Ammâ bu bahreyn tarafları yalın kat sedd-i Ye’cûc-vâr metîn ü müstahkem dîvâr ve burc [u] bârûları hezâr ve hezârân dendân-ı bedenler ile ârâste ve pîrâste olmuş kal‘a-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
Bu câmi‘den mâ‘adâ Süleymân Hân'ın ekâlîm-i seb‘ada fethi olması sebebiyle cümle (---) hutbesi tilâvet olunur. Ammâ diyâr-ı İslâm'da bu Süleymâniyye câmi‘i'nden metîn ü müstahkem imâret binâ olunmamışdır. Cemî‘i ehl-i mühendisînin müttefikun aleyh oldukları bu kelâm üzredir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
… ma‘mûrları var ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr iki kat dîvârları burc [u] bârûsu gâyet
metîn ü
müstahkem binâ-yı kavîdir ve cânib-i şarka nâzır ikişer kat demir kanatlı kapul …
Eşkâl-i kal‘a-i Payas: Leb-i deryâda şekl-i murabba‘ seng bînâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cümle sekiz aded topları vardır ammâ bir burc-ı azîminde balyemez topları ile limanı korudur. Zîrâ Hâleb iskelesi olmağıla gâyet serhaddir ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz germe hatve adımdır. Dâhil-i kal‘ada toprak ve kireç ile mestûr üç yüz aded hâne-i ma‘mûrları var ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr iki kat dîvârları burc [u] bârûsu gâyet metîn ü müstahkem binâ-yı kavîdir ve cânib-i şarka nâzır ikişer kat demir kanatlı kapuları ve handakı üzre ağaç cisri var ve iskele kullesi bir metîn ve müdevver kulledir. Şeb u rûz kal‘a neferâtları bu kulle üzre nigehbânlık ederler. Zirâ gümrük bu mahaldedir ve liman zamân-ı kadîmde gâyet latîf liman imiş. Mürûr-ı eyyâm ile hâlâ ol kadar me‘mûr değildir, bir âb-ı hayât göldür. Yine ba‘zı gemiler girer ammâ iri bârçe ve karavana ve burtun ve galyon gemiler girüp demir bırağıp yatmazlar. Cümle gemiler alarka lenger-endaht olup yatarlar. Sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı limandır ve kal‘a handakının sol tarafı kenarında bir müferrah mahkeme-i şer‘-i Resûl müntehâ dud ağacı vardır. Ve bu mahalde iki kanatlı demir kapulu kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var. Kapusu üzre târîhi sene 1007 târîhidir. Bu hân kapusu kal‘a kapusuna nâzırdır. Hânı gâyet mükellef ve müzeyyen ve ma‘mûr [u] âbâdân ve müte‘addid harem odaları ve ıstabl-ı anterli ve develikli ve imâret ve dârü'z-ziyâfeli ve bir harem-i vâsi‘li cemî‘i âyende vü revendegâna ârâmgâh hâne-i bî-minnetdir ve bu hâna karîb bir câmi‘-i musanna‘-i acîb var kim misli meğer İslâmbol'da Silivrikapusu dâhilinde İbrâhîm Paşa 20a câmi‘i ola. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. Tûlen ve arzen seksen ayakdır ve gâyet şîrîn ü müzeyyen bir câmi‘-i mahbûbdur. Hemân haremi bâğ-ı cinândan nişân verir bir mesîregâh [u] teferrücgâh yerdir. Bu şehr içre böyle bir selâtîn-misâl câmi‘-i pür-envâr olduğundan cemâ‘at-i kesîreli ibâdetgâhdır. Evvelâ harem-i ferâh-fezâsının ortasında bir havz-ı müşebbeki var, dâ’iren-mâdâr etrâfında âbdest muslukları var kim selsebîl-âsâ şeb [u] rûz cereyân edüp tecdîd-i vudû‘ olunur ve bu havzın etrâfında gûnâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında limon ve turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar olup hoş bû kesb etdikde ibâdet-i Yezdân ederler. Ve câmi‘in iki kapusu var, biri kıbleye mekşûfdur kim harem kapusudur. Üzerinde âhir mısra‘ı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b–20a ·
metinde göster ·
… el, kal‘a-misâl iskele başında Sinân Paşa'nın Balyoz hânıdır. Hakkâ ki kal‘adan
metîn ü
müstahkemdir. Ve iskele başında Sinân Paşa câmi‘i küçükdür. Ammâ cemâ‘at-i kesî …
Limana nâzır yedi pâre şâhâne balyemez topları ve sâ’ir cebehânesi var. Derûn-ı kal‘ada gılâl anbârı ve su sarnıçları ve bir Süleymân Hân câmi‘i var. Gayri âsâr-ı binâ cümle taşra varoşda bin mikdârı kârgîr ve gayri binâyı kîr u cîr ile imârhâne-i müfîd [ü] muhtasarlardır. Niçeleri bûriyâ ile mestûr beytü'l-hazenlerdir. Cümle imâretlerinden mükellef ve mükemmel, kal‘a-misâl iskele başında Sinân Paşa'nın Balyoz hânıdır. Hakkâ ki kal‘adan metîn ü müstahkemdir. Ve iskele başında Sinân Paşa câmi‘i küçükdür. Ammâ cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve çârsû-yı bâzârı gâyet azdır. Ammâ yine zî-kıymet eşyâ Balyoz hânında mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a ·
metinde göster ·
… âtları vardır. Sene (---) târîhinde bânîsi (---) On yılda temâm olmuşdur. Gâyet
metîn ü
müstahkem kal‘adır. Cebehânesi ve limanına nâzır topları vardır. Ve a‘lâ latîf …
Gazze sancağı hâkinde leb-i deryâda şekl-i murabba‘ bir taş binâ bir şîrîn kal‘a-i ra‘nâdır. Remle nevâhîsinde Gazze subaşılığı hükmün[de]dir. Dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde bânîsi (---) On yılda temâm olmuşdur. Gâyet metîn ü müstahkem kal‘adır. Cebehânesi ve limanına nâzır topları vardır. Ve a‘lâ latîf demir dutar limanı vardır. Cezîre-i Kıbrıs'dan ve Şâm Tarablus ve Sayda ve Berût ve Akka ve İskenderiyye ve Reşîd ve Dimyât ve Teyme kal‘ası iskelelerinden beher sene bu Yafa iskelesine niçe yüz pâre gemiler gelüp Gazze ve Remle ve kasaba-i Lût'a ve Kuds-i Şerîf'e zahâyir ü metâ‘ ve tüccâr ü züvvâr getirirler. Bender iskeledir ammâ Dimyât ve Reşîd benderi gibi ma‘mûr u müzeyyen şehr-i azîm değildir. Ancak beşyüz hâne ve câmi‘ ve hân u hammâmı ve çârsû-yı bâzârı ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr kasabacıkdır. Cenûbî ve şarkî ve şimâlî tarafı cümle kum deryâsıdır. Şimâlinde kal‘a-i Akye benderi iki yüz mildir. Cenûbunda Tima benderi yetmiş mildir. Kudüs'e bir konak yerdir kim bundan yakîn Kudüs iskelesi yokdur. Kefere zamânı Kudüs hâtıriçün şehir bender-i azîm imiş. Andan yine cânib-i kıbleye kumistân içre şehir hâricinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a ensesinde, Damlacık nâm bir kûh-ı bülend sengistândır kim Nemrûd-ı la‘înin yaylağ tahtgâhı idi. Kal‘a bu cebel-i bülendin nısfında eflâke kadd-ı Kehkeşân çekmiş yalçın püşte üzre seng-i azîmler ile mebnî bir kâr-ı Nemrûdî bir sûr-ı metîn kal‘a-i âlîdir. Her taşı fil cüssesi kadar vardır ve şekl-i müdevverdir. Gâyet hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîn-âsâ bir rıbât-ı bî-hemtâ iç kal‘adır. Burc [u] bârûları sa‘b u metîn ü müstahkemdir. Cümle (---) aded kulledir. Etrâfında handakı yokdur. Zîrâ cânib-i erba‘ası yalçın kaya-yı gayyâlardır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve cânib-i garba mekşûf bir kavî ve metîn bâb-ı hadîdi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55a ·
metinde göster ·
… re seng-binâ ve şekl-i murabba‘dan sehel tûlânîce vâki‘ olmuş burc [u] bârûları
metîn ü
müstahkem cânib-i (---) nâzır bir kapulu handaksız bir kal‘a-i bâlâdır. Dâ’iren …
Ba‘dehû niçe mülûke intikâl edüp âhir sene 922 târîhinde Gavrî-i Mısır elinden Selîm Şâh bâ-sulh eyle feth edüp Süleyman Hân tahrîri üzre (---) eyâleti hâkinde (---) lıkdır. Ve yüz elli akçe kazâdır, ammâ bî-hâsıldır. Dizdârı ve kal‘a neferâtı vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Diyârbekir ve Mardin ve Musul'dan Haleb'e gider şâhrâh üzre vâki‘ olmağıla âbâdândır. Nehr-i Furât'ın şark tarafı kenarında evc-i âsumâne kadd çekmiş bir kızıl mehîb kaya üzre seng-binâ ve şekl-i murabba‘dan sehel tûlânîce vâki‘ olmuş burc [u] bârûları metîn ü müstahkem cânib-i (---) nâzır bir kapulu handaksız bir kal‘a-i bâlâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi ma‘lûmım değildir, ammâ küçükdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59a ·
metinde göster ·
müstahkem rıhtım dolma ve Horâsânî ve tula ve seng-binâ bir kal‘a-i azîmdir. Cü …
Gerçi "harâb"dır, ammâ gâyet metîn ü müstahkem rıhtım dolma ve Horâsânî ve tula ve seng-binâ bir kal‘a-i azîmdir. Cümle burc [u] bârûları câ-be-câ vardır, ammâ niçe yerleri harâbdır. Yine sehel şey ile ta‘mîr ü termîm olunması mümkündür. Bu aşağı harâb hisârın dâ’iren-mâdârında cümle beş aded kapudur. Evvelâ cânib-i şarkda Bâb-ı Kayseriyye ve yine şarka bâb-ı Pelâş ve yine şarka bâb-ı Tokmak ve cânib-i şimâle bâb-ı Câncûn ve taraf-ı yıldıza bâb-ı Pulur. Gerçi bu kal‘a kapuya muhtac değildir, niçe yerlerinden arabalar girer. Bu aşağı varoş kal‘a içre cümle dörd bin altı yüz bâğsız ve bâğçesiz âb-ı hayât sulu ve turâb ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Cümle kırk aded mahallâtdır. Evvelâ Kayseriyye Kapusu mahallesi Ermenîlerdir. İki mahalledir ve bir mahalle-i Rûmdur ve Yahûdîler aslâ yokdur. Andan mahalle-i Ağcabüke ve mahalle-i Örtülüpınar ve mahalle-i Köhne Cüvân ve mahalle-i Çârsû ve mahalle-i Meydân ve mahalle-i Oğlan Çavuş ve mahalle-i Ağa Değirman ve mahalle-i Bezirci Tarlası ve mahalle-i Bıldır Bâzâr ve mahalle-i Şayak Çoban ve mahalle-i Kal‘a Ardı ve mahalle-i Hacı Zâhid ve mahalle-i Ulucâmi‘ ve mahalle-i Pulur Depe ve (---)(---)(---)(---) cümle mahallâtlardan bunlar ma‘mûr ve meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74b ·
metinde göster ·
… [u] muzaffer olup Macâr-ı füccârdan yetmiş altı pâre kal‘ayı feth edüp Eğre'yi
metîn ü
müstahkem ederler. İlâ haze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Eğre gibi hısn-ı hasîn ü …
eş-Şeyh Hazret-i Kara Şems Efendi Sultân: Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis meşâyihlerinden olup Eğre gazâsında bile idiler. Hattâ Âl-i Osmân askeri bozulmuş iken bu azîz Mehemmed Hân'ın esb-i sabâ-sür‘ati licâmından berk zabt edüp "Sabr eyle beğim! Şimdi fırsat-ı ganîmetdir!" deyü asâkir-i İslâm'ı cenge tergîb ederken bi-emri Hudâ nesîm-i nusret İslâm tarafına esüp ân-ı sâ‘atde yüz bin küffârı Eğre kurbunda Hiraştüş sahrâsında dendân-ı tîğdan geçirüp cümle guzât-ı müslimîn mansûr [u] muzaffer olup Macâr-ı füccârdan yetmiş altı pâre kal‘ayı feth edüp Eğre'yi metîn ü müstahkem ederler. İlâ haze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Eğre gibi hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn-i intihâ-yı serhadd [ü] kal‘a-i kavî yokdur. İnşâ'allah mahallinde tahrîr olunur. Devlet-i Âl-i Osmân'da iki Şemseddîn vardır. Biri Ebü'l-feth Mehemmed Hân ile İslâmbol fethinde bulınan Akşemseddîn'dir kim İslâmbol'ın yedi sene mukaddem fethin Ebü'l-feth'e tebşîr etmişdi. Bursa hâkinde Türbeli Göylük'de medfûndur. Biri dahi bu Sivasî Kara Şemseddîn'dir kim Eğre gazâsında Âl-i Osmân'ın yüzün ak eyleyüp derûn-ı Sivas'da merkûm Hasan Paşa câmi‘i hareminde medfûndur. Yedi sene kutbiyyete kadem basmış derler. Tarîk-i (---) ulu sultândır. Kaddesenâ'llahu bi-sırrihi'l-azîz. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76b ·
metinde göster ·
… miş bir acîb u garîb yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânîce seng-binâ bir
metîn ü
hasîn kal‘a-i ra‘nâdır. Cânib-i (---) nâzır bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada cüm …
Eşkâl-i kal‘a-i Harput: İç kal‘ası eflâke ser çekmiş bir acîb u garîb yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânîce seng-binâ bir metîn ü hasîn kal‘a-i ra‘nâdır. Cânib-i (---) nâzır bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada cümle bin mikdârı hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır ve minâresiz bir câmi‘-i kadîmi var ve su sarnıcları ve gılâl anbârları bundadır ve dizdârı ve kethüdâsı ve mehterhânesi ve (---) aded kal‘a neferâtları ve müstevfâ cebehâneleri ve a‘lâ şâhî topları vardır. Bir kerre Timur fethinde âciz olup avdetde muhâsara edüp emân ile mâlik olmuşdur. Gâyet metîn sarp kal‘adır. Gerçi havâlesi şekilli kûh-ı bâlâları var, ammâ andan zarar 83a isâbet etmez ve bu iç kal‘a yalçın kaya üzre olmağıla cânib-i edvârında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr bu iç kal‘a kapusu öninde (---) hammâmı gâyet âb [u] hevâsı ve binâsı hûb hammâm-ı mergûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b–83a ·
metinde göster ·
… de evc-i âsumâna beraber yalçın kaya üzre şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i
metîn ü
ra‘nâdır. Cümle yigirmi altı kulledir. Ve kıbleye nâzır bir demir kal‘a kapusu …
Zile sahrâsının şimâlinde evc-i âsumâna beraber yalçın kaya üzre şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i metîn ü ra‘nâdır. Cümle yigirmi altı kulledir. Ve kıbleye nâzır bir demir kal‘a kapusu var. Derûn-ı kal‘ada cümle üç yüz hâne ve bir câmi‘i var. Cebehânesi ve gılâl anbârları ve su sarıncları vardır. Ammâ bu kal‘ada hammâm çârsû-yı bâzâr ve gayri imâret yokdur. Ancak kal‘a dizdârı ve yüz aded kal‘a neferâtı bunda sâkin olup her şeb iki nevbet mehterhânesi çalınur. Ma‘mûr u mahfûz kal‘adır, zîrâ Celalî ve Cemâlî destine girüp mütehassın olmasın içün neferâtları dâ’imâ nigehbânlık ederler, zîrâ şehir a‘yânının ve gayri kurâ eşrâf [u] kibârının zî-kıymet erzâkları bu kal‘ada pinhândır. Mevzûn şâhâne topları olup Murtezâ Paşa efendimize yigirmi pâre hoş âmed topları atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91a ·
metinde göster ·
müstahkem olup cânib-i selâsına nâzır ve karşu Yergöğü kal‘asına havâle latîf b …
Eşkâl-i kal‘a-i Ruscuk: Tuna kenarında bir alçak kayalı burun üzre şekl-i murabba‘ seng-binâ bir küçük kal‘adır. Cânib-i etrâfın Tuna ihâta edüp cânib-i şarka nehre mekşûf bir kat demir kapusu önünde kayadan kesme handak üzre tahta cisr ile ubûr olunup her şeb zemberekli cisri kal‘a neferâtları ref‘ edüp cisri kal‘a kapusuna siper edüp kal‘a cezîre-misâl kalır. Aslâ havâlesi yok seng-i mutarraş bir kal‘a-i savaşdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz yüz adımdır. İçinde dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve kethüdâhânesi ve cebehânesi ve gılâlhânesi ve bir ibâdethâne ve bir kulle-i mehterhânesi var, gayri âsâr-ı binâları yokdur. Ammâ burc [u] bârûları metîn ü müstahkem olup cânib-i selâsına nâzır ve karşu Yergöğü kal‘asına havâle latîf balyemez ve şayka topları ve üstâd topçuları vardır. Zîrâ Tuna kal‘alarında meşhûr sedd-i sedîddir. Sultân Ahmed Hân'da Tuna kapudanı Şakşakî Paşa elli pâre firkate ile nehr-i Tuna deryâsı üzre Budin serhadlerinde Usturgon kal‘asına varınca hıfz [u] hırâset üzre olup yine vakt-i şitâda bu Uruscuk kal‘ası altına gelüp limana gemileri bağlarmış. Hâlâ cenb-i kal‘ada nehr-i (---) Tuna'ya mahlût olduğu yerde liman-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b ·
metinde göster ·
Ve cümle yedi mihrâbdır. Cümleden kâr-ı kadîm Yıldırım Hân câmi‘i. Tula minâreli ve kiremit örtülü câmi‘-i atîkdir. Bu kal‘ada cümle hevâdâr dâr-ı karârlardır. Kal‘anın şarkîsi ve kıblesi ve cenûbı tarafı dîvârlarının burc [u] bârûları ve handakları gâyet metîn ü müstahkem sur-ı üstüvârdır. Handakı cümle çakmak taşlı kesme handakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113b ·
metinde göster ·
… üccârândır. Evvelâ Şâ‘bân Çelebi hânı ve Mustafâ Çelebi hânı ve Eskihân. Bunlar
metîn ü
ma‘mûr u meşhûr hânlardır. Mâ‘adâsı hurde mihmânhânelerdir.
Ve cümle yedi aded hân-ı tüccârândır. Evvelâ Şâ‘bân Çelebi hânı ve Mustafâ Çelebi hânı ve Eskihân. Bunlar metîn ü ma‘mûr u meşhûr hânlardır. Mâ‘adâsı hurde mihmânhânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 114a ·
metinde göster ·
… lliyle tahrîr olunur. Ve bu kal‘anın kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafıdır kim
metîn ü
kavî seng-i kebîrler ile mebnî kavs-misâl nîm müdevverdir. Vâsi‘ ü arîz ü amîk …
Nehr-i azîm Tuna sâhilinde seng-trâş ile mebnî şekl-i mukavves sûr-ı metîndir. Gûyâ yay gibi yayılmışdır. Yayın çille tarafı Tuna kenarı vâkı‘ olmuşdur kim azîm seng-i kebîrler ile inşâ olunmuşdur. Gûyâ yayın çille başlarında Tuna'ya nâzır metîn kulle-i kebîrleri vardır. Ve cânib-i garba meyyâl dîvâr (---)(---) dır. Dâ’imâ bu tarafı Tuna içindedir kim Tuna'nın girdâbı mahallidir kim bu mahalde azîm gümiler üzre yetmiş seksen aded un değirmânları var kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ve bu kal‘anın kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafıdır kim metîn ü kavî seng-i kebîrler ile mebnî kavs-misâl nîm müdevverdir. Vâsi‘ ü arîz ü amîk handakı vardır. Dâ’imâ içinde Tuna cereyân edüp handakın cânib-i garbından girüp cânib-i şarkından hurûc eder. Cümle on bir kulle-i kavîlerdir. Ve cümle beş yüz bedendir. Ve iki kat mazgal delikleri vardır. Ve cümle iki kapusu vardır. Evvelâ cânib-i garba Tuna kenarında su kapusu, küçük kapudur. Ekseriyyâ mesdûd durur. On kademe taş nerdübân ile nehr-i Tuna'ya nüzûl olunur. Bir kapusu dahi cânib-i kıbleye, şehre mekşûf iki kat metîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile ubûr olunur. Her gece kal‘a neferâtları cisri zencîrler ile burc [u] bârûlar üzre dollâb ve makaralar ile çeküp kal‘a kapusuna sedd edüp kal‘a nehr-i Tuna içre gûyâ bir cezîre gibi kalır. Bu kal‘a kapusuna taşradan içre girerken kapunun solunda kemer altında bir azîm gürz-i pehlivânî maslûbdur. Ve sağ tarafında handak üzre âyende vü revendeye ârâmgâh olmak içün bir tahta binâ bir maksûre-i ra‘nâsı var. Ve bu kapudan içeri orta kapunun atebe-i ulyâsı üzre ay ve güneş tasvîrin üstâd-ı kâmil beyâz mermer üzre tahrîr etmiş. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış. Sihr-i helâ şems [ü] kamer göstermiş kim bu felek-i atlasda eyle bir mâh-ı âfitâb resmin bir ressâm-ı kâmil kemâliyle etmemişdir kim gûyâ kamer bedr-i münîr olmuş, güneş âleme pertev urmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118a ·
metinde göster ·
… r-i Tuna'ya nüzûl olunur. Bir kapusu dahi cânib-i kıbleye, şehre mekşûf iki kat
metîn ü
kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay ka …
Nehr-i azîm Tuna sâhilinde seng-trâş ile mebnî şekl-i mukavves sûr-ı metîndir. Gûyâ yay gibi yayılmışdır. Yayın çille tarafı Tuna kenarı vâkı‘ olmuşdur kim azîm seng-i kebîrler ile inşâ olunmuşdur. Gûyâ yayın çille başlarında Tuna'ya nâzır metîn kulle-i kebîrleri vardır. Ve cânib-i garba meyyâl dîvâr (---)(---) dır. Dâ’imâ bu tarafı Tuna içindedir kim Tuna'nın girdâbı mahallidir kim bu mahalde azîm gümiler üzre yetmiş seksen aded un değirmânları var kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ve bu kal‘anın kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafıdır kim metîn ü kavî seng-i kebîrler ile mebnî kavs-misâl nîm müdevverdir. Vâsi‘ ü arîz ü amîk handakı vardır. Dâ’imâ içinde Tuna cereyân edüp handakın cânib-i garbından girüp cânib-i şarkından hurûc eder. Cümle on bir kulle-i kavîlerdir. Ve cümle beş yüz bedendir. Ve iki kat mazgal delikleri vardır. Ve cümle iki kapusu vardır. Evvelâ cânib-i garba Tuna kenarında su kapusu, küçük kapudur. Ekseriyyâ mesdûd durur. On kademe taş nerdübân ile nehr-i Tuna'ya nüzûl olunur. Bir kapusu dahi cânib-i kıbleye, şehre mekşûf iki kat metîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile ubûr olunur. Her gece kal‘a neferâtları cisri zencîrler ile burc [u] bârûlar üzre dollâb ve makaralar ile çeküp kal‘a kapusuna sedd edüp kal‘a nehr-i Tuna içre gûyâ bir cezîre gibi kalır. Bu kal‘a kapusuna taşradan içre girerken kapunun solunda kemer altında bir azîm gürz-i pehlivânî maslûbdur. Ve sağ tarafında handak üzre âyende vü revendeye ârâmgâh olmak içün bir tahta binâ bir maksûre-i ra‘nâsı var. Ve bu kapudan içeri orta kapunun atebe-i ulyâsı üzre ay ve güneş tasvîrin üstâd-ı kâmil beyâz mermer üzre tahrîr etmiş. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış. Sihr-i helâ şems [ü] kamer göstermiş kim bu felek-i atlasda eyle bir mâh-ı âfitâb resmin bir ressâm-ı kâmil kemâliyle etmemişdir kim gûyâ kamer bedr-i münîr olmuş, güneş âleme pertev urmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118a ·
metinde göster ·
… dür ammâ her tâkı Tâk-i Kisrâ'dır. Ve nehr-i Tunca üzre olmak ile gâyet binâ-yı
metîn ü
arîzdir. Edirne'den tarafı başında şehre giderken sâğ cânibde çâr-kûşe bir kıt‘ …
Ammâ bu kantara-i azîm Ebü'l-feth Sultân Mehemmed pederi hilâfet-i evvelinde Gâzî Mihal Beğ inşâ etmişdir kim cisrin yanında nehr-i Meriç cezîresi üzre bir câmi‘-i azîmi var. Ve Hacı Bektâş-ı Velî halîfelerinden Sefer Şâh Sultân'ın merkad-i pür-envârı âsitânesi dahi bu püll-i kavî üzre vâki‘ olmuşdur. Hulâsa-i kelâm âyende vü revendegâna sırât olmuş bir râh-ı râstdır kim bî-bedeldir. Andan sonra binâ olunan Sarrâchâne köprüsü, Şehâbeddîn Paşa'nındır. Ebü'l-feth vüzerâlarından olup 163b bu cisr-i azîme şürû‘ edüp nâ-tamâm iken Ebü'l-feth İslâmbol'da Mâldepe nâm mahalde merhûm olup bu cisr sâhibi Şehâbeddîn Paşa Bâyezîd Hân ile Edirne'ye gelüp bu kantarayı ol asrda itmâm etdi ammâ vâcibü's-seyr bir cisr-i bî-bedeldir. Cümle sekiz gözdür ammâ her tâkı Tâk-i Kisrâ'dır. Ve nehr-i Tunca üzre olmak ile gâyet binâ-yı metîn ü arîzdir. Edirne'den tarafı başında şehre giderken sâğ cânibde çâr-kûşe bir kıt‘a beyâz mermer üzre şeyh hazretlerinin bizzât kendi hatt-ı şerîfiyle "Emmere bi-inşâ’i hâze'l-imâret zamanu's-sultânı Bâyezîd Hân deyü niçe elfâz-ı dürerbâr elfâz ile tahrîr olunan netîce-i kelâm târîhidir "Sene hamse ve hamsîne ve semâne mi’e" [855] hattı merkûmdur. Ammâ şeyh hazretleri ne mertbe hattât-ı kâmil idüğü bu hatt-ı lâ-nazîrinden ma‘lûm ola. Hakkâ ki bu hatt-ı mu‘ciz ile bu kantara-i musanna‘ Sarrâchâne cisri nâmıyla şöhre-i şehr olmuşdur. Hâlâ sırât-ı müstâkim-i selâtîndir. Zîrâ pâdişâhların sarây-ı hâssı râhı üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a–163b ·
metinde göster ·
müstahkem ve nev-binâ demir kapulu kârgîr-binâ bir hân-ı ra‘nâdır. Cümle (---) …
Evvelâ kal‘a-misâl hân-ı Hasan Paşa: Gâyet metîn ü müstahkem ve nev-binâ demir kapulu kârgîr-binâ bir hân-ı ra‘nâdır. Cümle (---) aded hücredir. Hareminde havz ve şadırvânlarında âb-ı hayâtları revândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202b ·
metinde göster ·
… midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Cenâb-ı Kayyûm ınkırâzu'd-deverân
metîn ü
müstahkem eyleye, âmîn ve yâ Mu‘în.
Bu cisr-i bî-hemetânın Hazzo tarafındaki hânda Hazzo beği âdemleri ubûr eden tüccârdan bâc alurlar. Mefârikîn tarafındaki hânda (---) beği âdemleri bâc alırlar, ammâ bu hân dediğimiz binâdan taşralarda bir âsâr-ı binâ yokdur. Cümle cisrin iki tarafı altında hân-ı azîmlerdir. Gerçi eyâlet-i Erzurûm'da 220a Hasan kal‘ası sahrâsında nehr-i Araz üzre Sultân Çoban cisri dahi bir azîm muvassatdır ammâ bu cisr-i Batmân'a mânend değildir. Hatta Bursa şehri içre cebel-i Ruhbân'dan gelen nehr-i Irgandı üzre cisr-i Irgandı'yı bu Batmân cisri gibi murâd edinmişler ammâ ne münâsebet, anın yanında bu cisr-i Batmân kehkeşân-âsâ semâya kad çeküp zirve-i evce kemend-i bî-mânend atmışdır. Hakkâ ki üstâd-ı mühendis var makdûrun sarf edüp ol binâ-yı bânî bu cisrde tasarruflar etmişdir kim atlas-ı gerdûnda eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Zîr u bâlâsından zirve-i a‘lâsına varınca Diyârbekir kal‘ası taşından taş döşenmişdir kim çakmak taşı anın yanında rahmetdir. Yedi yüz seneden berü bu cisr üzre bu kaldırım asla fenâ bulmayup gûyâ bennâ elinden henüz çıkmışdır. Bu hakîr at ile ubûr etmeğe havf edüp piyâdece ubûr edüp selâmetle karşu tarafa vâsıl olduk. Hülâsa-i kelâm bu cisrin midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Cenâb-ı Kayyûm ınkırâzu'd-deverân metîn ü müstahkem eyleye, âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b–220a ·
metinde göster ·
… tarafı evce ser çekmiş yalçın kayalar olmağile bu iki tarafda kal‘a dîvârından
metîn ü
müstahkem dîvâr üzre hânın sarây-ı azîmi ve kâ‘aları ve dîvânhâne-i müte‘addide …
Sitâyiş-i bâğ-ı ravza-i Rıdvân-ı hân-ı âlîşân: Bu bâğ-ı İrem şehr-i Bitlîs'in cânib-i garbîsi tarafında kûh-ı Taklaban nâm bir yalçın kaya üzre vâki‘ olmuş bir gaytândır. Cânib-i şarkîsi ve taraf-ı cenûbîsi uçurum kayalardır kim aşağıdan nehr-i Bitlîs cereyân eder. Bu kayanın ta zirve-i a‘lâsı kimi amelî ve kimi Hudâyî vâki‘ olmuş bir sahrâ-yı azîmdir. Bu sahrâ-yı vâsi‘in cânibeyni kal‘a dîvârları gibi binâ-yı sûr-ı üstüvârdır. Ancak burc [u] bârû-yı bedenleri yokdur. Şarkî ve cenûbî tarafı evce ser çekmiş yalçın kayalar olmağile bu iki tarafda kal‘a dîvârından metîn ü müstahkem dîvâr üzre hânın sarây-ı azîmi ve kâ‘aları ve dîvânhâne-i müte‘addideleriyle ârâste ve niçe yüz şâhnişîn ü revzenler ile pîrâste olup cânib-i şarkîsi Değirmân deresine nâzır hân askerinin yedi yüz aded hücreleriyle imâr olmuş bir bâğdır ve bu hücrelerin tahtânîleri cümle ıstabl-ı anter-i ahûr-ı câğdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227b ·
metinde göster ·
… Nihâvend'i ceng ile yedi günde feth edüp kal‘asını murâd-ı merâm-ı dilhâhı üzre
metîn ü
müstahkem edüp eyâletini kendü kethudâsı Suhte Mehemmed Paşa'ya verir ve cemî‘i …
Ba‘dehû sene 995 Murâd Hân-ı Sâlis asrında Cığaloğlu Sinân Paşa deryâ-misâl asker-i mûr-ı mâr-ı kerrâr ile Bağdâd-ı behiştâbâddan gelüp bu kal‘a-i Nihâvend'i ceng ile yedi günde feth edüp kal‘asını murâd-ı merâm-ı dilhâhı üzre metîn ü müstahkem edüp eyâletini kendü kethudâsı Suhte Mehemmed Paşa'ya verir ve cemî‘i mühimmât u levâzımâtların görür ve iç kal‘asına yedi oda kapukulu koyup cümle yiğirmi bin asker muhâfazacı ta‘yîn eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308b ·
metinde göster ·
… al‘a-i Bağdâd'ı gûnâ-gûn ebrâc-ı metîneler ile ve tabya-i hasîneler ile imâr ve
metîn ü
muhkem eder kim gûyâ sedd-i Kahkahâ olup bânî-i sâdis aşer Süleymân Hân oldu.
Ba‘dehû İmâm Hüseyn'i Deşt-i Kerbelâ'da ziyâret eder. Andan Kûfe şehrinde Hazret-i Alîyyü'r-Radiyyü'l-vefiy kerremallahu vecheh hazretlerin ve niçe yüz aded şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ'yı ziyâret edüp sene 941 mâh-ı Cemâzilâhir'in yigirmi yedinci gününde tekrâr sa‘âdetle kal‘a-i Bağdâd'a dâhil olurken def‘an bir alây-ı azîm ile girüp bir top u tüfeng şâdumânları olur. Bi-hamdillahi Ta‘âlâ pâdişâh-ı cem-kişverün kudüm-i şerîfiyle belde-i Bağdâd'ı reşk-i İremezâtü'l-imâd ve himmet-i şerîfiyle âbâd olup taht-gâh-ı Âl-i Osmân olup kâmil üç ayda kal‘a-i Bağdâd'ı gûnâ-gûn ebrâc-ı metîneler ile ve tabya-i hasîneler ile imâr ve metîn ü muhkem eder kim gûyâ sedd-i Kahkahâ olup bânî-i sâdis aşer Süleymân Hân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 334b ·
metinde göster ·
… ide ve havâriciyândan tathîr edüp Bağdâd'ı yedi bin mühendisîn-i bennâ ile eyle
metîn ü
müstahkem eyledi kim belki Bağdâd bânîsi Dâd'dan berü böyle âbâd ve ahâlîsi böy …
Hulâsa-i kelâm sene 1048 târîhinde Sultân Murâd fâtih-i Bağdâd olup sikke ve hutbesinde mevlânâ hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn ve mevlânâ mülûkü'l-Arab ve'l-Irâkeyn hutbesin icrâ etdi. Ve derûn-ı Bağdâd'ı mülevvesât-ı melâhide ve havâriciyândan tathîr edüp Bağdâd'ı yedi bin mühendisîn-i bennâ ile eyle metîn ü müstahkem eyledi kim belki Bağdâd bânîsi Dâd'dan berü böyle âbâd ve ahâlîsi böyle adl ile dilşâd olmamışdır. Hâlâ müverrihler, "Fâtih ü bânî ü mâlik-i sâmin aşere Sultân Murâd olmuşdur" deyü mübelligân-ı münşîler yazmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 337a ·
metinde göster ·
… cümle kılıçdan geçirdi. Beri tarafda Kızılbaş kal‘a-i Hille'ye istîlâ edüp dahi
metîn ü
müstahkem etdi.
Ve Halîl Paşa ve Zülfikâr Paşa ve Karaman Paşası Bali Paşa'yı eyâletleriyle muhâfaza-i Hille'ye koyup kendüleri Musul'a vâsıl oldular. Çünkim bu kal‘a nehr-i Murâd sâhilinde ummân olup Osmânlı mâl-â-mâl oldu ve nehr-i Şatt kenârında kal‘a-i Musul imâr olup sedd-i Osmânlı oldu. Derûn-ı Bağdâd'da olan Kızılbaş gördüler kim bu iki kal‘a dest-i Osmânlı'da imâr olalı kal‘a-i Bağdâd'a keleklerle zahîre gelmez oldu. Hemân kavm-i Acem Bağdâd'dan yetmiş seksen bin asker ile bu kal‘a-i Hille üzre gelirken derûn-ı Hille'de olan asâkir-i İslâm kavm-i Acem'e mukâvemet idemeyeceklerin bilüp bu kadar cebehâne ve bu kadar mâl-ı erzâklarıyla hemân bir gice Hille kal‘asın bırağup Musul'a vâsıl oldukları sâ‘at Hüsrev Paşa da kal‘ayı Kızılbaş'a bî-ceng verenlerin 352b ser-i kârda olanların cümle kılıçdan geçirdi. Beri tarafda Kızılbaş kal‘a-i Hille'ye istîlâ edüp dahi metîn ü müstahkem etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a–352b ·
metinde göster ·
Ve Basra'nın üç tarafında handakı vardır. Ammâ Şatt tarafında handakı ve cisri yokdur. Zîrâ bu mahalde Şattu'l-Arab deryâdır kim arzı üç mildir, merd ü zen fark olunmaz ol kadar arîz Şatt'dır. Ve Basra kal‘asının bu Şatt tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir. Ve cümle Basra kapusu (---) aded bâb-ı haşeblerdir. Bu bâblara nâzır metîn ü kavî ebrâclar vardır. Evvelâ Bağdâd tarafına Müşrâk kapusu paşalara cirid meydânı ve ıydeyn-i şerîfeynde sıbyânlar ve fetâlar içün Salıncak ve Dollâb meydânı bu kapu tarafındadır. Ve Varoş Cisri kapusu, cânib-i (---) ve Kurna kapusu, taraf-ı (---) mekşûfdur ve Rabât kapusu, Bağdâd tarafına meftûhdur. Ve Mühennâvî kapusu, cânib-i Şatt aşrı Gürdelen'e meftûhdur. Ve Bahr kapuları cânib-i şarka küşâdedir. Ve Hasan-ı Basrî kapusu, taraf-ı kıbleye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b ·
metinde göster ·
… 1040 yine Hüsrev Paşa feth edüp derûn-ı hisâra müstevfâ cebehâne ve asker koyup
metîn [ü]
hasîn etdi. Yine Acem müstevlî olup sene 1048 târîhinde {kavm-i} Acem Murâd Hân …
Ba‘dehû Enûşirvân-ı âdil imâr etmişdir. Âl-i Abbâsiyân asrında Hulâgû Hân harâb etmişdir. Niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Âhir sene 962 târîhinde Süleymân Hân asrında be-dest-i Baltacı Mehemmed Paşa imâr edüp yine sene 1033 târîhinde Acem istîlâ edüp sene 1040 yine Hüsrev Paşa feth edüp derûn-ı hisâra müstevfâ cebehâne ve asker koyup metîn [ü] hasîn etdi. Yine Acem müstevlî olup sene 1048 târîhinde {kavm-i} Acem Murâd Hân-ı Râbi‘in mehâbet [ü] salâbetine tâkat getiremeyüp kal‘ayı mu‘attal bırağup Sarı Mehemmed Paşa tâ Murâd Hân Bağdâd'a gelinceye dek kal‘a-i Erbîl'i zabt edüp imâr edüp kifâyet kadar derûn-ı hisâra asker-i kerrâr kodu. Hâlâ Şehrezûl hâkinde sancak beği tahtıdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 371b ·
metinde göster ·
… kendünün Batmân nehri üzre binâ etdüği cisirden âlî ve musanna‘ vü müzeyyen ve
metîn ü
müstahkem bir cisr-i ibret-nümâ olmuş kim hasedinden âh edüp şâkirdine eydür: " …
Ana taklîden bu kal‘a-i Hasankeyf'de nehr-i Şatt üzre bu cisri el-Melikü'l-Muzaffer es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh Batmân cisrin inşâ eden mi‘mârın şâkirdine bu Hasankeyf cisrin inşâ etdirmişdir. Bu cisrin itmâmın Batmân cisrini binâ eden {üstâd} istimâ‘ edüp bir gün nihânîce Hasankeyf'e gelüp görse kim kendünün Batmân nehri üzre binâ etdüği cisirden âlî ve musanna‘ vü müzeyyen ve metîn ü müstahkem bir cisr-i ibret-nümâ olmuş kim hasedinden âh edüp şâkirdine eydür: "Ey oğul, eyi cisir binâ etmişsin ammâ bu cisir henüz nâ-tamâmdır. Bu cisrin tâ zirve-i a‘lâsında kined yerine bir hayli civa dök kim bu cisir ilâ yevmi'l-haşr ber-karâr ola." deyüp gâ’ib olur. Ol gice bu cisri binâ edenin üstâd-ı hasûdu bir tulum içre yedi yıllık Ergane sirkesi kim semm-i helâhilden nişân verir, âlem ağyârdan bî-haber iken ol hasûd-ı lâ-yesûd üstâd cisrin tâ kined yerine bir tulum sarp sirke döküp firâr eder. Ol gice cisrin orta yeri nehr-i Şatt'a dökülür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân'ın dahi Abaza cenginden başları kaygulu olup Bağdâd tarafına nazar etmeyüp âhir Hüsrev Paşa'yı Abaza Paşa üzre serdâr-ı mu‘azzam edüp kal‘a-i Ahıska'yı dest-i Acem'den ve kal‘a-i Erzurûm'u dest-i Abaza Paşa'dan feth edüp kayd [ü] bend ile Abaza'yı huzûr-ı Sultân Murâd'a getirüp Abaza Paşa'nın defter-i cerâyimine afv hükmi çekilüp Abaza Paşa'ya eyâlet-i (---) ihsân olunup Hüsrev Paşa'ya Abaza seferi mukâbelesinde mühr ile yine Bağdâd-ı İremezâtü'l-imâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek ibtidâ kal‘a-i Musul'u hâlî ve mu‘attal bulup sene 1039 târîhinde fâtih-i Musul Hüsrev Paşa olup kal‘a-i Musul'a bir metîn ü müstahkem kulle ve sûr-ı harâbının cânib-i erba‘asın istihkâm üzre edüp cemî‘i mühimmât u levâzımâtların müheyyâ edüp Bağdâd içün getirdiği balyemez topları ve gayrı mühimmâtları şehr-i Musul'a bırağup yüz bin ma‘dûd müslimîn-i cünûd ile "Tevekkülen alallah" deyüp diyâr-ı Acem'de Hemedân ve Dergezîn ve Pilever ve Cem-cenâb ve Sultâniyye ve şehr-i Ebhar ve şehr-i Zengân ve kal‘a-i Bî-sütûn ve Gazvîn ve Kasr-ı Şîrîn ve kal‘a-i Mihribân ve kal‘a-i Bâğ-ı Cinân ve kal‘a-i Çîğ Ahmed ve kal‘a-i Zâlim Alî ve kal‘a-i Derne ve kal‘a-i Derteng ve kal‘a-i Şehribân ve'l-hâsıl şâh-ı Acem'in destinden Hüsrev Paşa yetmiş altı aded mezkûr şehr-i ra‘nâları feth edüp ülkelerin harâb u yebâb edüp kal‘a-i Bağdâd'a sarılup âhirü'l-emr Bağdâd'ın fethi müyesser olmayup bî-feth taht-ı Bağdâd'dan avdet edüp kal‘a-i Mardin'de meştâ verüp anda kal‘a-i Tokat'a gelüp şikeste-hâtır iken câme-i hâbda yatırken der-i devletde Hâfız Ahmed Paşa sadrıa‘zam iken anın iğvâsıyla Murâd Hân'dan hatt-ı şerîf gelüp Tokat'da Hüsrev-i Şîr'i firâşında şehîd etdiler. Ol mâh-ı mezbûrda şâh-ı Acem yine kal‘a-i Şehrezûl'a ve Musul'a ve Ahıska'ya müstevlî oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401a ·
metinde göster ·
… n tecdîd-i sulh etdiler, ammâ yine havflarından bu kal‘a-i Zadra'yı dahi ziyâde
metîn ü
müstahkem etdi.
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Orhân Gâzî ibn Osmân Gâzî serîr-i saltanata geçüp ol ân Hacı Bektaş Velî ile Bursa kal‘asın feth etdikde bu Venedik ve Dobra-Venedik tuhaf hedâyâlar ve nâmelerle Orhân Gâzî'ye "Gazânız mübârek ola" deyü elçiler gönderüp alâ tarîki'l-hedâye harâc kabûl edüp âsûde-hâl kaldılar, ammâ sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne ve Filibe ve Sofya ve Üsküb diyârların cümle feth [ü] fütûh edüp yine bu Venedik kâfiri havfinden tecdîd-i sulh etdiler, ammâ yine havflarından bu kal‘a-i Zadra'yı dahi ziyâde metîn ü müstahkem etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140a ·
metinde göster ·
… iş kenârında bir sahrâ-yı azîme vâkı‘ (vâkı‘) olmuş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i
metîn ü
müstahkemdir.
Ve cemî‘i Erdel krallarının pây-ı taht-ı menhûslarıdır. Kal‘ası nehr-i Moriş kenârında bir sahrâ-yı azîme vâkı‘ (vâkı‘) olmuş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i metîn ü müstahkemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
… iler, ammâ bu Şolomkovar kal‘ası ağaç palanka-i rıhtım-ı Şeddâdîdir, ammâ gâyet
metîn ü
müstahkemdir. İçinde bin aded güzîde bahâdır erleri ve bir câmi‘i ve yahşı cebe …
Bazı yiğitler "Vallâhi ma‘kûl" deyüp on aded yiğit bizimle âmâde olmağa gitdiler, ammâ bu Şolomkovar kal‘ası ağaç palanka-i rıhtım-ı Şeddâdîdir, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. İçinde bin aded güzîde bahâdır erleri ve bir câmi‘i ve yahşı cebehâneleri ve şâhâne Macar-ı füccâr topları var, gâyet mükellef ve metîn kal‘adır kim bir yayla dibine vâkı‘ olmuş sehel havâlesi var. Ol dağda bâğları var çârsû-yı bâzârı ve gayri imâretleri henüz ma‘mûr olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
… is ve lağımsız ve top ve tüfengsiz bu vech üzre bir kal‘a alınmamışdır, ammâ ne
metîn ü
müstahkem kal‘a idi.
Ümmet-i Muhammed kal‘a kapuların açup cümle guzât içerü doldular. Meteris ve lağımsız ve top ve tüfengsiz bu vech üzre bir kal‘a alınmamışdır, ammâ ne metîn ü müstahkem kal‘a idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 6a ·
metinde göster ·
… kaldı. Ve yine asker-i İslâm'a kırkar ellişer vukiyye top gülleleri urdu. Gâyet
metîn ü
müstahkem şekl-i muhammes bir kal‘a-i Şeddâdî beş tabyalı ve beş aded kenîseli …
Nemse çâsârı tarafından beş bin tüfeng-endâz kâfir kal‘ada aslâ amân dilemedi. Ve bu sûr hâricinde bir müzeyyen varoşu var idi. Kal‘ası kâfirleri itâ‘at etmedikleri ecilden Eğre ve Budin ve Kanije gâzîleri bu varoşa şergil olup hâh-nâhâh bî-bâk u bî-pervâ şehre girüp cümle mâl-ı ganâ’im [ü] üsârâların alup şehrin âteşe urup ancak kal‘ası bir sahrâ-yı vâsi‘de sögele kaldı. Ve yine asker-i İslâm'a kırkar ellişer vukiyye top gülleleri urdu. Gâyet metîn ü müstahkem şekl-i muhammes bir kal‘a-i Şeddâdî beş tabyalı ve beş aded kenîseli bir kal‘a-i beyâz idi, yanına varılmaz. Ancak bu kadar temâşâ etdik, zîrâ top serpindisinden yakın varmağa âdem cür’et edemezdi, ammâ sahrâları gayet mahsûllü yerlerdir. Andan 4 sâ‘at sahrâlarda gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b ·
metinde göster ·
Kal‘ası Kaşa yaylası dâmeninde şekl-i murabba‘dan tûlânî Şeddâdî seng-tırâş bir
metîn ü
müstahkem kal‘a-i savaş-ı perhâşdır kim gûyâ Eğre kal‘ası gibi dâmen-i kûha vâk …
Kal‘ası Kaşa yaylası dâmeninde şekl-i murabba‘dan tûlânî Şeddâdî seng-tırâş bir metîn ü müstahkem kal‘a-i savaş-ı perhâşdır kim gûyâ Eğre kal‘ası gibi dâmen-i kûha vâkı‘ olmuşdur, ammâ bu Kaşa Eğre'nin üçü kadar var bir vasî‘ ve azîm tabyaları var. Ve dağdan tarafı bir azîm gayyâ-misâl handakı ve cümle sekiz aded cedîd metîn kapuları var. Ve dâ’iren-mâdâr iki kat kal‘a dîvârı ve kal‘adan hâric sedd-i Kahkahâ-vâr kavî tabyaları kirpi gibi balyemez toplar ile ârâste ve gûnâ-gûn muhîl [ü] şeytanatlar ile pîrâste olmuş hisâr-ı üstüvârdır kim üstâdân-ı selef var makdûrun sarf edüp bu sûrda eyle tasarruflar etmişdir kim zamânımız üstâdları ol binâ-yı refî‘u'ş-şâna mânend bir hisâr inşâ etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13a ·
metinde göster ·
Kal‘a-i Seykel ise bir püşte-i âlî üzre kemâl-i metânet ile
metîn ü
müstahkem bir sûr-ı üstüvârdır kim bunun bir tabyası cümle Erdel kılâ‘larına ya …
Kal‘a-i Seykel ise bir püşte-i âlî üzre kemâl-i metânet ile metîn ü müstahkem bir sûr-ı üstüvârdır kim bunun bir tabyası cümle Erdel kılâ‘larına yan başı gelir sedd-i Seykel'dir. Bâ-husûs aşağı sûr-ı kebîrinin handak-ı amîki içre nehr-i Seykel deverân u cereyân edüp leb-ber-leb olup gûyâ bir buheyre-vâr talattum ve temevvüc edüp durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23a ·
metinde göster ·
… lâ seng-tırâş ile mebnî bir kal‘a-i kavî imiş, ammâ zamân-ı 37b kadîmde gâyet
metîn ü
müstahkem kal‘a imiş. İç el olmak ile mürûr-ı eyyâm sebebiyle amâr olmayup câ-b …
Der-ayân-ı eşkâl-i kal‘a-i İştib: Bu kal‘a-i atîk şehrin cânib-i garbında bir kayalı yüksek dağ üzre şekl-i muhammes bir şeddâdî cümle mücellâ seng-tırâş ile mebnî bir kal‘a-i kavî imiş, ammâ zamân-ı 37b kadîmde gâyet metîn ü müstahkem kal‘a imiş. İç el olmak ile mürûr-ı eyyâm sebebiyle amâr olmayup câ-be-câ yerleri münhedim olup kal‘a içinde âsâr-ı binâdan aslâ bir şey yokdur. Vakt-i şitâda kal‘a içre koyun ve keçiler kışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37a–37b ·
metinde göster ·
… . Ve şekl-i müdevverdir. Her taşı fîl cüssesi kadar vardır. Ve cümle tokuz aded
metîn ü
müstahkem kulleleri var. Ve Tuna cânibi üç kat sûr-ı üstüvâr bir hisâr-ı refî‘u …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Vidin: Nehr-i Tuna kenârında bir alçak çemenzâr havâlesiz zemînde seng-tırâş bir kal‘a-i savaşdır, ammâ küçükdür. Handak kenârınca cirmi beş yüz adımdır, ammâ levendâne germe adımdır, tiryâkî adımı gibi adım değildir, âdem adımıdır. Ve handakı gerçi alçakdır, ammâ gâyet arîz ve içinde leb-ber-leb Tuna suyudur. Ve şekl-i müdevverdir. Her taşı fîl cüssesi kadar vardır. Ve cümle tokuz aded metîn ü müstahkem kulleleri var. Ve Tuna cânibi üç kat sûr-ı üstüvâr bir hisâr-ı refî‘u'l-bünyân bir hısn-ı hasîn-i azîmü'ş-şân bir sedd-i amândır. Bu üç kat dîvâr olan Tuna tarafında handakı yokdur, lâkin bu tara[fa] nâzır topları çokdur. Ve bu cânibi kâmil beş yüz germe adımdır. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr bin adım gelir kal‘a-i bâlâdır kim bennâ zirâ‘ıyla dîvârının kaddi kâmil yetmiş aded zirâ‘-ı melikî ve Mekkîdir. Ve şehir cânibi iki kat dîvârdır. Her katı birbirinden âlîdir. Ve dendân-ı bedenleri gâyet musanna‘dır kim gûyâ lü’lü-yi Hürmüz gibi tertîb üzre dizilmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a ·
metinde göster ·
müstahkem dîvârları kalın kal‘adır. Hudâ-yı Müte‘âl nigehbânı ola, zîrâ yüz ell …
El-hâsıl gâyet metîn ü müstahkem dîvârları kalın kal‘adır. Hudâ-yı Müte‘âl nigehbânı ola, zîrâ yüz elli aded neferâtları var ve elli aded hâneleri ve bir câmi‘leri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57b ·
metinde göster ·
… r-ı üstüvâr, evvelâ iç kal‘a ve orta hisâr ve taşra varoş hisâr, üçü dahi gâyet
metîn ü
müstahkem sûr-ı üstüvârdır. Evvelâ,
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Ösek: Bu kal‘a-i cây-ı menâs bir düz vâsi‘ sahrâ-yı mahsûldârda nehr-i azîm Dırava üç tarafını döğerek ubûr edüp bir top menzili aşağıda nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu mahalle karîb üç kat bölme hisâr-ı üstüvâr, evvelâ iç kal‘a ve orta hisâr ve taşra varoş hisâr, üçü dahi gâyet metîn ü müstahkem sûr-ı üstüvârdır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… nehr-i Dırava derindir ve şiddet üzre cereyân eder. Bu cisrin iki başında dahi
metîn ü
müstahkem kapuları var ve cisir ortasında olan tombaz gemilerinden ikisin her g …
Bu kırk pâre gemiler üzre yine bir haşeb cisr-i kavîdir, ammâ Ösek cisri kadar tavîl değildir tûlu yüz altmış adım dar boğazdadır, ammâ nehr-i Dırava derindir ve şiddet üzre cereyân eder. Bu cisrin iki başında dahi metîn ü müstahkem kapuları var ve cisir ortasında olan tombaz gemilerinden ikisin her gece pâsbân ve nigehbân ve dîdebân ve bevvâbânlar bir tarafa {gemileri} çeküp yine demir zincîr ile kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden gece ile kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her gece Darda kulları bu cisr[i] beklerler. Eğer havf u haşyet ziyâde olursa Ösek kal‘ası neferâtlarından her şeb birer ağa bayrağıyla gelüp tâ sabâha dak keşik, ya‘nî nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… al‘anın cânib-i garbîsinde olan köşede Peçoy'un iç kal‘asıdır kim Şeddâdî gâyet
metîn ü
müstahkem hisâr-ı üstüvârdır kim cemî‘i Peçoy halkının cümle zî-kıymet metâ‘lar …
Mevsûf olan taşra kal‘anın cânib-i garbîsinde olan köşede Peçoy'un iç kal‘asıdır kim Şeddâdî gâyet metîn ü müstahkem hisâr-ı üstüvârdır kim cemî‘i Peçoy halkının cümle zî-kıymet metâ‘ları bunda mahfûzdur, zîrâ iki kat vâsi‘ ve âlî ve arîz sedd-i kavî refî‘u'l-bünyân cümle hisârlardan sâhibü-şân bir iç kal‘a-i cây-ı amândır ve metîn handak-ı amîki var. Ancak semt-i kıbleye nâzır bir kapusu var. Bu kapu çâr-kûşe bir kulle-i bâlânın zeylinde bir tarz-ı âhar vâkı‘ olmuş bir bâb-ı musanna‘dır kim atebe-i ulyâsı üzre zolta nâm guruşda olan iki başlı ve iki kanatların açmış ve iki ayaklarında pençelerin germiş bir beyâz mermer üzre bir kuş tasvîri var kim gören anı ânsız zî-rûh zann eder. Ammâ cânsız bir kâr-ı îmânsızdır. Ve bu tasvîr-i murg-ı bî-rûha muttasıl bir beyâz mermer üzre Eflâtûn-ı İlâhî'nin kendü hattıyla bir gûne 67b hatt-ı Latin ile bu kal‘anın târîhin eyle tahrîr etmiş kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a–67b ·
metinde göster ·
… tahisâr'dan aşağı bir öz içinde ve bir vâsi‘ çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ bir
metîn ü
müstahkem rıhtım dolma binâ bir palanka-i zîbâdır, taş dîvâr değildir.
Eşkâl-i varoş-ı kal‘a-i Seçoy: Mezkûr Ortahisâr'dan aşağı bir öz içinde ve bir vâsi‘ çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ bir metîn ü müstahkem rıhtım dolma binâ bir palanka-i zîbâdır, taş dîvâr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
müstahkem kullelerinde şâhî zarbuzan şâhâne şâhî topları var.
Cümle etrâfında iki kat gayyâ deresi gibi kesme handakı var ve iki yerde metîn ve kavî ağaç kapuları var. Bir kapusu maşrık cânibine nâzır küçük kapudur. Handakı üzre haşebden bir kasrı var, lonca derler, bir temâşâgâhdır kim cümle hüddâmân-ı hisâr bu kasırda oturup Tuna iskelesin temâşâ ederler. Ve [bu] kapudan ahâlî-i kal‘a Tuna'dan su alırlar. Bir kapusu dahi mağrib cânibine büyük kapudur, taşra varoşa mekşûfdur. Bunun dahi handak üzre cisri asma zincîrli haşeb kantaradır. Bu kal‘anın çâr-kûşesinde metîn ü müstahkem kullelerinde şâhî zarbuzan şâhâne şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
Nehr-i Tuna kenârında bir vâsi‘ fezâda çâr-kûşe ve çâr tabyalı gâyet
metîn ü
müstahkem dolma rıhtım Şeddâdî palankadır, ammâ her meşe ağacı direkleri birer …
Nehr-i Tuna kenârında bir vâsi‘ fezâda çâr-kûşe ve çâr tabyalı gâyet metîn ü müstahkem dolma rıhtım Şeddâdî palankadır, ammâ her meşe ağacı direkleri birer âdem güc ile kucaklar kalın meşe ve pelîd ağaçlarıdır kim bu kadar zamândan berü âbnûs ağacına dönmüş direklerdir. Hattâ küffâr bu kerre bu kal‘ayı bu kadar zamân balyemez toplar ile döğüp gülleleri iki direk mâbeynine girüp gâ’ib olmuş. Tâ bu mertebe metîn palankadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
müstahkem edüp gûyâ sedd-i İskender edüp derûn-ı şehirde olan hâne-i menhûsları …
Ba‘dehu Âl-i Osmân'ın ibtidâ tulû‘u sene (---) târîhi olunca bu kal‘anın sene-i mezbûrda tâli‘in yoklayup eyle buldular kim Türk'de sâhib-i zuhûr olan Osmân'ın oğullarından Sarı Süleymân Igrando Kostantinapol bu Budin'i ve etrâfında olan cemî‘i kal‘aları alalar, ammâ Beç kal‘asın alamayup gideler. Çünki Beç kal‘asının tâli‘in ilm-i nücûm ile böyle bulup cümle kral-ı dâller bir yere gelüp turvin ü meşveret edüp Budin kralı olan Koca Milon Poturi Mikloş Krala cümle krallar ve dahi İspanya'da Rim papası ve gayri irşekler ve banlar ve hersekler ve cümle şaglar bâtıl dînlerinin aşkına Meryem Ana ve Hazret-i Îsâ gayretine mezkûr krallar ve banlar imdâd edüp ilm-i nücûmda buldukları takdîri sû-i tedbîrleriyle bozmak içün kal‘a-i Budin'i eyle metîn ü müstahkem edüp gûyâ sedd-i İskender edüp derûn-ı şehirde olan hâne-i menhûsları ve cümle düyûrların serâpâ altun ve gümüş derveze ve revzen ve şebekeli kâ‘alar ile ârâste ve cümle zer ü halkârî münakkaş dekâkînler ile pîrâste edüp cümle esvâklarını Hind füsûskârîsi gibi serâpâ murassa‘ zemîn döşeyüp şehre aslâ hayvânâtdan at ve katır ve arabalardan bir şey girmemek üzre "Hâmân ve Fir‘avn ve Kârûn ve Şeddâd ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık'un la‘neti olsun" deyü tenbîhler edüp cümle a‘yân-ı kefere şehr-i Budin'e piyâde girirler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
… d elbette bu Budin'e de gelir" deyü var kuvvetlerin bâzûya getirüp Budin'i eyle
metîn ü
müstahkem edüp etrâfında yedi kraldan yedi kerre yüz bin küffâr muhâfaza-i Budi …
"Hay meded vay ey vay kitâbımızda yazdığı üzre Osmânoğullarından Sarı Grando Süleymân işte gelüp Belgrad'ı aldı. Bire meded elbette bu Budin'e de gelir" deyü var kuvvetlerin bâzûya getirüp Budin'i eyle metîn ü müstahkem edüp etrâfında yedi kraldan yedi kerre yüz bin küffâr muhâfaza-i Budin içün âmâde etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74a ·
metinde göster ·
… Tophâne meydânından iç kal‘a handakı üzre taş köprü ile iç kal‘a kapusu iki kat
metîn ü
müstahkem demir kapulardır kim taşra kapunun atebe-i ulyâsı kemeri üstünde iki …
Ve bu Tophâne meydânından iç kal‘a handakı üzre taş köprü ile iç kal‘a kapusu iki kat metîn ü müstahkem demir kapulardır kim taşra kapunun atebe-i ulyâsı kemeri üstünde iki aded arslan-ı gırrende tasvîri var kim üstâd-ı mermer-bür bir esed timsâli eylemiş kim bi'l-mehâbe görenler ol sebû‘ları zî-rûh zann eder. Tâ bu mertebe musanna‘ gazanferlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81b ·
metinde göster ·