… dan haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların
mevti
haberin verirmiş. Hâlâ ol zikr olunan dörd sûret-i mehîb râyegândır. Ammâ Hazre …
Bu eşkâllerden mâ‘adâ kubbe-i azîmin dörd pâye-i azîmlerinin tabaka-i âlîsi nihâyetinde dörd köşede birer melek sûreti vardır. Bilâ-teşbîh biri Cebrâ’îl ve biri Mîkâ’îl ve biri İsrâfîl ve biri Azrâ’îl sûretleridir kim hâlâ kanatların küşâde edüp dururlar kim kadd [ü] kâmetleri perr ü bâlleri ile ellişer zirâ‘ timsâl-i acîbelerdir, tâ Hazret-i Risâlet vücûda gelince bu ferişte sûretleri göbeğinde olan ağızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü vakâyi‘âtları ayân edermiş. Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] galâ olur deyü haber verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak vakâyi‘âtdan haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların mevti haberin verirmiş. Hâlâ ol zikr olunan dörd sûret-i mehîb râyegândır. Ammâ Hazret'den berü tılısmâtları bâtıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… ve ce‘ale'l-cennete mesvâhümâ hazretlerinin ziyâretgâh-ı merkad-i pür-envârı ve
mevti
târîhlerin beyân eder
İki yüz yigirmi dördüncü fasılMerhûm u mağfûrun-leh Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân ibn Sultân Selîm Hân tâbe serâhümâ ve ce‘ale'l-cennete mesvâhümâ hazretlerinin ziyâretgâh-ı merkad-i pür-envârı ve mevti târîhlerin beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 102a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Selîm-i Sânî Seğitvar altına gelüp cümle asâkir bî‘at edüp Süleymân Hân'ın (---) günde mevti haberi şâyi‘ olup na‘ş-ı Süleymân Hân'ı sarup sarmalayup İslâmbol'da câmi‘i mihrâbının önünde behişt-i ılliyyîn-misâl bâğ [u] bostân [u] gülistân içinde olan kubbe-i âlîsinde medfûndur. Ser-i sa‘âdetindeki Süleymânî destârı üzre yedi sekiz otağa mücevher ve gâziyâne turna telleri ile tezyîn olmuş bir kabr-i münevverdir. Müddet-i saltanat 48 sene ve müddet-i ömr (---) sene, mevtine târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 102a ·
metinde göster ·
… d-ı Râbi‘ fez‘ u çera‘ edüp ol günden nikrîs marazına mübtelâ olup âhir sebeb-i
mevti
ol oldu.
Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘, merkad-i pür-envârına varup ziyâret etdükde "Ne böyle pâdişâhâne yatarsın. Âl-i Osmân'ın ırzın pâymâl eyleyüp Tatar elinde kesr-i ırz etdin" deyü sandûkasına bir püşt-i pâ urunca "Bre meded, ayağım" deyü Murâd-ı Râbi‘ fez‘ u çera‘ edüp ol günden nikrîs marazına mübtelâ olup âhir sebeb-i mevti ol oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 235a ·
metinde göster ·
Melik Hişâm bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf'u üzre Cengiz askeri "Siz Müslümân oldunu …
Ziyâret-i selâtîn-i Karakoyunlu: Bunlar memâlik-i Irâk'a ve Âzerbaycân'a ve şehr-i Ahlat'a mutasarrıf oldular. Cümle on nefer âdemlerdir. Bunlar Âl-i Yûsufî derler. Âl-i Osmân'a akrabâ olduklarından Kara Yûsuf hânları Timur-ı bî-nûr havfinden Bursa'da Yıldırım Hân'a vardığından Timur Yıldırım Hân üzre varup Yıldırım Hân'ı münhezim edüp Kara Yûsuf Mısır'a ve Mısır'dan Mekke'ye ve yine Ahlat'a geldi. Bunlar dahi Âl-i Osmân gibi diyâr-ı Mâhân'da iken Şâm halîfesi Hişâm b. Abdülmelik diyâr-ı Acem'de hakanı münhezim edüp cümle ümerâ-yı Dağıstân'ı ve kavm-i Tabserân'ı ve kavm-i Kumuğu ve kavm-i Moğol'u ve kavm-i Boğol'u ve kavm-i Kaytak'ı ve bu kavm-i Kara Koyunlu Âl-i Yûsuf'u İslâm'a getirüp Tatar cengizlikden çıkup cümle İslâm ile müşerref {oldular}. Ba‘de mevt-i Melik Hişâm bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf'u üzre Cengiz askeri "Siz Müslümân oldunuz" deyü istîlâ etdiklerinden bu Karakoyunlu dahi diyâr-ı Mâhân'dan 241b Âl-i Osmân ecdâdı Kuba Alp ve karındaşı Bayındır Hân ve Süleymân Şâh ve anın oğlu Ertuğrul Bay ile bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf diyâr-ı Mâhân'ı terk edüp diyâr-ı Ahlat'a gelüp tavattun etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241a–241b ·
metinde göster ·
… cellet azametehu lafz-ı kün ile arz u semâvâtı ademden vücûda getirmezden evvel
mevti
halk etdi kim delîl-i 46a nass-ı kâtı‘ ile sûre-i Mülk'de Arapça buyurur ve …
Çûn bu felek-i kec-rû bir evrâk-ı perîşân-misâl bir sahîfe-i rûzgâr-ı zor-kâr ve Arapça 'dır, Arapça 'dur ve "Küllü şey’in yerci‘u ilâ aslihi"'dir ve el-hükmü lillâhi'l-vâhidi'l-kahhâr ve kârhâne-i dünyânın hükmü budur. Hattâ Cenâb-ı Kibriyâ cellet azametehu lafz-ı kün ile arz u semâvâtı ademden vücûda getirmezden evvel mevti halk etdi kim delîl-i 46a nass-ı kâtı‘ ile sûre-i Mülk'de Arapça buyurur ve sûre-i (---)Arapça 'dir. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45b–46a ·
metinde göster ·
… h olunmadığından âhirü'l-emr dâğ-ı derûnundan veca‘-ı maraz müşted olup sebeb-i
mev[ti]
bu kal‘a-i metîn olmuşdur. Hamd-i Hudâ her ne hâl ise dest-i İslâm'a girmişdir.
Ammâ Süleymân Hân kal‘a-gîr pâdişâh-ı devr-i zamân olup bu hisârı muhâsara edüp döğe döğe feth olunmadığından âhirü'l-emr dâğ-ı derûnundan veca‘-ı maraz müşted olup sebeb-i mev[ti] bu kal‘a-i metîn olmuşdur. Hamd-i Hudâ her ne hâl ise dest-i İslâm'a girmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176a ·
metinde göster ·
… erin kral izniyle yâhûd mürd olan keferelerin vasiyyetiyle karnın yarup sebeb-i
mevti
olan marazlarına bakup ba‘zı vücûdu tuzlayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâ …
Biri Yoranda manastırının ve varoşunun hâkimidir. Bu manastırın dahi rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Bunda olan etıbbâ ve hukemâ ve cerrâhân-ı fassâdânı ve bunda olan teşrîhât bir kâfiristânın düyûrlarında yokdur. Teşrîhât oldur kim bir emrâz-ı muhtelifeden olan âdemlerin kral izniyle yâhûd mürd olan keferelerin vasiyyetiyle karnın yarup sebeb-i mevti olan marazlarına bakup ba‘zı vücûdu tuzlayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâbda hıfz edüp sebeb-i mevti olan marazın yazarlar ve niçesin derisiz cümle sinirleriyle teşrîh edüp saklarlar ve niçesinin sinirlerin tîzâb ile giderüp cümle sinirleriyle bir dollâbda pinhân ederler. Ve niçelerin derisini ve sinirleri ve tamarlarını giderüp cümle vücûd-ı insânda ne kadar kemikleri var ise demir teller ile birbirlerine bağlayup yine bir dollâbda hıfz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… p ba‘zı vücûdu tuzlayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâbda hıfz edüp sebeb-i
mevti
olan marazın yazarlar ve niçesin derisiz cümle sinirleriyle teşrîh edüp saklarl …
Biri Yoranda manastırının ve varoşunun hâkimidir. Bu manastırın dahi rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Bunda olan etıbbâ ve hukemâ ve cerrâhân-ı fassâdânı ve bunda olan teşrîhât bir kâfiristânın düyûrlarında yokdur. Teşrîhât oldur kim bir emrâz-ı muhtelifeden olan âdemlerin kral izniyle yâhûd mürd olan keferelerin vasiyyetiyle karnın yarup sebeb-i mevti olan marazlarına bakup ba‘zı vücûdu tuzlayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâbda hıfz edüp sebeb-i mevti olan marazın yazarlar ve niçesin derisiz cümle sinirleriyle teşrîh edüp saklarlar ve niçesinin sinirlerin tîzâb ile giderüp cümle sinirleriyle bir dollâbda pinhân ederler. Ve niçelerin derisini ve sinirleri ve tamarlarını giderüp cümle vücûd-ı insânda ne kadar kemikleri var ise demir teller ile birbirlerine bağlayup yine bir dollâbda hıfz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… ibi girüp savaş-ı perhâşda urulup cân ber-cehennem mürd olur. Yâhûd bir sebeb-i
mevti
dahi hemân kulağı kanı gidüp beyâz olup kulağı sağır olup başını dutamaz olup o …
Ammâ ekseriyyâ bu kavm-i Kalmağ'ın sebeb-i mevtleri hulûlî-mezheb olduklarından aslâ ölümden korkmazlar, "Ölürsem rûhum fülân avredin karnındaki fülâna cânım girir veyâhûd karımın karnına cânım girüp yine dünyâya gelirim" deyü ölümden havf etmeyüp cenge biri biri akîbince domuz gibi girüp savaş-ı perhâşda urulup cân ber-cehennem mürd olur. Yâhûd bir sebeb-i mevti dahi hemân kulağı kanı gidüp beyâz olup kulağı sağır olup başını dutamaz olup ol gün ölürler. Bundan gayri hastalık nedir bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176b ·
metinde göster ·
… Melik Avn Mısır'da mürd olup avda kendüyi bir kuş yırtup pâre pâre olup sebeb-i
mevti
olur.
Ba‘dehu bu Fir‘avnîler ile Melik Avn Mısır'ı zabt edüp Melik İmen ile Delife nâm melikler birbirleriyle Sa‘îd-i âlîde ceng ederlerken Melik Avn Mısır'da mürd olup avda kendüyi bir kuş yırtup pâre pâre olup sebeb-i mevti olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209b ·
metinde göster ·
… en Mekke mollâsı olup bin otuz senesinde İslâmbol'da deryâ Y 364b donduğu gün
mevti
haberi gelüp hayli bükâ eyledik. Zîrâ pederimizin gâyet muhibb-i sâdıkı idi. Ha …
Merkad-i el-Mevlâ Ömer bin Mehemmed: Sultân Osmân-ı Sânî'nin hocası iken Mekke mollâsı olup bin otuz senesinde İslâmbol'da deryâ Y 364b donduğu gün mevti haberi gelüp hayli bükâ eyledik. Zîrâ pederimizin gâyet muhibb-i sâdıkı idi. Hamd-i Hudâ elli iki seneden sonra ziyâret müyesser olup rûh-ı şerîfiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp savâbın rûhuna hibe eyledik. Mu‘allâ'da Kutb-ı Mekkî civârında bir kârgîr binâ soffa üzre muhteşemâne âsûdedir. Seng-i mezârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y364a–Y364b ·
metinde göster ·
… i Yıldırım Bâyezîd Hân yarar idi, ammâ ömreş 60 sene, saltanat 16 sene. Sebeb-i
mevti
Timur cenginde Yıldırım Hân münhezim olup Timur'un hapsinde iken hummâ-yı muhri …
Andan oğlu Yıldırım Hân Gâzî sene 792 beğ oldu. Vilâdeteş sene 748 ve cülûseş sene 792 ve müddet-i saltanat 16 sene olup hakkâ ki şecî‘ pâdişâh-ı bâ-vakâr idi kim bir yılda Anatolu'dan Rûmeli'nde Eflâk ve Boğdân keferesi üzre sefer etdiğinden Yıldırım Hân dediler. Gerçi Yıldırım Bâyezîd Hân yarar idi, ammâ ömreş 60 sene, saltanat 16 sene. Sebeb-i mevti Timur cenginde Yıldırım Hân münhezim olup Timur'un hapsinde iken hummâ-yı muhrikadan sönüp merhûm olup na‘şın Bursa'da Yıldırım câmi‘ine getürüp defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y40a ·
metinde göster ·
… mu‘azzam olur. Hikmet-i Hudâ bu şehzâde merhûm olup câmi‘i sâhasında defn edüp
mevti
haberin halîfe-i Mısır'a arz ederler. Üçüncü günde cemâ‘at salât-ı cum‘ayı edâ …
Sebeb-i tesmiyesi oldur kim ibtidâ bu şehre Bağdâd-ı behişt-âbâddan bir şehzâde-i cüvân-baht-ı âl-i Abbâsiyân Hulâgû hurûcundan firâr edüp Mısır pâdişâhlarından Sultân (---) gelüp dahil düşer, ol dahi bu mahalleyi mezkûr şehzâdeye ihsân edüp eyle ma‘mûr [u] âbâdân eder kim bir şehr-i mu‘azzam olur. Hikmet-i Hudâ bu şehzâde merhûm olup câmi‘i sâhasında defn edüp mevti haberin halîfe-i Mısır'a arz ederler. Üçüncü günde cemâ‘at salât-ı cum‘ayı edâ ederken kabr-i şehzâdeden bir feza‘ [u] çeza‘ istimâ‘ ederler. Âyâ bu ne ola, deyü kabre varırlar, istimâ‘ ederler kim şehzâde lahdi içinde feryâd ediyor. Derhâl kabri keşf edüp şehzâdenin kefeni yanında bir cins hayvân şehzâdenin bâzûsundan yeyüp mürd olmuş ve şehzâdeden hayli kan cereyân edüp hayât bulmuş. Derhâl şehzâdeyi kabirden çıkarup ta‘zîm ü tekrîm ile sarâyına götürüp yedi sene dahi hayâtda olup ba‘dehu intikâl etdikde na‘şın Mısır'a götürüp Sitti Nefîse civârında medfûndur. Târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295b ·
metinde göster ·