halâs edersin" dedikde derhâl Şemseddîn ile Bâyezîd Hân hâbdan bîdâr olup Bâyez …
Andan sonra Bâyezîd-i Velî terk-i dünyâ edüp kûşe-nişîn olup Acem memâlîk-i Âl-i Osmân'ın memâlik-i mahrûselerine istîlâ edüp tâ Arpaçukuru nâm ki, diyâr-ı Sivas-ı Tokat'dır, şâh-ı Acem ol diyârları alup Bâyezîd Hân'a Çulcu Baba derler idi. Tâ bu mertebe sâhib-i uzlet Bâyezîd-i Velî iken kal‘a-i Kili ve Akkirmân kal‘alarına müteveccih olduklarında Babadağı'na gelüp "Aya Babadağı niçün derler" deyü su’âl buyururlar. A‘yân-ı kübbâr-ı memleket eydür "Pâdişâhım, zamân-ı kadîmde bu şehr içre Sarı Saltık nâm bir türbe-i pür-envâr var idi. Münkerîn türbesin münhedim edüp üzerine hâr [u] hâşâk-ı muzahrefât dökerek kabr-i şerîfi gâ’ib oldu" dediklerinde hemân Bâyezîd-i Velî ol mahall-i mezbelistâna varup bir seccâde üzre Kara Şemseddîn ile ikişer rek‘at namâz kılup istihâre niyyetiyle hâb-âlûd olurlar. Hemân ân Saltık Sultân asferü'l-levn ve'l-lıhye yeşil imâmesiyle zâhir olup "Bâyezîd hoş geldin! Salsal tahtı olan Akkirmân ve kal‘a-i Kili ve tîh-i Kamere'l-kum olan vilâyetleri Boğdan küffârı destinden bilâ-cidâl 'fetahtâ' târîhinde feth edüp evlâdun Mekke Medîne sâhibi olup beni hâk-i mezelletden halâs edersin" dedikde derhâl Şemseddîn ile Bâyezîd Hân hâbdan bîdâr olup Bâyezîd Hân eydür "Efendi, istihârende müşâhade etdiğimizi birer kâğıza yazup şeyhülislâma gönderelim" deyü Bâyezîd {Hân} ve Şemseddîn {Sultân} birer künc-i vahdetde gördükleri {vâkı‘aları} tahrîr edüp memhûrlu şeyhülislâma gönderirler. Hikmet-i Hudâ ikisinin de gördükleri bir menâm! Hemân müftî-i hümâm "Pâdişâhım, ol mahalle bir âsîtâne-i kübrâ edesiz!" deyü buyurduklarında hemân seccâde yerin tathîr ederken bir mermer sanduka nümâyân olup sanduka üzre "Hâzâ kabru Saltık Bay Seyyid Muhammed Buhârî" deyü Tatar hattıyla bir gûne hatt-ı kadîm tahrîr olunmuş. Hemân mi‘mârân ü mühendisânları cem‘ edüp türbe-i pür-envâra ve bir câmi‘e ve sâ’ir hayrât [u] hasenâta şürû‘ edüp Bâyezîd Hân Kili ve Akkirmân'ı hakkâ ki "fetahtâ" [889] târîhinde bilâ-cidâl feth edüp fâtih-i taht-ı Salsal u Kamere'l-kum olup yine mansûr [u] muzaffer avdetde Babadağı'na gelüp bir sene anda kışlayup cânib-i erba‘aya nizâm [u] intizâm buldurunca Babadağı şehrin imâr edüp cümle hayrât [u] hasenâtları Baba Sultân'a hîbe eyleyüp hâlâ Babadağı, Baba Sultân hâssıdır. İmdi azîzim Bâyezîd-i Velî böyle mazanne-i kirâme pâdişâh-ı âhiret iken ilm-i bâtınla ana ma‘lûm olmadı mı ki Saltık Sultân kim ola, eğer kem ola bir gümnâm olsa niçün bu kadar mâl-ı vakfullahı bed-nâm olan kimesne uğruna hebâ yire sarf ederdi. Husûsen kutbiyyete kadem basmış Kara Şemseddîn Sivasî dahi ol işe me’mûr idi. Anlara da keşf olup be-dürüstî şehâdet etdi. Ebü'l-feth ile Akşemseddîn, Bâyezîd Hân ile Kara Şemseddîn ulu sultânlardır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128a ·
metinde göster ·
… nda bir siyâh ata süvâr olup ol at Y 248b seni bana getirüp bulur. Beni hâk-i
mezelletden
kaldırup bu Sâlihiyye'yi imâret eyle. Ve bana bir âsitâne ve câmi‘ Q 105a ve …
"Yâ Selîm, senin gelmene muntazır idim. Safâ geldin. Mısır gazân müyesser oldu. Sana tebşîr etdim. Sabâh ıstablında bir siyâh ata süvâr olup ol at Y 248b seni bana getirüp bulur. Beni hâk-i mezelletden kaldırup bu Sâlihiyye'yi imâret eyle. Ve bana bir âsitâne ve câmi‘ Q 105a ve medrese ve imâret ve hammâm ve mahkeme-i Muhammedî binâ eyle. Yürü, işin râst olup Mısır fethi müyesser ola."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y248a–Y248b ·
metinde göster ·
… dan bir siyâh Q 177b ata süvâr olup ol at seni bana getürüp bulur. Beni hâk-i
mezelletden
kaldırup bu Sâlihiyye'de bana bir türbe ve âsitâne ve bir câmi‘ ve imâret ve me …
"Yâ Selîm, senin Şâm'a gelmene muntazır idim, safâ geldin. Mısır gazân müyesser oldu, sana tebşîr etdim. Sabâh ıstablından bir siyâh Q 177b ata süvâr olup ol at seni bana getürüp bulur. Beni hâk-i mezelletden kaldırup bu Sâlihiyye'de bana bir türbe ve âsitâne ve bir câmi‘ ve imâret ve medrese ve mekteb-i sıbyân ve hammâm ve mahkeme ve hâkim-hâne ve esvâk-ı muhtasaralar ve çeşme ve arklar ile sular getürüp benim Sâlihiyye'mi amâr eyle ve yürü işin Allâh râst edüp Mısır fethi müyesser oldu", deyü Selîm Hân bu vâkı‘ayı görüp hâbdan bîdâr olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y49b ·
metinde göster ·
bizi kaldırıp ta‘mîr edin, Allâh sizi ta‘mîr ede" buyururlar. Derhâl Mehemmed P …
"şu hâk-i mezelletden bizi kaldırıp ta‘mîr edin, Allâh sizi ta‘mîr ede" buyururlar. Derhâl Mehemmed Paşa ve Nûh Efendi hâbdan bîdâr olup vâki‘ olan vâkı‘aların birbirlerine söyleyüp ol sâ‘at ta‘mîr ü termîme mübâşeret edüp hâlâ bir minâreli bir câmi‘-i âlî ve tekye ve imâret ve bir sebîlhâne ve bir sâkıye ve bir mekteb-i sıbyân ve bir havuz ve hanefî muslukları ve câmi‘ huddâmları hâneleri ve elli aded fukarâ hâneleri ve cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl kâ[r]gîr binâlı dîvârlar ile bir imâret inşâ etmişdir kim gûyâ bir sedd-i metîn kal‘adır. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Hayli evkâfı vardır. Tevliyetin yeniçeri ağasına meşrûta etmeğile gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y258a ·
metinde göster ·