Hikâye: Mecûsî mezhebinden çıkup Mesîh mezhebine girmesinin sebebin Tevârîh-i Yûnâniyân'da eyle tahrîr etmişler kim Kostantîn gâyet cimâ‘ edici idi. Roma şehrinde cüzâm zahmetine mübtelâ olup kaş ve kirpik ve saç ve sakal cümle dökülüp burnunun orta direği düşeyazup Şâm cinine döneyazdı. Cemî‘i Frengistân ve Alman vilâyetin ve Sırf u Bulgar ve Arab u Acem hukemâları cümle bir yere gelüp aslâ birisi derdine bir devâ edemeyüp âhir Kostantîn cümlenizi kırarım dedikde bir nâ-hekîm-i mel‘ûn Mecûsî, dîn-i Îsâ'ya hıyâneten eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
olan kimesne, mezhebi imâm-ı A‘zam kimden ahz eylemişdir bir mü’min bilmese şeh …
Mü’min [u] muvahhid olup imâm-ı A‘zam mezhebinden olan kimesne, mezhebi imâm-ı A‘zam kimden ahz eylemişdir bir mü’min bilmese şehâdeti câ’iz olmaz, demişler. Ve imâm-ı A‘zam'ın Selmân ile ve gayrı Ashâb ile müşerref olduğun böyle yazmışlar. Me’âl-i kelâm oldur kim berberlerin pîri evvel Hazret-i İbrâhîm, ikinci Selmân-ı Pâk'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198a ·
metinde göster ·
… civânânlardır. Ve cümle halkı Şâfi‘îlerdir, ammâ kızıl kızılbaşlardır. "Şâfi‘î
mezhebindeniz
" deyü da‘vâ-yı merd ederler. Ammâ kizb edüp mezheb-i Ca‘feriyye'de bir alay Hâm …
Ebyâtı mazmûnunca hemîşe hâl-i dünyâ gâh imâr ve gâh harâb olmadadır kim Arapça nassına mazhar olmuşdur. Ammâ Murâd-ı Râbi‘ harâbından sonra imârı cümle on bin iki yüz toprak örtülü hânedân-ı azîmler ile ârâste ve yetmiş aded cevâmi‘ ibâdethâne ile pîrâste ve kırk mesâcid ve yigirmi hân-ı sarây-ı mihmân ve yedi hammâm-ı dilsitân ve bin mikdâr esvâk-ı dükkân ile tezyîn olmada bir şehr-i müzeyyendir. İmârâtının ekseri hayr ve ecr ile mebnîdir. Dördüncü iklîm-i hakîkîde ve on sekizinci iklîm-i örfiyye vasatında olmak ile âb [u] hevâsı sehl şiddet üzre halk olunup bâğı ve bâğçesi azacık olmağıla eşcâr-ı müsmirrâtı dahi kalîldir. Ammâ mahsûlât [u] menbûtâtının memdûhâtından yedi elvân pembesi olur. Meselâ pembe-i zâgî ve monlâyî ve za‘afrânî ve la‘lî ve hâs ve beyâz pembesi ve galle ve hıntası memdûh-ı âlemdir. Ve ehl-i sanâyi‘den her esnâfı mevcûddur, ammâ kalemkârî Behrâmpûrı ve destehân çitleri meşhûr-ı cihân-ı nakş-vândır. Ve cümle sahrâsı vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-iş‘ârdır kim dörd vukıyye kara arpasın bir at yise kifâyet eder. Ol mertebe yağlı arpası ve besâtînlerinde mahzen-i mâ kavunu ve karpuzu olur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesinin reng-i rûyları ebyazu'l-levndir. Merdânesi zurzuvileli tâc üzre serbend sarup kalemkârî peşk-püş câme giyerler. Ve ayaklarına elvân keçe çakşır ve yeşil ve kırmızı ve nârencî ve turuncî pây-pûş giyerler. Zenâneleri sivri takye giyüp üzerlerine beyâz [câr-ı] ızâr bürünüp pâylarına elvân çizme giyerler. Mahbûbları gûnâ-gûn kebûtî kürkden börk-i Isfahânî giyüp Mirzâ-yı dilâr-emsâl hırâmânî-reftar ve zerafet ve nezaket üzre güftâr edüp halka hüsn-i ülfet ederler. Lâkin mahbûblarına rağbetleri yokdur. İbtizâle düşmüş bir alay zen-dost arasında kalmış mahbûbânlar ve civânânlardır. Ve cümle halkı Şâfi‘îlerdir, ammâ kızıl kızılbaşlardır. "Şâfi‘î mezhebindeniz" deyü da‘vâ-yı merd ederler. Ammâ kizb edüp mezheb-i Ca‘feriyye'de bir alay Hâmisîlerdir. Ammâ ezân kırâ’at olanda evkât-ı hamselerine müdâvemetleri var, ammâ cemâ‘atle aslâ namâz kılmazlar. Cemâ‘at-i kesîrden garîb câmi‘ler vardır kim gûyâ her biri birer cennet-i firdevs-i huld-ı berrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295a ·
metinde göster ·
pâk-i‘tikâd seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî Âdem [ü] muhibb-i hânedân-ı merd-i Hu …
deyü katresin harâm etmişdir. Ol Cenâb-ı Kahhâr'dan korkarım kim cemî‘î mevcûdât-ı ademden vücûda getirdi. Anın emrin sımayup bâde içmenem" dedikde hemân Hân "Vallah yahşi mü’min ve muta‘assıbsın" dedi. Hakîr eyitdim "Vallah hânım muta‘assıb değilim, illâ Nu‘mân ibn Sâbit mezhebinde pâk-i‘tikâd seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî Âdem [ü] muhibb-i hânedân-ı merd-i Hudâyım" dedikde cümle huzzâr-ı meclis nüdemâları dembeste ve mest [ü] medhûş-i bî-hûş sarhoş kaldılar. Hemân musırr olup cümle dilberânlarıyla ayağa kalkup yanıma gelüp eydür "Gel gözümin nûrı! Çığı çığı Evliyâ ağam! Bu menim çâker efkende gulâmlarımdan Yezden Şîr mi ve Mirza Şâh'ı mı ve Fîrûz mı ve Pervîz mi ve Alî-yi Yâr'ı mı ve Zevâlîzen mi ve Şehland mı ve Seyf Kulu mı ve Hâl Hân'ı mı bu gulâmlarımın kangısını dilersen sana cabalarım. Kırmızı Murtazâ Alî ve Düvâzde imâmları seversin, gel mü’minim! Püserlerimin destinden bir câm çakır nûş et. Gelen kim kelleler germ ve sîneler nerm olup şu fezâ bezmgâhında bir kâm alalı ve bir dem süreli" deyü cümle pençe-i âfitâb [u] nûr-ı mahz gulâmlarıyla sarılup anlar beni, ben anları şarp şarp öperim, ammâ yine Feyyâz-ı Mutlak'dan isti‘ânet taleb ederim. Hemân hakîr eyitdim: "Ey Hânım! Cân sohbeti bu mıdır kim imdi Hoca Nağdî bir ayak çakır çeküp mest [ü] medhûş olup huzûrunda Hoca Nağdî 302a nakd-i rîhiyle bâd'efeşânlık edüp yüzüne karşu zartazârlık eder. Keyfiyyet [u] germiyyet-i ıyş [u] nûş-ı İrân-zemîn bu mıdır?" dediğimde hemân Hân depme urarak Hoca Nağdî'yi kaldırdıp başına tomlar urarak ser-i meclisde hâzır etdiler. Ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 301b–302a ·
metinde göster ·
… ünnî re‘âyâları vardır. Ammâ senevîler değillerdir. Senevî, başka fırak-ı dâlle
mezhebinden
müttehem mezhebdir.
Kasaba-i Rükâl-i Azîm: Bir Rükâl dahi Şemahı kurbundadır, ammâ ol kend-i sağîredir. Ammâ bu câmi‘ ve hân ve hammâm [ve] esvâklı ve bâğ u bâğçeli üç bin mikdârı türâb ile mestûr hâne-i zîbâlardır. Mâ-tekaddem Bâbü'l-ebvâb, ya‘nî Demirkapu hükmünde imiş. Hâlâ eyâlet-i Bakü kal‘ası hükmünde bir şehr-i şîrîncikdir. Ekseriyyâ halkı Terekeme göçer-evli sünnîlerdir. Kaytak halkından ve Dağıstân'ın Enderi ve Tarhu ve Kovin ve Tâbeserân şehirlerinden mu‘âf ve müsellem sünnî re‘âyâları vardır. Ammâ senevîler değillerdir. Senevî, başka fırak-ı dâlle mezhebinden müttehem mezhebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 313b ·
metinde göster ·
… hân [u] hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr köydür. Re‘âyâsının nısfı Dürüzî
mezhebindedir
. Nısfı Urbân fellâhîndir.
Evsâf-ı karye-i ziyâretgâh-ı Hazret-i İlyâs: Bukâ‘ sahrâsının şimâlinde Cebelü'l-Lübnân dâmeninde Bukâ‘ hâkimi hükmünde ve Ba‘albek kazâsı hudûdunda iki yüz hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li ve hân [u] hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr köydür. Re‘âyâsının nısfı Dürüzî mezhebindedir. Nısfı Urbân fellâhîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34b ·
metinde göster ·
… bir kûh-ı bülend-i ma‘mûr [u] âbâdândır kim cemî‘i Dürüzî ve Nusayrî ve Timânî
mezhebinde
olan fırâk-ı dâlle mezhebinde olanlar bu dağda mevcûddur. Bir ucu Antakıyye kur …
Şâm'ın cânib-i garbında üç menzil ba‘îd Bukâ‘ sahrâsının şimâlinde evc-i âsumâne çıkmış bir kûh-ı bülend-i ma‘mûr [u] âbâdândır kim cemî‘i Dürüzî ve Nusayrî ve Timânî mezhebinde olan fırâk-ı dâlle mezhebinde olanlar bu dağda mevcûddur. Bir ucu Antakıyye kurbunda Gülbin dağında nihâyet bulur. Bir ucu cânib-i kıblede kırk konak Mekke-i Mükerreme kurbunda vâdî-i Hicâz'da nihâyet bulur. Böyle bir tûl [u] dırâz cebel-i mümtâzdır. Bunda olan uyûn-ı câriyeler bî-nihâyedir ve bî-hisâb gûnâ-gûn eşcârât-ı müsmirrâta hadd u hasır yokdur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbe Dürüzî cüvânları olur kim gûyâ la‘l-gûn dürrâkî şeftâlû yanaklı ve kiras dudaklı, sîmîn-ten, mükahhal gözlü, mümtâz [ü] müstesnâ meh-pâre mahbûbları olur. Ve cümle Frenk ve Arab hukemâları ve cümle kimyâgîrler bu dağlara mevsim-i bahârda urûc edüp niçe kerre yüz bin elûl-i edviye haşâyîş-i nâfi‘a-i bî-nihâye cem‘ edüp niçe bin garâr yükü ahşâbâtı dâ’-i devâ içün diyâr diyâr götürürler. Ve kimyâgîrler niçe elvân otlar bulurlar. Bu cebelde bir gûne ot vardır {ol otu yeyen} koyunun ve keçinin dişleri altun gibi olur. Anın erbâbı olanlar bulup kimyâya idhâl edüp altun 35b ederler, ammâ nâdirâtdan bir gûne giyâhdır. Hakîr bu cebelin ziyâretine urûc etdikde niçe yüz gârlar içre sulehâ-yı ümmetden büdelâ ve melâmiyyûn ve mecâzibûndan kimesneler vardır kim kırkar ellişer senedir bıçağ ile boğazlanmış zî-rûh kısmından bir şey tenâvül etmemişlerdir. Ve haftada bir iftâr edüp gündüz sâ’im ve gice kâ’im kuvvet-i kudsiyye sâhibi cânlar vardır kim haftada bir hurma ve üç bâdem ve bir filcan süd içer hâl sâhibi âdemler vardır ve cemî‘i mürsel ve gayr-i mürsel nebîler bu kûh-ı bâlâyı ziyâret etmeyince nebî olmamışlardır. Zîrâ bu cebel-i azîmiye Cenâb-ı İzzet yetmiş kerre tecellî-i cemâl etmişdir. Ale's-sabâh bu cebele nazar olundukda, Hudâ âlim ve dânâdır, gûyâ nûr-ı berk urur. Anınçün bu dağda cümle enbiyâların i‘tikâfhâne-i gâr-ı pür-envârları vardır. Cebelü'l-Lübnân ismiyle müsemmâ olmasının aslı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 35a–35b ·
metinde göster ·
… âbâdândır kim cemî‘i Dürüzî ve Nusayrî ve Timânî mezhebinde olan fırâk-ı dâlle
mezhebinde
olanlar bu dağda mevcûddur. Bir ucu Antakıyye kurbunda Gülbin dağında nihâyet b …
Şâm'ın cânib-i garbında üç menzil ba‘îd Bukâ‘ sahrâsının şimâlinde evc-i âsumâne çıkmış bir kûh-ı bülend-i ma‘mûr [u] âbâdândır kim cemî‘i Dürüzî ve Nusayrî ve Timânî mezhebinde olan fırâk-ı dâlle mezhebinde olanlar bu dağda mevcûddur. Bir ucu Antakıyye kurbunda Gülbin dağında nihâyet bulur. Bir ucu cânib-i kıblede kırk konak Mekke-i Mükerreme kurbunda vâdî-i Hicâz'da nihâyet bulur. Böyle bir tûl [u] dırâz cebel-i mümtâzdır. Bunda olan uyûn-ı câriyeler bî-nihâyedir ve bî-hisâb gûnâ-gûn eşcârât-ı müsmirrâta hadd u hasır yokdur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbe Dürüzî cüvânları olur kim gûyâ la‘l-gûn dürrâkî şeftâlû yanaklı ve kiras dudaklı, sîmîn-ten, mükahhal gözlü, mümtâz [ü] müstesnâ meh-pâre mahbûbları olur. Ve cümle Frenk ve Arab hukemâları ve cümle kimyâgîrler bu dağlara mevsim-i bahârda urûc edüp niçe kerre yüz bin elûl-i edviye haşâyîş-i nâfi‘a-i bî-nihâye cem‘ edüp niçe bin garâr yükü ahşâbâtı dâ’-i devâ içün diyâr diyâr götürürler. Ve kimyâgîrler niçe elvân otlar bulurlar. Bu cebelde bir gûne ot vardır {ol otu yeyen} koyunun ve keçinin dişleri altun gibi olur. Anın erbâbı olanlar bulup kimyâya idhâl edüp altun 35b ederler, ammâ nâdirâtdan bir gûne giyâhdır. Hakîr bu cebelin ziyâretine urûc etdikde niçe yüz gârlar içre sulehâ-yı ümmetden büdelâ ve melâmiyyûn ve mecâzibûndan kimesneler vardır kim kırkar ellişer senedir bıçağ ile boğazlanmış zî-rûh kısmından bir şey tenâvül etmemişlerdir. Ve haftada bir iftâr edüp gündüz sâ’im ve gice kâ’im kuvvet-i kudsiyye sâhibi cânlar vardır kim haftada bir hurma ve üç bâdem ve bir filcan süd içer hâl sâhibi âdemler vardır ve cemî‘i mürsel ve gayr-i mürsel nebîler bu kûh-ı bâlâyı ziyâret etmeyince nebî olmamışlardır. Zîrâ bu cebel-i azîmiye Cenâb-ı İzzet yetmiş kerre tecellî-i cemâl etmişdir. Ale's-sabâh bu cebele nazar olundukda, Hudâ âlim ve dânâdır, gûyâ nûr-ı berk urur. Anınçün bu dağda cümle enbiyâların i‘tikâfhâne-i gâr-ı pür-envârları vardır. Cebelü'l-Lübnân ismiyle müsemmâ olmasının aslı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 35a–35b ·
metinde göster ·
… az‘ olunmuşdur. Ve derûn-ı câmi‘de bir câmi‘ dahi Şâfi‘î câmi‘dir. Cümle Şâfi‘î
mezhebinde
olanlar bunda ibâdet ederler. Ve bu câmi‘ün dört kapusu vardır. Kıble kapusunda …
Evvelâ tâ vasat-ı şehirde ma‘bedgâh-ı kadîm ve câmi‘-i azîm âb-ı rûy-ı Diyârbekir ya‘nî Câmi‘-i Kebir. Eğer müverrih-i Rûm ve ger ukalâ-ı dûrbîn-i zevî'l-mefhûm cümlesi müttefiklerdir kim bu ibâdetgâh-ı atîk tâ Hazret-i Mûsâ aleyhisselâmun zamân-ı sa‘âdetlerinde binâ olunmuşdur. Harem amûdlarının sağ tarafında bir amûd-ı beyâz üzre İbrî lisâniyle târîhi vardır. Her divel destinde bu kal‘a oldukça bu binâ-yı kadîm ibâdethâneden gayrı bir şey olmamıştır. Hâlâ eyle rûhâniyyet var kim bir musallî rek‘ateyn ibâdet etse kabûl olduğuna âdemün kalbi şehâdet eder. Gûyâ Haleb'ün Ulu câmi‘i ve Şâm'un câmi‘-i Ümeyyesi ve Kuds-i şerîfün Mescid-i Aksâsı ve Mısr'un câmi‘-i Ezher'i ve İslâmbol'un Ayasofya-i kebîri gibi müstecâbü'd-da‘ve bir câmi‘-i Diyârbekir'dir. Ve kenîseden vely olduğuna eser-i binâlarında niçe bin şâhid-i âdil vardır. Zîrâ minâresi çâr-kûşedir. Deyr-i kadîm iken nâkûshâne imiş. Ve mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Derûn-ı câmi‘ âvîzeler ve kanâdîller ile müzeyyendir. Ve cümle sağîr ü kebîr gûnâ-gûn üçer kat amûdlar biri biri üzre vaz‘ olunmuşdur. Ve derûn-ı câmi‘de bir câmi‘ dahi Şâfi‘î câmi‘dir. Cümle Şâfi‘î mezhebinde olanlar bunda ibâdet ederler. Ve bu câmi‘ün dört kapusu vardır. Kıble kapusundan mihrâba varınca (---) adımdır. Yemîn ü yesârına varınca tûlu (---) adımdır. Bu câmi‘ içre şeb [ü] rûz cemâ‘atden hâlî olmayup yetmiş seksen yerde gûnâ-gûn ulûm görülür. Ve niçe yerinde sâhib-i sülûk olan kimesneler erba‘îne girüp tevhîd [ü] tezkîre meşgûllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
… üvânâ âdemleri vardır. Cümle Şî‘î ve Râfızî ve Mu‘tezilî ve Müşebbehî ve Hurûfî
mezhebinde
bî-mezheb havâricî tâ’ifedirler. İçlerinde Sünnîler gâyet pinhânîlerdir kim Sün …
Ve reng-i rûy-ı cüvân: Cümle halkı esmerü'l-levn ve gendüm-gûn ve kadd-i bâlâ ve tüvânâ âdemleri vardır. Cümle Şî‘î ve Râfızî ve Mu‘tezilî ve Müşebbehî ve Hurûfî mezhebinde bî-mezheb havâricî tâ’ifedirler. İçlerinde Sünnîler gâyet pinhânîlerdir kim Sünnîleri sevmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310b ·
metinde göster ·
… det etse cemî‘i âfât-ı semâvî ve arazîden masûn u mahfûz olur. Ve eğer münkerîn
mezhebinde
olanlar bu kelâma mu‘âraza edüp "Ya niçün bu câmi‘de Hazret-i Alî ibâdet ederke …
Bu hisâb-ı dırâzdan murâd u merâm oldur kim bu kadar bin yıldan berü bu câmi‘-i Kûfe nazargâh [u] ibâdetgâh-ı evliyâ ve enbiyâ olmağile hâlâ imâr olup derûn-ı câmi‘-i pür-envârda eyle rûhâniyyet vardır kim pür-gussa olan âdem girüp rek‘ateyn ibâdet etse cemî‘i âfât-ı semâvî ve arazîden masûn u mahfûz olur. Ve eğer münkerîn mezhebinde olanlar bu kelâma mu‘âraza edüp "Ya niçün bu câmi‘de Hazret-i Alî ibâdet ederken âfât-ı arazîden halâs olamayup şehîd oldu" derse Arapça emrini inkâr etmiş olur. Hazret-i Alî şehâdeti ezelü'l-ezelde görülmüş da‘vâdır kim anın su’âl ü cevâbı bizlere lâzım değildir. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357a ·
metinde göster ·
… rvi dırahtı çokdur. Ammâ mahbûbu memdûh değildir. Halkı ekseriyyâ Urbân-ı Cebrî
mezhebinde
melâhideden eşedd kavmi vardır ammâ hâkimi olan Hânkulu Hân nâm bir mest-i müdâ …
Evsâf-ı Bender (---) âbâd: Şâh-ı İrân-zemîn Âzerbaycân hükmünde başka hânlıkdır. Yedi bin müsellah nökerâtla bu benderi hırâset eder. Zîrâ intihâ-yı serhadd-i Fireng-i bed-reng-i pür-ceng Portukal-ı dâlldır. Sene 925 târîhinde Şâh İsmâ‘îl çağında bu Benderçeye Portukal talâva vuranda bist-hezâr mürdamân-ı Acem esîr-bend-i hicrân hor-dem olanda Şâh İsmâ‘îl mu Benderçede bir hisâr-ı üstüvâr yasayupdır kim heze çâr köşesi Kahkahâ-âsâ hisâr-ı şâhîdir. Derûn-ı kirmânda endek dü-hezâr hâne-i çâr-kâr vardır ve niçe câmi‘ler ve hân u hammâm ve zâviye vü tekye vü mekteb ü medrese ve imâretleri ve çârsû-yı bâzâr-ı şâhîsi vardır ammâ hevâsı gâyet sevâhil olmağile şiddet-i hârdan âdem pişer. Ve pirinc ü şeker kamışı olur ve limonu ve turuncu ve narı ve zeytunu ve inciri ve servi dırahtı çokdur. Ammâ mahbûbu memdûh değildir. Halkı ekseriyyâ Urbân-ı Cebrî mezhebinde melâhideden eşedd kavmi vardır ammâ hâkimi olan Hânkulu Hân nâm bir mest-i müdâm Gürcîyyü'l-asl bir benâm kimesne idi. Ammâ halûk u hoş-sohbet merdüm-i merd idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 364a ·
metinde göster ·
… m Cezeriyye risâlesi bunlarındır kim Hummûs-ı Nahşevânî bir te’lîfdir ve Şâfi‘î
mezhebinde
ulu sultândır. Sene 628 târîhinde 73 yaşında Musul hâricinde medfûndur.
ziyâret-i eş-Şeyh İzzeddîn ibn Alî ibn Muhammed ibn Muhammed ibn Abdülkerîm ibn Abdülvâhidü'ş-Şeybânî ibnü'l-Cezerî'dir: Kur’ân-ı Azîm'e kırâat-ı Hafz üzre manzûm Cezeriyye risâlesi bunlarındır kim Hummûs-ı Nahşevânî bir te’lîfdir ve Şâfi‘î mezhebinde ulu sultândır. Sene 628 târîhinde 73 yaşında Musul hâricinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 404b ·
metinde göster ·
Bu kavm-i Kazak dahi Maskov ve Leh gibi Rûm keferesi
mezhebinde
olup salîbe-perest ve perhîz ve ıyd-ı bednâmları cümle Rûm keferesi gibi millet …
Bu kavm-i Kazak dahi Maskov ve Leh gibi Rûm keferesi mezhebinde olup salîbe-perest ve perhîz ve ıyd-ı bednâmları cümle Rûm keferesi gibi millet-i Mesîhiyyeden geçinüp Kitâb-ı İncîl okurlar. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 49a ·
metinde göster ·
… enk ve İngilis bu kralların cümle kavimleri cümle Fireng'dir, ammâ kimi Papişta
mezhebinde
ve kimi Luteryan mezhebinde ve kimi Talyan mezhebinde olup, ammâ cümlesi millet …
Der-beyân-ı lisân-ı Fireng-i pür-ceng: Bunların lisânına Talyan lisânı derler, ammâ İşpaniye ve Fransa ve Ciniviz ve Alagorona-i Grandüka ve lisân-ı Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve Filimenk ve İngilis bu kralların cümle kavimleri cümle Fireng'dir, ammâ kimi Papişta mezhebinde ve kimi Luteryan mezhebinde ve kimi Talyan mezhebinde olup, ammâ cümlesi millet-i Mesîhiyyedendirler. 150a İllâ İsfaç ve Çeh ve Korol ve kavm-i Sol Mecûsî mezheblerdir. Ve lisânları Nemse ve Macar ve Leh ve Eflâk ve Boğdan gibi başka başka lisân-ı elfâz-ı mühmeleleri vardır, ammâ mezkûr Firenglerin lisânları lisân-ı Talyan'dır, ammâ her birinin birer gûne lehce-i mahsûsaları olup bir gûne ıstılâhât [u] ibârâtları vardır. Niçe kelimâtların birbirleriyle tercümânları anladır. Cümleden fasîh Venedik Firengi lisânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b–150a ·
metinde göster ·
… cümle kavimleri cümle Fireng'dir, ammâ kimi Papişta mezhebinde ve kimi Luteryan
mezhebinde
ve kimi Talyan mezhebinde olup, ammâ cümlesi millet-i Mesîhiyyedendirler. ⟦150a …
Der-beyân-ı lisân-ı Fireng-i pür-ceng: Bunların lisânına Talyan lisânı derler, ammâ İşpaniye ve Fransa ve Ciniviz ve Alagorona-i Grandüka ve lisân-ı Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve Filimenk ve İngilis bu kralların cümle kavimleri cümle Fireng'dir, ammâ kimi Papişta mezhebinde ve kimi Luteryan mezhebinde ve kimi Talyan mezhebinde olup, ammâ cümlesi millet-i Mesîhiyyedendirler. 150a İllâ İsfaç ve Çeh ve Korol ve kavm-i Sol Mecûsî mezheblerdir. Ve lisânları Nemse ve Macar ve Leh ve Eflâk ve Boğdan gibi başka başka lisân-ı elfâz-ı mühmeleleri vardır, ammâ mezkûr Firenglerin lisânları lisân-ı Talyan'dır, ammâ her birinin birer gûne lehce-i mahsûsaları olup bir gûne ıstılâhât [u] ibârâtları vardır. Niçe kelimâtların birbirleriyle tercümânları anladır. Cümleden fasîh Venedik Firengi lisânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b–150a ·
metinde göster ·
… ng'dir, ammâ kimi Papişta mezhebinde ve kimi Luteryan mezhebinde ve kimi Talyan
mezhebinde
olup, ammâ cümlesi millet-i Mesîhiyyedendirler. 150a İllâ İsfaç ve Çeh ve Kor …
Der-beyân-ı lisân-ı Fireng-i pür-ceng: Bunların lisânına Talyan lisânı derler, ammâ İşpaniye ve Fransa ve Ciniviz ve Alagorona-i Grandüka ve lisân-ı Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve Filimenk ve İngilis bu kralların cümle kavimleri cümle Fireng'dir, ammâ kimi Papişta mezhebinde ve kimi Luteryan mezhebinde ve kimi Talyan mezhebinde olup, ammâ cümlesi millet-i Mesîhiyyedendirler. 150a İllâ İsfaç ve Çeh ve Korol ve kavm-i Sol Mecûsî mezheblerdir. Ve lisânları Nemse ve Macar ve Leh ve Eflâk ve Boğdan gibi başka başka lisân-ı elfâz-ı mühmeleleri vardır, ammâ mezkûr Firenglerin lisânları lisân-ı Talyan'dır, ammâ her birinin birer gûne lehce-i mahsûsaları olup bir gûne ıstılâhât [u] ibârâtları vardır. Niçe kelimâtların birbirleriyle tercümânları anladır. Cümleden fasîh Venedik Firengi lisânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b–150a ·
metinde göster ·
… gayri bir şey yokdur, mezhebleri Luturyan'dır. Papişte mezhebi, ya‘nî Rim Papa
mezhebinden
değillerdir. (---)(---) ammâ Orta Macar Nemse kavmine mağlûb olmağile gâh Papi …
Saz ve Macar kenîselerinde haçdan gayri bir şey yokdur, mezhebleri Luturyan'dır. Papişte mezhebi, ya‘nî Rim Papa mezhebinden değillerdir. (---)(---) ammâ Orta Macar Nemse kavmine mağlûb olmağile gâh Papişte ve gâh Luturyan mezhebinde olur bir alay bî-mezheb ve bî-dîn kefere vü fecere ve mülhidîn ve müşrikînlerdir, ammâ Orta Macar'ın hisâblarında onar onar add etdiklerinde bu tertîb üzre sayarlar. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b ·
metinde göster ·
… (---) ammâ Orta Macar Nemse kavmine mağlûb olmağile gâh Papişte ve gâh Luturyan
mezhebinde
olur bir alay bî-mezheb ve bî-dîn kefere vü fecere ve mülhidîn ve müşrikînlerdi …
Saz ve Macar kenîselerinde haçdan gayri bir şey yokdur, mezhebleri Luturyan'dır. Papişte mezhebi, ya‘nî Rim Papa mezhebinden değillerdir. (---)(---) ammâ Orta Macar Nemse kavmine mağlûb olmağile gâh Papişte ve gâh Luturyan mezhebinde olur bir alay bî-mezheb ve bî-dîn kefere vü fecere ve mülhidîn ve müşrikînlerdir, ammâ Orta Macar'ın hisâblarında onar onar add etdiklerinde bu tertîb üzre sayarlar. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b ·
metinde göster ·
Ve cümle İncîlî ve millet-i Mesîhiyye'dendirler ve mezhebleri Luturyanî'dirler, ammâ Nemse Papişte mezhebinde, ya‘nî İrim Papalıdır kim cümle putperestlerdir, ammâ Macar-ı füccâr deyrlerinde aslâ put yokdur. Hemân birkaç murassa‘ ve mücevher haçları var kim "Hâşâ sümme hâşâ haçımız Allâh ismidir ve Allâha taparız" derler. Hakkâ ki cümle Macar Hudâ-perestlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a ·
metinde göster ·
… gelüp Macar kavmini âteş-perestlikden ve su-perestlikden 89a ve gâv-perestlik
mezhebinden
çıkarmağa da‘vâ-yı merde gelmiş. Meğer dahi tâ ol asra dek Menûçehr evlâdlarınd …
Lisân-ı Macar ve Nemse'de bu kal‘anın ismi Girandosvar idi. Müverrihân-ı Macar bu kal‘a-i bâlânın sebeb-i binâsını eyle tahrîr ü tavsîf etmişler kim ibtidâ Âl-i Osmân'ın sene (---) târîhinde Budin Kralı Yanoş nâm kefere kral-ı dâll idi. Bunun zamânında Firengistân'dan Giranyos nâm bir papas Budin'e gelüp Macar kavmini âteş-perestlikden ve su-perestlikden 89a ve gâv-perestlik mezhebinden çıkarmağa da‘vâ-yı merde gelmiş. Meğer dahi tâ ol asra dek Menûçehr evlâdlarından berü kavm-i Macar-ı füccâr Mecûsîler imiş. Bu kerre bu Firengistân'dan gelen Giranyos papas bu Macar kavmini dîn-i bâtıl-ı İseviyye'ye da‘vet edince İştivan Kral bu papası oğluna hoca edüp oğlu kemâl-i riyâzât-ı mücâhede ile bilâ-teşbîh bir velî mesâbesinde olup hocasıyla kavm-i Macar'ı müte’ezzî edüp niçe bin küffârı âteş-perestlikden çıkarup Îsâ dînine tapdırırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 88b–89a ·
metinde göster ·
… dahi millet-i Mesîhiyye'dendirler ve Macar kavmi gibi mezhebleri dahi Luturyan
mezhebindedirler
. Putperest olmayup salîbe perestlerdirler.
Bu zemînin cânib-i kıblesi Orta Macar'dır ve taraf-ı şarkîsi vilâyet-i Leh'dir ve Tot kavminin lisânları da Leh gibidir. Ve şimâl semtleri Çeh vilâyetleridir ve garb tarafları Nemse diyârıyla hem-hudûddur, ammâ cümle Tot kavmi başka banlıkdır kim iki kerre yüz bin askere mâlikdir, lâkin Orta Macar'a tâbi‘ olduklarından bunlar dahi millet-i Mesîhiyye'dendirler ve Macar kavmi gibi mezhebleri dahi Luturyan mezhebindedirler. Putperest olmayup salîbe perestlerdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126a ·
metinde göster ·
olup başka sikke sâhibi kral-ı dâldir kim Süleymân Hân zamânından berü Nemse kü …
Kavm-i İsfaç dahi kavm-i Mesîh'dir, ammâ Luturyan mezhebinde olup başka sikke sâhibi kral-ı dâldir kim Süleymân Hân zamânından berü Nemse küffârına hasm-ı kavî olup yetmiş altı pâre Nemse kal‘ası alup Alaman kâfirinin amânın kesmişlerdir. Yarar ve şecî‘ ve dilâver kâfirleri vardır, ammâ fârisü'l-hayl değillerdir. Cümle kefereleri Fireng gibi siyâh rokla ve siyâh Eflâtûniyye şapkası geyerler. Bu vilâyet-i İrem'e kadem basup cânib-i garba yine bir gün kâmil çapul civerüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127a ·
metinde göster ·
… bi‘ olup Nemse'nin elin vilâyetin Osmânlıya aldırmışlardır, zîrâ Macar Luturyan
mezhebindedir
Nemse papişte mezhebindedir. Anıniçün bu iki kefereler birbirleriyle zıdlardır. …
Ve Macar vilâyeti bu arada tamâm oldu. Bundan cânib-i garba tâ Beç'e ve Prağ'a ve İstirinye ve Lonçat vilâyetlerine varınca Nemse ve Alman vilâyetleridir kim Macar küffârı bundan içeri Nemse vilâyetlerine âlât-ı silâhlarıyla girmeğe kâdir olmayup piyâde ve yâhûd arabalarıyla gider. Meğer çâsârın bir kral üzre seferleri olup Macar'ı imdâda da‘vet ederlerse ol zamân cümle Macar silâhıyla gelirler, ammâ başka konup üzerlerine Macar askerinden ziyâde Nemse askeri muhâfazacı korlar. Cemî‘i zamânda Nemse ve Macar'ın birbirleriyle hüsn-i zindegâneleri yokdur ve birbirlerine i‘tikâd etmek ihtimâlleri yokdur, zîrâ birkaç kerre Macarlı ve Zirin ve Beganlı Süleymân Hân'a tâbi‘ olup Nemse'nin elin vilâyetin Osmânlıya aldırmışlardır, zîrâ Macar Luturyan mezhebindedir Nemse papişte mezhebindedir. Anıniçün bu iki kefereler birbirleriyle zıdlardır. Gerçi ikisi de millet-i Mesîhiyyedendirler, ammâ ez-zıddân lâ-yectemi‘ân fehvâsınca bir yere gelmeleri zarûrîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… yetin Osmânlıya aldırmışlardır, zîrâ Macar Luturyan mezhebindedir Nemse papişte
mezhebindedir
. Anıniçün bu iki kefereler birbirleriyle zıdlardır. Gerçi ikisi de millet-i Mes …
Ve Macar vilâyeti bu arada tamâm oldu. Bundan cânib-i garba tâ Beç'e ve Prağ'a ve İstirinye ve Lonçat vilâyetlerine varınca Nemse ve Alman vilâyetleridir kim Macar küffârı bundan içeri Nemse vilâyetlerine âlât-ı silâhlarıyla girmeğe kâdir olmayup piyâde ve yâhûd arabalarıyla gider. Meğer çâsârın bir kral üzre seferleri olup Macar'ı imdâda da‘vet ederlerse ol zamân cümle Macar silâhıyla gelirler, ammâ başka konup üzerlerine Macar askerinden ziyâde Nemse askeri muhâfazacı korlar. Cemî‘i zamânda Nemse ve Macar'ın birbirleriyle hüsn-i zindegâneleri yokdur ve birbirlerine i‘tikâd etmek ihtimâlleri yokdur, zîrâ birkaç kerre Macarlı ve Zirin ve Beganlı Süleymân Hân'a tâbi‘ olup Nemse'nin elin vilâyetin Osmânlıya aldırmışlardır, zîrâ Macar Luturyan mezhebindedir Nemse papişte mezhebindedir. Anıniçün bu iki kefereler birbirleriyle zıdlardır. Gerçi ikisi de millet-i Mesîhiyyedendirler, ammâ ez-zıddân lâ-yectemi‘ân fehvâsınca bir yere gelmeleri zarûrîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… şkadır. İnşâallâh mahallinde anların da lisânları tahrîr olunur. Lâkin Luturyan
mezhebinde
bir alay mecûsî kavmlerdir, ammâ Nemse be-dürüstî millet-i Mesîhiyyeden olup İn …
"Hattâ biz Türk ile bu sulhu İsfaç derdinden etdik. Yohsa Raba suyu cenginden sonra biz Türk ile barışır mıydık" derlerdi. Ammâ İsfaç kralı millet-i Mesîhiyyeden geçinüp İncîl kitâbı okurlar, ammâ lisânları başkadır. İnşâallâh mahallinde anların da lisânları tahrîr olunur. Lâkin Luturyan mezhebinde bir alay mecûsî kavmlerdir, ammâ Nemse be-dürüstî millet-i Mesîhiyyeden olup İncîlîdir ve mezhebleri Papişte mezhebinde, ya‘nî İrim Papa mezhebindedirler. Lâkin lisânları papanın İşpanya lisânı gibi değildir. Nemse lisânı gâyet ağır dildir. Ekseriyyâ niçe elfâzları Fârisî bulunmuşdur, zîrâ bunlar dahi diyâr-ı Acem'den Menûçehr evlâdlarıyla gelmişlerdir. Lâkin bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Dâvûd erganon sâzı çalup Zebûr âyeti okuduğiyçün Dâvûd Nebî'ye nâzil olan suhufları lisân-ı Nemse'ye tercüme edüp erganon ile Zebûr âyeti okurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72a ·
metinde göster ·
… mmâ Nemse be-dürüstî millet-i Mesîhiyyeden olup İncîlîdir ve mezhebleri Papişte
mezhebinde
, ya‘nî İrim Papa mezhebindedirler. Lâkin lisânları papanın İşpanya lisânı gibi …
"Hattâ biz Türk ile bu sulhu İsfaç derdinden etdik. Yohsa Raba suyu cenginden sonra biz Türk ile barışır mıydık" derlerdi. Ammâ İsfaç kralı millet-i Mesîhiyyeden geçinüp İncîl kitâbı okurlar, ammâ lisânları başkadır. İnşâallâh mahallinde anların da lisânları tahrîr olunur. Lâkin Luturyan mezhebinde bir alay mecûsî kavmlerdir, ammâ Nemse be-dürüstî millet-i Mesîhiyyeden olup İncîlîdir ve mezhebleri Papişte mezhebinde, ya‘nî İrim Papa mezhebindedirler. Lâkin lisânları papanın İşpanya lisânı gibi değildir. Nemse lisânı gâyet ağır dildir. Ekseriyyâ niçe elfâzları Fârisî bulunmuşdur, zîrâ bunlar dahi diyâr-ı Acem'den Menûçehr evlâdlarıyla gelmişlerdir. Lâkin bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Dâvûd erganon sâzı çalup Zebûr âyeti okuduğiyçün Dâvûd Nebî'ye nâzil olan suhufları lisân-ı Nemse'ye tercüme edüp erganon ile Zebûr âyeti okurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72a ·
metinde göster ·
… i Mesîhiyyeden olup İncîlîdir ve mezhebleri Papişte mezhebinde, ya‘nî İrim Papa
mezhebindedirler
. Lâkin lisânları papanın İşpanya lisânı gibi değildir. Nemse lisânı gâyet ağır …
"Hattâ biz Türk ile bu sulhu İsfaç derdinden etdik. Yohsa Raba suyu cenginden sonra biz Türk ile barışır mıydık" derlerdi. Ammâ İsfaç kralı millet-i Mesîhiyyeden geçinüp İncîl kitâbı okurlar, ammâ lisânları başkadır. İnşâallâh mahallinde anların da lisânları tahrîr olunur. Lâkin Luturyan mezhebinde bir alay mecûsî kavmlerdir, ammâ Nemse be-dürüstî millet-i Mesîhiyyeden olup İncîlîdir ve mezhebleri Papişte mezhebinde, ya‘nî İrim Papa mezhebindedirler. Lâkin lisânları papanın İşpanya lisânı gibi değildir. Nemse lisânı gâyet ağır dildir. Ekseriyyâ niçe elfâzları Fârisî bulunmuşdur, zîrâ bunlar dahi diyâr-ı Acem'den Menûçehr evlâdlarıyla gelmişlerdir. Lâkin bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Dâvûd erganon sâzı çalup Zebûr âyeti okuduğiyçün Dâvûd Nebî'ye nâzil olan suhufları lisân-ı Nemse'ye tercüme edüp erganon ile Zebûr âyeti okurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72a ·
metinde göster ·
… k iki aded kassâb dükkânı ve bir bozahânesi vardır. Ammâ cümle Yahûdîler Karâyî
mezhebinde
çufud-ı cuhûdlardır. Sâ’ir Yahûdîler bu mezhebde olan cuhûdları sevmezler. Ve t …
Ve cümle seksen aded tabak dükkânları vardır. Cümle Yahûdîler güderi ve kösele işlerler. Kırım diyârında Menkûb köselesi meşhûrdur. Ve ancak iki aded kassâb dükkânı ve bir bozahânesi vardır. Ammâ cümle Yahûdîler Karâyî mezhebinde çufud-ı cuhûdlardır. Sâ’ir Yahûdîler bu mezhebde olan cuhûdları sevmezler. Ve ta‘âmlarında kaşer ve turfa nedir bilmezler. Her kimin ni‘meti olursa say yağlı da olsa ve siniri çıkmamış her ne gûne et olsa yerler. Meselâ bunlar Yahûdîlerin kızılbaşlarıdır ve rûz-ı mahşer günü bunlar kızılbaşa binmezler, ammâ öbür İsrâ’ilî çufudlar yevm-i mahşerde(ki) kızılbaşa binerler derler. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
… muvahhid âdemlerdir kim Tohtar Kadı Alî mâh u sâl sâ’imü'd-dehr idi, ammâ dehrî
mezhebinde
değillerdir. Lâkin muta‘assıb müselmânlardır.
Bu kulle içre dizdârı Mehemmed Geray'ın Macar Mehemmed Ağa'sı dizdârdır. Ve bir bayrak nevbetçi sekbân yiğitleri var. 157a Ve Hân tarafından Kumuklu Tohtar Hacı Alî kadıdır. Ve anın yanı sıra yüz aded Kumuklu şehbâz yiğitler bu kal‘ada vatan tutmuşlar. Cümle Şâfi‘iyyü'l-mezheb mü’min ve muvahhid âdemlerdir kim Tohtar Kadı Alî mâh u sâl sâ’imü'd-dehr idi, ammâ dehrî mezhebinde değillerdir. Lâkin muta‘assıb müselmânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156b–157a ·
metinde göster ·
Andan tarîk-i Hâcegân'dan Acem şâhlarının ecdâd-ı ızâmı olan Şeyh Safî hazretlerinin halîfesinden Şeyh Şerîmî Sultân'ı ziyâret edüp yine bâğ-ı Merâm'ında söğüd dırahtlarında hâsıl olan elmaların yeyüp pâ-bürehne ve ser-bürehne zeber-dest mücerred pâk fukarâ-yı Hâcegânîler ve fakr u fâkada Kalenderî abdâlları var kim her biri fenâ-fillâh olup riyâzât [u] mücâhede ile kîli kâl etmiş ârif-i billâh dervîşân-ı zî-şânları var kim züvvâr olan kimesne bu fukarâların cemâl-i bâ-kemâl-i nûrânîlerine nazar etseler âdeme dehşet hâsıl olur bir alay mü’min ve muvahhid ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘a İmâm Hanefî mezhebinde ve Şâfi‘î mezhebinde pâdişâh-meşreb akl-ı Arasto fukarâlardır. Hattâ Âl-i Osmân'ın Ferhâd Paşa nâmında vezîri bu kal‘a-i Bakü'yü feth edüp bu fukarâlara vakf etdiği kendlerin mahsûlünden matbah-ı Keykâvûslerine me’kûlât [u] meşrûbâtları gelüp âyende vü revendelere ni‘metleri mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 166a ·
metinde göster ·
Andan tarîk-i Hâcegân'dan Acem şâhlarının ecdâd-ı ızâmı olan Şeyh Safî hazretlerinin halîfesinden Şeyh Şerîmî Sultân'ı ziyâret edüp yine bâğ-ı Merâm'ında söğüd dırahtlarında hâsıl olan elmaların yeyüp pâ-bürehne ve ser-bürehne zeber-dest mücerred pâk fukarâ-yı Hâcegânîler ve fakr u fâkada Kalenderî abdâlları var kim her biri fenâ-fillâh olup riyâzât [u] mücâhede ile kîli kâl etmiş ârif-i billâh dervîşân-ı zî-şânları var kim züvvâr olan kimesne bu fukarâların cemâl-i bâ-kemâl-i nûrânîlerine nazar etseler âdeme dehşet hâsıl olur bir alay mü’min ve muvahhid ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘a İmâm Hanefî mezhebinde ve Şâfi‘î mezhebinde pâdişâh-meşreb akl-ı Arasto fukarâlardır. Hattâ Âl-i Osmân'ın Ferhâd Paşa nâmında vezîri bu kal‘a-i Bakü'yü feth edüp bu fukarâlara vakf etdiği kendlerin mahsûlünden matbah-ı Keykâvûslerine me’kûlât [u] meşrûbâtları gelüp âyende vü revendelere ni‘metleri mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 166a ·
metinde göster ·
… cemî‘i pâdişâhlar ve krallar kıtında hor hakîr olup âhır-ı kâr derdinden Mecûsî
mezhebinde
mürd olup yeri dâru'l-bevâr olup yerine oğlu Abaka Hân müstakil pâdişâh olup ce …
Hulagu Hân dahi bu derd-i ser ile niçe zamân serserî gezüp cümle pâdişâhlara tasaddur etmişken cemî‘i pâdişâhlar ve krallar kıtında hor hakîr olup âhır-ı kâr derdinden Mecûsî mezhebinde mürd olup yeri dâru'l-bevâr olup yerine oğlu Abaka Hân müstakil pâdişâh olup cemî‘i pâdişâhlara nâmeler gönderüp tecdîd-i bî‘at ederler. İllâ Kırım'da Bereket Hân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 198b ·
metinde göster ·
bir Yahûdî mâlik var idi. Akdeniz içinde Sakız cezîresinde Ciniviz Frengi pür-c …
İçlerinde bir Karâyî mezhebinde bir Yahûdî mâlik var idi. Akdeniz içinde Sakız cezîresinde Ciniviz Frengi pür-cengî kefereleriyle yek-dil [ü] yek-cihet olup Selânik kal‘asına müstakillen mâlik olup yetmiş sene dahi Yahûdîler Selânik'e hükm edüp Arz-ı Mukaddese'de bir kavm-i Cuhûd kalmayup bizim Selânik diyerek Rûmeli mâl-â-mâl kavm-i Yahûd olunca hemân Rûm krallarından Ağıştaş nâm kral Makedonya şehrinden ya‘nî Filibe şehrinden hurûc edüp altı kerre yüz bin Rûm keferesi leşkeriyle Selânik üzre gelüp muhâsara edüp ceng-i cidâl esnâsında iken Ciniviz Frengi bin pâre gemi ile Selânik'e gelüp Yahûdîlere imdâd edüp Rûmlar Selânik'e zafer bulamadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 223a ·
metinde göster ·
çıkup Hazr[et-i](---)(---) dînin kabûl edüp seyâhat ederek Budin serhadlerind …
Ve'l-hâsıl cemî‘i hukemâ bu Atina şehrinin âb [u] hevâsını beğenüp cây-ı vatan edinüp ale'l-ittifâk bu şehir hukemâsı ecele dermân bulmağa çalışup mümkin olup ecele dermân bulamayup niçe kerre yüz bin derde dermânı kemâl mertebe riyâzât [u] perhîz ile vücûdlarına şifâ bulup üçer dörder yüz yıl mu‘ammer oldular. Ammâ Bokrât hakîm ecele dermân değil derdine dermân bulamayup ishâlden merhûm olunca hemân Eflâtûn-ı ilâhî terk-i dünyâ edüp ve hukemâ mezhebinden çıkup Hazr[et-i](---)(---) dînin kabûl edüp seyâhat ederek Budin serhadlerinde Peçoy-ı Sirem-mânend-i bâğ-ı İrem şehrine gelüp anda kırk sene kâmil ikâmet edüp âhır-ı kâr be-kavl-i şi‘r-i muhammes:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251a ·
metinde göster ·
… ğı içinde bir ma‘mûr köydür. Ammâ ne‘ûzübillâh iki bin âdemdir. Cümlesi Nusayrî
mezhebindedirler
ve pinhânî şems tulû‘ etdükde perestiş ederler ve beyne'l-halk namâz kılarlar v …
Şâm-ı Tarabulus eyâletinde Lâtikıyye sancağı hâkinde bir bayır üzre yüz mikdârı toprak örtülü bâğlı ve zeytûnlu ve dud ormanlığı içinde bir ma‘mûr köydür. Ammâ ne‘ûzübillâh iki bin âdemdir. Cümlesi Nusayrî mezhebindedirler ve pinhânî şems tulû‘ etdükde perestiş ederler ve beyne'l-halk namâz kılarlar ve kızlarun kendüleri nikâh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y177a ·
metinde göster ·
… âlikî ve Hanbelî mezhebler ve ehl-i tevhîdlerdir. Ancak paşalı Nu‘mân ibn Sâbit
mezhebindendir
. Ve müfessirîn ve muhaddisîn ve huffâz-ı Kur’ân bî- hisâbdır. Ve mezâhib-i erba …
Ve halkı dahi pâk mezheb ve pâk i‘tikâd Y 194b ve muhibbü'l-fukarâ ve garîb-dostlardır. şâfi‘î ve Mâlikî ve Hanbelî mezhebler ve ehl-i tevhîdlerdir. Ancak paşalı Nu‘mân ibn Sâbit mezhebindendir. Ve müfessirîn ve muhaddisîn ve huffâz-ı Kur’ân bî- hisâbdır. Ve mezâhib-i erba‘adan şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân-ı vilâyeti vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194a–Y194b ·
metinde göster ·
… şelidir. Kanâdîl ve türbedârı yokdur. Ve âsitânesine karîb kurâlar cümle Dürûzî
mezhebinde
Râfızîlerdir. Ve İbrî lisânı bu dağlardaki mel‘ûnlarda isti‘mâl olunur.
Bu Hazret-i Sayyâh bülend âvâz ile sayha urduğıyçün mübâlaga ile Sayyâh dediler. Ya‘kûb Nebî'nin nebîresidir. Peygamber olup suhuf nâzil olmuşdur. Bir kubbe-i âlî alâmetleri var. Ammâ ancak bir bûriyâ döşelidir. Kanâdîl ve türbedârı yokdur. Ve âsitânesine karîb kurâlar cümle Dürûzî mezhebinde Râfızîlerdir. Ve İbrî lisânı bu dağlardaki mel‘ûnlarda isti‘mâl olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196b ·
metinde göster ·
mel‘ûnlardır. Ammâ mahbûb [u] mahbûbelerine ve âb [u] hevâsına aşk olsun kim he …
Karye-i Ceyş: Yüz evli tenâsühî mezhebinde mel‘ûnlardır. Ammâ mahbûb [u] mahbûbelerine ve âb [u] hevâsına aşk olsun kim herbirinin meralî re gazâlî çeşm-i câdûları var kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198a ·
metinde göster ·
… dir. Ve Hind'e versen mesâfe-i ba‘îdedir gelüp mutasarrıf olamaz. Acem'e versen
mezhebinde
şübhe var. Ekrâda versen devletlerinde devâm [u] şânları yokdur. Gelin âl-i Osm …
"Mısırı Megâribe'ye versen lecûc ve tammâ‘ ve nâpâk kavimdir. Ve Hind'e versen mesâfe-i ba‘îdedir gelüp mutasarrıf olamaz. Acem'e versen mezhebinde şübhe var. Ekrâda versen devletlerinde devâm [u] şânları yokdur. Gelin âl-i Osmân'a verelim. Hem mü’min ü muvahhidler, hem muhibb-i ulemâ ve sulehâ ve meşâyih, ve hem ehl-i şer‘ ve sâhibü's-seyfdirler. Her ne cânibe varsa mansûr u muzaffer oluyorlar. Gelin anlara verelim" deyü ittifâk edüp Fâtiha-i şerîf tilâvet edüp Ebussu‘ûd-ı Cârihî ve Merzûk-ı Kifâfî,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y46a ·
metinde göster ·
Mu‘tezilî râyihası vardır, derler. Ammâ ba‘zı müverrihîn aslâ bir mezheb kabûl …
Hâkimin çok sefâhetin tahrîr etmişlerdir. Zîrâ mezhebinde Mu‘tezilî râyihası vardır, derler. Ammâ ba‘zı müverrihîn aslâ bir mezheb kabûl etmemişdi, derler. Anıniçün bu câmi‘de çokluk namâz kılmazlar. Ancak hareminde mahkeme olmağile bu câmi‘in ortası yol olup Bâb-ı Nâsır'dan Bâb-ı Fütûh'a gidilir yoldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y92b ·
metinde göster ·
… tse, kabz eder. Ve ağacının vücûdu sebzgûndur. Nice hâssası vardır, ammâ hukemâ
mezhebinde
olanlar dahi a‘lâ bilür, bir temâşâ ağacdır.
İlm-i tıb üzre tabî‘atı i‘tidâl üzredir. Beş altı dânesin tenâvül edüp üzerine su içsen iki amel edüp kuvvet-i basarı ziyâde eder. Ve bir âdemin lîneti olsa, yeşil yaprağın döğüp suyun nûş etse, kabz eder. Ve ağacının vücûdu sebzgûndur. Nice hâssası vardır, ammâ hukemâ mezhebinde olanlar dahi a‘lâ bilür, bir temâşâ ağacdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y231b ·
metinde göster ·
… m setr-i avret içün ancak kemerlerinde birer peştemâlleri var. Cümlesi Mihriyye
mezhebindedir
, Y 389b Haşr [ü] neşri inkâr ederler.
Şeyh Hâmid-i Mihrî obasında mihmân olduk. Bunlar bin beş yüz fakîrü'l-hâl pür-melâl esmerü'l-levn Urbân-ı uryânlardır kim setr-i avret içün ancak kemerlerinde birer peştemâlleri var. Cümlesi Mihriyye mezhebindedir, Y 389b Haşr [ü] neşri inkâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a–Y389b ·
metinde göster ·
… p beş vakti bir ikâmet ile kılarlar. Kâmetleri dahi mükerrer değildir. Cebriyye
mezhebinde
bir alay kavmdir. Andan on iki sâ‘atde,
Bu taş kaya bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç yüz mikdârı kamışdan evleri ve bir tûbdan mebnî minâresiz câmi‘i var. Beş yüz Berâbire kavmi sâkinlerdir. Ammâ bu kal‘a hâricinde sahrâ-nişîn olan kavmine kabâ’il-i Cebriyye derler. Cümlesi mezheb-i Cebrîdir, Mâlikî değillerdir. Ammâ yine tâ‘at [u] ibâdâtları yerinde beş vakti aslâ kazâya komazlar ve beş vakti bir ezân ile kılarlar. Ve ezânları birer katdır, ammâ bizim iki hayye ala's-salâh'dır ve iki hayye ala's-felâh'dır, min-evvelih ve âhirih böyledir, ammâ anların birerdir. Ve ne cânib olursa secde ederler. Ve sâhibü'l-evkât değillerdir, yigirmi dörd sâ‘atde beş kerre namâz kılarlar, ne vakit olursa olsun. Ve ba‘zı mahalde kasr-ı cem‘ edüp beş vakti bir ikâmet ile kılarlar. Kâmetleri dahi mükerrer değildir. Cebriyye mezhebinde bir alay kavmdir. Andan on iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a ·
metinde göster ·