… n medrese-i Sultân Süleymân, şimâlinde ve cenûbunda dörd aded medreselerdir kim
midhatinde lisân
kâsırdır. Ve bir dârü'l-hadîsi ve bir dârü'l-kurrâsı ve başka ilm-i tıb medrese …
Andan medrese-i Sultân Süleymân, şimâlinde ve cenûbunda dörd aded medreselerdir kim midhatinde lisân kâsırdır. Ve bir dârü'l-hadîsi ve bir dârü'l-kurrâsı ve başka ilm-i tıb medresesi ve bir imâreti ve tevhânesi ve bîmârhânesi ve müte‘addid hammâmları, dârü'z-ziyâfesi ve âyende vü revendeye mihmânhânesi ve ıstâbl-ı Anterîsi ve mekteb-i sıbyânı ve sâ’ir imâretleri hadden efzûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
… lı bir sarây-ı azîm var kim diller ile ta‘bîr olunmaz bir sarây-ı vüzerâdır kim
midhatinde lisân
kâsırdır.
Ve bu hânın cânib-i garbında başka vüzerâ vü vükelâ ve a‘yân [u] kibâr içün haremli ve dîvânhâneli ve yüz elli hücreli ve hammâmlı ve kilâr-ı matbahlı bir sarây-ı azîm var kim diller ile ta‘bîr olunmaz bir sarây-ı vüzerâdır kim midhatinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
kâsırdır kim makâm-ı Resûl-i Kibriyâ'dır. Üstâd-ı hurde-gîr-i kûh-ken-i mermer- …
Ve minberinin midhatinde lisân kâsırdır kim makâm-ı Resûl-i Kibriyâ'dır. Üstâd-ı hurde-gîr-i kûh-ken-i mermer-bür minber-i münîfe bir gûne tîşe ü direfş-i nakkâb u becene vermiş kim gûyâ Karadeniz sâhilinde Anadolu tarafında Sinop kal‘asında Sultân Alâ’eddîn câmi‘inin minberidir kim ol dahi bu minber-i Selîmiyye gibi bu kevn-i gûr-ı devr-i devvârda misilleri binâ olunmamışdır. Ve bu Selîmiyye'nin 155a tâ ortasında makâm-ı mü’ezzinân-ı Bilâl-i Habeşî mahfili (---) aded sütûnlar üzre çâr-kûşe bir makâmdır kim onda cemî‘i üstâd-ı kâmil mü’ezzinân on iki makâmı ve yiğirmi dörd şu‘be ve kırk sekiz terkîbi ol makâmda icrâ ederler, bir mahfil-i latîfdir. Ve bu mahfilin tahtında bir küçük havz içre şadırvanı dükeli zamân cârî ve revâne olmadadır. Ba‘zı atşân u tecdîd-i vudû’ murâd edinen mü’ezzinân andan nûş edüp def‘-i atşân edüp şükr-i Sübhân ederler. Bu gûne havz u şadırvan bir câmi‘de yokdur. Evvelâ Bursa'da Yıldırım Bâyezîd Hân'ın Ulucâmi‘inde ola. Ammâ ol dahi gâyet azîm havzdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 154b–155a ·
metinde göster ·
kâsır ve kalemler kâsirdir. Bu zikr olunan bâğ-ı İrem Malatıyye'nin cânib-i kıb …
El-hâsıl cemî‘i âbdâr meyvelerinin midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Bu zikr olunan bâğ-ı İrem Malatıyye'nin cânib-i kıblesinde rub‘ sâ‘at karîbdir. Ammâ yine bâğ u bâğçeleri ve hadîka-i besâtîn-i müşebbekleri birbirine müşâdır. Bahâr faslı oldukda cümle Malatıyye şehrinin hemi sağîr ü kebîri ve a‘yân [u] fukarâları şehirden bâğ-ı Aspuzularına göçüp ancak şehirde garîbü'd-diyâr ve tüccâr-ı berr ü bihâr kalup ba‘zı kefereler ve fecereler ile üç yüz mikdârı pâsbânlar kalup her şeb fânûsların çerâğân ederek şehir içre nigehbânlık edüp tabılların döğerek kol kol olup şehir içre deverân u seyerân ederken mücrim âdem dutsalar amân u zamân vermeyüp katl ederler. Zîrâ ellerinde selâtîn-i selefden mutlak yarlığ-ı belîğ hatları vardır. Bu minvâl üzre cümle ahâlî-i mahalle bu Aspuzu'da kâmil sekiz ay ehl [ü] ıyâlleri ve ihvân-ı bâ-vefâlarıyla şeb [u] rûz ayş [u] nûş edüp devâm-ı devlet-i pâdişâhîye hayır du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196a ·
metinde göster ·
kâsırdır. Ve bu Aspuzu'nun cânib-i erba‘asında bâğ u bâğçeleri birbirine müşâ o …
El-hâsıl midhatinde lisân kâsırdır. Ve bu Aspuzu'nun cânib-i erba‘asında bâğ u bâğçeleri birbirine müşâ on beş aded bâğ-ı İrem-misâl ma‘ûr [u] âbâdân hân ve câmi‘ ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kurâları var kim her biri birer gûne ürd-i behişt mahallesinden nişân verir. Her birinden niçe âb-ı zülâl nühûrlar cereyân edüp bu uyûn-ı câriyelerin yemîn ü yesârında gûnâ-gûn müşebbek bostânlar ve hadâyık u riyâz-ı ravza-i Rıdvân-misâl bâğistânlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196b ·
metinde göster ·
kâsır ve kalemler kâsirdir. Cenâb-ı Kayyûm ınkırâzu'd-deverân metîn ü müstahkem …
Bu cisr-i bî-hemetânın Hazzo tarafındaki hânda Hazzo beği âdemleri ubûr eden tüccârdan bâc alurlar. Mefârikîn tarafındaki hânda (---) beği âdemleri bâc alırlar, ammâ bu hân dediğimiz binâdan taşralarda bir âsâr-ı binâ yokdur. Cümle cisrin iki tarafı altında hân-ı azîmlerdir. Gerçi eyâlet-i Erzurûm'da 220a Hasan kal‘ası sahrâsında nehr-i Araz üzre Sultân Çoban cisri dahi bir azîm muvassatdır ammâ bu cisr-i Batmân'a mânend değildir. Hatta Bursa şehri içre cebel-i Ruhbân'dan gelen nehr-i Irgandı üzre cisr-i Irgandı'yı bu Batmân cisri gibi murâd edinmişler ammâ ne münâsebet, anın yanında bu cisr-i Batmân kehkeşân-âsâ semâya kad çeküp zirve-i evce kemend-i bî-mânend atmışdır. Hakkâ ki üstâd-ı mühendis var makdûrun sarf edüp ol binâ-yı bânî bu cisrde tasarruflar etmişdir kim atlas-ı gerdûnda eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Zîr u bâlâsından zirve-i a‘lâsına varınca Diyârbekir kal‘ası taşından taş döşenmişdir kim çakmak taşı anın yanında rahmetdir. Yedi yüz seneden berü bu cisr üzre bu kaldırım asla fenâ bulmayup gûyâ bennâ elinden henüz çıkmışdır. Bu hakîr at ile ubûr etmeğe havf edüp piyâdece ubûr edüp selâmetle karşu tarafa vâsıl olduk. Hülâsa-i kelâm bu cisrin midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Cenâb-ı Kayyûm ınkırâzu'd-deverân metîn ü müstahkem eyleye, âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b–220a ·
metinde göster ·
… îr ve mücevher saplı kaşıkların ve şerbet kâselerinin ve sâ’ir avânî-i sofranın
midhatinde lisân
kâsırdır.
Mezkûr iki yüz sîm-i hâlis sahûnlardan mâ‘adâ yine pençe-i âfitâb serbendlerin kec kılmış hânın ol mahbûb-ı zamân siyâvûşları ve Kâzım Sührâbları ve Hüsrev Bâkır nâmân gulâmları zer u zîvere gark olup bellerinde kenârları sırmalı peştemâller ve her birinin ellerinde birer mücevher fağfûrî ibret-nümâlar ile mümessek ve mu‘amber ta‘âmlar ile kâmil iki yüz gulâm-ı nâresîde benâm meh-pâreler kânûnları üzre paşanın huzûruna Hıtâyî ve fağfûrîleri ve münebbit kâseleri ve mertebânî gurîleri yerlü yerlerine dizüp her biri serv-misâl dîvân durdular. Bu somat-ı Muhammedî'de olan pişkîr ve mücevher saplı kaşıkların ve şerbet kâselerinin ve sâ’ir avânî-i sofranın midhatinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230b ·
metinde göster ·
… dir. Zîrâ akîk-i Yemenî gibi sürh-gûn kayaları içre Âd kavmi gârları vardır kim
midhatinde lisân
kâsırdır. Kal‘ası Van deryâsı kenârında evc-i semâya ser çekmiş yed-i kurdet il …
Evsâf-ı misâl-i seng-i akîk, ya‘nî kal‘a-i Amîk: Be-kavl-i müverrihîn bunu kavm-i Âd binâ etmişdir. Zîrâ akîk-i Yemenî gibi sürh-gûn kayaları içre Âd kavmi gârları vardır kim midhatinde lisân kâsırdır. Kal‘ası Van deryâsı kenârında evc-i semâya ser çekmiş yed-i kurdet ile mebnî beş Süleymâniyye minâresi kaddinde bir sivri kaya üzre bir küçük kal‘adır. Allah'a ma‘lûm urûc edüp bu kal‘ayı temâşâ etmeğe cür’et edemedim. Zîrâ niçe bin kademe taş nerdübân ile bâlâsına çıkarken bir yalçın dîvâr gibi kal‘aya dayanmış ağaç nerdübân ile çıkılır. Andan yukaru ta kal‘anın zirve-i a‘lâsına yine taş nerdüban ile urûc olunur. Hîn-i muhâsarada mezkûr ağaç nerdübanı kemendler ile yukaru kal‘aya çeküp asla bir tarafdan urûc olunması muhâl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
kâsırdır. Ancak bir soffa-i safâ Hazret-i İmâm Alî ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyi …
El-hâsıl bu âsitânenin midhatinde lisân kâsırdır. Ancak bir soffa-i safâ Hazret-i İmâm Alî ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin ve Selmân-ı Pâk ve Kamber-i Alî rıdvanullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în mekân u makâm-ı şerîfleri olduğu mahalle diyâr-ı Necef derler, bir kenâre vâki‘ olmuşdur. Ammâ hâlâ deryâdan âsâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
… -misâl bir bâğçe-i Aspuzusu var kim vasfında benî âdem âcizdir. Eğer medh etsek
midhatinde lisân
kâsırdır.
Bu bâğda dahi niçe yüz gûne kasr-ı tahtânî ve fevkânî ve havuz ve şâzrevânlar var kim fevvâreleri tavanlara pertâb edüp gûnâ-gûn musanna‘ çarhları şâzrevân sularıyla cereyân etmededirler. Ve bu kral vâlidesi bâğı kurbunda yine çâsârın ecdâdlarından intikâl etmiş kal‘a-misâl bir bâğçe-i Aspuzusu var kim vasfında benî âdem âcizdir. Eğer medh etsek midhatinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
kâsır ve kalemler kâsirdir. Lâkin kubbe-i ser-nigûnu kurşum örtülü değildir. Kü …
El-hâsıl midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Lâkin kubbe-i ser-nigûnu kurşum örtülü değildir. Küffâr zamânında kâr-ı kadîm bir gûne çâr-kûşe kiremit örtülüdür kim bu dahi bir vâcibü's-seyr musanna‘ kiremitdir. Hattâ Ayasofya-i İslâmbol kubbesi Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Hortaç Sultân câmi‘i kubbesi dahi münhedim olup yine ta‘mîr ü termîm etdikleri alâmetleri kubbenin kıble tarafında amâr olan yerleri âşikâredir. Cemî‘i Rûm tevârîhlerinde Büyük Kostantin-ipol'un anası Hellana karı bu Hortaç Sultân câmi‘in binâ edüp sonra Kuds-i Şerîf'de keferelerin bilâ-teşbîh ka‘besi olan Kumâme-i gumâme deyrini binâ etmişdir deyü yazmışlardır, ya‘nî tâ bu mertebe ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim kapusu üzre tahrîr olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… âzır kat-ender-kat kâfirden kalma Şeddâdî binâ-yı âbâdânlar var kim her birinin
midhatinde lisân
kâsırdır kim bir vecih ile ta‘rîf ü tavsîf olunmaz. Cümlesi üç bin yedi yüz ade …
Ve bu varoş içre ağreb ü garâ’ibden cümle deryâya nâzır kat-ender-kat kâfirden kalma Şeddâdî binâ-yı âbâdânlar var kim her birinin midhatinde lisân kâsırdır kim bir vecih ile ta‘rîf ü tavsîf olunmaz. Cümlesi üç bin yedi yüz aded od[a]lardır ammâ sarâylar değildir. Ancak yetmiş yedi adedi sarâylardır. Hüseyin Paşa tahrîri üzre odalar add olunmuşdur. Cümleden mükellef paşa sarâyı, Velî Kethudâ sarâyı ve Şa‘bân Alaybeği sarâyı ve Ankebût Ahmed Paşa sarâyı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
… mber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi olduğundan mâ‘adâ gâyet mukavvîdir. El-hâsıl
midhatinde lisân
kâsır olup Rûm'un Aydonat şehrinde Agriyomasa inciri gâyet meşhûrdur.
Der-medh-i incir-i Agriyomasa: Evvelâ şehrin maşrık tarafındaki bâğ u bâğçelerde hâsıl olan Agriyomasa incirinin dördü ve beşi ve altısı bir vukıyye gelir incirdir kim vallâhi bikesri'l-hâ cihânda misli yokdur. Gûyâ bir tulum katr-ı nebât-ı Hamavî cüllâbdır. Aslâ derisi yokdur, ancak üstünde bir duman-misâl zar içinde durur. Ba‘zı zamân şiddet-i harâretden balı akup vücûdu kuru kalır. Sepetlerle çârsû-yı bâzâra gücile gelir. Gayri diyârın incirleri gibi kurutup vilâyet vilâyet gitmez. Ve içinde haşhâş dânesinden hayâl hurde tohumları var. Bir âdem üç dörd vukıyyesin yese aslâ imtilâ olmayup âdemi şişirmez, gâyet serî‘u'l-hazmdır. Ve misk [ü] amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi olduğundan mâ‘adâ gâyet mukavvîdir. El-hâsıl midhatinde lisân kâsır olup Rûm'un Aydonat şehrinde Agriyomasa inciri gâyet meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350b ·
metinde göster ·
… tertîb dizilüp durur. Böyle bir sâyedâr ve koyah hıyâbân hadîka-i sultândır kim
midhatinde lisân
batîdır.
Bu ravza-i Rıdvân ve hadîka-i bâğ-ı cinân eyle bir hıyâbân yerdir kim âdem maksûrelerinde meks etdükde şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Ve Cenâb-ı Bârî rûy-i arzda sun‘un izhâr içün ne kadar kerre yüz bin elvân nebâtât, kiyâhât, ezhârât-ı hoş-bû halk etmiş ise cümlesi bu gaytân-ı İremezâtda mevcûddur. Ve selef ukalâları bu bâğ-ı sadrenc-nakşı tarh edüp ale't-tertîb çırpı ile niçe yüz bin şecere-i müsmirâtı ve gayri dıraht-ı çınârları ve kavak ve servi ve bîd-i sernigûnları ve gûnâ-gûn şecere-i tayyibeleri diküp sâf sâf ale't-tertîb dizilüp durur. Böyle bir sâyedâr ve koyah hıyâbân hadîka-i sultândır kim midhatinde lisân batîdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y37a ·
metinde göster ·
… îme Cenâb-ı Bârî'nin bir gûne nazarı ta‘allûk etmiş bir çınâr-ı şu‘bedârdır. Ve
midhatinde lisân
kâsırdır. Ammâ ihvân-ı bâ-safâya Y 105b ve zurefâ-yı bâ-vefâya ol dıraht-ı mü …
Ammâ bu mezkûr İstanköy'deki çınâr-ı müntehâsı anlar gibi serâmed değildir, alçakdır. Ammâ bu diraht-ı azîme Cenâb-ı Bârî'nin bir gûne nazarı ta‘allûk etmiş bir çınâr-ı şu‘bedârdır. Ve midhatinde lisân kâsırdır. Ammâ ihvân-ı bâ-safâya Y 105b ve zurefâ-yı bâ-vefâya ol dıraht-ı müzeyyenin keyfiyyet-i hâli şöyle ma‘lûm ola ki bu dırahtın vücûdun on âdem kucaklar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105a–Y105b ·
metinde göster ·
… 'r-rahmetü ve'l-gufrân Koca Mi‘mâr Sinân izni ile bu câmi‘-i şerîfe kapu etmiş,
midhatinde lisân
kâsırdır.
Ve taşra soffalarında sekiz mermer ve sommâkî sütûn üzre kubbe-i âlîler. Ve bu câmi‘in kıble kapusu bir kenîse kapusu imiş. Sihr-i i‘câz bir âsâr-ı acîbe olmak ile Süleymân Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân Koca Mi‘mâr Sinân izni ile bu câmi‘-i şerîfe kapu etmiş, midhatinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y119b ·
metinde göster ·
… ]] ile Âyetü'l-kürsî ve dahi üstünde Esmâ’ü'l-hüsnâ tahrîr olunmuşdur. El-hâsıl
midhatinde lisân
batîdir. Ve minâresizdir. [[(---) (---) (---) (---)]]
Ve Hazret-i Mevlânâ vâlidesinin medresesi gâyet ma‘mûr ve evkâfı ve talebeleri çokdur. Ve bu medresenin misli yokdur. Meğer Sivas'da Kızıl medrese ola. Ammâ bunun kapusunun etrâfındaki nakşı etrâfında (---)(---)(---)(---) kşı etrâfında nakş-ı bûkalemûn gibi münakkaş kat-ender-kat eyle mermer-bür nakşı ile P 68a münakkaşdır kim çeşm-i ibret hîrelenüp âdem hayrân olur. Ve bu kapunun üzerinde pak hat [[(---) (---) (---) (---)]] ile Âyetü'l-kürsî ve dahi üstünde Esmâ’ü'l-hüsnâ tahrîr olunmuşdur. El-hâsıl midhatinde lisân batîdir. Ve minâresizdir. [[(---) (---) (---) (---)]]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145b ·
metinde göster ·
… lerinde Arapça âyeti midhatinde tahrîr olunmuşdur. Hakkâ ki Câmi‘ü'n-Nûr'dur.
Midhatinde lisân
kâsırdır. Tûlu iki yüz ayakdır. Kıble kapusundan mihrâba varınca yüz ayakdır.
Ve cümle on beş mihrâbdır. Cümleden mükellef ü müzeyyen ve rûşen binâ-yı musanna‘ ve dilküşâ(dır.) İbrâhîm Halîfe'nin Câmi‘-i Nûr'u Hudâ hakkı nûr desen nûrdur, belki nûrun alâ-nûrdur. Ve câ-be-câ yerlerinde Arapça âyeti midhatinde tahrîr olunmuşdur. Hakkâ ki Câmi‘ü'n-Nûr'dur. Midhatinde lisân kâsırdır. Tûlu iki yüz ayakdır. Kıble kapusundan mihrâba varınca yüz ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y152b ·
metinde göster ·
kâsırdır. Ancak vech-i arzda vilâyet-i vâsi‘ ve buk‘aları hûb ve cümle eşyâsı m …
El-hâsıl bu şehrin midhatinde lisân kâsırdır. Ancak vech-i arzda vilâyet-i vâsi‘ ve buk‘aları hûb ve cümle eşyâsı mergûb ve mezra‘aları vâfir ve hayrât u berekâtı mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve uyûn [u] enhârları cârî ve revân şehr-i Ayntâb-ı cihândır. Hafizakallâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y165a ·
metinde göster ·
… ve kâri’lere ihsân u in‘âm olunup herkes bir cânibe müteveccih olurlar. Elhâsıl
midhatinde lisân
kâsırdır. Ve yine bu gece,
Ve kırmızı şalvârlı yetmiş seksen mahbûb huddâmlar musanna‘ u murassa‘ micmerler ile ûd [u] amber-i hâm yakup müşk [ü] anber ve sünbül-i Hıtâyî râyihasından uşşâkânların demâğları mu‘attar olur. Ve mümessek sükker ve nebât-ı hamevîler tabla tabla yârân-ı bâ-safâlara bezl olunur. Andan mümessek ü mu‘amberîn eşribeler gûnâ-gûn mücevher fağfûrî ve münebbet kâseler ile bezl olunup tâ sabâha dek ihyâ olunup üç kerre mevlûd-ı şerîf kırâ’at olunup ale's-sabâh müveşşihîn ve kâri’lere ihsân u in‘âm olunup herkes bir cânibe müteveccih olurlar. Elhâsıl midhatinde lisân kâsırdır. Ve yine bu gece,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y219b ·
metinde göster ·
… âlem-i hayretde. Bu âlem bir özge temâşâgâhdır. Elhâsıl bu cem‘iyyet-i kübrânın
midhatinde lisân
kâsırdır.
Ve bu mevlûd Nîl kenârında olmak ile cümle ehl-i züvvâr ve ehl-i tüccâr ve ehl-i bihâr bilâ-te’essüf gemilerle gelüp cem‘iyyet-i uzmâ olup mezeden hâlî değildir. Cümle hüsniyyâtından biri budur kim niçe bin pençe-i âfitâbe ve meh-rû gulâm-ı mehcebînler anadan doğma uryân olup mâlik-i Nîl-misâl nehr-i Nîl'de şinâverlik edüp bilâ-vâsıta ve bî-fûta âşık ile ma‘şûk birbirlerin dirâgûş edüp kuc kucağ ve ber-bucağ ve bî-bıçağ râm olurlar. Bunun dahi erbâbı vardır, kimi vahdetde kimi işretde kimi âlem-i hayretde. Bu âlem bir özge temâşâgâhdır. Elhâsıl bu cem‘iyyet-i kübrânın midhatinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y300b ·
metinde göster ·