… ve su sarnıçları ve gılâl anbârları ve yedi sekiz aded hûrde topları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
dahi vardır. Ammâ hammâmı ve hânları ve bezzâzistânı ve sâ’ir imâretleri yokdur …
Evsâf-ı menzil-i kal‘a-i Koca: Yine Kocakaya nâmıyla meşhûrdur bir püşte-i bülendin üstünde gerçi küçük kal‘adır ammâ Karahisâr-ı Şarkî'den sarp hisâr-ı üstüvârdır. Burc [u] bârûları cümle yed-i kudret ile mebnîdir. Ve yekpâre yerli kayadandır, kâr-ı benî Âdem değildir. Kal‘aya urûc etmeğe bir râhı ve bir bâbı vardır. Gayrı yerden çıkılmak muhaldir. Ebrâcları ve dendân-ı bedenleri nâdirdir. Cümle kesme kayalardır. Niçe kerre Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu nâmân celâlîler muhâsara edüp bir tarafdan zafer etmeğe kâdir olmayup hâ’ib ve hâsir gitmişlerdir. Ammâ sene 476 târîhinde Âl--i Dânişmendî'den Melîk Gâzî, Rûm keferesi destinden dest-i kahr ile feth edüp ba‘dehû Yıldırım Hân destine girmişdir. Lâkin bânisi ma‘lûmum değildir. Hâlâ (---) hâkinde Köprü kazâsı nevâhîlerindendir. Derûn-ı kal‘ada iki yüz mikdârı neferât hâneleri ve dizdârı ve yüz elli neferâtları vardır. Bir câmi‘i ve su sarnıçları ve gılâl anbârları ve yedi sekiz aded hûrde topları ve kifâyet mikdârı cebehânesi dahi vardır. Ammâ hammâmı ve hânları ve bezzâzistânı ve sâ’ir imâretleri yokdur. Lâkin bir kaç dükkânları vardır. Cümle halkı çam ağacından boduç ta‘bîr ederler, lisân-ı Türkî'de emzikli bardaklara boduç derler, anı yaparlar. Ve çöğür ve tanbûr ve tanbûra ve ravza ve karadüzen ve şarkî ve yonkâr nâm sâzları yapup kâr edüp ehl-i hevâ, ehl-i saz çoğu bî-namâz Etrâk halkıdır. Andan kalkup cânib-i şimâle ma‘mûr kurâları Deşan dağı eteğinden geçüp (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
… yemez topları yokdur. Şâhî ve tarabzen ve kolomborna topları çokdur. Ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve âlât-ı silâhı vardır. Ve bu kal‘a içre bâğsız ve bâğçesiz cümle altıyüz hâne …
Eşkâl-i kal‘a-i Ankara: Evvelâ bir kûh-ı bâlânın tâ zirve-i a‘lâsında dörd kat beyâz seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâ, hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir hisâr-ı Kahkahâ-vâr-ı sûr-üstüvârdır. Her katı biri birinden âlî vâkı‘ olmuşdur. Her tabakasının mâbeyni birbirinden üç yüz adımdır ve her katı dîvârının kaddi altmışar arşın âlî dîvârdır ve her dîvârın vüs‘ati onar zirâ‘-ı melikî arîzdir. Esâslarının altı dâiren-mâdâr kemer binâlar ile boşdur, derler ammâ görmedim. Zîrâ hîn-i muhâsarada düşman zîr-i kal‘aya girüp lağım atmasın deyü kal‘anın temeli altı boşdur. Ve bu iç kal‘a kıbleden tarafa yanbükü durup şarkdan garba tûlânîce vâkı‘ olmuşdur. Cânib-i garba dörd kat birbirinden geçme demir kapulardır kim bir kal‘ada bu gûne hadîd bâb-ı kavîler yokdur. Ve her kapu mâbeyninde asma demir kafesler âmâde olup demir zincirler ile maslûbdur. Her kafesin demirleri bazu kalınlığı kadar vardır. Hîn-ı muhâsarada kal‘a dîvârı içinden aşağı kapular önüne bırağup siper ederler. Ve bu kal‘ada olan atebe-i âlî ve atebe-i süflî seng-i ahmer-gûnları bir kal‘ada görülmemişdir. Ve en taşra kapu kim Atbâzârı yerine nâzırdır kim cânib-i garba mekşûfdur, atebe-i âlîsi kemeri üzre selef pehlivânlarının gürzleri ve ibret-nümâ mâhî üstühânları ve niçe acâ’ibâtlar maslûbdur. Şeb [u] rûz bu kal‘a kapusu dâhilinde ve hâricinde kal‘a neferâtları şeb [u] rûz pâsbânlık ederler. Ve kal‘a dizdârı bu kal‘adan taşra çıksa katl eylerler yâhûd azl edüp nefy ederler. Zîra cemî‘î düşman bu kal‘anın bir taşına bin baş verüp yüz bin savaş etmeğe cân-baş oynadır. Hattâ sene (---) târîhinde Erzurûm'da Abaza Paşa celâlî oldukda yüz bin askerle bu kal‘ayı muhâsara edüp aşağı varoş hisâra istîlâ edüp bu iç hisâra sarılmak sadedinde iken Abaza Paşa sarâyında otururken kal‘adan üstâd-ı top-bâz Abaza'ya bir gülle niçe urursa Abaza'nın kıçı sınup mecrûhen hâ’ib ü hâsir yine Erzurûm'a gitdi. Ol zamandan berü kal‘a dizdârı kal‘a kapusu önünden mesâfe-i ba‘îdeye gitmek memnû‘dur. Ve şeb [u] rûz kal‘a neferâtları derûn-ı kal‘adan münfekk olmayup her şeb "Allah yekdir yek" deyü nigâhbânlık ederler. Gerçi bu yukaru iç kal‘anın etrâfında handakı yokdur ammâ cânib-i etrâfı yalçın kanâre kayalardır. Bir cânibden zafer mümkün değildir. Ve lağım işlemek hod aslâ sehl değildir. Zîrâ kat-ender-kat cümle üç yüz altmış altı kullelerdir. Birbirine nâzır olup korudur. Bir tarz-ı garîb hendese üzre tarh [u] tarz olunmuşdur. Ve cümle dörd katında bin sekiz yüz dendân-ı bedendir. Ve dâiren-mâdâr bu iç hisâ[r] dörd bin adımdır. Cânib-i şarka Hıdırlık nâm bir püşte üzre ziyâretgâh vardır. Sehl bu kal‘aya havâledir. Ammâ aslâ andan zarar isâbet etmek ihtimâli yokdur. Zîrâ kal‘a ile bu Hıdırlık dağının mâbeyni bir top-ı dırâz menzilidir. Aşağısı gayyâ ve derk-i esfel ve câh-ı cahîmden nişân verüp andan kal‘aya urûc etmek emr-i asîrdir. Ve bu iç kal‘ada cümle sağîr u kebîr seksen altı pâre topları vardır, amma balyemez topları yokdur. Şâhî ve tarabzen ve kolomborna topları çokdur. Ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve âlât-ı silâhı vardır. Ve bu kal‘a içre bâğsız ve bâğçesiz cümle altıyüz hâne-i zîbâlardır. Ve (---) câmi‘i andadır. Kadîm-i evvelde deyrden vely olunmuş câmi‘-i kadîmdir. Ve cümle hâneleri ve imâretleri serâpâ türâb-ı pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. El-hâsıl bu iç kal‘a binâ cihetinde ve şîrînkârlık ve mühendislik fenninde vâcibü's-seyr bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Ammâ aşağı kal‘a sene (---) târîhinde celâlî havfinden Cenâbî Ahmed Paşa i‘ânet-i âhâlî-i eyâlet ile bir kat bir sûr-ı muhkemât binâ etmişdir. 357a Dörd kapusu vardır. Ve dâiren-mâdâr üç tarafı altı bin adımdır. Bir tarafında yukaru iç kal‘adır kim anı ihâta etmiş aşağı hisârdır. Bu hisârın cânib-i şarkîsinde yukaru hisârdan kayalar içre Hızırlık deresine nüzûl olunur. Kayalar içre su yolları vardı. Ve iç kal‘ada su sarnıçları ve buğday anbârları vardır. Ammâ bu aşağı hisârda âb-ı revânları firâvân olmağıla su sarnıçları yokdur. Cümle yüz yetmiş çeşme-i mâ’-i zülâldir ve üç bin çâh-ı mâ vardır. Ve kal‘a etrâfında olan kapuları evvelâ Cânib-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356b–357a ·
metinde göster ·
… ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. İçil olmağile kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve sağîr ü kebîr yigirmi pâre mecrûh şekilli topları vardır.
Kadîm-i evvelde bunlara kayser-i Rûm derlerdi. Zîrâ Erzurûm'a ve Sivas'a ve Kayseriyye ve Konya şehirlerine mâlik olmağıla Kayser-i Rûm derlerdi. Birkaç kral cem‘ olsa kayâsıra derler. Ammâ bu Takyanus Rûm pâdişâhlarından olup tahtgâhı Roma ve Antakıyye idi. Târîh-i İskender-i Yunanî'nin sene 595 kral-ı dâl olup zulmünden Ashâb-ı Kehf âyet nass-ı kâtı‘ üzre ArapçaArapça mâ sadakı üzre yedi sekiz aded Ashâb-ı Kehf firâr etdikleri cemî‘i tefâsîrlerde mastûrdur. Ve bu Takyanus putperest idi ammâ mudârâdan millet-i mesîhiyye ve ehl-i Şâm ve Mısır'ı kırup kenîseleri harâb ederdi. Anların mâlıyla İskenderiyye üzre varup kendüye âsî olan vezîri hileyle katl edüp İskenderiyye sâhibi olup diyâr-ı Mısr'ı Buhtunnasr gibi harâb edüp andan diyâr-ı Acem'e bir vezîrin serdâr edüp Şapur Şâh ile ceng-i azîm edüp Şapur Şâh'ı katl ve cümle ehl-i ıyâli ve hazînesin Takyanus'a gönderüp ol mâl ile bu Antakıyye kal‘asın dahi ziyâde imâr edüp âhir yiğirmi sene kral olup cebbâr olduğundan dişlerinin etleri dökülüp mürd olup yerine veled-i pelîdi Karnibal kral olup iki yıldan ol dahi mürd olup kayâsıralar bunda inkırâz bulup devlet millet-i Mesîhiyye Nasârâsına müyesser olup Kostantin-i Kübra kral olup âyîn-i İsâ icrâ edüp ibtidâ Nasrânî bu Kostantin olup cümle Takyanus putların kırmışdır ve cemî‘i heyâkilleri âteşe yakmışdır ve yerlerine kenîseler yapmışdır ammâ Takyanus'dan} sonra Buhtunnasr evlâdları Antakıyye'i harâb edüp niçe mülûk destine girüp Âl-i Kayasıra-i Nasârâlar destinde iken Hazret-i Ömer hilâfetinde Kuds-i Şerîf feth olup Hâlid b. Velîd ve Esved b. Mikdâd ve Ebû Ubeyde ibn Cerrâh niçe bunun emsâli ashâb-ı güzînin güzîdeleri gelüp ceng-i azîmler edüp kimi feth edüp kimi bî-feth Medîne'ye avdet edüp âhir sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd üç kerre yüz bin asker ile Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî ile gelüp ceng-i azîm ile feth eyleyüp cümle küffârın dendân-ı tîğden geçirdiler ve Şehzâde Me’mûn'u hâkim nasb edüp Hârûnu'r-Reşîd yine Bağdâd'a gidüp merhûm olunca küffâr yine kal‘a-i Antakıyye'ye istilâ eyledi. Âhir Şâm pâdişâhı Nûreddîn eş-Şehîd hazretleri dest-i kefereden feth etdi. Ol merhûm olup Yûsuf Selâhaddîn Mısır sultânıyken Kudüs'ü ve Şâm Tarablus'u ve bu Antakıyye'ye küffâr-ı Frenk istîlâ edüp {Âl-i Türkmâniyân ki cümle beş neferdir, bunlardan biri Emîr Kerboğa'dır deryâ-misâl azîm asker ile kal‘a-i Antakıyye'i küffârdan istihlâsa geldikde Frenk-i pür-cenk elinde münhezim olup âr u gayret-i hamiyyetinden Haleb tahtın bırağup sene 495 târîhinde Acem diyârının Isfahân-ı nısf-ı cihânına giderken şehr-i Hoy'da merhûm olup anda medfûndur}. Ba‘dehû Selâhaddîn Yûsuf Mısır'dan deryâ-misâl asker ile gelüp Kudüs'ü ve Tarablus Şâm'ı ve bu Antakıyye'i feth edüp tâ Mısır pâdişâhlarının Çerâkizelerinden Sultân Gavrî hilâfetine dek Mısır pâdişâhlarının elinde kalup Selîm Şâh-ı Evvel Acem'le cenk ederken Mısır Sultânı Gavrî kızılbaşa imdâd edüp Çıldır sahrâsında Selîm Şâh Gavrî'nin Acem'e imdâdı sebebiyle münhezim olmuşken bi-emrillahi Te‘âlâ nesîm-i fursat Selîm Şâh üzre esüp Şâh İsmâ‘îl münhezimen firâr edüp kırk bin mikdârı güzîde Mısır askeri kılıçdan geçüp Selîm Şâh mansûr [u] muzaffer avdet edüp "Kızılbaşa imdâd eden müslim geçinen âdemin katli vâcibdür" deyü Kemâlpaşazâde Ahmed Efendi'den fetvâ-yı şerîfler alup Bismillah ile niyyetü'l-gazâ deyüp sene-i âtîde Mısır'da Gavrî'ye elçiler gönderüp elçileri de katl etdüğü haberi Selîm Şâh'a gelince bir fetvâ-yı huccet [ü] bürhân dahi ele alup yer götürmez asker ile ibtidâ Göksun yaylasında Mar‘aş pâdişâhı Sultân Alâüddevle'i bozup kırk bin Türkmân eşirrâsın katl edüp Alâüddevle'nin bî-devle başıyla yetmiş boy beğleri başıyla Mısır'da Gavrî Hân'a gönderüp "Hâzır ol vaktine!" dedi. Gavrî dahi Selîm Hân'ı Mercidâbık'da dört kerre yüz bin benî Âdemle karşulayup Hazret-i Dâvûd-ı Nebî Câlût Melik ile ceng etdüğü yerde bir ceng-i Selîm ü Gavrî oldu kim Gavrî bu cengin gavrına ermeden kal‘a-i Haleb'e ancak yedi yüz Çerâkes-i nâkes ile bî-kes olup firâr etdiler. Selîm Şâh akîbine düşüp Haleb'i emân ile feth edüp Yûnus Paşa'ya dahi bu Antakıyye'nin miftâhların teslîm edüp niçe kerre yüzbin altun ile ahâlî-i vilâyet hedâyalar ile Haleb altında Selîm Hân'a gelüp du‘â vü senâ ile hedâyâların arz edüp Vâli-yi Antakıyye Bıyıklı Mehemmed Paşa olup Haleb eyâleti tahrîr olundu. İşbu feth-i fütûh sene 922 târîhinde feth-i Antakıyye vâkı‘ olmuşdur. İlâ hâze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Haleb vâlîsi hâs-ı hümâyûnun voyvadalığı hükûmetinden üç yüz âdem ile zabt [u] rabt eder ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz pâyesiyle niçe mollalara arpalık ihsân olunmuşdur. Mezâhîb-i erba‘adan şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi vardır ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. İçil olmağile kifâyet mikdârı cebehânesi ve sağîr ü kebîr yigirmi pâre mecrûh şekilli topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a ·
metinde göster ·
… a‘rîf ü tavsîfinde zebân kasîrdir. Dizdârı ve neferâtları ve kal‘asında kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve derûn-ı kal‘ada Urbân hâneleri ve taşrada câmi‘i ve hammâmı ve birkaç dükkân …
Kadîm Mısır Tevârîhi sâhibi Hıtat-ı Makrîsî bu şehr içün takrîr ü tavsîf edüp eyle tahrîr eylemiş kim Tûfân-ı Nûh'dan mukaddemde şehr-i azîm idi. Ammâ ba‘de't-Tûfân ibtidâ rûy-ı arzda binâ olunan şehr-i azîmlerin biri bu şehr-i Kalinseve'dir. Lisân-ı İbrî'de Kalınsev bir şeyhin ismidir kim Kabâbıta kavmi "Bu Şeyh Kalinseve peygamberdir. Sâm ibn Nûh Kalınsev'dir" derler. Yedi yüz sene mu‘ammer olup bu kal‘ayı inşâ etmeğile anın ismiyle müsemmâ bir şehr-i Kalınsev'dir. Ba‘dehû Buhtunnasr Kürdistân'dan hurûc edüp hûn-ı Yahyâ'yı tâ’ife-i Yahûd'dan almağ içün şehr-i Zağzağa'yı ve şehr-i Taberistân'ı ve şehr-i Kafernahun'u, ya‘nî Sıfet'i ve bu şehr-i Kalinseve'yi harâb u yebâb edüp cümle Yahûdîleri katl edüp bu şehri türâb u yebâb bırakdı. Ba‘dehû Âl-i Emeviyyûn'dan Ömer ibn Abdülazîz beyne'ş-Şâm ve'l-Gazze emn-i tarîk olsun deyü imâr edüp sene 922 târîhinde Selîm-i Evvel'e mutî‘ oldular. Hâlâ Nablus sancağı hâkinde Kakun kal‘ası nâhiyesinde şâhrâhdan ba‘îd bir ormanistân içre bir kal‘a-i kebîrdir kim her taşı kubbe-misâldir. Ta‘rîf ü tavsîfinde zebân kasîrdir. Dizdârı ve neferâtları ve kal‘asında kifâyet mikdârı cebehânesi ve derûn-ı kal‘ada Urbân hâneleri ve taşrada câmi‘i ve hammâmı ve birkaç dükkânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45a ·
metinde göster ·
… rlar. Leb-i deryâdan (---) olmağıla serhad olup a‘lâ serâmed topları ve kifâyet
mikdârı cebehâneleri
vardır. Ammâ burc [u] bârûları Rûm kal‘aları gibi metânet üzre değildir. Allahu …
Derûn-ı kal‘ada cümle (---) hânelerdir. Dizdârı ve yetmiş aded neferâtları bu kal‘ada sâkin olurlar. Leb-i deryâdan (---) olmağıla serhad olup a‘lâ serâmed topları ve kifâyet mikdârı cebehâneleri vardır. Ammâ burc [u] bârûları Rûm kal‘aları gibi metânet üzre değildir. Allahu a‘lem (---)(---) binâsı olmak ihtimâli vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46b ·
metinde göster ·
… lli akçe kazâdır, ammâ bî-hâsıldır. Dizdârı ve kal‘a neferâtı vardır ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır. Diyârbekir ve Mardin ve Musul'dan Haleb'e gider şâhrâh üzre vâki‘ olmağ …
Ba‘dehû niçe mülûke intikâl edüp âhir sene 922 târîhinde Gavrî-i Mısır elinden Selîm Şâh bâ-sulh eyle feth edüp Süleyman Hân tahrîri üzre (---) eyâleti hâkinde (---) lıkdır. Ve yüz elli akçe kazâdır, ammâ bî-hâsıldır. Dizdârı ve kal‘a neferâtı vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Diyârbekir ve Mardin ve Musul'dan Haleb'e gider şâhrâh üzre vâki‘ olmağıla âbâdândır. Nehr-i Furât'ın şark tarafı kenarında evc-i âsumâne kadd çekmiş bir kızıl mehîb kaya üzre seng-binâ ve şekl-i murabba‘dan sehel tûlânîce vâki‘ olmuş burc [u] bârûları metîn ü müstahkem cânib-i (---) nâzır bir kapulu handaksız bir kal‘a-i bâlâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi ma‘lûmım değildir, ammâ küçükdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59a ·
metinde göster ·
… usu var. İçinde cümle (---) hânedir. Furât'dan su alınır yolu vardır ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır. Süleymân Hân tahrîri üzre Sivas eyâletinde (---) ve yüz elli akçe şerîf …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim kayâsıralardan kayser Âvîh kızı Âgîn nâm bir duhter binâ edüp sene (---) târîhinde Hazret-i Ömer evlâdlarından fâtih-i Malâtiyye Emîr Ömer ibn Lokmân fethidir. Ba‘dehû Ermen kayserleri istîlâ edüp Hârûnu'r-Reşîd asrında Seyyid Ca‘fer Battâl Gâzî fethidir. Ba‘dehû yine kefere istîlâ edüp Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn fethidir. Andan yine küffâr hurûc edüp kabza-i tasarrufa alup sene (---) târîhinde Timur hâdisesinden sonra Çelebi Sultân Mehemmed'e Ermenî tâ’ifesi amân ile kal‘ayı teslîm edüp cümle ahâlîleri mutî‘ [u] münkâd oldular. Anın içün hâlâ üç yüz aded kefereleri kırk yedi tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [u] müsellemdirler. Kal‘ası nehr-i Furât kenarında bir püşte üzre şekl-i murabba Şeddâdî seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâdır. İç il olmağıla kal‘ası ol kadar müzeyyen değildir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) ve cânib-i (---) nâzır bir kapusu var. İçinde cümle (---) hânedir. Furât'dan su alınır yolu vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Süleymân Hân tahrîri üzre Sivas eyâletinde (---) ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı bir konak karîb kal‘a-i Malâtiyye'dedir ve cemî‘i köylerinde olan re‘âyâlarının tekâliflerin Malâtiyye muhassılı tahsîl eder. Bu şehrin ekseriyyâ imâretleri cümle kayalar üzre vâki‘ olup cümle bâğ-ı İremleri aşağı nehr-i Furât kenarında vâki‘ olmuşdur. Ve nehr-i Furât üzre ibret-nümâ Burma köprü bu şehre karîbdir. Kal‘ada ve aşağı şehirde cümle (---) bin aded hâk-i pâk ile mestûr âbâdân [u] ma‘mûr hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 81b ·
metinde göster ·
… adar cebehânesi ve etrâfında handakı yokdur. Ancak bir kaç şâhî topu ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır. Ammâ derûn-ı kal‘ada (---) aded hâneler ve bir câmi‘ vardır. Ammâ çârsû …
Eşkâl-i kal‘a-i Mudurnu: Evc-i semâya beraber bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında şekl-i müsemmen yigirmi kulleli ve bir kapulu seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâ kararmış kalmış, câ-be-câ burc [u] bârûları rahnedâr olmuş sûr-ı bâlâdır. İç-il olmak ile ol kadar cebehânesi ve etrâfında handakı yokdur. Ancak bir kaç şâhî topu ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Ammâ derûn-ı kal‘ada (---) aded hâneler ve bir câmi‘ vardır. Ammâ çârsû-yı bâzâr ve hammâm u hân u imâret yokdur. Kal‘adan aşağı şehre kayalardan çam oluklar ile âb-ı hayâtlar cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
… usu var. Derûn-ı kal‘ada dizdârhânesi ve bir câmi‘i ve neferâthânesi ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve bir kaç şâhî topları var. Ve Tuna'ya nüzûl eder su yolları vardır. Ammâ cirm …
Niçeler Ziştova derler. Niçeler Ziştavi derler. Niçeler Ziştva derler. Ammâ sebeb-i tesmiyyesi Zişva nâm bir Eflâk hatmanı binâsıdır kim Gâzî Hudâvendigâr Rûmeli'n feth [ü] fütûh etmeğe başladıkda anın havfinden Ziştva bu kal‘ayı binâ edüp ol ecilden Ziştva kal‘ası derler. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî fethidir. Nigebolu sancağı hâkinde voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlârıdır. Kethüdâyeri ve serdârı vardır. Kal‘ası, nehr-i Tuna kenarında bir yalçın püşte üzre şekl-i murabba‘ seng-binâ bir küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. Cânib-i şarka bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada dizdârhânesi ve bir câmi‘i ve neferâthânesi ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve bir kaç şâhî topları var. Ve Tuna'ya nüzûl eder su yolları vardır. Ammâ cirmi ne kadar olduğu ma‘lûmum değildir. Yedi aded kullesinin zirve-i a‘lâları tahta şındıra örtülüdür. Ammâ kal‘anın hâricinde yine sâhil-i Tuna'da varoşu üç yüz hânedir. Cümle şındıra tahta örtülü bâğlı ve bâğçeli hânelerdir. Ensesi dere ve depeli bağlardır. Bir câmi‘i ve bir hânı var. Hammâmı yokdur. Ve yigirmi aded dükkân-ı muhtasarı vardır. Re‘âyâsı ekseriyyâ Eflâk ve Bulkar'dır. Ve a‘yânı yokdur. Ammâ bâğları çokdur. Ve hevâsı latîfdir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113a ·
metinde göster ·
… a Câmi‘i yerinde Kızlar Manastırı nâm mahalde bir kal‘a binâ edüp içine kifâyet
mikdârı cebehâne
ve asker koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc gelmek üzre Hârûnu' …
Bu ceng 193a ü cidâlden on altı sene mürûr edüp hicret-i nebeviyyenin iki yüz kırk dört senesinde Hârûnu'r-Reşîd müstakil halîfe-i Bağdâd olup yüz elli bin asker ile bu Malatıyye'yi mukaddemâ serdârlıklarında bî-feth avdet etdüğinden bu Malatıyye'de muhabbeti kalmış idi. Seydi Battâl Gâzî hâtıriyçün niçe hazâ’in-i Irâk masraf edüp Malatıyye'ye bir sûr-ı üstüvâr inşâ etdi. Ba‘dehû iki kerre yüz bin asker ile İslâmbol'u {Hârûnu'r-Reşîd} muhâsara edüp âhir bilâ feth avdet müşkildir deyü sulha rağbet eyleyüp bir sığır postu cirminde İslâmbol içre yer istedikde Alina Kral rızâ verüp Hârûnu'r-Reşîd sığır derisin incecik sırım dilüp Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i yerinde Kızlar Manastırı nâm mahalde bir kal‘a binâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve asker koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc gelmek üzre Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a avdet edüp Malatıyye'de meştâ edüp imâr ederken İslâmbol'da Alina Kral-ı dâll isyân edüp İslâmbol içindeki ümmeti Muhammed'i katl-i âm ederken içlerinde ashâb-ı güzînden iş görmüş şecî‘ âdemler var idi. Ceng-i azîm ide ide niçe küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp âhir kendiler de bî-hisâb küffâr içinde cümle şehîd olup Ebü'l-Makassıd nâm bir hümâm-ı be-nâm kalup bi-emrillah Alina Kral'ı katl edüp kendiyi de şehîd etdiler. Bu ahvâl-i pür-melâli Hârûnu'r-Reşîd ve Seyyid Battâl Gâzî Malatıyye'de istimâ‘ edüp İslâmbol'da şehîd olanlara bedel iki o kadar olmak üzre diyâr-ı İslâmda bulunan üsârâ küffârlardan yigirmi bin kefere ve fecere katl ederler. Hâlâ Malatıyye hâricinde nehr-i Deyr-i Mesîh ve nehr-i Pül sâhilinde çâh-ı gayyâlar içre üstühân-ı kefereler leb-ber-lebdir. Netîce-i kelâm mürûr-ı eyyâm ile bu Malatıyye üzre niçe ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup âhir ibtidâ Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn sene 76 târîhinde ceng-i azîm ile Ermenî destinden dest-i kuvvetle feth edüp cümle küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kal‘asın hâke berâber etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b–193a ·
metinde göster ·
… rı neferâtları vardır. Vazîfe-i mu‘ayyenelerin Mardin beğinden alurlar. Kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve hurde topları vardır.
Derûn-ı kal‘ada ancak üç yüz müfîd u muhtasar türâb ile mestûr bâğlı u bâğçeli hânecikleri vardır kim ahâlîsi cümle Ekrâd u Urbândır. Ve hâlâ Diyârbekir eyâletinde sancak beği hükmündedir. Beğinin hâssı (---) akçedir. Timârı (---) ve zu‘amâsı (---) ve alâybeği ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda cümle altı yüz asker olur. Hâlâ beği Urbân tarafından mîr-i şedîddir. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Dizdârı ve yüz mikdârı neferâtları vardır. Vazîfe-i mu‘ayyenelerin Mardin beğinden alurlar. Kifâyet mikdârı cebehânesi ve hurde topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213b ·
metinde göster ·
… i bir püşte-i âlî üzre Harsek kal‘ası vardır. Neferâtları ve topları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır. Bu kal‘a buhayrenin Tebrîz hâki tarafına sehel muttasıl olmağile mezkûr …
Cezîre-i Harsek: derler. Bunda dahi bir püşte-i âlî üzre Harsek kal‘ası vardır. Neferâtları ve topları ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Bu kal‘a buhayrenin Tebrîz hâki tarafına sehel muttasıl olmağile mezkûr cezîreler Tebrîz hâkimi hükmündedir. Bunun da nökerleri cümle sayyâd-ı semekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
… dir. Asla bâğçe yokdur. Câmi‘ ve hammâm ve hân ve dükkânları vardır. Ve kifâyet
mikdârı cebehâne
ve serâmed topları vardır ve bin mikdârı nökeri vardır. Kal‘anın zemîni bir sah …
Cemî‘i müverrihân-ı Arab u Acem ve Hindistân husûsan be-kavl-i Târîh-i Yanvân-ı Yunan tahrîri üzre bu şehrin ibtidâ bânîsi Muhakkak Cemşid ibn Şeddâd'dır. Kûh-ı Bî-sütûn'da bir genc-i azîm bulup ol mâl ile bu şehr-i Hemedân'ı binâ etmişdir. Hâk-i Irâk'da bir sahrâ-yı azîme vâki‘ olmuş bir şehr-i mu‘azzamdır. Mıkdısî-i Yarmenî târîhinde bu şehre Merdcüvas derler. Lisân-ı Moğolî'de şehr-i Kalçak derler. Lisân-ı Yunan'da Daranya derler Zîrâ Dârâ Şâh'ın bir tahtı bu Hemedân idi, bir tahtı Nasîbîn kurbünde Karadere Dârâ tahtı olmağile hâlâ harâbistânına Karadere derler. Lisân-ı Ekrâd'da Hemâvdân derler. Ya‘nî sulu şehir derler. Lisân-ı Pârisî'de Hemedân, ya‘nî (---)(---). Kal‘asının cirmi kâmil dörd bin adımdır ve şekl-i müseddesdir ve cümle yetmiş kulledir. Bu sûr-ı sedîdde seng-i kebîrler vardır. Her bir taşı hammâm kubbesi ve fil-i Mahmûdî gövdesi kadar vardır. Andan ma‘lûmdur kim Cemşîd-i Âd binâsıdır ve dâ’iren-mâdâr etrâfında handakı vardır, ammâ amîk değildir. Ve dîvârı ol kadar âlî değildir ammâ arîzdir. Ve cümle dörd kapusu vardır: Derveze-i Kum ve Derveze-i Bî-sütûn ve Derveze-i Dergezîn ve Derveze-i Bağdâd. Ve derûn-ı kal‘ada cümle iki bin hücre-i sağîrelerdir. Asla bâğçe yokdur. Câmi‘ ve hammâm ve hân ve dükkânları vardır. Ve kifâyet mikdârı cebehâne ve serâmed topları vardır ve bin mikdârı nökeri vardır. Kal‘anın zemîni bir sahrâ-yı avâdâna vâki‘ olmuşdur. Eyâleti cümle beş yüz kend-i âbâdânlardır kim her biri birer kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 309b ·
metinde göster ·
… slâm'ı ve eşrâf-ı şürefâsı vardır. Ve kal‘asında miyâne topçağızları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır.
Şâh Tahmasb zamânında sultânlık imiş. Ba‘dehû sene 1048 târîhinde Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve Gazvîn dest-i Acem'de kaldığına şükrâne bu kal‘a-i Dergezîn'in kadr [ü] kıymetin bilüp hânlık eder. Bağdâd'dan Murâd Hân'a emân ile çıkan Halef Hân'ın bürâder-i cân-berâber-i kihterine Şâh Safî Dergezîn hânlığın vermiş. Bir kırçıl tülüngî Kızılbaş sıfat idi. Ammâ "Vallah u Billah Kırmızı Murtezâ Alî hakkı men Sünnîyem" deyü yemîn ederdi. Üç bin askere mâlikdir ve bin aded kal‘a nökeri ve dizçöken akası ve kelenteri ve daroğası ve münşîsi ve yasavul akası ve korucubaşısı ve kadısı ve hâce-i İslâm'ı ve eşrâf-ı şürefâsı vardır. Ve kal‘asında miyâne topçağızları ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312a ·
metinde göster ·
… ergezîn hâkinde daroğalıkdır. Çâr sad mikdârı kal‘a nökerleri vardır ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve topları ve şarka mekşûf bir dervezesi vardır. Bu kal‘a-i bâlâ-yı zîbâ 313b …
Sene (---) târîhinde bânîsi Şehrezûr hâkimi kavm-i Moğol'dan Pilever Hân inşâ etdiğiyçün kal‘a-i Pilever derler. Bir püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘ kal‘a-i küçükdür ammâ bî-havâle olmağile gâyet sa‘bdır. Cirmi ma‘lûmum değildir. Dergezîn hâkinde daroğalıkdır. Çâr sad mikdârı kal‘a nökerleri vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları ve şarka mekşûf bir dervezesi vardır. Bu kal‘a-i bâlâ-yı zîbâ 313b Bağdâd'ın şimâlinde kal‘a-i Cem-cemâl râhı üzre vâki‘ olmuşdur. Aşağıda bin hâneli ve câmi‘li ve hammâmlı varoşu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313a–313b ·
metinde göster ·
… kdür ve etrâfında handakı vardır. Üç yüz dizçöken neferâtları vardır ve kifâyet
mikdârı cebehâne
ve şâhî topları var.
Vilâyet-i Yunan'da Lârende kal‘asıyla Silifke sûru mâbeyninde bir dahi Mut kal‘ası vardır ammâ bu Mut Kazvîn-i Irâk'dır. Kazvîn hükmünde kelenterlikdir. Kal‘ası {Rûybâr nâm bir nâhiye-i nazargâhlı ve} bir ferah-fezâ-yı çerâgâhlı yerde şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir kal‘a-i sultânîdir. Bânîsi Hadramut Sultân binâ etdiğinden kal‘a-i Mut derler. Cirmi ma‘lûmum değildir, ammâ küçükdür ve etrâfında handakı vardır. Üç yüz dizçöken neferâtları vardır ve kifâyet mikdârı cebehâne ve şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316b ·
metinde göster ·
… r. Ve handakı (---)(---) ve başka dizdârı ve (---) aded neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
topları vardır. Derûn-ı sûrda bir câmi‘i ve gendüm anbârı ve yüz aded mikdârı h …
İbret-nümâ-yı mutalsam-ı garîb: Kuşlar kal‘ası mezkûr cisir başında Şeddâdî tula bina çâr-kûşe bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bânîsi (---)(---) kapusu var. Cisir başındaki kapusu cânib-i şarka mekşûfdur. Ve handakı (---)(---) ve başka dizdârı ve (---) aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi topları vardır. Derûn-ı sûrda bir câmi‘i ve gendüm anbârı ve yüz aded mikdârı hâneleri vardır ammâ gayrı imâreti taşradadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343a ·
metinde göster ·
… k elli aded dükkân ve kal‘aya dizdâr ve yüz elli aded asker-i kerrâr ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve topları var. Ve kal‘ası şekl-i murabba‘ tula binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Dâ’ir …
Hemân Süleymân Hân ol seng-i azîmi hâli üzre koyup hâk-i pâk ile pür eyleyüp ol kabrin bir gayrı tarafına esâs-ı binâya şürû‘ edüp "Kabr-i İmâm budur." deyü bir kubbe-i pür-envâr etmişdir kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olmazdır. Ve bir imâret ü medrese binâ edüp etrâfına bir kal‘a inşâ etmişdir ve bir câmi‘ ve bir hammâm ve bir hân ve kırk elli aded dükkân ve kal‘aya dizdâr ve yüz elli aded asker-i kerrâr ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları var. Ve kal‘ası şekl-i murabba‘ tula binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz bin adımdır. Derûn-ı hisârda cümle (---) hânedir ve türâb ile mestûrdur. Ve taşrada bâğlı u bâğçeli rabtası mukarrerdir. 344a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343b–344a ·
metinde göster ·
… m-i Bağdâd'da ma‘mûr kal‘adır. Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded neferâtı ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır. Kal‘ası nehr-i Furâd kenârında bir düz vâdîde şekl-i murabba‘ hâk-i pâk …
Ba‘dehû sene 1048 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp bu kal‘a-i Hille bî-ceng feth oldu. Be-dest-i (---) Paşa. Hâlâ hükm-i Bağdâd'da ma‘mûr kal‘adır. Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded neferâtı ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Kal‘ası nehr-i Furâd kenârında bir düz vâdîde şekl-i murabba‘ hâk-i pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Kıble tarafı nehr-i Furât'dır ve cümle (---) aded kapusu vardır. Evvelâ cânib-i kıbleye Cisir kapusu ve taraf-ı şarka nâzır Bağdâd kapusu (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Hâkimi sancak beğidir. Yedi yüz kadar asker ile hükûmet eder. Beğinin hâss-ı hümâyûnu (---)(---) akçedir. Hâkinde timâr ve ze‘âmet vardır. Alâybeği ve çeribaşısı vardır. Ammâ yeniçeri serdârı ve kethudâyeri ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yânı çokdur. Ve hâss-ı hümâyûnları iltizâm ile zabt eder paşa ağalarından bir ağa hâkimdir ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Ve cümle nevâhîleri yetmiş pâre arslan kaplanlı köylerdir kim hurması cihânı zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352b ·
metinde göster ·
… türâbdan mebnî bir küçük kal‘adır. Dizdârı ve (---) aded neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve şâhî topları vardır. Ve cümle (---) aded hâne-i müfîd ü muhtasarlardır ve cü …
Ve bânîsi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Kal‘ası hâk-i Mekke'de nehr-i Furât kenârında Bağdâd hükmünde paşa ağalarından bir minkale ağa iki yüz tevâbi‘iyle hükm-i hükûmet edüp beher sene hâss-ı hümâyûn içün (---) kise tahsîl edüp Bağdâd vâlîsine gönderir. Kal‘ası nehr-i Furât kenârında şekl-i murabba‘ türâbdan mebnî bir küçük kal‘adır. Dizdârı ve (---) aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve şâhî topları vardır. Ve cümle (---) aded hâne-i müfîd ü muhtasarlardır ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ (---)(---) câmi‘i. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 358b ·
metinde göster ·
… neferâtları ve iltizâm ağası ve kadı ve muhtesibi vardır. Ve kal‘asında kifâyet
mikdârı cebehâneleri
ve şâhî topları vardır. Ve cümle (---) aded müfîd ü muhtasar hasır u saz u kamı …
Evsâf-ı kal‘a-i kadîm Mansûriyye: Sene 111 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Mansûr Devânıkî binâ etdiğinden kal‘a-i Mansûriyye derler. Nehr-i Furât kenârında hâk-i Mekke'de ve hükm-i Basra'da şekl-i murabba‘ turâb-ı tâhirden mebnî bir küçük kal‘acıkdır. Hâlâ Basra hudûdunda Kurna hâkimi hükmünde dizdârı ve neferâtları ve iltizâm ağası ve kadı ve muhtesibi vardır. Ve kal‘asında kifâyet mikdârı cebehâneleri ve şâhî topları vardır. Ve cümle (---) aded müfîd ü muhtasar hasır u saz u kamışdan sutûhları türâb ile mestûr beyt-i ma‘mûrlar vardır. Câmi‘ (---)(---)(---) ve hân ve hammâmı ve birkaç dükkânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 358b ·
metinde göster ·
… dîdebânları şeb [ü] rûz nigehbânlık edüp âmâde dururlar. Ve bu kal‘anın kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve sâ’ir mühimmâtları ve müstevfâ şâhî topları vardır. Ve buğday anbârları ve c …
Evvelâ İçkal‘ada Paşa sarâyı, iki yüz hücre ve kâ‘alı ve hammâmlı ve kasr-ı Havernaklı şâhâne sarâydır kim İçkal‘a içre gûyâ nârin hisârdır. Dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur. Kal‘a miftâhları cümle paşa destindedir. Ve kal‘a huddâmları cümle Cizre paşası tevâbi‘idir. Bu kal‘a gerçi iç ildir ammâ adû-yı cânîsi Yezîdî ve Haltî ve Çekvânî ve Bâpirî ve Sincârî ve Zibarî Kürdleri hasm-ı kavîleridir. Anınçün bu kal‘anın dîdebânları şeb [ü] rûz nigehbânlık edüp âmâde dururlar. Ve bu kal‘anın kifâyet mikdârı cebehânesi ve sâ’ir mühimmâtları ve müstevfâ şâhî topları vardır. Ve buğday anbârları ve cebehâneleri ve Şatt'a nüzûl eder su yolları vardır. Andan aşağı bârûda (---)(---) hânesi gâyet mükellefdir. Ve bu şehrin cümle binâları kârgîr ve cibiz ile mebnî imâretlerdir ve sarây-ı (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 385b ·
metinde göster ·
… im olmuş havâlesiz ve handaksız bir kal‘adır. Dizdârı ve neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır.
Eşkâl-i kal‘ası: Mezkûr Ilı gölünün kenârında bir düz vâsi‘ sahrâda şekl-i müseddes şeddadî taş binâ bir alçak dîvârları câ-be-câ münhedim olmuş havâlesiz ve handaksız bir kal‘adır. Dizdârı ve neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 85b ·
metinde göster ·
… aded beşli ve kırk aded hisâreri neferâtları ve kal‘a dizdârı hâkimdir. Kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve topları vardır ve cânib-i (---) bir kat metîn demir kapusu var ve her gece m …
Evvelâ hâk-i pâk-i Babadağı tarafında kal‘a-i Tulça sırası ve nehr-i Tuna kenârında (---)(---) üzre şekl-i murabba‘ bir hisâr-ı üstüvârdır kim kırk aded azeb ve kırk aded beşli ve kırk aded hisâreri neferâtları ve kal‘a dizdârı hâkimdir. Kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları vardır ve cânib-i (---) bir kat metîn demir kapusu var ve her gece mehterhânesi çalınup derûn-ı hisârda cümle (---) aded kiremitli bâğ u bâğçesiz neferât hâneleri ve buğday anbârları ve hünkâr câmi‘i var. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109a ·
metinde göster ·
… kim cirmi sekiz yüz adımdır. İçinde dizdârı ve elli aded neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve bir câmi‘i ve bir hânı ve çârsû-yı muhtasarı var, ammâ hammâmı yokdur ve eks …
Nehr-i Tımış nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu bir çemenzâr şekl-i murabba‘ bir ağaç palankadır kim cirmi sekiz yüz adımdır. İçinde dizdârı ve elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve bir câmi‘i ve bir hânı ve çârsû-yı muhtasarı var, ammâ hammâmı yokdur ve ekseriyyâ evleri çitden ve hasır örtülüdür. Ve nehr-i Tımış tâ Erdel memleketinin dağlarından ve şebeş ve Logoş ve Façat ve Solmoş kal‘aları dağlarından gelüp Tımışvâr handakı içinden cereyân ederek bu mahalde nehr-i Tuna'ya munsabb olur küçük bataklı sudur ve Pancova ve Tımışvâr hükmünde mu‘âf yüz elli akçe kazâdır, lâkin ilhâk olup Tımışvâr nâ’ibi hükm eder. Andan cânib-i şimâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116b ·
metinde göster ·
… âzır bir kapusu var. Dizdârı ve üç yüz aded güzîde yarar neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehâneleri
var. Cümle şindire tahta örtülüdür, ammâ çârsû-yı bezzâzistânları ve hânları ve …
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---) Bânîsi ibtidâ Betlen G[ab]or'dur. Sene 958 feth-i Süleymân Hân'dır, be-dest-i Ulama Paşa. Kal‘ası şekl-i murabba‘ şeddadî binâ-yı ra‘nâdır. Cânib-i garba sahrâya nâzır bir kapusu var. Dizdârı ve üç yüz aded güzîde yarar neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehâneleri var. Cümle şindire tahta örtülüdür, ammâ çârsû-yı bezzâzistânları ve hânları ve hammâmları yokdur. Ancak bir serhad kullesidir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119b ·
metinde göster ·
… hammes taş binâ bir küçük kal‘adır. Dizdârı ve elli aded neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
var, ammâ derûn-ı hisârda çârsû-yı bâzâr yokdur ve hîn-i fetihde Mehemmed Hân d …
Kal‘ası bir püşte-i âlî kırmızı kayalar üzre vâki‘ olmuş havâleli şekl-i muhammes taş binâ bir küçük kal‘adır. Dizdârı ve elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi var, ammâ derûn-ı hisârda çârsû-yı bâzâr yokdur ve hîn-i fetihde Mehemmed Hân darebât-ı top-ı kûp ile kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp ba‘dehû zamân-ı Bâyezîd Hânî'de ta‘mîr ü termîm olunmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127b ·
metinde göster ·
… ir kapusu ve dizdârı ve neferâtları ve derûn-ı hisârda birkaç evleri ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır. (---)133a
İbtidâ bânîsi Latin krallarından Dubrovnik binâsıdır. Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) derler ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ba‘dehû sene (---) târîhinde Latin keferesi elinden Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân fethidir. Hâlâ Bosna'nın hâk-i pâkinde paşanın hâssı olup voyvadalıkdır. Yüz elli akçe kazâdır kim nâhiyesi cümle (---) aded kurâlardır ve zemîn-i kal‘a bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir seng-i tırâş ile mebnî bir küçük kal‘adır, ammâ sehel havâlesi ve cânib-i garba bir kapusu ve dizdârı ve neferâtları ve derûn-ı hisârda birkaç evleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. (---)133a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132b–133a ·
metinde göster ·
… uş verüp imâra başladılar. Üç günde bu kal‘a dürr-i beyz-âsâ edüp içine kifâyet
mikdârı cebehâne
ve âlet-i silâh ve mühimmâtlar kodu.
Lisân-ı Latince (---)(---) Sîn derler, ammâ lisân-ı (---) Sîn mezâra derler. Hakkâ ki bir mezâr gibi oyulmuş bir kayalı dağ arasında şekl-i muhammesden tûlânîce ve harâbca kal‘adır, ammâ zemîni Tin dağının maşrık tarafında bir sarp kayalı yerde kal‘adır, ammâ havâlesi çokdur. Câ-be-câ der [ü] dîvârları mürûr-ı eyyâm ile rahnedâr olmuş. Hemân Melek Ahmed Paşa bu kal‘ayı bu hâlde görüp cümle asker-i İslâm'ı bu kal‘aya üşürüp amâr etmeğe bir kîse guruş verüp imâra başladılar. Üç günde bu kal‘a dürr-i beyz-âsâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve âlet-i silâh ve mühimmâtlar kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
… asma cisri var. Kal‘a kapudanı ve iki yüz aded gâzî neferâtları var ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve birkaç şâhî topları ve zahîre anbârları ve yüz mikdârı tahta örtülü hâneleri …
Hâlâ Banaluka hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe başka kazâcıkdır. Kal‘ası nehr-i Ona kenârında bir çemenzâr yerde çâr 155a köşe şeddadî bir kârgîr musanna‘ binâ-yı kadîmdir. Bir tarafından nehr-i Ona akar. Üç tarafı handakdır ve bir kapusu önünde asma cisri var. Kal‘a kapudanı ve iki yüz aded gâzî neferâtları var ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve birkaç şâhî topları ve zahîre anbârları ve yüz mikdârı tahta örtülü hâneleri var ve bir câmi‘i var (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154b–155a ·
metinde göster ·
… ârgîr binâdır, ammâ der [ü] dîvârları ol kadar metânet üzre değildir ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
157b ve gılâl anbârı ve beğ sarâyı var. Dizdâr ve beğden gayrı bu kal‘ada fer …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Çernik: Bu kal‘a bir düz sahrânın nihâyetinde bir bâğ u bâğçeli ve bir vâsi‘ iki bayır arasında nehr-i şumaniçse kenârında bir püşte-i pest üzre çâr-kûşeden tûlânî bir şeddadî kârgîr binâdır, ammâ der [ü] dîvârları ol kadar metânet üzre değildir ve kifâyet mikdârı cebehânesi 157b ve gılâl anbârı ve beğ sarâyı var. Dizdâr ve beğden gayrı bu kal‘ada ferd-i âferîde yokdur. Ancak Süleymân Hân'ın müfîd ü muhtasar câmi‘i var. Etrâf-ı kal‘ada handakı üzre kapusunda asma tahta cisri var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a–157b ·
metinde göster ·
… nâcıkdır, ammâ küçükdür. İçinde kulu ve evleri ve bir câmi‘-i sagîri ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve bir kal‘a kapusu var. Gayrı ma‘mûrâtdan bir şey yokdur.
Kal‘ası nehr-i Drin kenârında yumurta gibi bir yumru topraklı evce münkalib olmuş kûh-ı bâlâ üzre şekl-i muhammes seng bi[nâ] bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır, ammâ küçükdür. İçinde kulu ve evleri ve bir câmi‘-i sagîri ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve bir kal‘a kapusu var. Gayrı ma‘mûrâtdan bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 165b ·
metinde göster ·
… lup derûn-ı hisârda dizdârı ve mehterhânesi ve elli aded neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve şâhî topları ve gılâl anbârları ve bir küçük câmi‘i var. Gayrı imâretden bir …
Bosna eyâleti hâkinde vâki‘ olup derûn-ı hisârda dizdârı ve mehterhânesi ve elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve şâhî topları ve gılâl anbârları ve bir küçük câmi‘i var. Gayrı imâretden bir şey yokdur, ammâ aşağı varoşu üç yüz mikdârı bâğçelice fukarâ hâneleri var. Cümle kiremit ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a ·
metinde göster ·
… mmâ mâ-tekaddem gâyet ma‘mûr imiş. Hisâr içre birkaç fukarâ hâneleri ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve bir iki topları ve cânib-i garba mekşûf bir kapusu var. Gayrı imâreti yokdur …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Bir türâblı bayır üzre şekl-i müseddes bir taşı siyâh ve bir taşı beyâz münakkaş ve şîrîn bir kal‘a-i zîbâ imiş, ammâ sehel harâba yüz dutmuşdur, ammâ mâ-tekaddem gâyet ma‘mûr imiş. Hisâr içre birkaç fukarâ hâneleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve bir iki topları ve cânib-i garba mekşûf bir kapusu var. Gayrı imâreti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
… muhtâc değildir, ammâ yine dizdârı ve elli aded müsellah neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘i ve zîbâ su sarnıçları ve beş aded hânesi v …
Ancak garb tarafında bir küçük varoşu var, ol cânibde bir kesme kaya sehel handakı çâh-ı gayyâ-misâl bir hafr-i amîkdir. Gâzî Porça zamânında böyle küçük kal‘adan bin aded güzîde bahâdır gâzîler pür-silâh ve cürd atlı çıkup ol vilâyetlere ve Belgrad'a "El-amân" dedirüp Tuna kenârında esbâb yaykayan kızları alup şâhin yuvasına gelir gibi Havâle'ye gelirlermiş ve hâlâ ol gâzîlerin odaları kal‘a içre kat-ender-kat küçük küçük daracık odacıklardır kim cümle mücerredler imiş, aslâ evliler değillermiş, ammâ cümlesi yetmiş tasdan geçmiş semm-i helâhiller imiş, lâkin hâlâ odaları günden güne vîrân olmadadır, zîrâ bu kal‘a şimdi iç elde olmak ile amâr etmeğe muhtâc değildir, ammâ yine dizdârı ve elli aded müsellah neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘i ve zîbâ su sarnıçları ve beş aded hânesi var, havlısı gâyet daracıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a ·
metinde göster ·
… pları ve on aded tahta örtülü neferât evleri ve bir câmi‘i ve anbârı ve kifâyet
mikdârı cebehâne
ve hidmetkârı ve iki aded su sarnıçları var. Bu kayalardan cereyân eden bârân-ı …
Cânib-i cenûba mekşûf bir kapusu ve başka dizdârı ve yüz aded müsellah neferâtları ve on aded şâhî topları ve on aded tahta örtülü neferât evleri ve bir câmi‘i ve anbârı ve kifâyet mikdârı cebehâne ve hidmetkârı ve iki aded su sarnıçları var. Bu kayalardan cereyân eden bârân-ı rahmet bu sarnıçlara leb-ber-leb olup cemî‘i ehl-i teferrüc bu âb-ı hayâtdan nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89a ·
metinde göster ·
… var. Derûn-ı hisârda başka dizdârı ve iki yüz elli aded neferâtları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve gılâl anbârı ve seksen aded tahta örtülü hâneleri ve bir tahta minâreli ve t …
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i palanka-i Ciğerdelen: Nehr-i Tuna'nın cânib-i garbında kal‘a-i Üstürgon karşusunda Uyvar kal‘ası hâkinde bir düz sahrâ-yı çemenzâ[r]da çâr-kûşe bir sa‘b ü metîn çit palanka-i hasîn rıhtım dolma dîvârlı hisâr-ı üstüvârdır. Üç tarafı karadır, maşrık tarafı nehr-i Tuna'dır, lâkin üç tarafında metîn ve arîz toprakdan kesme sarp handakı vardır kim içinde nehr-i Tuna gemileri cereyân eder. Bu handak üzre kara tarafında cânib-i garba mekşûf bir kapusu var, ammâ iki kat metîn ağaç kapusu üzre mehterhâne kullesinde şâhî zarbuzan serâmed topları var. Ve bu kal‘anın çâr-kûşesinde Çâryâr aşkına çâr-rükn tabyaları üzre balyemez topları var. Derûn-ı hisârda başka dizdârı ve iki yüz elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve gılâl anbârı ve seksen aded tahta örtülü hâneleri ve bir tahta minâreli ve tahta şindire örtülü câmi‘-i muhtasarı ve on aded küçük dükkânları var, ammâ hânı ve hammâmı yokdur, lâkin top menzilinden alarka bâğları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b ·
metinde göster ·
… dır. Kal‘a dizdârı ve yüz elli kadar merdüm-i hisârı ve şâhî topları ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır.
Ve nehr-i Mileşova, Hersek sancağı hâkinde Direl yaylası dağlarından gelüp bu kal‘a-i Mileşova altından geçüp kasaba-i Pirepol içinde nehr-i Lim'e mahlût olur, ammâ bu mezkûr su yolu kullesi kal‘anın cânıdır. Kal‘a dizdârı ve yüz elli kadar merdüm-i hisârı ve şâhî topları ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143b ·
metinde göster ·
… mescidi ve beş katında cümle elli aded mücerred yiğitlerin hücreleri ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
ve beş aded şâhî topları ve bir anbârı ve bir çâh-ı mâsı ve bir demir kapusu ve …
Menzil-i kulle-i cây-ı amân-ı Lipete: Bu sene-i m[üb]ârekede Köpürlüzâde Kethudâsı İbrâhîm Ağa bu Mostar'da neşv u nemâ bulmak ile Mostar ile Bosna-sarâyı mâbeyni emn [ü] amân olsun içün ve Uskok kâfiri yolları sedd olmağiçün bu kulleyi hasbetenlillâh kendü mâlıyla binâ edüp dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı ve derûn-ı kullede bir mescidi ve beş katında cümle elli aded mücerred yiğitlerin hücreleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve beş aded şâhî topları ve bir anbârı ve bir çâh-ı mâsı ve bir demir kapusu ve kulle-i müdevverenin zirve-i a‘lâsı üzre şindire tahta örtülü kulle-i azîmdir. Ve bu burc-ı metîn şerefiyyetine etrâf-ı kullede henüz elli aded hâneler amâr olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
… örtülü evlerdir. Bir Süleymân câmi‘i ve bir zâviyesi ve gılâl anbârı ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
vardır, ammâ ebrâcları ve dendân-ı bedenleri ma‘mûrdur.
Ve cümle (---) kapusu vardır. Ve kal‘a içinde cümle (---) mahalle-i müslimîn ve cümle üç mahalle-i fâcirîndir. Ve cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ serâpâ şindire tahta örtülü evlerdir. Bir Süleymân câmi‘i ve bir zâviyesi ve gılâl anbârı ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır, ammâ ebrâcları ve dendân-ı bedenleri ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 33b ·
metinde göster ·
… lur. Dizdârı ve yigirmi aded merdüm-hisârı ve dörd aded şâhî topları ve kifâyet
mikdârı cebehâneleri
var.
Ammâ bu kal‘a cânib-i erba‘asında altışar ve yedişer konak yerden görünür. Batı ve kıble tarafları sahrâ-yı bî-pâyânlı kal‘a-i bâlâdır. Ve bu Virse kal‘asının aşağısında bir gölcüğez kenârında şekl-i murabba‘ dolma ve rıhtım bir musanna‘ palankası var, cirmi kâmil dörd yüz adımdır kim sene (---) târîhinde Fâtih-i Tımışvar Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Erdel küffârı katanası içün bu aşağı varoş palankasın binâ edüp katana eşkıyâları aşağı şehri gâret etmiş olur. Dizdârı ve yigirmi aded merdüm-hisârı ve dörd aded şâhî topları ve kifâyet mikdârı cebehâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
… îleri bu kal‘aya gelüp girirler, zîrâ ekseriyyâ Kazak'dan havf ederler. Kifâyet
mikdârı cebehâneciği
ve beş pâre şâhî topları vardır.
Ve bu kal‘a içre ancak on aded evler vardır, ammâ içinde âdemleri yokdur. Kal‘a kapusunu bevvâblar sedd edüp dizdârdan gayri neferâtların ellisi de cümle aşağı dere kenârındaki bâğ-ı İrem köyde olurlar. Hîn-i havfde aşağı varoşda olanlar ve etrâf köylerde ve leb-i deryâda olan kurâların cümle ahâlîleri bu kal‘aya gelüp girirler, zîrâ ekseriyyâ Kazak'dan havf ederler. Kifâyet mikdârı cebehâneciği ve beş pâre şâhî topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120a ·
metinde göster ·
… b kulle-i bâlâdır. İçinde ancak bir dizdârı ve on aded merdüm-hisârı ve kifâyet
mikdârı cebehânesi
var. Sene (---) târîhinde Kantemur Hân Âl-i Osmân'a isyân etdiği asırda (---) k …
Der-kayd-ı kal‘a-i varoş-ı Topraklı: Bunda bir bayır üzre bu Topraklı şehrini muhâfaza içün şehre havâle bir şekl-i müdevver kârgîr binâ bir kulle-i bâlâsı var, cirmi kâmil iki yüz adımdır. Cânib-i garba bir âlîce yerinde ancak bir demir kapusu var. Ve demir kapulu top mazgalı delikleri var, ammâ etrâfında handakı yokdur. Hemân leb-i d[er]yâda bir âlî püşte üzde sa‘b kulle-i bâlâdır. İçinde ancak bir dizdârı ve on aded merdüm-hisârı ve kifâyet mikdârı cebehânesi var. Sene (---) târîhinde Kantemur Hân Âl-i Osmân'a isyân etdiği asırda (---) kapudan paşa bu Kefe limanına donanma-i hümâyûn ile lenger-endâht oldukda bu kulle-i serâmedi inşâ etmişdir, ammâ hakkâ ki yerinde bir bî-bedel kulle etmişdir. Lâkin henüz şeb [ü] rûz kapusu mesdûd durur. Bu kullenin hâlâ cânib-i erba‘ası mezâristândır. Ana karîb mezkûr Ahmed Efendi tekyesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141a ·
metinde göster ·
… var kim Azak kal‘asında yokdur. Ve yigirmi aded serâmed şâhî topları ve kifâyet
mikdârı cebehâneleri
mükemmeldir. Ve hâlâ bu kal‘a dibinde Süleymân Paşa bir kat toprak çimden tabya …
Ammâ bu kulle-i Şâhî'de Ten suyuna berâber demir kapulu mazgal deliklerinde altı pâre balyemez topları var kim Azak kal‘asında yokdur. Ve yigirmi aded serâmed şâhî topları ve kifâyet mikdârı cebehâneleri mükemmeldir. Ve hâlâ bu kal‘a dibinde Süleymân Paşa bir kat toprak çimden tabya-i azîmler yapup ve etrâfına fecc-i amîk handaklar kazup kal‘alardan metîn ve müstahkem bir tabya etmiş kim handakı içinden gemiler geçer, mâl-â-mâl nehr-i Ten ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b ·
metinde göster ·