… cezîre-i Heybeli önüne vardık. İslâmbol'a on sekiz mildir ve dâiren-mâdâr tokuz
mil
ihâta eder. Ma’mûr [u] âbâdân ve bir manastırı var. Yılda bir kerre, niçe bin k …
Bu zevk [u] şevk üzre cezîre-i Heybeli önüne vardık. İslâmbol'a on sekiz mildir ve dâiren-mâdâr tokuz mil ihâta eder. Ma’mûr [u] âbâdân ve bir manastırı var. Yılda bir kerre, niçe bin kayık kefereler İslâmbol'dan gelüp bu manastırı seyr ederler. Zirâ kefere zemânında Ayasofya'dan riyâzatla uçan Angiliya ruhbânın bu deyrde maşadı vardır. Bu cezîre halkı sâfî zengîn re’îs-i Rûm kefereleridir. Âb-ı hayât suyu ve bâğları vardır. Hâkimleri, bostâncıbaşı ve bir yeniçeri yasakçısıdır. Andan kalkup yine eyyâm-ı muvâfık ile berk-ı hâtif gibi şakıyup gûyâ keştî başından âteşler çıkup ihsân-ı Hudâ ile kâmil beşinci sâ‘atde sâhil-i bahre varup lenger-endaht olduk. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221a ·
metinde göster ·
… ıldırım Hân, Ivaz Paşa'ya bir husûs içün gazab edüp Ivaz Paşa'nın iki gözlerine
mil
çeküp Ivaz Paşa a‘mâ olur. Hikmet-i Hudâ ol Leyle-i Kadr'de Mevlânâ Şems kadre …
Ziyâret-i âfitâb-ı nihânî ve kamer-i zindegânî el-Mevlâ Şemseddîn Muhammed b. Muhammed b. Hamza b. Muhammed Fenârî: Yıldırım Hân ulemâlarının eşbehlerindendir. Yetmiş ulûmda te’lîfâtları vardır. Lâkin bi-emrillah sonra a‘mâ olmuşlardır. A‘mâ olması sebebin eyle yazmışlar kim bir gün bu molla üstâdı Kara Alâeddîn hazretlerinin kabr-i şerîfin açup üstadının vücûd-ı şerîfin ter ü tâze görür. Ol mahalde kabr-i münevver içinden bir sadâ istimâ‘ eder kim "Hel sadakte, amallâhu nazarek" lafz-ı dürer-bârın istimâ‘ edince bi-emrillah bir rîh-ı âsıf zâhir olup cümle kabrin gubârı Molla'nın gözüne girüp Molla'ya bi-emrillah umy lâhık olur. Meğer Molla-yı merkûm "Enne'l-arza lâ ye’külü luhûme'l-ulemâ" kelâmına münkir imiş. Niçe sene a‘mâ kalup bir gün Orhân vezîri Ivaz Paşa mezkûr Molla'ya 238a hâtır-mânde olup eder "Ayâ ol günü görem mi ki ol a‘mâ Şemseddîn Muhammed'in meyyit namâzın kılam" der. Derhâl Ivaz Paşa'nın bu kelâmın a‘mâ Molla'ya yetişdirirler. Mevlânâ dahi buyururlar kim "Cenâb-ı İzzet Kahhâr [u] kayyûm u kâdirdir kim bir anda Ivaz Paşa'yı nâ-bînâ ide, bu hakîri sâhib-i bînâ edüp anın namâzın bu hakîr âciz kıla" der. Hikmet-i Hudâ az müddet geçmeden bir gün Yıldırım Hân, Ivaz Paşa'ya bir husûs içün gazab edüp Ivaz Paşa'nın iki gözlerine mil çeküp Ivaz Paşa a‘mâ olur. Hikmet-i Hudâ ol Leyle-i Kadr'de Mevlânâ Şems kadre irüp çeşm-i nergisleri bi-emrillah rûşen olup Ivaz Paşa'nın cenâzesine imâm olmuşdur. Aceb keşf [u] kerâmet-i ulemâdır. Sene 833 merhûm olup Bursa'da kendü medreseleri cenbinde âsûdedirler. İlm-i zâhir [u] bâtında kâmil ve mükemmel idi. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237b–238a ·
metinde göster ·
… ğın dibinde Bababurnu nâm mahalde Baba Sultân rûhuna Fâtiha tilâvet ederek elli
mil
deryâya çıkup eyyâm mayna edüp deryâ süd liman olup âlem-i hayretde kaldık. Şi‘ …
(---) nâhiyesidir. Nâ’ib oturur ve subaşısı Bursa beği tarafındandır. Kasabası bir düz sahrâda bâğlı ve bâğçeli ve dağı ve taşı emrûd şecerleri ile müzeyyen bir rabta-i ma‘mûrdur. Anınçün Armudlu derler. Cümle üç yüz hâne-i ma‘mûrları serâpâ kiremit ile mestûrdır. Bir câmi‘i ve bir hammamı ve üç mesâcidi ve bir hânı ve 241a on aded dükkânı vardır. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Bir gice mihmân olup ale's-sabâh keştîbânlar haber edüp ale'l-acele sâhil-i bahre gelüp yine keştîye süvâr olup hamd-i Hudâ sehl inbât rüzgârı esüp hamd-i Hudâ Bozburun girdâbından halâs olup cümle keştîler bâdbânların küşâde kılup Katırlı nâm dağın dibinde Bababurnu nâm mahalde Baba Sultân rûhuna Fâtiha tilâvet ederek elli mil deryâya çıkup eyyâm mayna edüp deryâ süd liman olup âlem-i hayretde kaldık. Şi‘r:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 240b–241a ·
metinde göster ·
… zevi'l-ihtiyac tüccâr ve züvvâr cümle bu iskelede at kayıklarına süvâr olup bir
mil
karşı tarafda Hersek diline ubûr ederler. Zîrâ bir boğazdır. Şark-ı cânib sekse …
Menzil-i iskele-i Dil : Konya ve Haleb ve Şam ve Mısır'a giden huccâc [u] zevi'l-ihtiyac tüccâr ve züvvâr cümle bu iskelede at kayıklarına süvâr olup bir mil karşı tarafda Hersek diline ubûr ederler. Zîrâ bir boğazdır. Şark-ı cânib seksen mil bir körfez-i azîmdir kim nihâyetinde İzmit şehridir. Ammâ bu Gekbiziye dili iskelesinde iki hân-ı atîk ve iki ekmekci dükkânı ve bir bozahâne ve iki bakkal dükkânları ve bir çeşmesi var. Târîh-i Çeşme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242a ·
metinde göster ·
… arşı tarafda Hersek diline ubûr ederler. Zîrâ bir boğazdır. Şark-ı cânib seksen
mil
bir körfez-i azîmdir kim nihâyetinde İzmit şehridir. Ammâ bu Gekbiziye dili isk …
Menzil-i iskele-i Dil : Konya ve Haleb ve Şam ve Mısır'a giden huccâc [u] zevi'l-ihtiyac tüccâr ve züvvâr cümle bu iskelede at kayıklarına süvâr olup bir mil karşı tarafda Hersek diline ubûr ederler. Zîrâ bir boğazdır. Şark-ı cânib seksen mil bir körfez-i azîmdir kim nihâyetinde İzmit şehridir. Ammâ bu Gekbiziye dili iskelesinde iki hân-ı atîk ve iki ekmekci dükkânı ve bir bozahâne ve iki bakkal dükkânları ve bir çeşmesi var. Târîh-i Çeşme:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242a ·
metinde göster ·
… nlar ile müşerref olup andan yine gemiye süvar olup deryânın karşu tarafında üç
mil
ba‘îd,
Ziyâret etdiğimiz bu sultânlardır. Himmetleri hâzır u nâzır ola. Bu şehr içre akrabâmız Kuloğlu Mehemmed Çelebî hânesinde on gün zevk u safâ edüp niçe ehibbâ ve dûstânlar ile müşerref olup andan yine gemiye süvar olup deryânın karşu tarafında üç mil ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 243b ·
metinde göster ·
ihâta eder, bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu ve alaca alaca tavşanları var …
Cezîre-i Heğbeli : Tokuz mil ihâta eder, bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu ve alaca alaca tavşanları var bir ma‘mûr cezîredir. Mukaddemâ Bursa'ya giderken tavsîf olunmuşdur. Andan altı milde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
ihâta eder adadır. Gayrı cezîrelerin keçileri bundadır. Ve alaca tavşanları fir …
Cezîre-i Tavşanlı: Ma‘mûr değildir. On bir mil ihâta eder adadır. Gayrı cezîrelerin keçileri bundadır. Ve alaca tavşanları firâvan olduğundan Tavşanlı adası derler ve rakıta ağacı bu cezîrede hâsıl olur. Andan kalkup sekiz milde kürek çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
ihâta eder ma‘mûr cezîredir. Yüz hâneli bir kefere karyesi vardır. Dağlarında b …
Cezîre-i Kınalı : Sekiz mil ihâta eder ma‘mûr cezîredir. Yüz hâneli bir kefere karyesi vardır. Dağlarında bâğları vardır ve ekin dahi olur. Bir manastırı vardır. Andan on mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
… ır. Dağlarında bâğları vardır ve ekin dahi olur. Bir manastırı vardır. Andan on
mil
gidüp,
Cezîre-i Kınalı : Sekiz mil ihâta eder ma‘mûr cezîredir. Yüz hâneli bir kefere karyesi vardır. Dağlarında bâğları vardır ve ekin dahi olur. Bir manastırı vardır. Andan on mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
ihâta eder bir ma‘mûr cezîredir. İkiyüz ma‘mûr Urum hâneleri vardır. Dağları kı …
Cezîre-i Kızılada: Yigirmi mil ihâta eder bir ma‘mûr cezîredir. İkiyüz ma‘mûr Urum hâneleri vardır. Dağları kızıl kızıl olduğundan Kızılada derler. Üsküdar toprağına karîbdir. Bir deyri ve bâğ u bâğçeleri ve cânib-i erba‘asında balık dalyanları vardır. Bu cezîreler sağîr ü kebîr yedi adadır. Cümlesi bostâncıbaşı hükmünde olup Kapudan Paşa eyâletidir. Ana hâs-ı efrâz olunmuşdur. A‘vânlarından subaşıları ve birer yeniçeri yasakçıları vardır. Bu yedi adacıklar İslâmbol'a on sekiz mildir. İzmit boğazıyla Yalova önünde dizilmiş adalardır. Bu hakîr dahi bu yedi aded cezîrelerin mâbeynlerinde yedi gün eyyâmsız serserî gezüp temâşâ ederdik. Âhir Cenâb-ı İzzet tokuzuncu gün bir eyyâm-ı muvâfık verüp bin elli (---) gurresinde İslâmbol'da Odunkapusu'na dâhil olup vâlideynlerimize buluşup dest-i şerîflerin bûs edüp İzmit hedâyâları verüp du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk. Ba‘dehû İslâmbol içre zu (---) ay zevk u safâ edüp peder-i büzürgvârımızın dünyâ ve âhiret oğulluğu Ketenci Ömer Paşa, Tarabefzûn vâlisi olup pederimiz Ömer Paşa'nın kapu kethüdâsı olup hakîri bile Tarabefzûn'a gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
… u‘â ve senâ ile Fâtihatü'l-Kitâb tilâvet edüp Anadolu kıyıların [g]özliyerek üç
mil
gidüp,
Menzil-i kal‘a-i Kavak: Bu dahi cild-i evvelde mevsûfdur. Kavağın Sultâniye kal‘asın sene (---) târîhinde Fâtîh-i Bağdâd Murâd Hân binâ etdüğü dahi cild-i evvelde memdûhdur. Bu Kavak kasabasında bir gün meks edüp cümle yolcular ve cümle Ömerpaşalılar gelüp vakt-i çâştda lenger alup yelken yırtup cemî‘î umûrumuz Cenâb-ı İzzet'e tefvîz edüp mütevekkilen ala'llah deyüp eyyâm-ı latîf ile Karadeniz Boğazı'nda taşra çıkınca du‘â ve senâ ile Fâtihatü'l-Kitâb tilâvet edüp Anadolu kıyıların [g]özliyerek üç mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245a ·
metinde göster ·
… ar. Ol kadar kasaba ma‘mûr değildir. Ancak Koca-ili iskelesidir. {Kevkenden yüz
mil
gidüp,
Evsâf-ı kasaba-i Kefken: (---) var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Hammâmı ve hânları ve (---) aded dükkânları var. Ol kadar kasaba ma‘mûr değildir. Ancak Koca-ili iskelesidir. {Kevkenden yüz mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245a ·
metinde göster ·
… bir cezîrecikdir. Ammâ şehir [ve] hâneleri bu kadar. Kocaili sancağı hâkine bir
mil
karîb cezîredir. Yine Kocaili içinde kasaba-i Kandırı'ya 4 sâ‘at karîb cezîredi …
Cezîre-i Kerpe: Dâiren-mâdâr (---) mîl ihâta eder bir cezîrecikdir. Ammâ şehir [ve] hâneleri bu kadar. Kocaili sancağı hâkine bir mil karîb cezîredir. Yine Kocaili içinde kasaba-i Kandırı'ya 4 sâ‘at karîb cezîredir. Kandırı, dağlarda bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kasabadır}. Andan nehr-i Sakarya Karadeniz'e bu rabta kenarında mahlût olur. Nehr-i Sakarya Kütahiyye dağlarında (---) dağından tulû‘ edüp İzmit kasabâtlarından Geyve'ye ve (---)(---)(---)(---) uğrayup bu Kerpe kasabası kurbunda Bahr-i siyâha munsab olur. Andan yine eyyâmsız kürek çekerek (---) mil gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245a ·
metinde göster ·
… ası kurbunda Bahr-i siyâha munsab olur. Andan yine eyyâmsız kürek çekerek (---)
mil
gidüp
Cezîre-i Kerpe: Dâiren-mâdâr (---) mîl ihâta eder bir cezîrecikdir. Ammâ şehir [ve] hâneleri bu kadar. Kocaili sancağı hâkine bir mil karîb cezîredir. Yine Kocaili içinde kasaba-i Kandırı'ya 4 sâ‘at karîb cezîredir. Kandırı, dağlarda bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kasabadır}. Andan nehr-i Sakarya Karadeniz'e bu rabta kenarında mahlût olur. Nehr-i Sakarya Kütahiyye dağlarında (---) dağından tulû‘ edüp İzmit kasabâtlarından Geyve'ye ve (---)(---)(---)(---) uğrayup bu Kerpe kasabası kurbunda Bahr-i siyâha munsab olur. Andan yine eyyâmsız kürek çekerek (---) mil gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245a ·
metinde göster ·
… ılır. Halkı cümle marangozdur. Andan cânib-i şimâle yine leb-i derya ile altmış
mil
,
Menzil-i Şâtırköyü; Önüne lenger-endaht olup cümle yolcular taşra çıkdılar. Leb-i deryâda kasaba-i zîbâ-misâl bir ma‘mûr köydür. Kastamonu hâkindedir. Dağları balkanlı, dıraht-ı müntehâlı kûh-ı demâvendler olmağıla kerastesi vefret üzre olup azîm gemiler yapılır. Halkı cümle marangozdur. Andan cânib-i şimâle yine leb-i derya ile altmış mil,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a ·
metinde göster ·
… u‘azzam köydür. Cümle evleri kiremit yerine kayağan taşı örtülüdür. Andan (---)
mil
(---)(---)(---).
İstefan karyesi : Bu dahi leb-i deryâda bâğlı ve bâğçeli Kastamonu hükmünde kasaba-misâl mu‘azzam köydür. Cümle evleri kiremit yerine kayağan taşı örtülüdür. Andan (---) mil (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a ·
metinde göster ·
… demekle ma‘rûf bir burunda vâkı‘ olmuşdur kim Karadeniz'in garb tarafında (---)
mil
Rûmeli cânibinde bu Sinop'a mukâbil Keliğra Sultan kayaları vâkı‘ olmuşdur. Sin …
{Hicretin sene 92 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Süleymân b. Abdullah fermânıyla kız karındaşı oğlu Ömer b. Abdül‘azîz İslâmbol'u muhâsara edüp bî-feth avdet edüp bu Sinop kal‘asın dahi muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdiler} Sinop (---) galatdır, (---) binâsıdır. Kastamonu hâkimi Ulu Beğ (---) fethidir. Andan sene 796 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Gâyet sa‘b u metîn u kavî kal‘a olmağıla Rûm keferesi elinden üçüncü muhâsarada usret ile feth olup Kastamonu eyâletinde serbest ve mu‘âf ve müsellem mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem ze‘âmetdir. Dizdârı ve serdârı ve kal‘a neferâtları ve üç yüz akçe pâyesiyle kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Ekseriyyâ halkı tüccâr ve neccâr ve sevdâger-i berr u bihârdır. Bir fırkası avân ve bir zümresi ulemâ ve meşâyihândır. Halkı ekseriyyâ çuka ferâce ve bogasi hil‘at giyerler. Ve erbâb-ı ma‘rifetler bu şehri 17 iklîm-i örfiyyede bulmuşlar. Kıble ve şark cânibi dağları serâpâ bâğlardır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i Kastamonu üç günlük yoldur. Bu şehr Karadeniz'in Anadolu tarafı sâhilinde Sinap Burnu demekle ma‘rûf bir burunda vâkı‘ olmuşdur kim Karadeniz'in garb tarafında (---) mil Rûmeli cânibinde bu Sinop'a mukâbil Keliğra Sultan kayaları vâkı‘ olmuşdur. Sinap ile ol Keliğra burnu mâbeyni gûyâ bir boğazdır. İslâmbol tarafı ve Tarabozan tarafı yine vâsi‘ deryâlardır. {Sinop İslâmbol'a beş yüz mildir}. Ve bu kal‘a-i Sinop, şehr-i Samsun'un garb tarafındadır. Sinop ile Samsun'un arası dört merhale yerdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre üç kat Şeddâdî rıhtım Kayser-ı Rûm oğlu Sinopa nâm kralın binâsıdır. Ammâ gâyet sedd-i metîn kal‘a-i sengîndir. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cümle (---) kulle ve altı bin altı yüz bedendir ve cümle (---) kapudur. Evvelâ Kum kapusu ve Meydân kapusu ve Tershâne kapusu ve Yenicekapu ve Tabahâne kapusu ve İçhisarın Lonca kapusu cihânnümâdır. Ve Uğrunkapu ve aşağı kal‘ada Deniz kapusu. Bu merkûm kapuların cümlesi ikişer kanatlı demir kapulardır kim her biri birer bâb-ı Kahkaha'dır ve bu kal‘a bir düz yirde vâkı‘ olup iki cânibin deryâ döğer ve bu kal‘anın eşkâli şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki olmuşdur. Ammâ Bozdepe dağından nazar etsen gemi alboratası kesiminde üç kat bir gûne kal‘a-i metîndir. Dizdârı kal‘anın top menzilinden ba‘îd giderse şehirlilerin ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûcebince dizdârı katl etmeğe me’mûrlardır. Ol havfden fakîr-İ dizdâr bir top menzilinden ba‘îd gitmeğe kâdir değildir. Cümle altı yüz müsellah ve şecî‘ ve bahâdır neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında bu kal‘ayı Kazak-ı Ak ale'l-gafle bir şeb-i muzlimde nerdübânlar ile serîka edüp Vezîria‘zâm Nasıf Paşa bu Sinop kal‘asın küffâr alduğun Ahmed Hân'a i‘lâm etmeyüp ketm etdiğiyçün katl olundu. Ba‘dehû bu kal‘ayı küffârdan halâs edüp elli kul dahi aşağı kal‘aya koyup bin kantar barud-ı siyâh ve sagîr ü kebîr bin pâre top koyup cümle âlât-ı cebehânesi ve gûnâ-gûn âlât-ı silâh-ı gûnâ-gûnlar ile müzeyyen etdiler. Ol asrdan berü her şeb ikişer yüz âdem bölükbaşıları ve çavuşlarıyla tâ sabâha dek dîdebân ve nigehbân ve gafîrlik edüp ba‘de't-tabl ve nefîr nevbetciler feryâd ederler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a ·
metinde göster ·
Menzil-i Findıcak Ağzı : Bu mahalde ma‘mûr kurâlar vardır. Cümle halkı keştîbânlardır ve maran-ı kozlardır, a‘lâ gemiler yaparlar. (---)(---) nehir deryâya mahlût olduğu mahaldir. Andan (---) mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
… a başladı. Ve bu mahalde Kazak-ı Ak havfinden ma‘mûr kasaba yokdur. Andan (---)
mil
Menzil-i Kızılırmak : Bu mahal (---) sancağı hududundadır. Dağlarında ma‘mûr kurâlardır. Nehr-i azim Kızılırmak bu mahalde deryâya mahlut olur. Bu nehrin tulû‘ı Engürü sancağında (---) dağından tulû‘ edüp Çaşnigîr köprüsünden Osmâncık kal‘asından ve Hacı Hamza'ya ve Tosya kurbundan ubûr edüp bu mahalde deryâ-misâl kızıl kan gibi deryâya munsab olduğıyçün Kızılırmak derler. Deli nehrdir. Bu mahallerden yukaruda dağlar içre su kenarında yalçın kayalarda akîk-i Yemenî henüz zâhir olup hançer ve bıçak kabzaları kadar parçalar bulunmağa başladı. Ve bu mahalde Kazak-ı Ak havfinden ma‘mûr kasaba yokdur. Andan (---) mil
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
çıkmış bir sivri burundur. Dağlarında ma‘mûr ve âbâdân Urum köyleri vardır. Bu …
İstefani Burnu : Deryâya on mil çıkmış bir sivri burundur. Dağlarında ma‘mûr ve âbâdân Urum köyleri vardır. Bu dahi Canik sancağı hükmünde mahsûldâr köylerdir. Bu burnu ubûr edüp (---) mil cânib-i şimâle (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247b ·
metinde göster ·
İstefani Burnu : Deryâya on mil çıkmış bir sivri burundur. Dağlarında ma‘mûr ve âbâdân Urum köyleri vardır. Bu dahi Canik sancağı hükmünde mahsûldâr köylerdir. Bu burnu ubûr edüp (---) mil cânib-i şimâle (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247b ·
metinde göster ·
… . (---)(---)(---) Tarabuzun nâhiyesidir. Halkı çiftalan Urûmudur. Andan (---)
mil
Zümreburnu dağlarında ma‘mûr kurâları vardır. Anı ubûr edüp yine cânib-i şimâle …
Evsâf-ı kal‘a-i Perpulom : Leb-i deryâda bir püşte üzre şehri murabba‘ bir köhne kal‘a-i sağîredir. Dizdârı ve neferâtları (---) ve latîf limanı vardır. Kasabası ol kadar ma‘mûr değildir. (---)(---)(---) Tarabuzun nâhiyesidir. Halkı çiftalan Urûmudur. Andan (---) mil Zümreburnu dağlarında ma‘mûr kurâları vardır. Anı ubûr edüp yine cânib-i şimâle (---) mil gidüp (---)(---)(---)(---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248a ·
metinde göster ·
… urnu dağlarında ma‘mûr kurâları vardır. Anı ubûr edüp yine cânib-i şimâle (---)
mil
gidüp (---)(---)(---)(---),
Evsâf-ı kal‘a-i Perpulom : Leb-i deryâda bir püşte üzre şehri murabba‘ bir köhne kal‘a-i sağîredir. Dizdârı ve neferâtları (---) ve latîf limanı vardır. Kasabası ol kadar ma‘mûr değildir. (---)(---)(---) Tarabuzun nâhiyesidir. Halkı çiftalan Urûmudur. Andan (---) mil Zümreburnu dağlarında ma‘mûr kurâları vardır. Anı ubûr edüp yine cânib-i şimâle (---) mil gidüp (---)(---)(---)(---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı Polata bâzârı : Bu dahi Tarabefzûn hükmünde nâhiye ve subaşılıkdır. Etrâf [u] eknâfında niçe yüz pâre ma‘mûr ü âbâdân kurâlar olmağıla bu vâdîde haftada bir bâzâr-ı azîm olur kim on bin âdem cem‘ olur ve bu mahalde olan büleyde-i ma‘mûre-i Tarabefzûn'da Hâtûniyye nâmıyla ma‘rûf Selîm Hân-ı Evvel vâlidesinin evkâfıdır. Mütevellî subaşısı hükm eder. Ve bunda bir limân-ı azîm vardır. Bahr-i siyâh mellahları mâbeyninde Polata limanı demekle meşhûr-ı âfak liman-ı ma‘mûredir. Ve sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı liman-ı latîfdir. (---) Andan (---) mil
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b ·
metinde göster ·
Bu gûne lehçeleri vardır. Ammâ Lezgilerinin lisânı kaleme ve imlâya gelmez bir gûne turfe lisândır. Bu kavmin ekseri gemicilerdir. Nehr-i Çoruğ ile Mikrilistân'a varup çimşir ve esîr alup Tarabefzûn limanına gelüp kâr ederler. Bir hoş limân-ı azîmi vardır, a‘lâ demir dutar körfezli limandır. Lâkin garb tarafı küşâdedir. Garb tarafına üç yüz mil cezîre-i Kırım'da kal‘a-i Kefe limanıdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)253b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 253a–253b ·
metinde göster ·
Evvelâ bin (---) senesinin mâh-ı (---) gün Tarabefzûn'dan iki yüz âdem ile yigirmi pâre laz meneksilesi kayıklarına pür-silâh süvâr olup Tarabefzûn limanından mütevekkilen-ala'llah cânib-i şimâle bâdbân-ı murâdı açup sâhil-i deryâ ile (---) mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254a ·
metinde göster ·
… eri bir gün bir gicede ubûr edüp niçe bin seyr [u] temâşâlar edüp Gönye'den yüz
mil
olmuş, ertesi gün
Bu tahrîr olunan beş aded iskeleler cümle Mikrilistân hudûdundadır. Asla ammâr kurâları yokdur. Ancak mâh-ı temmûzda mahsûl mevsiminde bâzargân gemileri gelüp tuz ve barud ve bakır âvânî ve âlât-ı silâh getürüp kız ve oğlan ve zerdeva ve balmumu bunun emsâli şeyler alırlar. Dağlar içre bâğlı ve bâğçeli, ma‘mûr ve âbâdân Mikril'in âsî köyleri vardır. Ne‘ûzü billah deryâ-misâl asker olsa dağlarına çıkılmak muhâldir. Kırk elli bin Aznavur tüfenk-endâz Mikrilî vardır. Bâlâda mezkûr olan beş aded iskeleleri bir gün bir gicede ubûr edüp niçe bin seyr [u] temâşâlar edüp Gönye'den yüz mil olmuş, ertesi gün
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 255b ·
metinde göster ·