… Busrâ-yı Havrân ve şehr-i Tarsus ve vilâyet-i Anadolu'da şehr-i Balat ve şehr-i
Milas
ve şehr-i Ayasluk ve şehr-i İdincik (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) v …
Evvelâ Irâk-ı Acem'de şehr-i Kûfe ve şehr-i Bağdâd-ı atîk ve şehr-i Musul ve şehr-i Meyâfârikîn ve Irâk-ı Arab'da şehr-i Antakiyye ve vilâyet-i Ma‘arra'da şehr-i İskenderiyye ve şehr-i Askalân ve şehr-i Taberistân ve şehr-i Busrâ-yı Havrân ve şehr-i Tarsus ve vilâyet-i Anadolu'da şehr-i Balat ve şehr-i Milas ve şehr-i Ayasluk ve şehr-i İdincik (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve diyâr-ı Rûm'da şehr-i Atina ve şehr-i Kavala ve diyâr-ı Kırım'da Eski Kırım ve şehr-i İnkirmân ve kûh-ı Elburuz dâmeninde Irâk-ı Dâdyân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240b ·
metinde göster ·
… ir zîk küçük varoş idi. Sultân Mehemmed bilâ-feth avdet edince bu aşağı kal‘ayı
Milagoş
Kral müceddeden binâ edüp kal‘a-i Belgrad dahi ziyâde istihkâm buldu. Bu hisâr- …
Evsâf-ı aşağı kal‘a: Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed bu kal‘ayı muhâsara etdikde bu aşağı kal‘a yok idi. Ancak nehr-i Tuna kenârında bir zîk küçük varoş idi. Sultân Mehemmed bilâ-feth avdet edince bu aşağı kal‘ayı Milagoş Kral müceddeden binâ edüp kal‘a-i Belgrad dahi ziyâde istihkâm buldu. Bu hisâr-ı süflî dörd kat bölme sûr-ı metîn ve dörd aded kavî demir kapular ile ârâste ve sa‘b kal‘alar ile pîrâste olmuş hisâr-ı üstüvârdır. Evvelâ bârûthâne kapusu ve ıskala-i {kebîr} kapusu ve ıskala-i sağîr kapusu ve uğrın kapucuk ve bu aşağı hisârın dörd ad[ed] bölmesinde birbirlerine girir birer iç kapuları dahi vardır ve bu dörd kat bölme aşağı hisâr içre cümle dörd yüz aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz cümle kiremit örtülü hâne-i kadîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… r. şimâl tarafına sehel handakı var, ammâ kıblesi ve cenûbu cânibi aşağı nehr-i
Milaçka'ya
varınca bir çâh-ı cahîm gayyâ deresi gibi iki minâre-i bâlâ kaddi derk-i esfeld …
Der-beyân-ı zemîn-i kal‘a-i Sarây: Bir kûh-ı bülend üzre havâleli bir küçük seng-i tırâş ile mebnî kal‘acıkdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil dörd yüz adımdır. şimâl tarafına sehel handakı var, ammâ kıblesi ve cenûbu cânibi aşağı nehr-i Milaçka'ya varınca bir çâh-ı cahîm gayyâ deresi gibi iki minâre-i bâlâ kaddi derk-i esfeldir. Bu tarafdan havâlesi gâyet çokdur, ammâ aslâ zarar etmez, lâkin Mokra yolu tarafından ve değirmenler tarafındaki havâlelerden bu kal‘anın hâli harâbdır. Aslâ darebât-ı top-ı kûpa dayanmaz bir kal‘acıkdır. İçinde dizdârı ve (---) aded neferâtları ve cânib-i maşrıka nâzır bir metîn demir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128a ·
metinde göster ·
… de ve semt-i yıldızında ve taraf-ı garbında bir dereli ve depeli zemînde Nehr-i
Milaçka'nın
yemîn ü yesârında topraklı bayırlar üzre birbirinden âlî kat-ender-kat bâğlı ve …
Mezkûr kal‘a-i bâlânın cânib-i şimâlinde ve semt-i yıldızında ve taraf-ı garbında bir dereli ve depeli zemînde Nehr-i Milaçka'nın yemîn ü yesârında topraklı bayırlar üzre birbirinden âlî kat-ender-kat bâğlı ve bâğçeli ve her hânedânı âb-ı revânlı tahtânî ve fevkânî ekseriyyâ kiremit örtülü ve ba‘zısı şindire tahta örtülü bacaları mevzûn hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b ·
metinde göster ·
… ekyegâh-ı dervîşân-ı zî-şânlardır. Cümleden tekyegâh-ı Mevleviyândır kim nehr-i
Milaçka
kenârında bir bâğ-ı behişt-âsâ zemînde semâ‘hâne meydânlı ve yetmiş seksen aded …
Der-hisâb-ı tekye-i fukarâ-yı abdâlân: Cümle kırk yedi aded tekyegâh-ı dervîşân-ı zî-şânlardır. Cümleden tekyegâh-ı Mevleviyândır kim nehr-i Milaçka kenârında bir bâğ-ı behişt-âsâ zemînde semâ‘hâne meydânlı ve yetmiş seksen aded fukarâ hücreli ve mutrıbân mahfilli ve imâret-i it‘âmlı bir vakf-ı kavî tekye-i Celâleddîn-i Rûmî'dir. Ve erbâb-ı ma‘ârif dervîşânlarından evvelâ müstecâbü'd-da‘ve şeyhi (---) efendidir ve Neyzenbaşı Hattât Dervîş Mustafâ'dır kim hattât şeyh kadar hattı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129a ·
metinde göster ·
Der-medh-i enhâr-ı âb-ı hayevân: Evvelâ şehr-i Sarây'ın ortasından akan nehr-i
Milaçka
Ravna yaylalarından (---)(---)(---) ve Maçkosa ve Mokra dağlarından cem‘ olup …
Der-medh-i enhâr-ı âb-ı hayevân: Evvelâ şehr-i Sarây'ın ortasından akan nehr-i Milaçka Ravna yaylalarından (---)(---)(---) ve Maçkosa ve Mokra dağlarından cem‘ olup cereyân ederek şehir içinde Hünkâr cisri altından ubûr edüp iki sâ‘at aşağı nehr-i Sarây'a karışır ve nehr-i Sarây dahi cânib-i kıble ve semt-i cenûbda Foniça ve Lipete ve Biyelemik (---) Hersek dağlarından berü gelüp aşağıda (---) nâm mahalde nehr-i Sava'ya nehr-i Sava dahi Hırvadistân'dan ve Dodoşka dağlarından gelüp Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya katılır. Nehr-i Tuna dahi cânib-i garbda Alman dağlarından gelüp cânib-i şarka akarak kal‘a-i Kili ve kal‘a-i Tulça kurblarında beş yerde Karadeniz'e munsabb olur. Karadeniz dahi İslâmbol'un Yedikulle burnunda bi-emr-i Hudâ bir beyâz râdde deryâ üzre çekilmişdir. Ol mahalde Karadeniz Akdeniz'e mahlût olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Akdeniz dahi Sebte boğazında Bahr-i Muhit'e ol dahi Bahr-i Okyunus'da bi-emr-i Hâlik-ı kevneyn girdâb-ı azîme dökülür. El-hâsıl şehr-i Sarây sudan ibâretdir kim elbette her bay u gedâ hânelerinden birer uyûn cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
üzre cümle yedi aded cusûr-ı kavîler vardır. Cümleden Hünkâr köprüsü (---) göz …
Der-fasl-ı cusûr-ı imâristân: Nehr-i Milaçka üzre cümle yedi aded cusûr-ı kavîler vardır. Cümleden Hünkâr köprüsü (---) göz bir alçak cisirdir, ammâ vâsi‘ ve tavîldir kim tûlu iki yüz elli adımdır. Andan Hacı Hüseyin köprüsünün târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… bret-nümâ-yı âbâdân: Bu mezkûr cisirlerden yukar[ı] Mevlevîhâne kurbunda nehr-i
Milaçka
üzre bir bend-i azîm binâ vardır kim 130a bu şehrin cemî‘i odun kesenleri neh …
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Bu mezkûr cisirlerden yukar[ı] Mevlevîhâne kurbunda nehr-i Milaçka üzre bir bend-i azîm binâ vardır kim 130a bu şehrin cemî‘i odun kesenleri nehr-i Milaçka başında olan kûh-ı bî-sütûnlardaki ormanlarda dıraht-ı müntehâları kesüp odun ederler ve herkes kesdüğü odunlarına birer gûne kesik kertik kesüp kertikden nişân edüp herkes odunların nehr-i Milaçka'ya atar. Ba‘dehû cümle keraste ve hatablar su ile cereyân ederek mezkûr bend başında karâr edince odun sâhibleri gelüp birbirlerinin kertiklerine bakup odunlarına ipler takup evlerinde yakup zevk ederler. Bir turfa acâ’ib ü garâ’ib ibret-nümâdır. Ve bir ibret dahi bu şehirde karı ve buzu saman içine koyup mahzenlerde hıfz ederler. Ba‘dehû mâh-ı Temmuz'un şiddet-i hârında billûr gibi buzları vişne hoşâblarına koyup buz pâreli hoşâb yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b–130a ·
metinde göster ·
… e bir bend-i azîm binâ vardır kim 130a bu şehrin cemî‘i odun kesenleri nehr-i
Milaçka
başında olan kûh-ı bî-sütûnlardaki ormanlarda dıraht-ı müntehâları kesüp odun e …
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Bu mezkûr cisirlerden yukar[ı] Mevlevîhâne kurbunda nehr-i Milaçka üzre bir bend-i azîm binâ vardır kim 130a bu şehrin cemî‘i odun kesenleri nehr-i Milaçka başında olan kûh-ı bî-sütûnlardaki ormanlarda dıraht-ı müntehâları kesüp odun ederler ve herkes kesdüğü odunlarına birer gûne kesik kertik kesüp kertikden nişân edüp herkes odunların nehr-i Milaçka'ya atar. Ba‘dehû cümle keraste ve hatablar su ile cereyân ederek mezkûr bend başında karâr edince odun sâhibleri gelüp birbirlerinin kertiklerine bakup odunlarına ipler takup evlerinde yakup zevk ederler. Bir turfa acâ’ib ü garâ’ib ibret-nümâdır. Ve bir ibret dahi bu şehirde karı ve buzu saman içine koyup mahzenlerde hıfz ederler. Ba‘dehû mâh-ı Temmuz'un şiddet-i hârında billûr gibi buzları vişne hoşâblarına koyup buz pâreli hoşâb yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b–130a ·
metinde göster ·
… rına birer gûne kesik kertik kesüp kertikden nişân edüp herkes odunların nehr-i
Milaçka'ya
atar. Ba‘dehû cümle keraste ve hatablar su ile cereyân ederek mezkûr bend başın …
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Bu mezkûr cisirlerden yukar[ı] Mevlevîhâne kurbunda nehr-i Milaçka üzre bir bend-i azîm binâ vardır kim 130a bu şehrin cemî‘i odun kesenleri nehr-i Milaçka başında olan kûh-ı bî-sütûnlardaki ormanlarda dıraht-ı müntehâları kesüp odun ederler ve herkes kesdüğü odunlarına birer gûne kesik kertik kesüp kertikden nişân edüp herkes odunların nehr-i Milaçka'ya atar. Ba‘dehû cümle keraste ve hatablar su ile cereyân ederek mezkûr bend başında karâr edince odun sâhibleri gelüp birbirlerinin kertiklerine bakup odunlarına ipler takup evlerinde yakup zevk ederler. Bir turfa acâ’ib ü garâ’ib ibret-nümâdır. Ve bir ibret dahi bu şehirde karı ve buzu saman içine koyup mahzenlerde hıfz ederler. Ba‘dehû mâh-ı Temmuz'un şiddet-i hârında billûr gibi buzları vişne hoşâblarına koyup buz pâreli hoşâb yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b–130a ·
metinde göster ·
te’sîriyle cümle gulâmları huddâmân olup garîb-dost olurlar. Cemî‘i büldânların …
Der-fasl-ı sitâyiş-i mahbûb [ü] mahbûbân: Cemî‘i sıbyânları on yaşına girdikde tâ otuz yaşına girince pençe-i âfitâb ve mehtâb mahbûbları olur, zîrâ âb-ı hoş-güvârının hükmü oldur kim âdemin etini şahme-misâl yumuşak edüp ser-i mûdan eser geç hâsıl olup sıbyânları genç olurlar. Ve cümlesi hüsn ü cemâl ve hüsn ü hulk ve hüsn ü ülfet hüsn-i kelâm ile muttasıf mahbûbları var. Gâyet mümtâz ve ser-firâz ve ser-bülend ve dilârâm mahbûbları olur kim herbesa(?) ta‘bîr etdikleri gılmân-ı cüvânânları birer Yûsuf-ı Sânî olduklarından gayrı nehr-i Milaçka'nın te’sîriyle cümle gulâmları huddâmân olup garîb-dost olurlar. Cemî‘i büldânların evsâfından bunun dilberânı evsâfı meşhûrdur, zîrâ hâlâ bu asrın avâm-ı nâsı ve ehl-i irfân-ı rind-i kallâşânı bu şehre dilber kânı derler. Hattâ Fâtih Sultân Mehemmed Hân Bosna diyârın feth etdikde latîfe-âmîz olmak içün Hersekzâde Ahmed Paşa'ya hitâben buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
Batori Mikloş kral binâsıdır kim lâşesi nehr-i Raba kurbunda Alaman kal‘alarınd …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Karîbü'l-ahd Milan Batori Mikloş kral binâsıdır kim lâşesi nehr-i Raba kurbunda Alaman kal‘alarından Ni‘met-Uyvar'da gebermişdir. Bu kal‘a dahi Erdel'indir, lâkin içinde Nemse askeri olmağile Nemse kralı "Benimdir" deyü sâhip çıkup sulha muğâyir iş olmasın içün ve bir sarp kal‘a olmağile gerçi itâ‘at 11b dahi etmediler, ammâ nehb ü gâret olunmayup eylece kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a–11b ·
metinde göster ·
… ve Laboşvar ve Nagbanyavar ve Aranoş Megeşvar ve Tirepişvar ve şehr-i Potar ve
Milabar
ve Sakmar ve Karolvar ve Eçetvar ve Naminvar ve Kalovar ve Tokayvar ve Kış Vara …
Andan sonra vilâyet-i Erdel'in yedi yüz yetmiş altı pâre kal‘aları kim vardır, anların cümle kal‘a sâhibleri mükellef ü mülebbes ubûr etdiler, ammâ cümleden mükellef kal‘a-i Sibin kapudanı ve Praşo kapudanı ve Udvarhel ve Şebeşvar ve Kolçvar ve Sekvar ve Şibevar ve Pisanvar ve Jidvar ve Siçevar ve Devevar ve Sazvar ve Vinçazvar ve Belgrad ve Antivar ve Turdar ve Şolomkovar ve Şamos Uğvar ve Kolojvar ve Şebeş Uğvar ve Köyvar ve Laboşvar ve Nagbanyavar ve Aranoş Megeşvar ve Tirepişvar ve şehr-i Potar ve Milabar ve Sakmar ve Karolvar ve Eçetvar ve Naminvar ve Kalovar ve Tokayvar ve Kış Varatvar ve Husvar ve Sekelhitvar ve Şarbatakvar ve Kalovar ve Kaşa ve dahi bu kılâ‘-ı metîne ve hasîn-i hasînelerden mâ‘adâ niçe yüz kal‘a kapudanları alay-ı Macar ile gürûh gürûh geçüp bunların cümle sancağ u bayraklarında (---)(---)(---)(---)(---)(---) tasvîri taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113a ·
metinde göster ·
… er vâlih ü hayrân olurlar. Böyle temâşâgâh meğer Anatolu'daki Aydıncık şehri ve
Milas
şehri ve Ayasuluğ şehri ve Balat şehri ve Van deryâsı kenârında Ahlât şehri har …
Bu kal‘a-i Filibecik'de olan üstâd-ı mühendisin ilm-i mi‘mârîsi tasarrufları bir sûr-ı üstüvârda yokdur. Lâkin bu kal‘a içre âdem âdemî-zâd yokdur, ammâ aşağı varoşu dahi ol kadar ma‘mûr olmayup bir köy kadar yetmiş seksen aded kayağan örtülü hâneler kalmış. Lâkin bunda ağreb ü garâ’ibden ibret-nümâ-yı âsâr-ı garîbe ve acîbeler çokdur. Cümle âsâr-ı binâları somâkî mermer imâretlerdir kim gören âdemler vâlih ü hayrân olurlar. Böyle temâşâgâh meğer Anatolu'daki Aydıncık şehri ve Milas şehri ve Ayasuluğ şehri ve Balat şehri ve Van deryâsı kenârında Ahlât şehri harâbistânlarında ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
: iki yüz aded kârgîr kiremitli kal‘a-misâl evli ve iki manastırlı ve bâğ u bost …
Karye-i Mila: iki yüz aded kârgîr kiremitli kal‘a-misâl evli ve iki manastırlı ve bâğ u bostânlı ve âb-ı hayât çeşme-sârlı ve üç yüz aded tüfeng-endâzlı köydür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·