… îler olup kal‘anın bedenleri elvân harîr alemler ile lâle-zâr olurdu. Ve cemî‘i
milel-i
nasârâdan ve gayrı edyândan âdemler gelüp İslâmbol'un zîb ü ziynetin seyr [ü] t …
Ve üç yüz altmış altı kapunun dîdebân ü bevvâbân ve nigâhbânlarına bahşîşler ihsân edüp ubûr ederdi. Ve mezkûr bed-nâm günler olunca kal‘anın cemî‘i burc [u] bârû-yı bedenleri üzre niçe kerre yüz bin haç-peyker sancağ u bayrağ u alemler ile ve filandıra sûretli sanemler ile kal‘ayı zeyn edüp üç yüz altmış altı yerde torompete ve luturyanî borular ve tabl-ı erganûn-i kübrâyîler ve nâkûs-i Yûnânîler taraf taraf çalınup şâdumânîler olup kal‘anın bedenleri elvân harîr alemler ile lâle-zâr olurdu. Ve cemî‘i milel-i nasârâdan ve gayrı edyândan âdemler gelüp İslâmbol'un zîb ü ziynetin seyr [ü] temâşâ edüp giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15b ·
metinde göster ·
Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
… r" deyü bu mes’ele[y]i su’âl etdiler. Hemân hakîr eyitdim: "Cenâb-ı Bârî cemî‘î
milel-i
muhtelifenin, isterse Yahûd [ve] Nasâr olsun bellerinden inen evlâdları İslâm i …
Hüsniyyât-ı düvüm oldur kim her giz Âl-i Muhammedîden şerîfe bâkireleri kul kısmına ve Abdullah oğluna vermeyüp yine kefinne verirler. Hakîr su‘âl edüp eyitdiler kim "Siz bir Kâfire avreti nikâh ile alup nazar-ı tohmadır, aslı müslimdir, deyü kâfire alırsız, ma‘kûl mezhebdir. Ammâ kızları kefinne vermeyüp kâfirden müslime versek, ihtimâldir nihâni mürted olup, nazar tohma olunca evlâd niçe olur. Belki ol Abdullah oğlu evlâdların bırağup kâfire firâr edüp, "Evlâdları anadan Âl-i Resûl" diyemeniz. Zîrâ sizin mezhebinizce nazar tohmadır deyü kâfir karısını alırsız. Bu kerre ol seyyideden tevellüd eden mürted-i billah evlâdları ne olmış olur" deyü bu mes’ele[y]i su’âl etdiler. Hemân hakîr eyitdim: "Cenâb-ı Bârî cemî‘î milel-i muhtelifenin, isterse Yahûd [ve] Nasâr olsun bellerinden inen evlâdları İslâm ile tevellüd edüp sonra peder u mâder ta‘lîmiyle dalâlete düşer" deyü bu hadîsi tilâvet etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302a ·
metinde göster ·
… . Tâ kör Kayser Harkil'in zamânından kalmışdır. İkisi de Ermenîlerindir. Cemî‘i
milel-i
nasârâ-yı zâ’il mâbeynlerinde mu‘teber duyûr-ı gammâmlardır ve Mevlevîhâne kurb …
Der-bed-nâm-ı kenîsehâ-yı râhibân: Cümle (---) adet kenîse-i râhibân [u] bıtrîkân [u] kıssîsândır. Ammâ cümleden Kiçikapusunın iç yüzünde iki aded deyr-i atîk vardır. Tâ kör Kayser Harkil'in zamânından kalmışdır. İkisi de Ermenîlerindir. Cemî‘i milel-i nasârâ-yı zâ’il mâbeynlerinde mu‘teber duyûr-ı gammâmlardır ve Mevlevîhâne kurbunda bir deyr dahi Urûmlarındır, ammâ Frenk kenîsesi yokdur ve bir deyr Yahûdîlerindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 66a ·
metinde göster ·
muhtelife mâbeyninde şöhre-i şehîr olup yılda bir kerre vakt-i (---) niçe yüz b …
Ta‘rîf-i bî-mâ‘nî, meşhûr-ı âfâk Çanlı kenise-i Yârmenî: Akâlim-i seb‘ada cemî‘i milel-i muhtelife mâbeyninde şöhre-i şehîr olup yılda bir kerre vakt-i (---) niçe yüz bin âdem cem‘ olup yedi gün yedi gece hayme vü hargâhler kurulup bey‘ [u] şirâlar olup yük bozulup yük bağlanup kârbân gelüp Revân cânibine ve gayri diyârlara revâne olmadadır. Bu mahalde Van vezîri müsellimi ve Bitlis hânı müsellimi ve Atak beği müsellimi hâzır olup cümle tüccârı ve ecnâs-ı mahlûkâtı muhâfaza ederler, zîrâ bu Çanlı mahalli üç hükûmet mâbeyninde vâki‘ olmağıla Celâlî ve Cemâlî âyende vü revendeyi nehb ü gâret 87b etmesin içün, Van müsellimi ziyâde askerle gelüp ziyâde bâc alur. Zîrâ aslında Van eyâleti hudûdudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 87a–87b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a-i yed-i kudret hakkında niçe bin müverrihân-ı Arab u Acem ve Rûm u Yunaniyân ve gayrı milel-i edyân-ı bâtılân bizâyeleri zu‘munca çok evsâfın tahrîr etmişlerdir, ammâ târîh-şinâs Mıkdısî kavlince bu kal‘a-i Mardin'in imâretine sebeb bizzât Hazret-i Yûnus Nebî aleyhisselâm idi. Zirâ Yûnus Nebî vakt-i şitâda Musul kurbünde Beledü'l-hatîb şehrinde sâkin olurdu. Vakt-i yayda yaylaya çıkup bu cebel-i Mardin'de sâkin olup kisb-i tarâvet edüp ibâdet ederdi. Hâlâ kûh-ı Mardin'de niçe gâr-ı azîmler vardır, anda sâkin olup hâlâ savma‘a-i Yûnus Nebî derler bir gâr-ı yetîmân-ı kân-ı züvvârândır. Ol asırda bu cebele Kûh-ı Şâhika derlerdi. Bu cibâlin gârları içre bir ejderhâ peydâ olup Hazret-i Yûnus'a imân getürenlerden niçe bin ümmet-i Yûnus'u tenâvül etdi. Ba‘dehû Hazret-i Yûnus'dan niçe münkerîn mu‘cize isteyüp niçe bin kavm-i Yahûd. "Bu cebel-i Şâhika'da ejderi katl eyle, sana imân getirelim", dediler. Andan Hazret-i Yûnus aleyhisselâm nübüvvet kuvvetiyle ol ejdere bir taş urup katl edüp üç bin aded münkerîn İslâm ile müşerref olup bu cebelde sâkin olup Hazret-i Yûnus ile hem-civâr oldular ve günden güne bây oldular. Bu cebelde ejder hâsıl olduğundan bu kûh-ı bülende kûh-ı Mâr dediler. Bir sebeb-i tesmiyyesi dahi yine ümmet-i Yûnus Nebî'den bir ulu beğ var idi, mâl-ı firâvâna mâlik idi. Cenâb-ı Kibriyâ ana Yûnus Nebî du‘âsıyla ol sene ikiz doğar iki evlâdı hâsıl olup Hazret-i Yûnus isimlerini Merâdin deyü nâm buyururlar. Bu iki fetâ kırkar seneye bâliğ olduklarında Hazret-i Yûnus'un ta‘lîmiyle bu iki karındaş Cebel-i Mâr üzre bir sûr-ı kebîr edüp itmâm etdiklerinde Hazret-i Yûnus bu kal‘aya Merdeyn buyurdular. Zirâ iki merd-i meydân binâ etmişdir. Anınçün Merdeyn'den galat Mardin derler, ammâ diyâr-ı Acem'de yılan ve çıyan ve ejderhâ kânı olduğundan kal‘a-i Mâr-ı dîn derler. Diyâr-ı Arab'da kal‘a-i Şâhika derler, diyâr-ı Rûm'da Mardin derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210a ·
metinde göster ·
… e sâbite olduğunu cemî‘i müverrihân-ı mü’minânların tahrîr etdiklerinden mâ‘adâ
milel-i
Nasârâ'dan Târîh-i Yunan-ı Yanvân'da ve Târîh-i Mıkdısî dahi yazmışdır. Ve kavm …
Bu mâdde-i kübrâyı ve Hazret-i Alî'nin kabr-i şerîfinden nûr zâhir olup Medîne-i münevvere'den dahi nûr tulû‘ etdüği kırk gün kırk gice sâbite olduğunu cemî‘i müverrihân-ı mü’minânların tahrîr etdiklerinden mâ‘adâ milel-i Nasârâ'dan Târîh-i Yunan-ı Yanvân'da ve Târîh-i Mıkdısî dahi yazmışdır. Ve kavm-i Latin'de ve târîh-i Kıbtî'de gâyet mufassal tahrîr etmişlerdir. Ammâ Fuzûlî-i Bağdâdî muhibb-i Hânedân-ı Âl-i Abâ olduğu haysiyetden dâğ-ı derûn hâsıl edüp Hadîkatü's-Sü‘adâ nâm kitâbında hâdise-i Kerbelâ'yı eyle tahrîr etmiş kim kırâat edenin zehresi çâk olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355b ·
metinde göster ·
Mesîhiyye ve Ya‘kûbî ve İsrâ’ilî müverrihleri bu şehr içün müttefiklerdir kim H …
Cemî‘i Arab u Acem ve Kıbtî müverrihleri ve gayrı milel-i Mesîhiyye ve Ya‘kûbî ve İsrâ’ilî müverrihleri bu şehr içün müttefiklerdir kim Hazret-i Hızır aleyhi's-selâmın bu şehir maskat-ı re’sidir, demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406b ·
metinde göster ·
… leri yokdur, lâkin bâzergânlardan Laz kavmi ve Acem ve Fireng ve Macar ve gayrı
milel-i
kesîre çokdur.
Memdûhâtından evvelâ beyâz ekmeği ve fırancıla çöreği ve yabluka derler elması ve emrûdu ve eriği gâyet çokdur, zîrâ sovuk vilâyet olmağile üzümü memdûh değildir. Limonu ve turuncu ve nârı ve zeytûnu aslâ olmaz ve yedi bin yerde çuka dezgâhlarında gûnâ-gûn Leh çukası ve şayak ve dimi çukası işlenir kim işleyenler cümle Yahûdîlerdir, zîrâ bu şehirde cufûddan çok bir kavm yokdur ve Ermeni 46a dahi yokdur, ammâ Cingâne ve Hırvat kavimleri yokdur, lâkin bâzergânlardan Laz kavmi ve Acem ve Fireng ve Macar ve gayrı milel-i kesîre çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b–46a ·
metinde göster ·
… m re‘â[yâ] vü berâyâmız iken Fireng'e tâbi‘ olup Uskok olan fâcirîn ve niçe bin
milel-i
müşrikîn-i bed-âyînlerden cümle doksan bin aded kâfir-i dâllin bir yere cem‘ ol …
Hattâ sene (---) târîhinde Fazlî Paşa Bosna eyâletine mutasarrıf iken Köprez nâm sahrâda muhâfaza edüp dururken bu Kinin kal‘asın Hırvat ve İslavin ve Dodoşka memleketlerinin ceneralleri ve kralları olan la‘în ve baş kapudanları olan Hoysek nâm bî-dîn ve Venedik ceneraliyle piyâde ve süvârîden yigirmi bin aded müşrikîn ve bizim re‘â[yâ] vü berâyâmız iken Fireng'e tâbi‘ olup Uskok olan fâcirîn ve niçe bin milel-i müşrikîn-i bed-âyînlerden cümle doksan bin aded kâfir-i dâllin bir yere cem‘ olup kal‘a-i Kinin'i muhâsara edüp yedi yerden yetmiş yedi aded balyemez ve adûya amân vermez top-ı kûplar ile kal‘a-i Kinin'i döğmeğe başladıklarında, ol gün Fazlî Paşa'ya bu haber-i mûhiş erişdikde ol gün ol gece Fazlî Paşa başına yigirmi bin asker-i İslâm cem‘ edüp Hilevne sahrâsında meks eder. Anda yigirmi bin asker dahi cem‘ olup hemân "Tevekkülen-alallâh" deyüp kırk bin güzîde salt asker-i kerrâr ile bilâ-tevakkuf ılgar edüp nısfu'l-leylde kal‘a-i Kinin kurbunda bir virbelistân, ya‘nî söğüdlük içre pinhân olup yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 139a ·
metinde göster ·
Fireng-i bed-reng-i seng-i pür-ceng-i Venedik vilâyetin keferelerinin târîhleri …
Kavm-i Bundukanî, ya‘nî milel-i Fireng-i bed-reng-i seng-i pür-ceng-i Venedik vilâyetin keferelerinin târîhlerinde bu kal‘ayı ibtidâ kavm-i Venedik'e pirinc-pirim, ya‘nî ban ve hersek olan Pirinç Pirnik nâm bir keferenin binâsıdır. Bu Venedik cümle milel-i Nasârâ kralları mâbeyninde ne kral ve ne hersek ve ne ban ve ne çarna ve ne çâsâr ve ne iğranduka ve ne irşek (---)(---)(---) Ancak bunların zâbitlerine pirinc-pirim derler kim yaldız altununda bir bodurca Hacivad külâhlı sûret ibtidâ pirinc-pirim olan keferenin suver-i menhûsudur, ammâ başdaki sivri şekilli tâcları kendü zu‘m-ı fâsidlerince Hazret-i İsâ'nın kadem-i şerîfi çorabı ola kim diyâr-ı Kürdistân'da şehr-i Rıkka'da, ya‘nî Urfa şehrinde ellerine girmiş ola ve sahîhdir. İşte bu şibenik kal‘asın evvelki pirinc-pirim binâ etmişdir, ammâ lisân-ı Latin'de şibenik (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b ·
metinde göster ·
… ban ve hersek olan Pirinç Pirnik nâm bir keferenin binâsıdır. Bu Venedik cümle
milel-i
Nasârâ kralları mâbeyninde ne kral ve ne hersek ve ne ban ve ne çarna ve ne çâs …
Kavm-i Bundukanî, ya‘nî milel-i Fireng-i bed-reng-i seng-i pür-ceng-i Venedik vilâyetin keferelerinin târîhlerinde bu kal‘ayı ibtidâ kavm-i Venedik'e pirinc-pirim, ya‘nî ban ve hersek olan Pirinç Pirnik nâm bir keferenin binâsıdır. Bu Venedik cümle milel-i Nasârâ kralları mâbeyninde ne kral ve ne hersek ve ne ban ve ne çarna ve ne çâsâr ve ne iğranduka ve ne irşek (---)(---)(---) Ancak bunların zâbitlerine pirinc-pirim derler kim yaldız altununda bir bodurca Hacivad külâhlı sûret ibtidâ pirinc-pirim olan keferenin suver-i menhûsudur, ammâ başdaki sivri şekilli tâcları kendü zu‘m-ı fâsidlerince Hazret-i İsâ'nın kadem-i şerîfi çorabı ola kim diyâr-ı Kürdistân'da şehr-i Rıkka'da, ya‘nî Urfa şehrinde ellerine girmiş ola ve sahîhdir. İşte bu şibenik kal‘asın evvelki pirinc-pirim binâ etmişdir, ammâ lisân-ı Latin'de şibenik (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b ·
metinde göster ·
… [ü] rûz âteşden inmeyüp cemî‘i âyende vü revendelerin müslim ü mugân u edyân-ı
milel-i
gûnâ-gûnlara sofra-i bî-imtinânı mebzûl olduğundan mâ‘adâ kilârında "Hayrü't-ta …
Ammâ bu matbaha üstâd-ı bennâ bir gûne san‘at harc edüp âteş-gede olan mahal üzre bir kubbe-i azîmin tâ ortasına bir küçük kubbe dahi inşâ edüp on iki terek Bektaşî külâhı gibi bir musanna‘ beyâz kubbe-i mücellâdır kim büyük kubbenin ortasına bu küçük kubbe kalın zincir ile mu‘allâk asmış. Cümle âteş anda yanup tâ sultân-ı azîz zamânından berü bu âteş-gedede âteş-i sûzân aslâ sönmeyüp ol zamândan berü çorba kazanları şeb [ü] rûz âteşden inmeyüp cemî‘i âyende vü revendelerin müslim ü mugân u edyân-ı milel-i gûnâ-gûnlara sofra-i bî-imtinânı mebzûl olduğundan mâ‘adâ kilârında "Hayrü't-ta‘âm mâ-hazar" kelâmı üzre şîr-i hurma ve katr-ı nebât-ı Hamavî ve kuş südü, ya‘nî yumurta bile bulunur azîm âsitânedir, gülümün gülü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
… r etdi kim Hâlık-ı kevneyn ne Mâlikü'l-mülk Rabbi'l-âlemîndir kim edîm-i arzını
milel-i
gûnâ-gûn ile zeyn edüp bu kadar kerre yüz bin küffârları da perveriş eyleyüp an …
Hâtıra bu hutûr etdi kim Hâlık-ı kevneyn ne Mâlikü'l-mülk Rabbi'l-âlemîndir kim edîm-i arzını milel-i gûnâ-gûn ile zeyn edüp bu kadar kerre yüz bin küffârları da perveriş eyleyüp anlara da tâc [u] taht ve raht u baht verüp anları bize ve bizleri anlara esîr eder deyü âlem-i hayretde kaldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14b ·
metinde göster ·
… â‘adâ Yenidünyâ mahlûkları dahi bî-hisâb mevcûddur, zîrâ bu Nemse çâsârı cemî‘i
milel-i
Nasârâ üzre tasaddur edüp şehinşâh olduğundan bu gûne eşyâlar âsitânesinde bulu …
Ve bir tarafında dahi eğer berrî ve eğer bahrî olan hûş u tuyûrun envâ‘ı mevcûddur kim Mısır'dan Menzile nâm vilâyetden ve Funcistân pâdişâhı vilâyetinden niçe bin gûne kuşlar ve kaz ve ördek ve an[g]ıt ve güvercinlerin envâ‘ları ve her diyârın ecnâs-ı mahlûk murğânları mevcûd olduğundan mâ‘adâ ceyranlar ve hımâr-ı beyâbânîler ve sığın ve karacalar ve tablalılar ve yağmurcalar ve geyikler ve kebş-i beyâbânîler ve teys-i kûhîler ve Alman ayıları var kim fîl kadar, ve'l-hâsıl cenâb-ı Kibriyâ bu edîm-i arzda ne halk etdiyse zî-rûh kısmından bu bâğda mevcûd olduğundan mâ‘adâ Yenidünyâ mahlûkları dahi bî-hisâb mevcûddur, zîrâ bu Nemse çâsârı cemî‘i milel-i Nasârâ üzre tasaddur edüp şehinşâh olduğundan bu gûne eşyâlar âsitânesinde bulunmak ünvân-ı esbâb-ı ihtişâmından ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b ·
metinde göster ·
… svan, saz lafzı misilli kelimâtları vardır. Ve Macar'ın aslı Menûçehr'dendir ki
milel-i
kadîmdir.
Meselâ lisân-ı Macar'da "İn tudom makı penlatot", ya‘nî "Ben kendi gözümle gördüm" ve hisâblarında hatvan, hitvan, kılınçvan, tisvan, saz lafzı misilli kelimâtları vardır. Ve Macar'ın aslı Menûçehr'dendir ki milel-i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90a ·
metinde göster ·
… vsimi mahallinde bu dıraht-ı bâlânın altında beş altı kerre yüz bin benî âdemin
milel-i
gûnâ-gûn elsine-i muhtelifelerinden âdemler cem‘ olup bu Âdemî Çerkesi kabîlesi …
Ve bu dıraht-ı azîmin zıllında sâhibü'l-hayrâtlar niçe bin gûne soffalar ve kâ‘alar ve çemenzâr nişîmenler ve maksûreler ve matbahlar ve uyûn-ı câriyeler kenârlarında gûnâ-gûn soffalar ve savma‘alar etmişler kim vâcibü's-seyrdir, zîrâ her sene mâh-ı Temmûz'da kiraz mevsimi mahallinde bu dıraht-ı bâlânın altında beş altı kerre yüz bin benî âdemin milel-i gûnâ-gûn elsine-i muhtelifelerinden âdemler cem‘ olup bu Âdemî Çerkesi kabîlesi ile germâ-germ kırk gün kırk gece bey‘ [u] şirâ ve bâzârlık olur kim bu dırahtın sâyesi âdem deryâsı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153a ·
metinde göster ·
… rler, zîrâ Cenâb-ı Allâh bu edîm-i arzda her ne kadar elsine-i muhtelife sâhibi
milel-i
nasârâ ve gayri benî âdem var ise bu şehirde mevcûd olup Freng balyozları ve ko …
Ve bu sancağ-ı kazâda Ekmekçizâde Ahmed Paşa'nın tahrîri üzre beş kerre yüz bin aded benî âdem tahrîr olunmuşdur. Hâlâ ol tahrîrden dahi ziyâdedir derler, zîrâ rûz merre furûnlarda fürûht olunan ekmekden ma‘lûmdur kim andan ziyâde benî âdem vardır derler, zîrâ Cenâb-ı Allâh bu edîm-i arzda her ne kadar elsine-i muhtelife sâhibi milel-i nasârâ ve gayri benî âdem var ise bu şehirde mevcûd olup Freng balyozları ve konsolozları ve çingane beğleri ve yörük beğleri ve niçe gûne ecnâs-ı milel-i mahlûkât vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
… ozları ve konsolozları ve çingane beğleri ve yörük beğleri ve niçe gûne ecnâs-ı
milel-i
mahlûkât vardır.
Ve bu sancağ-ı kazâda Ekmekçizâde Ahmed Paşa'nın tahrîri üzre beş kerre yüz bin aded benî âdem tahrîr olunmuşdur. Hâlâ ol tahrîrden dahi ziyâdedir derler, zîrâ rûz merre furûnlarda fürûht olunan ekmekden ma‘lûmdur kim andan ziyâde benî âdem vardır derler, zîrâ Cenâb-ı Allâh bu edîm-i arzda her ne kadar elsine-i muhtelife sâhibi milel-i nasârâ ve gayri benî âdem var ise bu şehirde mevcûd olup Freng balyozları ve konsolozları ve çingane beğleri ve yörük beğleri ve niçe gûne ecnâs-ı milel-i mahlûkât vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
… sâfî Y 198b hurûc edüp cümle havuzlar mâl-â-mâl olup giren girenin olup cümle
milel-i
muhtelife girüp gasl ederler. Hikmet-i İlâh meshûr ve mesmûm ve mahmûm ve meflû …
Hikmet-i Hudâ bir seneden berü tehî olan havuzlar ol ıyd-i Yahûdî günü kayalardan ra‘d-vâr gürleyerek bir âb-ı sâfî Y 198b hurûc edüp cümle havuzlar mâl-â-mâl olup giren girenin olup cümle milel-i muhtelife girüp gasl ederler. Hikmet-i İlâh meshûr ve mesmûm ve mahmûm ve meflûc ve mağmûm olan kimesnelerin üstlerinden nühûset ref‘ olup tâze cân bulurlar. Bu hâl üzre üç gün üç gece niçe bin âdem bunda ayş u işret edüp bu âb-ı cânfezâdan teberrüken kumkumalara ve cerrelere doldurup berre ve bahre vilâyet vilâvet "ayn-ı Mîrûn" deyü hedâyâ gönderirler, yetmiş derde devâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198a–Y198b ·
metinde göster ·
… edenin demâğını müşk [ü] amber-i hâm râyihası mu‘attar eder. Ve cemî‘i dünyâdan
milel-i
muhtelife gelüp bu âb-ı rahmetde yedi gün yâhûd kırk gün gasl edüp cümle emrâz- …
Hikmet-i Hudâ altı sâ‘at med ve altı sâ‘at cezm bir ayn-ı hayâtdır. Gerçi lezzetde sehel şorcadır. Ammâ nûş edenin demâğını müşk [ü] amber-i hâm râyihası mu‘attar eder. Ve cemî‘i dünyâdan milel-i muhtelife gelüp bu âb-ı rahmetde yedi gün yâhûd kırk gün gasl edüp cümle emrâz-ı muhtelifeden halâs olup bir dahi hukemâ dükkânına varmaz. İllâ Hakîmü Lem-yezelü'l-ezel kapusuna varır. Ve bu ayn tuğyân etdükde tahte'l-edîmden halîc-i Sidrem'e munsabb olur. Hakîr teberrüken bu mâ’-i tâhirle gasl edüp tâ’ib ü tâhir oldum. Ve bu aynü'l-hayâta karîb beş yüz adım aşağı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·
… er sâkindir. şimâlden tarafa Ermeniler olurlar. Künc-be-künc elsine-i muhtelife
mileli
ile mâl-â-mâldir. Ammâ hüküm Rûmlarındır, Y 222b zîrâ Hazret-i Ömer radıyallâ …
Ba‘dehu bir kralın mâlı ile bu küşâde kubbenin altına bir küçük kubbe dahi inşâ etmişler. Bu dahi ibret-nümâ âsâr-ı hoş temâşâdır. Bu kubbenin kıble tarafında nasârâ-yı Rûm sâkinlerdir. Büyük kapudan tarafa Frengler sâkindir. şimâlden tarafa Ermeniler olurlar. Künc-be-künc elsine-i muhtelife mileli ile mâl-â-mâldir. Ammâ hüküm Rûmlarındır, Y 222b zîrâ Hazret-i Ömer radıyallâhu anh feth etdükde Rûm kayser elinden feth edüp ruhbânlarının ellerinde olan Hazret-i Risâlet-penâh'ın ahidnâ-meleri üzre Hazret-i Ömer dahi tecdîd-i ahidnâme ile bu Kumâme’yi Rûm eline verip cemî‘i ruhbânların harâcdan mu‘âf [u] müsellem edüp ellerine afvnâmeler verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222a–Y222b ·
metinde göster ·
… gün mihmân olup matbah-ı Keykâvus'undan ni‘meti mebzûldür. Eğer müslim ve eğer
milel-i
muhtelifeye ol kadar i‘zâz u ikrâm ederler kim me’kûlât [u] meşrûbâtlarından ku …
Ve hareminin cânib-i erba‘asında müsâfirhâneleri var, kârbânsarây-vâr. Âyende vü revendeler gelüp üç gün mihmân olup matbah-ı Keykâvus'undan ni‘meti mebzûldür. Eğer müslim ve eğer milel-i muhtelifeye ol kadar i‘zâz u ikrâm ederler kim me’kûlât [u] meşrûbâtlarından kuş südün istesen der-akâb peydâ edüp getirirler. Ve müte‘addid âdemler mihmân oldukça ol kadar mihmândârlık edüp dîbâ ve şîb ü zerbâft câmehâblar getirüp gülâb ûd u ambere varınca getirüp müsâfirin demâğın mu‘attar ederler. Ve tıfl-ı mürekkeb hidmete müsta‘id reşîd ü necîb mûğpîçecikler geysûların târumâr edüp hidmet ederler. Ve bu gûne hidmeti Urum keferelerine rağmen ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… çölistândır, tâ Bağdâd'a varınca vâdî-i hâmûndur. Ve ol türbeler içre niçe bin
milel-i
muhtelife Urbân u uryân ve giryân kavim vardır. Anlardan havf olunup bu Halîlü' …
Ve bu şehir gâyetü'l-gâye intihâ-i serhaddir ve bâdiye-i Arabistân'dır. Cânib-i şarkîsi ve kıblesi sengistân ve çöl ü çölistândır, tâ Bağdâd'a varınca vâdî-i hâmûndur. Ve ol türbeler içre niçe bin milel-i muhtelife Urbân u uryân ve giryân kavim vardır. Anlardan havf olunup bu Halîlü'r-rahmân hıfz [u] hirâset edüp kal‘a içine almışlardır. Ammâ bu âsitâneye kec nazar eden kerrât ile helâk olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231b ·
metinde göster ·
… ayd [u] şikârlar basup haklarından gelüp şehri âsûde-hâl eder. Zîrâ bu şâm içre
milel-i
kesîre ve ecnâs-ı vefîre vardır. Anıniçün her kûçe ve puça başında birer tedrib …
Ve bu şâm'ın subaşısı paşa ağalarından bir a‘lâ hükûmetdir. Yedi kîse hâsıl olup iki yüz kavvâs ve levendât ile şeb [ü] rûz şâm'ın enderûn [u] bîrûnunda olan yetmiş beş şâhrâh-ı tavîlde ve üç bin sekiz yüz râh-ı kasîrde kol dolaşup hıfz [u] hirâset üzre olup niçe sayd [u] şikârlar basup haklarından gelüp şehri âsûde-hâl eder. Zîrâ bu şâm içre milel-i kesîre ve ecnâs-ı vefîre vardır. Anıniçün her kûçe ve puça başında birer tedribe bâbları vardır ve birer bevvâbı ve ikişer pâsbânı vardır ki cümle tokuz bin âdem olur. Cümlesi subaşının kabza-i destindedir. Bir mahallede bir kan ve yâhûd bir hâne gâret olunsa subaşıdan su’âl olunup ol dahi bevvâbân [ve] pâsbânândan su’âl edüp anlara örf eder. şâm bu tertîb üzre mazbûtdur yohsa bir vech ile zabtı mümkin değildir. Bu bevvâb ve pâsbânlara ahâlî-i mahalle evkâflarından ulûfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247b ·
metinde göster ·
… ve Medîne-i münevvereye'ye (---)(---)(---)millet-i Mesîhiyye ve Mûseviyyeden
milel-i
muhtelifesi yokdur. Hattâ hakîr şâm-ı Q 118b şerîfde iken bir yârânımız İslâm …
Eşedd-i azab-ı elîm ile her gün birin katl edüp ibret-i âlem eder. Lâşe-i murdârların zikri sebkat eden (---)(---)(---) Cebelü'l-‘Ayr ya‘nî Cehennem dağıdır. Ba‘de Hicreti'n-nebeviyye bu Medîne-i münevvereye küffâr kademi basmamışdır. Ammâ (---)(---)(---) Hamd-i Hudâ mu‘cize-i Resûlullâh ile girîbânların ele verüp katl olundular. İlâ-hâze'l-ân Mekke ve Medîne-i münevvereye'ye (---)(---)(---)millet-i Mesîhiyye ve Mûseviyyeden milel-i muhtelifesi yokdur. Hattâ hakîr şâm-ı Q 118b şerîfde iken bir yârânımız İslâmbol'dan bir mûğpîçe huddâm ile şâm'a gelüp hacca gitdi. Medîne-i münevvereye vardığı sâ‘at gulâmı bilüp pâre pâre etdiler. Ol kimesneyi dahi gâyib etdiler. Bu dahi mu‘cize-i Resûlullâhdır kim karîbü'l-ahd olmağile ma‘lûmumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y285b ·
metinde göster ·
Ve çöl Urbânından âl-i Benî Selâme ve âl-i Reşîd ve âl-i Vahîdât ve âl-i Benî Umûrî ve âl-i Benî Zühd ve âl-i Benî Ribâh ve âl-i Benî Turâbî ve âl-i Benî Sâlim, ve'l-hâsıl yetmiş kabâ’il-i Urbân ve cemî‘i Dürzî ve Teymânî ve Yezîdî ve Mervânî ve Hûbârî ve Ma‘rûfî ve Aklı ve Kızıllı ve Şehâbî ve Şehbâzî ve Nusayrî ve Tâtekî, ve'l-hâsıl Sayda Berût dağlarında milel-i dâllenin cümlesi kılâ‘ların fethi teshîr olduğun istimâ‘ edicek ale'l-umûm Selîm Şâh'ın pây-i semend-i adâletine yüzler sürüp rehîn oldular, Arapça âyetin tilâvet etmeğe agâze etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y48b ·
metinde göster ·
nasârâdan nâm [ü] nişân yokdur, ancak ticâret içün gelüp giderler. İki aded ken …
Bu şehirde bir mahalle-i Kıbtî vardır, ammâ gayrı milel-i nasârâdan nâm [ü] nişân yokdur, ancak ticâret içün gelüp giderler. İki aded kenîseleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369a ·
metinde göster ·