… n üzre mebnî kurşum örtülü bir kubbe-i âlîdir ve (---) kapusu ve bir tabaka bir
minâresi
ve haremi etrâfında hücreleri ile müzeyyen bir ma‘bed-i kadîmdir kim Ebü'l-feth …
Evsâf-ı Câmi‘-i Küçük Ayasofya: (---) sene târîhinde Kostantîn'in anası Aline binâsıdır. Gûyâ tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Ayasofya tarzında bir câmi‘ {olduğuyçün Küçük Ayasofya derler}. Kıble kapusundan mihrâba varınca tûlu (---) ayakdır ve arzı (---) ayakdır ve cümle (---) aded sütûn-ı gûnâ-gûn üzre mebnî kurşum örtülü bir kubbe-i âlîdir ve (---) kapusu ve bir tabaka bir minâresi ve haremi etrâfında hücreleri ile müzeyyen bir ma‘bed-i kadîmdir kim Ebü'l-feth'in hayrâtıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… in on altıncısı olmağın ve on altıncı pâdişâh binâ etdiğiyçün ana alâmeten altı
minâresi
on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre ve har …
Ve bu câmi‘in evsâf-ı minârâtı altı aded ayyûka ser çekmiş minâre-i serâmedlerdir. Bu câmi‘-i Ahmed Hân selâtînlerin on altıncısı olmağın ve on altıncı pâdişâh binâ etdiğiyçün ana alâmeten altı minâresi on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre ve harem kapusunun şimâl-cenûbundaki minâreteyn dahi üçer tabakalı minârelerdir kim dördü on iki tabaka eder ve taçları ve yigirmişer zirâ‘ tavîl alemleri cümle zeheb-i hâlis ile mutallâ minâre-i bâlâlardır kim külâhlarının ve alemlerinin şu‘lesinden merdüm-i dîdeler hîrelenir. Ve haremin gerüdeki 61a köşelerindeki iki minâreler dahi alçak ve ikişer tabaka ve taçları rusâs-ı hâs ile mebnî minâreteyndir. Bu hisâb üzre altı minâre on altı şerîfedir. Her leyle-i mübârekelerde on iki bin kanâdîller ile bu minâreler çerâğân oldukda gûyâ her biri birer nûrdan servi gibi pertev-i fer verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b–61a ·
metinde göster ·
… i‘e istiskâ du‘âsına çıkarlar. Müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. Ancak bir tabaka bir
minâresi
vardır. Zîrâ minâre ve câmi‘in zemîni serâpâ zîr-i zemînler olduğundan binâ-yı …
Ma‘bed-i kadîm olmağile ba‘zı zamân bu câmi‘e istiskâ du‘âsına çıkarlar. Müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. Ancak bir tabaka bir minâresi vardır. Zîrâ minâre ve câmi‘in zemîni serâpâ zîr-i zemînler olduğundan binâ-yı azîm etmeğe havf etdiler. Ve bu câmi‘ içre dâ’imâ hâl sâhibi kimesneler eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62b ·
metinde göster ·
… var bir müstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir
minâresi
ve haremi ve medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
İslâmbol içre on birinci câmi‘-i selâtîn budur. Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâ etmişdir. Ol kadar büyük câmi‘ değildir ammâ rûhâniyyet var bir müstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi ve haremi ve medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… mübîn ile memlû bir câmi‘-i pür-envârdır. Zâviyesi ve haremi ve bir tabaka bir
minâresi
ve imâreti vardır. İslâmbol içre on ikinci câmi‘-i selâtîndir. Andan,
Der-sitâyiş-i câmi‘-i selâtîn-i eş-Şeyh Hazret-i Emîr Buhârî: Binâ-yı Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân bir küçük câmi‘dir ammâ nûr-ı mübîn ile memlû bir câmi‘-i pür-envârdır. Zâviyesi ve haremi ve bir tabaka bir minâresi ve imâreti vardır. İslâmbol içre on ikinci câmi‘-i selâtîndir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… p (---) Hân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı kadîm câmi‘-i azîmdir. Bir
minâresi
ve harem-i azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde câmi‘-i rûşendir.
Evsâf-ı câmi‘-i selâtîn-i Fethiyye: Sene (---) târîhinde bir deyr-i azîm iken feth olup (---) Hân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı kadîm câmi‘-i azîmdir. Bir minâresi ve harem-i azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde câmi‘-i rûşendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… i deryâda olmağile {Mi‘mâr Sinân binâsı idi. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâmla} câmi‘i ve
minâresi
münhedim olup Kara Çelebizâde müceddeden bir kubbe-i âlîli ve altı dekâkîn ü ma …
Kara Çelebizâde'nin Unkapanı câmi‘i: Mukeddemâ Sultân Süleymân Hân asrında Süleymân Subaşı binâsıdır. Unkapanı'nın taşrasında leb-i deryâda olmağile {Mi‘mâr Sinân binâsı idi. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâmla} câmi‘i ve minâresi münhedim olup Kara Çelebizâde müceddeden bir kubbe-i âlîli ve altı dekâkîn ü mahâzinli bir câmi‘-i fevkânîdir. Ve minâre-i nahîfe mâlikdir, hâlâ şehr-i İslâmbol'da nazîri yok bir minâre-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89b ·
metinde göster ·
Ve kubbe-i mevzûnunun taşrasında olan hayâl-i pesendîde ma‘rifetler hadden efzûndur. Zamânemiz mi‘mârları eyle bir şîrînkârlık etmeğe kâdir değillerdir. Minberi ve mihrâbı ve mü’ezzin mahfilindeki hurdegîr san‘atlar meğer Sinop kal‘asındaki minberde ola. Ve hareminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyendir. Ve cânib-i erba‘asındaki gül [ü] gülistânı içre murg-ı hezârın nevâsâzlığı âdeme hayât verir. Târîhi budur: (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve minâresi gâyet musanna‘ serâmed minâredir. Koca Mi‘mâr Sinân bu câmi‘ binâsında yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. 118b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a–118b ·
metinde göster ·
… mlu Çavuş Paşa câmi‘i çâr-kûşe, harpüşte tahta kubbesi ve bir tabaka mevzûn taş
minâresi
var.
Cümle (---) mahalle ve (---) câmi‘dir. Cümleden mükellef kurşumlu Çavuş Paşa câmi‘i çâr-kûşe, harpüşte tahta kubbesi ve bir tabaka mevzûn taş minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
… ndir. Cümle revzenleri deryâya nâzırdır ve cümle kubâbları ve bir tabaka mevzûn
minâresi
metânet üzre metîndir. Ve bu câmi‘ leb-i deryâda ve teng yerde vâkı‘ olmağile m …
(---) Mehemmed Paşa câmi‘i: (---) Hân vüzerâlarındandır, ammâ selâtîn câmi‘i 129a misâl bir câmi‘-i rûşendir. Cümle revzenleri deryâya nâzırdır ve cümle kubâbları ve bir tabaka mevzûn minâresi metânet üzre metîndir. Ve bu câmi‘ leb-i deryâda ve teng yerde vâkı‘ olmağile minâresi câmi‘in sol tarafında yol aşırı vâkı‘ olmuş bir serâmed taş binâ minâre-i mevzûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b–129a ·
metinde göster ·
… i metânet üzre metîndir. Ve bu câmi‘ leb-i deryâda ve teng yerde vâkı‘ olmağile
minâresi
câmi‘in sol tarafında yol aşırı vâkı‘ olmuş bir serâmed taş binâ minâre-i mevzû …
(---) Mehemmed Paşa câmi‘i: (---) Hân vüzerâlarındandır, ammâ selâtîn câmi‘i 129a misâl bir câmi‘-i rûşendir. Cümle revzenleri deryâya nâzırdır ve cümle kubâbları ve bir tabaka mevzûn minâresi metânet üzre metîndir. Ve bu câmi‘ leb-i deryâda ve teng yerde vâkı‘ olmağile minâresi câmi‘in sol tarafında yol aşırı vâkı‘ olmuş bir serâmed taş binâ minâre-i mevzûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b–129a ·
metinde göster ·
… âbdest muslukları var. Ve taşra hareminin dörd kapusu var ve bir tabakalı nâzük
minâresi
var. {Bunda dahi Süleymân Hân'ın Koca Mi‘mâr Sinân Ağası bâzû-yı kârın ayân etm …
Bu yan soffalar dahi (---) aded amûd üzre (---) aded kubbelerdir. Dahi taşra hareminde çınâr-ı müntehâlar ve âbdest muslukları var. Ve taşra hareminin dörd kapusu var ve bir tabakalı nâzük minâresi var. {Bunda dahi Süleymân Hân'ın Koca Mi‘mâr Sinân Ağası bâzû-yı kârın ayân etmişdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132b ·
metinde göster ·
ve tekyesi ve imâreti ve haremi vardır kim çınâr-ı müntehâlarla müzeyyendir. Ba …
Bir minâresi ve tekyesi ve imâreti ve haremi vardır kim çınâr-ı müntehâlarla müzeyyendir. Ba‘de'l-asr cümle cemâ‘at-i ahibbâ ve yârân-ı safâ anda cem‘ olup cemî‘i deryâda şinâverlik eden keştîleri temâşâ ederler bir cihân-nümâ câmi‘dir kim Koca Mi‘mâr şuğlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132b ·
metinde göster ·
… işlermiş, yine ba‘zı mütevellî istikâmet edüp ni‘meti mebzûl olur. Ve bir nâzik
minâresi
var. Ve kıblesi önünde demir pençereler içinde a‘yân-ı şehirden ba‘zı kimesnele …
Mâ-tekaddem imâreti işlermiş, yine ba‘zı mütevellî istikâmet edüp ni‘meti mebzûl olur. Ve bir nâzik minâresi var. Ve kıblesi önünde demir pençereler içinde a‘yân-ı şehirden ba‘zı kimesneler medfûndur. Ve minâresi gâyet mevzûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135a ·
metinde göster ·
… önünde demir pençereler içinde a‘yân-ı şehirden ba‘zı kimesneler medfûndur. Ve
minâresi
gâyet mevzûndur.
Mâ-tekaddem imâreti işlermiş, yine ba‘zı mütevellî istikâmet edüp ni‘meti mebzûl olur. Ve bir nâzik minâresi var. Ve kıblesi önünde demir pençereler içinde a‘yân-ı şehirden ba‘zı kimesneler medfûndur. Ve minâresi gâyet mevzûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135a ·
metinde göster ·
… kdır ve câmi‘ içre (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve iki
minâresi
birer tabakadır. Andan,
ve bu kapudan mihrâba varınca tûlu (---) ayakdır ve arzı (---) ayakdır ve câmi‘ içre (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve iki minâresi birer tabakadır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142a ·
metinde göster ·
… idir. Egser ve gayrı âhen hurdaları satanlara pîr olmuşdur. Kabri Hille'de, Alî
minâresi
kurbündedir. Bunlar bir alay Mağribî fukarâlardır ammâ yine alayda tablalar ile …
Esnâf-ı ehl-i kâni‘, hurdavât-ı âhen-fürûht: Dükkân 700, neferât 800, pîrleri Avn bin İmrân'dır, Selmân-ı Pâk'in elli ikinci kemer-bestesidir. Egser ve gayrı âhen hurdaları satanlara pîr olmuşdur. Kabri Hille'de, Alî minâresi kurbündedir. Bunlar bir alay Mağribî fukarâlardır ammâ yine alayda tablalar ile başlarında demir hurdaları fürûht ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 185a ·
metinde göster ·
Bunlar bu alayda şehremîni mâlıyla 200a Süleymâniyye
minâresi
kaddi balmûmunun rengâreng kâfûrîlerinden ve şamata varağı tellerinden evce ser …
Bunlar bu alayda şehremîni mâlıyla 200a Süleymâniyye minâresi kaddi balmûmunun rengâreng kâfûrîlerinden ve şamata varağı tellerinden evce ser-çekmiş servi-misâl münevver ve mutallâ nakıllar eyleyüp her birin yüzer ikişer yüzer tershâne karavana pâyzenleri çeküp vardiyanlar sağa ve sola çekin deyü silisre düdüklerin çalarak ubûr ederler ve niçe yüz hurde nakıllar ile alay gösterüp ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199b–200a ·
metinde göster ·
… Sultân Orhân bundadır, tûlen ve arzen yüz on ayak câmi‘dir ve bir tabakalı bir
minâresi
vardır. Orhân Gâzî bunda medfûn olup Orhân Davulu dedikleri kırmızı kılıflı tab …
İç kal‘ada cümle iki bin hâne-i zîbâlardır ve kat-ender-kat sarây-ı âlîlerdir, ammâ bâğı ve bâğçeleri yokdur, teng büyûtlardır ve yedi mahalle ve yedi mihrâbdır ve bir hammâmdır. Çarsû-yı bâzârı yigirmi aded dükkânlardır. Câmi‘-i Sultân Orhân bundadır, tûlen ve arzen yüz on ayak câmi‘dir ve bir tabakalı bir minâresi vardır. Orhân Gâzî bunda medfûn olup Orhân Davulu dedikleri kırmızı kılıflı tabl-ı kebîr bu câmi‘in bir tâkinde asılıdır. Devlet-i Âl-i Osmân'da ibtidâ bu tabl çalınmışdır. Ve selef-i pâdişâhlarına mahsus sarây-ı müfîd [u] muhtasar bu kal‘adadır. Tâ Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'e gelince pâdişâhların sarâyı bu idi. Gâhîce Gâzî Hudâvendigâr Murâd Hân-ı Evvel Edirne'yi sene (---) târîhinde feth edüp Edirne Sarâyı'nda sâkin idi. Ebü'l-feth sene (---) târîhinde İslâmbol'u feth edüp taht-ı sâlis olup Bursa'ya ve Edirne Sarâyı'na rağbet kalmayup Bursa Sarâyı hâlâ mu‘attaldır, ammâ ser-âbdarları, bennâları ve bostâncıları vardır. Ve bu İç kal‘anın cümle şâh-râhları hacer-i kebîrler ile pâk u pâkîze kaldırımlar düşelidir. Ve cümle hâneleri tarz-ı kadîm, ba‘zısı kâfirden kalmış hânelerin taş ve tula dîvârlarında üstâd-ı bennâ birer san‘at ile târihler tahrîr etmişler kim, gûyâ birer kıt‘a hüsn-i hatlardır. Ol hâneler ne kadar zamândır binâ olduğu târîhlerinden ma‘lûmdır ve cümle 223a hâneleri kârgîr binâ-yı zibâ ve serâpâ la‘l-gûn kiremit ile sütûhları mestûrdır ve cemî‘î hânelerin birer gûne serv-misâl musanna‘ ocakları var kim, biri birinden mevzûn şeş-hâne ve müdevver dûd-keşleri vardır. Ve câ-be-câ kal‘a içre servi ve ceviz dırahtları ve rez {üzüm} şecerleri vardır. Ve âb [u] hevâsı latîf mürtefi‘ zemîn olmağıla kal‘a halkı ten-dürüstdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 222b–223a ·
metinde göster ·
… dır kim alâ melei'n-nâs zâhir ü bâhirdir. Bu câmi‘in bir kapusu ve bir tabakalı
minâresi
vardır, lâkin haremi yokdur. 224b
Der-sitâyiş-i Câmi‘-i Gâzî Hüdâvendigâr : Ya‘nî Şehîd Murâd Hân-ı Evvel Câmi‘i Bursa şehrinin cânib-i garbında nısf sâ‘at ba‘îd başka kasabadadır kim Eski Kaplıca derler ma‘mûr mahalle-i iremde vâkı‘ olmuş ibret-nümâ bir câmi‘-i zîbâdır. Bir câmi‘ tarzında değil bir şekl-i âhar musanna‘ bir câmi'dir. Mi‘mârı Frenk âdemîsi olmağıla Frenk pesend bir câmi'dir kim aşağısı ibâdethâne, fevkânîsi dâiren-mâdâr medrese hücreleridir. Herkes savma‘asından imâma iktidâ edüp ibâdet ederler. Görmeğe muhtaç bir vâcibü's-seyr câmi‘-i pür-envâr ve câmi‘-i pür-esrâr rûhâniyyetli bir ma‘bed-i kadîmdir. Kıbleden mihrâba tûlu (---) ayakdır, arzı yetmiş ayakdır. Ve (---) müntehâlar ile mebnîdir ve câmi‘ içre Murâd Hân'ın bir doğanı tayerân edüp bir tâk üzre meks eder. Murâd Hân bu doğanı peftere ile ol kadar okuya da‘vet edüp bek gösterüp gelmek ihtimâli olmayup Gâzî Murâd Hân gazâb-âlûd olup "Kaskatı kal" deyince bi-emrillah ol doğan kuşu ol tâk üzre cılkısı ve kündesi ve üzüniyle hâlâ taş olup kalmışdır kim alâ melei'n-nâs zâhir ü bâhirdir. Bu câmi‘in bir kapusu ve bir tabakalı minâresi vardır, lâkin haremi yokdur. 224b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 224a–224b ·
metinde göster ·
… cdir. Yeşil Câmi‘ nâmıyla müsemmâ olmasının aslı, cümle kıbâbları ve bir tabaka
minâresi
tâcı cümle yeşil Kâşî çîn(i) ile mestûr olup zümrüd-i üstüvân gibi âfitâb şu‘le …
Der-sitâyiş-i Câmi‘-i Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Bâyezîd Hân : Bu câmi‘ Yeşil İmâret nâmiyle meşhûr bir câmi‘-i pür-nûrdur. Bursa'nın cânib-i şarkîsinde Gökdere aşırı bir mürtefi‘ püşte üzre bir câmi‘-i musanna‘dır kim cemî‘î der-i dîvârları ser-â-pâ beyâz mermer-i hamdır ve iki kubbelidir. Tûlen yüz sekiz ayak ve arzan seksen ayakdır. İçinde aslâ sütûnlar yokdur. Mihrâb ve minberin ta‘rîf ve tavsîf edersek acz lâzım gelir. Zîrâ ol mihrâbda olan hayâl-pesend nakş-ı Hıtâyîleri kerrûbiyân-ı eflâk bir direfş-i pâk urmağa kâdir değildir. Ve ancak bir kıble kapusu var kim bu kapunun yemîn [u] yesârında, tâ tâk-i âlîsine çıkınca kat-ender-kat girih girih zîh zîh girişme ve islimî ve rûmîler ve zülf-i niğâr-ı pür-kâr nakşları olunmuşdur kim Behzâd ve Licân-i Hitâyî kâğıd üzre mû kalemle tahrîr etmeğe kâdir [de]gillerdir. Ammâ bu üstâd-ı mermer-bür bu kapuya kâmil üç yıl mermer-i hâm üzre direfş pîşe urup yed-i tûlâsın ayân edüp sâhib-i binâ Mehemmed Hân'dan üç senede kırk bin altun alup "Yeşil İmâret kapusu kırk bin altuna olmuşdur" deyü dâsitân-ı dûstândır. Hakkâ kim seyyâhân-ı berr [u] bihâr mâbeyninde memdûh-ı âlem bir bâb-ı mu‘allâ-yı müsellemdir. Bu câmi‘-i behişt-âsâda ibret-nümâ zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar etmişlerdir kim ehl-i vasf anın midhatinde âciz ü kâsırdır. Netîce-i kelâm, bu câmi‘ bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb üzre tarh olunmuşdur kim hüsn cihetinde ve letâfeti yüzünde vech-i arzda böyle bir kâr-ı insân binâ olunmamışdır. Hülâsa-i kelâm, hüsn [u] letâfeti ve kâr [u] zerâfeti hadd-i vasfdan hâric ve beyândan âricdir. Yeşil Câmi‘ nâmıyla müsemmâ olmasının aslı, cümle kıbâbları ve bir tabaka minâresi tâcı cümle yeşil Kâşî çîn(i) ile mestûr olup zümrüd-i üstüvân gibi âfitâb şu‘lesinden şa‘şa‘a urur, anınçün Yeşil İmâret derler. Taşra hareminde çınar-ı müntehâlar ile müzeyyen bir câmi‘dir. Manzûrumuz olduğu üzre şehr-i Bursa içre böyle münakkaş câmi‘ yokdur. Seyyâhların takrîrleri üzre, "Gayrı diyârlarda dahi böyle dâr-ı Hudâ görmedik" derler. Vesselâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 224b ·
metinde göster ·
… harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. Ve bir şerîfeli bir tabaka
minâresi
vardır. Ol dahi gâyet mevzûn minâre-i âlîdir. Bu câmi‘in cânib [ü] etrâfında ây …
lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi'de yetmiş aded hüsn-i hatt ile kelâm-ı İzzet'ler var kim her biri birer Mısır hazînesi değer, ammâ cümleden mihrâbın sol tarafında Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla olan kelâm-ı İzzet bir diyârda yokdur. Meğer Sultân Ahmed Câmi‘i'nde ola. Ve kıble kapusunun iki yanında taşra sofalarında altı aded sütun-ı gûnâ-gûnlar üzre altı âded kubbe ve bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve haremi, câmi‘-i selâtîn-misâl bir harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. Ve bir şerîfeli bir tabaka minâresi vardır. Ol dahi gâyet mevzûn minâre-i âlîdir. Bu câmi‘in cânib [ü] etrâfında âyende vü revendeye mihmân olmağ içün bir mihmân-sarây var kim üç bin âdem ve iki bin at alır kârbân-sarâydır. Ve başka develiği vardır. Ve cemî‘î müsâfirîn ve mücâvirîn içün bir dârü't-ta‘âmı vardır kim mâh u sâl pîr u civâna ve ricâl u nisvâna ni‘meti mebzûl olduğundan mâ‘ada ile'l-ân her şeb ba‘de'l-ışâ mihmân-sarâyda sâkin olanlara bakır sinilerle her ocak başına birer sini çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve her ocağa birer şem‘-i revgân ve her at ve katır ve deve ve hımâr başına birer tobra yem, cânib-i vakfdan mihmândârlar getirüp hizmet ederler. Böyle bir hayrât-ı kavîdir. Ve bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf rûşen ve rûşenâ hammâmı vardır. Bu zikr olunan imâretlerin cümlesi serâpâ kurşum ile mestûr hayrât-ı azîmlerdir. Bunlardan gayrı sağîr ü kebîr kırk bir hânı ve yüz seksen dükkânı vardır. {Bu cümle şîrîn-kârlığ Mi‘mâr Sinân sun‘ıdır} ve çârsû içinde (---) câmi‘i sâdece binâ-yı kadîmdir. Ve cümle hâneleri kırmızı kiremit örtülüdür. Suları cümle kuyulardır. Ser-i kûh üzre olmağıla hevâsı latîfdir. Ammâ suyu sakîlcedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b–277a ·
metinde göster ·
… le kapusu gâyet musanna‘dır. Târîhi "Hurrem binâ", sene 893 vâki‘ olmuşdur. İki
minâresi
ve bir haremi var. Etrâfı soffalar ve gûnâ-gûn amûdlar üzre kıbâblardır ve hare …
Der-beyân-ı cevâmî‘-i Amasiyye: Cümle iki yüz kırk mihrâbdır. Evvelâ Câmi‘-i Sultân Bâyezîd-i Velî: İbtidâ hükûmeti, âlem-i şehzâdeliğinde Tarabefzûn'dur, andan bu Amasiyye'dir. Bundan der-i devlete gidüp pederi Ebü'l-feth Mehemmed Hân Üsküdar kurbunda Mâldepe'de merhûm oldukda müstakil pâdişâh olup Amasiyye'de pâdişâh oldum deyü Amasiyye halkını cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [ve] müsellem edüp bu câmi‘i binâ etdi. Ammâ latîf câmi‘dir. Tûlen ve arzen yüzer ayakdır. Mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahfili gâyet musanna‘dır ve yekpâre bir kubbe-i nîl-gûndur. Lâkin ol kadar büyük değildir. Cânib-i edvârında sâ’ir selâtîn cevâmi‘leri gibi kanâdiller zeyn edecek soffası vardır. Cânib-i erba‘asında revzenleri üzre münevver câmi‘leri vardır. Kıble kapusu gâyet musanna‘dır. Târîhi "Hurrem binâ", sene 893 vâki‘ olmuşdur. İki minâresi ve bir haremi var. Etrâfı soffalar ve gûnâ-gûn amûdlar üzre kıbâblardır ve hareminin vasatında bir musanna‘ âbdest havzı vardır. Ve taşra haremi içre çınâr-ı müntehâlar eyle zeyn olmuşdur kim evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… er bi't-tamâm endâmlarıyla bu câmi‘de hücre içre tabutlarında durur. Bu câmi‘in
minâresi
tahtadır. Ve Fethiyye Câmi‘i; kiliseden bozma, minâresizdir. Ve Yorguç Paşa Câm …
Ve kal‘a tarafında Şamlar Mahallesinde Miskînlere karîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i; kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli ve haremi serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kurşumlu kubbeli ve bir minârelidir. Ve Hızır-İlyas Câmi‘i; Çilehânededir. Âsitâne-i azîm ve kurşumludur ve Mahkeme Câmi‘i; tahta örtülüdür. Cümle kadîdler bi't-tamâm endâmlarıyla bu câmi‘de hücre içre tabutlarında durur. Bu câmi‘in minâresi tahtadır. Ve Fethiyye Câmi‘i; kiliseden bozma, minâresizdir. Ve Yorguç Paşa Câmi‘i; Çelebi Sultân Mehemmed vezîridir. Ve Gökmedrese Câmi‘i; kurşumlu ve minâresizdir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… m câmi‘-i Fâtih'dir. Ammâ bir gûne surâhî ve serâmed ve rakîk ü mevzûn bir tula
minâresi
var kim cihânda misli yokdur, derler. Şerîfesinin etrâfı demir kafesdir.
Andan Câmi‘-i Melik Gâzî beş altı kademe taş nerdübân ile inilir bir tûlânîce vâki‘ olmuş bir câmi‘-i kadimdir kim câmi‘-i Fâtih'dir. Ammâ bir gûne surâhî ve serâmed ve rakîk ü mevzûn bir tula minâresi var kim cihânda misli yokdur, derler. Şerîfesinin etrâfı demir kafesdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283a ·
metinde göster ·
… ükûn dâmeninde bir ma‘mûr ve âbâdân kurâdır kim gûyâ bir şehr-i azîmdir. On bir
minâresi
nümâyân idi. Ammâ bu hakîr sehl müşevveşü'l-hâl olmağıla bu kendi bir hoş temâş …
Kend-i Sükûn: Nahşıvân hudûdunda kûh-ı Sükûn dâmeninde bir ma‘mûr ve âbâdân kurâdır kim gûyâ bir şehr-i azîmdir. On bir minâresi nümâyân idi. Ammâ bu hakîr sehl müşevveşü'l-hâl olmağıla bu kendi bir hoş temâşâ edemeyüp atımıza süvâr olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294a ·
metinde göster ·
… âşî-yi çindir. Ve mihrâbının cîri müşk-i amber-i hâm ile tahmîr olunmuşdur. Bir
minâresi
serâpâ Kâşî mînâ ile mebnî ancak bî-bedel bir minâre-i âlîdir.
Evvelâ cümleden câmi‘-i atîk Zübeyde Hâtûn Câmi‘i: Tarz-ı kadîm ve ma‘bedhane-i azîm olup kubbesi ve cümle der-i dîvârları Kâşî-yi çindir. Ve mihrâbının cîri müşk-i amber-i hâm ile tahmîr olunmuşdur. Bir minâresi serâpâ Kâşî mînâ ile mebnî ancak bî-bedel bir minâre-i âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 298b ·
metinde göster ·
… sütür olmuş yetmiş aded hâne-i atîkler vardır. Ancak bir Haydar Şâh Câmi‘i var,
minâresi
yokdur. Bu kal‘ada hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan nişân yokdur. Lâkîn deryâ …
Derûn-ı kal‘ada ancak hâk-ı pâk ile sütür olmuş yetmiş aded hâne-i atîkler vardır. Ancak bir Haydar Şâh Câmi‘i var, minâresi yokdur. Bu kal‘ada hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan nişân yokdur. Lâkîn deryâ kenârında rıbât-ı azîminde bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı şâhîli şehr-i ma‘mûrdur kim cânib-i sülâsî sûr-ı kavî ile mebnîdir. Üç kapusu vardır, cânib-i şimâle Gîlân kapusu, cânib-i kıbleye Bâbü'l-ebvâb kal‘ası kapusu, cânib-i garba leb-i deryâda Limân kapusu. Ve bu rıbât içre yedi pes-pâye minâreler zâhirdir kim isimleri ma‘lûmım değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314a ·
metinde göster ·
… İrân-zemînin bir sarâyında yokdur. Ve bu sarâya muttasıl bir câmi‘-i kebîr var.
Minâresi
münhedim olmuşdur. Bu dahi ibret-nümâ bir câmi‘-i ra‘nâdır. Ve bu câmi‘ kurbund …
Ve derûn-ı kal‘ada olan imâretleri beyân eder: Evvelâ kal‘anın cümle dîvârında olan taşları cümle fil cüssesi kadar çâr-kûşe taşlardır kim hâlâ zamânemiz benî Âdemleri ol taşın bir dânesin elli âdem ilm-i cerr-i eskâl ile kaldırmağa kâdir değillerdir. Ve derûn-ı kal‘ada cümle hak-i pâk ile mestûr bâğ u bâğçesiz bin iki yüz hâne-i tarz-ı kadîmdir. Lâkin kal‘anın cenûb tarafındaki dîvâra muttasıl bir sarây-ı azîm vardır kim bunda olan ilm-i hendese üzre mi‘mâr-ı bennâ hurdekârlığı İrân-zemînin bir sarâyında yokdur. Ve bu sarâya muttasıl bir câmi‘-i kebîr var. Minâresi münhedim olmuşdur. Bu dahi ibret-nümâ bir câmi‘-i ra‘nâdır. Ve bu câmi‘ kurbunda âb [u] hevâsı latîf bir hammâmı vardır. Osmânlı tarzı binâ olunmuş ammâ bânisi ma‘lûm değildir. Ve bir çeşme-i âb-ı hayâtı var. Ve cânib-i şarka mekşûf Kayık kapusu kurbunda Özdemiroğlu câmi‘i ve hânları ve dükkânları vardır. 317b Ve kal‘adan taşra bir varoş-ı müzeyyeni vardır. Cümle bin mikdârı hâne-i zîbâlardır. Cânib-i selâsında bâğ u bâğçesi çokdur ammâ dârü'l-it‘âmı, imâreti yokdur. Câmi‘ ve hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârı çokdur. Gûnâ-gûn ehl-i sanâyi‘i vardır. Ammâ ekseriyyâ halkı gûnâ-gûn ibrişim mebrûm edüp kifâflanırlar. Ve câ-be-câ Kumuk halkının çoğu göbe gerevge zırh düzerler. Ekseriyyâ cümle halkı Sünnî ve Şâfi‘î-mezheblerdir. Muhteşem ve sâhib-i dârât ankâ kimesneleri yokdur. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesi çokdur. Zirâ İbn Havkal (?) kavli üzre on sekizinci ıklîm-i örfiyyedendir. Ammâ yedinci iklîm-i hakîkînın ıklîm-i hâmisi vasatında ve bahr-i Haraz kenarında vâkı‘ olmağıla hevâsı sevâhile karîbdir. Anınçün mahbûb ve mahbûbesi memdûhdır. Arz-ı beledî (---) ve tûl-ı nehârî on yedi sâ‘at ve yedi derece ve iki dakîkadır. Karşu cânibi deryâ aşrı garb tarafına Moskov hükmünde üç yüz mil ba‘îd Heşdek ve Kazan ve Alatar vilâyetleridir, dahi anların mâverâsı Deşt-i Kıpçak ve Heyhât sahrâlarıdır kim hâlâ ol sahrâ-yı ferah-fezâlara yigirmi sâldir kim Kılmah Tatarlarından Taysı Şâh ve Moyoncak Hân ve Koba Kalmah Hân beşer altışar kerre yüz bin kavm ile sahrâ-yı Heyhât'da konup göçerler. Ba‘zı sene tâ Kırım diyârına ılgar edüp şebhûn salanlar Azak kal‘ası kurbunda Gügümlü Suyu kenarında Mısır'dan ma‘zûl Gürcî Mustafâ Paşa'yı şehîd etdiler. Bu mezkur Kalmak küffârlarıdır. Gerçi küfr [ü] dalâlet ve dîn [ü] diyânet nedir bilmezler, ammâ böyle bir behâ’im makûlesi bâğî ve dağî sahrâ-nişîn mahlûk-ı pîl-tenlerdir. Ekser evkâtda bâzârlığa Bahr-i Haraz kenarında Moskov'un Kazan ve Heşdek şehirlerine gelüp emân ile yağların fürûht edüp niçeleri Moskov tüccârlarıyla gemilere süvâr olup bu Demirkapu'ya gelmeğe başladılar. Ve bu Demirkapu bender-i iskele olmağıla ta Çîn [u] Mâçîn'den ve Hıtâ vü Hoten'den ve Fağfûr u Moskov diyârlarından her sene niçe bin keştî gelüp azîm gümrük hâsıl olur. Al-i Osmân hükmünde iken iskelesinden ve eyâlet-i Şirvân'dan senevî iki yüz kırk yedi yük akçe tahsîl olup cümle nökerlerine ve eyâlet-i Şirvân'da yedi sancak sultânlarına ve sulh [u] salâh içün Dağıstân pâdişâhına hâslar ve ulûfeler verilir. Hâlâ bu nizâm [u] intizâmı Özdemiroğlu Osmân Paşa fethinde Dal Mehemmed Efendi tahrîri üzre zabt edüp adâlet ederler. Hâlâ ol tahrîr üzre eyâlet-i Şirvân yetmiş kazâdır ve yedi hânlık ve on iki sultânlıkdır. Ammâ Osmân Paşa tahrîri üzre timar ve ze‘âmet yokdur, ammâ sultânların ve gayrı hâkimlerin hâslarına vaz‘-ı yed olmayup gâyetü'l-gâye ma‘mûr u âbâdân diyâr-ı Şirvândır. "Allahu Te‘âlâ yine Âl-i Osmân'a müyesser ide" deyü cümle ahâlîsi du‘â ederler. Hattâ biz bu Demirkapu'da iken Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından bir Gökdolak çaşıt hâna gelüp eydür: "Hânım! Geçen sene Osmânlı Akdeniz içinde cezîre-i Girid'de Yûsuf Paşa nâm serdâr eliyle Hanya derler nâm bu kal‘a-yı benâmı alup asker koyup feth-i meserreti haberi Kayser Şâha gelüp azîm şâdmânlar oldu. Ve İbrâhîm Hânlarının Şehzâde Mehemmed nâm evlâdı dünyâya gelüp yine azîm şâdmânîler olup yedi gün yedi gice azîm çerâğân-ı Kayser-zemîn oldu" deyince kızılbaşlar hazzitmeyüp Şirvân [ve] Şamâkî ve Gîlânî sünnîler zevk [u] safâ edüp raks etdiler. Zîrâ Âl-i Osmân'ın bir yeşil alem-i Resûlullah'ıyla bir serdâr-ı mu‘azzam gelmesine muntazırlardır. Allah müyesser eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 317a–317b ·
metinde göster ·
… cibiz ile mestûrdur. Bu şehr içre kurşumlu imâret yokdur. Ve bu câmi‘-i latîfin
minâresi
münhedim olmuşdur.
Evvelâ yukarı kal‘ada Selîm Hân-ı Evvel Câmi‘i: Kâr-ı ma‘bed-i kadîm olup toprak ve cibiz ile mestûrdur. Bu şehr içre kurşumlu imâret yokdur. Ve bu câmi‘-i latîfin minâresi münhedim olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 321b ·
metinde göster ·
… usundan içeri Beğ Câmi‘i, gâyet câmi‘-i kebîr ve tarz-ı kadîmdir. Ve bir kârgîr
minâresi
var. Bundan mâ‘adâ tahta minâreler ve minâresiz mesâcidlerdir. Ve bu kal‘a gerç …
Ve bu iç kal‘ada cümle on bir mihrâbdır, üçü câmi‘dir. Kal‘a kapusundan içeri Beğ Câmi‘i, gâyet câmi‘-i kebîr ve tarz-ı kadîmdir. Ve bir kârgîr minâresi var. Bundan mâ‘adâ tahta minâreler ve minâresiz mesâcidlerdir. Ve bu kal‘a gerçi yalçın kaya üzre vâkî‘ olmuşdur ammâ evleri bir düz vâsi‘ ve musattah taşlı yerlerdir. Ve bu kal‘anın şimâlinde Şehîdler kullesi üzre sağîr ü kebîr otuz iki aded topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340a ·
metinde göster ·
… adar imâr olmayup üç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir câmi‘i harâb meydânda bir
minâresi
kalmış ve bir hammâm ve üç hân ve yedi mekteb-i sıbyân ve evleri kiremitli ve t …
Aslında ismi Genve'dir. İzmit kal‘asın binâ eden İskender'in akrabâlarından Genve nâm kral-i fertûte-avretin koyunları çobanlarıyçün binâ olunmuş bir küçük kal‘adır. Ol kralenin ismiyle müsemmâ Genve'den galat-ı meşhûr Geyve derler. Sene 712 târîhinde Osmân Gâzî fethidir. (---) Sancağı hâkinde yüz elli akçe şerîf kazâ olup nehr-i Sakarya üzre Bâyezîd-i Velî'nin ağreb u garâ’ibden (---) göz cisr-i azîminin hâlâ evkâfıdır. Bu kantara-i ibret-nümâ dahi Devlet-i Âl-i Osmân'da ma‘rûf-ı âfâk bir cisr-i azîmdir. Zamân-ı kadîmde bu Geyve, şehr-i azîm idi. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında nehr-i Sakarya tuğyân üzre gelüp bu şehri gark edüp yine imâr oldu. Ammâ deryâda katre ve güneşde zerre kadar imâr olmayup üç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir câmi‘i harâb meydânda bir minâresi kalmış ve bir hammâm ve üç hân ve yedi mekteb-i sıbyân ve evleri kiremitli ve tahta örtülü nehr-i Sakarya'dan bir ok menzili ba‘îd imâr olmadadır. Ammâ bir kiremitli mu‘azzam hânı var ve hân cenbinde yigirmi kadar dükkânı ve bâğı ve bâğçesi firâvân olduğundan üzüm turşusu ve Sakarya kenarı kavunu meşhûrdur. İki kavunu bir ata yükledirler, gâyet iri ve lezîz kavunu olur. Geyve cisri kenarında sâfî besâtinlerdir. Bu cisrin altından cereyân eden nehr-i Sakarya'nın ibtidâ tulû‘ı (---)(---)(---) dağlarından hurûc edüp andan şehrin bâzârı kurbundan ubûr edüp niçe büldân ve kurâları reyy ederek bu İzmit sancağından geçüp Kocaili sancağında İrva nâm kasabada Karadeniz'e mahlût olur. Bu kasabada sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve evkâf mütevellîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a ·
metinde göster ·
… imiş. Hârûnu'r-Reşîd fethinde deyrden vely edüp ma‘bedgâh-ı müslimîn olup hâlâ
minâresi
nâkûs-ı erganûn hâneleridir kim temâşâgâh minâre-i âlîdir. Ve Ak câmi‘ bu dahi …
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Urfa: Cümle yigirmi iki mihrâbdır. Evvelâ iç kal‘ada ma‘bed-i kadîm minâresiz (---) câmi‘i ve paşa sarâyı kurbunda cemâ‘at-i kesîreye mâlik Kızıl câmi‘ tâ asr-ı Nemrûd'dan beri deyr-i kadîm imiş. Hârûnu'r-Reşîd fethinde deyrden vely edüp ma‘bedgâh-ı müslimîn olup hâlâ minâresi nâkûs-ı erganûn hâneleridir kim temâşâgâh minâre-i âlîdir. Ve Ak câmi‘ bu dahi ma‘bed-i kadîmdir. Ve Hazret-i İbrâhîm Halîl câmi‘i. İbtidâ bânîsi Me’mûn Halîfe'dir ve Bâzâr câmi‘i cemâ‘atı çokdur. Ve Sultân Hasan câmi‘i, bu dahi ma‘mûr câmi‘dir. Ve Nâr-ı tecellî câmi‘i ve Câygirli câmi‘i ve Ahaveyn câmi‘i ya‘ni iki Karındaş câmi‘i ma‘mûrdur. Ve Tabahâne câmi‘i.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
… med tula minâreye mâlikdir kim nazîri meğer Nîkhisâr şehrinde Melik Gâzî câmi‘i
minâresi
ola ve Kayseriyye şehrinde bundan kebîr ü kadîm câmi‘ yokdur. Cümle kârgîr binâ …
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Kayseriyye: Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümle câmi‘den kadîm Câmi‘-i Ebî Mehemmed ibn Tâlib. Müstecâbü'd-da‘ve ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcât bir câmi‘i ibret-nümâ-yı imârâtdır kim dillerle ta‘bîr ü tavsîf olunmaz bir câmi‘i pür-envârdır. Efvâh-ı nâsda Ulucâmi‘ derler. Bir ser-âmed tula minâreye mâlikdir kim nazîri meğer Nîkhisâr şehrinde Melik Gâzî câmi‘i minâresi ola ve Kayseriyye şehrinde bundan kebîr ü kadîm câmi‘ yokdur. Cümle kârgîr binâ-yı kavîdir. Cümle sutûhları (---) ile mastûrdur ve haremi serâpâ bîd-i ser-nigûn ve bîd-i sultânî dırahtlarıyla müzeyyendir. Bu câmi‘e Boyacı kapusu ve Kadı hammâmı yakındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64a ·
metinde göster ·
Evvelâ çârsû kurbunda câmi‘-i atîk-i Sultân Alâ’eddîn'indir. Cümle câmi‘lerden büyükdür, ammâ minâresi yokdur. Ve Gözlüzâde câmi‘i Adanalı Ramazânoğlu vakfıdır. Lâkin Kal‘a câmi‘i nâmıyla meşhûr bir minâreli câmi‘-i pür-nûr-ı Bor'dur. Ve Şehîd Mehemmed Paşa câmi‘i ya‘nî Sokullu Vezîr câmi‘i çârsû içinde fevkânî bir câmi‘-i nûrânîdir kim altında serâpâ altmış aded ârâste dükkânlı ve minâreli ve kurşumlu câm‘i-i rûşendir ve Çayırlı câmi‘i Hacı Mahmûd mahallesinde bir minâreli câmi‘dir ve Orta mahalle câmi‘i tahta minârelidir. Ve Sufiyân mahallesi câmi‘i minâresizdir. Bunlardan mâ‘adâ kırk altı aded mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 69a ·
metinde göster ·
… yak bir câmi‘i atîkdir. Sene (---) târîhinde Sultân Kılıç Arslan binâsıdır. Bir
minâresi
var. Cümle türâb ile mestûr binâ-yı ma‘mûrdur, lâkin derûn-ı câmi‘de ne mikdâr …
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı şehr-i Sivas: Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ aşağı varoşda Ulucâmi‘ bezzâzistân kurbunda tûlen ve arzen ikişer yüz ayak bir câmi‘i atîkdir. Sene (---) târîhinde Sultân Kılıç Arslan binâsıdır. Bir minâresi var. Cümle türâb ile mestûr binâ-yı ma‘mûrdur, lâkin derûn-ı câmi‘de ne mikdâr amûd üzre mebnî olduğu ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75a ·
metinde göster ·
… ma‘bedgâh-ı kadîm ve müstecâbü'd-da‘ve mescidgâhdır. Bir musanna‘ tarz-ı kadîm
minâresi
vardır ve Meydân câmi‘i ve Sâre Hatun câmi‘i minâresizdir ve Arslanlı câmi‘i ve …
Der-sitâyiş-i cevâmi‘hâ-yı Harput : Evvelâ İçkal‘a câmi‘i minâresizdir ve Ulucâmi‘ hakkâ ki cümleden büyük câmi‘dir. Ve cümleden ma‘bedgâh-ı kadîm ve müstecâbü'd-da‘ve mescidgâhdır. Bir musanna‘ tarz-ı kadîm minâresi vardır ve Meydân câmi‘i ve Sâre Hatun câmi‘i minâresizdir ve Arslanlı câmi‘i ve Zuhriyye câmi‘i medresesi vardır ve Azâr Hatun câmi‘i ve Vâsûdiye câmi‘i ve Ağa câmi‘i nâzik minâreli câmi‘-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83a ·
metinde göster ·
… arı var kim gûyâ her biri birer yegâne-i asrdır. Bu câmi‘in bir tabaka-i mevzûn
minâresi
var kim sihr-i helâldir. {Süleymân Hân câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân ibn …
Evvelâ şehrin derûnunda cemâ‘at-ı kesîreden ârâm bulunmaz bir mesîregâh, ma‘bedgâh [ve] teferrücgâhdır. Ve taşra haremli fıskiye ve havz-ı şadırvânlı niçe yüz çınar ve serv-i ar‘ar ve kestâne ve şecere-i tayyibeler ile sâyedâr olmuş bir harem-i muhteremdir kim cemî‘i âyende vü revendegân ve cemâ‘at-ı müslimân anda tâ‘at-ı Sübhân edüp hamd-i Yezdân ederler. Sayf [u] şitâda bu harem içre aslâ şems-i âteş-tâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez. Bu harem-i azîmin cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyânlar ve dahi fevkında kâse-i nilgûn-vâr kıbâb-ı ser-nigûnların her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Ve derûn-ı câmi‘ eyle müzeyyen ü musanna‘dır kim diyâr-ı Âl-i Osmân'da buna mânend bir vüzerâ câmi‘i yokdur. Meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de Zâl Paşa câmi‘i ve Silivrikapusunun iç yüzünde Süleymân Hân'ın Tavâşî İbrâhîm Paşa câmi‘i ola. Ammâ bu Burgaz câmi‘i anlardan musanna‘ ve şîrîn-kâr câmi‘-i pür-envârdır. Kubbe-i âlîsi eflâke ser çekmiş kubbe-i nüh-tâkdır. Kıble tarafında bir nîm kubbe-i eflâkdir. Kubbe-i kebîrinin etrâfında kanâdiller çerâğân edecek tabakalar ile ârâste ve mü’ezzinân mahâfili ve maksûreler ile pîrâste olmuşdur. Ve minber [ü] mihrâbının ve cânib-i erba‘asında olan revzenlerinin midhatinde meddâhân-ı Rûm âciz-mânde olmuşlardır. Ve bunda olan ibret-nümâ-yı nakş-ı bukalemun-ı ibret-nümûn câm, billûr, necef ve moran-ı gûnân derûn-ı câmi‘e ziyâ verdikde Arapça âyeti nûrun alâ nûr tilâvet olunur. Zîrâ bu câmi‘in etrâf-ı cevânibinde ibret-nümâ kelâm-ı şerîfler var kim her biri Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abbâs-ı Mürsî ve Şeyh Bâyezîdî ve Abdullah Kırımî ve Ahmed Karahisârî ve Hasan Çelebi ve Dede Mehemmed Çelebi Kelâm-ı izzetleri var kim İslâmbol'da Sultân Ahmed câmi‘i'nde yokdur. Meğer Medîne-i Ravza-i Mutahhara'da ola. Ve hoş-âvâz hamele-i Kur’ân, e’imme-i hutebâsı ve mü’ezzinânları var kim gûyâ her biri birer yegâne-i asrdır. Bu câmi‘in bir tabaka-i mevzûn minâresi var kim sihr-i helâldir. {Süleymân Hân câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân binâ edüp ol} Üstâd-ı bennâ yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107b ·
metinde göster ·
… a Hacı Kâsım mescidi, kurşumludur ve kâr-ı kadîm mescid-i musanna‘dır. Bir tula
minâresi
var kim vâcibü's-seyrdir. Kapusu üzre târîhi budur:
Bu tahrir olunan cevâmi‘lerden mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir. Cümleden mükellef ve müzeyyen câmi‘ olmağa layık Paşa sarâyı kurbunda Hacı Kâsım mescidi, kurşumludur ve kâr-ı kadîm mescid-i musanna‘dır. Bir tula minâresi var kim vâcibü's-seyrdir. Kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 114a ·
metinde göster ·
… minberi tarz-ı kadîmdir. Eyle musannâ‘ değildir. Ve cânib-i yemîninde ancak bir
minâresi
vardır. Ve gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Velî mertebesinde sâhib-i vera‘ b …
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden Ulucâmi‘ âsitâne-i Sarı Saltık Sultân'a muttasıl bir câmi‘-i kebîrdir kim vasfında lisân kâsırdır. Sene (---) târîhinde bizzât Sultân Bâyezîd-i Velî fethi olmağıla bu câmi‘-i pür-envârı anlar binâ etmişdir. Çâr-kûşe kârgîr dîvâr üzre yine çâr-kûşe tahta kubbe üzre rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûr-ı pür-nûrdur. İki yan ve bir kıble kapusu vardır. Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca tûlen ve arzen yüz seksener ayakdır. Derûn-ı câmi‘de cümle (---) aded amûdlar üzre nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn tavan-ı gülgûndur. Ammâ mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Eyle musannâ‘ değildir. Ve cânib-i yemîninde ancak bir minâresi vardır. Ve gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Velî mertebesinde sâhib-i vera‘ bir imâmı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127a ·
metinde göster ·
… ded dükkânı ve üç mekteb-i sıbyânı vardır. Cümle halk Tatar kavmidir. Câmi‘inin
minâresi
tahta örtülü sivri kubbenin alemi yerinde evc-i semâya münkalib olmuş binâ bir …
Babadağı hükmü nâhiyesinde bir vâsi‘ vâdîde bin aded hâneli müselmân rabtasıdır. Şındıra tahta örtülü bir câmi‘i ve iki hânı var, gayri imâreti yokdur. Ancak on aded dükkânı ve üç mekteb-i sıbyânı vardır. Cümle halk Tatar kavmidir. Câmi‘inin minâresi tahta örtülü sivri kubbenin alemi yerinde evc-i semâya münkalib olmuş binâ bir tahta minâreli câmi‘-i ibret-nümâdır kim bu gûne minâre-i musanna‘ bir diyârda görülmüş değildir. Ve minâre şerîfesi ve külâhı bir gûne şîrîn kârlı vâcibü's-seyr şerîfe-i bang-ı Muhammedî mahallidir. Andan yine cânib-i cenûba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129b ·
metinde göster ·
… ûndur. Ve bir nâzik Kâşi sebz-gûn-i ibretnümûn serâmed-i bî-hemetâ bir şerîfeli
minâresi
vardır. Kıble kapusu üzre târîhi celî hat ile böyle tahrîr olunmuşdur.
Şehâbeddîn Paşa câmi‘i: Sultân (---) vüzerâlarındandır. Bu dahi çârsû içinde izdihâm mahallinde olmak ile şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Derûn-ı câmi‘ gâyet musanna‘dır. Mihrâbı ve minberi ibret-nümâ-yı bukalemûndur. Ve bir nâzik Kâşi sebz-gûn-i ibretnümûn serâmed-i bî-hemetâ bir şerîfeli minâresi vardır. Kıble kapusu üzre târîhi celî hat ile böyle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134b ·
metinde göster ·