… e bir âdem silâhıyla komazlar. Gerçi küçük hisâr-ı üstüvârdır, ammâ sa‘bdır. Ve
minâresinde
bir çan sâ‘ati var.
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Tuna kenârında ve şimâl cânibi nehr-i Vulko sâhilinde bir bayır üzre tula binâ bir Şeddâdî küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde dizdâr evinden ve Süleymân Hâ[n] câmi‘i ve anbârı ve cebehânesinden gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Câmi‘in minâresi tahtadır. Altı aded serâmed kulleleri var, cümle şindire tahta örtülüdür. Cânib-i mağribe nâzır bir küçük demir kapusu var. Andan içeri taşra kal‘asıdır. Kırk elli aded hurde neferât hücreleri var, ammâ iç kulleye bir âdem silâhıyla komazlar. Gerçi küçük hisâr-ı üstüvârdır, ammâ sa‘bdır. Ve minâresinde bir çan sâ‘ati var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
… r. Allâhu a‘lem bu iki câmi‘ bir üstâd işi olması mübeyyendir, lâkin bu câmi‘in
minâresinde
bir büyük çanlı sâ‘at var kim sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunur. Cümle şeh …
Fethiyye câmi‘i: (---)(---)(---) dir. Bu câmi‘ dahi kadîm-i evvelde deyr-i musanna‘ imiş. (---)(---)(---) câmi‘ imiş, ammâ bu dahi Süleymâniyye câmi‘ine müşâbih tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l bir câmi‘-i beyz-âsâ ma‘bedgâh-ı münevverdir. Allâhu a‘lem bu iki câmi‘ bir üstâd işi olması mübeyyendir, lâkin bu câmi‘in minâresinde bir büyük çanlı sâ‘at var kim sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunur. Cümle şehir câmi‘leri bu sâ‘ate amel edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunur, dakîka fevt etmez bir dürüst sâ‘at-i Alaman'dır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83a ·
metinde göster ·
Hemân Cenâb-ı İzzet'den bu âyet-i Tevrât, Kur’ân'da dahi vardır, nâzil olup Mûsâ Kelîmullâh emr-i Hak ile elindeki asâyı bir küçük taşa darb edince bi-emrillâh ol taşdan yedi yerden uyûnlar cereyân edüp cemî‘i ümmetleri ve devâbbâtları def‘-i atşân edüp yine ol taşı tobraya koyup bilelerince gezdirirlerdi. Hîn-i ihtiyâcda yine asâyile ol taşı ururlardı âb-ı hayât mâ çıkardı. Hâlâ ol seng-i asfer şâm-ı şerîf'de Hazret-i Îsâ minâresinde makâm-ı Hazret-i Îsâ'da dîvâr içre mebnîdir. Cümle züvvâr bu taşa Cenâb-ı Bârî'nin nazarı ta‘allûk etmişdir, deyü destlerin sürüp yüzlerine sürerler. Hemân i‘tikâd lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218b ·
metinde göster ·
bulunup Hazret-i Îsâ babasız halk olundu, Hazret-i Âdem türâbdan halk olunup mü …
Âhir zamânda şerî‘at-i Muhammedî üzre âsumândan nâzil olup şâm-ı şerîfde câmi‘-i Ümeyye'nin minâresinde bulunup Hazret-i Îsâ babasız halk olundu, Hazret-i Âdem türâbdan halk olunup müfessirîn Y 226a ikisin de bir sûretde idi deyü bu âyet-i şerîf ile istidlâl ederler. Âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y225b–Y226a ·
metinde göster ·
tilâvet olunur. Temcîd-i sânî yine bu Bâb-ı Umre minâresinde kırâ’at olunur. Kâ …
Ammâ temcîd-i evvel Bâb-ı Selâm minâresinde tilâvet olunur. Temcîd-i sânî yine bu Bâb-ı Umre minâresinde kırâ’at olunur. Kâmil üç sâ‘at-i nücûmî her minârenin tabakalarında mü’ezzinler birbirine hasmâne bülend âvâz-ı sûzinâk ile "Es-salâtü ve's-selâmü aleyke yâ Resûlallâh" deyü tarzıyye ve tasliye-i gûnâ-gûn ederler kim bir tarziyye-i Resûlü eden mü’ezzin ve gayri mü’ezzin bir dahi ol tarz üzre evsâf-ı Resûl etmeyüp gayri mükerrer medh-i Resûl ederler. Tâ ale's-sabâha dek de’bleri budur. Zîrâ fusahâ-yı bülegâ-yı Mekke meşhûrdur. Anıniçün minârelerde gûnâ-gûn "Es-salâtü ve's-selâmü aleyke yâ Rahmeten li'l-âlemîn ve yâ Şefî‘a'l-müznibîn" deyü bunun emsâli niçe bin emdâh-ı Nebî ederler. İstimâ‘ eden âşıkân-ı sâdıkân-ı Muhammedî zevk [ü] safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338a ·
metinde göster ·
… evvel Bâb-ı Selâm minâresinde tilâvet olunur. Temcîd-i sânî yine bu Bâb-ı Umre
minâresinde
kırâ’at olunur. Kâmil üç sâ‘at-i nücûmî her minârenin tabakalarında mü’ezzinler …
Ammâ temcîd-i evvel Bâb-ı Selâm minâresinde tilâvet olunur. Temcîd-i sânî yine bu Bâb-ı Umre minâresinde kırâ’at olunur. Kâmil üç sâ‘at-i nücûmî her minârenin tabakalarında mü’ezzinler birbirine hasmâne bülend âvâz-ı sûzinâk ile "Es-salâtü ve's-selâmü aleyke yâ Resûlallâh" deyü tarzıyye ve tasliye-i gûnâ-gûn ederler kim bir tarziyye-i Resûlü eden mü’ezzin ve gayri mü’ezzin bir dahi ol tarz üzre evsâf-ı Resûl etmeyüp gayri mükerrer medh-i Resûl ederler. Tâ ale's-sabâha dek de’bleri budur. Zîrâ fusahâ-yı bülegâ-yı Mekke meşhûrdur. Anıniçün minârelerde gûnâ-gûn "Es-salâtü ve's-selâmü aleyke yâ Rahmeten li'l-âlemîn ve yâ Şefî‘a'l-müznibîn" deyü bunun emsâli niçe bin emdâh-ı Nebî ederler. İstimâ‘ eden âşıkân-ı sâdıkân-ı Muhammedî zevk [ü] safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338a ·
metinde göster ·
andan Kalavân câmi‘i minârelerinde tabaka tabaka kanâdîller çerâğân olunca iç k …
Ağa dahi kethudâsıyla müjdesin paşaya gönderüp paşa hücceti kırâ’at edüp "Sûmû rü’yeteküm" mazmûnunca sıyâma niyyet edüp ibtidâ Sarây meydânında Düheyşe câmi‘i minâresinde andan Kalavân câmi‘i minârelerinde tabaka tabaka kanâdîller çerâğân olunca iç kal‘adan azametullâh kırk elli pâre toplar nısfu'l-leylde atılınca zemîn [ü] âsumân dir dir ditreyüp cümle Mısır içinde sekiz yüz altmış minâreler kanâdîller ile müzeyyen olup P 220b nûrun alâ-nûr olup herkes terâvîhe gidüp edâ-yı salât edüp sabâha niyyet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176a ·
metinde göster ·
Selîm Hân dahi Mısır'ı muhâsarada iken bu Elvâhlı bevvâblar Y 448a pes-i perdeden kal‘anın matbah kapusun ve sarâyın sâkıye kapusun açup Selîm Şâh'ı sarâya korlar ve kal‘ayı zabt ederler. Asker-i İslâm ise taşrada ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl etmede. Derhâl Kalavân minâresinde kuşluk vaktinde feth ezânları kırâ’at olunup kal‘anın yetmiş yedi burcunda yetmiş yedi beyâz bayrağ u sancaklar dikilüp taraf taraf tabl-ı âl-i Osmân çalınduğın asker-i İslâm görüp cengden fâriğ olup kal‘aya mâl-â-mâl olup sene (---) târîhinde kal‘a-i Mısır feth oldu, bâ-sebeb-i bevvâbân-ı kavm-i Elvâhât.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447b–Y448a ·
metinde göster ·