Ammâ Ebü'l-feth Gâzî Ayasofya ismiyle müsemmâ kenîseyi temâşâ etdükde gördü kim bu makâm bir binâ-yı azîm ve bünyân-ı metîn-i kadîmdir ki mühendis-i hired [u] hurdedân ve mi‘mâr Ağnados nâm tab‘-ı selîm [u] sâhib-iz‘ân bu binânın metâneti erkânında hayrân ve bu bünyânın tarh-ı esâs ve ref‘-i kubbesin gören vâlih [ü] ser-gerdân olur. Hemân Gâzî Mehemmed Hân bu mâ‘bed-i kadîmi telvîsât [u] müzahrafât-ı hûn-ı keşîşândan ve esnâm [u] evsândan derûn-ı deyri tathîr edüp niçe bin yerde amberdânlar ve micmerdânlar ile ûd [u] amberler yakup câmi‘ içre guzât-ı müslimînin demâğları mu‘attar olup ân-ı sâ‘atde bir müfîd ü muhtasar mihrâb ü minber ve mahfil ü minâre ile ol makâm-ı behişt-irtisâmı ibret-nümâ-yı huld-ı berîn bir câmi‘-i müslimîn edüp ibtidâ yevm-i cum‘ada cemî‘i guzât-ı müslimîn hâzır olup salâlar kırâ’at olunup mü’ezzinân Arapça âyetin savt-ı hazîn ile âgâze edince hemân Akşems[eddîn] ve Kara Şemseddîn hazretleri kalkup Sultân Mehemmed'in koltuğuna girüp Akşemseddîn imâmesin Ebü'l-feth'in ser-i sa‘âdetine geydirip imâmesi üzre bir ablak turna teli sokup ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehemmed Hân'dan me’zûn olup imâmet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30b ·
metinde göster ·
… -i müşebbekden bir minberi var kim gûyâ bir kürsî-i vâlâdır. Üstâd-ı mermer-bür
minbere
eyle direfş, tilsimân, tîşe urup nakş etmiş kim gûyâ nakş-ı Mânîdir. Ve minber- …
Ve bir serâmed mermer-i müşebbekden bir minberi var kim gûyâ bir kürsî-i vâlâdır. Üstâd-ı mermer-bür minbere eyle direfş, tilsimân, tîşe urup nakş etmiş kim gûyâ nakş-ı Mânîdir. Ve minber-i makâm-ı Resûl üzre tâcı bir serâmed müzehheb ü mutallâ tâc-ı kiyâniyândır ve zirvesinde altun alemi alem-i mînâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… ar kuvvet-i basara mâlik olan Cemşîd-i hezârfen kimesneler im‘ân-ı nazar ile bu
minbere
nazar etseler her kıt‘a taşın birbirine imtizâcı yerin fark edemezler. Gûyâ yek …
Evsâf-ı minber-i Câmi‘-i Sinop: Eyle bir musanna‘ mermer-i ibret-nümâdır kim sitâyişinde kerrûbiyânlar dahi âcizlerdir. Lâkin alâ-kadri't-tâka bu hakîr-i pür-taksîr deryâda katre [ve] güneşde zerre kadar tavsîf edelim. Evvelâ üstâd-ı kâmil-i kudemâ bu minberi altı kıt‘a mermer-i hâmdan inşa edüp her pâresin birbirine eyle mümtezic etmiş kim ne kadar kuvvet-i basara mâlik olan Cemşîd-i hezârfen kimesneler im‘ân-ı nazar ile bu minbere nazar etseler her kıt‘a taşın birbirine imtizâcı yerin fark edemezler. Gûyâ yekpâre bir minber-i ra‘nâdır. Cenâb-ı İzzet rûy-ı arzda ne kadar nebâtât [u] şükûfe ve ezhârât halk etmişse üstad-ı mermer-bür nakkâş yed-i tûlâsın ayân edüp bu minberde icrâ etmişdir kim diyâr-ı İslâm'da bir minber buna mu‘âdil değildir. Meğer Bursa'da Ulu Câmi‘ minberi ola. Ammâ bu minberin tarz [u] tarhı rub‘-ı meskûnda yokdur. Zîrâ bunda olan üç kat biri biri altında islimî ve rûmiler ve dal kırma [ve] zülf-i nigâr ve nilüfer-i çîn ve gül-i nesrîn nakışları ile müzeyyendir. Hulâsa-i kelâm cemî‘î seyyâhân-ı berr u bihâr ve üstâdân-ı hezâr-kâr-ı zevi'l-iktidâr olanlar bu minber-i ibret-nümûnu görüp engüşt ber-dehen edüp "Bu makdur-ı beşer kârından değildir. Ancak bir kibâr-ı evliyâullahın ızhâr-ı kerâmetidir" derler. Tâ bu mertebe sihr-i i‘câz bir minber-i bî-misâldir. Bu câmi‘-i zîbâ kal‘a varoşunda olmağıla cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bedgâh-ı kadîm müstecâbü'd-da‘ve yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246b ·
metinde göster ·
Andan evsâf-ı Câmi‘-i Sultân Hasan: Azerbaycân şâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etmişdir. Ol Hasan'dır kim Erzurûm'un şarkîsine bir merhale karîb Hasankal‘asın binâ edüp Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'le Tercân sahrâsında ceng-i azîm edüp cümle askeri Ebü'l-feth kılıcından geçüp ancak Uzun Hasan Şâh cân kurtarup bu Tebrîz'de dâğ-ı derûnundan cânın verüp bu câmi‘i cenbinde medfûn olan Uzun Hasan câmi‘idir kim serâpâ enderûn [u] bîrûnunun cânib-i erba‘ası ve kıbâbları cümle Kâşî çin ile mebnî olmuş câmi‘-i bî-bedeldir. Hakkâ ki Hasan hüsn-i nazarile bir câmi‘-i müstahsen binâ etmiş kim gûyâ Mısır'daki Sultân Hasan câmi‘idir. Minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinân mehâfili üzre olan hûrde-kârlık ve san‘at-ı hezâr-fenlik hezârân üstâd-ı mermerber bir yire cem‘ olsa ol mihrâb ve minbere bir tîşe {ve erre, ya‘nî destere} urmağa kâdir değillerdir. Derûn-ı câmi‘in cânib-i erba‘asında olan revzenlerinde olan san‘at-ı haddâdî ve billûr ve necef ve moran câmlarında olan şuğl-ı bennâyî bir câmi‘de yokdur. Ve kıble kapusunın cânib-i erba‘asında olan gûnâ-gûn zîhler ve mukarnas ve islimîler ve kitâbe ve turuncalar ve girişme ve münakkaş rûmîler var kim her biri sihr-i mübîn mertebesi kasd-ı tasarruflar edüp üstâd-ı kalemkâr yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Ve cümle derveze ve revzenler üzre mevzûnca kitâbeler üzre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattıyla (---)(---) tahrîr olunmuşdur. Ve mihrâbın tarafeyninde iki mevzûn asferü'l-levn seng-i yerekânîsi vardır kim her biri birer İrân [u] Tûrân harâcı değer, gûyâ kehribâlardır. Bu sütûnların nazîri Mısır u Şâm ve Irâk-ı Arab ve Acem'de yokdur. İllâ bu Câmi‘-i Hasan'dadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299a ·
metinde göster ·
kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i azîmin bi …
Lisân-ı Yunaniyân üzre Târîh-i Yanvan'da bu İznik kal‘asın ibtidâ binâ eden Sâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Ba‘de't-tûfân Musul kurbunda Cûdî cebelinde gemileri karâr bulup gemiden çıkan yetmiş nefer kimesne kendülere tavattun içün bir mekân-ı latîf arayarak Hazret-i Sâm seyâhat ederek bu İznik mahalline gelüp görür kim bir buhayre kenarında âb [u] hevâsı latîf bir cây-ı nazîf olmağıla ehl [u] iyâliyle bu ferah-fezâda yetmiş sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol kal‘ası yerin Hazret-i Süleymân kasr binâ etmezden bin yedi yüz yıl makdem imâr olmuş şehr-i kadîmdir. Ba‘dehû İslâmbol'a bânîsi bânî olan Yanko b. Madyan'ın duhter-i ferhunde-ahteri olan İznike nâm krale-i muhtâre Sâm binâsı üzre müceddeden bir sûr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn inşâ etmişdir kim hâlâ cemî‘-i seyyâhân-ı berr [u] bihâr lisânında ve cemî‘i müverrihân-ı Rûm kütüb-i mu‘teberelerinde husûsan Tevârîh-i Yanvan'da kal‘a-i Çîn-i Rûm-ı atîk şehr-i İznik deyü tevârîhlerde mevsûfdur. Ba‘dehû nice mülûkden mülûke değüp âhir İslâmbol Tekürü Pozatin oğlu Ali nam kralın destinde iken dest-i kahr ile sene 731 târîh ile Orhân Gâzî muhâsara edüp yedi ay döğdükten sonra küffârın beş yüz pâre gemileriyle Gemlik nâm iskeleden imdâda gelüp guzât-ı müslimîni zeyl-i hisârdan kaldırmak içün gelüp asker-i İslâm bu hâli görüp imdâda gelen küffâra bir satûr-ı Orhânî urup sâhil-i buhayrede cümle dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp niçe bini gark-âb-ı buhayre olup yine kal‘ayı muhâsaraya şurû‘ edüp derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp cânları halâs olmadan me’yûs olup kırk gün dahi ceng-i azîm edüp âhir kal‘anın rahnedâr olan yerlerinden guzât-ı müslimîn ankebût-vâr zirve-i hisâr-ı üstüvâra urûc edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup derûn-ı kal‘ada küffârı cümle dendân-ı tîğdan geçirüp feth olduğuçün hâlâ Orhân Gâzî câmi‘inde hatîb minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i azîmin biri dahi budur. Ba‘dehû Gâzî Hudâvendigâr tahrîri üzre Bursa sancağı hâkinde (---) tarafından hâkimlidir ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır ve cümle (---) nâhiye kurâlardır. Bu kurâlardan senevî kadısına cümle yedi kîse-i Çînî hâsıl olur. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ-yı sulehâsı ve meşâyih-i kirâmı ve halîm ü selîm ve sâhib-i sülûk sâhib-i vera‘ müttakî âdemleri vardır ve şehr nâ’ibi ve kapan muhtesibi vardır ammâ iç il olmağıla kal‘asının dizdârı ve neferâtları yokdur ammâ Celâlî ve Cemâlî havfından birkaç kulleleri ma‘mûr ve bâbları mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5a ·
metinde göster ·
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
… ların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda zincirin sürüyüp hemân
minbere
çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden yapışup minberden aşağı …
Andan gördüm ki şu karşuki Porolok dağından berü boğazları zincirli yedi sekiz yüz mikdârı kara hınzîrlar ol dağlardan berü bu sahrâya inüp cum‘a namâzı kılan cemâ‘atleri bölük bölük bölerek cemâ‘at içine girüp minber dibinde yatan Seydî Ahmed Paşa'nın meyyitine ol hınzîrlar birkaç diş urdular, ammâ cemâ‘at aslâ safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden yapışup minberden aşağı çeküp düşürdüğünde, "Bire Evliyâ'm öldür" deyü minberden feryâd ederim. Sen dahi dal kılıç olup ayıyı katl eyleyüp leşini Seydî Ahmed Paşa'nın meyyiti yanına kodun. Ben dahi hutbeyi tamâm edüp salât-ı cum‘ayı edâ etdikden sonra cemâ‘at içine gelen kara hınzîrları kırun deyü fermân etdiğimde cümlesin kılıç ile kırdılar. Meğer sabâh namâzı karîb imiş. Silihdâr Süleymân beni uyarup şimdi salât-ı fecri kılup sizler geldiniz. Ben dahi bism-i İlâh ile bu vâkı‘ayı sizlere takrîr eyledim" buyurduklarında, yeniçeri ağası ve Tekeli Mustafâ Paşa kethüdâsı, "Hayr ola sultânım" dedik lerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
… nda hükm-i hükûmât etdiğinizdir kim bir dahi Seydî mansıb-ı Bosna'ya tâlib olup
minbere
çıkmak murâd edinüp minberden tekerlenüp öldüğü mansıb-ı Bosna ana müyesser olm …
"Bu mansıb mukaddemâ Seydî Paşa'nın idi. Bize verdikleri mansıb anın minberi idi. ‘Benim minberime çıkmak hüner değildir. Beni Köprülü'den kurtar’, dediği Köpürlü'den havf etdiğidir ve ‘Seni Köprülü'den kurtarırız’ dediğiniz Allâhu a‘lem dünyâ köprüsünden geçer halâs olur ve Budin'de kal‘ayı amâr eyle dediğiniz şimden gerü dîn ü îmân ve mezhebin amâr eyle dediğinizdir ve minberi mansıbında hükm-i hükûmât etdiğinizdir kim bir dahi Seydî mansıb-ı Bosna'ya tâlib olup minbere çıkmak murâd edinüp minberden tekerlenüp öldüğü mansıb-ı Bosna ana müyesser olmayup Allâhu a‘lem hınzîr gibi düşmanları anı mecrûh edüp şehîd etmeleridir ve Allâhu a‘lem bu bizim askerimiz içine küffâr kara hınzîr gibi bir şebhûn edüp girir, ammâ inşâ’allâh cümlesini dendâ[n]-ı tîğ-i bürrândan geçirüp yerleri dâr-ı cahîm olur" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
… sına ve bizim Evliyâ'ya bir vâkı‘a dedim. Ben minberde hutbe okurken Seydî Paşa
minbere
çıkup ve aşağı inerken düşüp başı düşdü ve bir zincirli ayu minbere çıkup üzeri …
Hemân Paşa eyitdi: "Allâhu ekber, tîz-e yeniçeri ağası bu sabâh sana ve Tekeli Paşa kethüdâsına ve bizim Evliyâ'ya bir vâkı‘a dedim. Ben minberde hutbe okurken Seydî Paşa minbere çıkup ve aşağı inerken düşüp başı düşdü ve bir zincirli ayu minbere çıkup üzerime hücûm eyleyüp, Evliyâ'm zincirinden çeküp yere düşürdü ve Evliyâ ayunun boynun urdu deyü bu sabâh bu vâkı‘a size dimedim mi? İşte hâlâ ol rü’yâ-yı sâliham idi ve hâlâ iskemle ile minber dibinde oturup Seydî Ahmed Paşa karındaşımın mürtedd olan bölükbaşısı imiş. Başın kesüp minber dibine bırakdım. Ol vâkı‘a budur. İnşâ’allâh Seydî karındaşım dahi çok mu‘ammer olur ve Evliyâ'm zincirinden çekdiği ayu işte bu mel‘ûn idi kim minberde menim üzerime hücûm [eden] mel‘ûnun asıl ismi Vasil imiş. Bire Evliyâ'm, vâkı‘amda bu ayuyu öldürdün. şimdi dahi âşikâre boynunu ur" deyince, "N'ola sultânım" deyüp etek der-miyân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136b ·
metinde göster ·
… Seydî Paşa minbere çıkup ve aşağı inerken düşüp başı düşdü ve bir zincirli ayu
minbere
çıkup üzerime hücûm eyleyüp, Evliyâ'm zincirinden çeküp yere düşürdü ve Evliyâ …
Hemân Paşa eyitdi: "Allâhu ekber, tîz-e yeniçeri ağası bu sabâh sana ve Tekeli Paşa kethüdâsına ve bizim Evliyâ'ya bir vâkı‘a dedim. Ben minberde hutbe okurken Seydî Paşa minbere çıkup ve aşağı inerken düşüp başı düşdü ve bir zincirli ayu minbere çıkup üzerime hücûm eyleyüp, Evliyâ'm zincirinden çeküp yere düşürdü ve Evliyâ ayunun boynun urdu deyü bu sabâh bu vâkı‘a size dimedim mi? İşte hâlâ ol rü’yâ-yı sâliham idi ve hâlâ iskemle ile minber dibinde oturup Seydî Ahmed Paşa karındaşımın mürtedd olan bölükbaşısı imiş. Başın kesüp minber dibine bırakdım. Ol vâkı‘a budur. İnşâ’allâh Seydî karındaşım dahi çok mu‘ammer olur ve Evliyâ'm zincirinden çekdiği ayu işte bu mel‘ûn idi kim minberde menim üzerime hücûm [eden] mel‘ûnun asıl ismi Vasil imiş. Bire Evliyâ'm, vâkı‘amda bu ayuyu öldürdün. şimdi dahi âşikâre boynunu ur" deyince, "N'ola sultânım" deyüp etek der-miyân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136b ·
metinde göster ·
… r seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde hatîb
minbere
kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstüvâr-ı hı …
Manzara-i eşkâl-i kal‘a-i Üsküb-i mahbûb: Müverrihân-ı Rûm bu kal‘aya kal‘a-i Mazenderân-ı Rûm dediklerinin aslı hîn-i savaşda derûn-ı hisârda yigirmi bin güzîde Acem Mazenderânîsi gibi Arnavud tüfeng-endâzı olup Gâzî Evrenos Beğ ile pey-der-pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde hatîb minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstüvâr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı kadîm ve sûr-ı azîm bir rabât-ı müzeyyen ve bir belde-i medyendir kim refî‘ü'l-beyân ve halkı cümle azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu kral dahi koltuğunda iki vezîr ile minbere âheste âheste çıkup iskemle-i şâhânî üzre karâr edüp vezîreyn-i muhteremeynler kraldan bir kad[em]e aşağı yerde oturdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
Ve bir musanna‘ minberi var kim üstâd-ı mermer-bür bu
minbere
bir tîşe ve matraka urup kazmış kim hakkâ yed-i tûlâsın ayân edüp sikkeyi merme …
Ve bir musanna‘ minberi var kim üstâd-ı mermer-bür bu minbere bir tîşe ve matraka urup kazmış kim hakkâ yed-i tûlâsın ayân edüp sikkeyi mermerde kazmış. Ve mihrâbı üzre siyâh katîfeden zer-ender-zer zerdûz işleme bir Kâ‘be tasvîrini üstâd işlemiş kim hakkâ kim nakş-ı Mânî ve nakş-ı Bihzâd işlemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144a ·
metinde göster ·
… Efendi tilâvet ederken hemân yedi nefer âdem bî-tâb u bî-mecâl olup seğirderek
minbere
çıkup,
Hamd-i Hudâ bu şehirde üç gün zevk u safâlar edüp sene (---) îd-i (---) sı cümle cemâ‘at-i kesîre ile musallâda salât-ı îdin hutbesini Şeyhülislâm (---) Efendi tilâvet ederken hemân yedi nefer âdem bî-tâb u bî-mecâl olup seğirderek minbere çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
… mâ ve mine'l-acâ’ib kubbe-i mînâ-yı ibret-nümâ-yı temâşâgâhdır. Ammâ hâlâ bizim
minbere
muttasıl dörd aded zümürrüd-misâl yeşil somâkî direkler var kim içlerinde gûnâ- …
Sene (---) târîhinde Âl-i Emeviyyûn asrında Mağrib-zemînden Sultân Mansûr, bin pâre gemiyle cezîre-i Girid'i ve cezîre-i Çiçilya'yı ve bu kal‘a-i Atina'yı feth edüp mezkûr şeb-çerâğ kandîlleri ve cevâhirden zencîrleri ve niçe bin aded girân-bahâ putları ve şem‘dânları ve cevâhirli salîbeleri cümle almış ammâ kubbe-i mînâ ûd ağacından olduğunu bilmeyüp almamışlar. Hâlâ şimdiki hâlde dahi kimesne bilmez. Ammâ ve mine'l-acâ’ib kubbe-i mînâ-yı ibret-nümâ-yı temâşâgâhdır. Ammâ hâlâ bizim minbere muttasıl dörd aded zümürrüd-misâl yeşil somâkî direkler var kim içlerinde gûnâ-gûn eşkâl-i acîbe ve gûnâ-gûn şükûfe-i garîbeler müşâhede olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b ·
metinde göster ·
… e yürüyüş edüp kılıç ile feth olduğundan anıniçün derûn-ı câmi‘lerdeki hatîbler
minbere
kılıç ile çıkarlar. Ve hâlâ şehir içre ba‘zı rûy-ı dîvârlarda küffârın kanları …
Kuvvet-i bâzû ile yürüyüş edüp kılıç ile feth olduğundan anıniçün derûn-ı câmi‘lerdeki hatîbler minbere kılıç ile çıkarlar. Ve hâlâ şehir içre ba‘zı rûy-ı dîvârlarda küffârın kanları alâmeti durur kim küffârın kanı kellelerini seyl-i hûn-ı revân götürmüşdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268a ·
metinde göster ·
mâlikdir kim böyle bir mermer-i hâmdan minber-i ra‘nâ bir diyârda yokdur. Meğer …
Ve bir mihrâb u minbere mâlikdir kim böyle bir mermer-i hâmdan minber-i ra‘nâ bir diyârda yokdur. Meğer Karadeniz sâhilinde Sinop câmi‘i minberi ola. Derûn-ı câmi‘in iki tarafında fevkânî cemâ‘at mahâfilleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… lidir, ammâ bir beyâz mermer-i hâmdan şebeke-i Fahrî oyması gibi bir mukarnaslı
minbere
mâlikdir kim cihânın İslâm diyârlarında nazîri olmayup bir yere yapışmamış hemâ …
Mihrâbı sünnet üzre sâde güzelidir, ammâ bir beyâz mermer-i hâmdan şebeke-i Fahrî oyması gibi bir mukarnaslı minbere mâlikdir kim cihânın İslâm diyârlarında nazîri olmayup bir yere yapışmamış hemân meydânda câmi‘in sağ tarafında bir kürsî-i vâlâ-yı serâmeddir kim gûyâ câmi‘in rûhudur. Ve bir münakkaş şebekeli mermerden mü’ezzinân mahfili var kim bu dahi lâ-nazîre leh kabîlinden olup bir vecih ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a ·
metinde göster ·
… mları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri
minbere
kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her hatîb …
Ve bu mescid-i Aksâ'nın kâmil sekiz yüz murtezikası ya‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her hatîb birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve na‘thân ve devirhân ve eczâhân ve kayyımân huddâmları vardır. Cümle vazîfeleri hazîne-i pâdişâhîdendir. Her sene surre emîni gelüp surre ve atıyyeleri ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
… bu haremin kıblesinde Bâb-ı Hutbe, Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet-penâh bu
minbere
çıkup cemî‘i ervâh-ı enbiyâya nasîhat etmişdir. Bir küçük minberdir. Ba‘zı zamâ …
Ve bu haremin kıblesinde Bâb-ı Hutbe, Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet-penâh bu minbere çıkup cemî‘i ervâh-ı enbiyâya nasîhat etmişdir. Bir küçük minberdir. Ba‘zı zamân anda du‘â-yı istiskâ için ahâlî-i vilâyet cem‘ olup du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215b ·
metinde göster ·
… Rûmî ve mihribânî güller ve islimî ve gûnâ-gûn füller ile üstâd-ı mermerbür bu
minbere
bir kalem urmuş kim cemî‘i kûhken ve mermerkârlar bir tîşe urmağa âcizlerdir. G …
Ve minberi vâcibü's-seyr bir minber-i ibret-nümûndur kim bir câmi‘in minberine müşâbeheti yok mermer-i hâm bir tarz-ı âhar minberdir. Cümle Fahrî oyması gibi çîm-ender-çîm burma zıhlar ve Rûmî ve mihribânî güller ve islimî ve gûnâ-gûn füller ile üstâd-ı mermerbür bu minbere bir kalem urmuş kim cemî‘i kûhken ve mermerkârlar bir tîşe urmağa âcizlerdir. Gûyâ bir mu‘allak minberdir. Altından âdemler gelüp geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y95a ·
metinde göster ·
… ları ve tavanları eyle münakkaşdır kim gûyâ nakş-ı Erjeng'dir. Ve bir sadefkârî
minbere
mâlikdir kim misli meğer Sınab câmi‘inde ola.
Câmi‘-i kebîrdir. Cümle otuz iki mermer sütûn-ı müntehâ üzre münakkaş tavandır kim şehr-i Bulak'da misli yokdur. Câmları ve tavanları eyle münakkaşdır kim gûyâ nakş-ı Erjeng'dir. Ve bir sadefkârî minbere mâlikdir kim misli meğer Sınab câmi‘inde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134a ·
metinde göster ·
mâlikdir kim üstâd-ı hurdekâr böyle bir sadefkâr zerkâr minber inşâ etmemişdir. …
Ve bir minbere mâlikdir kim üstâd-ı hurdekâr böyle bir sadefkâr zerkâr minber inşâ etmemişdir. Ve mihrâbı Hind püsûskârîsi gibi hayâl-pesend bir mihrâb-ı nûrdur. Ve mü’ezzin mahfili dahi bir maksûre-i sihr-i i‘câzdır. Ve câmi‘in ferşi kuş gözü ahcârât ile merâtib-i sihr-i i‘câz döşenmişdir. Ve gûnâ-gûn âvîzeler ile zî-kıymet maslûbât kanâdîller ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y136a ·
metinde göster ·
… îr ve iki rek‘at bayram namâzına salâ deyüp rek‘ateyn salât-ı ıyd kılınup hatîb
minbere
çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatîb minber …
Ve andan kırk Çerâkese beğleri ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümân ağa ve sâ’ir ihtiyârân-ı erbâb-ı dîvân ale'l-acele dest-bûs edüp ba‘dehu paşa atına süvâr olup cümle ağavât atlariyle ileri câmi‘e gidüp andan cemî‘i ümerâlar dahi ikişer ikişer atbaşı berâber gidüp muhtesib ve subaşı cellâdları ile ve paşanın yanında cümle mülebbes altun tâslı şâtırları ve tüfengci ve mataracıları ile paşa Kalavân câmi‘ine ol mahalde varır kim güneş kulle-i felekden baş gösterüp cemî‘i mü’ezzinân tokuz tekbîr ve iki rek‘at bayram namâzına salâ deyüp rek‘ateyn salât-ı ıyd kılınup hatîb minbere çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatîb minberde tilâvet ederken iç mehterleri micmereler ile ûd ü amber ile câmi‘in için mu‘attar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y181a ·
metinde göster ·
… vardır ammâ hatt-ı mahlût olmağile tahrîr olunmadı. Ve iki mihrâbı vardır, ammâ
minbere
muttasıl olan mihrâb yekpâre yeşil sommâkî ibret-nümâ mihrâbdır kim bir diyârda …
Sekiz kademe taş nerdübân ile çıkılır bir şîrîn câmi‘dir. Yigirmi serâmed mermer sütûn üzre binâ olunmuş tavanlı câmi‘dir. Ve hareminin cânib-i erba‘asında on üç sütûndur. İki yan ve bir kıble kapusu vardır. Bu kapu üzre târîhi vardır ammâ hatt-ı mahlût olmağile tahrîr olunmadı. Ve iki mihrâbı vardır, ammâ minbere muttasıl olan mihrâb yekpâre yeşil sommâkî ibret-nümâ mihrâbdır kim bir diyârda yokdur. Ve hareminde bir incîr dırahtı ve bir nahl-i hûrmâsı var, gâyet müsinn olmak alâmetini gösterir azîm hûrmâdır. Bu câmi‘den cânib-i garba yine ulu yol üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322a ·
metinde göster ·
… eviz ve servi levhalarındandır, âdemin dimağı mu‘attar olur. Ve üstâd ressâm bu
minbere
ol kadar himmet sarf edüp gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıllar Y 322b içre pîç-ende …
Ve mihrâbında olan sadefkârî san‘atı bir diyârda yokdur, temâşâ edenin çeşm-i ibreti hîrelenüp âdem engüşt ber-dehen eder. Ve minberi sindiyân ve santa ve ceviz ve servi levhalarındandır, âdemin dimağı mu‘attar olur. Ve üstâd ressâm bu minbere ol kadar himmet sarf edüp gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıllar Y 322b içre pîç-ender-pîç kirişmeli rûmîler ve islimîler ve sadberk güller ve elvân elvân dalkırma şükûfeler oyup arz-ı ma‘rifet etmişdir kim cümle ressâm ve ehl-i ma‘ârif temâşâsına hayrân olur. Sihr-i i‘câz bir minber-i serâmeddir. Ve bu minberin kapusu üzre Kûfî Hafza hattiyle halkârî Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322a–Y322b ·
metinde göster ·
… y bu kal‘ayı muhâsara edüp ceng-i azîm ile feth olup hâlâ hatîbi tilâvet etmeğe
minbere
kılıc ile çıkar. Ol feth günlerinde altı yüz Sahâbe-i kirâm şehîd olup hâlâ kub …
Zamân-ı kadîm şehr-i azîm olmağile ziyâretleri bî-hisâbdır. Evvelâ hîn-i fethde bizzât Hazret-i Amr ibnü'l-Âs elli bin cüyûş-ı muvahhidîn ile yedi ay bu kal‘ayı muhâsara edüp ceng-i azîm ile feth olup hâlâ hatîbi tilâvet etmeğe minbere kılıc ile çıkar. Ol feth günlerinde altı yüz Sahâbe-i kirâm şehîd olup hâlâ kubbeleri ve târîhleri ve isim resimleri ile mastûrdurlar. Ammâ tahrîri mümkin değil, şuğl-i kesîr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a ·
metinde göster ·