sağ tarafındaki yeşil mihrâb makâm-ı Süleymândır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde …
Makâm-ı Hazret-i Süleymân: Minberin sağ tarafındaki yeşil mihrâb makâm-ı Süleymândır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde ibâdetgâh-ı kadîm olan ol mahaldir. Hâlâ niçe kimesneler anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın anda edâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… Ebûbekr birinde Ömer ve Osmân ve Alî ve Hasan ve Hüseyin kitâbet olunmuşdur. Ve
minberin
sağındaki pençere üzre âye[t]:
âyeti terkîm olunmuşdur ve çâr pâyeler köşesinde Allâh, Muhammed birinde dahi Ebûbekr birinde Ömer ve Osmân ve Alî ve Hasan ve Hüseyin kitâbet olunmuşdur. Ve minberin sağındaki pençere üzre âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… zl etdüği süd mecuru Haleb'in iç kal‘asındaki câmi‘ içinde makâm-ı İbrâhîm olan
minberin
altında durur bir taş mecur teknedir. Bu tekne içinden cemî‘i halka süd üleşdir …
Esnâf-ı cibn-i hâlûmiyân ya‘nî peynirciyân: Kârhâne 400, neferât 500, bunların pîri Hazret-i İbrâhîm, Haleb'de sâkin iken bir beyâz ineği var idi. Ana Sevrü'ş-Şehb derlerdi, anı sağup südün yoğurd ve kaymak ve tereyağı ve kaşkaval peyniri ve teleme peyniri ve kesme peyniri yapup müsâfirlerine yedirüp ikrâm ederdi. Ol beyâz inek sebebiyle Haleb'e Halebü'ş-Şehbâ derler, haleb sağıma, şehb beyâza derler ya‘nî sağılmış beyâz inek şehri demekdir. Hâlâ Hazret-i İbrâhîm'in ol beyâz ineğin südün sağup cemî‘i fukarâya bezl etdüği süd mecuru Haleb'in iç kal‘asındaki câmi‘ içinde makâm-ı İbrâhîm olan minberin altında durur bir taş mecur teknedir. Bu tekne içinden cemî‘i halka süd üleşdirüp cümle halk südden müstağnî olup yine mecur ke'l-evvel leb-ber-leb dururdu. Cenâb-ı izzet tâ bu mertebe berekât-ı Halîl vermiş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… yüz sekiz ayak ve arzan seksen ayakdır. İçinde aslâ sütûnlar yokdur. Mihrâb ve
minberin
ta‘rîf ve tavsîf edersek acz lâzım gelir. Zîrâ ol mihrâbda olan hayâl-pesend na …
Der-sitâyiş-i Câmi‘-i Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Bâyezîd Hân : Bu câmi‘ Yeşil İmâret nâmiyle meşhûr bir câmi‘-i pür-nûrdur. Bursa'nın cânib-i şarkîsinde Gökdere aşırı bir mürtefi‘ püşte üzre bir câmi‘-i musanna‘dır kim cemî‘î der-i dîvârları ser-â-pâ beyâz mermer-i hamdır ve iki kubbelidir. Tûlen yüz sekiz ayak ve arzan seksen ayakdır. İçinde aslâ sütûnlar yokdur. Mihrâb ve minberin ta‘rîf ve tavsîf edersek acz lâzım gelir. Zîrâ ol mihrâbda olan hayâl-pesend nakş-ı Hıtâyîleri kerrûbiyân-ı eflâk bir direfş-i pâk urmağa kâdir değildir. Ve ancak bir kıble kapusu var kim bu kapunun yemîn [u] yesârında, tâ tâk-i âlîsine çıkınca kat-ender-kat girih girih zîh zîh girişme ve islimî ve rûmîler ve zülf-i niğâr-ı pür-kâr nakşları olunmuşdur kim Behzâd ve Licân-i Hitâyî kâğıd üzre mû kalemle tahrîr etmeğe kâdir [de]gillerdir. Ammâ bu üstâd-ı mermer-bür bu kapuya kâmil üç yıl mermer-i hâm üzre direfş pîşe urup yed-i tûlâsın ayân edüp sâhib-i binâ Mehemmed Hân'dan üç senede kırk bin altun alup "Yeşil İmâret kapusu kırk bin altuna olmuşdur" deyü dâsitân-ı dûstândır. Hakkâ kim seyyâhân-ı berr [u] bihâr mâbeyninde memdûh-ı âlem bir bâb-ı mu‘allâ-yı müsellemdir. Bu câmi‘-i behişt-âsâda ibret-nümâ zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar etmişlerdir kim ehl-i vasf anın midhatinde âciz ü kâsırdır. Netîce-i kelâm, bu câmi‘ bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb üzre tarh olunmuşdur kim hüsn cihetinde ve letâfeti yüzünde vech-i arzda böyle bir kâr-ı insân binâ olunmamışdır. Hülâsa-i kelâm, hüsn [u] letâfeti ve kâr [u] zerâfeti hadd-i vasfdan hâric ve beyândan âricdir. Yeşil Câmi‘ nâmıyla müsemmâ olmasının aslı, cümle kıbâbları ve bir tabaka minâresi tâcı cümle yeşil Kâşî çîn(i) ile mestûr olup zümrüd-i üstüvân gibi âfitâb şu‘lesinden şa‘şa‘a urur, anınçün Yeşil İmâret derler. Taşra hareminde çınar-ı müntehâlar ile müzeyyen bir câmi‘dir. Manzûrumuz olduğu üzre şehr-i Bursa içre böyle münakkaş câmi‘ yokdur. Seyyâhların takrîrleri üzre, "Gayrı diyârlarda dahi böyle dâr-ı Hudâ görmedik" derler. Vesselâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 224b ·
metinde göster ·
… bir minber buna mu‘âdil değildir. Meğer Bursa'da Ulu Câmi‘ minberi ola. Ammâ bu
minberin
tarz [u] tarhı rub‘-ı meskûnda yokdur. Zîrâ bunda olan üç kat biri biri altında …
Evsâf-ı minber-i Câmi‘-i Sinop: Eyle bir musanna‘ mermer-i ibret-nümâdır kim sitâyişinde kerrûbiyânlar dahi âcizlerdir. Lâkin alâ-kadri't-tâka bu hakîr-i pür-taksîr deryâda katre [ve] güneşde zerre kadar tavsîf edelim. Evvelâ üstâd-ı kâmil-i kudemâ bu minberi altı kıt‘a mermer-i hâmdan inşa edüp her pâresin birbirine eyle mümtezic etmiş kim ne kadar kuvvet-i basara mâlik olan Cemşîd-i hezârfen kimesneler im‘ân-ı nazar ile bu minbere nazar etseler her kıt‘a taşın birbirine imtizâcı yerin fark edemezler. Gûyâ yekpâre bir minber-i ra‘nâdır. Cenâb-ı İzzet rûy-ı arzda ne kadar nebâtât [u] şükûfe ve ezhârât halk etmişse üstad-ı mermer-bür nakkâş yed-i tûlâsın ayân edüp bu minberde icrâ etmişdir kim diyâr-ı İslâm'da bir minber buna mu‘âdil değildir. Meğer Bursa'da Ulu Câmi‘ minberi ola. Ammâ bu minberin tarz [u] tarhı rub‘-ı meskûnda yokdur. Zîrâ bunda olan üç kat biri biri altında islimî ve rûmiler ve dal kırma [ve] zülf-i nigâr ve nilüfer-i çîn ve gül-i nesrîn nakışları ile müzeyyendir. Hulâsa-i kelâm cemî‘î seyyâhân-ı berr u bihâr ve üstâdân-ı hezâr-kâr-ı zevi'l-iktidâr olanlar bu minber-i ibret-nümûnu görüp engüşt ber-dehen edüp "Bu makdur-ı beşer kârından değildir. Ancak bir kibâr-ı evliyâullahın ızhâr-ı kerâmetidir" derler. Tâ bu mertebe sihr-i i‘câz bir minber-i bî-misâldir. Bu câmi‘-i zîbâ kal‘a varoşunda olmağıla cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bedgâh-ı kadîm müstecâbü'd-da‘ve yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246b ·
metinde göster ·
sağ tarafındaki dîvârın delüp iki aded kemer binâ edüp câmi‘i dahi tevsî‘ etmiş …
Dükelisi on bir aded mihrâbdır, ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, ma‘bedgâh-ı kadîmdir. Bir bayır dibinde ve bir müferrih ve mesîregâh çemenzâr u murgzâr yerde cemî‘i âsâr-ı binâları rusâs-ı hâs kurşum ile mestûr bir câmi‘-i nûrdur, lâkin sene 1072 târîhinde mütevellîsi bu câmi‘in tarz-ı atîkin bozup müceddeden enderûn [u] bîrûn-ı câmi‘i bir tarz-ı âhar edüp bir şeşhâne nakş-ı bûkalemûn halkârî tavan-ı ibret-nümûn edüp minberin sağ tarafındaki dîvârın delüp iki aded kemer binâ edüp câmi‘i dahi tevsî‘ etmiş. Ve taşra soffası üzre kezâlik yine kubbeler yerine halkârî tavan kubbeler etmiş kim gûyâ her biri birer gûne kâse-i Çîn gibi münakkaş olmuş ve haremi bir çemenzâr ortası havzlı gûnâ-gûn eşcârâtlar ile müzeyyen olup servî ve uhlamur dırahtlarının râyihaları cemâ‘atin demâğların mu‘attar eder. Ve harem etrâfı dâ’iren-mâdâr hücreler ile müzeyyendir, ammâ minâresi ol kadar mevzûn ve musanna‘ değildir, ammâ mihrâb ve minberi ve mahfil-i münîfi ve kürsî-i latîfi gâyet musanna‘ mihrâb ve minberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149a ·
metinde göster ·
Hattâ aslında zemîni bir sarp püşte kaya-yı âlî üzre mebnî başpapasların hâsları bir kal‘a-i sa‘b iken on bin kadar cünûd-ı cünüb ile bî-hadd [ü] bî-pâyân cebehâne komuş. Ve bizi bu kal‘aya getiren refîk küffârlar gidüp ol gece kapudanları ile buluşup iç kal‘ada hünkâr câmi‘i etdiğimiz manastır-ı azîme vardım, mihrâb ve minberin bozmayup hakîrin hattıyla mihrâb üzre âye[t] sûre-i (---):
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
… aremi limon ve turunç ile müzeyyendir. Ve gayri yeri mermer-i hâm döşelidir. Ve
minberin
sağ tarafında Hazret-i İbrâhîm'in (---)(---)(---)(---)(---)(---) ibâdet et …
Ve bu câmi‘ haremi limon ve turunç ile müzeyyendir. Ve gayri yeri mermer-i hâm döşelidir. Ve minberin sağ tarafında Hazret-i İbrâhîm'in (---)(---)(---)(---)(---)(---) ibâdet etdüği makâm-ı şerîfidir ki niçe sene bunda ibâdet edüp Haleb hakkında du‘â etdüğüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170b ·
metinde göster ·
ve kubbe-i pür-envârın musanna‘lığına göre Süleymân Hân mu‘allimlerinden câmcı …
Ve bu mihrâb u minberin ve kubbe-i pür-envârın musanna‘lığına göre Süleymân Hân mu‘allimlerinden câmcı Serhoş İbro nam üstâd câm inşâ etmek semtinde mâhir olmağile câm-ı Cem'den cem âyînin görüp bu câmi‘-i şerîfin mihrâbı üzre on iki câm-ı gûnâ-gûn ve hurde nakş-ı bûkalemûn sihr-i i‘câz etmiş kim şems-i âteştâb ebr içinden pertâb edüp ziyâsı zemîni münever etdükde bu mezkûr câmlara ziyâsı mün‘akis oldukda câmi‘-i nûr iken nûrun alâ-nûr olup cümle cemâ‘at-i kesîrenin çeşmleri münevver olup huşû‘ [u] hulû‘ ile ibâdet ederler. Bu vasf olunan on iki câmlardan mâ‘adâ cümle necef ve billûr ve moran nakş-ı cihân yüz beş câm-ı morandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211a ·
metinde göster ·
sağında Hazret-i Îsâ makâmı, bir musanna‘ demir kafes içre bir ibâdetgâhdır. Ba …
Ve minberin sağında Hazret-i Îsâ makâmı, bir musanna‘ demir kafes içre bir ibâdetgâhdır. Başka kapusu vardır. Ve câmi‘in sol cânibindeki kapuda Hazret-i Hızır makâmı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
… tevhîd-i sultânî olur kim cümle uşşâkân-ı müştâkân mest [u] medhûş olurlar. Ve
minberin
sağ cânibinde çâr-kûşe bir alçacık kubbecik içre,
Bu zikr olunan iki âsitânenin mâbeyninde câmi‘ içre bir tevhîd-i sultânî olur kim cümle uşşâkân-ı müştâkân mest [u] medhûş olurlar. Ve minberin sağ cânibinde çâr-kûşe bir alçacık kubbecik içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229a ·
metinde göster ·
Be-kavl-i Tuhfe, altı kerre yüz bin altun kerpiç ve altı kerre yüz bin gümüş kerpiç kesildi. Ve her kerpiçi onar vukıyye ki sekizi bir at yükü on altısı bir şütür bârı olmak üzre kerpiç kesmiş. "Ve kubbe-i âlîsin ve mihrâb [u] minberin sâfî murassa‘ ve mücevher ederim" deyince eyâlet-i şâm'da cevâhir kalmayup Yezîd'in binâsına fertûte-i Zâl-i zamânlar dahi mâlik olduğu cevâhirin getirirlerdi. Böyle ol kadar cevâhir makûlesi dahi cem‘ oldu kim hadd [ü] hasrı yok idi. Ba‘dehu Timur Yezîd'in imâreti mahallinden câmi‘-i Ümeyye'ye gelüp cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı Yezîdîyi kığırdı ve dîvân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241b ·
metinde göster ·
sol cânibinde tarz-ı kadîm bir mihrâbı vardır. Ve mihrâb ve minber mâbeynindeki …
Ve bu minberin sol cânibinde tarz-ı kadîm bir mihrâbı vardır. Ve mihrâb ve minber mâbeynindeki dîvârda çâr-kûşe bir beyâz mermer-i hâm üzre celî hattile bu târîh mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a ·
metinde göster ·
bâlâsında çâr sütûn-ı mevzûn üzre bir serâmed sivri külâhı var. Ve tâ zirve-i a …
Bu minberin bâlâsında çâr sütûn-ı mevzûn üzre bir serâmed sivri külâhı var. Ve tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem kaddi bir alemi var. Minberin kubbe külâhı ve alemi eyle musaykal ve mücellâ altundur kim çeşm-i huccâc hîrelenüp "Sübhânallâh" derler. Hakkâ ki minber-i bî-hemtâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
… serâmed sivri külâhı var. Ve tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem kaddi bir alemi var.
Minberin
kubbe külâhı ve alemi eyle musaykal ve mücellâ altundur kim çeşm-i huccâc hîrel …
Bu minberin bâlâsında çâr sütûn-ı mevzûn üzre bir serâmed sivri külâhı var. Ve tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem kaddi bir alemi var. Minberin kubbe külâhı ve alemi eyle musaykal ve mücellâ altundur kim çeşm-i huccâc hîrelenüp "Sübhânallâh" derler. Hakkâ ki minber-i bî-hemtâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘i Bayram Paşa vâlî-i Mısır iken ta‘mîr ü termîm etdüğine
minberin
sağ tarafında bir kulac bir levha üzre celî hat ile kırk elli beyt tahrîr olunm …
Ve bu câmi‘i Bayram Paşa vâlî-i Mısır iken ta‘mîr ü termîm etdüğine minberin sağ tarafında bir kulac bir levha üzre celî hat ile kırk elli beyt tahrîr olunmuşdur. Mısra‘, târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y89b ·
metinde göster ·
… sanna‘a mâlikdir kim Hind üstâdları eyle püsûskârî nakş etmeğe âcizlerdir. Ammâ
minberin
müfîd [ü] muhtasar etmişlerdir kim ûd ağacından binâ olmağıçün sâde bir minber …
Ve bir mihrâb-ı musanna‘a mâlikdir kim Hind üstâdları eyle püsûskârî nakş etmeğe âcizlerdir. Ammâ minberin müfîd [ü] muhtasar etmişlerdir kim ûd ağacından binâ olmağıçün sâde bir minber kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a ·
metinde göster ·
… taş oturtma musanna‘ mihrâbdır. Ve minberi bir alçak beyâz mermer minberdir. Ve
minberin
kapusu üzre Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Ve bu kubbe on aded sommâkî kırmızı amûd-ı âlîler üzre Q 195b binâ olunmuşdur. Ve mihrâbı hurde taş oturtma musanna‘ mihrâbdır. Ve minberi bir alçak beyâz mermer minberdir. Ve minberin kapusu üzre Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99a ·
metinde göster ·
sağ tarafında çâr-gûşe bir demir kafes içre paşalara mahsûs namâzgâhdır. Bu şeb …
Ve minberin sağ tarafında çâr-gûşe bir demir kafes içre paşalara mahsûs namâzgâhdır. Bu şebeke eyle musanna‘ kafesdir kim gûyâ Fahrî oyması-misâl sihr-i i‘câz demir kafesdir kim gûyâ kâr-ı Hazret-i Dâvûd'dur. Bu kafesin misli Medîne-i münevverede şebeke-i Resûlullâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99a ·
metinde göster ·
… nden çıkmış bir câmi‘-i mahbûb u müzeyyen cedîd ü ra‘nâ ve fevkânîdir. Mihrâb u
minberin
ta‘rîf etsek diller ile ta‘bîr ü tavsîfi mümkin değildir. Ve minâre-i zîbâsı ke …
Mısır yeniçeri ağalarından karîbü'l-ahd olmağile henüz üstâd elinden çıkmış bir câmi‘-i mahbûb u müzeyyen cedîd ü ra‘nâ ve fevkânîdir. Mihrâb u minberin ta‘rîf etsek diller ile ta‘bîr ü tavsîfi mümkin değildir. Ve minâre-i zîbâsı kezâlik üç tabaka serfirâz minâre-i âlîdir. Ve ana karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y103a ·
metinde göster ·
… l-i ma‘ârif temâşâsına hayrân olur. Sihr-i i‘câz bir minber-i serâmeddir. Ve bu
minberin
kapusu üzre Kûfî Hafza hattiyle halkârî Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Ve mihrâbında olan sadefkârî san‘atı bir diyârda yokdur, temâşâ edenin çeşm-i ibreti hîrelenüp âdem engüşt ber-dehen eder. Ve minberi sindiyân ve santa ve ceviz ve servi levhalarındandır, âdemin dimağı mu‘attar olur. Ve üstâd ressâm bu minbere ol kadar himmet sarf edüp gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıllar Y 322b içre pîç-ender-pîç kirişmeli rûmîler ve islimîler ve sadberk güller ve elvân elvân dalkırma şükûfeler oyup arz-ı ma‘rifet etmişdir kim cümle ressâm ve ehl-i ma‘ârif temâşâsına hayrân olur. Sihr-i i‘câz bir minber-i serâmeddir. Ve bu minberin kapusu üzre Kûfî Hafza hattiyle halkârî Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322a–Y322b ·
metinde göster ·
… bizzât Hazret-i Amr dikmişdir. Ve mihrâbı sâde ve minberi haşeb-i musanna‘dır.
Minberin
alemi yerine mermerden bir yeşil boyalı bir ulemâ örfü timsâli komuşlar. Ve min …
Câmi‘ü'l-kebîr: Cemâ‘at-i kesîre ile memlû bir câmi‘-i selâtîn-i atîkdir. şehrin tâ aynü'l-fi‘ilinde vâki‘ olmuş. Câmi‘-i Emîrü'l-mü‘minîn dahi derler, zîrâ Amr ibnü'l-Âs bu şehri feth etdükde bu câmi‘[i] Hazret-i Ömer içün inşâ etmişdir. Tûlen ve arzan altmış germe adımdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli iki amelî pâyeler ve mermer sütûnlar üzre tavandır. Ve hareminin ortasında bir kökden hâsıl olmuş beş aded hûrmâ dırahtları var kim cüssedâr eflâke serçeküp ber-karâr nahillerdir, bizzât Hazret-i Amr dikmişdir. Ve mihrâbı sâde ve minberi haşeb-i musanna‘dır. Minberin alemi yerine mermerden bir yeşil boyalı bir ulemâ örfü timsâli komuşlar. Ve minber kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380a ·
metinde göster ·