… 'de Sultân Mehemmed'e arz olunup anların dahi bu ahid-şikenlik cân-ı azîzlerine
minnet olup
Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân yer götürmez deryâ-misâl asker ile İslâmbol'u mu …
"Amân ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp harac-güzâr olup sulh kabûl eylediler. Ammâ Yıldırım Hân sulhu üzre cemî‘i bâğların mahsûlü Osmânlı öşrü olup küffâr bir tûşe üzüm koparmaya. Ol şart üzre sulh mün‘akid olup üç sene mürûr edüp Rûmeli Hisârı bâğlarından küffâr üzüm koparup bâğbânlar ile ceng edüp tarafeynden bir kaç âdem düşüp sulha muğâyir iş olduğun Edirne'de Sultân Mehemmed'e arz olunup anların dahi bu ahid-şikenlik cân-ı azîzlerine minnet olup Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân yer götürmez deryâ-misâl asker ile İslâmbol'u muhâsara etdüğin beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25a ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm ba‘de't-ta‘âm bir gayrı deste-hân ile yigirmi kâse-i Çîn ile sükkerî ve amberîn ve mümessek hoş-âblar tenâvül olunup deste-hânlar kalkup eller gasl olundukda yine Amber Ağa dest-bûs edüp "Sultân efendim, sultânım hazretlerine selâm eyleyüp sıhhan u âfiyetler olsun. Lutf eylesinler bu cümle ta‘âm âvânîlerin kabûl eylesinler kim Dede Gâzî Zâl Paşa'dan kalmışdır. Yine anlara lâyık değilse de bize hiç lâyık değildir. Kabûl eylesinler." deyüp ricâ etdi. Paşa'nın cân-ı azîzine minnet olup "Berekât versin, tîz ağaya benim eğerli atım çekün, bir atımıza binsin." deyüp bir at ihsân edüp "Sultâna selâm eyle." deyü Amber Ağa'yı gönderdi. Paşa Ziyâeddîn Hân'a eydür: "Oğul, vâlîden bizi aceb hicâba kodu, ammâ olmaya, illâ hayr" deyüp paşa ve hân gayrı kârda oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278b ·
metinde göster ·
… nde paşanın ayağına mübârek başın sürüp Hizân beğin ricâ etdikde paşanın cânına
minnet olup
ricâsı hayyiz-i kabûlde olıcak hemân ol mahalde Paşa'nın hazînesine on üç bin a …
{Menzil-i Taht-ı Van'a} gelüp paşa serâperdesinde meks edince Hân vedâ‘ mahallinde paşanın ayağına mübârek başın sürüp Hizân beğin ricâ etdikde paşanın cânına minnet olup ricâsı hayyiz-i kabûlde olıcak hemân ol mahalde Paşa'nın hazînesine on üç bin altun ve yigirmi zırh ve bir kantar gümüş teslîm edüp bir hil‘at ile Hizân beğin âzâd edüp hâna teslîm eyledi. Ve hân Karkar beğin dahi ricâ etdikde paşa, hânı âzâr edüp "İnşâallah şimdi Van'a vardıkda dîvân edüp ol dîvân-ı pâdişâhîde kellelerin galtân ederim ki bir beğe dahi ibret olup Van vâlîlerinin fermânına mutî‘ [u] münkâd olup dernek-i pâdişâhîde hâzır olalar. Van hükûmetinde bir hoşça basîret üzre ol!" deyü hân-ı cedîde bir iş boş kesüp hân zemîn bûs edüp paşa ile vedâlaşup Bitlîs'e revâne oldu. Ertesi paşa ale's-sabâh Taht-ı Van'dan kalkup Van deryâsının cenûb tarafı kenârıyla Kuskunkıran nâm yola azîmet olunup ibtidâ dağlara piyâde Hakkarî Celüvîlerin ve sekban u sarıcaların döküp hâzır-bâş olarak Van askerinin piyâdeleri gülbâng-ı Muhammedî getirerek îd-i şerîfin evvelki günü ol sengistân içre leb-i deryâ ile 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 280b ·
metinde göster ·
… seni isterler, tiz başdardaya gir, seni karşu Girid'e geçireyim" dedikde cânıma
minnet olup
sekiz re’s atlarımız ve üç aded memlûklarımız iki gırâr esbâb-ı bâr-ı sakîlleri …
"Bire Evliyâm hoş geldin, bire seni Vezîria‘zam Kethudâsı İbrâhîm Ağa ve Defterdâr Ahmed Paşa ve gayri iş erleri seni isterler, tiz başdardaya gir, seni karşu Girid'e geçireyim" dedikde cânıma minnet olup sekiz re’s atlarımız ve üç aded memlûklarımız iki gırâr esbâb-ı bâr-ı sakîllerimiz Zekeriyyâ Efendi'nin Kuçiya nâm çiftliğine gönderüp bu hakîr bir at ve bir harar esbâb ve üç nefer gulâmlar ile salt sebükbâr olup Allâhu Te‘âlâ'ya sığınup Zekeriyyâ Efendi ile Abdî Paşazâde Hasan Beğ'in Karaca başdardasına bir atımla ve hidmetkârlarımla gemiye girüp hakîr Hasan Beğ ile kadırga kıçında zevk edüp tilâvet-i Kur’ân ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283a ·
metinde göster ·