… yoḳ anda aḍın taŋrı meger ol erklig arıġ esenlik bėrgen imin ḳılġan rast tanuḳ
misl
yoḳ ʿaybsuz uluġ arıġ taŋrı andın kim ortaḳ ḳatarlar
23 ol turur taŋrı kim yoḳ anda aḍın taŋrı meger ol erklig arıġ esenlik bėrgen imin ḳılġan rast tanuḳ misl yoḳ ʿaybsuz uluġ arıġ taŋrı andın kim ortaḳ ḳatarlar
… yı sa‘âdetlerinde sarı çizmeleri var idi. Ve ser-i sa‘âdetleri destârı üzre bir
misvâk
sokulmuş idi.
Hemân Hazret mihrâba geçüp iki rek‘at sünnet-i fecri edâ edüp hakîre bir dehşet ve vücûduma bir lerzân vâkı‘ oldu. Ammâ Hazret'in cemî‘i eşkâline nazar eyledim. Hilye-i Hâkânî'de tahrîr olunduğu üzre idi. Ve yüzünde bürka‘ı al şâl idi. Ve destâr-ı şerîfi on iki kolanlı beyâz şâş idi. Ve hırka-i şerîfleri saruya mâyil deve yününden idi. Ve gerdeninde asfarü'l-levn sof şâlı var idi. Ve pâ-yı sa‘âdetlerinde sarı çizmeleri var idi. Ve ser-i sa‘âdetleri destârı üzre bir misvâk sokulmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 7a ·
metinde göster ·
… b ile katl edüp bî-nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin felekde
misli
lâ-nazîr bir perî-peyker, melek-manzar duhter-i nâ-şüküfte-i münevvere-i ahteri …
Ammâ Mağrib-zemînde Bahr-i Okyûnûs içre Ferendûz nâm bir cezîre içre Saydûn nâm bir azîmü'ş-şân pâdişâh var idi. Gâyet mağrûr ve müdemmiğ olup Hazret-i Süleymân'a ser-fürû etmeyüp serkeşlik etdi. Andan Hazret-i Süleymân yer götürmez cünd-i firâvân ile ve cemî‘i ecnâs-ı hayevân ile Saydûn Pâdişâh'ın üzerine varup cümle dâr [u] diyârın harâb [ü] yebâb ve ahâlîsin esîr [ü]8b itâb edüp âhir Melik Saydûn'u sayd-ı dâm-ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp serâperde-i Süleymân önünde şemşîr-i âteş-tâb ile katl edüp bî-nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin felekde misli lâ-nazîr bir perî-peyker, melek-manzar duhter-i nâ-şüküfte-i münevvere-i ahteri ve matla‘-ı bâhteri var idi. Hazret-i Süleymân ol duhteri mâl-ı ganâyimden alup izdivâclarında indirâc etdiler. Zîrâ ol mahalde Hazret-i Süleymân mücerred-i pâk idi kim Yemen diyârında Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Havvâ Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâm taht-ı azîmde merhûme olup Süleymân Nebî mücerred kalup bu Saydûn Pâdişâhın kızı Aline'yi firâşiyle müşerref edüp Rûm ellerine getürdükde ol kız ığvâ-yı şeytân ile dâ’imâ bükâ-âlûd idi. Hazret-i Süleymân bu duhter-i bed-ahterin ahvâl-i pür-melâlinden su’âl etdükde kız eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a–8b ·
metinde göster ·
… mahlûkâtının alâmetleri çıkardı. Meselâ yengeç ve kerevit ve midye ve istiridye
misilli
haşerâtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karad …
Hattâ bu hakîr-i kesirü't-taksîr sene (---) târîhinde İslâm Geray Hân asrında Maskov seferine giderken asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Heyhât sahrâsında Kertmeli ve Biyim ve Eşim nâm yurdlarda tüşün verüp meks etdükde on kerre yüz bin sabâ-sür‘at esb-i tâzîlere su vermek içün eşmeler hafir ederken rimâl-ı türâb içre deniz mahlûkâtının alâmetleri çıkardı. Meselâ yengeç ve kerevit ve midye ve istiridye misilli haşerâtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karadeniz imiş. Âye[t]: Arapça9b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a–9b ·
metinde göster ·
… ıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd
misillü
ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâ …
Ammâ ol asırda Karadeniz ile Akdeniz mâbeyninde niçe bin kurâ ve kasâbâtlar ve şehr-i mu‘azzamlar var idi. İslâmbol'un Sarâyburnu ile Üsküdar mabeyninde şehr-i Makdonya var idi. Yedi yüz germ-âbe ılıcalı bir şehr-i azîm idi. Gark-ı âb olup İskender-i Kübrâ bu takrîb ile Kaydefâ'dan intikâm alup Sarâyburnu'nda Makdonya şehrin ta‘mîr etmeğe mübâşeret etdi. {Ol zamândan beri Macar diyârları ve Sirem ve Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
… na emriyle ol ağacın dibin kazup içinden bir kabr ile salîbler çıkar, ya‘nî haç
misilli
üç pâre ağaçlar çıkar. Hattâ nasârâ zu‘munca ol ağaçları bir bir ol kabr içinde …
{ibtidâ zuhûr-ı haç-ı salîb}: Bir gün Magaryos nâmında tâ Hazret-i Îsâ'den berü mu‘ammer olmuş bir pîr-i nâ-tuvân-ı mugân papas bulur. Meğer Yahûd tâ’ifeleri Hazret-i Îsâ'yı bu papas üzre salb etmişlerdi ve salb olunan ağaç haçı bu bıtrîk bilirdi. Âhir Magaryos papas Hellana avrete ol haç ağacın yerini gösterüp Hellana emriyle ol ağacın dibin kazup içinden bir kabr ile salîbler çıkar, ya‘nî haç misilli üç pâre ağaçlar çıkar. Hattâ nasârâ zu‘munca ol ağaçları bir bir ol kabr içindeki meyyit üzre bırakdılar, ol ân ol meyyit hayât-ı câvidân bulup turageldi. Ol gün ki mâh-ı eylûlün on dördüncü günü idi, kavm-i nasârâ ol günü bayram edindiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… mbol dâ’iren-mâdâr kâmil on sekiz mîl ihâta eder şekl-i müselles bir kal‘a-i bî
misâldir
. Bir köşesi cânib-i kıbleye mevzûn Yedikulle'dir, bir köşesi cânib-i şimâle nâz …
Ve kal‘a-i İslâmbol dâ’iren-mâdâr kâmil on sekiz mîl ihâta eder şekl-i müselles bir kal‘a-i bî misâldir. Bir köşesi cânib-i kıbleye mevzûn Yedikulle'dir, bir köşesi cânib-i şimâle nâzır Sarâyburnu'dur. Bir köşesi cânib-i garb ile yıldız rûzgârı mâbeynine nâzır Ebû Ensârî kapusu köşesidir. Ve Kostantîn Ciniviz kıralından kız alup karâbet takrîbiyle kırala ruhsat verüp İslâmbol Halîc'inin şimâl cânibinde Galata nâm kal‘ayı Ciniviz kıralı dörd oğluna dörd kal‘a birbirine muttasıl hisâr-ı azîmler binâ etdi kim her biri birer hasîn-i üstüvârdır. Lisân-ı Yûnân'da "gala" süde derler. Mukaddemâ Kostantîn'in südhânesi olup cümle sağmal hayvânâtları anda durduğiyçün Galata derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… hrâc etmişlerdir. Ve esâs-ı binâsın mühendisîn-i halef istihkâm etmişlerdir kim
misl-i
kablehâ ve ba‘dehâ nazîri binâ olunmamışdır. Ve ol kadar vâsi‘ kal‘a-i azîmdir …
Hulâsa-i kelâm vaz‘-ı binâsın hukemâ-yı selef istihrâc etmişlerdir. Ve esâs-ı binâsın mühendisîn-i halef istihkâm etmişlerdir kim misl-i kablehâ ve ba‘dehâ nazîri binâ olunmamışdır. Ve ol kadar vâsi‘ kal‘a-i azîmdir kim Kostantîn binâ etdükde üç yüz altmış altı kapu etdi. Ebü'l-feth-i Meğâzî feth edüp yigirmi yedi bâbın alıkoyup mâ‘adâsın mesdûd eyledi. Hâlâ sedd olan kapu yerleri cânib-i selâsında aşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… amân-ı dalâletinde Sürende nâm hekîm şehrin yılan ve çıyan ve akreb haşerâtları
misilli
zehir-nâk hayvânât helâkiyçün tuçdan üç başlı bir ejdehâ timsâli binâ etdi kim …
On yedinci tılısmât-ı ibret-nümâ: Yine Atmeydânı'nda Pozantin Kıral'ın zamân-ı dalâletinde Sürende nâm hekîm şehrin yılan ve çıyan ve akreb haşerâtları misilli zehir-nâk hayvânât helâkiyçün tuçdan üç başlı bir ejdehâ timsâli binâ etdi kim Makdonya içinde aslâ zehir-nâk ve mûhiş hayvânâtlar yoğ idi. Hâlâ kaddi on zirâ‘ burma bir ejder sûretidir. Ve on zirâ‘ dahi zemînde Sultân Ahmed câmi‘i binâ etdükde tîn-i türâb içinde kalmışdır. Hattâ Selîm-i Sânî ve mest-i fânî at üzre ubûr ederken eğer hânesinden bozdağan mücevher topuz ile mezkûr ejder sûretine bir topuz urunca ejderin garb cânibine nâzır kellesinin alt çenesine isâbet edüp ol ân İslâmbol'un garb cânibinde yılan zâhir olup ol asırdan berü yılan İslâmbol içre şâyi‘ oldu derler. Allâhümme afvenâ ejder eğer öbür kellelerine bir zarar olursa İslâmbol'u mâr [u] mûr berbâd eder. Hâsıl-ı kelâm tılısmı hâlâ müte’essir bir temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17b ·
metinde göster ·
… -ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd
misilli
bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar …
Ve kilar-ı hâssa-i bîrûn ve kilar-ı hâssa-i enderûn ve kilar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd misilli nahl-i nevresleri tertîb üzre diküp mâbeynlerine niçe kerre yüz bin şecere-i müsmirâtın envâ‘ın diküp bir murgzâr-ı lâle ızâr cân fezâ bâğçe oldu kim ilâ hâze'l-ân ravza-i bâğ-ı cinândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… düp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd
misilli
nahl-i nevresleri tertîb üzre diküp mâbeynlerine niçe kerre yüz bin şecere-i mü …
Ve kilar-ı hâssa-i bîrûn ve kilar-ı hâssa-i enderûn ve kilar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd misilli nahl-i nevresleri tertîb üzre diküp mâbeynlerine niçe kerre yüz bin şecere-i müsmirâtın envâ‘ın diküp bir murgzâr-ı lâle ızâr cân fezâ bâğçe oldu kim ilâ hâze'l-ân ravza-i bâğ-ı cinândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… endân-ı beden ile itmâm bulup kal‘a-i üstüvâr olmuşdur kim cemî‘i dâr-ı diyârda
misli
binâ olunmamışdır. Dâ’iren-mâdâr şekl-i murabba‘ı Yeni Sarây'ın cirmi altı bin …
Ve bu merkûm sarây-ı âlînin cânib-i erba‘asındaki kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn üç yüz altmış altı burc [u] bârû ile ve on iki bin dendân-ı beden ile itmâm bulup kal‘a-i üstüvâr olmuşdur kim cemî‘i dâr-ı diyârda misli binâ olunmamışdır. Dâ’iren-mâdâr şekl-i murabba‘ı Yeni Sarây'ın cirmi altı bin beş yüz adımdır. Ve cümle on altı sağîr ü kebîr bâb-ı hâssalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Ebü'l-feth ol deyri münhedim edüp zemînine Eski Sarây'ı sene semâne ve hamsîn [ve] semâne mi’ede [858] şürû‘ edüp sene isnâ ve sittîn ve semâne mi’ede [862] itmâm bulup burc [u] bârûsuz ve dendân-ı bedensiz ve etrâf[ı] handaksız bir sûrdur. Ammâ gâyet metânet üzre binâ olunup cümle dîvâr üzre rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Ol asırda dâ’iren-mâdâr cirmi on iki bin arşın idi. Ve şekl-i murabba‘ kârgîr-binâdır. Bir rüknü Sultân Bâyezîd Kazancıları köşesinden tâ Miskî Sâbûnî Bâbı'na müntehî idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… 'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer
miskâl
olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı ra …
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… zre iki tabaka dahi amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı Havernaklar üzre kubbe-i eflâk
misilli
bir kâse-i ser-nigûn ve rusâs-ı hâss-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i azîm ma‘mû …
"İşte ben de geldim" deyü zâhir olup hazîne-i mühimmâtı küşâde edüp yine Ayasofya'ya şürû‘ edüp cümle (---) yüz sommâkî amûdlar üzre tâk-ı nuh-tâklar üzre iki tabaka dahi amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı Havernaklar üzre kubbe-i eflâk misilli bir kâse-i ser-nigûn ve rusâs-ı hâss-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i azîm ma‘mûr etdiler kim felek-i atlas-ı bûkelemûnda böyle kubbe-i ibret-nümûn misl-i kablihâ ve ba‘dihâ binâ olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
… i azîm ma‘mûr etdiler kim felek-i atlas-ı bûkelemûnda böyle kubbe-i ibret-nümûn
misl-i
kablihâ ve ba‘dihâ binâ olunmamışdır.
"İşte ben de geldim" deyü zâhir olup hazîne-i mühimmâtı küşâde edüp yine Ayasofya'ya şürû‘ edüp cümle (---) yüz sommâkî amûdlar üzre tâk-ı nuh-tâklar üzre iki tabaka dahi amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı Havernaklar üzre kubbe-i eflâk misilli bir kâse-i ser-nigûn ve rusâs-ı hâss-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i azîm ma‘mûr etdiler kim felek-i atlas-ı bûkelemûnda böyle kubbe-i ibret-nümûn misl-i kablihâ ve ba‘dihâ binâ olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
… üp bu câmi‘-i şerîfin cümle bâbların ol levhalardan inşâ etmişlerdir. Hâlâ gemi
mismârı
olan yerleri zâhirdir.
Mürûr-ı eyyâm ile keştî-i Nûh levhaları Cebel-i Cûde üzre kalup tâ Vezendon kıral asrında kızı Ay Sofya, Ayasofya'yı binâ ederken Hazret-i Hızır'ın ta‘lîmiyle Nûh Nebî keştîsinin tahtaların getirüp bu câmi‘-i şerîfin cümle bâbların ol levhalardan inşâ etmişlerdir. Hâlâ gemi mismârı olan yerleri zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
… Rabi‘ çâr mermer sütûn üzre yek pâre bir mermer kürsî inşâ etmişdir kim felekde
misli
yokdur. Ve her gün birer vâ‘iz pend [ü] nasîhat etmeğiçün sekiz aded şeyh ta‘yî …
Ve fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd Hân-ı Rabi‘ çâr mermer sütûn üzre yek pâre bir mermer kürsî inşâ etmişdir kim felekde misli yokdur. Ve her gün birer vâ‘iz pend [ü] nasîhat etmeğiçün sekiz aded şeyh ta‘yîn eyledi. Biri Kadızâde hazretleri, biri Üsküdarî Mahmûd Efendi hazretleri, biri Cerrâhpaşa şeyhi İbrâhîm Efendi ve biri Sivasî {Abdülmecîd} Efendi ve biri Kudsî Efendi ve Tercümân şeyhi Ömer Efendi ve eş-şeyhü'l-kebîr Emîr iştibî hazretleri mesâ’il-i şer‘îyyede müşkil-küşâ âlim ü âmil ve fuzalâ kimesne idi. Hamd-i Hudâ bu zikr olunan meşâyihlerin şeref-i sohbetleriyle müşerref olup du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… ara edüp bî-feth rücû‘ etdi. Ve cezîre-i Mora'da kal‘a-i Gördüs ve dahi kal‘a-i
Misistre
ve kal‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i Atina ve kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisâ …
İbtidâ Tuna Belgradın muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdi. Ve cezîre-i Mora'da kal‘a-i Gördüs ve dahi kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i Atina ve kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisârı ve Alacahisârı ve Belgrad kurbünde Havâle kal‘ası ve Semendire kal‘ası ve Silifke kal‘ası ve Mut kal‘ası, Varsak Kara{hisârı} kal‘ası, vilâyet-i Germiyan'da Kütâhiyye kal‘ası ve Karaman'da Ermenak kal‘ası ve Kalonhisârı ve Kefe kal‘ası sene 880 ve ibn Germiyan kal‘ası ve Sudak ve Kerç ve Balıklağa ve Menkup kal‘ası. Bu Kefe'den beri mezkûr kal‘alar Kırım cezîresi etrâfındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
Ve câmi‘in yemîn ü yesârında iki unnâbî-gûn sommâkî amûdları var kim
misilleri
meğer Mısır'da Sultân Kalavan câmi‘inde ola. Ve bu amûdlar üzre câmi‘ içre iki …
Ve câmi‘in yemîn ü yesârında iki unnâbî-gûn sommâkî amûdları var kim misilleri meğer Mısır'da Sultân Kalavan câmi‘inde ola. Ve bu amûdlar üzre câmi‘ içre iki tabaka kanâdîl zeyn edecek devvâreler ile bezenilmiş bir câmi‘-i müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41b ·
metinde göster ·
… ammâm bu dâ’ireden üç yüz adım ba‘îddir, ve's-selâm. Gayrı medâris ve tîmârhâne
misilli
imâretler yokdur. Andan beşinci câmi‘-i selâtîn,
Çârsûkapusu dibinde Çukurbostân'a nâzır bir kubbe-i azîm mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve bir imâret-i it‘âmı ve bir dârü'z-ziyafe-i ulemâ ve sûhtevât me’keli ve bir mihmân-sarâyı var. Ammâ hammâm bu dâ’ireden üç yüz adım ba‘îddir, ve's-selâm. Gayrı medâris ve tîmârhâne misilli imâretler yokdur. Andan beşinci câmi‘-i selâtîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
çâr-pâye-i amelîsinden mâ‘adâ câmi‘in yemîn [ü] yesârında dörd aded sommâkî mer …
Ve bu kubbe-i bî misâlin çâr-pâye-i amelîsinden mâ‘adâ câmi‘in yemîn [ü] yesârında dörd aded sommâkî mermer sütûnlar var kim her biri onar Mısır hazînesi kıymet edüp yine Mısır diyârında (---) şehrinden Nîl ile İskenderiyye'ye andan Karınca Kapudan sal gemilere tahmîl edüp muvâfık eyyâm ile İslâmbol'da Unkapanı'na getirüp andan Vefâ meydânına andan Süleymâniyye câmi‘inde Karınca Kapudan dörd aded sütûnları Süleymân Hân'a teslîm etdükde Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… eyyen câmlardır kim seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh-ı âlemdir kim felekde
misli
görülmemişdir.
Ve mihrâb ü minber üzre olan câm-ı gûnâ-gûn Sarhoş İbrâhîm'in kârıdır kim bunun dahi medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim vakt-i zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi urdukda derûn-ı câmi‘ münevver olup cemî‘i cemâ‘atin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Her kıt‘a-yı câmda niçe kerre yüz bin pâre gûnâ-gûn hurde câmlar ile şükûfeler ve Esmâ’ü'l-hüsnâ hatları ile müzeyyen câmlardır kim seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh-ı âlemdir kim felekde misli görülmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… erîndir. Ve bir serâmed hâm mermerden bir minberi ve bir tâc-ı surâhîsi var kim
misli
meğer Sinop câmi‘i minberi ola. Ve mihrâbı gûyâ mihrâb-ı Hazret-i Süleymân'dır …
Gerçi mihrâbı ve minberi ve mü’ezzin mahfili beyâz mermer-ı hâmdandır. Ammâ üstâd mermer-bür (---) sütûn-ı rakîk üzre bir mü’ezzin mahfili etmiş kim gûyâ mahâfil-i huld-i berîndir. Ve bir serâmed hâm mermerden bir minberi ve bir tâc-ı surâhîsi var kim misli meğer Sinop câmi‘i minberi ola. Ve mihrâbı gûyâ mihrâb-ı Hazret-i Süleymân'dır kim üzre Karahisârî hattıyla,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… âyi‘at-ı azîmeleri meselâ ihrâk bi'n-nâr ve cülûs ve zelzele ve gulû-yı velvele
misilli
şeyler yazılmışdır kim acâyib târîhli sütûn pâyeleridir.
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan amûdların aşağı kürsîlerinde tuç bilâzikler vardır. Evkâf tarafından hakkâk müverrih vardır. Cümle vakâyi‘at-ı azîmeleri meselâ ihrâk bi'n-nâr ve cülûs ve zelzele ve gulû-yı velvele misilli şeyler yazılmışdır kim acâyib târîhli sütûn pâyeleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
Kubbekapusu, yigirmi ayak taş nerdübân ile urûc olunur bir kapudur. Kubbesi içr …
Andan şimâle bin bir mismârlı Kubbekapusu, yigirmi ayak taş nerdübân ile urûc olunur bir kapudur. Kubbesi içre bin bir mismâr mıhlı olduğuyçün sebeb-i tesmiyesi olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
… su, yigirmi ayak taş nerdübân ile urûc olunur bir kapudur. Kubbesi içre bin bir
mismâr
mıhlı olduğuyçün sebeb-i tesmiyesi olmuşdur.
Andan şimâle bin bir mismârlı Kubbekapusu, yigirmi ayak taş nerdübân ile urûc olunur bir kapudur. Kubbesi içre bin bir mismâr mıhlı olduğuyçün sebeb-i tesmiyesi olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
… yâde mâl gitmişdir" deyü niçe güft [u] gû edüp gitdiler. Hakkâ ki bu câmi‘in on
miskâl
taşı bir altuna oldu, derler.
"Belî bundan büyük tula binâ bir kâr-ı kadîmdir. Ol asrın metânet üzre musanna‘ binâ-yı azîmdir. Ammâ letâfet ü zerâfet [ü] nezâfetde ve şîrînkârlıkda bu andan musanna‘ binâ-yı ibret-nümâdır. Ve mâl-ı masrûfu cihetiyle bu câmi‘e Ayasofya'dan ziyâde mâl gitmişdir" deyü niçe güft [u] gû edüp gitdiler. Hakkâ ki bu câmi‘in on miskâl taşı bir altuna oldu, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
Ve bu bâlâda tahrîr olan hayrât [ü] hasenâtlar cümle Malta Rodos'u ve Budin Kızılelması ve Tuna Belgradı ve Bağdâd-ı behişt-âbâd misilli kal‘aların helâl [ü] zülâl gazâ mâlıyla binâ olmuş hayrâtlardır. Binâ emîni muhâsebesiyle merkûm hayrâtlarla sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori hazîneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki bin tokuz akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
… şerîfeli serâmed bâng-i Muhammedî makâmıdır kim İslâmbol ve Bursa ve Edirne'de
misli
bünyâd olunmamış eyle münakkaş ibret-nümûn minârelerdir kim Koca Mi‘mâr bu minâ …
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında iki minâre-i mevzûnları ikişer şerîfeli serâmed bâng-i Muhammedî makâmıdır kim İslâmbol ve Bursa ve Edirne'de misli bünyâd olunmamış eyle münakkaş ibret-nümûn minârelerdir kim Koca Mi‘mâr bu minârelerde ve câmi‘de yed-i tûlâ-yı mi‘mârîsin ayân etmişdir. Her minâre on sekizer hâne köşe tarh olunmuşdur. Her tarhında serâpâ kat-ender-kat zıhlar içre gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıl türünce ve islimî nakışları ve her tabakada ibret-nümâ kirişme mukarnas ve medeneler ihtirâ‘ etmişdir kim görenin aklı vâlih olur. Zîrâ bu câmi‘ altıncı câmi‘dir. Her bir câmi‘den birer zerâfet ü nezâfet serîka edüp binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
ve livâ-i Manya ve livâ-i Koron beği bir pâre kadırgaya mâlikdir ve livâ-i Ayam …
[Sancakları bunlardır]: Livâ-i Misistre ve livâ-i Manya ve livâ-i Koron beği bir pâre kadırgaya mâlikdir ve livâ-i Ayamavra beği bir pâre kadırgaya mâlikdir [ve] livâ-i Anapolya beği iki pâre kadırga ile sefer eşerler. Ba‘zı cezîrelerde re‘âyâları vardır, kânûn-ı Süleymân Hân'dır. Ammâ cezîre-i Sakız sancağı ve Nakşe sancağı ve Mehdiyye sancağı bu üç sancak sâlyâne ile zabt olup kapudan paşa hükm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
Ne mâl defterdârı ve dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni
misilli
bir şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup vezâret olmuşdur.
Ne mâl defterdârı ve dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni misilli bir şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup vezâret olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… (---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda
misli
yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·