… Rabi‘ çâr mermer sütûn üzre yek pâre bir mermer kürsî inşâ etmişdir kim felekde
misli yokdur
. Ve her gün birer vâ‘iz pend [ü] nasîhat etmeğiçün sekiz aded şeyh ta‘yîn eyled …
Ve fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd Hân-ı Rabi‘ çâr mermer sütûn üzre yek pâre bir mermer kürsî inşâ etmişdir kim felekde misli yokdur. Ve her gün birer vâ‘iz pend [ü] nasîhat etmeğiçün sekiz aded şeyh ta‘yîn eyledi. Biri Kadızâde hazretleri, biri Üsküdarî Mahmûd Efendi hazretleri, biri Cerrâhpaşa şeyhi İbrâhîm Efendi ve biri Sivasî {Abdülmecîd} Efendi ve biri Kudsî Efendi ve Tercümân şeyhi Ömer Efendi ve eş-şeyhü'l-kebîr Emîr iştibî hazretleri mesâ’il-i şer‘îyyede müşkil-küşâ âlim ü âmil ve fuzalâ kimesne idi. Hamd-i Hudâ bu zikr olunan meşâyihlerin şeref-i sohbetleriyle müşerref olup du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… varınca ka‘r-ı azîm bir handak-ı kebîrdir kim niçe bin kal‘a temâşâ etdik, aslâ
misli yokdur
, illâ Karadeniz'e nehr-i azîm Turla mahlût olduğu mahalde ibret-nümâ kal‘a-i Ak …
Ve bu Galata Kullesi'nin kara cânibinde Meyyitkapusu'ndan tâ Tophânekapusu'na varınca ka‘r-ı azîm bir handak-ı kebîrdir kim niçe bin kal‘a temâşâ etdik, aslâ misli yokdur, illâ Karadeniz'e nehr-i azîm Turla mahlût olduğu mahalde ibret-nümâ kal‘a-i Akkirman handakı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
… ânesi deryâya nâzır fevkânî bir mevlevîhânedir kim İslâmbol'da ve gayrı diyârda
misli yokdur
. Semâ‘hânesi bir musanna‘ tavan kubbe-i la‘l-gûndur kim şimdiki üstâdları ana n …
Ve tekyegâh-ı dervîşan-ı Beşiktaş: Evvelâ tekye-i Mevl[ev]îhâne-i (---) Paşa, leb-i deryâda semâ‘hânesi deryâya nâzır fevkânî bir mevlevîhânedir kim İslâmbol'da ve gayrı diyârda misli yokdur. Semâ‘hânesi bir musanna‘ tavan kubbe-i la‘l-gûndur kim şimdiki üstâdları ana nazîre kubbe inşâ edemezler, gâyet refî‘ ü pesendîde kubbe-i âlîdir. Ve fukarâ hücreleri cânib-i garbında ma‘mûrdur. Ve meydân-ı semâ‘hâne serâpâ ceviz levhasıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… re üstad-ı mi‘mâr, bennâ bir sırât inşâ etmiş kim inşâ‘allah diyâr-ı Anadolu'da
misli yokdur
kim garîb ve acîb cisr-i metîndir.
Ziyâret-i Burhân Dede: Niçe yüz keşf [ü] kerâmeti zuhûr etmiş ulu sultândır. Bu cisr dahi Sultân Bâyezîd-i Velî'nin hayrât [u] hasenâtından vâcibü's-seyr, memdûh-ı âlem olmuş on tokuz göz cisr-i azîmdir kim her bir kemerleri kavs-ı kuzahdan ve kehkeşân-ı semâdan ve kudret kemerinden ve tâk-i kisrâdan nişân verir kantara-i azîmdir. Bir başından bir başına dörd yüz elli adımdır. Böyle dîvâne cereyân eder nehr-i azîm üzre üstad-ı mi‘mâr, bennâ bir sırât inşâ etmiş kim inşâ‘allah diyâr-ı Anadolu'da misli yokdur kim garîb ve acîb cisr-i metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a ·
metinde göster ·
… bir gûne surâhî ve serâmed ve rakîk ü mevzûn bir tula minâresi var kim cihânda
misli yokdur
, derler. Şerîfesinin etrâfı demir kafesdir.
Andan Câmi‘-i Melik Gâzî beş altı kademe taş nerdübân ile inilir bir tûlânîce vâki‘ olmuş bir câmi‘-i kadimdir kim câmi‘-i Fâtih'dir. Ammâ bir gûne surâhî ve serâmed ve rakîk ü mevzûn bir tula minâresi var kim cihânda misli yokdur, derler. Şerîfesinin etrâfı demir kafesdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283a ·
metinde göster ·
Ta‘rif-i âsiyâb-ı mâ’i dakîk: Enderûn [u] bîrûn-ı şehirde cümle (---) aded tahhân-ı dakîkdır kim bu diyârda misli yokdur. Evvelâ Bâzâr değirmânı, beher yevm ellişer kîle un öğüdür. Mesîregâh değirmândır. Anın dîvârına celî hüsn-i hatt ile bu ebyâtı tahrîr etdik:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56b ·
metinde göster ·
… li ayakdır. Ve bir musanna‘ tarz-ı âhar mermer minberi var kim diyâr-ı İslâm'da
misli yokdur
. Ve bu câmi‘in iki kapusunun biri sağ cânibinde Derziler içine açılup altı kade …
Şâh Melik câmi‘i: Cemâ‘at-i 114a kesîreye mâlikdir. Tûlen ve arzen yüz elli ayakdır. Ve bir musanna‘ tarz-ı âhar mermer minberi var kim diyâr-ı İslâm'da misli yokdur. Ve bu câmi‘in iki kapusunun biri sağ cânibinde Derziler içine açılup altı kademe taş nerdübân ile çıkılır. Bir kapusu çârsû içine on kademe nerdübân ile nüzûl olunur. Lâkin bu câmi‘ çârsû-yı teng mahallinde olmağıla aslâ ve kat‘â haremi yokdur. Ve Eski câmi‘i ve Çelebi Efendi câmi‘i ve Kabrancı câmi‘i ve Emîr Çelebi câmi‘i ve Yukarı Çârsû'da kal‘a kapusu önünde Kadı Avn câmi‘inin bâb-ı sa‘âdeti atebe-i âlîsi üzre târîhi böyle merkûmdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113b–114a ·
metinde göster ·
Ve memdûh-ı sanâyi‘âtından, Nigebolılı Hacı Mustafâ tüfengi, rub‘-ı meskûnda
misli yokdur
. Gerçi Taşlıca ve Yenibâzâr'da ve Cezâyir'de tüfenk çokdur ammâ bu Nigebolı tüf …
Ve memdûh-ı sanâyi‘âtından, Nigebolılı Hacı Mustafâ tüfengi, rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Gerçi Taşlıca ve Yenibâzâr'da ve Cezâyir'de tüfenk çokdur ammâ bu Nigebolı tüfengi gibi yokdur. Zîrâ içi burmadır. Bu tarza göre bir üstâd taklîd edememişdir. Beş yüz guruş tüfengi bey‘ olunur. Ve (---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 114b ·
metinde göster ·
… bir gûne musanna‘ şındıra tahta örtülü kubbe-i serâmedlerdir kim ol diyârlarda
misli yokdur
. Altun ile mutallâ alemleri berk urur. Cânib-i şarka nâzır harem ve matbah u ki …
Ezîn-cânib tetimme-i âsâr-ı binâ-i ziyâretgâh-ı Sarı Saltık Sultân: Çünki Sultân Bâyezîd-i Velî, sultân-ı fukarâ Saltık Bay rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp himmet-i azîz ile cemî‘i âsitâne ve hân u imâret ve medrese ü kârbânsarây [u] esvâk-ı sultân tamâm olup Kırım Hânı olan Menkli Girây Hân'ı Sultân Bâyezîd-i Velî bu imâretlere nâzır-ı nuzzâr nasb edüp cemî‘i levâzımâtların görmeğe me’mûr edüp fukarâ-yı Bektâşiyân'dan Kademli Dede Sultân hayâtda idi. Anlar Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan bile gelmiş, Sultân Bâyezîd'e ermiş bir pîr-i nâtüvân er idi kim iki yüz yedi yaşında idi, anları Saltık Bay Sultân üzre ser-çeşme-i Bektâşiyân, sâhib-i seccâde-i sultân edüp türbedâr oldu. Ve izn-i şer‘ ile cümle evkâfın bir temessükâtın ana ve bir temessükât-ı hudûdnâmelerin Menkli Girây Hân'a verüp Bâyezîd Hân Rûm'a revâne oldukda ol gice Saltık Sultân Kademli Dede'nin ve Menkli Girây Hân'ın vâkı‘asına girüp "Benim üzerimde olan kurşumlu kârgîr kubbeyi ref‘ edüp tahta kubbe edin" buyururlar. Ale's-sabâh iki sultânın gördükleri menâm birbirlerine muvâfık gelüp kârgîr kubbeyi münhedim edüp hâlâ kârgîr çâr-kûşe dîvâr üzre eflâke ser çekmiş bir gûne musanna‘ şındıra tahta örtülü kubbe-i serâmedlerdir kim ol diyârlarda misli yokdur. Altun ile mutallâ alemleri berk urur. Cânib-i şarka nâzır harem ve matbah u kilâr tarafına mekşûf türbe-i pür-envârın bâb-ı sâ‘âdetinin atebe-i ulyâsı üzre çâr-kûşe mermerde celî hat ile bu târîh mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128b ·
metinde göster ·
… ıymet ibret-nümûn âvîze-i maslûbâtlar var kim bir âsitâne-i ma‘mûr [u] âbâdânda
misilleri yokdur
. Ve kabr-i münevverenin cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat kıt‘alar ile âr …
Bu âsitâne-i pür-envâra dâhil olup bizzât sultân hazretlerinin harem-i muhteremine Bismillah ile kadem basup mü’eddebâne "Es-selâmü aleyke yâ ebü'l-fukarâ!" deyüp ber-zânû olup Yâsîn-i şerîfi hasbeten-lillah kırâ’at edüp sevâbın rûh-ı Muhammed-i Buhârî'ye hîbe edüp derûn-ı âsitâneyi seyr [u] temâşâ etmeğe şurû‘ etdik. Kabr-i münevveresinin sebz-gûn sûf kaplı sütri etrâfında niçe hüsn-i hat kelâm-ı şerîfler rahleler üzre durur. Her biri birer pâdişâh-ı Cem-cenâbların hedâyâlarıdır kim İslâmbol'da Ayasofya ve Yenicâmi‘ ve Süleymâniyye'de eyle mushaflar yokdur. Ve başı ve ayağı ucunda âdem kaddi müzehheb ve mutallâ şem‘dânlar vardır. Dahi etrâfında kat-ender-kat niçe yüz gûne şem‘dân ve çerâğdân ve buhûrdân ve gülâbdân ve mermerler vardır. Ve ol kıbâb-ı pür-envâr içre gûnâ-gûn zî-kıymet ibret-nümûn âvîze-i maslûbâtlar var kim bir âsitâne-i ma‘mûr [u] âbâdânda misilleri yokdur. Ve kabr-i münevverenin cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat kıt‘alar ile ârâste ve dervîşân-ı zî-şân pâlhengleriyle ve zerdeste ve keşkülleriyle pîrâste olmuş âsitânedir. Ve azîzün ser-i sa‘âdeti tarafında zamân-ı sa‘âdetlerinde isti‘mâl etdikleri tuğ ve tabl [u] alem ve nefîr ü zil ü kudûmler hâlâ âmâdedir. El-hâsıl bu âsitânenin medhinde lisân kâsırdır. Ve türbedâr Süleymân Dede ile müşerref olup dest-i şerîfiyle hakîrin dostâne mâ-i gülâb nisâr edüp râyiha-i tayyibe-i sultâna nâ’il olup türbedâr pîrin du‘â-i hayriyle şerefyâb olup behremend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128b ·
metinde göster ·
. Üstâd-ı bennâ var makdûrun sarf edüp ol binâ-yı bânî bu câmi‘in enderûn [u] bî …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında çâr-rükn-misâl dörd aded minâre-i serâmedi var kim her biri eflâke ser çekmişdir. Ammâ sağ tarafında olan minâre-i zîbâ Üçşerîfeli olduğundan bu câmi‘e Üçşerîfeli derler. Aşağıdaki bir kapudan üç dâne 153a mü’ezzinân-ı hânendegân girüp minâreye urûc etdükde birbirlerin görmeyüp ve sadâların istimâ‘ etmeyüp her biri birer tabakaya çıkup bâng-i Muhammedî ururlar. Kerâmet mertebesi bir gûne musanna‘ ibret-nümâ vâcibü's-seyr bir minâre-i ra‘nâdır kim ilm-i mi‘mârîsine akl-ı Aristo ermez. Ve sol taraftaki minâre iki şerîfelidir. Ve haremin iki köşesinde minârelerin ikisi de birer tabaka burma burma ve şeşhâne mevzûn minâre-i ibret-nümûnlardır. Ve gûyâ cümlesi yek-pâre bâğhânelerdir. Ve bu câmi‘-i bî-bedelin cemî‘i kıbâbları rasâs-ı hâs-ı nîl-gûn ile bir gûne mestûrdur kim görenin aklı gider. Makdûr-ı beşer değil bir gûne kâr-ı acîb u garîbdir. El-hâsıl bu câmi‘in letâfet [ü] zarâfet [ü] nezâfet-i ilm-i mi‘mârîsinde misli yokdur. Üstâd-ı bennâ var makdûrun sarf edüp ol binâ-yı bânî bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda ol kadar tasarruflar etmişdir kim atlas-ı felekde eyle bir kârgerlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b–153a ·
metinde göster ·
ve taklîd dahi kabûl etmez vâcibü's-seyr bânghânelerdir kim her gören bu mısra‘ …
Ve dörd minârelerin üçer kadeh şerîfeden on iki tabaka eder. Ana alâmetdir kim, Sultân Selîm-i Sânî on ikinci pâdişâh-ı Âl-i Osmânî ola. Ve her şerîfesinin dîvârları eyle müşebbek oymadır kim gûyâ Fahrî mıkrâs-ı lâ ile Hıtâyî kâğızdan oymuş müşebbeklerdir. Ve dördü dahi ikişer yüz otuzar kademe taş nerdübân ile urûc olunur, ammâ iki minâresi üçer yollu olmağıla her birinin ikişer yolu dahi ziyâde olup dörder yüz altmış ayak dahi ziyâde olur. Bu takdirce üç aded yolunda bir minârenin altı yüz toksan kademesi olur ki dördü de eflâk-i semâya kad çekmiş "Kad kâmeti's-salâ" mahalli minâre-i ra‘nâlardır. Garâbet bunda kim bu şehr-i Edirne'ye dâhil olurken elbette çâr tarafında dörd aded şâhrâh-ı azîmlerdir. Her kankı yoldan Edirne'ye dâhil olursan bu Selîmiyye'nin dör[d] minâresi iki görünüp altı şerîfeli görünür, eğer bu‘d [u] kurbdan olsun. Bu gûne hendese üzere tarh olup iki minâre nümâyândır. Ammâ derûn-ı şehirde tarîk-i âmları muharrif-gûne olmağıla yine dörd görünür. Garâ’ib-i temâşâ-yı minâre-i ibret-nümâlardır. El-hâsıl rub‘-ı meskûnda misilleri yokdur ve taklîd dahi kabûl etmez vâcibü's-seyr bânghânelerdir kim her gören bu mısra‘ı terennüm eder. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155b ·
metinde göster ·
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161b ·
metinde göster ·
Cemî‘i zî-kıymet eşya bunda bî-kıymet bulunur. Müşk ü mâ-i gülâb ve mâ-i verd ü mâ-i buhûr u mâ-i asel-bend u ûd u amber ve sâ’ir itriyyât râyihasından erbâb-ı hâcâtın demâğları mu‘attar olup bir gûne 162b temâşâgâh-ı bâzâr-ı hüsndür. Edirne ve İslâmbol ve Bursa'da misli yokdur. İllâ meğer Şâm-ı Şerîf'de Sinâniyye çârşûsu ola. İnkırâzu'd-deverân âfât-ı dehrden masûn ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 162a–162b ·
metinde göster ·
… saffâ hedâyâ götürürler, bunun şerbeti ve ayva perverde şerbeti rub‘-ı meskûnda
misli yokdur
. (---)
Tavsîf-i envâ‘-ı meşrûbât: Bu Malatıyye şehrinin bir gûne beyâz balı olur kim rub‘-ı meskûnda nazîri meğer Aydos balı ola. Kırmızı cerreler ile İslâmbol a‘yânına niçe yüz bin kavanoz asel-i musaffâ hedâyâ götürürler, bunun şerbeti ve ayva perverde şerbeti rub‘-ı meskûnda misli yokdur. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195a ·
metinde göster ·
… bnîdir ve bir minâre-i mevzûnu var kim şehr-i Bitlîs'de değil Kürdistân'da dahi
misli yokdur
. Andan yukaru kal‘ada,
Şerefeddîn câmi‘idir: Kim nesl-i Âl-i Abbâsiyân'dandır. Bu câmi‘-i pür-nûr kal‘a ardında cereyân eder ayn-ı İskender kenârında bir göz cisrin başında vâki‘ olmuş gâyet musanna‘ câmi‘-i mahbûbdur kim cümle kıbâbları ve tâkleri metânet üzre mebnîdir ve bir minâre-i mevzûnu var kim şehr-i Bitlîs'de değil Kürdistân'da dahi misli yokdur. Andan yukaru kal‘ada,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a ·
metinde göster ·
… Bir vâsi‘atü'l-aktâr rahîsatü'l-eş‘ar bir dâr-ı diyâr olmağile ganîmetde deyyâr
misli yokdur
. Hatta yedi elvân buğday olur ve yedi gûne siyâh yağlı ve semîn şa‘îri olur. Fû …
Der-medh-i ganîmet-i mahsûlât: Bir vâsi‘atü'l-aktâr rahîsatü'l-eş‘ar bir dâr-ı diyâr olmağile ganîmetde deyyâr misli yokdur. Hatta yedi elvân buğday olur ve yedi gûne siyâh yağlı ve semîn şa‘îri olur. Fûli ve nohudu ve mercimeği ve sâ’ir hubûbâtının hisâbın Hudâ bilür. 258b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a–258b ·
metinde göster ·
… rleriyle elma cengi ederler ve âbdâr Engürü ve Abbâsî ve melece emrûdu olur kim
misli yokdur
.
Der-vasf-ı me’kûlât-ı müsmirrât: Evvelâ memdûh meyvesinden on iki gûne al yanaklı tebekânî ve cângüli ve seylânı ve zağafranı ve Şâmî nâmân tüffâhları olur kim misli meğer Kırım diyârında Sudak elması yahûd Kocaeli'nde misket elması ve Rûm'da Köstendil elması ola, ammâ bu Van'da ol kadar elma olur kim ehl-i teferrüc birbirleriyle elma cengi ederler ve âbdâr Engürü ve Abbâsî ve melece emrûdu olur kim misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258b ·
metinde göster ·
… ammâm ve bâzâr-ı şâhî vardır. Ve bir derbend-i çalındır var kim bu edîm-i arzda
misli yokdur
kim ubûr eden elbette kara kan nûş eder. Ve bu şehir hâricinde bir germâbı vard …
Sitâyiş-i kal‘a-i Karakan: Bu sahrâda Hulâgû Âl-i Abbâsiyân'dan yetmiş bin âdem katl edüp kanları buhayre gibi olduğundan Deşt-i Karakan derler. Ba‘dehû Timur Hân evlâdlarından (---)(---) Şâh bu vâdîde bir kal‘a bünyâd edüp kal‘a-i Karakan derler. Cığaloğlu Sinân Paşa harâb edüp yine imâr olmuş. Kal‘ası seng-binâ bir küçük kal‘adır. Ammâ varoşunu Şâh İsmâ‘îl'in Kara Hân'ı binâ etdiğinden Acem tâ’ifesi Kara Hân yerine Karakan kal‘ası derler. Kehrevân nâhiyesinde başka sultânlıkdır kim bin kadar nökere mâlikdir. Câmi‘ ve hân u hammâm ve bâzâr-ı şâhî vardır. Ve bir derbend-i çalındır var kim bu edîm-i arzda misli yokdur kim ubûr eden elbette kara kan nûş eder. Ve bu şehir hâricinde bir germâbı vardır kim diyâr-ı İrân'da misli yokdur. Meğer Bursa ılıcaları ola. Gâyetü'l-gâye nâfi‘ germâbdır. Andan yine cenûba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304b ·
metinde göster ·
… kara kan nûş eder. Ve bu şehir hâricinde bir germâbı vardır kim diyâr-ı İrân'da
misli yokdur
. Meğer Bursa ılıcaları ola. Gâyetü'l-gâye nâfi‘ germâbdır. Andan yine cenûba,
Sitâyiş-i kal‘a-i Karakan: Bu sahrâda Hulâgû Âl-i Abbâsiyân'dan yetmiş bin âdem katl edüp kanları buhayre gibi olduğundan Deşt-i Karakan derler. Ba‘dehû Timur Hân evlâdlarından (---)(---) Şâh bu vâdîde bir kal‘a bünyâd edüp kal‘a-i Karakan derler. Cığaloğlu Sinân Paşa harâb edüp yine imâr olmuş. Kal‘ası seng-binâ bir küçük kal‘adır. Ammâ varoşunu Şâh İsmâ‘îl'in Kara Hân'ı binâ etdiğinden Acem tâ’ifesi Kara Hân yerine Karakan kal‘ası derler. Kehrevân nâhiyesinde başka sultânlıkdır kim bin kadar nökere mâlikdir. Câmi‘ ve hân u hammâm ve bâzâr-ı şâhî vardır. Ve bir derbend-i çalındır var kim bu edîm-i arzda misli yokdur kim ubûr eden elbette kara kan nûş eder. Ve bu şehir hâricinde bir germâbı vardır kim diyâr-ı İrân'da misli yokdur. Meğer Bursa ılıcaları ola. Gâyetü'l-gâye nâfi‘ germâbdır. Andan yine cenûba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304b ·
metinde göster ·
… ul hâkinde Şat kenârında bir ma‘âdin-i sun‘-ı Hudâ'dır kim Rûm u Arab u Acem'de
misli yokdur
. Şatt sâhilinde ve dahi ba‘îd yerde göl göl olup kara çam sakızları kaynar ammâ …
Menzil-i Kargaçamı: Musul hâkinde Şat kenârında bir ma‘âdin-i sun‘-ı Hudâ'dır kim Rûm u Arab u Acem'de misli yokdur. Şatt sâhilinde ve dahi ba‘îd yerde göl göl olup kara çam sakızları kaynar ammâ gâyet lezîzdir. Gûyâ mastaki sakızıdır ammâ esmerü'l-levndir. Ve bir gûne lezzeti vardır kim yeyenin dimâğın mu‘attar eder. Ve her sabâh birer miskâl isti‘mâl edenin vücûdunda safrâ ve sevdâ ve balğam ve sâ’ir ahlâtı cümle mahv edüp batn-ı insânda olan solucanları cümle kırup tahtânî amel eder. Ve kuvvet-i basarı ziyâde edüp dendân-ı benî Âdemi dürdâne gibi pâk u mücellâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405a ·
metinde göster ·
Ve üç kapusu var. İkisi nehr-i Turla'ya nâzır küçük kapulardır. Biri maşrık tarafına varoşa mekşûf gâyet işlek üç kat metîn demir kapulardır. Bu büyük kapu arasında kal‘ayı feth eden içine iki âdem sığar kırkar karış serâmed toplar var kim Âl-i Osmâniyân'ın bir serhaddinde misli yokdur. Meğer nazîri kal‘a-i Rodos'da yâhûd Akdeniz'in Boğazhisârları'nda ola, ammâ hâlâ bu top-ı kûpun biri doludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
Ve bu şehr-i hâk-i ednâ'l-arzda niçe bin aded gül [ü] gülistân ve sünbül-i reyhânistân ravza-ı Rıdvân misilli bâğ-ı cinânlar ve müşebbek bostânlar var kim ezhâr [u] evrâkları ve eşcârlarının hisâbın Bâğbân-ı Ezel ve Sannâ‘-ı Lem-yezel bilür, zîrâ bu şehrin zemîni bir [v]âsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr [u] diyârdır kim deyyâr-ı misli yokdur demek olmaz, meğer hâk-i pâk-i Irâk-ı Acem ola, zîrâ Belgrad'ın vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ ahâlîsi mesrûr buk‘aları hûb ve hâk-i amber-pâki beyne'n-nâs mergûb ve mezra‘aları vâfir ve hayr-ı berekâtları mütekâsir ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârînleri cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır. Hafazakellâh. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116b ·
metinde göster ·
… başında birer müdevver kulle-i azîmlerdir kim her biri birer diyâr kal‘alarında
misilleri yokdur
. Topları ve cebehâneleri mükellef ü mükemmeldir.
Ve bu cisr-i tavîlin iki başında birer müdevver kulle-i azîmlerdir kim her biri birer diyâr kal‘alarında misilleri yokdur. Topları ve cebehâneleri mükellef ü mükemmeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
Ve'l-hâsıl diyâr-ı Rûm'da misli yokdur. Meğer diyâr-ı Horasan'da meşhed-i İmâm Rızâ ola, ammâ bu âsitâne hayrâtının sâhibi Yanyalı Arslan Paşa'nın ceddi Zülfikâr Beğ âşıkdır cânım ve tekye-nişîni olan Hızır Dede câna ey vellâm var îmânım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
… câr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde
misilleri yokdur
.
Ve bu sefer-i eser-me’serde bu kadar semen-sîmâ kemân-ebrû ve perî-peyker ve melek-manzar ve gül-çehre ve gül-bûlar dirâğûş olunup her birinin hüsn-i cemâlleri bir mertebede idiler kim geysû-yı mürgûle-i çîm-ender-çîm ve hîm-ender-hîmlerinin her târları revnak ve şeb gibi gören uşşâkın akılların târumâr ederlerdi, lâkin bu bânûların niçe bini nâ-ehl ehremen ve zîr-dest ve dîv-dest ellerine girüp şeb [ü] rûz haymelerinde ve dağıstân hıyâbânistânlarda bu bâkire ve dûşîze ve kâlimleri ve mûğpîçe gulâmları alt edüp ol fetâlar şakır şakırdı şaka ayyûka âvâzeleri tâ araka çıkınca her kûşe ve pûşede ol kadar cimâ‘ olurdu kim tokuz ayda on binden mütecâviz bula hâmile olup bu seferde evlâd sâhibi oldular ve hâmile kalmaz gayri hüddâmânın hidmetin kavm-i Lût bilir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… i‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr bu edîm-i arzda
misli yokdur
, zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ kefereleri ankâ ve mesrûr 25a kal‘ala …
Hattâ bu zemîn-i Erdel bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr bu edîm-i arzda misli yokdur, zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ kefereleri ankâ ve mesrûr 25a kal‘aları hûb ve hâk-i amber-pâki beyne'l-kefere mergûb ve mezra‘aları vâfir ve muhassenât-ı berekâtları mütekâsir ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları her nâhiyelerde cârî ve revân ve bin yedi yüz aded kılâ‘ ve şehr-i âbâdân belde-i mu‘azzamları var kim ancak bu bizim tahrîr etdiğimiz kılâ‘ ve medyenler yolumuz üzre vâkı‘ olanlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24b–25a ·
metinde göster ·
… hıfzen tekmîl etmişlerdir. Ol kadar kuvvet-i hâfızaları var kim bu serhadlerde
misilleri yokdur
, meğer Anatolu diyârında Kastamonu sıbyânları ola.
Ve âb [u] hevâsının te’sîrinden cemî‘i sıbyânları tîz-fehm ve tîz-san‘at olup gâyetü'l-gâye necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ püserleri var kim niçe kitâbları ve niçe yüz bin ebyât-ı eş‘ârları hıfzen tekmîl etmişlerdir. Ol kadar kuvvet-i hâfızaları var kim bu serhadlerde misilleri yokdur, meğer Anatolu diyârında Kastamonu sıbyânları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
Bu kapudan içeri girüp yukaru seksen kademe vâsi‘ taş nerdübân ile bilâ-usret kral dîvânhânesine çıkılır bir dîvânhâne-i âlîdir kim felekde misli yokdur. Sâfî kırmızı somâkî mermer üzre gûnâ-gûn nakş-ı bûkalemûn nigârhâne-i Çîne mânend bir eyvân-ı dîvânhâne-i taht-ı Ungurus'dur. Her bir tâk-ı nüh-tâk-ı tumturak-ı revâkları gûyâ tâk-ı Kisrâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82a ·
metinde göster ·
… Paşa tabyası cihân-ârâ ve bir rükn-i velvele-ârâ tabyadır kim diyâr-ı serhadde
misli yokdur
. Hattâ nehr-i Tuna taşsa bu tabya bir cezîre-misâl olur. İki kat top çeker, her …
Ve İskele kapusu önünde nehr-i Tuna kenârında ve cisir başına nâzır bir gûne 84b hısn-ı metîn ve kavî sedd-i İskender-vâr Ali Paşa tabyası cemî‘i tabyaların anası ve Peşte kal‘asının babası ve Budin kal‘asının cânı pâresi bir sedd-i Ye’cûc-vâr bir tabya-i üstüvârdır kim yukar[u] Ortahisâr'dan aşağı Su tabyası ve bu Ali Paşa tabyası cihân-ârâ ve bir rükn-i velvele-ârâ tabyadır kim diyâr-ı serhadde misli yokdur. Hattâ nehr-i Tuna taşsa bu tabya bir cezîre-misâl olur. İki kat top çeker, her katında yigirmişer pâre balyemez serâmed topları var kim tâ Gül Baba burnundan yukaru Eski Budin karşusunda Kız adasın döğer. Yukaru katında olan topları Peşte sahrâsı ve Keçkemet sahrâsı ve Vaç kal‘ası vâdîlerin döğüp ol fezâlarda kuş kondurmaz tabyadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a–84b ·
metinde göster ·
… n bu deyr pâk ü pâkîze oldukda bir câmi‘-i rûşen olmuşdur kim hâlâ bir serhadde
misli yokdur
. Meğer kal‘a-i Üstürgon'da Kızılelma câmi‘i ola.
Ve cümle rûy-ı dîvârı mücevher timsâlât suverât ile ârâste ve niçe bin hey’et-i garîbe vü acîbe putlar ile pîrâste olmuş bir deyr-i gamâme iken cümle asnâmları guzât-ı müslimîn pâre pâre edüp çirk-i şirkden bu deyr pâk ü pâkîze oldukda bir câmi‘-i rûşen olmuşdur kim hâlâ bir serhadde misli yokdur. Meğer kal‘a-i Üstürgon'da Kızılelma câmi‘i ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a ·
metinde göster ·
Hakîkatü'l-hâl bir sâhib-i tab‘ velî-ni‘am ve sâhib-i kerem ve Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-misâl bir hoş-hısâl keremkârî imiş. Hattâ mâl dirîğ etmemek ile bennâsı olan Mi‘mâr Ramazân, yigirmi bir aded binâ etdiği cevâmi‘lerin her birinden birer gûne san‘at ahz edüp bu câmi‘de icr[â] ederek ve cümle makdûrun sarf ederek bir tâ‘atgâh-ı Sübhânî etmişdir kim diyâr-ı Rûm'da misli yokdur. Meğer Kudüs-i Şerîf'de Mescid-i Sahrâtullâh ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146b ·
metinde göster ·
… şekl-i murabba‘ Şeddâdî seng-tırâş bir hisâr-ı hâzır-bâşdır kim bu serhadlerde
misli yokdur
. Hattâ dîvârının arzı on zirâ‘-ı mekkîdir ve kaddi yetmiş arşın âlîdir. Leb-i d …
Bu dahi dâ’iren-mâdâr cirmi şekl-i murabba‘ Şeddâdî seng-tırâş bir hisâr-ı hâzır-bâşdır kim bu serhadlerde misli yokdur. Hattâ dîvârının arzı on zirâ‘-ı mekkîdir ve kaddi yetmiş arşın âlîdir. Leb-i deryâsı yalın kat hâ'ıt-ı metîneler ile inşâ olunmuşdur, ammâ kara tarafında Voraniçse bâğları tarafına kat-ender-kat dirsekli ve mazgal delikli ve metîn ü müstahkem kulleler ve ebrâclar ve dendân-ı bedenler ile ârâste ve kesme kaya fecc-i amîk handaklar ile pîrâste olmuş bir refî‘u'l-bünyân ve bir hisâr-ı âlîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… azı ve beş zağar ve iki doğan ve beş dâne Hersek atmacası verdi kim bir diyârda
misli yokdur
ve beş çuka ve beş donluk Ciniviz katîfesi ihsân aldık.
Ve Pıraçalı Mustafâ Paşa Çemerne yaylasında kalmak ile tenbîhi üzre kethudâsı hakîre iki kîse ve üç gulâm 160b ve beş re’s müsellah Taşlıca bârgîrleri ve beş tazı ve beş zağar ve iki doğan ve beş dâne Hersek atmacası verdi kim bir diyârda misli yokdur ve beş çuka ve beş donluk Ciniviz katîfesi ihsân aldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a–160b ·
metinde göster ·
… e tarafına nâzır bir kapulu küçük kal‘acıkdır, ammâ sa‘b hisâr-ı üstüvârdır kim
misli yokdur
.
Hâlâ Ebü'l-feth tahrîri üzre İzvornik sancağı hâkinde ve nehr-i Yadra kenârında evc-i semâya berâber kaya üzre şekl-i müdevver bir seng-tırâş kârgîr binâ cümle ebrâcları metîn ve kıble tarafına nâzır bir kapulu küçük kal‘acıkdır, ammâ sa‘b hisâr-ı üstüvârdır kim misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a ·
metinde göster ·
… öçerler. Ve âmmeten kırk aded dükkânlarında bir üstâd at na‘lbendi var, dünyâda
misli yokdur
.
Olandası üç yerde tekye-i dervîşân-ı zî-şânları var. Hamusu bir aded mekteb-i sıbyândır. Ve ümmeten bir küçük hammâm-ı hoş-havâsı var. Ve cümleden iki hânları var, ammâ niçe poyataları var kim âyende vü revende müsâfirînler konup göçerler. Ve âmmeten kırk aded dükkânlarında bir üstâd at na‘lbendi var, dünyâda misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a ·
metinde göster ·
… th olup hâlâ dest-i Âl-i Osmân'da bir cezîre-i Kıbrıs'dır kim Bahr-i Sefîd içre
misli yokdur
.
Ve donanma-yı hümâyûn ile yedi yüz pâre kalyon ve kadırga ve sâ’ir sef[î]neler ile asâkir-i İslâm cezîre-i Kıbrıs'a yetişüp ibtidâ Mavosa kal‘asın andan Lagosa kal‘asın, andan Baf kal‘asın, andan Tuzla kal‘asın, andan Girniye kal‘asın ve'l-hâsıl yedi yüz yetmiş mîl cezîre içre yetmiş altı pâre kal‘asıyla ve tokuz yüz pâre köğüyle ve altı kerre yüz bin aded re‘âyâsıyla cezîre-i Kıbrıs üç yılda feth olup hâlâ dest-i Âl-i Osmân'da bir cezîre-i Kıbrıs'dır kim Bahr-i Sefîd içre misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175b ·
metinde göster ·
… aded fîl-i Mahmûdîler geçsede bâk [ü] pervâsı olmaz cisrler oldu kim bu felekde
misilleri yokdur
. Gerçi ahşâbâtdandır, ammâ bir mertebe kavî cüsûrlar oldu kim her birinden ikiş …
Hemân ol ân (---) eyâletiyle İsmâ‘îl Paşa'yı nehr-i (---) üzre Kral Köprüsü yanında beş on yerden asâkir-i İslâm ve balyemez toplar ubûr etmeğe cisrler yapmak fermân edüp der-akab Sirem ve Semendire ve Pojaga ve Ösek ve Segedin sancaklarının askerleri ve Budin serhadlerinden yine Segsâr ve Kopan ve Peçoy ve Mihaç ve Seğitvar ve Seğişvar(?) ve Şimatorna sancaklarının re‘âyâ vü berâyâları arabalarıyla ve bu kadar bin cerâhor re‘âyâlar pîrleriyle gelüp Berezense ve Kopan ve Kanije dağlarından ân-ı vâhidde ol kadar dıraht-ı müntehâları kat‘ edüp mezkûr Kral Cisri kurbunda bir gün bir gecede on aded cisr-i azîmler inşâ etdiler kim her birinin üzerlerinden on aded fîl-i Mahmûdîler geçsede bâk [ü] pervâsı olmaz cisrler oldu kim bu felekde misilleri yokdur. Gerçi ahşâbâtdandır, ammâ bir mertebe kavî cüsûrlar oldu kim her birinden ikişer araba yan yana ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178a ·
metinde göster ·
… kiremitlidir. Ve bir musanna‘ kârgîr binâ minâreye mâlikdir kim bu serhadlerde
misli yokdur
, meğer Peçoy kal‘asında Kâsım Paşa câmi‘i minâresi ola, ammâ bu andan âlî ve me …
Çâr köşe bir câmi‘-i pür-nûrdur, tûlen ve arzen ikişer yüz ayakdır ve sütûhu kiremitlidir. Ve bir musanna‘ kârgîr binâ minâreye mâlikdir kim bu serhadlerde misli yokdur, meğer Peçoy kal‘asında Kâsım Paşa câmi‘i minâresi ola, ammâ bu andan âlî ve mevzûndur. Hakîr bu minâreye urûc edüp şehrin deresi ve depesi ve tarz [u] tarhın cümle temâşâ etdim. Hakkâ ki sevâd-ı azîm ve bâğ-ı İrem şehr-i kadîm bir belde-i ma‘mûrdur, ammâ bu Freng hisârında yeniçeri odalarından ve câmi‘den mâ‘adâ on aded evler dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
… ullu serâmed toplardır. Bir topuna şâhîn topu derler. Hudâ âlimdir bir serhadde
misli yokdur
. Siperinin ardında ejder-i heft-ser gibi durur. Ve Alî Paşa Tabyası'ndan beri t …
Alî Paşa Tabyası: Gûyâ sedd-i Mardin'dir. On iki aded balyemez topları var kim her biri beşer dâne kal‘a değer altun gibi musaykal ve mücellâ kırmızı çullu serâmed toplardır. Bir topuna şâhîn topu derler. Hudâ âlimdir bir serhadde misli yokdur. Siperinin ardında ejder-i heft-ser gibi durur. Ve Alî Paşa Tabyası'ndan beri tâ Macar hisârı ortasında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
Ve memdûhâtından bâğ u bâğçesi birov hâkimlerinin nakilleri üzre Matra dağların zeyn etmiş yigirmi sekiz bin bâğdır. Eyle lezîz ve âbdâr ve hoşhor on yedi gûne engûrü olur kim yedi gûnesi misket üzümüdür, tenâvül eden inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn bulur. Ve gingöşiyye bâdesi dedikleri katresi harâm hamrı Rûm ve Arab u Acem'de misli yokdur, meğer Boğazhisâr kurbunda Akdeniz içre Bozcaada cezîresinin misket üzümü ola. Ammâ bunun hamrının humârı olmaz derler ve sudâ‘ verüp başa urmaz derler. La‘l-gûn ve beyâz ve sarı yâkût gibi berrâk ve mücellâ bâdeleri olup bir gûne sivri sivri toprak destîler ile gingöşiyye bâdesi deyerek erbâb-ı fıska hedâyâ götür[ür]ler. Beyâz süd gibi arakı dahi olur. Ve onar on beşer vukıyye gelir Haleb kalkanları gibi beyâz ve hâs râyizâneli ve çörekotlu ve süsenli sipov nâm ekmekleri olur kim aslâ bu nân-pâre yanı sıra katık istemez gâyet lezîz ekmeği olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40b ·
metinde göster ·
… â mukaddemâ hîn-i fethde câmi‘ etdiğimiz bir musanna‘ kenîsedir kim bir kal‘ada
misli yokdur
. Yine minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinler mahfili durur. Hudâ yine dest-i İslâma …
Ve bu ulu yolun iki tarafları cümle dükkânlardır, ammâ tertîb üzre değil dağınık dükkânlardır. Ve berber dükkânlarından mâ‘adâ dükkânlarda avretler oturup metâ‘ satarlar. Ve Nemse Sarâyı önünde bir hayli vâsi‘ meydân vardır, andan bir çâh-ı cahîm zindânı var, içinde ümmet-i Muhammed esîrleri mâl-â-mâldır. Ve zindân yanında bir musanna‘ kuyusu var, çarhlar ile âdem kovalarına yapışmadan suyu çekilir garîb temâşâdır. Ve Macar Sarâyı önünde bir musanna‘ manastır-ı azîmi var, içinde olan mücevher putlar ve gûnâ-gûn maslûbât âvîzeler kim âdemin gözleri hîrelenir. Ve hâlâ mukaddemâ hîn-i fethde câmi‘ etdiğimiz bir musanna‘ kenîsedir kim bir kal‘ada misli yokdur. Yine minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinler mahfili durur. Hudâ yine dest-i İslâma müyesser edüp âyîn-i Muhammedî olmak müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… Yoranda manastırının ve varoşunun hâkimidir. Bu manastırın dahi rub‘-ı meskûnda
misli yokdur
. Bunda olan etıbbâ ve hukemâ ve cerrâhân-ı fassâdânı ve bunda olan teşrîhât bir …
Biri Yoranda manastırının ve varoşunun hâkimidir. Bu manastırın dahi rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Bunda olan etıbbâ ve hukemâ ve cerrâhân-ı fassâdânı ve bunda olan teşrîhât bir kâfiristânın düyûrlarında yokdur. Teşrîhât oldur kim bir emrâz-ı muhtelifeden olan âdemlerin kral izniyle yâhûd mürd olan keferelerin vasiyyetiyle karnın yarup sebeb-i mevti olan marazlarına bakup ba‘zı vücûdu tuzlayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâbda hıfz edüp sebeb-i mevti olan marazın yazarlar ve niçesin derisiz cümle sinirleriyle teşrîh edüp saklarlar ve niçesinin sinirlerin tîzâb ile giderüp cümle sinirleriyle bir dollâbda pinhân ederler. Ve niçelerin derisini ve sinirleri ve tamarlarını giderüp cümle vücûd-ı insânda ne kadar kemikleri var ise demir teller ile birbirlerine bağlayup yine bir dollâbda hıfz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… rîr olunmuşdur. Gâyet ganîmet dâr-ı diyâr olup deyyâr bir diyârda mahbûblarının
misli yokdur
.
Bin aded ma‘mûr u âbâdân Macar ve Eflak re‘âyâlı müzeyyen kurâlı nâhiye-i kübrâdır kim hîn-i tahrîrde bu nâhiye Varat kal‘asına tahrîr olunmuşdur. Gâyet ganîmet dâr-ı diyâr olup deyyâr bir diyârda mahbûblarının misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b ·
metinde göster ·
Bir dere içine vâki‘ olmuş bâğlı ve bâğçeli ve âb [u] hevâsı latîf mesîregâh teferrücgâh bir vâdîde vâki‘ olmuşdur. İbtidâ cezîre-i Kırım'da ravza-i Rıdvân misilli bâğ u bâğçe bu köyde peydâ olmuşdur. Bu kend-i ma‘mûr içinden nehr-i Elma cereyân edüp Balıklağa ve Corguna ve İnkirmân {ve Çadır} dağlarından gelüp bu mahalde Karadeniz’e mahlût olur. Bu nehr-i Elma kenârında bâğ-ı İremden nişân verir nûreddîn sultân sarâyında bir gece mihmân olup hakkâ ki pâdişâhâne zevk u safâlar edüp niçe bin bülbüllerin nağamât-ı hoş-elhânların istimâ‘ edüp rûh-efzâ demler etdik. Diyâr-ı Kırım'da bu bâğın misli yokdur, meğer Bâğçesarây kurbunda Aşlama Bâğı ola. Bu bâğ-ı Elma'da Nûru'd-dehr Sultân bir kasr-ı müşeyyed binâ ederken hakîr râst gelüp bi'l-bedâhe bu târîh kasrın kitâbelerine tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
… kim zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr arz-ı Kırım'da
misli yokdur
. 142a
Ve şehrinin etrâfında olan hâk-i amber-pâkleri gâyet mahsûldârdır kim gendümü ve gûnâ-gûn şa‘îri ve yulaf çavdarı ve baklası ve nohudu gâyet bî-kıyâs olur. Gerçi bâğ u bâğçeleri azdır, ammâ müşebbek bostânları çokdur kim zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr arz-ı Kırım'da misli yokdur. 142a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141b–142a ·
metinde göster ·
Andan câmi‘-i Alatır Hân eyle bir ma‘bedgâh-ı cihândır kim letâfet ü zarâfetde
misli yokdur
. Hattâ üstâd-ı mühendis bu mezgide var makdûrun sarf edüp ol bennâ-yı bânî bu c …
Andan câmi‘-i Alatır Hân eyle bir ma‘bedgâh-ı cihândır kim letâfet ü zarâfetde misli yokdur. Hattâ üstâd-ı mühendis bu mezgide var makdûrun sarf edüp ol bennâ-yı bânî bu câmi‘de tasarruflar etmiş kim atlas-ı felekde eyle bir kârgîrliği bir dülger-i mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Hemân mihrâbı ve minberi Anatolu eyâletinde Afyonkarahisârı'nın yukaru 172a kaya üzre olan iç hisârın câmi‘i mihrâbı ve minberi gibi gûyâ bir murassa‘ mihrâb ve minberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171b–172a ·
metinde göster ·
… rmân-ı kadîmdir kim eyle bir rabât-ı ma‘mûre bu mertebe sâhil-i Bahr-i Ebyaz'da
misli yokdur
.
Evvelâ Bahr-i Sefîd'in Rûmeli sâhilinde tûlu yüz mîl aded bir körfezin cânib-i garbîsi nihâyetinde vâki‘ olup ol halîcin bir kumsal pâk limanı kenârında iç kal‘ası bir topraklı ve kayalı püşte-i âlî üzre şekl-i müselles Şeddâdî seng-i beyâz sengîn binâ bir sûr-ı ra‘nâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı üstüvâr-ı refî‘u'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şân kirmân-ı kadîmdir kim eyle bir rabât-ı ma‘mûre bu mertebe sâhil-i Bahr-i Ebyaz'da misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224a ·
metinde göster ·
Câmi‘-i Ayasofya-yı Kebîr: İslâmbol'daki Ayasofya câmi‘ine benzer ammâ bu andan küçükdür. Ve Tarabefzûn şehrindeki Ayasofya dahi bu kadardır. Bu üç Ayasofya câmi‘leri Yanko ibn Madyan'ın Sofya şehrinde olan Aysof kızının binâları olduğundan Ayasofya câmi‘leri derler. Lâkin bu Selânik Ayasofyasının kıble kapusundan mihrâba varınca tûlu yüz yetmiş beş ayakdır, arzı yüz yigirmi beş ayakdır. Ammâ ibret-nümâ-yı iberdir kim bu câmi‘ içinin sol tarafında yek-pâre yeşil somâkîden yine kendüden altı ayak nerdübân ile çıkılır bir zümürrüd gibi mücellâ yeşil kürsî var kim bu cihânda misli yokdur. Gâyetü'l-gâye vâcibü's-seyr san‘at-ı garîbe vü acîbedir kim rûy-ı arzda seyyâhân-ı berr [ü] bihârân-ı cihân-bîn içre meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225b ·
metinde göster ·