… -ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd
misilli bir
bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve s …
Ve kilar-ı hâssa-i bîrûn ve kilar-ı hâssa-i enderûn ve kilar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd misilli nahl-i nevresleri tertîb üzre diküp mâbeynlerine niçe kerre yüz bin şecere-i müsmirâtın envâ‘ın diküp bir murgzâr-ı lâle ızâr cân fezâ bâğçe oldu kim ilâ hâze'l-ân ravza-i bâğ-ı cinândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… zre iki tabaka dahi amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı Havernaklar üzre kubbe-i eflâk
misilli bir
kâse-i ser-nigûn ve rusâs-ı hâss-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i azîm ma‘mûr et …
"İşte ben de geldim" deyü zâhir olup hazîne-i mühimmâtı küşâde edüp yine Ayasofya'ya şürû‘ edüp cümle (---) yüz sommâkî amûdlar üzre tâk-ı nuh-tâklar üzre iki tabaka dahi amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı Havernaklar üzre kubbe-i eflâk misilli bir kâse-i ser-nigûn ve rusâs-ı hâss-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i azîm ma‘mûr etdiler kim felek-i atlas-ı bûkelemûnda böyle kubbe-i ibret-nümûn misl-i kablihâ ve ba‘dihâ binâ olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
Ne mâl defterdârı ve dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni
misilli bir
şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup vezâret olmuşdur.
Ne mâl defterdârı ve dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni misilli bir şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup vezâret olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… -ı sultânîsi ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Ve şehri bir vâsi‘ sahrâda İremü'l-imâd
misilli bir
şehr-i müzeyyendir kim şehrin bâğ u besâtinleri içre Kürün çayı cereyân edüp ne …
Evsâf-ı kal‘a-i Gencîne-i Râz, şehr-i azîm Gence-i Dilnüvâz: (---) binâsıdır. Dest-i Acem'den, şâh-ı İrân olan Tahmas[b] Şâh'ın destinden dest-i kahrile sene 990 târîhinde Koca Ferhâd Paşa feth edüp sene 1014 târîhinde Sarı Ahmed Paşa kethüdâsı Mehemmed Paşa hâkim-i Gence iken şâh-ı bed-fi‘âl İrân-zemîn askeriyle yedi ay muhâsara edüp şeb [u] rûz ceng-i azîm olup âhir bir tarafdan imdâd gelmemek ile cümle guzât-ı müslimîn amân ile kal‘ayı şâha teslîm edüp cüyûş-ı müslimîni uryânen cümle şehîd etdiklerin Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'e i‘lâm etdiler. Ol asrdan berü dest-i Acem'de şehr-i mu‘azzam olmuşdur. Ammâ kal‘asın şâh münhedim etmiş. Hâlâ altı bin hâneli bâğ u bâğçe ve câmi‘ ve hân ve imâret [ve] hammâm ve bezzâzistânlı ve esvâk-ı sultânîsi ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Ve şehri bir vâsi‘ sahrâda İremü'l-imâd misilli bir şehr-i müzeyyendir kim şehrin bâğ u besâtinleri içre Kürün çayı cereyân edüp nehr-i azîm Kür'e rîzân olur. Bu şehrin kıble dağlardır ve üzeri serâpâ bâğlardır kim âbdâr engûrü ve memdûhâtından Gence ipeği gâyet meşhûrdur. Ve cânib-i erba‘ası sahrâlarında yedi nâhiye kefere köyleriyle âbâdândır. Penbe ve pirinç ve harîr ile kâr ederler. Ankâ mûğları vardır ve marâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü mûğ-zâdları dahi memdûhdur. Ve mahbûbe-i zenâneleri dahi meşhûrelerdir. {Gence'nin at na‘lı ve demiri ve zekim ipeği meşhûr} ve bu şehr hânlıkdır. Üç bin nöker-i mekkâre mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve on iki yâr aşkına kadı ve hâkimleri vardır, ammâ ibtidâ Âl-i Osmân destine girdikde ibtidâ hâkimi Hadım Hasan Paşa'dır ki Berda‘ kal‘asın feth edüp Tahmasb Şâh karındaşı oğlu Haydar Mirza'yı rehn verüp sulh mün‘akid oldukda Ferhâd Paşa mezkûr mîrzayı Âsitâne-i Sa‘adet'e getirdi. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310a ·
metinde göster ·
Ammâ galat-ı meşhûru Akşehir'dir. Ba‘zılar Ahşehir derler, ba‘zı Etrâkler Ahşer derler, ba‘zılar Akşâr derler. Türkistân vilâyetleri olmağıla gûnâ-gûn lehçe-i mahsûsaları vardır. Rûm şehirlerindendir. Ve bânîsi Kayser-i Rûm kızı Sine nâm bir krale binâ etdüğünden Rûm tevârîhlerinde Sinehisâr derler. Konya'nın şimâlinde vâkı‘ olup Konya'nın kıblesinde üç günlük yoldur. On yedinci iklîm-i örfiyyenin vasatında olmağıla âb [u] hevâsı burûdet üzre olup arz-ı beledi (---)(---) ve atval-i nehârı (---) sâ‘at, derece (---) ve dakîkadır ammâ yazı yaz ve kışı kışdır. Sene 793 târîhinde Yıldırım Hân Karamânoğulları eşkıyâları destinden alup râh-ı huccâc-ı müslimîn emn [u] emân oldu. Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ Karamân eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâs-ı hümâyûnu taraf-ı pâdişâhîden 190.500 akçedir. Beş yüz asker ile hükûmet edüp senevî yigirmi kîse hâsıl edüp sefer eşer sancağında erbâb-ı zu‘amâsı 16 ve erbâb-ı timarı 122 cebelüleri ile hîn-i seferde sekiz yüz asker olup paşası ve alaybeğisi bayrağı altında sefer eşerler. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Kâhîce üç yüz akçe ile sadaka olunur menâsıb-ı âlîdir ve cümle (---) aded nevâhî kurâlarından kadısına senevî sekiz kîse hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân, kibâr [u] eşrâfı çokdur. Ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehr nâ’ibi ve şehr muhtesibi ve şehr subaşısı vardır, ammâ kal‘ası bir püşte üzre olmağıla fethinde usret çekilüp harâbdır. Anınçün dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur, ammâ şehir bâğ-ı "İremezâtü'l-imâd" misilli bir hıyâbân [u] kûyâh içre cümle (---) örtülü (---) aded fevkânî ve tahtânî hâne-i zîbâlardır ve cümle (---) aded mahallât ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 8b ·
metinde göster ·
… ir mücevher raht u bahtlı ve mücevher zeynli ve altun zincirli sâfinâtü'l-ciyâd
misilli bir
{mu‘teber} at çeküp sadrıa‘zam bîlâ-rikâb süvâr olup gitdi. Ertesi gün sa‘âdetl …
Ba‘de'z-ziyâfe sadrıa‘zama bir semmûr kürk ve üç kîse altun ve ba‘de'l-vedâ‘ bir mücevher raht u bahtlı ve mücevher zeynli ve altun zincirli sâfinâtü'l-ciyâd misilli bir {mu‘teber} at çeküp sadrıa‘zam bîlâ-rikâb süvâr olup gitdi. Ertesi gün sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlîvekârdan emîr-i ahûr ağa ile bir mücevher rahtlı ve eğerli ve zeheb-i hâlis zincirli bir küheylân-ı sabâ-sür‘at esb-i eşheb gelüp bula süvâr olup "Kubbe-nişînim vezîr-i âli tebârımsın!" deyü yine hatt-ı şerîf geldi. Hemân paşa "el-emrü emrüküm" deyüp süvâr olup sarây kapusundan taşra fermân-ı pâdişâhî yerin bulsun deyü çıkup yine sarâya gelüp emîr-i ahûrdan vâfir öz[r]ler dileyüp bir kîse gurûş ihsân edüp emîr-i ahûr gidince sadrıa‘zamdan yine eylece bir esb-i ahmer-gûn-ı sabâ-sür‘at geldi kim gûyâ ebreş-i gül-endâm veyâhûd aşkar-ı div-zâd idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172a ·
metinde göster ·
… nd şehrin dahi harâb u yebâb etdirmişdir. Ol asırdan berü hâlâ İremezâtü'l-imâd
misilli bir
şehr-i dilşâd olmuşdur. Ammerallahu ilâ ebeden li-âbâd.
Ba‘dehû sene 1031 târîhinde yine Acem istîlâ eder. Ba‘dehû sene 1039 târîhinde ma‘lûmumuzdur, Hüsrev Paşa-yı vezîr-i dilîr Bâğ-ı cinânı ve Hemedân u Dergezîn'i urup nehb ü gâret etdikde bu Nihâvend şehrin dahi harâb u yebâb etdirmişdir. Ol asırdan berü hâlâ İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd olmuşdur. Ammerallahu ilâ ebeden li-âbâd.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308b ·
metinde göster ·
… lâle-ızârda Bursa şehri gibi temevvüc edüp kat-ender-kat bâğ-ı İremezâtü'l-imâd
misilli bir
şehr-i dilşâd-ı Rey âbâdândır.
Müverrihân-ı İrân-zemîn ve sahâ’if-i münşiyân-ı Irâk-ı Dergezîn müverrihleri tahrîri üzre bu şehr-i Rey'i ibtidâ binâ eden İrân-ı Turan şâhlarından Keyûmers Şâh binâ etmişdir. Mürûr-ı eyyâm ile her tarafdan yâğî vü dağî rahneleri görmek ile harâba mü’eddî olup ba‘dehû Şâh Hûşah binâ etdi ve eyle imâr [u] avâdân oldu kim Bağdâd-ı behişt-âbâd-ı atîk bu şehr-i Rey yanında bir kendce gelmezdi. Bu kevn-i çarh-ı kec-revün âdeti üzre niçe bin mülûkdan mülûka intikâl edüp hâlâ hâk-i Irâk'da hükm-i Acem'de kûh-ı Demâvend'in cânib-i garbîsinde bir ferahfezâ-yı çemenzâr [u] lâle-ızârda Bursa şehri gibi temevvüc edüp kat-ender-kat bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd-ı Rey âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
… ler. Ve ol asırda bu şehr-i Cizre harâb kalup Küfürzamân kal‘ası Medâyin-i Irâk
misilli bir
sevâd-ı mu‘azzam ola demişler. Lâ-ya‘lemü'l-gaybe illallah.
Bu cisrin karşu tarafındaki mahalle (---)(---) derler, yine Cizre hükmündedir. Ve bu cisir başına karîb kelek gemileri yanaşır iskeledir ve niçe kerre Şatt nehri tuğyân ile gelse Cisir kapusundan içeri nehr-i Dicle şehre girüp şâhrâhları gark eder ammâ her bâr nehr-i Şat taşkın ve coşkun gelmez gâyet tuğyân ile gelse şehri gark eder. Ammâ ilm-i nücûmda ve ilm-i cifirde üstâd-ı kâmillerin tahrîri üzre şehr-i Cizre'yi ve kal‘a-i Bağdâd ve kal‘a-i Kurna ve kal‘a-i Basra'yı Şattu'l-Arab gark edüp nehr-i Şatt ve nehr-i Furât seyl-i Ceyhûn u Seyhûn u Nil gibi deryâ olup Necef deryâsı yine buhayre-i azîm olup andan taşup Şâm'ın Ka‘be çöllerini ve Mekke ve Medîne yollarına cereyân ederek Ka‘be çölistânı nehr-i Furât ile çengelistân ve ormanistân olup benî Âdem ile imâr olup nehr-i Furât Süveys deryâsına cereyân ide deyü tahrîr etmişler. Ve ol asırda bu şehr-i Cizre harâb kalup Küfürzamân kal‘ası Medâyin-i Irâk misilli bir sevâd-ı mu‘azzam ola demişler. Lâ-ya‘lemü'l-gaybe illallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 385b ·
metinde göster ·
… ya‘nî Peygamber Cenneti demekdir. Tâ bu mertebe bu Eski Musul İremezâtü'l-imâd
misilli bir
hadîka-i ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinân imiş. Yârân-ı bâ-vefâya ne gûne imâreti m …
Evvelâ bu Eski Musul içün be-kavl-i Mıkdısî ibtidâ bânîsi ba‘de't-Tûfân (---)(---) imâr edüp ol asrın müverrihleri bu şehre lisân-ı Süryânî üzre Bendâv Acînât ya‘nî Peygamber Cenneti demekdir. Tâ bu mertebe bu Eski Musul İremezâtü'l-imâd misilli bir hadîka-i ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinân imiş. Yârân-ı bâ-vefâya ne gûne imâreti müzeyyen olduğu andan ma‘lûm ola kim bu şehrin yemîn [ü] yesârında olan bâğ-ı cinânları ve gaytân-ı gülistânları ve müşebbek bostânları sabâh ve ahşâm nehr-i Şatt ile saky etdikleri mahalde Şattu'l-Arab gibi deryâ-misâl nehr-i azîm cereyân itmeyüp Şatt'dan aşağı ehl-i Medâyin feryâd edüp "Bre, nehr-i Şatt Musul kavminin isti‘mâl etdiğinden gelmez oldu." deyü feryâd ederlermiş ve vakt-i gurûb olup ahâlî-i Musul atlarına su vermek içün nehr-i Şatt'ın yemîn ü yesârından altı kerre yüz bin altun ve gümüş satıllar ile atlarına su verdikleri zamân yine Şattu'l-Arab bir sâ‘at cereyân etmez olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a ·
metinde göster ·
… r. Hattâ bu hakîre Basra Paşası Efrâsiyâbzâde Hüseyin Paşa bir sâfinâtü'l-ciyâd
misilli bir
mu‘teber at ihsân etdikde bu Tokat'da sancılanup bir akçe mum götirüp nezri ver …
Andan şehir hâricinde Miskinler tekyesi. Cemî‘i cüzâm ve kaba marazına mübtelâ olanlar anda sâkinlerdir, ammâ sulehâ-yı ümmetden içlerinde hâl sâhibi âdemler vardır. Bunlar halkdan münzevî ve halk bunlardan nefret etmiş mezmûm kavimdirler, ammâ du‘âları müstecâbdır. Hattâ bir âdemin atını sancı dutsa yâhûd düvüce ve kızıl kurd olsa bir akçelik yağ mumu alup atın boğazına asup tekyeyi deverân u seyerân etdirirken miskinler "Allâh Allâh" deyü gülbâng-ı Muhammedî du‘âsın ederler. Bi-emrillâhi Te‘âlâ ol at şifâ bulur. Hattâ bu hakîre Basra Paşası Efrâsiyâbzâde Hüseyin Paşa bir sâfinâtü'l-ciyâd misilli bir mu‘teber at ihsân etdikde bu Tokat'da sancılanup bir akçe mum götirüp nezri verdim. Bi-izn-i Hudâ at şifâ buldu. Mücerreb bir tekye-i mezmûmdur, ammâ inşâ’llâh ind-i Hudâ memdûhdurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21b ·
metinde göster ·
… -perveri var. Bu çeşme üzre cemî‘i erbâb-ı ma‘ârife ârâmgâh içün mekteb-i irfân
misilli bir
kahvehânesi var.
Ve câ-be-câ sebîlleri ve âb-ı hayât çeşmeleri vardır. Cümleden şehir içinde köprü başında iki yoldan cereyân eder bir aynü'l-hayât çeşme-i cân-perveri var. Bu çeşme üzre cemî‘i erbâb-ı ma‘ârife ârâmgâh içün mekteb-i irfân misilli bir kahvehânesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28a ·
metinde göster ·
… ûş u tuyûr ve dîv ü periler çalışmadan bî-tâb ü bî-mecâl kalup İremezâtü'l-imâd
misilli bir
şehr-i azîm olup hâlâ eser-i binâları Kapudağı boğazına ve Erdek sahrâlarına va …
Andan yine Hazret-i Süleymân yele emr edüp niçe zemînleri seyr [ü] temâşâ ederek Bursa zemînine gelüp, Bursa, ‘Bulursa’dan galatdır, anda Bursa şehrin tûfân-ı Nûh kumu içinden çıkarup Süleymân Nebî Bursa'da meştâ edüp, andan bu Kapudağı zemîninde bu Aydıncık nâm âb [u] havâsı latîf cây-ı hoş-fezâyı beğenüp Belkıs'ın re’y [ü] tedbîriyle bu Aydıncığ'ı eyle amâr etdiler kim yedi yılda ins [ü] cin ve hûş u tuyûr ve dîv ü periler çalışmadan bî-tâb ü bî-mecâl kalup İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i azîm olup hâlâ eser-i binâları Kapudağı boğazına ve Erdek sahrâlarına varınca ibret-nümâ amûd-ı müntehâlar ve tâk-ı kisrâlar ve kubbe-i gûnâ-gûnlar hisâbın Sâhibü't-tedbîr Sannâ‘-ı Lem-yezel bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87b ·
metinde göster ·
… i Budin'in Horos kapusu hâricinde Velî Beğ ılıcası kurbunda bir bâğ-ı İreme-zât
misilli bir
bayır üzre bir ma‘mûr u âbâdân tekye-i fukarâ-yı Bektaşiyân'dır. Ve Ehl-i sünne …
Tekye-i Bektaşî Hazret-i Eş-şeyh Gül Baba'dır. Kal‘a-i Budin'in Horos kapusu hâricinde Velî Beğ ılıcası kurbunda bir bâğ-ı İreme-zât misilli bir bayır üzre bir ma‘mûr u âbâdân tekye-i fukarâ-yı Bektaşiyân'dır. Ve Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at fukarâ-yı erbâb-ı ma‘ârifi gâyet çokdur. Cümlesi çete ve potura ve gazâya giden gâzîlerin bir alay sulehâ-yı ümmetden fakr [u] fâka erenleridir. Ve kış meydânlarında ve yaz meydânlarında gûnâ-gûn altun-misâl çerâğlar ve şem‘dânlar ve kandîldânlar ve buhûrdân ve gülâbdânlar ile ârâste ve gûnâ-gûn cihâz-ı fakr ile, ya‘nî zerdeste ve tabl u kudûm ve zîl ü pâlheng ve keşkül ü teberler ile pîrâste olmuş bir âsitânedir. Ve her erbâb-ı ma‘ârif olan seyyâhân-ı berr ü bihârân bu âsitânenin rûy-ı dîvârına birer gûne hüsn-i hat ile âsârlar ebyât-ı eş‘ârlar tahrîr etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a ·
metinde göster ·
… eyr etdiğimiz İslâm diyârlarının biri böyle hıyâbân u koyah ve İremezâtü'l-imâd
misilli bir
tâ‘atgâha mâlik olduğun bu hakîr görmemişimdir ve olmak ihtimâli yokdur, zîrâ n …
Kırk iki yıldan berü seyr etdiğimiz İslâm diyârlarının biri böyle hıyâbân u koyah ve İremezâtü'l-imâd misilli bir tâ‘atgâha mâlik olduğun bu hakîr görmemişimdir ve olmak ihtimâli yokdur, zîrâ nazargâh-ı kibâr-ı evliyâullâhdır. Hattâ Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân bu kal‘ayı feth ederken Akşemseddîn Hazretleri bu cây-ı İremde erba‘îne girüp Vezîria‘zam Velî Mahmûd Paşa ile ve Hazret-i Hızır Nebî ile bu çemenzârda tâ‘at u ibâdât edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140b ·
metinde göster ·
… ve on bir manastırlı ve iki bin dükkânlı ve bî-hisâb bâğ u bâğçeli bâğ-ı Merâm
misilli bir
varoş-ı benâmdır. Bunda dahi paşaya bir azîm ziyâfet ve on kîse ve bir altun mu …
Lisân-ı Nemse'de (---)(---) demekdir. Zamân-ı kadîmde bir küçük belde imiş. Mürûr-ı eyyâm ile amâr olup baş vezîr olan koca Rudolfoş'un hâssıdır. Hâlâ yedi bin hâneli ve on bir manastırlı ve iki bin dükkânlı ve bî-hisâb bâğ u bâğçeli bâğ-ı Merâm misilli bir varoş-ı benâmdır. Bunda dahi paşaya bir azîm ziyâfet ve on kîse ve bir altun mutallâ hınto araba hedâyâ verdiler. Bu şehri geçüp 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50b ·
metinde göster ·
… iren-mâdâr cirmi dörd yüz aded germe adımdır. Ve bir metîn ve kavî Şeddâdî binâ
misilli bir
taş binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim iki demir kapusu var. (İçinde âb-ı hayât suyu …
Der-tahrîr-i hân-ı hâcegân-ı tüccârân: Bardası sekiz aded hân-ı sevdâgerân-ı azîmleri var. Cümleden tâ şehrin ortasında çârsû içre Vezîr-i a‘zam Sefer Gâzî Akay hânı, Karasu şehrinin gûyâ kal‘asıdır, zîrâ bu şehrin kal‘ası yokdur. Bu vekâle-i azîmin dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz aded germe adımdır. Ve bir metîn ve kavî Şeddâdî binâ misilli bir taş binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim iki demir kapusu var. (İçinde âb-ı hayât suyu var). Cümle iki kat içli ve taşralı yüz yigirmi aded odaları var. Cânib-i erba‘ası mazgal deliklidir ve dörd köşesinde karavulhâne kulleleri gibi kulleleri var. Hîn-i muhâsarada kal‘adan metîn bir hân-ı kebîrdir. Ancak etrâfında handakı yok, zîrâ şehir dîk yerinde çârsû içre vâki‘ olmuşdur. Eğer handakı olsa bir hısn-ı hasîn kal‘a-i üstüvâr olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134b ·
metinde göster ·
… şehrin zemîni Bahr-i Kulzum kurbunda bir düz vâsi‘ hıyâbânistân içre irem-âbâd
misilli bir
sevâd-ı mu‘azzam vilâyetdir. Ammâ şehri Şâm ve Haleb ve Bursa ve Mağnisa ve Tir …
Evvelâ bu şehrin zemîni Bahr-i Kulzum kurbunda bir düz vâsi‘ hıyâbânistân içre irem-âbâd misilli bir sevâd-ı mu‘azzam vilâyetdir. Ammâ şehri Şâm ve Haleb ve Bursa ve Mağnisa ve Tire ve Konya gibi binâ-yı azîm ve hânedân-ı kebîrler ile mebnî değildir. Lâkin şehrine göre ma‘mûr u müzeyyen binâlar vardır kim cümlesi yedi bin aded kâ[r]gîr ve çit ve azbar binâlı tahtânî ve fevkânî sahâbe-i kirâm büyûtları gibi serâpâ toprak ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
Bu dahi Kavala sancağı hâkinde voyvadalıkdır, ammâ başka kazâdır, ammâ ol kadar ma‘mûr ve büyük kasaba değildir. Lâkin şehr-i Sivas vilâyeti kurbunda Derende şehri gibi bâğ-ı İrem ve İremezât misilli bir sahrâ-yı mâ-i cârîli vâdîye vâki‘ olmağın bâğ u bâğçesi cihânı dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
Ziyâretgâh-ı makâm-ı Şeyh Hortaç: Bu kûh-ı bâlânın bir hadîka-i ravza-i cinân
misilli bir
köşesinde azîz-i merkûmun bir âsitânesi vardır. Andaki savma‘asında dâ’imâ tâ‘a …
Ziyâretgâh-ı makâm-ı Şeyh Hortaç: Bu kûh-ı bâlânın bir hadîka-i ravza-i cinân misilli bir köşesinde azîz-i merkûmun bir âsitânesi vardır. Andaki savma‘asında dâ’imâ tâ‘at u ibâdât edüp gündüz sâ’im ve gece kâ’im bir azîz sultânın nazargâhı olmağile Hortaç dağı derler. Ammâ lisân-ı Rûm'da Hortasi derler, zîrâ bu cebelin dibinde hâlâ Hortas nâm yüz evli bir kefere köyü vardır kim şehr-i Selânik a‘yânına kar getirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229b ·
metinde göster ·
… dır. Şehrin tâ ortasından cereyân eden (---) ibret-nümâ (---) gûyâ aynu'l-hayât
misilli bir
berrâk ve pâk billûr-misâl âb-ı hoş-güvârdır kim ibtidâ menba‘ı Bihor dağlarınd …
Ve cümle 3 aded yerde cisr-i memerr-i nâs vardır. Şehrin tâ ortasından cereyân eden (---) ibret-nümâ (---) gûyâ aynu'l-hayât misilli bir berrâk ve pâk billûr-misâl âb-ı hoş-güvârdır kim ibtidâ menba‘ı Bihor dağlarından ve İnebahtı bellerinden gelüp bu şehir içinde mezkûr üç aded cüsûr-ı metîneler altından geçüp bu uyûn-ı cârilerin yemîn [ü] yesâr[r]ı şehr-i azîm ve çârsû-yı bâzâr ve kenârında mükellef kahvehâneler ve voyvadanın havz [u] fıskiyye ve şâzrevân ve maksûreli sarâyı bu dere kenârında bir yalçın kaya sahra-i azîm altında bir musanna‘ ve şîrîn sarâydır. Dahi aşağı nehir kenârınca ma‘mûr tabahâneden aşağı cereyân edüp Esedâbâd kasabasından aşağı Bahr-i Sefîd'e mahlût olur. El-hâsıl bu şehir gâyet sarp ve taşlık içinde daracık ma‘mûr şehirdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 246b ·
metinde göster ·
… abya kurbunda kiremitli ve çanlık minâreli bir bâbâyâne sâde güzeli bâğ-ı Merâm
misilli bir
hıyâbân [u] gülistân bâğçeli ve bir imâret ve medreseli bir ok menzili kadar bâ …
Kal‘anın cenûbî tarafında Yüksek tabya kurbunda kiremitli ve çanlık minâreli bir bâbâyâne sâde güzeli bâğ-ı Merâm misilli bir hıyâbân [u] gülistân bâğçeli ve bir imâret ve medreseli bir ok menzili kadar bâğçe-i azîm içinde Ürd-i behişt-i heşt-misâl bir câmi‘-i bî-misâldir. Ve sol tarafındaki medrese içre bir âb-ı hayât su sarnıcı var. Etrâfı dâru't-tedrîs-i âlimân-ı müfessirânlar sâkindir kim şeb [ü] rûz ilm-i hadîs tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a ·
metinde göster ·
cinîn ü gaytân u hadîka-i bâğ-ı cinân nahlistân-ı gülistândır. Bâlâda evsâfı ta …
Ammâ bu Arhonoz bâğı hâlâ ravza-i Rıdvân misilli bir cinîn ü gaytân u hadîka-i bâğ-ı cinân nahlistân-ı gülistândır. Bâlâda evsâfı tahrîr olunan Ikrît nâm kralın binâsıdır kim cemî‘i esnâf-ı hukemâ-yı kudemâları bir yere cem‘ edüp bu mahallin âb [u] hevâsı latîf olduğıyçün Ikrît kral içün bu bâğı hikmet üzre hakîmler tarh [u] tarz-ı âhar edüp binâ ederler. Ammâ Hudâ hakkıyçün böyle bir bâğ-ı cinân-ı latîf cihânı otuz bir yıl seyâhat edüp sûre-i (---): Arapça nass-ı kâtı‘ı fehvâsınca ekâlîm-i seb‘ayı seb‘a seyyâre-vâr deverân u seyerân edüp im‘ân-ı nazar ile nazar etdiğim bu edîm-i arzın rub‘-ı meskûnunda on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr etdiğim rûy-ı zemînde bu Arhonoz bâğı Arapça gibi ferahfezâ-yı dilküşâ bir bâğ-ı şehr-i Sebâ-misâl bâğ-ı Merâmı görmedim. Meğer yine bu Arhonoz bâğın görmüşüm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323b ·
metinde göster ·
… misli rub‘-ı meskûnda yok bir bî-bedel kahve bâğ-ı İremezât ve murgzâr-ı Furât
misilli bir
kahve-i zîbâdır kim misli Haleb'de Arslan Dede kahvesi yâhûd Şâm'da Sinâniyye k …
Ammâ Tahtalkal‘a kahvelerinden latîf Karaköy'deki kahvenin misli rub‘-ı meskûnda yok bir bî-bedel kahve bâğ-ı İremezât ve murgzâr-ı Furât misilli bir kahve-i zîbâdır kim misli Haleb'de Arslan Dede kahvesi yâhûd Şâm'da Sinâniyye kahvesi veyâhûd Mısır'da Harâbâbâd kahvesi ola. Ammâ bunlardan musanna‘ kahvedir. Dâ’imâ benî âdem ile leb-ber-leb olduğından beher yevm birer kantâr kahve sürülüp yevmiyye beşer yüz âdem huddâmları var. Her köşesinde uşşâkan-ı müştakân birbirleri ile cân sohbeti ederler. Böyle bir cem‘iyyet-i kübrâ yeri kahvehânedir. Cânib-i erba‘asındaki gül [ü] gülistân ve bâğ-ı reyhânı içre niçe bin tuyûrun ve hezârân hezârların asvât-ı hazînleri ve mürgân-ı andelîbânın ve hânende ve sâzendegânın birbirlerine hasmâne fasılları zevkinden hissedâr olan benî âdem dembeste ve hayrân olur. El-hâsıl Ma‘nisa şehrinin âb-ı rûyından olup şöhret veren bu cây-i safâ kahve-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y38a ·
metinde göster ·
… olan şerîf Zeyd hazretlerinin kubbe-i âlîsidir kim İreme- Y 361b -zâtü'l-imâd
misilli bir
kubbe-i musanna‘ içinde medfûndur. Cemî‘i ahâlî-i Mekke şehâdet ederler kim otu …
Ehl-i züvvâra hafî olmıya kim karâfe-i Mu‘allâ'da cümle yetmiş beş kubbedir. Cümlesinde selef pâdişâhları ve hilâfet makâmında kâ’immakâm olan şürefâlar ve gayri şürefâlar ve a‘yân-ı kibâr-ı Mekke ol kubbelerde medfûnlardır. Q 147b Ammâ cümleden binâ-yı cedîd ve kâr-ı pesendîd olan sene 1008 târîhinde merhûm olan şerîf Zeyd hazretlerinin kubbe-i âlîsidir kim İreme- Y 361b -zâtü'l-imâd misilli bir kubbe-i musanna‘ içinde medfûndur. Cemî‘i ahâlî-i Mekke şehâdet ederler kim otuz sene kutbiyyet zabt etdi, kâtîb evliyâ olup deyü keşf [ü] kerâmetin beyân edüp hayr ile yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361a–Y361b ·
metinde göster ·
… le enüp bir vâsi‘ dere içre gül [ü] gülistân ve bâğ u bostânlı İremezâtü'l-imâd
misilli bir
hıyâbân-ı Acem bir bâğ u bâğçeleri var kim gûyâ Konya'nın Merâm'ı ve Malatıyye' …
Hakîr gördüm ki kal‘a-i Tûr leb-i deryâda bir küçük kal‘acıkdır. "Anın seyr [ü] temâşâsı ne ola?" deyü cebel-i Tûr-ı Sînâ'dan aşağı ba‘zı ruhbânlar ile enüp bir vâsi‘ dere içre gül [ü] gülistân ve bâğ u bostânlı İremezâtü'l-imâd misilli bir hıyâbân-ı Acem bir bâğ u bâğçeleri var kim gûyâ Konya'nın Merâm'ı ve Malatıyye'nin Aspuzu'sudur. Latîf elması ve emrûdu ve nârı ve ayvası ve engûrü olur kim gûyâ müsmirât-ı Hoy menend Ordubâr-ı Acemdir. Tûr gemileri ile meyvesi Süveys'e gelüp andan Mısır'a gelüp meyve ile Mısır ganîmet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a ·
metinde göster ·
… cezîre-i gülşen-âbâddır kim pâdişâhlara mahsûs hâlâ bir bâğ-ı İremezâtü'l-imâd
misilli bir
cezîredir. Âb [u] havâsı gâyet latîfdir. Yılan ve çıyan ve haşerât-ı arz olmaz …
Ve bu cezîre tâ Mikyâs köşesinden Bulağ'a varınca tûlu bir buçuk sâ‘at cezîre-i gülşen-âbâddır kim pâdişâhlara mahsûs hâlâ bir bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli bir cezîredir. Âb [u] havâsı gâyet latîfdir. Yılan ve çıyan ve haşerât-ı arz olmaz bir mutalsam cezîredir. Hâlâ bunda hâsıl olan şükûfe-i gûnâ-gûn ve limon ve turuncun ve gayrı bahârın râyiha-i tayyibesi bir sâ‘at yere te’sîr edüp şemm edenin demâğı mu‘attar olur. Hâlâ içinde a‘yân-ı Mısır'ın yüz altmış müte‘addid hıyâbân u gaytânları vardır. Ve içinde gûnâ-gûn kasr-ı âlîler ve kameriyye ve kâ‘a ve selsebîl ve havz u şâzrevânlar ve hammâm câmekânları var kim bî-mekân olan mekân edineceği gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a ·
metinde göster ·
Bu Cîze hâkinde İnbaba hudûdlarına gelince sâfî çayır ve çemenzâr bir vâdîdir kim cümle ahâlî-i Mısır'ın ve Mısır vezîrinin cümle atları anda çayırlar bir ferah-fezâ-yı ahdaristândır. Ammâ Hudâyî değildir, amelîdir. Bersîm derler bir otdur, anı tohumdan ekdikleri gece bi-emrillâh sabâha dek iki parmak biter, üçüncü gün hayvânât otlamak mümkündür. Mısır'ın cümle atları anınla çayırlar. Rûm'un yonca ta‘bîr etdikleri misilli bir giyâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y225b ·
metinde göster ·
… çıkup şehre im‘ân-ı nazar ile nigerân etdim. Sevâd-ı mu‘azzam İremezâtü'l-imâd
misilli bir
şehr-i azîmdir. Ve cümle kırk yedi minâre nümâyândır. Ve uzun çârsû-yı Attârîn …
Câmi‘ü's-Simsâr: On sütûn üzre tavandır. Ve beyâz mermerden bir gûne alçacık minberi vardır, misli bir diyârda yokdur. Ve bir minâresi var, yüz on yedi kademe, ve her kademesi birer arşındır, urûc olunmasında usret çekilir bir serâmed minâredir. Câmi‘in zemîni dahi âlî yere vâki‘ olmağın hakîr bu minâreye çıkup şehre im‘ân-ı nazar ile nigerân etdim. Sevâd-ı mu‘azzam İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i azîmdir. Ve cümle kırk yedi minâre nümâyândır. Ve uzun çârsû-yı Attârîn içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356b ·
metinde göster ·
Andan Mısır'a bir gayrı nesilden Kıft nâmında bir âdem melik olup Kıbtî lisânı bunda zâhir oldu. Ve Hazret-i Hûd aleyhi's-selâm bu Kıft zamânında gelüp Hûd Nebî'nin ta‘lîmiyle Melik Kıft bu Elvâh-ı Kebîr'i binâ edüp İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b ·
metinde göster ·
… kim ilâ-hâze'l-ân anların mu‘cizeleri berekâtiyle nûr-ı ilâhî İremezâtü'l-imâd
misilli bir
şehr-i hoş-havâ ve râhat-efzâ benderdir.
Bizzât Hazret-i Yûsuf Melik Reyyân bin Velîd'in vezîri iken bu şehri binâ etmişlerdir. Ba‘dehu kendülere kırk yaşında nübüvvet gelüp Mısır sultânı olduklarında bu Feyyûm'u taht edinüp bu şehirde sâkin olup eyle ma‘mûr [u] âbâdân etdi kim ilâ-hâze'l-ân anların mu‘cizeleri berekâtiyle nûr-ı ilâhî İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i hoş-havâ ve râhat-efzâ benderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
hadîka edüp gûnâ-gûn şecere-i müsmirât ile ârâste edüp bir tarafında bir tahtân …
Ve yine Mısır sarâyında bir İremezâtü'l-imâd misilli bir hadîka edüp gûnâ-gûn şecere-i müsmirât ile ârâste edüp bir tarafında bir tahtânî kasr inşâ etdi kim Ümmü Dünyâ eyle bir kasr tevellüd etmemişdir. Ana hakîrin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·