Sa‘dîzâde "N'ola?" deyüp tîz sûk-ı sultânîye gelüp bir miskâl
misk-i
Hoten alup bir yük nârı dâneleyüp misk ile bir gece nâr yatup ale's-sabâh ki ol …
Sa‘dîzâde "N'ola?" deyüp tîz sûk-ı sultânîye gelüp bir miskâl misk-i Hoten alup bir yük nârı dâneleyüp misk ile bir gece nâr yatup ale's-sabâh ki olur Sa‘d[î]zâde sâhib-i hâneye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a ·
metinde göster ·
… e Tekyesi ve Müftîzâde Ahmed Efendi Tekyesi ve Kanlıbâzârında Kâdirî Tekyesi ve
Miskinler
Tekyesi
Evsâf-ı tekye-i dervîşân-ı zî-şân: Cümlesi kırk aded zâviye-i ehl-i tarîkdir. Cümleden âsitâne-i Celâleddîn-i Rûmî ki, Mevlevîhâne ve semâ‘ ve safâhânedir. Ve Tekye-i Hızır-İlyâs ve Tekye-i Gök Medrese ve Tekye-i Pîrler ve Şâmiler Tekyesi ve Gülâbîzâde Tekyesi ve Müftîzâde Ahmed Efendi Tekyesi ve Kanlıbâzârında Kâdirî Tekyesi ve Miskinler Tekyesi
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281b ·
metinde göster ·
… zır-zop bel-hop çelebiler Üsküdar'da bâğlarda ve Karaca Ahmed Sultân tekyesi ve
Miskinler
tekyesi yanında küme küme, cavk cavk olup mezâristân bâğistân içre ferrâcelerin …
Evvelâ hâk-i İslâmbol gerçi çelebi ve zarîf ve pür ma‘rifet ve musannif ve mü’ellif ve sâhib-i tab‘ u reşîd ve necîb u halûk ve halîm ü selîm kimesneler olur ammâ tiryâkî ve berşnâkleri gâyet lecûc ve fassâl ve dehhâl ve heccâv olurlar. Bu Üsküdar ma‘rekesi gününde niçe bin atlas ve dîbâ ve şîb u zerbâfa gark olmuş gözü sürmeli ve başı misvâklı, eli mercân tesbîhli Kadızâde tarîkinden geçinür şahıs mürâyî ökçesiz kırkar dirhem nârin pabuç geyer çelebiler birkaç gice mukaddem Üsküdar'a geçüp cenk seyrine gelüp güyâ Kâğızhâne ve Okmeydânı teferrücüne çıkmışlardır. Müddet-i medîd-i ömründe kapusundan taşra çıkup gün yüzü görmemiş lapadandin hoppa ve zır-zop bel-hop çelebiler Üsküdar'da bâğlarda ve Karaca Ahmed Sultân tekyesi ve Miskinler tekyesi yanında küme küme, cavk cavk olup mezâristân bâğistân içre ferrâcelerin altlarına koyup kimi hevâyî fişek atar ve kimisi yine urmaca top oynar, kimi murabba‘ ve kâr u nakş okur, kimi dübeyt ü taksîm ve varsağı okuyup def ü kudûm çalıp gûnâ-gûn şakalar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31a ·
metinde göster ·
… pe oğlu, ne pek gülbânklı tüfenk atdı!" deyüp Bulgurlu dağında atılan tüfenkden
Miskinler
tekyesi önünde, "Bre miskîn tiryâkî! Korkarak hay urdu, hay kodu, hay düşdü, ha …
Niçesi ata süvâr olup çeşminin kuvvet-i basarı ve kudret-i nazarı kalmayup burnuna gözlüğün geçirüp bakar. Kimi dûrbîn ile Bulgurlu dağında meydân-ı ma‘rekede atılan çarhacı tüfenklerine bakup, "Hay kahpe oğlu, ne pek gülbânklı tüfenk atdı!" deyüp Bulgurlu dağında atılan tüfenkden Miskinler tekyesi önünde, "Bre miskîn tiryâkî! Korkarak hay urdu, hay kodu, hay düşdü, hay kaşdı. Acebâ bizden midir?" der. Birisi, "yok onlardandır" der. Birisi eydür, "Ya anlar kâfir midir?" der, birisi "Kâfirden beş beterdir kim buldu belâsın" deyüp niçe gûne şütûm-ı galîzalar eder. Kimisi "Hay şâhbâz yiğit idi, Hak rahmet eyleye!" deyü ağlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31b ·
metinde göster ·
… sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u
miskinler
gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu y …
Sun‘-ı Hudâ-yı Müte‘âl-i diğer: Bu şehrin sahrâsında bir gûne kaynak su zâhir olur. Her sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u miskinler gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu yemeden ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. Ba‘zı âdeme istifrâğ etdirüp tahammül edemeyene istiğfâr etdirüp Arapça mazmûnu üzre pâk u tâhir olup gıll [u] gışından ve cemî‘i ilel ü emrâz-ı muhtelifden ârî olur. Anın içün bu Harbût halkı tendürüst ve ahmerü'l-vech hükemâ-yı cihâna muhtâc değillerdir. İllâ Hakîm-i Mutlak'a muhtâclardır kim âyet;:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
Ve İpariyye câmi‘i: Bir ankâ Çîn bâzergânı binâ edüp der-i dîvârı kirecine yetmiş yük misk-i Hoten mahlût edüp bu câmi‘i binâ etdiğiyçün İparî ya‘nî miskli câmi‘i demek olur. Hakkâ ki bir nemnâk havâda dîvârların şemm etsen müşg râyihası âdemün dimâğın mu‘attar eder. Ammâ kurşumlu değildir. Lâkin cemâ‘at-i kesîresi vardır kim subh u mesâ cemâ‘atden hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201a ·
metinde göster ·
… r göl binâ etdi, ol mahaldedir ve mahalle-i Nakşot ve mahalle-i Arab Köprüsü ve
Miskinler
tarafındadır ve Avul Meydânı mahallesi ve Karadere mahallesi ve Âvîh mahallesi …
Der-ayân-ı esmâ-i mahalle-i büldân: Cümle on yedi aded mahalle-i müslimîndir kim zikr olunur: Evvelâ mahalle-i Hüsrev Paşa ve mahalle-i Şâm ve mahalle-i Zindân ve mahalle-i Çorum ve mahalle-i Çinedâr ve mahalle-i Kızılmescid ve mahalle-i Şeyh Hasan ve mahalle-i Çeyrek ve mahalle-i Kücür ve mahalle-i Gökmeydân ve mahalle-i Kümuz ve mahalle-i Takleban ve bu mahalle Hân bâğı ardında bir göl binâ etdi, ol mahaldedir ve mahalle-i Nakşot ve mahalle-i Arab Köprüsü ve Miskinler tarafındadır ve Avul Meydânı mahallesi ve Karadere mahallesi ve Âvîh mahallesi ve Küçür mahallesi ve Değirmân mahallesi ve Hân bâğı mahallesi, hân-ı âlîşâna mahsûs bir vâsi‘ sütûh üzre temâşâgâh bâğ-ı İrem bir semtdir ve bu tahrîr olunan mahallâtlar cümle müslimîndir ammâ Arabî ve Ya‘kubî Ermenî mahalleleri cümle on bir mahalle-i keferelerdir, ammâ esmâları ma‘lûmum değildir. Ve bu şehirde aslâ Yahûdî ve Fireng ve Urum yokdur, cümle Ermenîlerdir ve cümle ankâ bâzergânlardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224b ·
metinde göster ·
… îh dereleridir. Ve Husul nehri cisri ve Aynu'l-berut cisri ve Hân bâğı cisri ve
Miskinler
kurbünde Arab köprüsü, musanna‘ cisr-i ma‘mûrdur. Ve Karadere Mahallesi cisri v …
Der-fasl-ı cüsûr-ı âyende vü revendegân: Şehr-i Bitlîs içre cümle on yedi dereler üzre on bir aded kârgîr binâ cüsûr-ı ra‘nâlardır. Cümleden kal‘a dibinde Hâtûniyye cisridir kim altından ubûr eden nehr-i zülâleyn Ayn-ı İskender ve Ayn-ı Âvîh dereleridir. Ve Husul nehri cisri ve Aynu'l-berut cisri ve Hân bâğı cisri ve Miskinler kurbünde Arab köprüsü, musanna‘ cisr-i ma‘mûrdur. Ve Karadere Mahallesi cisri ve Âvîh derede dahi cisirler var, ma‘lûmum değildir ve Kücür mahallesi cisri ve Değirmân mahallesi cisri. Bu ma‘lûmumuz olan derelerin yemîn ü yesârında bâğlı u bâğçeli kat-ender-kat sarây-ı âlîlerdir kim cümle kârgîr binâlardır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225a ·
metinde göster ·
… rmân olunca hânın büyük bürâderi Bedreddîn ve Nûreddîn-i bî-dîn ve çaşnigîrbaşı
miskin
üç kişi "Hânım ahşamınız hayr ola" deyüp hücrelerine gitdiler.
Andan pâdişâha lâyık müsmirât kısmından gûnâ-gûn alû ve zerdâlû ve rümmân ve şeftalü ve Meleçe emrûdu ve Abbâsî emrûdu ve Ordubârî emrûdu ve yedi gûne engür-ı âbdâr tenâvül olunup andan mümessek vişne hoşâbı ve Mardin acası ve âl Buhârâ hoşâbı ve şehrebân rûmmânî hoşâbları tenâvül olunup dest-hânlar gelüp ellerimiz gusl edüp câme-hâblar döşenmek fermân olunca hânın büyük bürâderi Bedreddîn ve Nûreddîn-i bî-dîn ve çaşnigîrbaşı miskin üç kişi "Hânım ahşamınız hayr ola" deyüp hücrelerine gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 12b ·
metinde göster ·
tekyesi. Cemî‘i cüzâm ve kaba marazına mübtelâ olanlar anda sâkinlerdir, ammâ s …
Andan şehir hâricinde Miskinler tekyesi. Cemî‘i cüzâm ve kaba marazına mübtelâ olanlar anda sâkinlerdir, ammâ sulehâ-yı ümmetden içlerinde hâl sâhibi âdemler vardır. Bunlar halkdan münzevî ve halk bunlardan nefret etmiş mezmûm kavimdirler, ammâ du‘âları müstecâbdır. Hattâ bir âdemin atını sancı dutsa yâhûd düvüce ve kızıl kurd olsa bir akçelik yağ mumu alup atın boğazına asup tekyeyi deverân u seyerân etdirirken miskinler "Allâh Allâh" deyü gülbâng-ı Muhammedî du‘âsın ederler. Bi-emrillâhi Te‘âlâ ol at şifâ bulur. Hattâ bu hakîre Basra Paşası Efrâsiyâbzâde Hüseyin Paşa bir sâfinâtü'l-ciyâd misilli bir mu‘teber at ihsân etdikde bu Tokat'da sancılanup bir akçe mum götirüp nezri verdim. Bi-izn-i Hudâ at şifâ buldu. Mücerreb bir tekye-i mezmûmdur, ammâ inşâ’llâh ind-i Hudâ memdûhdurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21b ·
metinde göster ·
… r akçelik yağ mumu alup atın boğazına asup tekyeyi deverân u seyerân etdirirken
miskinler
"Allâh Allâh" deyü gülbâng-ı Muhammedî du‘âsın ederler. Bi-emrillâhi Te‘âlâ ol …
Andan şehir hâricinde Miskinler tekyesi. Cemî‘i cüzâm ve kaba marazına mübtelâ olanlar anda sâkinlerdir, ammâ sulehâ-yı ümmetden içlerinde hâl sâhibi âdemler vardır. Bunlar halkdan münzevî ve halk bunlardan nefret etmiş mezmûm kavimdirler, ammâ du‘âları müstecâbdır. Hattâ bir âdemin atını sancı dutsa yâhûd düvüce ve kızıl kurd olsa bir akçelik yağ mumu alup atın boğazına asup tekyeyi deverân u seyerân etdirirken miskinler "Allâh Allâh" deyü gülbâng-ı Muhammedî du‘âsın ederler. Bi-emrillâhi Te‘âlâ ol at şifâ bulur. Hattâ bu hakîre Basra Paşası Efrâsiyâbzâde Hüseyin Paşa bir sâfinâtü'l-ciyâd misilli bir mu‘teber at ihsân etdikde bu Tokat'da sancılanup bir akçe mum götirüp nezri verdim. Bi-izn-i Hudâ at şifâ buldu. Mücerreb bir tekye-i mezmûmdur, ammâ inşâ’llâh ind-i Hudâ memdûhdurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21b ·
metinde göster ·
… halle-i Küçük Terbiye ve mahalle-i Behzâd, Mevlevîhâne kurbundadır ve mahalle-i
Miskinler
ve Beğ mahallesi hammâmı kurbundadır ve Kaya mahallesi ve mahalle-i Bâzârcık ve …
Evvelâ şehrin taşra etrâfın ihâta eden mahalleleri beyân eder: Evvelâ mahalle-i Mehemmed Ecîb ve mahalle-i Kızılca ve mahalle-i Çay ve mahalle-i Topçubâğı ve Kiras Deresi mahallesi ve mahalle-i Aksu ve mahalle-i Horos ve mahalle-i Büyük Terbiye ve mahalle-i Küçük Terbiye ve mahalle-i Behzâd, Mevlevîhâne kurbundadır ve mahalle-i Miskinler ve Beğ mahallesi hammâmı kurbundadır ve Kaya mahallesi ve mahalle-i Bâzârcık ve mahalle-i Zincirli Kuyu ve mahalle-i Depe ve bu zikr olunan mahallâtlar cümle şehr-i azîmin etrâfın ihâta eden mahallâtlardır kim tahrîr olunup yine Mehemmed Ecîb mahallesine gelindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22a ·
metinde göster ·
… benî Âdem yumuşak olup ten-dürüst olur. Hâssiyeti ol mertebededir kim cüzâm ve
miskin
ve Fireng uyuzu âdem kırk kerre girse bi-emr-i Hayy-i Kadîr ol âdem anadan doğm …
(---) hâkinde leb-i deryâdan nîm sâ‘at ba‘îd bir çemenzâr-ı sahrâ-yı sebzezârda Mihâloğlu binâsı bir kubbe-i âlî ılıcadır kim Rûm ve Arab u Acem'de ve İsfaç ve Nemse ve Çeh u Leh ve Alman diyârında böyle bir nâfi‘ germâb ılıca görmedim. Hattâ benî Âdem girdikde aslâ kîse ve sabuna ihtiyâc olmaz. Vücûd-ı insânı dürr-i beyz-âsâ eder ve beden-i insân eyle nerm ü ter olur kim gûyâ kulak şâhmesi gibi vücûd-ı benî Âdem yumuşak olup ten-dürüst olur. Hâssiyeti ol mertebededir kim cüzâm ve miskin ve Fireng uyuzu âdem kırk kerre girse bi-emr-i Hayy-i Kadîr ol âdem anadan doğma olur ve suyundan kırk sabâh aç karnına nûş edenin vücûdunda behak ve baras ve zâti'l-cenb ve hafakan marazları cümle gider ve ba‘zı müsta‘mel altunları bu su ile yıkasan sarı su altununa döner ve bir âdemin hâtemi gümüş olsa ol ân altun gibi olup bir haftada reng-i hâtem mütegayyir olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28b ·
metinde göster ·
… pâresi eksik değildir. Binden mütecâviz âb-ı hayâtları var. Sünbül ü reyhân ve
misk-i
Rûmî ve zerrîn-i gûnâ-gûnların râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Hattâ …
Sitâyiş-i cebel-i âlî Rila: şehr-i Dobniçse ile Samakov dağı mâbeyninde bir kûh-ı ser-bülenddir kim bir ucu Samakov dağları ve bir tarafı Destpot Kral yaylağına müntehî tûfân-ı Nûh'dan beri selc [ü] yah pâresi eksik değildir. Binden mütecâviz âb-ı hayâtları var. Sünbül ü reyhân ve misk-i Rûmî ve zerrîn-i gûnâ-gûnların râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Hattâ on bin egrek koyun yaylanır yaylağ-ı azîmdir kim Gekbiziyye'de Koca Mustafâ Paşa evkâfı Rila yaylasıdır. Kırk elli yerde âhen ma‘denleri vardır ve kûh-ı yaylağ-ı Destpot bu Rila'nın cânib-i şarkîsinde ol dahi bir yaylağ-ı ibret-nümâdır. İnşâ’allâh anı da mahalliyle yâd edevüz. Ba‘dehû bu Rila yaylağı dâmeninden aşup bir merhalede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175a ·
metinde göster ·
Bu mahalde olan dağlarda yer yüzünde bir gûne kara-gûn balmûmu olur.
Misk-i
amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Hattâ nef‘i o …
Bu mahalde olan dağlarda yer yüzünde bir gûne kara-gûn balmûmu olur. Misk-i amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Hattâ nef‘i ol kadar değer kim andan tekerlenene ve berelenene müşemmâ edüp sarsalar ol ân o cân hayât-ı câvidân bulması mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
… idi. Ve her birinde olan müşk-i amber-i hâm ve zibâd ve kulle(?) müşk sünbül-i
misk-i
Arabî ve sünbül-i Hindî râyihaları âdemin demâğın mu‘attar ederdi.
Ertesi gün kral karısı Serdâr Ali Paşa'yı ve yedi veziri ve yirmi iki aded mîr-i mîrânları ve yetmiş aded mîr-i livâları bir bâğ-ı İrem-misâl bir hadîka-i ravza-i cinân gül [ü] gülistân içre bir ziyâfet etmişdir kim bu dahi melike-i mülûkâne ve bir ziyâfet-i şâhâne olmuşdur kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunur değil idi ve bu rûy-ı arzda böyle bir şeb-i kâfirî üzre bir ziyâfet-i ikrâm görülmemişdir, zîrâ bu ziyâfet avret ziyâfeti olmağile bu şehirde ve gayri yakın ve ba‘îd kılâ‘larda ne kadar pençe-i âfitâbe bikr-i nâ-şüküfte ve nâ-süfte nâ-pûhte meh-cebîn ve nâzenîn kızlar var ise cümlesi şîb ü zerbâf ve çarkâb ile zerdûz olmuş fisdânları ve murassa‘ ve mücevher 19b her biri birer hidmete me’mûr olup niçe yüz adedi huzûr-ı vüzerâda murassa‘ kâseler ile gûnâ-gûn mümessek eşribelerin atşânlara bezl ederlerken her biri birer gûne nâz u istiğnâ ve cünbüş ü harekât ile âdâb-ı vekâr üzre hidmet ederlerdi kim her birinde olan libâs-ı gûnâ-gûn bir duhter-i pâkîze-ahterde yok idi. Ve her birinde olan müşk-i amber-i hâm ve zibâd ve kulle(?) müşk sünbül-i misk-i Arabî ve sünbül-i Hindî râyihaları âdemin demâğın mu‘attar ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a–19b ·
metinde göster ·
… nib-i erba‘ası kayalarında şâhîn ve zağanos ve (...) ve balaban ve devlingeç ve
miski
kartallar âşiyânlar etmişler. Hattâ aşağı derelerinde bir âdem bir na‘ra haykır …
Ve cânib-i erba‘ası kayalarında şâhîn ve zağanos ve (...) ve balaban ve devlingeç ve miski kartallar âşiyânlar etmişler. Hattâ aşağı derelerinde bir âdem bir na‘ra haykırsa kayaları nîm sâ‘at sâ‘ika gibi gürül gürül gürleyüp âdeme dehşet hâsıl olur. Hattâ Kırım vilâyeti feth olup yedi yıl bu kal‘a dest-i küffârda kalup Gedik Ahmed Paşa bu kadar asker kırdır[dı]ğiyçün kendüsü dahi gazab-ı şehriyârî ile şehîd olduğundan bu kal‘aya Menkûb dediler, ammâ lisân-ı Kırı[m]'da ismi (---) dir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… n yüz kulaç kayalardan aşağı kuş gibi uçup enerken hemân kayalarda âşiyân etmiş
miski
kartallar ve karakuşlar bu ma‘sûmu bir şikâr sanup yuvalarından bu ma‘sûma süzü …
Takdîr-i Hudâ ma‘sûm-ı pâk kundağının yüz kulaç kayalardan aşağı kuş gibi uçup enerken hemân kayalarda âşiyân etmiş miski kartallar ve karakuşlar bu ma‘sûmu bir şikâr sanup yuvalarından bu ma‘sûma süzülüp minkâr ururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… n ve Rûmeli'nde Köstendil bâğı elmasından bu Sudak tüffâhı meşhûr-ı âfâkdır kim
misk-i
amber gibi râyiha-i tayyibesi vardır. Hattâ musannifîn ve mü’ellifînden (---) ( …
Elması rub‘-ı meskûnda yokdur. Hattâ Malatiyye Aspuzu bâğının nâzlı elmasından ve Rûmeli'nde Köstendil bâğı elmasından bu Sudak tüffâhı meşhûr-ı âfâkdır kim misk-i amber gibi râyiha-i tayyibesi vardır. Hattâ musannifîn ve mü’ellifînden (---)(---) kimesne 136b(---) nâm kitâbı dibâcesinde "Ve râhin râhı râhın misle tüffâh ve billâhi i‘tasım, ammâ yasım" dediği tüffâh bu Sudak bâğı elmasıdır kim İzmit sancağı müşâsında Kocaeli şehrinin misket elmasından lezîz ve hoşhor ve ho[ş]-lezzet bu Sudak yablokasıdır kim asfaru'l-levn sekizi bir vukıyye gelüp içinde çekirdeği çıkar(?) tüffâhdır kim tenâvül edenin dimâğları mu‘attar olup gâyet mukavvîdir. Hattâ beyâz kutular içinde pembelere bu elmaları sarup sarmalayup Kırım hânlarına ve sultânlar vüzerâlarına niçe yüz kutu elmayı hedâyâ götürürler. Husûsan niçe bin kutular ve niçe yüz sepetler ile pembeye sarılmış mümessek elmaları gemilerle tâ İslâmbol'da Âl-i Osmân pâdişâhına ve ulemâya ve vüzerâya hedâyâ götürürler. Henüz letâfeti ve halâveti bâkî olup tûl-ı zamânda rengine tağayyür gelmeyüp gûyâ şeceresinden henüz kopmuş gibi lezîzdir. Hulâsa-i kelâm Sudak elması gibi bir elma olmazdır. Hudâ ziyâde ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a–136b ·
metinde göster ·
amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi olup tenâvül eden âdemlerin dimâğları mu‘at …
Memdûhâtından: Beyâz gömeç balı rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur. Zîrî misk-i amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi olup tenâvül eden âdemlerin dimâğları mu‘attar olup balını ve sarı yağını vilâyet vilâyet destiler ile hedâyâ götürürler. Ve anıniçün cümle kefereleri bal ve yağ komak içün toprak desti işlerler. Ve bir tîn-i amber-i çîn-misâl hâk-i pâki var kim gûnâ-gûn surâhî bardaklar ve çanaklar ve hoşâb kâseleri işlenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 137b ·
metinde göster ·
… hibiyle kârbân mâliki vâfir lecden sonra derhâl câmi‘ sâhibi on katâr deve yükü
miski
ve amber-i hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yü …
El-hâsıl câmi‘ sâhibiyle kârbân mâliki vâfir lecden sonra derhâl câmi‘ sâhibi on katâr deve yükü miski ve amber-i hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yük miski ve amberi ummâllar çamur içine karup katup halt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138a ·
metinde göster ·
… e amber-i hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yük
miski
ve amberi ummâllar çamur içine karup katup halt ederler.
El-hâsıl câmi‘ sâhibiyle kârbân mâliki vâfir lecden sonra derhâl câmi‘ sâhibi on katâr deve yükü miski ve amber-i hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yük miski ve amberi ummâllar çamur içine karup katup halt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138a ·
metinde göster ·
… bukûlâtları az olur. Ammâ balı memdûh-ı âlemdir kim Atina vilâyetinin balı gibi
misk-i
amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibeleri olup kırk gûne asel-i musaffâsı olur.
Evvelâ dehkânîler zemîne bir kîle buğday zirâ‘at edüp ba‘zı yerlerinde bir kîle buğdaydan yüz kîle gendüm-i hâs dânedâr hâsıl olur. Bunun kîlesine mahsar(?) derler. Mısır'da erdeb derler. Diyârbekir ve Erzurûm'da somar derler. Bağdâd'da tağar derler. Rûm'da kîle derler. Ammâ bu Girid'in mahsarası (---) vukıyye gelir. Lâkin arpası ve sâ’ir hubûbât bukûlâtları az olur. Ammâ balı memdûh-ı âlemdir kim Atina vilâyetinin balı gibi misk-i amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibeleri olup kırk gûne asel-i musaffâsı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324b ·
metinde göster ·
Rûmî ve lâle ve zerrîn ve nergis meğer Erzurûm diyârında Bingöl yaylasında ve k …
Bu yaylada olan sünbül ve misk-i Rûmî ve lâle ve zerrîn ve nergis meğer Erzurûm diyârında Bingöl yaylasında ve kûh-ı Bîsütûn'da ve kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Erciş'de ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371b ·
metinde göster ·
… fındık kadar yeşil hurde incîri olur gâyet lezîz ve mümessekdir. Âdemin demâğın
misk-i
abîrî râyihası mu‘attar eder. Ve bir gûne hurde elma ağaçlarında elması olur, s …
Ve turunc ve kebbât ve hummâs ve ağaç kavununun envâ‘ları var. Ve türlü türlü P 28b âlû ve şeftâlû ve zerdâlû ve kaysı Q 28b ve Fransa eriği ve Şâm fısdığı ve Frenk incîri ve Rûm incîrinin sekiz gûne incîri olur kim lezzeti demâğı dü şakk eder. Hattâ bir gûne fındık kadar yeşil hurde incîri olur gâyet lezîz ve mümessekdir. Âdemin demâğın misk-i abîrî râyihası mu‘attar eder. Ve bir gûne hurde elma ağaçlarında elması olur, subhâne'l-Hallâk rub‘-ı meskûnda nazîrin görmedim. Ve bu bâğda hâsıl olan âbdar ve dânedâr kiraz vişne ve siyâh dud rub‘-ı meskûnda yokdur, meğer Rûm'da Tekirdağı şehrinde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54b ·
metinde göster ·
… r heccân hurcu ûd-i Mâverdî ve ıtr-ı şâhî (---)(---) zebât-ı pâdişâhî ve kalye
misk-i
hayvânî ve iki deve bârı Lahsa ve Basra kargısı serâmed gönderler gönderdi. Paş …
Ve bir heccân hurcu ûd-i Mâverdî ve ıtr-ı şâhî (---)(---) zebât-ı pâdişâhî ve kalye misk-i hayvânî ve iki deve bârı Lahsa ve Basra kargısı serâmed gönderler gönderdi. Paşa hazretleri bunların birine iltifât etmeyüp bunları getüren yerine yerine etmeyüp şerîf Berekât'ın kethudâsına buyurdular kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y365a ·
metinde göster ·
… rının suları akar. Bunlar timsâh yemek ile şedîd ü cebbâr kavmdirler. Ve timsâh
miski
ve haraza taşı bulunur. Haraza taşı timsâhın ödünden çıkarmış. Gece cimâ‘ mahal …
Ve timsâhın dişisi ile cimâ‘ ederler. Kaçan timsâh cimâ‘ın nakl etdikleri mahal ağızlarının suları akar. Bunlar timsâh yemek ile şedîd ü cebbâr kavmdirler. Ve timsâh miski ve haraza taşı bulunur. Haraza taşı timsâhın ödünden çıkarmış. Gece cimâ‘ mahallinde ellerine alup ehline kırk elli kerre hizmet edermiş. Tâ elinden bırakmayınca cimâ‘dan ferâgat edemezmiş. Nisâları kezâlik ol taş elinde oldukda iştihâsı teskîn olmazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
yigit eŋsesine yumruḳ ṭoḳınsa aġlayuban dört yanına baḳar olur ala gözden acı y …
ḳardaşsuz miskin yigit eŋsesine yumruḳ ṭoḳınsa aġlayuban dört yanına baḳar olur ala gözden acı yaşın döker olur ala gözlü oġluŋuzı görinçe big baba ḫatun ana esen ḳaluŋ didi