… Hasan Şâh Câmi‘i ve Tokmak Hân Câmi‘i ve Avşar Hân Câmi‘i. Uzun Hasan Câmi‘inin
misli bu
arâzî-i ma‘mûrde yokdur, meğer Mısır'da Uzun Hasan-ı Ekrâd câmi‘i ola. Ammâ bu …
Cümleden Câmi‘-i kebîr, Uzun Hasan Şâh Câmi‘i ve Tokmak Hân Câmi‘i ve Avşar Hân Câmi‘i. Uzun Hasan Câmi‘inin misli bu arâzî-i ma‘mûrde yokdur, meğer Mısır'da Uzun Hasan-ı Ekrâd câmi‘i ola. Ammâ bu Şaburan Câmi‘inde olan Kâşî çîn ve havz-ı fevvâreler bir diyârda yokdur. Özdemiroğlu Osman Paşa Demirkapu'dan her cum‘a alay-ı azîm ile gelüp bu câmi‘de ibâdet edermiş. Vâcibü's-seyr bir ibâdethane-i kadîmdir kim bunda olan hûrdekârlık, merğûb zîbâ san‘atlar ve elvân elvân nakş-ı bukalemûn-ra‘nâ tasarruflar var kim ilm-i mi‘mârîden haberdâr olan üstâd-ı bennâlar bu câmi‘de olan kâr-ı mermer-bürü görseler engüşt-ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân kalır. Ve bu şehr dahi bir mahsûldâr vâdî-i Müskir içre vâkı‘ olmuş gül-i güstânlı ve meyve-i dırahtistânlı hıyâbân, Şirvân hudûdunda şehr-i Şaburan'dır. Cümle yedi nâhiyesi var. Her biri birer seb‘a-i seyyâre ismiyle ma‘rûfdur. Meselâ nâhiye-i [Utarid, nâhiye-i Zühre, nâhiye-i Mirrih, nâhiye-i Müşteri, nâhiye-i Zühal].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 315b ·
metinde göster ·
Ammâ ihvân-ı vefâ bu Üstürgon câmi‘inin ve kal‘asının niçe bin gûne ta‘rîf ü tavsîf olunacak ibret-nümâ şeyleri var, ammâ sâ’ir müsevvedâtımıza mâni‘ olup kemâ hüve hakkuhu tahrîr olunmak mümkün değildir, zîrâ bu câmi‘in misli bu edîm-i arzda yokdur. Âdem oğlanı anın vaz‘-ı binâsı beyânında âciz ve kâsırdır, zîrâ bu savma‘a-i mübârekede mergûb u zîbâ san‘atlar ve niçe bin gûne tasarruflar vardır kim ehl-i vasf anın midhatinde kâsırlardır. Hattâ bu câmi‘e bir günde niçe kerre girüp im‘ân-ı nazar ile her şey’ine nazar edüp taşra çıksan bir girişde dahi niçe gûne sanâyi‘ât [u] acâ’ibât-ı ibret-nümâ mersûmât tasarrufâtlar dahi zâhir ü bâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
… sâ‘at kulleleridir, ammâ bu sağ kapunun yanındaki serâmed kulle-i pür-mehâbetin
misli bu
rub‘-ı meskûnda yokdur ve hâlâ dünyâ üstâdları bir yere gelseler bir taş bir ye …
Bu deyr-i azîmin çâr-kûşesinde dörd aded sâ‘at kullesi var, ammâ üçü küçük sâ‘at kulleleridir, ammâ bu sağ kapunun yanındaki serâmed kulle-i pür-mehâbetin misli bu rub‘-ı meskûnda yokdur ve hâlâ dünyâ üstâdları bir yere gelseler bir taş bir yere komağa kâdir değillerdir. Ve bu âsâr-ı garîbe gerçi siyâh taş binâ görinür, ammâ taş değildir, alçı gibi ma‘cûn edüp san‘at ile tondurmadır. Hakîkatü'l-hâl bu hakîr ol kadar im‘ân-ı nazar ile takayyüd edüp gördüm, taşların birbirlerine imtizâc yerlerin görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61a ·
metinde göster ·
Bânîsi ibtidâ Leka-yı bî-bekâ kral-ı dâllin binâsıdır. Bu sûr-ı üstüvârın
misli bu
edîm-i arzda yok imiş, ammâ İskender-i Yûnân bu kal‘ayı yedi sene döğüp âhıru'l …
Bânîsi ibtidâ Leka-yı bî-bekâ kral-ı dâllin binâsıdır. Bu sûr-ı üstüvârın misli bu edîm-i arzda yok imiş, ammâ İskender-i Yûnân bu kal‘ayı yedi sene döğüp âhıru'l-emr feth edüp içinde olan cümle kavm-i Mecûsîleri kırup kal‘anın dahi cemî‘i tabyaları ve burc-ı bârûların münhedim edüp cümle taşların Ağrıboz deryâsına dökdürüp hâlâ câ-be-câ kulle-i azîmleri ve niçe metîn ebrâcları ve cümle fecc-i amîk handakları ve kuyuları durur ve her temel taşları hammâm kubbesi-misâl râygândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 246b ·
metinde göster ·
… Hudâ alîmdir âb-ı hayvândan nişân verir yah-pâre zülâl mâdır, azametullâh. Eğer
misli bu
rûy-i arzda var ise kûh-ı Elburz dâmeninde nehr-i Sitâze ola. Böyle bir aynü'l- …
Ve çârsûnun yukaru başında el-Hacı Pîr Ahmed Ağa câmi‘i tahtânîdir, ammâ sûk-ı sultânî içre olmağile gâyet cemâ‘ati vefret ve kesret üzredir. Bu câmi‘in dîvârında Paşa Bınarı derler, bir âb-ı hayât berrâk ve rakîk âb-ı nâb cereyân eder kim Hudâ alîmdir âb-ı hayvândan nişân verir yah-pâre zülâl mâdır, azametullâh. Eğer misli bu rûy-i arzda var ise kûh-ı Elburz dâmeninde nehr-i Sitâze ola. Böyle bir aynü'l-hayâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y22a ·
metinde göster ·
… râ sâhibü'l-hayrât gazâ mâlı ile binâ eylemiş bir câmi‘-i münevverdir. El-hâsıl
misli bu
arâzî-i ma‘mûrede yokdur. Ve ferzend-i benî âdem anın vaz‘-ı binâsı beyânında v …
Ve'l-hâsıl Cenâb-ı Bârî'nin ihsânı üzre ekâlîm-i seb‘ada çok âsâr-ı acîb ve sihr-i i‘câz-ı garîb binâ-yı musanna‘lar gördüm ammâ bu câmi‘de olan rûhâniyyet ve hulûs-ı kalb ile olan ibâdet bir câmi‘de görmedim, zîrâ sâhibü'l-hayrât gazâ mâlı ile binâ eylemiş bir câmi‘-i münevverdir. El-hâsıl misli bu arâzî-i ma‘mûrede yokdur. Ve ferzend-i benî âdem anın vaz‘-ı binâsı beyânında ve zîbâ san‘atları ve gûnâ-gûn tasarrufları beyânında âcizmândelerdir. Ve vech-i arzda eyle bir kâr-ı insân binâ olunmamışdır. Ve hüsn-i zarâfeti ve kâr-ı letâfeti vasıfdan hâric ve beyândan âric bir câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155b ·
metinde göster ·