… ırsın. Bu hânın hammâmı külhanında yığılmış bir tomruk kütük pâresi idi. Hân bu
monlâya
alâya binmek içün bir at virmediği Melek Ahmed Paşa alâyına karşu menim alâyımı …
Hânın çâşnigîrbaşısı Mustafâ eydür: "Evliyâ Çelebi sen bu esb-i lâğarı ne sanırsın. Bu hânın hammâmı külhanında yığılmış bir tomruk kütük pâresi idi. Hân bu monlâya alâya binmek içün bir at virmediği Melek Ahmed Paşa alâyına karşu menim alâyımı tezyîf edersin, sakın alâya gitme." deyü tenbîh etmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221b ·
metinde göster ·
… ı altı kuru kalup niçe âdemler firârî tahallüs etdi. Niçeleri "Bre cânım, demin
monlâya
uryân iken bakdık, zekeri yok idi. Şimdi bu kadar mühre zi'l-kebîr ve bu kadar …
Bu mahalde Monlâ Muhammed ber-hevâ 231b belinden peştemâlın çıkarup omuzuna koyup monlâ-yı merkûmda bir mehîb ü sallâk salâk ve yerâk u kıllak zeker nümâyân oldu kim gûyâ hâdise-i Uc bin Unuk kadar. Hemân zekerin eline alup hevâda tayerân ederken bu sarây meydânı içre mâl-â-mâl olan temâşâcıların üzerlerine serpe serpe ol kadar işedi kim cümle halk sırsıklam olup ancak koltukları altı kuru kalup niçe âdemler firârî tahallüs etdi. Niçeleri "Bre cânım, demin monlâya uryân iken bakdık, zekeri yok idi. Şimdi bu kadar mühre zi'l-kebîr ve bu kadar bârân-ı la‘net gibi bevil ve kırti nedir?" dediler. Ammâ ahvâle vâkıf olan Ekrâdlar ol bevilden nûş etdiler. Kimi poh âb-ı hayâtdır, kimi yoh zülâldir, der. Monlâ Muhammed yine ber-hevâ serpe serpe işeyerek hân ile paşanın üzerlerine geldikde evvel hân u evlâdları kaçdılar. Paşa lâ havle ve lâ kuvvete, derken ol dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu zer-ender-zer ile mefrûş kasr içre ol kadar işedi kim seyl-i bevil revân olup hân gülerek "Bre kurşum ile urun şu mel‘ûnu" der, ammâ gülmeden hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 231a–231b ·
metinde göster ·
… -ı muhabbetde bî-mecâl kaldı. Bu kerre temâşâcılara telâş el verdi kim bu ejder
monlâya
böyle edince ya bizim hâlimiz neye müncer olur?", deyü halk firâra başladılar v …
Ba‘dehû ol şiddet-i hârda uzanup vücûd-ı dırâzın gösterüp gerindi ve sündü ve birez cevelân edüp yine Monlâ Muhammed'in yanına geldi. Monlâ Muhammed "Bu evrene süvâr olam" dedikde Monlâ Muhammed'e bir düm-i dırâz eyle urdu kim Monlâ Muhammed tepesi üzre düşüp purpotur olup meydân-ı muhabbetde bî-mecâl kaldı. Bu kerre temâşâcılara telâş el verdi kim bu ejder monlâya böyle edince ya bizim hâlimiz neye müncer olur?", deyü halk firâra başladılar ve hâh-nâ-hâh sarâyın dağ kapusun kırup kaçdılar. Hemân Monlâ Muhammed zemînden kalkup garârından kırmızı tabılkı çubuğu çıkarup ejdere bir çubuk urup derhâl ejderhâya süvâr olup serin ve dümmin ber-hevâ edüp sarây meydânında gıjgırup ağzından âteşler saçup kuyruğuyla zemîndeki rimâl-i türâbı nadaz nadaz edüp gubâr-ı gird-i siyâh evce urûc ederdi. Ve yine cevelân u deverân ederek halkı birbirine katardı. Bunca benî Âdem gaşy olup kalırdı, bir niçesi zîr-i zeber olurdu. Hatta fakîr ekmekçibaşı havfinden sar‘a dutup mebhût oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 232a ·
metinde göster ·
… â mele’i'n-nâs aşağı alup bin deyenek urdu ve yine bir gün İzmir'den ma‘zûl bir
monlâya
dîvânda bin tâziyâne urdu. Cümle ulemâ bu hâl-i pür-melâli görüp Sultân Mehemme …
Bu esnâda Acem fürce bulup Bağdâd taraflarında niçe şehirlere istîlâ etmeğe başladı. Beri tarafda Merre Paşa eyle cabbâr oldu kim gûyâ Dahhâk-i Mârî idi. Hatta bir gün dîvânda bir mîr-i mîrânı alâ mele’i'n-nâs aşağı alup bin deyenek urdu ve yine bir gün İzmir'den ma‘zûl bir monlâya dîvânda bin tâziyâne urdu. Cümle ulemâ bu hâl-i pür-melâli görüp Sultân Mehemmed Câmi‘ine cemî‘i ulemâ cem‘ olduklarında Merre Paşa'nın mesmû‘u olup at gemisi maryolundan ve acemi oğlanı eşkıyâlarından on bin mikdârı haşerât cem‘ edüp ulemâyı kırmak fermân eyledikde bu kadar pür-silâh temerrüdîn-i bî-dîn Ebü'l-feth Câmi‘i'nin cânib-i erba‘asından hücûm edüp vakt-i asrdan vakt-i gurûba dek üç bin mikdârı ulemâyı şehîd etdiler. Niçelerin çâhlara ilkâ etdiler. Niçelerin tâ sabâha dek Unkappanı'ndan ve Cübbe Alî kapusundan deryâya dökdüler. Asla biri de deryâya batmayup rûy-ı deryâda şinâverlik ederlerdi. Bu haşeri Anadolu'da Abaza Paşa istimâ‘ edüp Erzurûm'a sapup âsî oldu ve Diyârbekir'de Hâfız Ahmed Paşa da isyân etmeğe âğâze etdi. Ve Abaza Paşa ulemâyı katl eden 335a ve Sultân Osmân'ı şehîd eden yeniçerileri katl etmeğe başlayup "Engürü'ye gelince otuz bin yeniçeri kırdı." deyü Sultân Mustafâ Hân'a arz-ı mahzarlar her diyârdan geldi. Sene 1032 târîhinde Abaza Paşa üzre {Cığalzâde} Vezîr Mahmûd Paşa'yı kırk bin asker ile serdâr edüp Karamazak Abaza üzre me’mûr olan yeniçerilere ağa yerine serdâr oldu ve Engürü'ye vardılar ve Abaza üzre gidemeyüp İslâmbol'a geldiler. Ol sene,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 334b–335a ·
metinde göster ·
… mâ cümle mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit İmâm-ı A‘zamîler ve hümâm-ı akdemîlerdir. Ve
monlâya
beher sene adâlet-i hak üzre bir hüccete yigirmi dörd akçe almak şartıyla on bi …
Ve monla hazretleri dörd kerre dîvân-ı Budin'e örf-i izâfetiyle çıkup şer‘ ile fasl-ı da‘vâ eder, ammâ Şâfi‘î ve Hanbelî ve Mâlikî mezhebi nâ’ibleri yokdur, zîrâ bu mezâhib-i sâlisden âdemler bu diyârda yokdur, ammâ cümle mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit İmâm-ı A‘zamîler ve hümâm-ı akdemîlerdir. Ve monlâya beher sene adâlet-i hak üzre bir hüccete yigirmi dörd akçe almak şartıyla on bin guruş pîş-tahta mahsûlü hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… beş yüz akçe pâyesiyle üç yüz akçe mollâya dahi ihsân olunur yedi nâhiyesi var.
Monlâya
senevî beş bin guruş hâsıl olur. Hacı İshâk Paşa zamânında aceb ma‘mûr [u] âbâd …
Ve bu eyâlet beş yüz akçe pâyesiyle üç yüz akçe mollâya dahi ihsân olunur yedi nâhiyesi var. Monlâya senevî beş bin guruş hâsıl olur. Hacı İshâk Paşa zamânında aceb ma‘mûr [u] âbâdân eyâlet olmuşdu. Ammâ cümle halkı sengistân dağlarda Dürzî ve Teymânî yetmiş mezheble âlûde ecnâs-ı mahlûkât-ı haşarâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193b ·
metinde göster ·
… maz. Ve beş on bin nasârâdan onar on beşer guruşunu papaslar alup öşrün paşa ve
monlâya
verirler, hayli mâddedir.
Husûsâ küffârın Beyz-ı Ahmer ya‘nî Kızıl yumurta bednâmları günü Kumâme önüne paşa ve monlâ varmayınca bâb-ı Kumâme küşâde olmaz. Ve beş on bin nasârâdan onar on beşer guruşunu papaslar alup öşrün paşa ve monlâya verirler, hayli mâddedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y208b ·
metinde göster ·