… deryâ-misâl olur. Zîrâ bu nehr-i Tise ve nehr-i Sava ve nehr-i Dirava ve nehr-i
Morava
ve nehr-i Moreş Tuna'ya mu‘âdil nehr-i azîmlerdir kim diyâr-ı Rûm'da Tuna'dan b …
Şehr-i azîm Tise: 116b Leh memleketiyle Erdel diyârının Seykel hudûdı kurbunda {cebel-i} Sahan Samur'un cânib-i şarkîsinden nehr-i Turla çıkup Akkirmân kal‘ası dibinde Karadeniz'e mahlût olur. Ve yine bu Sahan Samur yaylasının cânib-i garbîsinden nehr-i Tise hurûc edüp Erdel ile Macar diyârının ortasından geçüp kal‘a-i Hüsvar ve kal‘a-i Kaşa sahrâsından geçüp Egre eyâletinde Sonluk kal‘asına ve Segedin kal‘asına uğrayup andan bu Titel kal‘ası dibinde Tuna'ya mahlût olup Tuna deryâ-misâl olur. Zîrâ bu nehr-i Tise ve nehr-i Sava ve nehr-i Dirava ve nehr-i Morava ve nehr-i Moreş Tuna'ya mu‘âdil nehr-i azîmlerdir kim diyâr-ı Rûm'da Tuna'dan büyük deryâ-misâl nehr-i azîm yokdur. Ve amîkdir ve tavâhir-i kesîreye mebnî nehr-i kebîr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a–116b ·
metinde göster ·
… an berü Tuna balıkları ve nehr-i Dırava ve nehr-i Tise ve nehr-i Sava ve nehr-i
Morava
ve bâlâda tahrîr olunan nehr-i azîmlerin mâhîleri nehr-i Tuna ile cereyân edüp …
Yüz iki yüz âdemiyle Tuna üzre bu sarâyda sâkin olur. Emînin kendüye mahsûs bir kasr-ı müfîdi balık dalyanı olan mezkûr darboğazda vaz‘ edüp şeb [u] rûz emîn anda oturup ol boğaza bir san‘at ile yine çitden bir zemberekli şey urup ol boğazı ol çit sedd eder. Eyle çitler örerler kim bir karış mikdârı bir semek çitlerden geçmek ihtimâli yokdur. Garîb u acîb bir san‘at-ı sihr-i i‘câzdır. Tâ ki bahâr mevsimi gelüp temevvüc-i Tuna nehri kalmayup diyâr-ı Alaman'dan berü Tuna balıkları ve nehr-i Dırava ve nehr-i Tise ve nehr-i Sava ve nehr-i Morava ve bâlâda tahrîr olunan nehr-i azîmlerin mâhîleri nehr-i Tuna ile cereyân edüp Karadeniz'de Ölüdenizi'nde ve nehr-i Özi'de ve Azak denizinde ve Çekişge ve Arpat buhayrelerinde ve Azak dibinde ve nehr-i Ölü Ten'de ve nehr-i Diri Ten'de Tuna balıkları, tohum döküp yavru hâsıl etmeğiçün ve Ten suyunda eğir kökü yemek içün Tuna ile akup Karadeniz'e çıkayım derken bu Silisre önünde bu dalyana gelüp görse kim Tuna sedd olmuş. Âhir kâr deverân ederek mezkûr boğaz ağzındaki çit üzre geldikde mezkûr boğazda kısılup bir dahi gerü dönem derken zemberekli çiti iplerle kaldırup eğer büyük ve eğer ki küçük balığı alup yine zembereği Tuna içre bırağırlar. Bu bir temâşâdır kim "Şenîden ki bûd mânend dîde" kabilesindendir. Tâ ayne'l-yakîn hâsıl etmeyince ta‘bîr ü tavsîfi mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120b ·
metinde göster ·
… reyân eden nehr-i Çerniçse Alacahisâr dağlarından cem‘ olup revân olarak nehr-i
Morava'ya
mahlût olur. At ile geçit verir küçük ayndır ve bu kal‘anın cenûbîsinde bir seh …
Ve bu kal‘a dibinden cereyân eden nehr-i Çerniçse Alacahisâr dağlarından cem‘ olup revân olarak nehr-i Morava'ya mahlût olur. At ile geçit verir küçük ayndır ve bu kal‘anın cenûbîsinde bir sehel varoşu var. Süleymân Hân Vezîri Rüstem Paşa bir hân-ı azîm ve yüz elli mikdârı neferât hâneleri binâ etmiş ve Süleymân Hân-ı Gâzî vâlidesi bir câmi‘ binâ etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b ·
metinde göster ·
… den kalkup yine semt-i garba çengelistân ve hıyâbânlar içre giderek nehr-i azîm
Morava'yı
Köpürlü Mehemmed Paşa'nın haşebden binâ olunmuş cisrinden ubûr olundu.
Ba‘dehû Perakin'den kalkup yine semt-i garba çengelistân ve hıyâbânlar içre giderek nehr-i azîm Morava'yı Köpürlü Mehemmed Paşa'nın haşebden binâ olunmuş cisrinden ubûr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b ·
metinde göster ·
… lirler kim Osmânlı tarafından "Düşman geldi" topı atılınca tarfetü'l-ayn nehr-i
Morava
ve nehr-i Drava [ve] nehr-i Sava kenârında cümle üç yüz altmış yedi pâre vardiy …
Ez-în-cânib yine sadede rucû‘ edelim. Bu Zirinoğlu hudûdu kırıntısının iç yüzlerinde birbirlerinden birer top menzili ba‘îd püşteler üzre sıra ile dizilmiş varda, ya‘nî haberci kulleleri vardır. Her birinde menhûs ve nüfûs-ı cünûd-ı cünüb mâl-â-mâldır. Kankı tarafdan bir düşman bu kırıntı üzre gele, ol tarafdaki varda kullesinden bir top atılınca bilirler kim Osmânlı tarafından "Düşman geldi" topı atılınca tarfetü'l-ayn nehr-i Morava ve nehr-i Drava [ve] nehr-i Sava kenârında cümle üç yüz altmış yedi pâre vardiya kullelerinden toplar atılup cümle Hırvadistân'ın başına âteş düşüp eyle benî Âdem deryâsı ve kefereler kurâsı yerlerdir kim ân-ı sâ‘atde andan top atıldığı semte yüz bin kadar küffâr cem‘ olurlar, ammâ serhad gâzîleri hîleye sâlik olup bir tarafdan birer asker gösterüp kıyâmet topları atılınca bir gayrı aralıkdan yayan asker girüp biraz kelepür alırlar, ammâ kimi esîr olup kalır. Ve kelepür alanların mâl-ı ganâ’imler ellerin bırakdırırlar. Ancak herkes bir baş ve cân ile halâs olurlar. Tâ bu mertebe ma‘mûr ve mazbût ülke[dir]. Hattâ Süleymân Hân bu kefereler ile mukâ[ve]met edemeyüp müdârâyla geçinmek, Vişegrad kal‘asından tâc-ı İskender ki tâc-ı Enûşirvân-ı Âdil'dir ki ol tâc Menuçehr evlâdlarından Macar kavmine değüp anlar Novgrad kal‘ası kurbunda Vişegrad kal‘asında tâc-ı İskender alınup dest-i Âl-i Osmân'da mezkûr tâc hazîne-i Osmâniyân'da kalup Süleymân semtinden(?) intikâm almak içün şikloş kal‘ası fethinde Zirinoğlu ve Beganoğlu Nadajoğullarına tâc-ı İskender'i verüp anlar da yedi hersek Osmânlı'dan yeşil katîfe kalpak geyüp gitmesinden Budin'i ve Üstürgon'u ve İstolni Belgrad'ı ve'l-hâsıl yetmiş altı pâre kal‘ayı Süleymân Hân Nemse çâsârı elinden aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 160b ·
metinde göster ·
kenârında dâ’imâ Kanijalı çeteleri işler ve Yeleşke kal‘asından iki yüz Hıristi …
"Kralım, nehr-i Morava kenârında dâ’imâ Kanijalı çeteleri işler ve Yeleşke kal‘asından iki yüz Hıristiyânı esîr edüp aldılar ve üç yüz Hıristiyânı kılıçdan geçirdiler" deyü şikâyet ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162a ·
metinde göster ·
… lara ba‘dehû bu mezkûr yedi aded enhârlar bir olup iner. Belgrad yolunda nehr-i
Morava'ya
mahlût olur. Nehr-i Morava dahi kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i Tuna'ya munsabb …
Evvelâ şehir içre ağaç köprü altından cereyân eden nehr-i Raşka'nın 167a tulû‘u cânib-i cenûbda tâ Arnavudluk içinde Bihor kal‘ası nevâhîlerinde Misir sahrâsında bir gölden tulû‘ edüp andan nehr-i İbre'ye karışup andan nehr-i Raşka, nehr-i Yuşaniçse'ye ve nehr-i Tırnoviçse dahi nehr-i Yuşaniçse'ye mahlût olup nehr-i Raşka'dan dörd aded ark-ı azîmler şehrin bâğlarına ve değirmenlerine taksîm olur. Ve bir arkı dahi aşağı bâğçelere ve müşebbek bostânlara ba‘dehû bu mezkûr yedi aded enhârlar bir olup iner. Belgrad yolunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Nehr-i Morava dahi kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i Tuna'ya munsabb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166b–167a ·
metinde göster ·
… ed enhârlar bir olup iner. Belgrad yolunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Nehr-i
Morava
dahi kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i Tuna'ya munsabb olur.
Evvelâ şehir içre ağaç köprü altından cereyân eden nehr-i Raşka'nın 167a tulû‘u cânib-i cenûbda tâ Arnavudluk içinde Bihor kal‘ası nevâhîlerinde Misir sahrâsında bir gölden tulû‘ edüp andan nehr-i İbre'ye karışup andan nehr-i Raşka, nehr-i Yuşaniçse'ye ve nehr-i Tırnoviçse dahi nehr-i Yuşaniçse'ye mahlût olup nehr-i Raşka'dan dörd aded ark-ı azîmler şehrin bâğlarına ve değirmenlerine taksîm olur. Ve bir arkı dahi aşağı bâğçelere ve müşebbek bostânlara ba‘dehû bu mezkûr yedi aded enhârlar bir olup iner. Belgrad yolunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Nehr-i Morava dahi kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i Tuna'ya munsabb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166b–167a ·
metinde göster ·
… dir. Arnavudluk'da İpek dağlarından gelüp nehr-i Klab ile bir olup iner, nehr-i
Morava'ya
mahlût olur. Bu kal‘aya bu diyârlarda Kosova Mitroviçesi derler. Birine dahi Si …
Ancak bir kapusu var. İçinde aslâ ma‘mûrâtdan bir eyü binâ yokdur. 167b Ammâ bu kal‘a dibinden (---)(---)(---) cârîdir. Arnavudluk'da İpek dağlarından gelüp nehr-i Klab ile bir olup iner, nehr-i Morava'ya mahlût olur. Bu kal‘aya bu diyârlarda Kosova Mitroviçesi derler. Birine dahi Sirem Mitroviçesi derler, ammâ anın kal‘ası harâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a–167b ·
metinde göster ·
… ûr etdik. Nehr-i Rasina Yasrib dağından berü gelüp Eşkel kal‘ası altında nehr-i
Morava'ya
mahlût olur. Morava dahi Yagodina kal‘ası altından ubûr edüp kal‘a-i Köylüc kur …
Menzil-i karye-i Kavaklı: Andan Yasrib yaylağı ve Çakır dağın aşup azîm dıraht-ı müntehâlar seyr ederek 7 sâ‘atde nehr-i Rasina'yı ubûr etdik. Nehr-i Rasina Yasrib dağından berü gelüp Eşkel kal‘ası altında nehr-i Morava'ya mahlût olur. Morava dahi Yagodina kal‘ası altından ubûr edüp kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i azîm Tuna'ya munsabb olur ve nehr-i Morava'nın ibtid[â] tulû‘u Arnavudluk'dan ve Öziçe şehri ve Çaçka ve Rodnik yaylalarından cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
… Yasrib dağından berü gelüp Eşkel kal‘ası altında nehr-i Morava'ya mahlût olur.
Morava
dahi Yagodina kal‘ası altından ubûr edüp kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i azîm Tu …
Menzil-i karye-i Kavaklı: Andan Yasrib yaylağı ve Çakır dağın aşup azîm dıraht-ı müntehâlar seyr ederek 7 sâ‘atde nehr-i Rasina'yı ubûr etdik. Nehr-i Rasina Yasrib dağından berü gelüp Eşkel kal‘ası altında nehr-i Morava'ya mahlût olur. Morava dahi Yagodina kal‘ası altından ubûr edüp kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i azîm Tuna'ya munsabb olur ve nehr-i Morava'nın ibtid[â] tulû‘u Arnavudluk'dan ve Öziçe şehri ve Çaçka ve Rodnik yaylalarından cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
… an ubûr edüp kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i azîm Tuna'ya munsabb olur ve nehr-i
Morava'nın
ibtid[â] tulû‘u Arnavudluk'dan ve Öziçe şehri ve Çaçka ve Rodnik yaylalarından …
Menzil-i karye-i Kavaklı: Andan Yasrib yaylağı ve Çakır dağın aşup azîm dıraht-ı müntehâlar seyr ederek 7 sâ‘atde nehr-i Rasina'yı ubûr etdik. Nehr-i Rasina Yasrib dağından berü gelüp Eşkel kal‘ası altında nehr-i Morava'ya mahlût olur. Morava dahi Yagodina kal‘ası altından ubûr edüp kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i azîm Tuna'ya munsabb olur ve nehr-i Morava'nın ibtid[â] tulû‘u Arnavudluk'dan ve Öziçe şehri ve Çaçka ve Rodnik yaylalarından cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
Andan kalkup yine semt-i şimâle (---) sâ‘at gidüp nehr-i
Morava'yı
ayakdan atlar ile geçildi, zîrâ dahi çok sular mahlût olmamışdır. Bu nehrin ken …
Andan kalkup yine semt-i şimâle (---) sâ‘at gidüp nehr-i Morava'yı ayakdan atlar ile geçildi, zîrâ dahi çok sular mahlût olmamışdır. Bu nehrin kenârında haymelerimizle meks etdik, ammâ ol gece gâyet basîret üzre olduk, zîrâ hakîrde on bir yük akçe var idi. Andan yine ale's-sabâh cânib-i şimâle nehr-i Morava kenârıyla gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
… â hakîrde on bir yük akçe var idi. Andan yine ale's-sabâh cânib-i şimâle nehr-i
Morava
kenârıyla gidüp,
Andan kalkup yine semt-i şimâle (---) sâ‘at gidüp nehr-i Morava'yı ayakdan atlar ile geçildi, zîrâ dahi çok sular mahlût olmamışdır. Bu nehrin kenârında haymelerimizle meks etdik, ammâ ol gece gâyet basîret üzre olduk, zîrâ hakîrde on bir yük akçe var idi. Andan yine ale's-sabâh cânib-i şimâle nehr-i Morava kenârıyla gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
… dan gelüp bu ılıca deresinden geçüp ve Çaçka kasabası dibinden ubûr edüp nehr-i
Morava'ya
ol dahi Köylüc kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Andan nehr-i Diçina …
Evsâf-ı germâb-ı karye-i Banya: Tâ kefere kralları asrında bu ılıca suyu üzre ibret-nümâ kubâb-ı âlîler ve havz-ı azîmler ve müte‘addid sofa ve halvet ve câmekânlar inşâ edüp yılda bir kerre kiraz mevsiminde kırk elli bin kefere cem‘ olup panayırlar kurulup bey‘ [ü] şirâlar olur, teferrücgâh-ı azîm zevk u safâ yeridir. Suyu gâyet suhûniyyet üzre olduğundan âb-ı germâ ilkâ ederler. Ve Nehr-i Diçina, şehr-i Öziçe dağlarından gelüp bu ılıca deresinden geçüp ve Çaçka kasabası dibinden ubûr edüp nehr-i Morava'ya ol dahi Köylüc kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Andan nehr-i Diçina cisrinden ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32b ·
metinde göster ·
… k dibinde nehr-i Öziçe'ye karışup ikisi bir olup Çaçka kasabası kurbunda nehr-i
Morava'ya
mahlût olur. Andan,
Andan yine cânib-i cenûba dağlar aşup ve ma‘mûr kurâlar geçüp ve nehr-i Işkırapiş geçüp bu nehir Pojagacık dibinde nehr-i Öziçe'ye karışup ikisi bir olup Çaçka kasabası kurbunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32b ·
metinde göster ·
… ûddur. Ve taraf-ı cenûb-ı garbîde dörd konak yer Kanije kal‘ası kurbunda nehr-i
Morava
kenârında Zirinoğlu kâfiriyle hem-çetdir. Semt-i garbda bizim Polata ve Çavga k …
Cânib-i şarkda Peşte'den Yanık kal‘asına varınca Budin hudûdudur kim tûlu kâmil şarkdan garba kırk yedi konakdır kim kal‘a-i Yanık Alaman'ın evvel hudûdudur. Cânib-i cenûbda yigirmi konak tâ nehr-i Sava'ya ve nehr-i Buna'ya varınca Bosna eyâletiyle hem-hudûddur. Ve taraf-ı cenûb-ı garbîde dörd konak yer Kanije kal‘ası kurbunda nehr-i Morava kenârında Zirinoğlu kâfiriyle hem-çetdir. Semt-i garbda bizim Polata ve Çavga kal‘alarımız kurbunda nehr-i Raba hudûd-ı Süleymân Hân la‘neti olup Nemse vilâyetiyle hem-civârdır. Cânib-i şimâlde iki konak yer bizim Üstürgon kal‘amız Tuna kenârında olup karşu tarafında Orta Macar ile hem-müşâdır. Ve semt-i poyraz Tuna aşrı üç konakda Eğre eyâleti ile hem-hudûddur. Ve cânib-i şarkda üç konak nehr-i Tise kenârında Segedin kal‘ası dibinde eyâlet-i Tımışvar ile hâk hâkedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79a ·
metinde göster ·
… inoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu ve İslovin ve Mekemorya vilâyetlerin tâ nehr-i
Morava
ve nehr-i Dırava ve nehr-i Raba'ya varınca nehb ü gâret ve alan u tâlân etmeğe …
Bu mahalde Kaplan Paşa elli bin asker ile Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu ve İslovin ve Mekemorya vilâyetlerin tâ nehr-i Morava ve nehr-i Dırava ve nehr-i Raba'ya varınca nehb ü gâret ve alan u tâlân etmeğe me’mûr olup gitdiler, ammâ şiddet-i şitâ {şedîd} idi, Hudâ âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137a ·
metinde göster ·
… ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve nakîbü'l-eşrâf vekîli var. Ve şehri nehr-i
Morava
kenârında bir vâsi‘ küşâde yerde bir ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen bâğ u bâğçeli …
Lisân-ı Sırfça (---)(---) demekdir. Zamân-ı kadîmde bir ma‘mûr köy imiş. Mürûr-ı eyyâm ile âb [u] hevâsı latîf olduğundan halkı tenâsül bularak hâlâ bir bâğ-ı İrem-misâl bir rabta-i zîbâdır. Bu dahi Semendire sancağı beğinin hâssı olup hâkimi voyvadasıdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır kim cümle toksan altı pâre ma‘mûr nevâhî köyleri vardır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve nakîbü'l-eşrâf vekîli var. Ve şehri nehr-i Morava kenârında bir vâsi‘ küşâde yerde bir ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen bâğ u bâğçeli ve müşebbek bostânlı bir şırası şîrîn kasabacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI mük. 137a ·
metinde göster ·
bu mahalle (---)(---) dağlarından gelüp cânib-i şimâle cereyân ederek Yagodina …
Ve nehr-i Morava bu mahalle (---)(---) dağlarından gelüp cânib-i şimâle cereyân ederek Yagodina palankası kurbunda Köpürlü Mehemmed Paşa'nın Yanova püllü yalı binâ etdiği ağaç cisir altından geçüp Semendire ile Köylüc kal‘ası mâbeyninde nehr-i azîm olup nehr-i azîm ümm-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI mük. 137a ·
metinde göster ·
… e nehr-i Işkırapiş ikisi bir olup cereyân ederek kasaba-i Çaçka kurbunda nehr-i
Morava'ya
mahlût olur. Ba‘dehu zikri sebkat etdiği gibi Morava da nehr-i Tuna'ya munsabb …
Bu nehr-i Işkırapiş dahi şehr-i Öziçe dağlarıyla kasaba-i Roda dağlarından cem‘ olup nehr-i Ditina ve nehr-i Işkırapiş ikisi bir olup cereyân ederek kasaba-i Çaçka kurbunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Ba‘dehu zikri sebkat etdiği gibi Morava da nehr-i Tuna'ya munsabb olur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI mük. 137b ·
metinde göster ·
… i Çaçka kurbunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Ba‘dehu zikri sebkat etdiği gibi
Morava
da nehr-i Tuna'ya munsabb olur, ve's-selâm.
Bu nehr-i Işkırapiş dahi şehr-i Öziçe dağlarıyla kasaba-i Roda dağlarından cem‘ olup nehr-i Ditina ve nehr-i Işkırapiş ikisi bir olup cereyân ederek kasaba-i Çaçka kurbunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Ba‘dehu zikri sebkat etdiği gibi Morava da nehr-i Tuna'ya munsabb olur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI mük. 137b ·
metinde göster ·
… ın dahi bırağup ve Seğitvar ve Kanije kal‘aları altından geçüp kaça kaça nehr-i
Morava
kenârında Keckivar kal‘asına, ya‘nî Yenikal‘asında karâr eder.
Andan beş günde Gürcî Mehemmed Paşa'nın başına altmış bin güzîde Âl-i Osmân askeri ve yüz yigirmi yedi bin Kırım askeri ve Yalı Tatarı askeri cem‘ olup dahi Ösek cisri ıhrâk olmuşken cümle asker-i İslâm Gürcî Mehemmed Paşa ile Kanije ve Seğitvar ve gayri diyâr kılâ‘larının imdâdlarına teveccüh etdiklerin küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr istimâ‘ edüp karârları firâra mübeddel olup kal‘a-i Peçoy'un taşra hisârından çıkup iç kal‘ası kalup Bobofça ve Berezense kal‘aların dahi bırağup ve Seğitvar ve Kanije kal‘aları altından geçüp kaça kaça nehr-i Morava kenârında Keckivar kal‘asına, ya‘nî Yenikal‘asında karâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138b ·
metinde göster ·
… arından gelüp bu ılıca deresinden geçüp ve Çaçka kasabası dibinden geçüp nehr-i
Morava'ya
, ol dahi Semendire ile Köylüc kal‘ası mâbeyninde nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Menzil-i kasaba-i Banya: Sene 1072 târîhinde vilâyet-i Erdel kâfiristânı gazâsından Belgrad'a gelüp andan vilâyet-i Arnavudistân İskenderiyyesine giderken yine bu Banya köyüne uğrayup ılıcasına girdiğimiz sene-i merkûmda terkîm olmuşdur kim tekrâr tahrîri melâlet verir, ammâ bu kasaba-i Banya içre nehr-i Diçina şehr-i Öziçe dağlarından gelüp bu ılıca deresinden geçüp ve Çaçka kasabası dibinden geçüp nehr-i Morava'ya, ol dahi Semendire ile Köylüc kal‘ası mâbeyninde nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Çis Dobriçse: Bu dahi Öziçe hâkinde yine Sırf ve Bulgar keferesi köyüdür. Bu karye-i ma‘mûre içinden nehr-i Işkırapiş, bu nehir dahi yine Karadağ'ın taraf-ı cenûbîsinden tulû‘ edüp bu karyeden güzer edüp kasaba-i Pojagacık dibinde nehr-i lezîz Öziçse'ye karışup ikisi kasaba-i Çaçka kurbunda nehr-i Morava'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139b ·
metinde göster ·
… ına düşüp cemî‘i bârhâneleri ve cebehâneleri ve balyemez topları bırağup nehr-i
Morava'ya
doğru cân ber-cehennem Mekemorya vilâyetlerine firâr etdiklerin Kanije gâzîleri …
Hemân günden güne deryâ-misâl küffâra imdâd gelince kal‘anın buheyresine hâr u hâşâk ve muzahrafât doldurmağa başlar. Hikmet-i Bârî yârî kılup on birinci günde Budum vezîri 180b İsmâ‘îl Paşa Budin ve Eğre ve Üstürgon ve Ustolni-Belgrad ve Şimatorna sancaklarından ve Budin eyâletinden otuz bin asker ile Kanije kurbuna geldikde Eğre Paşası Halîl Paşa'yı atlarına çarhacı ta‘yîn edüp cemî‘i guzât-ı müslimîn yer götürmez asker ile geldüğün küffâr istimâ‘ edüp hemân ol ân cân başlarına düşüp cemî‘i bârhâneleri ve cebehâneleri ve balyemez topları bırağup nehr-i Morava'ya doğru cân ber-cehennem Mekemorya vilâyetlerine firâr etdiklerin Kanije gâzîleri görüp hemân ol sâ‘at buheyre üzre cisrleri kurup küffârın ardı sıra düşüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a–180b ·
metinde göster ·
… Paşa Kanije vâlîsi iken Kanije ıhrâk olup Kanije'yi almak sadedinde olup nehr-i
Morava'nın
beri bizim Kanije hâkinde Kanije'ye üç sâ‘at karîb bu kal‘ayı sulha muğâyir bin …
Lisân-ı Hırvad Macarı üzre Keckivar'dır. Macarca "vâr" kal‘aya derler. Keckivar (---)(---) demekdir, ammâ lisân-ı Ervâm'da Yeni kal‘a derler, zîrâ sene 1071 târîhinde bânîsi Zirinoğlu olup karîbü'l-ahd binâ olunduğıyçün Yenikal‘a derler. Hattâ Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken Kanije ıhrâk olup Kanije'yi almak sadedinde olup nehr-i Morava'nın beri bizim Kanije hâkinde Kanije'ye üç sâ‘at karîb bu kal‘ayı sulha muğâyir binâ etdi. Ve niçe kerre Sührâb Mehemmed Paşa "Bu kal‘ayı yıkun" deyü tenbîh edüp aslâ yıkmayup dahi ziyâde hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i üstüvâr edüp kal‘a içine yigirmi bin güzîde katana koyup diyâr-ı İslâmı nehb ü gâret ederek âhir-i kâr bu kal‘a sebebiyle bu sene 1074 kal‘a-i Kanije'ye sarılup kırk gün kırk geceden sonra Sadrıa‘zam kal‘a-i Kanije'yi dest-i küffârdan istihlâs edüp küffâr firâr ederek bu Yenikal‘a'ya girüp Sadrıa‘zam dahi küffâr-ı dûzah-karârın akîbince kovarak bu kal‘aya gelüp muhâsara etmesinin sebebi bu kal‘a bilâ-sulh binâ olunmasıyçün muhâsara olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
kenârında orman hıyâbânlı bir burunda Kanije gibi ağaçdan bir kal‘a-i cedîd imi …
Eşkâl-i tarh [u] tarz-ı Yenikal‘a: Nehr-i Morava kenârında orman hıyâbânlı bir burunda Kanije gibi ağaçdan bir kal‘a-i cedîd imiş, ammâ hakkâ ki mel‘ûn küffâr bir sedd-i İskender inşâ etmiş. Dolma dîvârının enniliği ellişer ayak ve yüksekliği ellişer arşın âlî dolma palanka dîvâr olup kal‘a ağaçlarının ba‘zısı yerli ağaç olup yapraklarıyla kal‘a dîvârından olmuş köklü dıraht-ı müntehâlar kim aslâ müddet-i medîd fenâ bulmaz köklü ve yerli mîşe ve pelîd ağaçları mâbeynlerin toprak doldurup kal‘a dîvârı etmiş ve kara tarafına sedd-i İskender-vâr yedi aded azîm vezni üzre tabyalar etmiş kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez topları ve gayri kolumburna ve şâhîleri var, ammâ nehr-i Morava tarafı kendilerinin olmak ile su kenârında kal‘a dîvârı yokdur, lâkin bu tarafa elli pâre gemiler üzre bir cisr-i azîm binâ edüp karşu tarafda kendülerinin Ligradcık kal‘asından ve Çakatorna kal‘asından ve Mekemorya vilâyetlerinden her gün niçe bin küffâr gelüp kal‘aya cisrden geçüp imdâda gelirlerdi. Her tarafdan zahîrelerin getirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
… ellişer aded balyemez topları ve gayri kolumburna ve şâhîleri var, ammâ nehr-i
Morava
tarafı kendilerinin olmak ile su kenârında kal‘a dîvârı yokdur, lâkin bu tarafa …
Eşkâl-i tarh [u] tarz-ı Yenikal‘a: Nehr-i Morava kenârında orman hıyâbânlı bir burunda Kanije gibi ağaçdan bir kal‘a-i cedîd imiş, ammâ hakkâ ki mel‘ûn küffâr bir sedd-i İskender inşâ etmiş. Dolma dîvârının enniliği ellişer ayak ve yüksekliği ellişer arşın âlî dolma palanka dîvâr olup kal‘a ağaçlarının ba‘zısı yerli ağaç olup yapraklarıyla kal‘a dîvârından olmuş köklü dıraht-ı müntehâlar kim aslâ müddet-i medîd fenâ bulmaz köklü ve yerli mîşe ve pelîd ağaçları mâbeynlerin toprak doldurup kal‘a dîvârı etmiş ve kara tarafına sedd-i İskender-vâr yedi aded azîm vezni üzre tabyalar etmiş kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez topları ve gayri kolumburna ve şâhîleri var, ammâ nehr-i Morava tarafı kendilerinin olmak ile su kenârında kal‘a dîvârı yokdur, lâkin bu tarafa elli pâre gemiler üzre bir cisr-i azîm binâ edüp karşu tarafda kendülerinin Ligradcık kal‘asından ve Çakatorna kal‘asından ve Mekemorya vilâyetlerinden her gün niçe bin küffâr gelüp kal‘aya cisrden geçüp imdâda gelirlerdi. Her tarafdan zahîrelerin getirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
… dâdlar verüp seferler etdiklerinden zebûnlardır. Bu sene-i mübârekede bu nehr-i
Morava
kenârında ve karşu taraflarında Hırvadistân ve Macaristân'ın Mekemorya vilâyeti …
"Devletli vezîr, askerimiz bıldırdan berü üç kerre kışda kıyâmetde niçe yerlere imdâdlar verüp seferler etdiklerinden zebûnlardır. Bu sene-i mübârekede bu nehr-i Morava kenârında ve karşu taraflarında Hırvadistân ve Macaristân'ın Mekemorya vilâyetin ve İslovin vilâyetin (---)(---)(---) ve Dodoşka vilâyetlerin harâb u yebâb ve hânelerin türâb ve hayvânâtların kebâb edüp mâl-ı ganâ’imleriyle asâkir-i İslâm muğtenem olup tâ kal‘a-i Ni‘met-Uğvar'a ve kal‘a-i Beç'e ve kal‘a-i Prak'a varınca tahrîb-i bilâd ve ta‘zîb-i küffâr-ı bed-nihâd üzre mütevekkilen alallâh deyüp azîmet edelim ve ol kâfir diyârlarının dâr-ı diyâr düyûrları ve kasabât u kurâ ve belîde ve kılâ‘lar ve bukâ‘ u suyâ‘sını nehb ü gâret etmek ile küffâr-ı bî-âr-ı bedkâr üzre tamâm galebe vü kuvvet ü nusret hâsıl olur ve düşmen-i dîn olan bî-dîn Nemse ve Hırvad'a mûris-i felâket olur" deyü müşâvere bu re’y üzre itmâm-ı kelâm edüp bu tedbîre karâr verdiler. Hemân vezîr-i sâhib-tedbîr eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183b ·
metinde göster ·
… ne bir gün seğirdüp sâfî dırahtistân ve cengelistân içlerinden ubûr edüp nehr-i
Morava'yı
suhûletle bir latîf geçitden geçüp Morava nehri kenârları serâpâ kulle kulle bi …
Hemân bu abd-i kemter altı aded atlı yarar güzîde gulâmlarımla "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp iki yerden gayret kuşağın kuşanup otuz altı bin Tatar-ı adû-şikâr ile Yenikal‘a altından kalkup garb cânibine bir gün seğirdüp sâfî dırahtistân ve cengelistân içlerinden ubûr edüp nehr-i Morava'yı suhûletle bir latîf geçitden geçüp Morava nehri kenârları serâpâ kulle kulle birbirlerinden birer top menzili ba‘îd binâ olmuş, hemân ol kullelerin küffâr-ı füccâr Macarları bizi görüp azamet-i Hudâ her kal‘a birer top atmağa başlayup bir ânda cemî‘i kâfiristânı top sadâsı tutup cihâna haberimiz şâyi‘ oldu, ammâ küffârın bu haber topları atdığına bakmayup cümle yorgun atlarımızı tebdîl edüp dinç atlara süvâr olup ol gün ol gece yine cânib-i garba göz açdırmayup çapdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
nehri kenârları serâpâ kulle kulle birbirlerinden birer top menzili ba‘îd binâ …
Hemân bu abd-i kemter altı aded atlı yarar güzîde gulâmlarımla "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp iki yerden gayret kuşağın kuşanup otuz altı bin Tatar-ı adû-şikâr ile Yenikal‘a altından kalkup garb cânibine bir gün seğirdüp sâfî dırahtistân ve cengelistân içlerinden ubûr edüp nehr-i Morava'yı suhûletle bir latîf geçitden geçüp Morava nehri kenârları serâpâ kulle kulle birbirlerinden birer top menzili ba‘îd binâ olmuş, hemân ol kullelerin küffâr-ı füccâr Macarları bizi görüp azamet-i Hudâ her kal‘a birer top atmağa başlayup bir ânda cemî‘i kâfiristânı top sadâsı tutup cihâna haberimiz şâyi‘ oldu, ammâ küffârın bu haber topları atdığına bakmayup cümle yorgun atlarımızı tebdîl edüp dinç atlara süvâr olup ol gün ol gece yine cânib-i garba göz açdırmayup çapdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184b ·
metinde göster ·
Cümlemiz salt [u] sebükbâr olup kal‘a-i Ösek'den cisr-i tavîl başında kal‘a-i Darda'yı geçüp menzil-i kal‘a-i Valpova, andan kal‘a-i Maslovin, andan nehr-i Morava'yı gemilerle geçüp menzil-i kal‘a-i Kanije, andan 3 sâ‘atde ormanlar ve dağlar içre asker-i İslâma râst gelüp menzil-i kal‘a-i mahsûr Yenikal‘a altına bir alay-ı azîm ile varup Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân dahi ordusundan gelüp bizimle berâber alayımızla Sadrıa‘zam huzûrundan cümle ubûr edüp eğer Tatar'a ve eğer serhadlilere kırk kadar hil‘at-i fâhireler geydirilüp herkes kollu kollarına gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187a ·
metinde göster ·
… üffâra kılıç urarak tâ kal‘a içine varınca küffârı kovarak ve kırarak tâ nehr-i
Morava
kenârına varınca küffârı kırdılar.
Hikmet bu kim kal‘anın der [ü] dîvârında yürüyüş edecek rahnedâr yerleri çok idi, ammâ dîvâr üzre niçe kerre yüz bin şeytanatlardan mâ‘adâ dîvâr üzre yine hafr-i amîk handaklar var idi ve rahnedâr olan yerlerde dahi göz görmemiş ve akıl ihâta etmemiş hiyel ü şeytanatlardan kal‘a dîvârı üzre kuş uçmazken hemân cümle serdengeçdiler "Allâh Allâh" deyüp mûr [u] zenbûr-vâr kal‘aya üşüp çengâller ile çıkarak ve asker biri biri üzre kal‘aya tırmaşarak küffâra aslâ ve kat‘â göz açdırmayup bi-fazlillâhi Ta‘âlâ kal‘anın der [ü] dîvârı ve tabyaları üzre alem-i Resûl dikildiği ân hamd-i Hud[â] yine bu hakîr ezân-ı Muhammedî okuyup kılıcım elimde kalup cümle guzâtı cenge tergîb ederek gülbâng-ı Muhammedîler çekilerek küffâra kılıç urarak tâ kal‘a içine varınca küffârı kovarak ve kırarak tâ nehr-i Morava kenârına varınca küffârı kırdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b ·
metinde göster ·
Küffâr bu hâl-i pür-meâli görüp hemân cân havliyle ale'l-umûm pür-gumûm cümlesi nehr-i Morava üzre cisre uğrayup karşu cânibe geçmeğe cân atdılar. Hemân guzât-ı müslimîn eli kolu kan ve kılıçları uryân ve sîneleri puryân olup küffârın akîbince cisir üzre dal sâtûr-ı Muhammedî olup küffârı katl ederek cisir üzre gitdiler. Nehr-i Morava'nın karşu tarafında küffâ[r] bu hâli gördü kim münhezim olan küffârın ardları sıra Türk askeri kâfirleri kova cisrden beri âdem deryâsı gibi asker gelir.,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b ·
metinde göster ·
… üzre dal sâtûr-ı Muhammedî olup küffârı katl ederek cisir üzre gitdiler. Nehr-i
Morava'nın
karşu tarafında küffâ[r] bu hâli gördü kim münhezim olan küffârın ardları sıra …
Küffâr bu hâl-i pür-meâli görüp hemân cân havliyle ale'l-umûm pür-gumûm cümlesi nehr-i Morava üzre cisre uğrayup karşu cânibe geçmeğe cân atdılar. Hemân guzât-ı müslimîn eli kolu kan ve kılıçları uryân ve sîneleri puryân olup küffârın akîbince cisir üzre dal sâtûr-ı Muhammedî olup küffârı katl ederek cisir üzre gitdiler. Nehr-i Morava'nın karşu tarafında küffâ[r] bu hâli gördü kim münhezim olan küffârın ardları sıra Türk askeri kâfirleri kova cisrden beri âdem deryâsı gibi asker gelir.,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b ·
metinde göster ·
… kat‘ edince cümle küffâr âlât-ı silâhlarıyla cümle suya gark olup rûy-ı nehr-i
Morava'yı
kara şapka dutup âdem deryâsı cereyân ederdi ve bakıyyetü's-seyf-i küffâr-ı bed …
Hemân ki küffâr karşu tarafdan cisri kat‘ edince cümle küffâr âlât-ı silâhlarıyla cümle suya gark olup rûy-ı nehr-i Morava'yı kara şapka dutup âdem deryâsı cereyân ederdi ve bakıyyetü's-seyf-i küffâr-ı bed-girdâr dahi cümle cân bâzârına düşüp kendülerin suya pertâb edüp kimisi gark-ı âb olup kimisi şinâverlik ederek necât bulurken 188a beri tarafda bizim serhad gâzîleri ağızlarında kılıçları ile nehr-i Morava'ya düşüp niçe yüz küffârlara su içinde yetişüp kimin katl edüp niçe binini saçlarından beri tarafa çıkarup esîr etdiler. Ba‘zı küffârlar yüzerek karşu tarafa çıkdılar, ammâ beri tarafda bizim gâzîler uzun boylu dalyan tüfengler ile niçe bin tüfeng-i pür-rengleri bir fitilden atup suda şinâverlik edüp halâs olmağa çalışan küffârlara eyle kurşum urdular kim nehr-i Morava kurşum zarbından tancerede su nice kaynarsa eyle kaynayup kurşum yeyen küffârlar cümle gark olup lâşe-i murdârları kara şapkalarıyla cereyân edüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b–188a ·
metinde göster ·
… rken 188a beri tarafda bizim serhad gâzîleri ağızlarında kılıçları ile nehr-i
Morava'ya
düşüp niçe yüz küffârlara su içinde yetişüp kimin katl edüp niçe binini saçları …
Hemân ki küffâr karşu tarafdan cisri kat‘ edince cümle küffâr âlât-ı silâhlarıyla cümle suya gark olup rûy-ı nehr-i Morava'yı kara şapka dutup âdem deryâsı cereyân ederdi ve bakıyyetü's-seyf-i küffâr-ı bed-girdâr dahi cümle cân bâzârına düşüp kendülerin suya pertâb edüp kimisi gark-ı âb olup kimisi şinâverlik ederek necât bulurken 188a beri tarafda bizim serhad gâzîleri ağızlarında kılıçları ile nehr-i Morava'ya düşüp niçe yüz küffârlara su içinde yetişüp kimin katl edüp niçe binini saçlarından beri tarafa çıkarup esîr etdiler. Ba‘zı küffârlar yüzerek karşu tarafa çıkdılar, ammâ beri tarafda bizim gâzîler uzun boylu dalyan tüfengler ile niçe bin tüfeng-i pür-rengleri bir fitilden atup suda şinâverlik edüp halâs olmağa çalışan küffârlara eyle kurşum urdular kim nehr-i Morava kurşum zarbından tancerede su nice kaynarsa eyle kaynayup kurşum yeyen küffârlar cümle gark olup lâşe-i murdârları kara şapkalarıyla cereyân edüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b–188a ·
metinde göster ·
Hemân ki küffâr karşu tarafdan cisri kat‘ edince cümle küffâr âlât-ı silâhlarıyla cümle suya gark olup rûy-ı nehr-i Morava'yı kara şapka dutup âdem deryâsı cereyân ederdi ve bakıyyetü's-seyf-i küffâr-ı bed-girdâr dahi cümle cân bâzârına düşüp kendülerin suya pertâb edüp kimisi gark-ı âb olup kimisi şinâverlik ederek necât bulurken 188a beri tarafda bizim serhad gâzîleri ağızlarında kılıçları ile nehr-i Morava'ya düşüp niçe yüz küffârlara su içinde yetişüp kimin katl edüp niçe binini saçlarından beri tarafa çıkarup esîr etdiler. Ba‘zı küffârlar yüzerek karşu tarafa çıkdılar, ammâ beri tarafda bizim gâzîler uzun boylu dalyan tüfengler ile niçe bin tüfeng-i pür-rengleri bir fitilden atup suda şinâverlik edüp halâs olmağa çalışan küffârlara eyle kurşum urdular kim nehr-i Morava kurşum zarbından tancerede su nice kaynarsa eyle kaynayup kurşum yeyen küffârlar cümle gark olup lâşe-i murdârları kara şapkalarıyla cereyân edüp gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187b–188a ·
metinde göster ·
Ve Yenikal‘a'nın cümle topların nehr-i Morava'nın karşu tarafına çevirüp nehrin kenârında kat-ender-kat olup âlem-i hayretde kalup duran küffârlara kal‘anın yüz yetmiş pâre balyemez topların su karşusundaki küffârlara urunca cümle küffârları sokak sokak ve bölük bölük niçe bini darb-ı topdan kelle paça olup yerleri dârü'l-bevâr oldu, ammâ sırr-ı Hudâ beri kal‘a içinde olan hâkimler kal‘anın feth olduğuna ve niçe bin küffârların bu yüzden gark-ı âb olduklarına hamd ü senâ etmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
… ltat ve murtat odaları ve Kanije tarafına ancak bir kapusu var idi, ammâ nehr-i
Morava
tarafında aslâ der [ü] dîvârdan bir alâmet yokdur.
Hulâsa-i kelâm bu kal‘a feth oldu, ammâ dahi nev binâ olmağile içinde aslâ çârsû-yı bâzâr ve imâretden aslâ bir şey olmayup ancak bir müfîd ü muhtasar kenîse ve deve damları gibi uzun uzun soltat ve murtat odaları ve Kanije tarafına ancak bir kapusu var idi, ammâ nehr-i Morava tarafında aslâ der [ü] dîvârdan bir alâmet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
… Kanije paşalarına bu kal‘ayı tahtgâh edersiz, ammâ hatâ edersiz. İşte bu nehr-i
Morava'nın
karşu tarafında küffâr yine bir kal‘a yapup bu kal‘ada âdem değil kaz ve tavuk …
"Devletli vezîr bu kal‘a 188b kâfirin gözü bebeğindedir. Bundan Âl-i Osmân'a zarar çok olur, aslâ bir habbe fâ’ide olmaz. Bu kal‘aya bu kadar beytü'l-mâl-ı müslimîn ve bu kadar hâne-i selâtîn gidüp bu kadar renc [ü] anâlar çekildiğinden mâ‘adâ bu kadar guzât-ı müslimîn nâ-hak şehîd olup bu kadar renc [ü] anâ mükâfâtında vakfullâha ne â’id ve ne fâ’id bir kal‘adır kim feth edüp elzem-i levâzımından bir kal‘a değildir. İçinde bu kadar guzât-ı müslimîn kosak îrâd [u] masrafları nereden hâsıl olur? Kanije kal‘ası gibi bir sedd-i İskender'in nısıf askerin kaldırup bu kal‘aya komak iktizâ eder. Dutalım komuşuz ve bu kal‘ayı intihâ-yı serhad etmişiz, bu kerre küffâr gelüp askeri olmadığından Kanije'yi alup bu kal‘ayı dahi istîlâ eder. Hemân bu kadar ibâdullâhı bu kal‘ada mahpûs edüp gidersiz. Gerçi Kanije paşalarına bu kal‘ayı tahtgâh edersiz, ammâ hatâ edersiz. İşte bu nehr-i Morava'nın karşu tarafında küffâr yine bir kal‘a yapup bu kal‘ada âdem değil kaz ve tavuk gezdirmez" deyü cümle a‘yân-ı kibâr böyle müşâvere etdiklerinde, Sadrıa‘zam eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a–188b ·
metinde göster ·
… gününde Kanije altından kalkup kal‘a etrâfların ve Balatin sâhillerin ve nehr-i
Morava
kenârların ve gayri kılâ‘ u kasabât u belîdeleri gâret etmeğe revâne olduk
Sene 1074 mâh-ı (---) gününde Kanije altından kalkup kal‘a etrâfların ve Balatin sâhillerin ve nehr-i Morava kenârların ve gayri kılâ‘ u kasabât u belîdeleri gâret etmeğe revâne olduk
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
kenârında bir sa‘b küçük hisâr-ı üstüvârdır. Ejder-i heft-sere benzer sadâsı üç …
Kral-ı bed-tebâr inpirator himâyesinde nehr-i Morava kenârında bir sa‘b küçük hisâr-ı üstüvârdır. Ejder-i heft-sere benzer sadâsı üç aded balyemez toplar atıldı kim dağlardaki dırahtistânın berk [ü] bârları yere döküldü. Esîrlerimiz eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5b ·
metinde göster ·