, andan kal‘a-i Poçetel'e, andan Gabele kal‘asına, andan Norin kal‘ası altında d …
Andan dahi refîkler alup 5 sâ‘atde kayalı dağları geçüp ve nehr-i Neretva'yı atlar ile ubûr etdik, zîrâ başı bir menzil yerde yakın olup kasaba-i Yedvoriç'den çıkar ve batı tarafına cereyân ederek Oluk kasabasına, andan Konc kasabasına, andan şehr-i Mostar'a, andan kal‘a-i Poçetel'e, andan Gabele kal‘asına, andan Norin kal‘ası altında deryâ-misâl olup yigirmi yerden Venedik körfezine İşpanya'nın cezîre-i Pulya mukâbelesinde Akdeniz körfezine karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
… dâ tulû‘ı Çemerne yaylasından olup kasaba-i Oluğ'a ve kasaba-i Foniçe ve şehr-i
Mostar'a
, andan bu Gabele'den bu kal‘a-i Norin dibinde Venedik körfezine mahlût olur}. V …
{Ve bu nehr-i Neretva'ya Firengistân'da Neranta derler. İbtidâ tulû‘ı Çemerne yaylasından olup kasaba-i Oluğ'a ve kasaba-i Foniçe ve şehr-i Mostar'a, andan bu Gabele'den bu kal‘a-i Norin dibinde Venedik körfezine mahlût olur}. Ve bu boğazın karşu sol tarafı dağları Dobra-Venedik hudûdudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
İbtidâ tulû‘ı Çemerne yaylalarından âb-ı zülâl nâm selc-i rahmet olan karlı dağlardan gelüp kasaba-i Oluğ'a andan kasaba-i Foniç'e andan cânib-i kıbleye cereyân ederek bu şehr-i azîm-i Mostar'a bu nehr-i azîm Neretva-i kadîm uğrayup cemî‘i mahlûk-ı Hudâ'yı saky eder, ammâ yüz kulaç şehirden aşağı cereyân etmeğile bâğ u bâğçelere ve müşebbek bostânlara aslâ fâ’idesi olmayup cereyân ederek kal‘a-i Poçetel'e uğrar, andan kal‘a-i Gabele'ye, andan kal‘a-i Norin'de deryâ-misâl olup on sekiz yerden Venedik körfezine mahlût olur, lâkin kayalar içre cereyân etmek ile sehel ıssıdır, ammâ taşra bardaklarda ve bir sâyedâr yerde sehel durup kisb-i havâ etdikde buz pâresi olup 166b gûyâ âb-ı kevser olur. Ve eyle lezîzdir kim bu şehirde aslâ sâbûn ile esbâb yaykanmasa cümle esbâbları beyâz pembe-misâl eder. Ve ana ve nisâ tâ’ifesine gâyet nâfi‘ olup lahm u şahm sâhibi eder. Ve safrâ ve sevdâ ve balgamı izâle eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a–166b ·
metinde göster ·
… r atarak esîrlerimizle ve kelleleri ârâyiş-i nîze ederek alay-ı azîm ile şehr-i
Mostar'a
girüp henüz ol gün îd-ı haccu'l-ekber oldu.
Hemân küffâr bir yaylım kurşumu yeyüp yüz yetmiş kadar küffâr hâke düşüp âhir karârları firâra mübeddel olup dağlara firâr edüp yerleri dârü'l-bevâr olup gâzîlerimiz küffârı kova kova yetmiş kadarın esîr ve elli kadar dahi kelle paça edüp ancak yedi aded fetâlarımız şehd-i şehâdet câmın nûş edüp îd-i (---) ta‘âmın halâs etdiğimiz (---)(---) kurâsında yeyüp yine sâlimîn ü gânimîn vakt-i asrda sürûr [u] şâdumânlar ederek niçe bin tüfengler atarak esîrlerimizle ve kelleleri ârâyiş-i nîze ederek alay-ı azîm ile şehr-i Mostar'a girüp henüz ol gün îd-ı haccu'l-ekber oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·