Der-kıyâfet-i kabâ-yı merd-i meydân: Cümleten halkı kavuk üzre beyâz destâr-ı
Muhammedî sararlar
ve kimisi Tatar kalpağı ve kimisi serhadli kalpağı ve R[û]meli halkı tarzı dahi …
Der-kıyâfet-i kabâ-yı merd-i meydân: Cümleten halkı kavuk üzre beyâz destâr-ı Muhammedî sararlar ve kimisi Tatar kalpağı ve kimisi serhadli kalpağı ve R[û]meli halkı tarzı dahi kalpaklar geyüp cümle çuka ferâceler ve dolamalar geyüp pâk gezerler. Ve lisânları Boşnakça ve Bulgarca ve Sırfça ve Eflakça dahi a‘lâ bilir, zîrâ dâ’imâ bey‘ u şirâları mezkûr kefereler iledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58a ·
metinde göster ·
Der-sûret-i çîn meh-cebîn-i mahbûbe-i mahbûbân: Merd [ü] zenân-ı cüvânân-ı perî rûyları gâyet çokdur. Evvelâ cümle dilberânları gâyet garîb-dost olup semmûr Boşnak kalpağı geyüp Rûmeli gâzîleri gibi sıkma çuka dolamaları gümüş düğmeli ve çakşırları yine gümüş kopçalı ve kubâdî ve pâbuçlu ve serhaddî kontoşlu dilberânları olur. A‘yân-ı eşrâf ihtiyârları yine gûnâ-gûn çuka ferrâce ve semmûr kürk kontoşlar geyüp destâr-ı Muhammedî sararlar. Ba‘zı elfâzlarında "varmısık, gelmısık" deyü ziyâdece tekellüm ederler. {Ekseriyyâ re‘âyâları Rûm, Bulgar ve Çıtak ve Yörük kavmidir kim beyâz abâ ve kebeler geyerler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220a ·
metinde göster ·
… uka libâslar geyüp ferhâdhânî ve hezârî ve altunbaş ve hünkârî ve köse destâr-ı
Muhammedî sar[ar]
eşrâf-ı kibârı vardır. Vasatu'l-hâl olanlar ehl-i tüccâr ve ehl-i sanâyi‘i çuka …
Evvelâ niçe bin hânedân sâhib-i a‘yân-ı kibârı gûnâ-gûn çuka libâslar geyüp ferhâdhânî ve hezârî ve altunbaş ve hünkârî ve köse destâr-ı Muhammedî sar[ar] eşrâf-ı kibârı vardır. Vasatu'l-hâl olanlar ehl-i tüccâr ve ehl-i sanâyi‘i çuka kontoş ve çuka çakşır ve çuka semmûr ve zerdeva kalpak ve kopçalı çakşır ve bellerinde teybend kuşaklarında kortela bıçak ve varsak taşıyup Rûmeli gâzîleri gibi reftâr eder fetâları vardır. Ammâ ıstılâhât-ı lisânları Rûm lehçelerine yakın, varmısık, gelmısık ve onlar ile görismısık ve şöyle etmısık ve böyle etmısık, el-hâsıl sık lafzını sık sık isti‘mâl ederler. Zenâneleri dahi cümle çuka ferrâceler geyüp yassı başlarına beyâz dülbend ızâr bürünüp yüzlerine kıl nikâb dutuk edinüp mü’eddebâne gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231a ·
metinde göster ·
… âlîf alırlar yâhûd şehirden nefy ederler. Ve külâh ve kavuk üzre beyâz destâr-ı
Muhammedî sararlar
.
Ve halkı ekseriyyâ çuka ferrâce geyerler. Askerî tâ’ifesi mabeynlerinde mezmûmdur, kız vermezler ve andan kız almazlar. Ve elbette sipâh ve yeniçeri olsun andan tekâlîf alırlar yâhûd şehirden nefy ederler. Ve külâh ve kavuk üzre beyâz destâr-ı Muhammedî sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25a ·
metinde göster ·
… Ve niçe bin fukarâları muhibb-i Mevlânâ olmak ile Mevlevî külâhı üzre destâr-ı
Muhammedî sararlar
.
Ve ekseriyyâ halkı çuka ferrâce ve serhaddî ve kontoş ve nâzik boğası elvân bez geyerler. Ve niçe bin fukarâları muhibb-i Mevlânâ olmak ile Mevlevî külâhı üzre destâr-ı Muhammedî sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y38b ·
metinde göster ·
Ve cümle halkı rencberdir. Ekseri külâh üzre destâr-ı
Muhammedî sararlar
. Ve cümle ferrâce ve boğası esvâb geyerler ve nisâ tâ’ifesi sarı çizme geyüp be …
Ve cümle halkı rencberdir. Ekseri külâh üzre destâr-ı Muhammedî sararlar. Ve cümle ferrâce ve boğası esvâb geyerler ve nisâ tâ’ifesi sarı çizme geyüp beyâz çârşaf bürünürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144b ·
metinde göster ·
… cümle halkı kırmızı boyalı kuzu kürkü geyüp külâh-ı Mevlevî üzre beyâz destâr-ı
Muhammedî sararlar
.
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi meşhûrdur. Ve bâğ u bâğçesi cihânı tutmuşdur. Ve cümle halkı kırmızı boyalı kuzu kürkü geyüp külâh-ı Mevlevî üzre beyâz destâr-ı Muhammedî sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y146a ·
metinde göster ·
… â halkı Türkmândır. Pâk çuka esvâblar ve katîfe kavuk külâh üzre beyâz destâr-ı
Muhammedî sararlar
. Ve kışı şedîd olup halkı levendâne olmak ile kırmızı boyalı kuzu derisinden Ok …
Ve kelimâtları lisân-ı Türkîdir. Ve ekseriyyâ halkı Türkmândır. Pâk çuka esvâblar ve katîfe kavuk külâh üzre beyâz destâr-ı Muhammedî sararlar. Ve kışı şedîd olup halkı levendâne olmak ile kırmızı boyalı kuzu derisinden Okçuoğlu harvânîleri geyerler. Ve ba‘zı ricâl makûlesi ol kadar mu‘ammer ve müsinn olur kim kuvveti gitmiş ve hey’eti bitmiş musâhabet [ü] melâ’ibden kalmış olur. Yine böyle iken çârsû-yı hüsn içre bir dükkânçede oturup âyende vü revende dilberâna nazar etmek içün burnuna gözlüğün geçirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160b ·
metinde göster ·