ağasıdır kim cemî‘i ehl-i sanâyi‘e hükm edüp ta‘zîr ve siyâset edüp bey‘ [ü] şi …
Sekizinci hâkim: Muhtesib ağasıdır kim cemî‘i ehl-i sanâyi‘e hükm edüp ta‘zîr ve siyâset edüp bey‘ [ü] şirâsında hilâf edenin gerdenine tahta kulle ve başına şikenbe ve burnundan ve kulağından mıhlamak içün me’mûr bir hâkim-i mağfûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
Bu kavmin hâkimleri şerî‘at tarafından Galata mollâsının nâ’ibi ve
muhtesib
nâ’ibi ve muhtesibi ve subaşısı hükm eder. Ve leb-i deryâsın bostâncıbaşı ve bâ …
Bu kavmin hâkimleri şerî‘at tarafından Galata mollâsının nâ’ibi ve muhtesib nâ’ibi ve muhtesibi ve subaşısı hükm eder. Ve leb-i deryâsın bostâncıbaşı ve bâğçe-i Beşiktaş ustası hükm eder. Gâyet mazbût şehirdir. Gerçi Galata gibi bu şehrin kal‘ası yokdur ammâ gâyet emn [ü] emân şehirdir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135a ·
metinde göster ·
ağa: Hâkim-i kadîmdir, ağa bir, neferâtları üç yüzdür, anlara kul oğlanı derler …
Esnâf-ı muhtesib ağa: Hâkim-i kadîmdir, ağa bir, neferâtları üç yüzdür, anlara kul oğlanı derler, gûyâ cellâdlardır. Bu muhtesibin pîri Behlül Dânâ'dır, mukaddemâ olmamışdır. Hilâfeti terk edüp muhtesiblik kabûl edüp bir gün kol dolaşup görse kim her kim bey‘ [ü] şirâsında hîlekârdır, dükkânında iki ellerin böğrüne koyup ağzın poyraza açup müflis [ü] mendebûr oturur. Ayn-ı bâtınla gördü kim her kim hakkına râzı olup bey‘ [ü] şirâsında dürüstdür, dükkânında mâlının hisâbın bilmeyüp müşterîden akçe almağa dermânı olmaz. Hemân bu ahvâle vâkıf olup atından enüp yine vîrânistâna yüz dutup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
Çârtâk emîni ve çardak çorbacısı ve çardak nâ’ibi ve
muhtesib
ağası cümle tevâbi‘leriyle pür-silâh olup muhtesib ağası önünde altun yaldızlı …
Çârtâk emîni ve çardak çorbacısı ve çardak nâ’ibi ve muhtesib ağası cümle tevâbi‘leriyle pür-silâh olup muhtesib ağası önünde altun yaldızlı ve gümüş zencîrli terâzûlar ile esnâfların metâ‘larını vezn ederek kiminin metâ‘ı eksik gelüp kötek çalarak ve niçe yüz eksik satmış şeklinde âdemlerin boğazlarına deve ardalaları ve zîlleri ve dehdevîleri boğazlarına asarlar ve niçe yüz âdemlerin boğazına tahta gülle ve başlarında necâsetli işkembeler üzre kartal ve karga telleri ve tilki kuyrukları abâyâsın(?) zeyn edüp yüzlerine bal sürüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
… orbacısı ve çardak nâ’ibi ve muhtesib ağası cümle tevâbi‘leriyle pür-silâh olup
muhtesib
ağası önünde altun yaldızlı ve gümüş zencîrli terâzûlar ile esnâfların metâ‘lar …
Çârtâk emîni ve çardak çorbacısı ve çardak nâ’ibi ve muhtesib ağası cümle tevâbi‘leriyle pür-silâh olup muhtesib ağası önünde altun yaldızlı ve gümüş zencîrli terâzûlar ile esnâfların metâ‘larını vezn ederek kiminin metâ‘ı eksik gelüp kötek çalarak ve niçe yüz eksik satmış şeklinde âdemlerin boğazlarına deve ardalaları ve zîlleri ve dehdevîleri boğazlarına asarlar ve niçe yüz âdemlerin boğazına tahta gülle ve başlarında necâsetli işkembeler üzre kartal ve karga telleri ve tilki kuyrukları abâyâsın(?) zeyn edüp yüzlerine bal sürüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
esbâb-ı mu‘ayyeneleri ile pür-silâh cebe ve cevşene gark olup enselerinde kafâd …
Ardı sıra emîn ve çorbacı ve nâ’ib ve muhtesib esbâb-ı mu‘ayyeneleri ile pür-silâh cebe ve cevşene gark olup enselerinde kafâdâr çifte köçekler ile gûyâ bu ağalar İslâmbol içre kola binüp alayköşkü dibine vardıkda bir kaç âdemi "Eksik satar mısın?" deyü seksen deyeneği çırpup ellerinde terâzûlar ile ubûr ederler. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
çardağın ve Yemiş İskelesi'nde sebzehâne çardağın meyve-i ibret-nümâlar ile ve …
Andan yine bâzârbaşının alay-ı azîmi yürüyüp pâk müsellah askerler içre kızak-ı azîm üzre muhtesib çardağın ve Yemiş İskelesi'nde sebzehâne çardağın meyve-i ibret-nümâlar ile ve niçe yüz zerdûz yasdıklar ile donadup her şâhnişînlerinde mahbûb gulâmlar hidmet edüp ubûr ederler. Bu sebzehâne anların dahi kârhânesidir. Anıniçün tavanları ve direklerin atlas ve dîbâ ve zîbâ ile müzeyyen ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken muhtesib ağa ⟦1 …
Ba‘dehu bâzârbaşı ve muhtesib ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken muhtesib ağa 181a kethudâsı bir kaç âdemi huzûruna kul oğlanları getirüp "Eksik meyve satmışsın" deyü alayköşkü dibinde falaka deyenek deyüp kimine deyenek kimine tahta gülle kiminin yüzüne bal sürüp bir köşe başına kulağından mıhlayup kiminin yüzüne işkembe necâseti sürüp başına boklu işkembeyi külâh yerine geçirüp ters eşeğe bindirüp "Eksik satanın hâli budur de(yi)" diyerek ubûr edüp bâzârbaşı ardı sıra cebe ve cevşene müstağrak olmuş çâkerleriyle güzer edüp ardı sıra sekizer kat mehterhâne-i mükemmel ile gûnâ-gûn tablın döğüp alemin ref‘ ederek ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b–181a ·
metinde göster ·
… aşı ve muhtesib ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken
muhtesib
ağa 181a kethudâsı bir kaç âdemi huzûruna kul oğlanları getirüp "Eksik meyve …
Ba‘dehu bâzârbaşı ve muhtesib ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken muhtesib ağa 181a kethudâsı bir kaç âdemi huzûruna kul oğlanları getirüp "Eksik meyve satmışsın" deyü alayköşkü dibinde falaka deyenek deyüp kimine deyenek kimine tahta gülle kiminin yüzüne bal sürüp bir köşe başına kulağından mıhlayup kiminin yüzüne işkembe necâseti sürüp başına boklu işkembeyi külâh yerine geçirüp ters eşeğe bindirüp "Eksik satanın hâli budur de(yi)" diyerek ubûr edüp bâzârbaşı ardı sıra cebe ve cevşene müstağrak olmuş çâkerleriyle güzer edüp ardı sıra sekizer kat mehterhâne-i mükemmel ile gûnâ-gûn tablın döğüp alemin ref‘ ederek ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b–181a ·
metinde göster ·
… ve mîzân-ı harîr emîni ve gümrük emîni ve şehr voyvadası ve çöplük subaşısı ve
muhtesib
ağası ve ayak nâibi. Bunlar cümle salb [u] siyâset sahibleri hâkimlerdir, zîrâ …
Âsitâne tarafından yeniçeri çukadârı ve bâzâra gideni ve dergâh-ı bevvâbândan bir keçeli kapucu muhzırbaşısı ru’ûs-i hümâyûn ile hükm eder ve bir oda yeniçeri-i Bursa ağası ve cebeci çorbacısı ve yigirmi yeniçeri deyeneği kolluğu ve sipâh kethüdâyeri ve Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve mîzân-ı harîr emîni ve gümrük emîni ve şehr voyvadası ve çöplük subaşısı ve muhtesib ağası ve ayak nâibi. Bunlar cümle salb [u] siyâset sahibleri hâkimlerdir, zîrâ sevâd-ı mu‘azzam şehr-i kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223a ·
metinde göster ·
… ‘azzam yeniçeri çavuşu ve sipâh kethüdâyeri ve şehir subaşısı ve ayak nâ’ibi ve
muhtesib
ağası ve gümrük emîni ve şâhbenderi ve balık emîni ve boyahâne emîni ve hamr em …
Ve Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve serdâr yerine bir mu‘azzam yeniçeri çavuşu ve sipâh kethüdâyeri ve şehir subaşısı ve ayak nâ’ibi ve muhtesib ağası ve gümrük emîni ve şâhbenderi ve balık emîni ve boyahâne emîni ve hamr emîni ve şem‘ahâne emîni ve'l-hâsıl cümle on yedi ta‘zîr sahibi hâkimi vardır. Her birinin ellerinde hatt-ı şerîfleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249b ·
metinde göster ·
Ahvâl-ı mezemmet-i ahâlî-i İrân: Nizâm [u] intizâmları bunun üzerine cârîdir kim bir mücrim âdemi katl ve salb etmezler. Darûga ve muhtesib, mücrimleri meydân-ı siyâsete getirüp Allahümme âfinâ cellâd-ı bî-emânlar ol mücrimlere 303a amân vermeyüp üstâd-ı kâmil cellâdların üç yüz altmış aded işkence-i şeb-kencesin üç gün üç gice icrâ eder. Evvelâ üç yüz tâzyâne kırbaç ve şübend ve kîrfîl urur. Ba‘dehû dizlerine nakara zahmesi keserâtı urur. Andan tırnaklarına kamış yürüdür. Andan cümle vücûdun dağlağılar ile dağlar ve yağlı bürünceği ipiyle yutdurup ipiyle bürünceği çekdikde bağırsakları ve mi‘desin taşra çıkarırken elbette ol âdem cürmün ikrâr eder. Ve yağlı sünger yutdurur ve şakaklarına gazâl aşığı bağlar ve şakağına ve alnına at mıhları ve at na‘lları mıhlar ve dirseklerinden tüfenkci burgusuyla dizlerinden delüp burgu tabanı altından çıkar. Ba‘dehû tava içre kurşumu kızdırup burgu deliğinden döküp iliğiyle bile kurşum akar ve iki ellerinin ve iki ayağı baş pa[r]maklarının dördün bir yire bend edüp kemend ile dâra berdâr edüp altından kibrit ve eşek sidiği buhûr verir. Fakîr âdemin feryâdı evce çıkar. Ve arkasında küreklerin ve kaburka ve dalısın ve enegilerin çıkarup andan çârmıha gerüp arkasından sırımlar çıkarup omuzlarına rîh-ı şem‘ler çerâğân eder. Ve hayâların kemend ile boğar ve burnuna kara çalı dikeni sokar ve başına kızgın tas ve gözüne mil çeker ve niçesinin zekerin dübüründen çıkarır. Ve niçesinin dübürün göbeğinden çıkarup sürresinden efşân eder. Allahümme âfinâ. Ve âdemin ödün koltuğu altından çıkarır. Ve sinirlerin kesüp hırsızları leng eder. Ve yalan şâhîde damga urup burnun ve kulağın budar. Ve dûzdânların ellerin ve ayakların keserler. Ve âdemi yedi gûne çengâle urup ve yedi tür kazığa urup üç gün üç gice ibret-i âlem ıslâh-ı benî Âdem içün böyle işkence ederler. Bir gün Hân, huzûrunda bu gûne işkenceleri etdirüp bizlere {rağmen} tefâhur kesb etdiğin arz etdi. Hakîr eyitdim "Hânım! Tâ bu mertebe benî Âdeme işkence etmeden me‘âl-i murâd nedir?" dedim. Eyitdi: "Ey birâder-i mâ! Bunların vâcibü'l-izâle olduğu şâhid-i âdiller ile isbât olunup ba‘de's-sübût cümle halka rağmen bir kezden katl etmeyüp tenbîhü'l-gâfilîn içün bu gûne ezâ vü cefâ ederiz kim insândan cebbâr ve âsî yokdur kim Cenâb-ı Perverdigâra âsî olup Arapça diyen benî Âdemdir. Anınçün böyle işkence ederiz" dedi. Hakîr eyitdim: "Ammâ şer‘î değil, nâ-şer‘îdir kim te’sîri yokdur. Şer‘ile had acıdır ve şer‘ile nass-ı kâtı‘ hükmünce {sûre-i Mâ’ide'de}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302b–303a ·
metinde göster ·
… erdârı ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded erbâb-ı timar kal‘a neferâtları ve bir
muhtesib
ağası ve şehir nâ’ibi hâkimleri vardır. Kal‘ası bir düz bâğ u bâğçeli ormanistâ …
Ba‘dehû Süleymân Hân tahrîrinde Erzurûm eyâleti hükmünde paşanın hâss-ı hümâyûndan ifrâz olma, hâkimi subaşıdır ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve cümle (---) nâhiye kurâları vardır. Senevî kadıya altı kîse ve subaşıya on kise hâsıl olur hükûmetdir. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded erbâb-ı timar kal‘a neferâtları ve bir muhtesib ağası ve şehir nâ’ibi hâkimleri vardır. Kal‘ası bir düz bâğ u bâğçeli ormanistânî bir düz sahrâ-yı ferah-fezânın 341b ortasında şekl-i murabba‘ bir taş binâ bir küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. Ammâ der-i dîvârları gâyet alçakdır. Ve cânib-i erba‘asında kulleleri metânet üzre değil, kâr-ı kadîm bir kal‘a-i köhnedir. Handakı dahi dâiren-mâdâr alçakdır. Abaza, Erzurûm'da ısyân etdikde handakın tathîr edüp burc [u] bârûların ta‘mîr ü termîm edüp muhâfaza etdiler, ammâ çâre olmayup bi'z-zarûrî kal‘ayı Abaza Paşa'ya teslîm eylediler. Bu kal‘anın dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve cânib-i (---) nâzır bir demir kapusu vardır. Taşra varoş-ı şehre andan handak üzre cisr ile ubûr olunur. Derûn-ı kal‘ada cümle üç yüz aded bâğsız ve bâğçesiz hâk-i amber-i pâk ile mestûr müfîd u muhtasar hânelerdir. Bir câmi‘i var. Çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur. Zîrâ kal‘a içi teng mahaldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 341a–341b ·
metinde göster ·
… uşu vardır. Zîrâ cümle ahâlîsi kadılar ve askerî ta’ifesidir. Ve şehr nâ’ibi ve
muhtesib
ağası ve gümrük emîni ve Engürü tamga ağası, başka emânetdir, senevî kırk yük a …
Bu zikrolunan kazâlardan mollasına senevî yigirmi kîse hâssıl olur. Şeyhülislâmı ve Kederzâde nâm beş yüz akçe pâyesiyle nakîbü'l-eşrâfı ve altı yüz menâsıb-ı âlîye mutasarrıf olmuş kadı-yı a‘yânları ve sâ’ir kibârdan eşrâfları bî-hisâbdır. Ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yerine bir müte‘azzım yeniçeri çavuşu vardır. Zîrâ cümle ahâlîsi kadılar ve askerî ta’ifesidir. Ve şehr nâ’ibi ve muhtesib ağası ve gümrük emîni ve Engürü tamga ağası, başka emânetdir, senevî kırk yük akçe iltizâmdır, ve kal‘a dizdârı ve kethüdâsı ve azebân ağaları ve cebeci ve topcu başıları ve (---) aded pür-silâh kal‘a neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356b ·
metinde göster ·
… mağıla sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yerine mu‘azzam yeniçeri çavuşu ve
muhtesib
ağası ve üç yerde şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı ve bâcdârı ve kal‘a dizdârı ve …
Bu nâhiyelerden mollasına senevî ber-vech-i adâlet yigirmi kîse hâsıl olur. Bu şehrin mezheb-i İmâm-ı ‘zam şeyhülislâmı vardır amma Şâfi‘î ve Hanbelî ve Mâlikî müftîleri yokdur ve hasîbü'n-neseb nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ü sulehâsı ve ağniyâ ve Mevlevî fukarâsı gâyet çokdur ve askerî tâ’ifesi vefret üzre olmağıla sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yerine mu‘azzam yeniçeri çavuşu ve muhtesib ağası ve üç yerde şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı ve bâcdârı ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları ve kırk pâre sağîr ü kebîr topları ve müstevfâ cebehâneleri vardır. Cihet-i câmi‘î ma‘mûr bir şehr-i âbâdândır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 11b ·
metinde göster ·
… e Hüseyin Paşa'nın, Selîm Hân'dan beri mülk-i mevrûs ocaklıkları olmağıla cümle
muhtesib
ve bâcdârının ebvâb-ı mahsûlâtları paşanın hâssıdır.
Hudûd-ı arz-ı Hâsân, şehr-i kadîm Marmâşim ya‘nî kal‘a-i Gazzetü'l-Hâşim: Bu şehr-i kadîme kadem basınca doğru hâkim-i vilâyet olan Hüseyin Paşa hânesine varup müşerref oldukda Murtezâ Paşa efendimizin mektûbları ve pervâne yayı ve Frengî hâre hedâyâların verdiğimizde cihân kadar hazzedüp muhabbetnâmeler kıra’et olunup "Belî deynimizdir. İnşâallah sizinle gönderüp edâ-yı deyn ederiz" deyü hakîre bir hâne-i bî-minneti tehniye edüp paşa ile şeb [u] rûz sohbet-i hâs ederdik. Meğer paşa bir sebük-rûh ve yârândan Hâtem-i Tayy gibi sâhib-i kerem münşî ve müverrih kimesne imiş. Bu hakîrin seyâhate tâlib ü râgıb olduğunu kendülerinin ma‘lûm-ı şerîfleri olup şehrin ulemâ vü sulehâ ve müverrihînin cem‘ edüp şeb [u] rûz niçe tevârih-i kütüb-i mu‘tebereler tetebbu‘ edüp anlardan istihrâc etdiğimiz üzre ba‘de't-Tûfân imâr olan şehr-i kadîmlerin biri dahi bu mahrûse-i Gazzetü'l-Hâşim'dir. Bi-kavli Müverrih ibn Zolak ve el-Hıtatı'l-Kazâ‘î ve Târîhu't-Tecrîd fi's-Sahâbe li-Zehebî nâm tevârîhlerdir kim evsâf-ı Gazze anlardan me’hûzdur kim ibtidâ bânîsi ba‘de't-Tûfân Mermaşim ibn Sâm ibn Nûh aleyhi's-selâmdır. Bu Mermaşim bin yüz elli sene mu‘ammer olup Arz-ı Hâsân [u] Teberîstân'da niçe şehirler binâ edüp bu Gazze'yi Marmâşim'den üç mil ba‘îd bir şehr-i azîm inşâ edüp ismine Marmâş kodu. Hâlâ Buhtunnasr'dan berü harâbdır. Hâlâ bir büleyde-misâl kalmışdır. Calinus-ı hakîm zamân-ı imâretinde anda medfûndur. Ammâ bu Gazze nazargâh-ı evliyâ ve enbiyâ olmağıla hâlâ ma‘mûrdur. Ve niçe bin düvelden düvele düşüp âhir-ı kâr Mısır hulefâlarından Âl-i Çerâkise Sultân Gavrî destinden Âl-i Osmâniyân'dan Selîm Hân-ı Evvel sene 922 târîhinde feth edüp Şâm eyâletinde sancak beği tahtıdır. Mîr-i livâsının taraf-ı pâdişâhîden hâssı 508.338 akçedir ve erbâb-ı zu‘amâsı 7 ve erbâb-ı timari 107. Kânûn üzre cebelüleri ile cümle bin yüz elli asker olup paşası ve alaybeğisi livâsı altında sefer eşerler. Üç yüz akçe şerîf kazâdır. Cümle (---) aded âbâdân nâhiye kurâlarından beher sene ber-vech-i adâlet kadıya dörd bin guruş ve paşasına seksen bin guruş hâsıl olur. Sancağ-ı mezbûr gâyetü'l-gâye ma‘mûr vilâyet-i âbâdândır. Ve mezâhib-i erba‘adan tekmîl-i fünûn etmiş şeyhülislâmları ve nakîbü'l-eşrâfı ve şehrinin a‘yân u eşrâfı ve kibâr-ı ulemâ vü sulehâları, vâfir ve muhteşem sipâh tâ’ifesi ve ehl-i tüccârı ve ankâ ehl-i hizmetleri ve ehl-i hırefleri vardır. Şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı ve şehir muhtesibi ve şehir bâcdârı vardır. Zîrâ bu şehir mü’ebbed kayd-ı hayât ile Hüseyin Paşa'nın, Selîm Hân'dan beri mülk-i mevrûs ocaklıkları olmağıla cümle muhtesib ve bâcdârının ebvâb-ı mahsûlâtları paşanın hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 47b ·
metinde göster ·
… ndan pâk u pâkîze ballı ve yağlı kelimât eder bakkâl cüvânları dükkânlarıdır ve
muhtesib
dükkânı bu mahaldedir kim bir ehl-i hıref vezn-i sultâniye hilâf edüp bir dirhe …
Ve andan yine şâhrâhın iki tarafı Karakeçili dükkânına varınca cümle kapama ve zubun işler hayyât dükkânlarıdır. Ve andan pâk u pâkîze ballı ve yağlı kelimât eder bakkâl cüvânları dükkânlarıdır ve muhtesib dükkânı bu mahaldedir kim bir ehl-i hıref vezn-i sultâniye hilâf edüp bir dirhem nâkıs vermeğe kâdir değildir. Ve bu mahal cümle kassâb dükkânlarıdır kim niçe yüz aded zebh olunmuş Karamân koyunları ve kuzuların şerha şerha edüp her şerhaya berk-i gül takup ve za‘ferânlar sürüp bey‘ ederler ve bu kassâbların alt yanında hâss [u] beyâz çörekciler ve börekciler dükkânlarıdır kim gûnâ-gûn biberli börek ve bâdemli ve susam ve çörek otlı çörek ve mutabbak ve kaymak börek pişirirler. Tâ sarrâchâne başına varınca böyle ni‘met pişer çörekci ve börekci ve aşçı ve başcı ve gûnâ-gûn hoşâbcı dükkânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
âdemleriyle mâl-â-mâldır. Bu cirmde olan kal‘a içinde cümle (---) aded tahtânî …
Evvelâ şehr-i Rûmdan add olunur bir vâsi‘ düz fezâda kal‘ası nehr-i Uluırmak kenarında şekl-i murabba‘ seng-i mutarraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim tâ şehrin vasatında vâki‘ olmuşdur. Ammâ burc [u] bârûları ol kadar âlî değildir. Lâkin selef-i mi‘mârî mühendisleri yine cümle ebrâcların ve dendân-ı bedenlerin ve mazgal deliklerin cümle hendese ile binâ etmiş bir kal‘a-i müzeyyendir ve cümle (---) aded kulleleri birbirlerine nâzırdır kim hîn-i muhâsarada her kullenin ceng-âver bahâdırları tüfeng ile kulleleri muhâfaza ederler ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr etrafı (---) aded germe adımdır. Van ve Diyârbekir ve Erzurûm kal‘aları kadar büyük değildir ve cânib-i erba‘asında handakı (---) bu cirmde olan sûr-ı üstüvârın cümle etrâfında beş kapudur. Evvelâ Küçük kapu cânib-i garba nâzırdır ve Demir kapu semt-i kıbleye meftûhdır ve Kiçkapusu dahi taraf-ı kıbleye mekşûfdur. Ve Ereğli kapusu cânib-i cenûba nâzırdır ve Konya kapusu taraf-ı garba manzûrdur. Mezkûr kapuların dîdebânları ve bâcdâr [u] muhtesib âdemleriyle mâl-â-mâldır. Bu cirmde olan kal‘a içinde cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz hâne-i mergûblardır. Ve derûn-ı hisârda her hayrât [u] hasenâtdan mevcûd olduğundan mâ‘âdâ zamân-ı Celâlî'de gılâl anbârları vardır, ammâ cebehânesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70a ·
metinde göster ·
… ır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler
Muhtesib
hânı derler, zirâ muhtesib ağa anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Ef …
Evsâf-ı imârethâ-yı mihmânsarây-ı tüccârân: Cümle sagîr ü kebîr on sekiz hândır. Evvelâ serrâchâne içinde Behrâm Ağa hânı nev-binâ bir vekâle-i ra‘nâdır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ muhtesib ağa anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Efendi hânı ve Na‘lbandlar hânı ve İbrâhîm Efendi Hânı ve Taşhân (---)(---)(---)(---)(---). Meşhûr hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
… Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ
muhtesib
ağa anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Efendi hânı ve Na‘lbandlar hâ …
Evsâf-ı imârethâ-yı mihmânsarây-ı tüccârân: Cümle sagîr ü kebîr on sekiz hândır. Evvelâ serrâchâne içinde Behrâm Ağa hânı nev-binâ bir vekâle-i ra‘nâdır kim cümle elli ocakdır. Ve ana mukâbil Kapan hânı ve Hasan Paşa hânı niceler Muhtesib hânı derler, zirâ muhtesib ağa anda hükümât eder ve Kaşıkçızâde hânı ve Şeyh Efendi hânı ve Na‘lbandlar hânı ve İbrâhîm Efendi Hânı ve Taşhân (---)(---)(---)(---)(---). Meşhûr hânlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
… üzre kola binüp İslâmbol mollası öni sıra dahi talî‘a ayak nâ’ibi dahi muKuddem
muhtesib
ağası bu tertîb üzre alay-ı azîm ile Unkapanı mahzeni cenbinde Ebü'l-feth Sultâ …
Andan cümle erbâb-ı dîvâna beşâret-i azîmeler ve cümle ehl-i hizmete meserret beşâşet-i amîmeler râygân olup pîr [u] cüvân ve fakîr [u] a‘yân ol kadar şâd [u] handân oldular kim zühre-i felek raksa girüp paşa efendimiz serîr-i sa‘âdetde ve dîvân-ı adâletde revnak ve nev tarâvet bulup Ramazânın 14 erba‘a gün kânûn-ı sadrıa‘zam üzre kola binüp İslâmbol mollası öni sıra dahi talî‘a ayak nâ’ibi dahi muKuddem muhtesib ağası bu tertîb üzre alay-ı azîm ile Unkapanı mahzeni cenbinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân'ın dîvânhânesinde cemî‘i Karadeniz re’îslerin ve cemî‘i habbâzânları ve cümle uncuları ve cemî‘i mühtekir navluncuları cem‘ edüp Karadeniz sâhilinde Varna ve Palçığ ve Kavarna ve Keligra ve Mankalya ve Karahırmen ve Köstence ve Toluca ve Beşdepe ve İsmâ‘îl ve Kili ve Akkirmân nâm kal‘a ve iskelelerde gılâl niçeye alındığın su‘âl edüp ana göre çaşni dutup fi'l-hâl ekmek pişirüp ba'de‘l-harc ve'l-masârıf üç yüz dirhem beyâz nân-pâre bir akçeye el verüp eyle narh verüp lahm-ı semîne yedi akçe narh verüp andan Yemiş İskelesi'nde Ebü'l-feth'in sebzehâne dîvânına gelüp cümle me’kûlât [u] meşrûbat [u] müsmirrâta narh verüp andan Ebü'l-feth'in yeniçeri ve muhtesib dîvânı çârdağına gelüp anda hubûbâtdan pirinç ve bakla ve nohud ve mercimek ve kettân ve hınnâ ve şeker ve kahveye ve gayri eşyâlara narh-ı sultânî vererek gelüp sarâyında karâr edüp gicelerimiz kadar rûzlarımız rûz-ı ıyd olup şeb [ü] rûz umûr-ı mu‘azzamayı seyr [u] temâşâsın ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 96b ·
metinde göster ·
dîvânı çârdağına gelüp anda hubûbâtdan pirinç ve bakla ve nohud ve mercimek ve …
Andan cümle erbâb-ı dîvâna beşâret-i azîmeler ve cümle ehl-i hizmete meserret beşâşet-i amîmeler râygân olup pîr [u] cüvân ve fakîr [u] a‘yân ol kadar şâd [u] handân oldular kim zühre-i felek raksa girüp paşa efendimiz serîr-i sa‘âdetde ve dîvân-ı adâletde revnak ve nev tarâvet bulup Ramazânın 14 erba‘a gün kânûn-ı sadrıa‘zam üzre kola binüp İslâmbol mollası öni sıra dahi talî‘a ayak nâ’ibi dahi muKuddem muhtesib ağası bu tertîb üzre alay-ı azîm ile Unkapanı mahzeni cenbinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân'ın dîvânhânesinde cemî‘i Karadeniz re’îslerin ve cemî‘i habbâzânları ve cümle uncuları ve cemî‘i mühtekir navluncuları cem‘ edüp Karadeniz sâhilinde Varna ve Palçığ ve Kavarna ve Keligra ve Mankalya ve Karahırmen ve Köstence ve Toluca ve Beşdepe ve İsmâ‘îl ve Kili ve Akkirmân nâm kal‘a ve iskelelerde gılâl niçeye alındığın su‘âl edüp ana göre çaşni dutup fi'l-hâl ekmek pişirüp ba'de‘l-harc ve'l-masârıf üç yüz dirhem beyâz nân-pâre bir akçeye el verüp eyle narh verüp lahm-ı semîne yedi akçe narh verüp andan Yemiş İskelesi'nde Ebü'l-feth'in sebzehâne dîvânına gelüp cümle me’kûlât [u] meşrûbat [u] müsmirrâta narh verüp andan Ebü'l-feth'in yeniçeri ve muhtesib dîvânı çârdağına gelüp anda hubûbâtdan pirinç ve bakla ve nohud ve mercimek ve kettân ve hınnâ ve şeker ve kahveye ve gayri eşyâlara narh-ı sultânî vererek gelüp sarâyında karâr edüp gicelerimiz kadar rûzlarımız rûz-ı ıyd olup şeb [ü] rûz umûr-ı mu‘azzamayı seyr [u] temâşâsın ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 96b ·
metinde göster ·
… âyeridir. Biri dahi yeniçeri serdârıdır. Biri dahi şehr voyvodasıdır. Biri dahi
muhtesib
ağadır. Biri dahi şehir nâ’ibidir. Biri dahi bâcdârdır. Biri dahi harâccıdır. B …
Ve paşanın tahtı Silisre sancağında hâslarının on iki voyvodalığ vardır. 118a Hass-ı hümâyûnu bu voyvodalıklardan hâsıl olur. Evvelâ hâs-ı Babadağı, altı kîse muhâsebesi vardır. Hâs-ı Karasu ve hâs-ı Dobruca ve hâs-ı Deliorman ve hâs-ı Hacıoğlubâzân ve hâs-ı Eskicum‘a ve hâs-ı Pirevadi ve hâs-ı Aydos ve hâs-ı Karnıbat ve hâs-ı şehr-i Silistre. Bu tahrîr olunan hâsların mâlıyla paşa askeriyle sefer eşer ve bu Silistre şehri kânûn üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz akçe pâyesiyle mollalara sadaka alınmışdır. Kazâ-yı hükûmetinde cümle (---) aded nâhiye kurâları var kim her biri birer rabta-misâl ma‘mûr kurâlardır. Senede kadısına otuz kise hâsıl olduğuna şübhe yokdur. Hatta zamânımızda mukîm efendi kırk kîse mâl oldu. Zîrâ re‘âyâsı şer‘-i şerîfe gâyet mutî‘lerdir. Paşasına cümle hâslarından ber-vech-i adâlet Melek Ahmed Paşa efendimiz zabtı üzre kırk bin guruş oldu. Ammâ sâ’ir vüzerâ dahi ziyâde tahsîl eder ma‘mûr eyâletdir. Sâ’ir bâd-ı havâsıyla ve cürm [ü] cinâyetiyle cümle sekiz aded sancağında iki kerre yüz bin guruş olur. Bir hâkimi dahi Tuna Kapudanı Maksûd Ağa'dır. Bir hâkimi dahi gümrük emînidir. Biri dahi sipâh kethüdâyeridir. Biri dahi yeniçeri serdârıdır. Biri dahi şehr voyvodasıdır. Biri dahi muhtesib ağadır. Biri dahi şehir nâ’ibidir. Biri dahi bâcdârdır. Biri dahi harâccıdır. Biri dahi balık emînidir kim yetmiş yük akçe iltizâmdır. Özi kal‘asıyla kırk pâre kal‘a kullarına bu balık emîni mevâcib verüp paşanın arzına altı kîse verüp paşanın arzı mûcebince der-i devlete balık emîninin muhâsebesi görülür. Bir hâkimi dahi kal‘a dizdârıdır. Ve bir hâkimi dahi mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit kim İmâm-ı A‘zam mezhebi şeyhülislâmıdır ve bir hâkimi dahi hasîbü'n-neseb ırk-ı tâhirden nakîbü'l-eşrâfıdır. Ve bir hâkim-i askerîsi dahi cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timara alaybeğisi sancak pâyesiyle hâkimdir. Ve'l-hâsıl on sekizinci hâkimi çeribaşıdır kim cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar bu çeribaşı cem‘ eder. Tâ bu mertebe âbâdân ve mazbût eyâletdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117b–118a ·
metinde göster ·
… mutlak Allah'dır kim cemî‘i zî-rûha ve küllî zerre vü şemmeye ve cemî‘i mahlûka
muhtesib
ol Perverdigâr-ı lâ-yezâldir.
Ve cümle taht-ı hükûmetinde (---) pâre ma‘mûr u âbâdân kurâ vü büldândan senevî yigirmi kise-i Rûmî hâsıl olur. Bu eyâletden paşasına ber-vech-i adâlet yüz bin guruş olur. Üçüncü hâkim-i şer‘î şeyhülislâmdır. Dördüncü hâkimi cemî‘i şürefâlara nakîbü'l-eşrâfdır. Beşinci hâkimi ayak nâ’ibidir. Altıncı hâkimi sipâh kethüdâyeridir. Yedinci zâbiti yeniçeri ve topçu ve cebeci zâbiti yeniçeri serdârıdır. Sekizinci hâkimi şehir muhtesibidir.Tokuzuncu zâbiti paşa voyvadasıdır. Onuncu hâkimi şehir kethüdâsıdır. 139a On birinci zâbiti bâcdârdır. On ikinci zâbiti harâcîdir. Böyle zâbitlere hâkim, paşadır. Ana hâkim, hâkimler hâkimi Hâkim-i mutlak Allah'dır kim cemî‘i zî-rûha ve küllî zerre vü şemmeye ve cemî‘i mahlûka muhtesib ol Perverdigâr-ı lâ-yezâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138b–139a ·
metinde göster ·
… beytü'l-mâlcısıdır ve yetmiş altıncı şehir voyvodasıdır ve yetmiş yedinci hâkim
muhtesib
ağadır ve yetmiş sekizinci zâbit gümrük bâcdârıdır. Ve yetmiş tokuzuncu muhassı …
Yetmiş birinci hâkim sipâh kethudâyeridir. Yetmiş ikinci yeniçeri serdârıdır ve yetmiş üçüncü kal‘a dizdârıdır ve yetmiş dördüncü rûznâmeci Hüseyin Efendi'dir ve yetmiş beşinci paşa beytü'l-mâlcısıdır ve yetmiş altıncı şehir voyvodasıdır ve yetmiş yedinci hâkim muhtesib ağadır ve yetmiş sekizinci zâbit gümrük bâcdârıdır. Ve yetmiş tokuzuncu muhassıl-ı harâcî ağadır. Ve sekseninci hâkim hâne avârızcısıdır ve seksenbirinci hâkim şâhbenderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199b ·
metinde göster ·
ağadır. Otuz birinci şâhbender ağadır. Otuz ikinci mîr-âb beğdir, ya‘nî su ağas …
Otuzuncu hâkimi muhtesib ağadır. Otuz birinci şâhbender ağadır. Otuz ikinci mîr-âb beğdir, ya‘nî su ağası dokuz bin aded bâğlara su salup saky edüp öşr alırlar. Paşa ağalarından dörd yüz aded tevâbi‘iyle hükûmet edüp paşaya altı kise ve kendüye üç kise hâsıl eder. 254a Otuz üçüncü hâkim çöplük subaşısıdır. Cemî‘i şehri ve handak yolların tathîr eder. Otuz dördüncü hâkim şer‘-i Resûl-i mübîndir kim şehr-i Van kânûn-ı Süleymân Hân üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Pâdişâh fethi olmak ile ber-vech-i arpalık beş yüz akçe mollaya sadaka olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253b–254a ·
metinde göster ·
… mîr-i haccı olmuşdur. Ve incü bâzergânı Yek-çeşm Hacı Muhammed ve Deli Beğli ve
Muhtesib
Ağası Abbâs Ağa ve Sâdât-ı kirâmlar birkaç kerre âteşe girüp bi-emrillah yanmad …
Sitâyiş-i kibâr [u] a‘yân: Çavuşlar kethudâsı Serhân Beğ birkaç kerre Basra emîr-i haccı olmuşdur. Ve incü bâzergânı Yek-çeşm Hacı Muhammed ve Deli Beğli ve Muhtesib Ağası Abbâs Ağa ve Sâdât-ı kirâmlar birkaç kerre âteşe girüp bi-emrillah yanmadılar. Ve (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 361a ·
metinde göster ·
… e kal‘a dizdârı ve yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâyeri ve cebeci odabaşısı ve
muhtesib
ağası ve şehir subaşısı vardır ve bir hâkim dahi şer‘-i Resûl-i mübîn tarafında …
Bu şehrin hâkimlerin beyân eder: Evvelâ şehri Özü eyâletinde (---)(---) dir ve bir hâkimi dahi gümrük emînidir ve kal‘a dizdârı ve yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâyeri ve cebeci odabaşısı ve muhtesib ağası ve şehir subaşısı vardır ve bir hâkim dahi şer‘-i Resûl-i mübîn tarafından üç yüz akçe pâyesiyle bir kadı zâlim hâkim idi kim "Paçavra Kadı" derler. Azîm mashariyyât menâkıbı vardır. Gâh Hacıoğlu bâzârı kadısı ve gâh Varna azlamı olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
… ğası ve beşli ağası ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve gümrük emîni ve
muhtesib
ağası ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâsı ve (---) aded nâhiye kurâları vardı …
Hâlâ beğinin taraf-ı pâdişâhîden kanûn-ı Bâyezîd Hân üzre hâss-ı hümâyûnı 240.000 ve erbâb-ı tîmârı 104 ve erbâb-ı zu‘amâsı 6'dır. Hîn-i ma‘rekede cebelüleri ile beş yüz asker olur ve hâkimlerinin eşbehi Bâyezîd ve Selîm Hân mütevellîsidir ve kal‘a dizdârı ve azeb ağası ve beşli ağası ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve gümrük emîni ve muhtesib ağası ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâsı ve (---) aded nâhiye kurâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35b ·
metinde göster ·
… i ağasıyla yedi oda kapukulu çorbacıları ve bir oda cebeci ve bir oda topçu {ve
muhtesib
ve subaşı ve gümrük emîni} vardır.
Kal‘a dizdârı ile yigirmi ağalıkdır ve üç bin aded müstahfızân-ı azeb ve yerli ve gönüllü kal‘a neferâtları vardır, Ve yeniçeri ağasıyla yedi oda kapukulu çorbacıları ve bir oda cebeci ve bir oda topçu {ve muhtesib ve subaşı ve gümrük emîni} vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37b ·
metinde göster ·
Bir hâkimi dahi beğ subaşısıdır ve mi‘mâr ağası ve
muhtesib
ağası ve bâc u bâzâr ağası ve marankoz ve kalafat ağası vardır, zîrâ iskele olm …
Bir hâkimi dahi beğ subaşısıdır ve mi‘mâr ağası ve muhtesib ağası ve bâc u bâzâr ağası ve marankoz ve kalafat ağası vardır, zîrâ iskele olmağile Akkirmân'a ve Kili ve İsmâ‘îl'e gider gelir ve karşu Kırım'a asker geçirir gemileri çok olduğundan kalafat ve marankozları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54b ·
metinde göster ·
… i deryâda bender iskeledir. Kıble cânibi bayırlı dağlar üstü sâfi bâğlardır kim
muhtesib
ağa defteriyle yigirmi yedi bin dölüm bâğ öşr-i sultânî verir. Anıniçün memdûhâ …
Serdârı ve kethüdâyeri ve emîni ve muhtesibi vardır, ammâ müftî ve nakîbi yokdur. şehri leb-i deryâda bender iskeledir. Kıble cânibi bayırlı dağlar üstü sâfi bâğlardır kim muhtesib ağa defteriyle yigirmi yedi bin dölüm bâğ öşr-i sultânî verir. Anıniçün memdûhâtından turna kanına benzer ol kan olası şeytân ile Cemşîd te’lîfi şarâb-ı bî-hicâbı gâyet memdûhdur kim nûş edenler Saragoza şarâbı gibi humârı olmaz derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87a ·
metinde göster ·
… şu serdârdır ve sipâh kethüdâyeri ve gümrük emîni yetmiş yük akçe iltizâmdır ve
muhtesib
ağası ve mi‘mâr başı ve liman re’îsi ve şehir subaşısı (---)(---)(---)(---) …
Bu şehir şeyhülislâm nakîbüleşrâf ve a‘yân [u] eşrâf ve yeniçeri çavuşu serdârdır ve sipâh kethüdâyeri ve gümrük emîni yetmiş yük akçe iltizâmdır ve muhtesib ağası ve mi‘mâr başı ve liman re’îsi ve şehir subaşısı (---)(---)(---)(---)(---) vardır ve kal‘a dizdârı ve on bir bölük ağası ve tershâne ağası ve gön başı ve marankoz başı ve tershâne emîni ve kâtibleri ve azebân ağası ve cemî‘i tershâneye hidmet {eder} her esnâf şeyhleri vardır. Hattâ ulûfeli gavvâs dalgıçları var kim elli altmış kulaç yerde deryâ dibine dalarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94b ·
metinde göster ·
… -i Sava kenârına dek cümle otuz sekiz bin aded dölüm hakkı verir bâğlardır deyü
muhtesib
ağa söyledi, ammâ Yahyâlı Mehemmed Paşa bâğları mu‘âflardır kim hisâba yâd olun …
Der-aded-i bâğavât-ı İremezât: Bu şehrin cânib-i kıblesi taşrasında tâ karye-i Vişeniçse'ye andan şehir çeşmelerine gelen su başına, andan tekye bâğlarına, andan tâ Abaza Paşa Köşkü'ne, andan tâ Havâle kal‘ası deresine, andan Topçu köyüne, andan tâ nehr-i Sava kenârına dek cümle otuz sekiz bin aded dölüm hakkı verir bâğlardır deyü muhtesib ağa söyledi, ammâ Yahyâlı Mehemmed Paşa bâğları mu‘âflardır kim hisâba yâd olunmamışdır. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… ârı. Bunlar Âsitâne tarafındandırlar, yerli kul değillerdir. Ve gümrük emîni ve
muhtesib
ağası ve anbâr emîni ve bâcdârı ve mi‘mârbaşı ve şehir subaşısı ve harâc ağası …
Ve bir hâkimi dahi şeyhülislâmdır ve bir hâkimi nakîbüleşrâfdır ve sipâh kethüdâyeri ve kapukulu yeniçerisi serdârı üç oda yeniçeri ağasıdır ve cebeciler serdârı ve topçular serdârı. Bunlar Âsitâne tarafındandırlar, yerli kul değillerdir. Ve gümrük emîni ve muhtesib ağası ve anbâr emîni ve bâcdârı ve mi‘mârbaşı ve şehir subaşısı ve harâc ağası kavli üzre bu eyâletde otuz altı bin aded keferelerden harâc alınup kullarına mevâcib verilir, zîrâ eyâletinde cümle (---) aded kılâ‘ların neferâtlarına defterdâr bu cizyelerden ulûfe verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
… niçerisi geçinirler ve cebeciler serdârı ve topçular serdârı ve gümrük emîni ve
muhtesib
ağası ve bâcdârı ve mi‘mârbaşı ve şehir subaşısı ve harâc emîni ağası kavli üzr …
Ve bir hâkim-i şer‘i dahi şeyhülislâmdır ve bir hâkimi nakîbüleşrâfdır ve bir hâkimi dizdâr ağadır ve bir hâkimi sipâh kethüdâyeridir ve bir hâkimi kapukulu serdârıdır ve bir hâkimi Budin yeniçerilerinin ağasıdır kim bu şehir halkının ekseri Budin ve Egre yeniçerisi geçinirler ve cebeciler serdârı ve topçular serdârı ve gümrük emîni ve muhtesib ağası ve bâcdârı ve mi‘mârbaşı ve şehir subaşısı ve harâc emîni ağası kavli üzre Bosna eyâletinde cümle yetmiş üç bin aded re‘âyâlardan cizye alınup yüz yetmiş üç pâre kılâ‘ kullarına mevâcib verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b ·
metinde göster ·
ağa defteriyle altışar kerre yüz bin ekmek yenir. Evlerde pişen nânpârelerin hi …
Ve beher yevm muhtesib ağa defteriyle altışar kerre yüz bin ekmek yenir. Evlerde pişen nânpârelerin hisâbın Rezzâk-ı âlem bilür. Tâ bu mertebe ni‘met tenâvül olur âdem deryâsı bir şehr-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132a ·
metinde göster ·
… yh-i islâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfları vardır ve şehir subaşısı ve
muhtesib
ağası ve bâcdârı ve mi‘mârbaşısı ve harâc ağası vardır.
Âsitâne tarafından Yeniçeri Ağası Halîl Ağa üç aded oda yeniçeriler ile muhâfazacılardır ve bir oda topçular ağası ve bir oda cebeciler ağası vardır ve kal‘a dizdârı ve altı yüz aded yarar neferâtları ve şeyh-i islâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfları vardır ve şehir subaşısı ve muhtesib ağası ve bâcdârı ve mi‘mârbaşısı ve harâc ağası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
… hi kal‘a dizdârıdır ve cümle (---) aded kal‘a neferâtlarıdır ve bir hâkimi dahi
muhtesib
ağadır ve bir hâkimi dahi cümleden melik Belgradlı Yûsuf Ağa'dır kim bu şehirde …
Hâkimleri var. Evvelâ Bosna eyâletinde Banyaluka müsellimi tarafından voyvada hâkimü'l-örfdür ve hâkim-i şer‘-i Resûl-i mübîni Banyaluka kadısı nâ’ibi hükm eder, ammâ yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyesi (---) aded ma‘mûr kurâdır ve bir hâkimi dahi kal‘a dizdârıdır ve cümle (---) aded kal‘a neferâtlarıdır ve bir hâkimi dahi muhtesib ağadır ve bir hâkimi dahi cümleden melik Belgradlı Yûsuf Ağa'dır kim bu şehirden hâricde top güllesi ma‘deni var. Mezkûr Yûsuf Ağa anda hâkimdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154a ·
metinde göster ·